Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

CNN: "Obama, Esad gitmeden IŞİD'i Yenemeyeceğini Anladı" (14 Ekim)

Başlatan bozadi, 16 Kasım 2014, 15:24:18

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

14 Kasım 2014

CNN: Obama, Esad gitmeden IŞİD'i yenemeyeceğini anladı


CNN televizyonu, Başkan Obama'nın Suriye politikasını değiştirmeye hazırlandığını iddia etti. Yetkililer Türkiye ve diğer ülkelerin ısrarıyla Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın gitmesinin planın bir parçası haline gelebileceğini söyledi.




ABD Başkanı Barack Obama, ağustos ayında IŞİD'e karşı henüz bir stratejileri olmadığını söylemişti. Beyaz Saray daha sonra örgüte karşı mücadelede önceliklerinin Irak'ı kurtarmak olduğunu açıklamıştı. Başkan Obama'nın IŞİD'e karşı koalisyon özel temsilcisi General John Allen, daha birkaç hafta önce eğit-donat programının amacının Esad'ı devirmek olmadığını özellikle vurgulamıştı. Ancak mevcut stratejinin "yetersiz kaldığı" konuşuluyor.

CNN'e göre Başkan Obama, "Esad devrilmeden IŞİD'in yenilemeyebileceğini anladıktan sonra" ulusal güvenlik ekibinden Suriye politikasını tekrar değerlendirmesini istedi. CNN, Türkiye sınırına uçuşa yasak bölge kurulması ve Pentagon'un eğit-donat programının hızlandırılmasının masadaki seçeneklerden bazıları olduğunu öne sürdü.

Milliyet'in haberine göre, CNN'in deneyimli diplomasi muhabiri Elise Labott'a konuşan üst düzey yetkililer son bir hafta içinde bu konuda dört ayrı toplantı yaptıklarını, oturumlardan birini bizzat Başkan Obama'nın yönettiğini söyledi. İsmini açıklamayan bir yetkili "Başkan Suriye ve IŞİD stratejilerimizin nasıl uyuştuğunu incelememizi istedi" dedi. Yetkili IŞİD'i gerçekten yenmek için örgütü "sadece Irak'ta değil Suriye'de de yenilgiye uğratmaya ihtiyaç olduğu gerçeğinin" anlaşıldığını ifade etti.

'ILIMLI MUHALEFETİ DESTEKLEMENİN İŞE YARAMAYACAĞI ORTADA'

Bir başka yetkili, Özgür Suriye Ordusu, bir yandan Esad bir yandan El Nusra gibi radikal gruplarla mücadele ederken "önce Irak" stratejisinin makul olmadığını söyledi. Yetkili "İdeal bir dünyada IŞİD'i önce Irak'tan çıkarıp sonra rotayı Suriye'ye çeviririz. Ancak ılımlı muhalefet ezilirse ve IŞİD hâlâ oradaysa bu pek yardımcı olmaz" dedi. Bir başka yetkili de "Esad'ın devrileceğini umarak ılımlı muhalefeti desteklemenin işe yaramayacağı bir süredir ortada" yorumunu yaptı.

'TÜRKİYE ETKİLİ OLDU'

CNN'e göre Başkan Obama'nın Suriye stratejisini gözden geçirmesinde Türkiye ve diğer Körfez ülkelerinin, Washington'un Esad'dan kurtulmak konusundaki kararsızlığından rahatsız olması da etkili oldu. CNN'e konuşan üst düzey bir yetkili "Daha güçlü bir değerlendirme yapma kararında koalisyon ortaklarından Suriye stratejisine ikna olmadıklarını duymamız etkili oldu" dedi. Diplomatlar, Dışişleri Bakanı John Kerry'nin son aylarda Suudi Arabistan, Türkiye, Rusya ve BAE ile "Esad'ı ve yakın çevresini iktidardan diplomatik yollarla uzaklaştıracak ancak rejimi ve kurumların büyük bölümünü koruyacak bir formülle ilgili görüştüğünü" söyledi.

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Yardımcısı Ben Rhodes ise günlük basın toplantısında "Suriye politikamızla ilgili resmi bir strateji değerlendirmesi yok" diyerek haberleri yalanladı. Rhodes Başkan Obama'nın Suriye'deki hedeflerle ilgili zor sorular sorulmasını istediğini ve mevcut strateji ile ilgili düzenli olarak değerlendirmelerde bulunduklarını söyledi.

'ESAD'I DEVİRME PLANINI GÖRELİM'

Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Ed Royce, CNN'de katıldığı bir programda Obama yönetiminin yeni bir stratejiyi değerlendirdiğini doğrulayarak bunu Türkiye ve Körfez ülkelerinin talep ettiğini öne sürdü. Royce Türkiye'nin ABD'ye "IŞİD'e karşı asker gönderebiliriz ama önce Esad'ı devirme planını görelim" dediğini iddia etti. Royce, "Türkiye'nin Esad'ın gitmesi halinde Suriye'nin tekrar birleşeceğini ve bu sayede IŞİD'in daha kolay yenileceğini hatırlattığını" ifade etti. Körfez ülkelerinin de benzer mesajlar verdiğini ekledi.

Kaynak: radikal.com.tr

bozadi

Ortadoğu'yu parçalama, güçsüzleştirme, Müslümanları birbirine düşürüp köleleştirme ve İsrail'i bölgede egemen kılma projesinin bir parçası olarak IŞİD denen şeytanın yaratılması bizzat ABD tarafından ayarlandı ve bizim ülkemizin devleti de bu şeytani plana severek hizmet etti. Çünkü iktidardaki güç, ego denizinde yüzen aşırı Sünni"ci", Vahabi-Selefici bir zihniyete sahip. Aslında herhangi belirli bir dini inançları da yok, o sadece bir maske. Burada temel olarak yine egoyla bağlantılı bir mutlak güç arzusu doğrultusunda ne yapmaları gerekiyorsa onu yapıyorlar. ABD'nin Ortadoğu'da kendine ve İsrail'e direnç ve tehdit oluşturabilecek iktidarları kukla yönetimlerle değiştirme projesi olan Arap Baharı sürecinde 2010-2011 yılları arasında sıra Suriye'ye gelmişti. O zamana kadar Tayyip giller Esad'la gayet iyi anlaşıyor gibiydi. Ne zamanki ABD düğmeye basıp Esad'ı devirme teşebbüslerini alenen ilan etti, işte o zaman Tayyip de bir anda Esad'ın 1 numaralı düşmanı oldu çıktı. Suriye'de oluşturulan terör örgütlerine en büyük desteği veren ülke durumuna getirdiği Türkiye'yi.

Mazeret de açıktır: Suriye gibi halkının ve hatta ordusunun çoğunluğu Sünnilerden oluştuğu halde yöneticisi Alevi olan bir ülkenin egemenliğine saldırıp oraya hem ABD'nin hem de Vahabi-Selefi zihniyetlilerin ortak çıkarlarına uygun bir kuklanın konulması icap etmez miydi?  Tayyip'in global faşistlere yaptığı köpekliği maskelemek için harika bir fırsat!..

Esad'ı devirebilmek için diğer terör örgütleri yanında IŞİD'in kuruluşuna ve geliştirilmesine de korkunç düzeylerde yardım yapıldı. Tüm halkın kursağından kesilen vergilerle!

Devlet denen mekanizmanın ne kadar şeytani bir kontrol altında olduğunun sonsuz örneklerinden biridir bu da. Hiç fark etmiyor; ister sosyal-demokratı, ister dincisi gelsin, iktidardaki güç global şeytanların projelerine hizmet etmek istemezse iktidarda kalması çok zor. Direnebilmek için halkın genelinin desteğine ve başka muhalif ülkelerin işbirliğine ihtiyacı var.

Tayyip şimdiye kadar şeytanlara köpeklik etmenin bir alternatifini görebilmiş veya buna inanabilmiş değil diye düşünüyorum. Putin öncülüğünde doğu bloku ülkelerinin geliştirmekte olduğu sürece hiç sıcak bakmıyor. Halbuki kendisi, partisi ve ülkesi için ABD müttefikliği cehenneminden çıkış için en büyük fırsat bu belki de.