Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

Kurban Törenlerinde Kan ve Enerjisi

Başlatan maiterya, 17 Eylül 2014, 02:05:08

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

maiterya

Aztekler taş bıçaklarla kurbanların kalbini çıkarırken, onların güneş'e adamak adına yaptıkları bu iş rahiplerin bazı karanlık ve şeytani varlıklar tarafınca obsede edilmiş olduğu kanısını güçlendiriyor. Azteklerin sürekli öldürmeden esir almaya çalışmaları nedeni güneşe verilecek kurban sayısını arttırmaktı çünkü Güneş tanrısının günlük besini insan kanı ve yüreği idi Esirlerin çoğu törenlerde adeta rahipler tarafından ipnotize edilmiş vaziyete geliyorlardı. Örneğin ''kana bulama töreni'' gibi işlerle yavaş yavaş kanı aksın diye kurana öldürücü yara vermeden sürekli bıçaklanırdı, tabi çoğunun derileri canlı iken yüzülürdü. Tüm bu acı verme güdüsünün nedeni ne olabilir?
Elbette şeytani varlıkların en sevdikleri ve deli oldukları adrenalin olan kan ve acı enerjisinin yani onlara çok cazip gelen bir tür enerjinin insanlar tarafından onlara bilerek ya da bilmeyerek sunulması. Varlıkların insanlara böylesi aşağılık ve insanlık dışı şeyler yaptırmaları insanı küçük düşürmeleri, ancak onlar tarafından ele geçirilmiş bazı dini otoritelerin kültürleri bu şekilde düzenlemeleri ve bunu toplumsal bir histeri ve obsesyon olarak yayılması sayesinde mümkün olabilir.
Tenoktitlan'daki büyük piramitin güneşe adanması sırasında; -1480li yıllardadır- 20.000 insanın kalpleri taş bıçaklarla sökülerek kurban verildiği ve insan eti dahi yendiği kayıtlara geçmiştir
Sümer, Babil, Maya,Aztek, Kelt, Hint topluluklarında görülen insanlı kurban törenleri, bu varlıkların artık ele geçirerek yönettiği rahiplerin düzenlediği formaliteye bağlıydı Romalı tarihçi Strabon'a göre Keltler de ölülerin ruhlarının yeryüzüne geri dönmesini engellemek ve cinlerle ruhların gazabından korunabilmek, kehanet yapabilmek için kurban törenleri düzenliyorlardı. Fenikeli, Suriyeli ve Kartacıların Baal tapımı ve Ürdün sınırları içindeki Moab'lıların Baal ile özdeş olan Kemoş tapımı nedeni ile insan ve özelikle küçük bebek kurban etikleri biliniyor
Kartaca dini Kuzey Afrika, Libya, Tunus civarında hakimken her ailenin ilk doğan erkek bebeği Tofet'lerde kurban verilirdi Tanrıları Tanit, Baal, Hammon, Eşmun ve Melkart'tı Güneş tanrı Baal için bazen bebekler canlı biçimde yakılmıştır
Bu türden bazı şeytani varlıklar, bir insanı ele geçirdiğinde obsesyonun sonucu olarak ona akıl almaz vahşi cinayetler işlemekte başarılı olabilirler İnsan kanını tenlerine adsorbe ederek haz duyarlar ve acıdan enerji alırlar Kurbanlar, onların deli ve aç olduğu bu enerjiyi sağlamak için kurban edilmiş gibi görünmektedirler
-Kendi gözünü çıkarıp yedi- başlığı ile 11 ocak 2009 tarihi gazeteler ve internette yayılan bir haberde; 25 yaşındaki bir idam mahkumunun yaptığı akıl almaz olayın birkaç ay öncesinde sol gözünü de kendi eliyle çıkarmış olduğu belirtiliyor. Olay sinir sistemi olan bir varlığın özel hücrelerde kendi üzerinde gerçekleştirilmesi mümkün olmayacak kadar yıkıcı.
Daha hafif fakat etkileyici yıkım ögeleri ise; çarpık genetik değişikleri sağlayıcı deneyler,çevreyi kirletmek,sosyal adaletsizliğe yol açmak, yoksulluğa neden olmak, uyuşturucu satıp kullanmak,zenginlikle gösteri yapmak şeklinde ve yine şeytani yıkımın izlerini ardında bırakarak sergilenir.
Alntıdır.
 

Scyth

#1
Muhtemelen tanrı olarak bildikleri Kertişlerdi. Gerek Aztek gerekse ortadoğu antik medeniyetlerinde yılan figürü bolca var. Aklıma 4 Kh'nin negatif enerjileri paylaştığı geliyor. Yani demek istediğim sanki cinsel enerjiyi bir grup, tapınma enerjisini başka bir grup alıyormuş gibi. Bizlerin ruhları Kertişler tarafından ayartıldı bu ayartılmanın fikir babası Orion Kh'di; sonrada ağlarına düşürdükleri bu sürüden elde ettiklerini bir biçimde paylaşıyorlar gibi geliyor.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

maiterya

#2
Benimde aklıma gelen bu ritüllerdeki enerjinin kertişlere gitmeye devem ettiği,yani çeşitli ayinlerin farklı kertiş gruplarına gidebileceği fikri ilginç ,aralarında paylaşım !,her türlü korku kaygı enerjileri ve nagatif enerjiler,canlı kanı akmasıyla ortaya çokan enerjiler,ritüel olarak yapılan çalışmlardaki cinsel enerjiler,her türlü tapınma eylemi.majikal ayinlerden çıkan enerjiler farklı kertiş gruplarına gidiyor olabilir,ayrıca bilinçaltı subliminal vs yolla simgelerle,ilaçlarla kimyasallarla ortaya çıkan enerjilerle bizi söğüşlemiye devam ediyorlar.Acaba toplumda insanlar arsında gereğinden fazla olan atalet uyuşukluk tembellik yada kronik yorgunluk sendromlarının bunlarla ilişkisi olabilirmi acaba ?
 

Scyth

#3
Uyuşukluk uykunun bir parçası aynı zamanda. Enerji paylaşımı konusunda Orion KH' yide katmak gerek asıl patron onlar, Kertişler değil.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.