Kryon.Mikail.ve başmelek çevirileri

Başlatan maiterya, 24 Haziran 2014, 17:57:04

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.


beyrutkapı

#16
Eklediğin linklere baktım ka. Hikaye gerçekten ilginç. İlk fırsatta kitabı okumak isterim. Merak uyandırıyor.
 

KUTİ

#17
kitap okunası görünüyor biraz araştırdım...fakat sevgili ka eklediğiniz bashar videoları İngilizce,bir  de ben neden bu tip kanallamalara fazlasıyla önyargılıyım bilemedim,kanallamayı yapan kişinin tarzı,seri ifadesi,konuşması beni ilk etapta hiç etkilemedi...
 

Ka

#18
Bashar Hakkında kısa bir bilgi:
Kanal Darryl Anka holywoodda çalışan bir VFX artist, yani filmlerin özel efektlerini yapıyor. Birkaç filminde yönetmenliğinde bulunmuş. Temasçı varlık "Bashar"  uzak bir yıldız sisteminde darryl'in gelecekteki enkarnesi,
yani aslında kendini kanallıyor. Benim için inanılmaz pozitif bir etkisi oldu. Türkçe birkaç video da var :
http://www.youtube.com/watch?v=P86AAfg7wek
Anastasia Hakkında:
Yazar Vladamir Megre nin ilk kitabı, aslında kendisi yazar değil tüccar, rusya tundralarında nehirler üzerinde gemiyle ticaret yapan bir adam. Tamamıyla KH birisi diyebiliriz ilk zamanlarında. Kitapta kendisinden bahsederek başlıyor. Ticareti sırasında ormanda Anastasia isimli genç bir kadınla tanışıyor. Sedir ağaçlarının pozitif etkisi ve faydalarından bahsederken Anastasianın kendisini  tanıyoruz. Telepati,ışınlanma,durugörü gibi özellikleri var. Aslında insanın 12 sarmallı DNA'sına  sahip öz bir insan. Dünya,insan ve hayvanlar hakkında inanılmaz bilgiler veriliyor. Özellikle tarım ve beslenme hakkında çok fazla mucizevi şeyler öğrenebilirsiniz.
Kitap çıktığı zaman Rusyada en çok "ÇALINAN" kitap olmuş. Kitabın üzerine birçok araştırma var. Kitabı okuyan ve okumayan denekler arasında okuyan deneklerin yüzde yüzün üstünde bir yaratım faliyeti olmuş.
Çoğu insan şehri bırakıp köylere akın etmiş. anastasia ilhamı ile açılan baya resim sergisi ve senfoniler var. Bunlar anastasia yı yüceltmek için değil. Sadece içinizde ki yaratım duygusu okuduğunuzda inanılmaz bir artış oluyor. Kendimde de aynı bir etki yaptı. İsteyenlere çalışmalarımın linklerinide paylaşabilirim.
Bu arada "Beyrutkapı" yazım diliniz ve görüşleriniz çok keyifle takip ediyorum diğer dostlarla beraber
 

KUTİ

#19
bashar la ilgili sorum olacak müsaade ederseniz sevgili ka...

sizin için pozitif etkisinden bahsetmişsiniz, hangi anlamda pozitif etki, yani ne tür bir bilgiyle karşılaştınız sizde pozitif etki uyandıracak  başka kanal bilgilerinden farklı olarak sunduğu ne tür farklı yeni bilgi var biraz bahseder misiniz?
 

KUTİ

#20
Türkçe videoyu da izledim, yeni bir şey yok ne yazık ki... Mevlana nın 800 yıl önce söylediği kavramları, Anadolu mistiklerinin binlerce yıldır bahsettiklerini evirip çevirip süsleyip bezeyip sunmaktan başka bişey yok gibi...
 

Alemtac

#21
Bashar ve Anastasia ile taniştirdiğin için çok teşekkürler Ka :)

Anastasia hakkında yazılan kitapları okumak istiyorum.
 

bozadi

#22
Foruma hoşgeldin Ka. Çınlayan Sedirler hakkında fazla birşey okuyamadım henüz, ilk fırsatımda inceleyeceğim.

Bashar adlı varlığı (gelecek benliğini) kanalladığını söyleyen Darryl Anka ile ilgili yaptığım ilk incelemelerde ne yazık ki "tehlike çanları" çok hızlı bir şekilde çaldı.

Şahsın sosyal, bireysel, mental gelişim hususlarında motivasyonel bir yeteneği olduğu açık. İyi bir motivasyon hocası. Yalnız bu konudaki yeteneğini şiddetli bir dezenformasyon sağanağına örtü yapmaya çalışıyor gibi görünüyor.

Dezenformasyonun dünyevi kısmı, dünyada hayatımızı saran negatiflikleri ve bu negatifliklerin katalizörü veya reaktörü diyebileceğimiz İlüminati'yi görmezden gelmeyi teşvik etmeyle ilgili. Bir şovunda açıkça İlüminati'nin hiçbir gücü olmadığını, bu konsorsiyumun karanlık faaliyetleriyle ilgili bilgi sızdıranların o konsorsiyumun en büyük destekleyicileri/reklamcıları olduğunu iddia ediyor. Binlerce yıldır insanlığın ve dünyanın anasını ağlatan karanlık güçleri bir "komplo teorisi" olarak geçiştiriyor ve görmezden gelinmesini tavsiye ediyor. Kısacası, hayatımızın en büyük gerçeklerinden birini inkar ediyor ve herkese de aynı şeyi tavsiye ediyor. Mesele sadece İlüminati adlı konsorsiyumun varlığının veya gücünün inkarı değil, dünyanın, insanlığın içinde bulunduğu trajedinin görmezden gelinmesi ve inkarı ve bunun teşviğinin yapılmasıyla ilgili.

Ne kadar ilginç ki, şahsın/varlığın öğretisinin simgesi olarak seçtiği grafik, İllüminati ile ilgili iddiasıyla bire bir çelişiyor:


Hollywood ne yazık ki Konsorsiyumun başlıca oyun sahalarından biri. Bu şahsın durumunun bariz bir şekilde kendini gösterenden farklı birşey olduğunu sanmıyorum. Bir dezenformasyon sanatçısı. Elbetteki dezenformasyonlarını yutturmak için son derece doğru/faydalı (ama bence hiç de yeni veya orijinal olmayan) bazı kişisel gelişim bilgilerini ve motivasyonel tavırları da kullanıyor. Ama neyi ne için kullandığına dikkat etmek gerekiyor.

Dezenformasyon fırtınasının dünyadışı kısmıyla ilgili olarak: Şahıs, Bashar adlı varlığın veya varlık grubunun Griler olarak bilinen varlıkların yürüttüğü genetik melezleme faaliyetleri sonucu yaratıldığını söylüyor. Griler hem Kasyopya bilgilerinden, hem de ufolojinin pek çok sağlam kaynağından, "Kaçırma" dediğimiz son derece negatif faaliyetleri yürüten varlık grubu ve yine aynı kaynaklardan çok iyi bilinebileceği gibi Griler Kertişlerin robotik bir yaratımı aslında. Kertişler insanlarla doğrudan uğraşmaya tenezzül etmiyor ve bu iş için Grileri üretip kullanıyor. Bu bilgi ufoloji alanında yaygın olarak tespit ve kabul edilmiş bir bilgidir. Bashar ise Kertişleri yaratanların da Griler olduğunu söylüyor. Ve bundan çok daha önemlisi, Grilere "dünya dışı uzaylı varlık" demenin yanlış olacağını, onların insanlıkla birlikte var edilen ama sonradan paralel bir gerçekliğe geçen insan varlıkları olduğunu ve insanları kaçırma, genetik incelemeler yapıp numuneler almalarının nedeninin, soylarının yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalması ve bu sorunu aşma çabası olduğunu söylüyor. İnsanların Griler tarafından özgür iradeleri ihlal edilerek kaçırılmasının ve pek çok berbat şeye maruz bırakılmasının nedeninin ise, İnsanlık ile Griler arasında yapılan bir anlaşmadan kaynaklandığını iddia ediyor. Yani kısacası "bu kadim kardeşlerimize soylarının tükenmemesi için yardım etme sözü verdik" demeye getiriyor.

Kısacası, Bashar / Darryl Anka İlüminati oyuncağı bir dezenformasyon sanatçısı gibi görünüyor bana. Bir yalan programlamacısı. Gerçekleri fark edebildiğimiz sürece herkesten alınabilecek güzel şeylerin olduğundan da şüphem yok.

Çınlayan Sedirler'le ilgili henüz bir incelemede bulunmamış olmama rağmen, Bashar'dan çok daha zararsız birşey olduğu yönünde bir tahminde bulunmak istiyorum! :)

bozadi

#23

Rothschild sülalesi başta olmak üzere doğrudan İlüminati uzantısı global bankaların mülkiyetinde bulunan Amerikan Merkez Bankası'nın son derece sembolik bir şekilde 1 Amerikan Doları'nda sergilediği başlıca imzalardan biri "piramitteki göz" simgesi. Güç hiyerarşisi piramidinin tepesindeki izleyici/yönetici/kontrol edici güç.

Ka

#24
Bozadi.Kuti,Beyrutkapı ve Alemtac değerli vaktiniz soruma ayırdığınız için çok teşekkürler umarım daha çok tartışırız çünkü gördüğüm küçük çıkıntıları sayenizde daha görünür hale geliyor.
 Bozadi dostum söylediğin genetik programlama ve diğer şeyleri bende dinledim hatta basharın yada esasinlerin aile ağacının videolarını vs izledim. Söylediğin şey bana göre çok doğru banada bir garip hissetirmişti,
Ama onun dışında  bazı söyledikleri yada çoğu doğru ve(veya) Truva atı da olabilir. Açıkcası basharın tüm videolarını izledim ve sıkı takipcisiydim, kullandığı mizah bana doğru geliyordu...Dediğin gibi daha geniş bir perspektiften bakmak daha faydalı. Peki bu sorgulama biz nereye kadar doğruya götürür yoksa sadece birşeyleri elememize mi yarar? Bilgi evrensel ise bu geometrik sembollerin sadece bir kutuba ait olmaması gerektiğinide düşünüyorum. Ayrıca dediğin gibi yüksek bir varlığında sembollere ihtiyac duymaması gerekirdi belki de... ama bu düşünce bile sadece bu bizim perspektifimiz. Semboller KH ve kertişlerin anlatım dili biliyorum, ama KH bir dünyada KH sembolleri ile doğruya ulaşabilirmiyiz??? Belkide onların dilinde bir anlatım bizi daha çabuk bilincimizi açabilir mi?
Çinde ki insanlara doğru bilgi vermek istesek en kolay ve onlara ulaşma yolu onların alfabesiyle onların düzeyine inmektir diye düşünüyorum... Aslında söylemek istediğim semboller sadece bir köprü anlatım aracı olabilir mi??? yada her gördüğümüz üçgenden kaçmak mı faydalı??? yani düşünmek için sembollere kelimelere ihtiyaç duyuyoruz çocukluğumuzdan beri,(aslında duygularla vicdanla düşünmek bence doğru olan)


Son olarak şunu da düşünmeliyiz, sevmek sevgi de bir seçimdir. Çocuğumuzu eşimizi ailemizi renkleri severiz, diğerlerinden ayrırız, kutup yaratırız. Sevdikçe aslında bir yönü büyütürüz diğerlerini ötekileştiririz. bu açıdan da baktığımızda sevgi bizi yanlış yönlendirmek için en büyük araçtır ve bu boyutta belkide sevgi kötüdür diyebiliriz. Sevmemek te aynı şekilde tabi. bence yapılması öğütlenen olanı kabul etmek ve anlamaktır.
Mevlananın sözü gibi "Yanlış ve doğru hakkındaki fikirlerimizin ötesinde bir alan var. Sizinle orada buluşacağım."  Bir'i olduğu gibi seçmeden düşünmek lazım belkide.

 Bu arada RA bilgilerinden daha çok şey paylaşırsan harika olur bozadi dostum. Özellikle don elkins in son zamanlarına dair bilgiler...Tekrar vakit ayırdığınız ve yazdığınız için teşekkürler. Umarım Anastasia içinde tartışabiliriz.
 

maiterya

#25
Bende bu Basharın dezenformasyon yapmaya çalıştığını düşünüyorum,Bozadi kardeş ayrıntılı açıklamış,şeytan ayrıntıda gizlidir.Pozitif söylemlerle güzel konuşan varlıkları iyi irdelememiz gerekiyor,araya sıkıştırdığı gözden kaçar gibi görünen yanlış bir bilgi kırıntısı yanlış yönlere yönelmemizi sağlayabilir,griler hakkında söyleminden onlara karşı bir açık kapı (truva atı) yarattığı belli oluyor.
 

bozadi

#26
Alıntı YapPeki bu sorgulama biz nereye kadar doğruya götürür yoksa sadece birşeyleri elememize mi yarar? Bilgi evrensel ise bu geometrik sembollerin sadece bir kutuba ait olmaması gerektiğinide düşünüyorum. Ayrıca dediğin gibi yüksek bir varlığında sembollere ihtiyac duymaması gerekirdi belki de... ama bu düşünce bile sadece bu bizim perspektifimiz. Semboller KH ve kertişlerin anlatım dili biliyorum, ama KH bir dünyada KH sembolleri ile doğruya ulaşabilirmiyiz??? Belkide onların dilinde bir anlatım bizi daha çabuk bilincimizi açabilir mi?
Çinde ki insanlara doğru bilgi vermek istesek en kolay ve onlara ulaşma yolu onların alfabesiyle onların düzeyine inmektir diye düşünüyorum... Aslında söylemek istediğim semboller sadece bir köprü anlatım aracı olabilir mi??? yada her gördüğümüz üçgenden kaçmak mı faydalı??? yani düşünmek için sembollere kelimelere ihtiyaç duyuyoruz çocukluğumuzdan beri,(aslında duygularla vicdanla düşünmek bence doğru olan)

Sembolleri çok kafaya takmıyorum zaten sevgili Ka. Bashar'ı (veya Darryl Anka'yı) kesinlikle İlüminati sembolünü çağrıştıran simgesi yüzünden yargılamıyorum temelde ama seçtiği simge, şahsın çeşitli ciddi konulara yaklaşım biçimindeki ciddi bazı sorunların dezenformatif yapısını da netleştiren bir niteliğe sahip. Üçgen içindeki göz veya gözbebeği türü simgeler daima İlüminati'yle ilişkilendirilmiştir, çünkü İlüminati böyle bir simge kullanıyor. Ve bu simgeyle ilgili her zaman çok yoğun tartışmalar var olmuştur. Hal böyleyken, bir bilgi kaynağı, hele ki özellikle "İlüminati diye birşey yok, boşu boşuna tartışıp da büyütmeyin şunları" diyen (ve böylece İlüminati'nin son derece işine gelen "dezenformatif" bir tavır takınan) bir kaynağın aynı anda İlüminati'nin simgesiyle yakından örtüşen bir simge kullanması, tesadüfün ötesine geçen bir durum. "Hollywood"un ne derecede İlüminati kontrolü altında olan bir sektör olduğu ise tartışma ötesi bir durum.

Dediğim gibi, Darryl Anka'yı "uzman yalancı" olarak görmemin nedeni aslında kullandığı simge değil, insanlığın trajik durumunu görmezden gelmeyi teşvik eden ve bununla bağlantılı olarak negatif dünyadışı varlık grupları ve bunların amaçları ve insanlarla aralarındaki etkileşimlerin niteliği hakkında yaptığı bariz saptırmalar. Bunun masumiyetle bir ilgisi olduğunu sanmıyorum. İnsanlara vahşice zarar veren negatif dünyadışı varlıkların faaliyetlerini aklayıcı bir tavır takınması son derece mide bulandırıcı. Burada bariz bir "suç" var. Kötüyü iyi göstermeye çalışan, yani kandıran ve böylece kötünün yaptığını yapabilmesine devam etmesini sağlamaya yönelik "zararlı" bir tavır var.

Biri sana açıkça veya gizli bir şekilde gayet ciddi bir zarar vermeye kalkışırsa, durumu ifşa edip vermeye çalıştığı zararı durdurmaya çalışmak öncelikle kendi varlığına ve tüm varoluşa duyduğun saygının gereğidir. Bir kaynak son derece "yargılayıcı" ve "saptırıcı" (hele ki o yargılayıcılığa ve saptırıcılığa pozitiflik süsü veren) bir eylemde bulunma hakkını kendinde buluyorsa, bizim o kaynağın yargılayıcılığını ve saptırıcılığını ifşa etmemiz anamızdan emdiğimiz süt kadar helal olduğu gibi aynı zamanda kendimize ve sevdiklerimize karşı bir görevimizdir.

Bir güvenlik görevlisi (hangi resmiyet düzeyinden olursa olsun), sana veya sevdiklerine ciddi zarar verme planı yapan veya buna kalkışmış olan bir zanlıyı ona zarar verme pahasına bile olsa engeller, etkisiz hale getirirse, o görevliyi olumsuz anlamda "yargılayıcı" olmakla suçlayabilir misin? Neyin doğru, neyin yanlış olduğu ile ilgili bir karar verdiği için?

Kurtuluş Savaşı'nda on binlerce yabancıyı "katletti" bu toprakların insanları. Onları yargılayıcı olmakla suçlayabilir misin bu yüzden? Neyin doğru, neyin yanlış olduğuna dair bir karar verip kararlarını uyguladıkları için?

Alıntı Yapbence yapılması öğütlenen olanı kabul etmek ve anlamaktır.
Mevlananın sözü gibi "Yanlış ve doğru hakkındaki fikirlerimizin ötesinde bir alan var. Sizinle orada buluşacağım." Bir'i olduğu gibi seçmeden düşünmek lazım belkide.
Bu söylediklerinin tümü "neyin doğru, neyin yanlış olduğu" ile ilgili fikirlerden, yargılardan ibaret. Mevlana "yargılayıcı olmayın" derken bile yargılıyor. İyilik, dürüstlük, yardımseverlik, tümü son derece derin yargılayıcılıklar, neyin doğru, neyin yanlış olduğuyla ilgili kabuller içerir.

Doğru (istenen) ve yanlış (istenmeyen) şeylerle ilgili yargılarımız hayatımızın ve varoluş deneyimimizin temelini ve çok büyük bir bölümünü oluşturur. Buna "seçim" ve "ahlak" da denebilir. Doğru ve yanlışla ilgili yargılarımız olmadan varlığımızı istikrarlı bir şekilde sürdürmek mümkün değildir. İyilik, sevgi, adalet, neşe, tıpkı zıtları gibi birer seçim, karar, uygulama, yani yargı içerir. Yargılamak demek mutlaka sevgisizlik, merhametsizlik, katılık, hoşgörüsüzlük anlamına gelmez. Ama yeterince verinin mevcut olduğundan kendince emin olduğun durumlarda iyiye iyi, kötüye kötü, doğruya doğru, yanlışa yanlış demek en doğal ve sağlıklı şeydir bana göre.

O halde tüm mesele olayların, durumların, kişilerin söyledikleri, yaptıkları şeyleri gerçekten anlamaya, tanımaya çalışmaktan ibarettir. Ben de örneğin Darryl Anka'nın söylediği, yaptığı şeylerle ilgili tespit ettiğim (bence kritik) bazı gerçekleri ortaya koydum ve yorumlarımı sundum. Sonuç çıkardım. Çıkardığım sonucun fazla aceleci, yanlış olduğunu veya olabileceğini düşünüyorsan, bu şahısla ilgili benim yeterince göremiyor (veya özellikle görmek istemiyor) olabileceğim diğer gerçekleri paylaşmanı öneririm. Sırf benden farklı veya zıt düşünüyorsun diye yargılamam seni. Tavrın yıkıcı değilse, dostça paylaşıyorsan, iyi niyetle tartışıyorsan, senin farklılıkların benim zenginliğim olur, benimkiler de senin.

KUTİ

#27
ne güzel yazıyorsun yahu...kelimeler  anlamlar ahenkle dans ediyor...bozadi
 

beyrutkapı

#28
özellikle sevgi konusunda bir kaç şey eklemek isterim. yaşadığımız dünyada sevginin gerçek anlamıyla tezahür etmediğini hepimiz biliyoruz. burada çok açıklayıcı bir örnek var, güneş ve kara delikler. iki ayrı uçta iki kozmik varoluş biçimi. kendine toplamakla, dışarı açılmak arasındaki o muazzam denge. koşulsuz verenle koşulsuz almaya çalışan arasındaki denge... kozmik planda her şey denegede ve olması gerektiği gibi olsa da yani iyi ve kötünün ötesindeki yer dünayadan ötede gerçekten. bu seviyede ve bu koşullarda değil en azından. dünya bir kh gezegeni ve khnın olduğu yerde korku, kavga ve sevgisizlik var. sadece kendi çocuğunu yada kendi yakınını seven biri için gerçek sevgiden söz edebilir miyiz? sevgi kendi çocuğundan tüm çocuklara, bir insandan diğerlerine sıçramıyorsa, tomurcuklanan bir çiçek gibi ışığa doğru uzanmıyorsa, güneşe öykündüğümüzü söyleyebilir miyiz?
nazım'ın bir dizesi vardı; ''kedileri sever ama sadece kendilerininkini'' sadece kendi kedisini seven yine sadece kendini seviyor demektir.
son celseye referansla, bizi bu dünyanın içinde yaşadığımız en olası ve iyi dünya olduğuna inandırmaya çalışanlar vicdanımızı uyutmaya çalışanlardır. yalanın ve dezenformasyonun oyunucusudurlar. hep aynı oyundur süregelen, çaresiz ve pasif bireyler yaratmak. new age koyun sürüleri.  şuanda gazzede olanlar elbette kötü. tüm ekonomik politik sistem bizi ahmak yerine koyuyor. üstelik yalanı ve acıyı her geçen gün arttırarak.

senden bugün çınlayan sedirleri öğrendim sevgili ka. zira her zaman sibiryaya açıklayamadığım bir ilgi duymuşumdur. büyük doğu ekspresiyle tüm sibiryayı baştan sona dolaşmayı düşlemişimdir. konuştukça ve tartıştıkça her şey bizim için daha açık ve net olacaktır diye düşünüyorum.

 

KUTİ

#29
Mevlana nın ağzından çıkan dörtlüğünün doğrusuda şudur:

müslümanlığın kafirliğin dışında bir ova
ucsuz bucaksız ovada sevdamız uzar gider
arif olan geldi mi usulca başını kor
ne müslümanlığa yer var orada ne kafirliğe yer.