Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

Beslenme Biçimi

Başlatan maiterya, 06 Temmuz 2014, 02:25:06

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

maiterya


Merhaba arkadaşlar ,spritüel konulara ilk başladığım yıllarda hayvansal gıdaların düşük titreşimleri nedeniyle manevi yolda titreşimlerini yükseltmek isteyenlerin tüketmemesi gerektiğini okurduk ve buna uygun vejeteryan zamanlarımız oldu ,yıllar geçtikçe  Ra bilgilerinde ihtiyacımız kadar et ve diğer şeyleri tüketmemiz gerektiği belirtiliyordu ve et dahil herşeyi tüketiyoruz,son yıllarda genel sağlık haberleri açısından şeker ve karbonhidratların tehlikeli olduğuna inancın artmasıyla onları azalttık,kasyopyalıların belirttiklerini de göz önüne alırsak,nasıl beslenmeliyiz ? ketojenik diyetten bahsedildi,paleo diyeti türkçe karşılığı taş devri diyetinden bahsedildi..velhasıl beslenme programını nasıl yapmalıyız ?
Şu an et ve hayvansal gıda ağırlıklı karbonhidrat şeker mimimum tarz yeterli olurmu ?
 

Scyth

#1
Kemik suyu, yağlı kırmızı et, yağ içeriği yüksek bitkiler fındık,ceviz, fıstık gibi. Ayçiçek ve mısır yok. Ben meyve yiyorum kilomu korumak için. Bu tip diyetler böbrek taşı yapıyor bunun önüne geçmek için her gün limon suyu içmen lazım. Benim diyetim böyle.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

KUTİ

#2
scyth inkine ek olarak, margarin ve türevlerinden uzak durulmalı, magnezyum ve potasyum içeren besinler, kalp damar ve göz damar sağlığı için şiddetle yaban mersini (marketlerde satılan reçelleri değil,dondurulmuşunu alıp kendim 60 dereceyi aşmayan sıcaklıkta çok az şekerle  reçel haline getiriyorum.çünki tazesini bulmanız ve muhafaza etmeniz neredeyse imkansız).artı dönemsel kürler halinde üzüm çekirdeği tozu(mutlaka iso 9001 9002 belgeli olmalı).ayrıca günlük tüketilen suya ek olarak güvenilir maden suları (ki türkiyede ne yazıkki pek çoğu nitrit ve nitrat içeriyor biraz araştırırsanız bazı markalar güvenli analizler içeriyor) mutlaka limon suyu maden sularına ekolarak yada içilen suya ilave edilebilir.
 

Arulnool

#3
Biraz slogan gibi olacak ama:) en iyi diyet stresten kaçınmaktır. Stresliyken yapacağınız her diyet faydasız olacaktır. Bedenimize aldığımız besinlerin, negatif yada pozitif tesir yapması zihin yapımızlada alakalı bir durum.
Anlamak isterken, hoş gördüm yargıları...

KUTİ

#4
kesinlikle haklısın arulnool...
Mevlana menkıbelerinde sık sık bahsedilir."kamil kişi zehir yese,zehir ona bal kesilir bal" diyye vs vs vs
 

Scyth

#5
Bazen sebze yiyorum. Yeşillikten hoşlanmıyorum. Onları kanalizasyon suyuyla yetiştiriyorlarmış. Peynir, yoğurt falan zaneddildiği kadar faydalı değiller onları da yemiyorum. Zeytinyağı ve tereyağını söylemeyi unuttum bunları günlük tüketmeniz lazım.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

KUTİ

#6
scyth ,tereyağ olarak hangi marka güvenilir sen ne kullanıyorsun? bi araştırma yaptın mı? pazardan bakıyorum ama köy pazarlarındakilerde gerçek tereyağ değil burada ne yazık ki? sek ve pınar alıyorum ama onlarda margarin katkılıdır diye korkuyorum...
 

maiterya

#7
23 Ağustos tarihli kasyopya celsesinde;

"(KJN) Menstrüasyonla ilgili bir tartışmamız olmuştu. Eğer kadınlar çocukluklarından itibaren keto diyetle yetiştirilirse, menstrüasyon döngüsü deneyimlerimiz de farklı mı olur? Şu anda enflamasyon ve pek çok başka faktör nedeniyle bir detoks etkisi yapıyor gibi görünüyor. İnsanlar ketojenik diyetle yetiştirilselerdi, menstrüasyon da farklı mı olurdu?
C: Kesinlikle! Pek çok can sıkıcı şey de farklı olurdu. "

cümlesinden yola çıkarsak bu keto diyete ağırlık vermemiz gerek gibi geliyor.
 

Scyth

#8
Marketten alıyorum bende pek ayırt etmiyorum.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

Scyth

#9
İlk adımda un ve işlenmiş şekeri diyetinizden çıkarın.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

KUTİ

#10
teşekkürler...
 

bozadi

#11
Ben de 10 küsür sene vejetaryen beslenmiş biriyim. Askerlikte dahi et tüketmemiştim. Hayvanları öldürüp yiyor olmamızın aşırı derecede canice birşey olduğuna inanıyordum. Aslında bu konuda fikrim çok değişmedi, özelikle hayvanları öldürme biçimimiz itibariyle işin içinde canilik var ama Kasyopyalıların anlattıklarıyla bir şekilde ikna oldum vejetaryenliği bırakmam gerektiğine. 5 seneden fazla oldu bırakalı ve memnunum. KH'yiz sonuçta. İnsanlar birbirlerini kesiyorlar, katlediyorlar. Hayvanları öldürmek "daha az sağlıksız" birşey belki de. Önemli olan, KH'liği artırıyor muyuz, yoksa azaltıyor muyuz...

Bir de, şehirleşme, yerleşik yaşam, insanları çok yozlaştırmış gibi görünüyor. Yani "mezbağa" tipi et üretimi, doğada hayvan avlamaktan çok daha yoz bir yöntem. Doğadaki çok daha doğal. Av-avcı ilişkisi. Hayatta ve güçlü kalabilmek için bir avın peşine düşüyorsun ve yakalayabilirsen onun ruhunu bedeninden çıkmak zorunda bırakıp bedenini yemek (vs) olarak kullanıyorsun. Kaçma şansı da var ve hatta belki çoğu defasında avını hemen yakalayamıyorsun. Muhtmelen çok büyük bir emek sarf ediyorsun. Kendi canını, sağlığını da riske atıyorsun, belki yaralanıyorsun. Ve onu "ele geçirdiğin" zaman belki ona, ruhuna, bedenine minnettar oluyorsun, teşekkür ediyorsun. Hayata teşekkür ediyorsun. Evet, sonuçta bir canlıyı öldürmek yine de övülecek birşey değil ama biz o canlının enkarnasyonunu zorla ve vahşice sonlandırmanın KH'liğinden çok daha büyük bir KH'lik hali içindeyiz insanlık olarak. Hayvanlara ettiğimiz zulüm kendimize ve birbirimize ettiğimiz zulümden daha fazla değil belki de. Zulüm sadece fiziksel birşey değil. Psişik birşey temel olarak. Zihnimizdeki bir durum/tutum esasında.

Bu arada kolestrolle ilgili çok ciddi tartışmalar olduğu dikkatimi çekti. Konusu geçti mi bizim forumda bilmiyorum ama kolestrolün bize "öcü" gibi tanıtılması veya "kötü kolestrol" diye birşey olduğu iddiasının çok büyük bir yalan ve ekonomik vurgun olduğuna dair haberler var. İlk defa geçenlerde sott.net'teki bir haberde görmüştüm ve yerli medyada böyle bir tartışmanın olup olmadığı konusunda bilgim yoktu. Ama az önce google'da genel bir tarama yaptığımda Türkçe kaynaklarda da bu konuda ciddi bir tartışma ve ifşa sürecinin yaşandığını anladım ve mutlu oldum:

Kötü Kolesterol 300 Milyar Dolarlık Kocaman Bir Yalan Mı? (radikal.com.tr)

Damarlarımızı Tıkayan Kolesterol Değil, Şeker (dogader.org)

Kolesterol Aklanma Sürecinde (aktuel.com.tr)

Büyüklere Kolesterol Masalları (ahmetrasimkucukusta.com)

KUTİ

#12
çok güzel bir konu bozadi eline sağlık...aynen kolesterol konusunda hani bir teyze var canan karatay prof hemde, aynı zamanda Amerikan üniv. de on yılı aşkın bölüm başkanlığı yapmış...düşün yani...hem dahiliye hem kalp uzmanı ve kadın yıllardır bas bas bağırıyor kolesterolün zararlı olmadığını ve haplarının asıl buyuk tehlike olduğunu...ama kadıncağızı  buyuk ilaç firmaları ölümle tehtid ediyorlarmış...aynı zamanda önerdiği diyet ka larınkine bire bir uyuyor...
 

maiterya

#13
Kolesterol konusunda ülkemizde bayraktarlık yapan Prof Canan Efendigil Karatay (Kardiolji derneği suç duyurusunda bulundu )ve paleo diyet konusunda da Prof Ahmet Aydın"ı (Beslenme Bülteni.com)7-8 yıldır takip ediyorum,kolesterol olayı gerçekten vurgun ben bu işin içinde çalışan ve hasta olan biriyim kendi üzerimdede denedim 2 yıl önce kilo vermek içib 2 arkadaş Dukan diyeti yaptık sıfır karbonhidrat,bol protein çok az yağ,günde 3-4 yumurta ve durmadan hayvansal protein alıyorduk  bu diyete klasik yaklaşıma göre kolesterol patlamsı yaşayabilrdik ama 1 ay sonra yüksek olan kolesterolüm ilk defa düştü normale geldi ve kendimizi daha enerjik hissettik :),Prof Ahmet Aydın da yıllardır bu kolesterol hikayesine işlenmiş gıdalara ve yağ düşmanlığına savaş açmış bir kişidir,paleo (taş devri diyeti) çok yaraRlı bir diyettir ama tek sıkıntısı uygulama zorluğu,doğada özgürce gezinene hayvanların eti sütü ve yumurtası öneriliyor doğrusuda bu ama vatndaş nerden bulacak ama bilinç arttıkça gerisi gerlecektir,şimdilerde daha önce sıcak bakmadığım yağ olayına eğiliyorum kendi üzerimde denemler yapacağım metobolizmamı ketozise sokup izleyeceğim muhtemlen süper etkileri olacak.Bu hocaların söylediğ insanı hasta eden protein ve yağ değil şekerdir.
 

maiterya

#14
Özetle;
karbonhidrat ve rafine şekeri tamamaen diyetten çıkarıyoruz,
işlenmiş tüm gıdalardan uzak durmaya çalışıyoruz,
tereyağ zeytinyağı ve balıkyağı,fındıkyağı gibi kaliteli yağları bolca tüketmeye çalışıyoruz,margarin katılmış herşeyden uzak duruyoruz,çukulutada ise ağır bitter olanları olabilir,
hayvansal proteini bol tüketmeye çalışıyoruz,yumurta tüketiyoruz ama doğal yaşayan hayvanların eti ve yumurtası olmalı (bulabilirsek)
her türlü tahıldan uzak durmaya çalışıyoruz,
hergün en az 1 limonu sıkıp suyunu içiyoruz,
her gün bir kaç doğal maden suyu içiyoruz,
sebze ve meyve tüketiyoruz ama fruktoz nedeniyle dikkatliyiz tatlı olan meyvelere dikkat edip fazla tüketmiyoruz,
bakliyata dikkat edip fazla tüketmemeye çalışıyoruz,
fıstık.ceviz,bademi tüketiyoruz (kilosu kaç lira olmuş bunların uçmuşlar )
Sütten uzak duruyuroz,yoğurt peynir tüketilebilir.bal,pekmez tketmiyoruz
Alkol kırmızı şarap olabilir günlük 1-2 kadeh,bira (çok severim) yüksek karbonhidrat nedeniyle tüketmiyoruz

kabaca eğer uyabilrsem bu şekilde sürdürmeye çalışamanın doğru bir seçim olacağı sonucunu çıkardım şimdilik.