Haberler:

Yeni celse yayınlandı! 25 Temmuz 2026🎉

Ana Menü

7 Eylül 2013

Başlatan 4BH, 10 Eylül 2013, 01:58:39

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

4BH

7 Eylül 2013

Laura, Ark, Belibaste, Perceval, Andromeda, Kniall, PoB, Atriedes, Ailen, Mr. Scott

S: (L) Bugün 7 Eylül 2013. Yani önümüzdeki yıl 2014 olacak. Kasyopyalılar ilk kez 1994'de geldiğine göre, önümüzdeki Temmuz ayında 20 yaşında olacaklar! Son celsemiz 28 Mayıs'taydı, değil mi? Üç aydan biraz fazla olmuş. Netice itibariye burada toplandık ve geçen birkaç ayda pek çok macera yaşadık {28 Mayıs 2013 tarihli son celsenin değerlendirmesi}
C: Merhaba iyi insanlar.

S: (L) Size de merhaba; bu akşam kimle konuşuyoruz?
C: Roycka

S: (L) Nereden veya neresi yoluyla aktarım yapıyorsunuz?
C: Kasyopya

S: (L) Bu akşam biraz yavaşlar. (Ark) Buna benim bakır bileziğim mi neden oluyor?
C: Evet

S: {Ark bakır bileziği çıkarıyor} (L) Bakır bilezik kötü mü?
C: Genelde değil.

S: (L) {Aktarım hızındaki değişikliğe değinerek} Bu çok garip. (Andromeda) Peki bakır bileziğin herhangi birşeye faydası var mı?
C: Biraz.

S: (Belibaste) Lakhovsky'nin kitabında açıkladığı şekilde bir faydası var mı?
C: Hayır.

S: (Belibaste) Peki nasıl bir faydası var? (L) Faydası çok azsa niye umursuyoruz ki? (Perceval) Tarz anlamında faydası var. Takınca daha iyi görünüyorsun. (Atriedes) Anlamıyor musunuz? Aksesuar takmak önemli! 
C: Etkisi büyük ölçüde bundan ibaret.

S: (L) Pekala. Grup üyelerimizin, en azından FOTCM forumundaki grup üyelerimizin bilmek istediği şey şu: {isim çıkarıldı} ile ilgili mesele nedir?
C: Kişilik çatışması.

S: (L) Şahsen benimle olan bir kişilik çatışması mı?
C: Evet.

S: (L) Bu çatışmanın niteliği nedir?
C: {______} baskın çıkmak istedi.

S: (L) Baskın çıkmak için garip bir yol. Baskın çıkmak için güttüğü yol acıma duygusunu suistimal etmek mi?
C: Genellikle o şekilde değil midir? Ama dikkat ettiysen, acıma duygusu sadece kendisiyle sınırlıydı.

S: (L) Bunun narsizm gibi birşey olduğunu mu söylüyorsunuz?
C: Aşırı derecede!

S: (L) Bu konuda söylemek istediğiniz başka veya daha derin birşey var mı?
C: Bu genellikle manyetik merkezi eksik olanların bir işaretidir.

S: (L) Hmm. Bu geçen gün tekrar okuduğum, iç iskelet ile dış iskelet hakkındaki makalede anlatıldığı gibi mi? Bu adamın teorisine göre dış iskelet tipi insanlar dış dünyada kurallara ihtiyaç duyuyorlar, çünkü içeride herhangi birşeyi bütünleyemiyorlar. {bkz: http://www.sott.net/article/163349-Moral-Endo-skeletons-and-Exo-skeletons-A-Perspective-on-Americas-Cultural-Divide-and-Current-Crisis}
C: Yakın. İçerideki o kadar bebeksi ki, benliğinden ötesini göremiyor.

S: (L) Sanırım bu konuda başka birşey sormaya ihtiyacımız yok, değil mi? (PoB) Eşcinsel olma ile bu durum arasında herhangi bir bağlantı olabilir mi? (L) Daha önce eşcinselliğin çeşitli nedenleri hakkında birkaç soru sormuştuk. Çeşitli sebepler söylendi. {____}'nin narsizmi ve bebeksi içsel durumunun nedeni eşcinsel olması mı? Daha doğrusu şöyle sorayım: İkisi arasında bir bağlantı var mı? Diğer bir deyişle, bu kadının eşcinsel olması ve aynı zamanda bebeksi bir içsel yapıya sahip olması aynı nedene mi dayalı?
C: Son söylediğin yakın. Ama bu o türdeki tüm insanlar için de geçerli olmak zorunda değil.

S: (L) Ama bir kısmı için geçerli diyorsunuz, değil mi?
C: Evet

S: (L) Geçerli olduğu insanlarda genellikle aynı dinamikte mi tezahür ediyor?
C: Evet

S: (L) Yani...
C: Bu heteroseksüeller için de geçerli.

S: (L) Yani heteroseksüellerde de benzer bir dinamik var ya da heteroseksüellerdeki farklı bir dinamik de aynı sonuçları doğurabiliyor.
C: İkincisine evet.

S: (L) Pekala, başka birşey? Şimdi, {İsim gizlendi} ile ilgili durum nedir? {Uzun bekleyiş} Sanırım bu iyi bir soru değil. {Kahkahalar} (L) Cevap yok! {____} düzenbaz mı?
C: Yakın.

S: (L) Son derece garip olan tüm o sürecin tetikleyici unsuru neydi?
C: {____} kendini destekleyecek insanlar topluyor.

S: (Atriedes) Eski deyişte olduğu gibi: Dürüst bir insanı aldatamazsın. (L) Hm. Peki bu sorunun çözümü nedir?
C: {____}'nin daha dürüst olması gerekiyor.

S: (L) Yani bu bir paylaşımsızlık, iletişimsizlik ve insanlara neler olduğunu bildirmeme haliydi ve herşeyi kendi başına yoluna sokabileceğini düşündü.
C: Evet. Ve geçmişinin gösterdiği gibi bunu yapamıyor.

S: (L) Başka birşey? (Andromeda) Artık daha dürüst davranabilecek durumda mı?
C: Daha, evet. Ama sorumluluk alabilecek kadar mı? Pek muhtemel değil. Gurdjieff'in söyleyeceği gibi, "yanlış bir temel" üzerine kristalize oldu.

S: (L) Bu kristalizasyon nasıl oldu?
C: Annesiyle arasındaki dinamik yoluyla.

S: (L) Peki yapabileceği birşey var mı?
C: Çok yoğun çalışma gerekiyor.

S: (L) Anladığım kadarıyla bu bizim sağlayabileceğimiz birşey değil. Çok iyi bir terapiste ihtiyacı var sanırım. Haftada bir veya iki defa bire-bir görüşebileceği biri.
C: Evet

S: (L) Pekala, sıradaki? (Perceval) Sende bir soru listesi var. (L) Evet ama o soruları sormayı çok da istemiyorum. Herhangi birini sormaya çok ilgi duymuyorum. (Andromeda) Suriye'den bahsetmek istiyor muyuz? (Ark) Ne gibi? (L) Daha kişisel meselelerden başlayıp yavaş yavaş dünyasal olaylara doğru genişletmek istiyorum soruları. Hepiniz hemen son konulara atlıyorsunuz! (Andromeda) Oo, tamam, şu anda bireylerle ilgili tartışıyoruz. Forumla ilgili olarak tartışılması gereken başka neler var? (Ailen) {____} belki? (L) Ah! {____}!
C: Bu uzun bir tartışma konusu!

S: (L) Peki bizim için özetleyebilir misiniz?
C: Beyin hasarı.

S: (Andromeda) O şekilde mi doğdu yoksa daha sonra mı meydana geldi?
C: Perinatal ve yaşamı boyunca durum kötüleşti.

S: (L) Anladığım kadarıyla bir dizi ameliyat ve hormon tedavileri görmüş. Bilmiyorum. {____} için kimsenin yapabileceği birşey var mı? {____}'nin kendisi için yapabileceği birşey var mı?
C: Detoks!

S: (L) Tamam. Oğluyla ilgili soruları olan {____} var bir de. (Ailen) Oğlu ve kızları. (L) Onun hayatındaki bu durumun sebebi karmik mi, yoksa saldırı mı?
C: İkisinden de biraz. Unutmayın ki saldırı her zaman bilgi ve farkındalıktaki zayıflıklar yoluyla gelir.

S: (Perceval) Bir evet veya hayır sorusu sormak istiyorum bu konuda: Bu şahsın düzenli olarak kan vermesi onun vücut sistemini herhangi olumsuz bir şekilde etkiliyor mu?
C: Evet. Tıbbi bir neden olmadığı sürece bunu yapmak tavsiye edilmez. Vücut sıvıları yaşam gücünün ve farkındalığın tutucularıdır.

S: (L) Çocuklarına yardımcı olmak için en iyi yol nedir? Bu çok belirsiz bir soru oldu. Hangi çocuk! (Ailen) En başta eski erkek arkadaşını öldürmeye çalışan oğlu. Şimdi bir tür psikiyatrik koğuşta ve cinayet teşebbüsüyle suçlanıyor. Sürekli intihar etmek istediğini söylüyormuş. Kızlardan biri de bir kraliyet savcısı veya ona benzer birşeymiş ve kardeşinin sicili nedeniyle terfi etmesine izin verilmiyormuş. Diğer kız ise sicili kirlenen çocuğun gönderildiği merkezde psikolog olarak çalışıyor ve bu yüzden de işinden çıkarılmak üzere. (L) Tüm bu durum boyutötesi bir ayarlama gibi görünüyor. (Perceval) Çocuğa yardımcı olmak için yapılabilecek herhangi birşey var mı?
C: At kaçtı bir kere.

S: (L) Sanırım artık ahırın kapısını kapatmanın bir manası yok, çünkü at zaten kaçtı. Çok geç. (Ailen) Bilgi ve farkındalıktaki zayıflık derken neyi kastettiniz? {____} bu konuda ne yapabilir?
C: {____} duygularıyla düşünüyor; oğlunun da öyle yapmasında şaşıracak ne var?

S: (Atriedes) Bu korkunç şeyi yapıp kendi kız kardeşinin çalıştığı yere gönderilmesi ve onu işinden etmesi ilginç bir tesadüf gibi görünüyor. Tesadüf olamayacak kadar ilginç. Bilinçaltında kardeşlerinden intikam falan mı alıyor? Burada evrensel karma gibi birşeyin mi etkisi var?
C: Kısmen, evet.

S: (L) Evet, çocuğun yaptığı şey her iki kız kardeşin işini bozuyor, çünkü çocuk tıpkı babası gibi duygularıyla düşünüyor. Yani bir bakıma {____}'nin duygularıyla düşünmeyi bırakıp oğluna örnek olmaya başlaması gerekiyor. Bu kadar geç bir noktada bile yapabileceği en iyi şey bu gibi görünüyor bana. Doğru mu?
C: Evet. Ama bunun gerçekleşmesi pek de kolay değil.

S: (L) Çocuklarıyla ilgili bu berbat durumu yaşamasıyla eşzamanlı olarak, partneri de torunuyla ilgili o olayları yaşamış. Yani ikisi de çocuklarıyla ilgili korkunç şeyler deneyimliyor. (PoB) Eyüp'ün İncil'deki hikayesi gibi. (L) Evet. Bu... Soruyu nasıl soracağımı bile bilmiyorum. Tüm bu olaylar bu partnerlerin bir araya gelmesiyle başlamış gibi göründüğüne göre, acaba bizzat bu ilişki mi tüm bu enerjileri onların yaşamlarına çekti?
C: Aynen öyle!

S: (L) Torun doğuştan gelen sorunu nedeniyle neredeyse hiçbir şey yiyemiyor. (Ailen) Eti ve yağı kaldıramıyor. (Andromeda) Yani bu ilişkide sağlıksız birşey mi var?
C: Bu konuyla ilgili sorulara yanıt vermek konusunda isteksiziz ama "nöronlarını" ateşleyenler durumun ne olduğunu anlayabilir.

S: (L) Düşündüğüm şeyi söylemekten çekiniyorum. (Andromeda) Ne? (L) Genetiğin psikofizyolojiyle ilişkisi var. Orada birşey oluyor ve bunu illa bir kişilik bozukluğu gibi açıkça tezahür ettirmek zorunda değilsin ama yine de enerjileri çekebilirsin... (Ailen) Bu genetik bozuklukla ilgili olarak beni en çok şaşırtan şey bunun "evrimin tersine doğru" bir mutasyon gibi görünüyor olması. Biri onların genlerini o kadar değiştiriyor ki, artık insanın yemesi gereken şeyleri yiyemiyorlar?! (L) Bilmiyorum... Kasyopyalılar bu konuda fazla birşey söylemek istemiyor. Yani söylenecek şey doğru algılanmayabilir. Devam edelim mi? Sonraki soru grubuna geçmeden önce sorabileceğimiz başka kişisel bir soru var mı? (Perceval) {____}'nin durumunu sormak istiyor musun? (L) Oo, evet, {____}'nin durumu nedir? Yaptığı şey sırtıma bıçaklar saplamasıyla aynı şey. Benim hakkımda, ailemin her bireyi hakkında, işim hakkında ve herşey hakkında her türlü kötü şeyi söyledi. Bunu öğrenmek çok moral bozucu ve inciticiydi. Buradaki mesele nedir acaba?   
C: Onun kalbinin bir bulutla kaplı olduğunu söylemiştik.

S: (L) Bu bulut nedir?
C: Yalanları seçiyor ve dolayısıyla durumu giderek kötüleşiyor.

S: (L) Sadece arkadaş olmaya çalıştım ama öyle görünüyor ki bana söylediği herşey yalanlardan ve algı yönetiminden ibaretti. Ama az da olsa psişik bir yeteneği var gibi görünüyor. En azından biraz, öyle değil mi?
C: Az. Cherie'ninkiyle hemen hemen aynı düzeyde.

S: (Ailen) Fırtınaların yaklaştığını sezebiliyor! (Belibaste) Psişik yetenekleri olduğunu neden düşündün? (L) Çünkü grupta kötü biri olduğunu ve o kişinin {____} olduğunu söylemişti. Bu konuda haklıydı ama o kişinin kim olduğu konusunda yanıldı. (Ailen) Ama söylediği gibi bir psikopat değildi. Önümüzdeki iki ay içinde gruptaki birinin çıldırması ihtimali nedir? (L) Demek psişik yeteneği Cherie'ninki kadardı. Hepinizin bilmesini isterim ki Cherie'm harika bir köpektir! Pekala, şimdi, dış dünyaya açılalım: Suriye başkanı ve güçleri isyancılarla mücadelede herhangi bir kimyasal silah, sarin gazı veya bu tür herhangi birşey kullandı mı?
C: Hayır!

S: (L) O kadar aptal değil.
C: Kesinlikle ve o kadar kalpsiz de değil!

S: (L) Bir sonraki soru? (Andromeda) Tüm bu savaş gösterisi yaklaşan komet olaylarını örtbas etme amaçlı mı?
C: Kısmen ama daha üst seviyedeki oyuncular bile durumun tam olarak farkında olmayabilir.

S: (Atriedes) İngiltere Lordlar Kamarası veya Avam Kamarası veya her neyse neden onca gösteri yapıyor ve savaş ilanında bulunma yetkisini geri almaktan bahsediyorlar ve Obama aniden savaşa gitme fikrini değiştirip "Meclisle konuşmaya gideceğim!" diyor? Bu konudaki tüm bu gösterinin anlamı nedir?
C: Çeşitli kesimlerin çok daha önemli meselelerle ilgili yaptığı baskıları azaltmak için bir tiyatro.

S: (Ark) Sanırım eski füzelerden kurtulmaları gerekiyor çünkü bu masraflı bir iş. Yenilerini almak çok daha iyi, böylece eskilerinden kurtulmak zorunda kalıyorsun. Fransa ve ABD için durum bu. Eski füzelerden kurtulmaları gerekiyor.
C: Halk için asıl önemli olan şey, yaklaşan ve tamamen hazırlıksız oldukları Dünya olayları.

S: (L) Sanırım onlar için kısavadede önemli olan şey iş ve ekonomi ve tüm bunlar da iklim değişikliğiyle yakından ilgili, öyle değil mi?
C: Evet

S: (L) İklim değişikliğiyle ilgili hiçbir şey yapmıyorlar. Ne küresel ısınma, ne de küresel soğumayla ilgili. Gezegende çok büyük birşey oluyor ve bu konuda hiçbir şey yapmıyorlar. Zenginlerle fakirler arasındaki büyük eşitsizliği giderecek hiçbir şey yapmıyorlar... (Perceval) Suriye meselesi belirli bir düzeydeki birileri tarafından kararı verilmiş birşey miydi? 
C: Evet, elbette! Herşeyi allak bullak eden grupları kim gönderdi sanıyorsunuz??!?

S: (Perceval) Stratejik sömürgecilik meselelerinden bahsedip duruyorlar: boru hatları vs vs...
C: Ceplerini milyarlarla doldurmaları dışında başardıkları herhangi birşey oldu mu şimdiye kadar?

S: (Perceval) Ortalığı karıştırıp karmaşada çıkarlarının peşine düşüyorlar!
C: Evet

S: Para kazanmak ve insanları saptırmak için. (L) Yakayı ele vermemek için insanları sürekli korku içinde tutup dikkatlerini saptırıyorlar.
C: Evet evet evet evet evet evet.

S: (Perceval) Bunu gerçekten anlayamıyorum; sırf para kazanmak için hiç yoktan savaş yaratıyorlar.
C: İşte size psikopati!

S: (Atriedes) Hillary Clinton Libya'yla ilgili kötülüklerini sergilemeden hemen önce onun birden şiştiğini ve çok iltihaplı bir görünüm kazandığını fark ettim. Sonra John Kerry de bu Suriye olayından hemen önce, onun da gözleri ve yüzü şişti ve tembel göz sendromu oldu. Ve şişmeye devam ediyor. Mega-iltihaplı bir hale geldiklerinde bu onların iyice kötülüğe yöneldiklerinin bir işareti gibi mi oluyor?
C: Kötülük vücudu da kötüleştiriyor.

S: (Atriedes) Desenize kötülüğü kesmek kalorileri kesmekten daha önemli. (L) Evet, öyle! (Andromeda) Yani tüm bu devrim oyunlarına rağmen asıl niyetleri Suriye'deki insanlara bir devrim yaptırmak falan değil?!
C: Tabi ki! Bazıları milyarlar kazanacak ve bazıları da gelip küller üzerinde dükkanlarını kuracaklar. Ama az önce sorduğumuz gibi: İddia ettikleri amaçlara yönelik planları ne zaman gerçekten işe yaradı ki?

S: (Ark) Sanırım başka bir nedeni var. Savaşı başlatıyorsun, sonra bu isyancıların bazılarının nükleer silahlara erişmesini sağlıyorsun. Tüm o "İslamcı isyancıların" o silahları ele geçirmesine izin vermen durumunda ne kadar daha çok İç Güvenliğin olacağını hayal edebiliyor musun? Düşmanına gelişmiş silahlar ver, Esed'i devirmelerine yardımcı oluyormuşsun gibi yap ve sonra da "Oo, onların terörist olduklarını bilmiyorduk ama şimdi bu silahlara sahipler! Sınırlarımızı kapatmak zorundayız! Herşeyi kontrol altına almak zorundayız!" de... (Andromeda) İç Güvenlik Bakanlığı'nın zırh delici çok miktarda kurşun sipariş etmesi ve çitli binalar inşa etmesiyle ilgili raporlar korkutucu... Bir çeşit devrime karşı hazırlanıyorlar sanki. (Perceval) Acaba o raporlar yalnızca...
C: Bildiğiniz gibi gerçek savaş taşeronlar üzerinden normal insanlara yönelik olarak yürütülüyor.

S: (Kniall) Ruslar gerçekten bunu durdurmaya çalışıyor mu?
C: Şu an için.

S: (Perceval) Yani...
C: Putin de o kadar vicdansız değil.

S: (Perceval) Amerikalıların ve Fransızların Suriye'yi bombalaması durumunda Putin ve Rus ordusunun karşı yanıt verme ihtimali nedir?
C: Durumlar değişmezse çok yüksek.

S: (Mr. Scott) Mesele şu ki durumlar beş dakikada bir değişiyor, dolayısıyla bu çok anlamlı değil. (L) Evet. (Perceval) Evet, değişken durumlar var. (L) Son birkaç sorumuzu soralım. Belibaste? (Belibaste) Endüstriyel dumanların komet boşalımlarını çekebileceği şeklinde bir tahminimiz var. Bu doğru bir tahmin mi?
C: Evet

S: (Belibaste) Sanayi dumanları elektrik yüklü olduğu için mi?
C: Evet

S: (Belibaste) Dumanın elektrik yükü yaklaşan cismin yükünden daha negatif mi?
C: Evet

S: (Belibaste) Oo, bu çok ilginç gerçekten. On bir yıllık güneş döngüsünün temel nedeni nedir?
C: İkiz güneşin geçişlerinden kaynaklı yankılaşımlar.

S: (Perceval) Güneşin ikizi her on bir yılda bir mi geçiyor?
C: Rezonans.

S: (L) Her on bir yılda geçmiyor. Her geçtiğinde bir tür rezonans yaratıyor. (Belibaste) İkiz güneşten bahsetmişken, şu anda dünyaya ne kadar uzak? (Ailen) Açık!
C: Açık!

S: (L) O cevabı alamayacağını biliyorsun Belibaste. (Ark) Hızlı bir cevap almaya çalıştı... (L) Acele et, imkan varken sen de şansını dene! {Kahkahalar} (Belibaste) Dünyanın jeomanyetik alanıyla ilgili üç nedenin var olduğunu düşünüyorum: zengin demir içerikli kabuktaki kalıntı manyetizma, büyük çaplı rüzgar akımlarının neden olduğu manyetik alan ve daha önce bahsettiğiniz çekirdek. Bu üçü jeomanyetik alan için geçerli nedenler mi?
C: Ana nedenler değil.

S: (Belibaste) Ana neden nedir?
C: Elektrik akımı.

S: (Belibaste) Jeomanyetik alanın ana nedeniyle ilgili olarak, ne ile ne arasındaki elektrik akımından bahsediyoruz?
C: Güneş ile kozmik çevre.

S: (Andromeda) Eğer jeomanyetik bir kutup değişimi olursa, bu durum "Magnetic Reversal" adlı kitaptaki adamın bahsettiği gibi büyük patlamalara neden olabilir mi?
C: Olabilir.

S: (Andromeda) Yani bu bahsedilen jeomanyetik kutup yer değiştirmesi olayını yaşarsak, ki bu daha önce defalarca oldu diye kabul ediliyor, bu durum insanlarda ve diğer canlılarda mutasyonlara neden olabilir mi?
C: Olabilir.

S: (Andromeda) Bu adamın bu kitapta söylediğine göre domuzlar ve insanlar aynı süreçte ortaya çıkmış...
C: Evet

S: (Andromeda) Bu yanyana olan bir mutasyon mu, veya... Tam olarak ne sormaya çalıştığımı bilmiyorum... Biz primat ile domuz melezi miyiz?
C: Hayır.

S: (Andromeda) Demek bu bir mutasyondu?
C: Evet

S: (Andromeda) Bu mutasyon insanlar ve domuzlar için aynı zamanda mı gerçekleşti?
C: Evet. Virüs Kaynaklı.

S: (Belibaste) Jül Sezar bir insan mıydı?
C: Evet.

S: (Belibaste) Bilinen çocukları dışında başka çocukları oldu mu?
C: Evet. Caesarion değil.

S: (Belibaste) Sezar'ın soyundan gelen birileri var mı şu anda bu gezegende yaşayan?
C: Evet

S: (Belibaste) Kaç tane?
C: Daha önce sorulmuştu.

S: (Belibaste) Ama o soru İsa hakkında sorulmuştu.
C: Evet...

S: (Kniall) Yani Sezar bir uzay gemisine mi alındı?
C: Komet!

S: (Belibaste) Sezar'ın kometi! (L) Sanırım komiklik yapıyorlar. Şunu anlaman gerekiyor ki, insanlar soru sorarken, tıpkı senin şu anda yaptığın gibi varsayımlarla soruyorlar. (Perceval) Daha net olalım: 2000 yıl önce, Roma İmparatorluğu / Orta Doğu bölgesinde insanlara Gnostik öğretilerdekine benzer ruhsal gerçekleri öğreten ve Sezar OLMAYAN ama küçük bir ölçekte hayatı Sezar'ın hayatıyla birleştirilen bir birey var mıydı?
C: Çok küçük bir ölçekte ve tanımladığın gibi bir öğretmen değil, Roma'ya karşı savaşan bir isyancı.

S: (Perceval) Yani İsa Halkı'nın sosyal eleştirmenler olduğu fikri muhtemelen en yakın...
C: Evet

S: (Ailen) Ve o tarihe geçen ve herhangi bir şekilde kaydedilen biri değildi.
C: İsa'nın "babası" Josephus'ta bazı ipuçları bulunabilir.

S: (Atriedes) Octavian Çiçero mektuplarını yayınladı mı?
C: Evet

S: (L) Octavian bana biraz psikopat biri gibi geliyor. Bu değerlendirmem doğru mu?
C: Yakın.

S: (Atriedes) Çiçero'nun hayatıyla ilgili çeşitli anlatımlar arasında onun çok cesur falan olduğuna dair olanlar doğru değil sanırım. Bazı anlatımlara göre takip edilip edilmediğine bakıp duruyormuş, bir diğerine göre aleyhte konuşmalarını bırakmak üzere söz verip serbest bırakılmak için yalvarıyormuş. Bunlardan hangisi gerçeğe en yakın?
C: Sonuncusu. Çiçero tam bir ödlekti.

S: (L) Birkaç gündür bu konu hakkında düşünüyorum ve aklıma gelip duruyor. Çiçero hakkında okudukça bana birini hatırlatıyor. P___ A___'yı. { Telesio Galilei Academy sahtekarlığına karışan 4 yüksek dereceli Fransız bir profesör} Çiçero'yu hayal etmeye çalıştığım zaman P___ A___'yı görüyor ve duyuyorum. (Ailen) Tükürmesi ve herşeyiyle mi? {Görünüşe göre tükürük saçmadan konuşamıyor.} (Atriedes) Ben de son üç gündür bu konuyu düşünüyorum ve Çiçero'nun %100 klonunu buldum; hakkında bir film yapılan modern bir şahıs. (L) Kim? (Atriedes) Jack Abramoff; film ise Casino Jack. (L) Onun hakkında şahsi olarak hiçbir şey bilmiyoruz. Elimizde yalnızca film var. Ben şahsen tanıdığım birinden bahsediyorum. P___ A___'yı tanıyorum ve bana Çiçero'yu hatırlatıyor. Şu anda aklımda onu canlandırıyorum ve hayalimdeki kişinin Çiçero'ya benzeyip benzemediğini soruyorum.
C: Çok çok yakın!

S: (Ailen) Ihh! (Perceval) Onu bir otorite pozisyonunda düşünmek... (Andromeda) Bir keresinde kendi şerefine bir parti düzenlemişti, değil mi? (L) Mesele de bu. P___ A___ gibi birini yönetici bir pozisyonda hayal et, işte o zaman Çiçero'yu yönetici pozisyonunda görmüş olursun. Luc Ferry'nin başarısızlıklarına sevinip sonra ona saygı sunma, sonra da onunla çatışmaya girme arasında gidip gelişini izlemek mide bulandırıcı. (Atriedes) Bu filmi izleyin. Ne demek istediğimi anlayacaksınız. (L) Pekala, filmi izleyeceğim. Başka sorusu olan? (Kniall) Benim sorum kimyasal tesisler konusuyla ilgili tekrar. Toulouse'daki AZF kimya fabrikasının patlaması, gökte patlayan bir kometin neticesi miydi?
C: Hayır.

S: (Ailen) Chirac'a bir uyarı mıydı?
C: Evet.

S: (Perceval) Biri tarafından yerleştirilen bir bomba mıydı?
C: Evet.

S: (Perceval) Mossad gibi birileri tarafından mı?
C: Evet.

S: (Belibaste) Bomba bir helikopterden mi bırakıldı? {kahkaha}
C: Kim bilir!?

S: (L) Bombanın fabrikaya nasıl ulaştığı önemli mi? (Belibaste) Patlamadan hemen önce gökte iki helikopterin uçtuğunu gören insanlar olmuş. (L) Oo. (Belibaste) Bazıları bombayı onların bıraktığını düşünüyor. (L) Bence biri yeterince yaklaşıp bir ateşleyicinin düğmesine basmıştır. (Belibaste) Ama şok dalgalarını inceleyen ve iki patlamadan birinin yerde meydana geldiğini ama ilkinin 3.5 kilometre havada olduğu sonucuna varan bir uzman var. (L) Bu çok garip. (Perceval) Öncelikle, bu uzman dürüst biri miydi acaba? Yani... (L) Bu konuya giremeyecek kadar yorgunum. Beyinlerimiz ne için? Düşünüp bulmamız gerekiyor. (Atriedes) Bir sorum var. Belki iyi bir soru değil. Son zamanlarda ve son birkaç yılda, alt sınıflar ile üst sınıflar, zenginlerle zengin olmayanlar arasındaki uçuruma dair, çok çeşitli çevrelerden çok çeşitli konuşmacıların açıklamalarında artış var. Sınıf farklılıklarından bahseden bir tür Marksist dil kullanmaya başladılar. Bana öyle geliyor ki bu ilk komünist devrimlerde olan şeyin bir tekrarı olabilir. Karizmatik komünist bir liderin yeni bir tür Komünist Manifesto yazdığı, bir devrim veya sorunlar başlattığı bir duruma mı şahitlik ediyoruz? Veya tüm bu gösteriler birileri tarafından özel olarak mı hazırlanıyor?
C: Çok muhtemel.

S: (Mr. Scott) Ama yine milyonlarca başka olasılık var. Yarın sabah kalktığında ne olduğuna bağlı. (L) Evet, herşey değişebilir. (Perceval) Hayır, ama hırsın şahlandırıldığı ve sonra birşeyin gelip herşeyi dengelediği tarihsel bir döngü var. (Mr. Scott) Evet, bu doğru. (L) Pekala, başka birşey? İyi geceler demek istiyorum. Yorgunum.
C: Evet. Hoşçakalın.
 

bozadi

#1
Arkadaşlar, celsenin sonlarında geçen bazı konular hakkındaki bilgi eksiklerim nedeniyle çeviride bazı belirsizlikler ve yanlışlıklar olması mümkündür. Yarın müsait vaktimde ilgili konuları inceleyip gerekli düzeltme ve / veya açıklamaları yapacağım.

Belirsizlik içinde olduğum hususlardan biri domuzlarda ve insanlarda meydana geldiği söylenen mutasyonun ne olduğu.

İsa ile Sezar ile ilgili konuda şunu biliyorum: Laura ve ekibinin haber sitesi sott.net'de son zamanlarda, bize tarihsel olarak İsa hakkında anlatılan şeylerin çoğunun aslında Jül Sezar'ın hayatından uyarlandığı şeklinde bilgilere yer veriliyordu. Yani karanlık güçlerin İsa hakkındaki gerçek bilgiler ortaya çıkmasın diye, Jül Sezar'ın hayatında olup biten şeyleri İncil'de ve başka kaynaklarda sanki İsa'nın hayatıymış gibi anlatmaları söz konusuymuş anladığım kadarıyla.

İsa'nın hayatıyla ilgili söylenenler ile Sezar'ın hayatında olan bazı şeyler arasında çok ilginç paralellikler var. Bunlara dair bazı bilgileri yarın paylaşmaya çalışacağım. Bu celsede bu konuyla ilgili söylenen şeyleri de yarın son bir kez daha araştırıp gerekli aydınlatıcı açıklamaları yapabileceğimi tahmin ediyorum. İyi geceler.

believer planet

#2
emeğine sağlık bozadi... yine heyecanla okudum..

ve gerçekten sezar ve isa paralelliğine bende şaşırmıştım..ki..alt kısımda  senin yazdığını okuduktan sonra "heh tamam" dedim:).

yarın akşam eve geldiğimde düzeltilmiş halini tekrar gözden geçireceğim sayende..

emeğine ve parmaklarına sağlık..
herşey mümkün

yucelulu

#3
Çeviri için teşekkür ederim.
 

bozadi

#4
Ben de sizlere teşekkür ediyorum arkadaşlar.

Celsede hakkında yeterince bilgi sahibi olmadığım için çevirisi belirsiz veya yanlış olmuş olabilecek kısımlarla ilgili yeterince araştırma yapacak vaktim olmadı ama şu an için az çok netleştirdiğim bir iki hususu paylaşayım:

- Celsenin başlarında geçen FOTCM ifadesi, "Fellowship of the Cosmic Mind" (Kozmik/Evrensel Akıl Kardeşliği) adı verilen ve Laura ve ekibinin kurduğu bir tartışma ve dayanışma grubu. Hakkında çok fazla bir bilgim yok.

- Celsede geçen "plazma vermek" ifadesi "kan verme" anlamında kullanılıyormuş anladığım kadarıyla. O ifadeyi değiştirdim celse metninde. İngilizce orijinal celsenin altındaki tartışmalarda birisi düzenli kan vermenin zararlı birşey olup olmadığını sormuş ve Laura gönüllü olarak yılda 2-3 kez kan vermekte bir sorun olmadığını, bunun vücudun yenilenmesine yardımcı olduğunu ama celsede bahsedilen kişinin haftada bir kan veren biri olduğunu ve Kasyopyalıların verdiği cevabın da bununla ilgili olduğunu söylemiş.

- İnsanlar ve domuzlar ve mutasyon ile ilgili söylenen hususları hala tam olarak anlamış değilim. Dünyanın manyetik kutup değiştirme döngüleri sırasında canlıların mutasyon geçirmesine neden olabilecek manyetik etkiler olduğuna değiniliyor. Bahsedilen kitaptaki yazar insanlar ile domuzların aynı zamanda ortaya çıktığını söylemiş ve bunun bu manyetik değişiklik döngülerinden birindeki bir mutasyonla gerçekleştiğini söylemiş anladığım kadarıyla. Virüsten kastedilen şeyin ne olduğunu bilmiyorum. Orijinal celsenin yayınlandığı forumda da bununla ilgili birşeyler sorulmuş katılımcılar tarafından ama bir açıklama göremedim ben. Belki Laura ve ekibi de söz konusu virüs veya işlevi konusunda net bir bilgiye sahip değildir.

- Sezar ve İsa konusu... Dediğim gibi Laura ve ekibinin haber sitesi sott.net'te bir süredir başka yazarların verdiği bilgilere de atıfta bulunularak, Sezar'ın hayatında olan biten şeyleri sanki İsa'nın hayatıymış gibi tarihe geçiren karanlık bir grubun varlığına değiniliyor. Kasyopyalılar zaten çeşitli celselerde söz konusu grubun veya grupların pek çok tarihsel başka olayı da olduğundan farklı bir şekilde kitaplara geçirilmesini sağladığını söylüyordu. Bunun amacı elbette insanların aklını karıştırmak, gerçekleri çarpıtmak vs. İlüminati'yle bağlantılı bir grup veya gruplar olduğuna şüphe yok.

Roma imparatorluğuna karşı savaşmaktan bahsederken, burada Sezar'ı mı kastediyorlar, bundan emin değilim ve araştıracağım. Yalnız celsenin ilgili kısmında geçen "Sezar" ve "komet" kelimeleri aslında son derece anlamlı, çünkü belki Türkçe'de bu konuda çok fazla bilgi/kaynak olmasa da, İngilizce'de Caesar's Comet (Sezar'ın Kometi) adlı bir terim var. MÖ 44 yılında, Sezar'ın ölmesesinden kısa bir süre sonra gündüz vakti görülebilen bir komet ortaya çıkmış ve yedi gün boyunca görünmeye devam etmiş. Sezar'ın ruhunu temsil ettiği düşünülmüş, Roma paralarında kabartma olarak kullanılmış vs.

Bu arada sott.net'te konuyla ilgili geçen makale ve tartımalarda Sezar'ın da aslında "kahraman" denebilecek bir insan olduğuna dair bilgiler, görüşler var. Hem buna dair, hem de İsa ve Sezar'ın hikayesi arasındaki paralelliklere dair ilginç bazı bilgileri paylaşmaya çalışacağım ilk müsait zamanımda.


- "İsa Halkı" diye çevirdiğim terim "Jesus People" olarak geçiyor. İsa'nın devrinde yaşamış olan bir grup insan. Bununla ilgili konu o forumda daha önce tartışıldığı için, ona dair bir soru sorulmuş. Konuyu araştırıp kayda değer bir bilgi edinebilirsem paylaşırım. İsa'nın "babası" Josephus'ta bazı ipuçları bulunabileceği söylenmiş celsede. Burada birden fazla konuya aynı anda gönderme yapılmış olabilir. Bilindiği gibi İsa'nın annesi Meryem'in "Yusuf"la evlenmiş olması olayı var. Ama Kasyopyalılar İsa'nın babasının Yusuf değil Tonata adlı bir şahıs olduğunu söylüyor. (Meryem'in mucizevi" [cinsel ilişkisiz] hamile kalış 'hikayesine' girmeye gerek görmüyorum). Kasyopyalılar ilgili cevapta "baba" kelimesini tırnak içinde belirtmiş. Yani Yusuf'un aslında İsa'nın babası olmadığına vurgu yapmışlar ama anladığım kadarıyla burada aynı zamanda tarihte Josephus adıyla geçen birinin (muhtemelen bir tarihçi) bize anlatılan İsa karakterinin "yaratıcısı/babası" olabileceğine işaret ediliyor olabilir. Orijinal celsenin altındaki tartışmalarda buna dair bazı ipuçları var. Bu olasılık doğruysa, Josephus adlı söz konusu tarihçinin, tarihsel olayları çarpıtan grubun bir üyesi olduğu sonucu çıkarılabilir belki. Araştırmaya çalışacağım.

- Celsede Octavian ve Çiçero hakkında verilen bilgileri de araştırmaya ve bu konuda ilginç bir bilgi olup olmadığına bakmak istiyorum.


- Putin hakkında söylenen şey (o kadar da vicdansız olmadığı) benim için biraz şaşırtıcıydı, çünkü Putin'in Rusya başkanlığına yükselme hikayesinde çok karanlık hususlar var gerçekten. Ayrıca yine daha önce celselerden birinde Putin'in iyi biri olmadığına dair bir ipucu da geçmişti. Ama Kasyopyalılar bir şekilde Putin'in mevcut koşullarda en azından diğer bazı devlet başkanları (ABD, Avrupa'nın demirbaşları vs) kadar vicdansız olmadığına gönderme yapılmış sanırım. Ve yine ülkeler arası münasebetlerde koşulların ne kadar değişken olduğuna da gönderme yapılıyor.

Lynx

#5
Bu celseleri Türkçeye çevirip yayınlayanlara çok teşekkür ederim.
Uzun süre sonra gelen bu celsenin içeriği beni çok memnun etmese de yine faydalı bilgiler var. Şu kişisel konuları azaltıp çok daha önemli olan dalga, komet , ikiz güneş gibi konulara eğilseler beni çok daha memnun edecek doğrusu...
 

bozadi

#6
Foruma hoşgeldin sevgili Lynx. Bu celsenin çok yüksek performanslı (yoğun yeni bilgi içerikli) olmamakla birlikte yine de faydalı bilgiler içeriyor olmasına dair görüşüne katılıyorum. Kişisel konular bazen sıkıcı olsa da, bazen de bizzat bu kişisel meselelerle ilgili verilen yanıtlarda önemli bilgiler veya ipuçları olabiliyor herkese yönelik. Celselerde grubun kişisel meseleleri ile dünyasal olaylara dair sorular arasında bir denge kurmak zorunda kalıyorlar anladığım kadarıyla. Bazen bu denge nispeten düzgün ve her iki yönden de öğretici ve doyurucu olabiliyor ama her zaman değil elbette.

Bir de işin şu yönünü vurgulamak istiyorum: Kasyopyalılar sürekli olarak ağ çalışması yapmanın önemine vurgu yapıyorlar. Tüm cevapları tüm ayrıntılarıyla kendilerinden almaya çalışmamızı (ki bu zaten mümkün değil) değil, verilen bilgiler doğrultusunda bu bilgileri tartışmamızı, bu bilgilerin hayatımızla ilgisi, etkileri, neticeleri konusunda fikir paylaşmamızı, araştırmalar yapmamızı, bilgilerimizi, bulgularımızı birbirimizle paylaşmamızı teşvik ediyorlar.

Muhtemelen bildiğin gibi Kasyopyalılar yaklaşık 20 yıldır (dile kolay) söz konusu 3600 yıllık komet döngüsünün yaklaşmakta olduğu konusunda uyarıda bulunuyor. Ben de 7 yılı aşkın bir süredir bu celselerin Türkçe'ye çevrilmesi, açıklanması, tartışılması için çaba harcıyorum. Gerçekten de son yıllarda meteor/göktaşı/komet olaylarda ciddi bir tırmanış var. Belli ki (bu bilgiler ve yaşananlar ışığında) bu olaylar giderek de tırmanacak ve tüm insanlık için ciddi bir tehdit oluşturabilecek bir duruma gelecek.

Tırmanan süreç hem sosyal, hem siyasi, hem doğa olayları bakımından ve başka pek çok bakımdan, insanlığı dünya üzerindeki hayatının gerçekleriyle yüzleşmeye, hesaplaşmaya zorluyor. Ya duyarlı olup, sorumluluk alıp dayanışarak güçlenmeye (ya iyilik/sevgi ya da kötülük/nefret yolunda) ya da bölük pörçük ve duyarsız ve sorumsuz bir şekilde dağılmaya, yitmeye doğru zorlanıyoruz. Dünya giderek öyle bir yer haline geliyor/gelecek ki, ya iyi ya da kötü yönde yoğun bir şekilde kutuplaşmaya, gruplaşmaya yönelinmek zorunda. Duyarsızlık, sorumsuzluk, boşvermişlikle yaşayıp gitmek artık mümkün olmayacak. Hayat herkesi ya iyiliğe ya da kötülüğe adanmaya zorlayacak. Yaşanacak afetler, yıkımlar, dönüşümler süreci bunun bir katalizörü/kolaylaştırıcısı olacak.

İşte bu bağlamda, Kasyopyalıların yıllardır ana hatları ve çeşitli ayrıntılarını tekrarlı bir şekilde anlatadurduğu şeylerin elbette yeni yönlerini, bunlarla ilgili yeni gelişmeleri öğrenmek istememiz çok sağlıklı, çok güzel birşey, ama artık bir de tüm bu olaylar, durumlar, süreçler karşısında biz ne yapıyoruz, ne görüyoruz, ne düşünüyoruz, ne yapmak istiyoruz, bunun hesabını kitabını yapmamız gerekiyor. Hayatımızı masaya yatırıp incelememiz gerekiyor. Hepimizi ilgilendiren ortak koşullarımızdan bahsediyorum elbette. Gerçekten bir çeşit "Matrix"in içinde bulunuyoruz. Uzun zamandır devam eden koşullar itibariyle gerçekten bir tür hapishane ve işkencehane içinde yaşıyoruz. Durup bununla ilgili ne düşündüğümüzü, ne yapılabileceğini, elimizden ne geldiğini konuşabilmemiz, tartışabilmemiz gerekiyor. Ama ne yazık ki bunu yapmak hala çok kolay değil. Kendi açımdan da bu böyle.

Celsede sözü geçen "Magnetic Reversals and Evolutionary Leaps" yani "Manyetik Kutupların Ters Dönmesi ve Evrimsel Sıçrayışlar" diye çevrilebilecek olan kitabın başlığı aslında çok manidar bu anlamda. Ne zaman ki şiddetli/yoğun doğal ve/veya sosyal afetler diyebileceğimiz olaylar patlak veriyor, insanlık işte bu tür zamanlarda evrimsel sıçrayışlar yapabilecek duruma geliyor. Bununla ilgili olarak yakın zamanlardan bildiğimiz çok ibret verici olaylar var.

Örneğin Türkiye'nin yakın döneminde yaşanmış bir Gölcük Depremi örneğini düşünün. Deprem sonrası insanların nasıl canını dişine takarak birbirine yardımcı olmaya, enkaz altında kalanları çıkarmaya, dayanışmaya çalıştığını hatırlayın. İşte ne yazık ki insanlık bir aile olduğunu, birbirimizden başka kimsemiz olmadığını, siyasi, dini, etnik vs ayrımlar yüzünden birbirimize ettiğimiz kötülüklerin ne kadar aptalca olduğunu ancak böyle büyük felaketlerde hatırlıyor.

Görünüşe göre Gölcük Depremine benzer bir süreç çok daha geniş ve derin kapsamlı olarak tüm insanlığı bekliyor. İnsanlık olarak ya geçmişten ders alıp işbirliği ve dayanışma ile bu süreçten "gerçek" bir aile olarak çıkacağız ya da...

bozadi

#7
Dünyada halen egemen olan Global Faşizm hepimiz için büyük bir fırsat bir yönüyle. Hayat faşistleri bize büyük bir nimet olarak vermiş.

Nasıl insanın yarasına çekilen bakteriler, mikroplar insanı yarasını korumaya, iyileştirmeye teşvik ediyor, hayat da faşizme adanan karanlık güçleri bize musallat ederek bilinçteki yaralarımızı, eksiklerimizi, gediklerimizi kapatmak için bir teşvikte bulunuyor. İyiliğin, doğruluğun, güzelliğin değerini, yaşamın olağanüstülüğünü takdir etmek, paylaşmak için. Bunu yapamayacaksak, yaşamaya, varolmaya (henüz veya hiç) ilgimiz yok demektir.

beyrutkapı

#8
emeğin için sonsuz teşekkürler bozadi. celseyi neredeyse soluksuz okudum. yaratılan korku ve kaos ortamından her zamanki gibi birilerinin her anlamda kesesini ve doymak bilmez açlığını doyurmaya çalıştığını görmek, yani aslında kasyopyalıların hep yapmaya çalıştığı şey, kimsenin özgür iradesine dokunmadan farkındalığı arttırmaya çalışmak... dünyada ve ülkemizde her gün o kadar çok şey oluyor ki ve tüm bu olayların ve olanların içinden kimin nerede durduğu, kimin kime hangi niyetle karşı olduğunu yada öyle göründüğünü... kuklaların ipleri o kadar uzun ki, ardındakini görmek zor... deyim yerindeyse at izi it izine karışmış durumda ve dünyayı bu korku sarmalı içinde tutmak, psikopatlıkla zenginleşenler için çok verimli... işte bu noktada kasyopyalılar resmin bütününü görmek için çok açık konuşuyorlar bence...
bu celsede ele alınan suriye meselesi mesela... burada türkiye'nin savaşa bu kadar istekli olmasını nasıl okumalı? geçenlerde hatayda gencecik bir çocuk daha protesto gösterileri sırasında hayatını kaybetti. hepimizin kendi çevresinden  ve sosyal medyadan görebileceği gibi insanlar hızla ve derin bir şekilde kutuplara ayrılıp ötekileştiriyor birbirlerini... iktidara karşı olanlar ile iktidar yanlısı muhafazakar diyebileceğimiz kesim arasında açı gittikçe büyüyor sanki... tüm bu gencecik ölümler ve farklı kesimlerin gösterdiği tepkiler nefreti ve öfkeyi daha çok arttırıyor... giderek böyle bir kısır döngünün içine giriyor sanki ülke... en azından şimdilik baktığım yerden bana öyle görünüyor. eminim bakışımdaki kör noktaları görüp düzeltecek arkadaşlar mutlaka vardır. işte bu noktada ağ çalışması bu yüzden çok önemli.tüm olanları ve ilizyonun içindeki tuzakları daha net görebilmek için, kendi subjektifliğimizden daha objektif bir bakışa evrilebilmek için, başka bakışlara mutlaka ihtiyacımız var...
laura ve ekibiyle olup ülkemize ve olanlara dair soru sormayı çok isterdim. belki bu soruları ve sorunları burada birbirimize sormamız gerekli, cevaplar her zaman olduğu gibi bizde.
hiç kimsenin özgür iradesine müdahale etmeden yada en küçük bir yönlendirmede bulunmadan ulaşabildiğimiz tüm insanları kasyopya celseleriyle tanıştırmayı önemli buluyorum. nasılsa kararı her birey kendisi verecek.
 

Tgur

#9
Çeviri için teşekkürler Bozadi ,

Ve yeni arkadaşlara da hoş geldiniz ,

Yorum getirip konularımız üzerinde farkındalığı arttırma yolunda olan yeni yeni yüzlerle karşılaşmak ferahlık ve mutluluk veriyor,

Yalnız Lynx dostumuzun istekleri üzerinde durmak istiyorum ,

Kotarılmış ve üzerinde yorum yapılmış bilgilerin, özellikle yorumlar üzerine inşa edilmiş olanların gerçek bilgi olarak dünyaya serpilmesi ve bizim onların etkisi altında yanlış inanç kalıplarına kapılmamızı , takip edip ilgilenenler için Kasyopyalılar, deterjanık bir şekilde temizlenmesini sağlama yolunu göstermişlerdir ve sevgili Bozadi dostumuzun da işaret ettiği gibi ağ çalışmasının bu işte en uygun olduğunu belirtmişlerdir.

Ağ çalışmasının ne olduğunu analizlersek ,

Kişilerin sorularını açık ve samimi şekilde ilgili ortama göndermesi (lynx dostumuzun yaptığı gibi)

Kişinin bilgi çalışması şahsi çabasını esirgememesi

Verilen cevaplar veya bilgilerin gerekirse birkaç koldan doğrulanması için ağ veya bulunduğu ortamdan/siteden başka bilgiler ile onaylanması konusunda çaba gösterilmesi

Sitede veya internette bulunan ve "ara" denilen bölümün devreye sokulması gibi basit metotlar

Veya herhangi bir siteye ilgi duyuluyorsa analatılan konuların ilgi derecesine göre tek tek okunması, anlaşılmaya çalışılması ve soruları rahatça ortama gönderilmesi

Ve bütün bu olanların en önemlisi ,
Sonuç üzerinde karar verirken özden gelenle yoğurup olayı ruhsal kapasitede onaylayıp, inanç kalıbı haline getirme..

Ancak, değişimin esas olduğuna da inanmışsak ,
Her türlü kalıba da takılı kalmamak.


bozadi

#10
Alıntı Yapemeğin için sonsuz teşekkürler bozadi. celseyi neredeyse soluksuz okudum. yaratılan korku ve kaos ortamından her zamanki gibi birilerinin her anlamda kesesini ve doymak bilmez açlığını doyurmaya çalıştığını görmek, yani aslında kasyopyalıların hep yapmaya çalıştığı şey, kimsenin özgür iradesine dokunmadan farkındalığı arttırmaya çalışmak... dünyada ve ülkemizde her gün o kadar çok şey oluyor ki ve tüm bu olayların ve olanların içinden kimin nerede durduğu, kimin kime hangi niyetle karşı olduğunu yada öyle göründüğünü... kuklaların ipleri o kadar uzun ki, ardındakini görmek zor... deyim yerindeyse at izi it izine karışmış durumda ve dünyayı bu korku sarmalı içinde tutmak, psikopatlıkla zenginleşenler için çok verimli... işte bu noktada kasyopyalılar resmin bütününü görmek için çok açık konuşuyorlar bence...
Katılıyorum beyrutkapı.

Alıntı Yapbu celsede ele alınan suriye meselesi mesela... burada türkiye'nin savaşa bu kadar istekli olmasını nasıl okumalı?
Sanırım global şeytanlara hizmet aşkına yorulması gerekiyor!

Alıntı Yapgeçenlerde hatayda gencecik bir çocuk daha protesto gösterileri sırasında hayatını kaybetti.
Evet. Çok üzücü. Ahmet Atakan'ın çatıdan düşerek öldüğü söyleniyor ama CHP Hatay Milletvekili Hasan Akgül cesedi hastanede uzun süre incelediğini ve sokakta polis arabalarının geçiş yönüne uygun olarak Ahmet Atakan'ın sol kulak arkasında bir plastik mermi veya biber gazı kapsülünün isabet etmesiyle oluşabilecek bir delinmenin meydana gelmiş olduğunu ve böyle bir mermiyle yaralanarak aşağı düşmüş olmasının çok muhtemel olduğunu söylüyor. Daha önce Hatay'da polis müdahalesiyle hayatını kaybeden Abdullah Cömert, yine daha öncesinde Ethem Sarısülük ve benzer şekillerde yaşamlarını kaybeden ve ağır şekilde yaralanan insanlarımız var. Polisin görev tanımını aşıp böylesine aşağılık biçimlerde gücünü suistimal etmesi, o polislere bu cesareti veren yöneticilerin aşağılıklıyla doğru orantılı elbette. AKP muhalefet partilerinin negatif yönlerini kendi aşağılık faaliyetlerine bir haklılık örtüsü olarak örtmeye çalışıyor ama mızrak çuvala sığmıyor. İşte, bizim bu ortam yoluyla ve başka yollarla dayanışma geliştirerek bu dayanışmayı giderek güçlendirmemiz, hem global düzlemde, hem de yerel bağlamda çevrilen aşağılık karanlık faaliyetlere karşı yapabileceğimiz en iyi şeylerden biri.

Tayyip'in sinsilikte, gerçek niyetini gizlemekte Fethullah kadar profesyonel olmamasını, negatife tapan yüzünü çok daha kolay ortaya koymasını bizler için, hakkın-doğrunun yolundan giderek tüm bu negatifliklere karşı mücadele edecek olanlar için bir şans olarak görüyorum garip şekilde. Örgütlenmemize, dayanışmamıza yardımcı oluyor, çabuklaştırıyor belki de.

Alıntı Yaphepimizin kendi çevresinden ve sosyal medyadan görebileceği gibi insanlar hızla ve derin bir şekilde kutuplara ayrılıp ötekileştiriyor birbirlerini... iktidara karşı olanlar ile iktidar yanlısı muhafazakar diyebileceğimiz kesim arasında açı gittikçe büyüyor sanki... tüm bu gencecik ölümler ve farklı kesimlerin gösterdiği tepkiler nefreti ve öfkeyi daha çok arttırıyor... giderek böyle bir kısır döngünün içine giriyor sanki ülke... en azından şimdilik baktığım yerden bana öyle görünüyor. eminim bakışımdaki kör noktaları görüp düzeltecek arkadaşlar mutlaka vardır. işte bu noktada ağ çalışması bu yüzden çok önemli.tüm olanları ve ilizyonun içindeki tuzakları daha net görebilmek için, kendi subjektifliğimizden daha objektif bir bakışa evrilebilmek için, başka bakışlara mutlaka ihtiyacımız var...
Endişeni anlıyorum. İktidar ile muhalefet arasındaki bu sonu gelmez hır-gür gerçekten de bir kısır döngü teşkil ediyor bana göre. Ben siyasi anlamda iktidarın da muhalefetin de sahte olduğunu (özellikle AKP ve CHP ikilisi), bunların münakaşaların aslında insanları aptallaştırmak ve pasifleştirmekten başka hiçbir şeye hizmet etmediğini düşünüyorum. Çünkü örneğin baş muhalefet olarak CHP kendi içinde gerçek bir tutarlılık, gerçek bir insancıllık, doğruculuk, dürüstlük örneği teşkil etmiyor. AKP ile CHP arasındaki çekişmenin aynısı CHP'nin kendi içindeki kutuplar arasında da mevcut. O şeytani kutupsallığı aşamadıkları sürece CHP'nin halka hizmet etme gibi şansı yok denecek kadar düşük ve kendilerini ve halkı kandırmaktan başka hiçbir şeye hizmet etmeyecekler. CHP hiçbir zaman halkın partisi olmadı ve olacak gibi de görünmüyor bence. Umarım yanılırım. Netice itibariyle insanlık davası hiçbir partinin davası değildir, partiler üstüdür, dinler üstüdür, ideolojiler üstüdür. Bunu anlamak istemeyen veya bunu anlamaya cesaret edemeyenlerle ilerleme kaydetmek çok zor. Partilere, dinlere ve çeşitli ideolojilere mensup insanlar arasında bunu anlayabilen insanların da olduğundan bir şüphem yok. Bir partinin, bir dini inancın, bir ideolojinin mensubu olmak ve o ideoloji adına faaliyette bulunmak otomatik olarak negatif bir anlama gelmiyor elbette. Ama sonuç bellidir. İnsanlık davası tüm bu ideolojilerin üzerindedir. İdeoloji taraftarlığı/fanatikliği iyi bir işaret değildir.

Bu bağlamda ağ çalışmasının önemini vurguluyor olmanı çok değerli buluyorum. Ve diliyorum ki bu ortam üzerinden yürüttüğümüz faaliyetlerimizde giderek daha güçlü, giderek daha etkili biçimlerde dayanışmanın ve bu dayanışmayı giderek büyütmenin, hayatımıza yaymanın yollarını açacağız.

Alıntı Yaplaura ve ekibiyle olup ülkemize ve olanlara dair soru sormayı çok isterdim. belki bu soruları ve sorunları burada birbirimize sormamız gerekli, cevaplar her zaman olduğu gibi bizde.
Aynen öyle kardeşim. Aslında çoğu şeyi zaten biliyoruz, farkındayız, sadece dayanışarak farkındalıklarımızı güçlendirmeye ihtiyacımız var. Farkındalıklar ortak girişimlerle belirli bir yoğunluğa eriştiğinde, gerekli eylemler kendiliğinden sergilenecektir.

bozadi

#11
Alıntı YapÇeviri için teşekkürler Bozadi ,

Ve yeni arkadaşlara da hoş geldiniz ,

Yorum getirip konularımız üzerinde farkındalığı arttırma yolunda olan yeni yeni yüzlerle karşılaşmak ferahlık ve mutluluk veriyor,
Aynen Tgur. Burada yürütülen faaliyete ilgi duyup forumumuza üye olan ve birşeyler paylaşabilen her arkadaşımdan büyük bir mutluluk duyuyorum ben de. İnşallah, ekibimiz giderek büyüyecek, aramızdaki dayanışma giderek somutlaşacaktır.

Lynx kardeşimizin görüşünü paylaşmasından ben de memnun oldum. Eleştirilerine belirli ölçüde katılıyorum ve senin de belirttiğin gibi ağ çalışması yoluyla, yani birbirimizle öncelikle bu ortam üzerinden etkileşimimizi artırma, güçlendirme yoluyla, bu çaba giderek somutlaşacak, yaşamlarımızda çok daha etkili olmaya başlayacaktır inancındayım.

Dostlarımızı paylaşmaya, etkileşmeye devam etmeye teşvik ediyorum.

beyrutkapı

#12
yorumlar için teşekkürler bozadi. tam olarak bahsettiğim şey bu işte. bu kadar açık net ve samimi tartışıp düşünebilmek. farklı bakışların farkındalık için yoğunlaşması eminim ki herkes için çok başka bir çözüm yolu oluşturacaktır.
bu anlamda bozadi'nin de yorumlarından yola çıkarak bize sadece beyaz yada sadece siyah olarak yutturulmaya çalışılan bu mizansenin ne kadar ahmakça sürdürülmeye çalışıldığını bir kez daha tekrarlamak istiyorum. herkes kendi tarafının son derece kutsal ve sorgulamasız doğru olduğunu düşündükçe bu çıkmazdan kurtulmak zor.
teknik anlamda, kohlberg'in oluşturduğu üç aşamalı ve altı evreli ahlak gelişim kuramına göre son aşama olan evrensel ahlak ilkeleri aşamasına gelen bireylerin sayısı çok çok az. ayrıca araştırmalarda ne gariptir ki bu son aşama, yani evrensel ahlak ilkeleri aşaması ölçüt belirlenemediği için tam olarak ifade edilemiyor. yani doğal olarak evrensel insan için literatürümüz bile zayıf...  yeryüzünde son derece pozitif ve temiz başlayan bir sürü hareketin daha sonra hep negatif bir seyir izlediğini görmek şaşırtıcı olmasa gerek. zira tüm ilizyon tam olarak bunun üzerine kurulu; her koşulda saptırma!
mademki bizi koruyacak olan bilgi ve farkındalıktır, o zaman bu anlamda bir sinerji oluşturmak çok önemli. bu aynı zamanda hepimizin öyküsü!
 

Lynx

#13
Ben forumda yeni olabilirim fakat sitenizi uzun zamandır takip ediyorum, nereden rast geldim bilmiyorum ama kasyopya celseleri diğer kanal bilgilerinden çok farklı geliyor bana, çok sevdiğim ra bilgilerine benziyor. İngilizcem yetersiz olduğu için laura yeni celseyi yayınlayınca hemen sizin çevirmenizi bekliyorum sabırsızlıkla, gerçekten emeğinize sağlık ...
Kişisel konular meselesine gelince, şunu demek istiyorum, ben bu fırsatı yakalamış olsam, 6. yoğunluk varlıkları ile temasta olsam çok daha merak ettiğim konular var dediğim gibi ikiz güneş, yaklaşan dalga, geçiş, kometler onlara ağırlık  veririm, gerçi hak vermek lazım biz de olsak kişisel konulara gireiriz herhalde biraz :)
 

Tgur

#14
Müsaadenizle, beyrutkapı dostumuzun dile getirdiği üç aşamalı ve altı evreli "evrensel ahlak sahibi insan" modelinin,ölçüt olmadığından nasıl teşekkül edeceğinin anlaşılamaması üzerine şunları işaret edeyim,

Ölçütün bu konuda olamıyacağı önemli bir gerçek ,zira bahsedilen saptırma ,yani beşer/human/insaniyet bilincinin oluşmasında KH ler, yetmişbeş bin yıllık bir zaman aralığında ileri ve geri giderek oynamalar yapmaktadırlar,

Günümüzde üzerinde olduğumuz zaman ve mekan özelliğinde ,Ortadoğuda olan biten ve nasıl bir batak haline geldiğini izah eden şu örnek ,daha doğrusu bilinçlerde oynama halini şöyle tarif edebiliriz,

Zaman matbaanın icat edildiği zaman ve hilafet altındaki Osmanlı Devleti,

Padişaha ülkeye Matbaa getirelim mi diye soruluyor,(malüm şu andaki internet gibi bilinç ve bilgi açılımı için büyük bir buluş) o, şeyhülislama sorun emrini veriyor,

Ve şeyhülislam hepimizin bildiği  cevabı veriyor ,

"Matbaa gavur icadıdır"

Ve bu cevaplı uygulama, Osmanlıya tahminen üçyüzyıllık bilgilenmede gerilik  getiriyor ..(Malüm ,şimdiki Ortadoğuda olan ülkeler ve hatta kuzey Afrika ülkeleri,Tunus ,Libya ,Fas osmanlı hakimiyetindeydi)

Bahsi geçen ve içinde bizim de bulunduğumuz  Ortadoğunun hali üzerinde olanlar ve küçücük bir cevap diye hatta Şeyhülislamın okuma yazma bilmeyenlerin üzerindeki menfaat ve hakimiyetini zedeliyecek endişesi ile bu fetvayı verdiği şeklindeki yorumlar yapılan olay, muazzam bir geriliğin sergilendiği hal olarak günümüzde kendini gösteriyor ,

İşte size basit bir bilinç sahibi dudaklarından dökülen ve etkisi altında yüz binlerce insanın telef olduğu ve olabileceği bir KH saptırması..

Ortadoğu batağından kurtaran Atatürke rağmen, ülkemizde hala şeyhülislam fetvalarına bakmaya çalışan kişilerin olduğunu da ayrıca acı acı düşünün..