avatar_bigsenfoni

Bedensiz Varlıklar

Başlatan bigsenfoni, 05 Kasım 2016, 23:12:18

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bigsenfoni

Özellikle elementaller olmak üzere güzel bir söylesi,izlemenizi tavsiye ederim.

Bir de Renan hanimin ''ben bilgi vermeye deyil bilinc vermeye geldim'' demesi cok hosuma gitti...yukarisi neyse asagisi o olduguna göre biz eger yükselmek istiyorsak yardim edecegiz...hepsinde bir bilinc var falan filan diyor :-)



DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET  OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.

bona fide

#1
bi keresinde ortaokul çağlarımda annem beni bi akrabamla hocaya gönderdi sözde bursada tatildeyim. bi silah kaybolmuştu karakolda ve bulunmazsa birileri hapse girecekti benim gittiğim hoca değilde konyada askeriyeden bir üst düzeyin iletişim kurduğu derin bir hoca sayesinde silah karakolun bahseinde sabaha karşı ortaya çıktı yani alan kişilere bıraktırıldı. neyse benim gittiğim hocaya gelelim, silah olayını sorduktan ve bazı tarifler aldıktan sonra sonra annem bikbiklemiş sanırım akrabamı hoca bana adımı filan sordu oturuyoruz yengemle iki dizimizin üstünde huzurunda- nasıl etkilemişse sahne aklımdan çıkmadı hiç- adamda oturuyordu tütsü vardı kitap vardı yanında, birden ayağa kalktı -dev gibi gelmişti bana ama gerçekten dev gibiydi-ve hızla dönmeye başladı olduğu yerde kolunun birinin kulağına dayadı diğerini yana uzatarak bilmiyorum ama epey döndü döndü bişeylerde okuyordu sonra durdu bizi öldürecek sandım. gık çıkarmıyorduk. sonra yavaşça oturdu ve bana seni periler çarpmış dedi. ben perileri masalda tinkırbel olarak biliyordum öyle masalımsı yani. nasıl yani neden dedik. dağlarda rahatsız etmişsin dedi. okulum peribacalarının oraya yakındı yatılıydı ve sık sık mağaraları gezerdik ki aklım başımdan gitti gerçek olabilirmi diyerek ki bana bi kağıda bişeyle ryazdı suyla içmem için içtim tabiki. sonra perileri varmı yokmu hala bilmiyorum ama kapadokya turlarımda hiç mağaraya girmedim. ama bi şekilde orada yaşamasamda gittim ve en son iki sene önce oyulmuş kayanın dönüştürüldüğü otel odasında konakladım ve hiç aklıma gelmedi hocanın anlattıkları artı şimdi düşünüyorumda en yakın arkadaşım gecesi 400 tlye kalırken o dönemde biz o şahane yerde neredeyse bedava ağırlandık çok ilgili samimi karşılandık düşündükçe işkilleniyorum dostlar, sanki kalmamızı davet eder gibiydi atmosfer aklımdan geçmedide değil hani burdan ufak bi köy evi alsam filan. şimdi taşları yerine hala oturtamıyorum ama biraz sanki acaba neyse boşvereyim perilen çarptığı ve artık kapadokyaya yerleşen bi kaç insanın hikayesini okumuştum doğrumu yalanmı bilgm yok. gecenin 3ünde bu hikayeyi neden anlattım uykum geeelllmiyorrrrr kendimi oyaladım.
 

bozadi

#2
Paylaştığın için teşekkürler bona fide. İlginç ve eğlenceliydi okumak.

Peri çarpması ile Kapadokya'ya yerleşmenin olası faydası arasındaki ilişkiyi tam anlayamadım. Belki zaten öyle bir ilişkiyi kastetmemişsindir ama kafam karıştı biraz.

bigsenfoni

#3
Perileri gören yada görenlerden duyan varmı acaba?Eğer öyle dağlarda olsalardı ve carpsalardı beni bin kere carparlardı.Kücükken dağdan hic inmezdik cam ağaçlarına salıncaklar kurardık ,saklambaclar oynar, kayalara tırmanırdık ve daha neler neler...Hatta bir seferinde koca bir tuz taşını (kırmızı/kahverengi)cok hoşuma gittiği icin ta eve kadar getirdiğimi hatırlıyorum.yasımda 9-10 falandı galiba...Taşın oralara/ormana nasıl geldigini hala merak ederim.

Peri gibi diyebileceğım tek varlığı yatak odamın baska bir eterik boyutunda pek arkadaş canlısı olmadığı icin daha doğrusu beni rahatsız ettiği icin öldürdüğümü hatırlıyorum.(belkide sadece kendinden gecti yada bayıldı)pek katı olmayan bir eterik boyuttu elastikimsi/sıvımsı bir boyuttu bana birşeyler yapmaya calırken onu yakaladım.Boyu elimden biraz büyüktü sanırı onu yere carptım sonra birdaha aldım.Sıkınca lastik gibi his verdi ve sanki icinde sıvı bir sey vardı su gibi....Bunları eterik bedenimle yaptım.Ertesi yada daha sonraki günlerde cok parlak kırmızi,pembemsi ucan bir seyle yine geldiler.Ucan seyi farkedince ben yine izlemeye basladım.Yatakta uzanıyordum isik ayagimin oldugu yerde durdu ve cisimden ayni kücük peri diyelim varliklar indi ve bazıları sagima ve bazıları soluma gecti.Ben ne istiyorsunuz (telepaik olarak) diye sorduğumda ayağıni iyilestirecegiz dediler.Ve gercektende pozitif frekanstaydılar yoksa ben onlara bu soruyu bile sormadan yapacağımı yapardım.(Öteki negatif frekanstaydı ve cezası ağır oldu)O zamanları diz kapaginin altarafındaki kemigi kırmıstım.Üst topuzu tutan kemik'menisküsün alttarafı'belkide birdaha dans edemiyeceğim diye cok üzülüyordum'cünki yürürken dizim bosalıyordu.O günden sonra hızla iyilesmeye basladı ve sonra iyilesti.İşte böyle birsey....

Peki ilk gelen neyin nesiydi?Niye saldırgandı?Ve sonra neden bana yardım ettiler?Bu sorulara belkide hic doğru yanit bulamıyacagım' su anda tek bildiğim dualitenin diger boyutlarda da olduğu yani hangi boyut yada hangi varlık türü olursa olsun iyiside var kötüsüde!
DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET  OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.

bona fide

#4
merhaba bozadi, perilerin çarpması hocanın tabiriydi bunun benim için kötü olmuş gibi anlatıp kağıda yazdığı dua ayet neyse işte onları içince iyi olacağımı söyledi neyim vardı onuda bilmiyorum gerçekten. neden sordu neden yazdı.
perilerin etkilediği diyeyim insanların öyküsünde güya avustralyalı ingiliz ve bi kaç farklı ülkeden insanın sözde kapadokyaya geldikten sonra büyüleniş gibi oradan ayrılamadıkları gitmek isteseler dahi bi şekilde oraya çekildikleri filan anlatılıyordu mutsuz değiller orayı çok seviyorlar yerleşmişler ve bunlar periler tarafından büyülenmiş. anlatılanların yalancısıyım. benimde oraya gitmelerim belki tesadüf diyeceğim ama hiç akılda yokken plansız bi şekilde oraya çok uzak bir şehirde yaşarken gitmeyi en son düşüneceğim yere 3-5 yıl arayla gidiyor olmam. isteyerek değil yani ki sorsalar hayır derim ani bir şekilde gelişen olaylar yüzünden gittim hep ve okula ilk başladığım bir ay boyunca rüyalarımda hep dağları görüyordum. dağlarıda malum tek bir ağaç yoktur kıraç çorak bozkır bi keresinde boludan arkadaşım gelmişti hayatında hiç çıplak dağ görmemiş ha bire fotoğrafını çekmişti çok garipsemiştim ))

bigsenfoni seni okurken beynim eror veriyor eterik bedenliyken eterik bedenli perimsi bişeyi öldürmek sonra diğerlerinin tedavi etmesi, kendi fiziksel boyutumda yaşamayı beceremiyorken senin boyutlar arası hayatın, nutkum tutuluyor.
 

bigsenfoni

#5
Sonsuz boyutlar var,ve hersey odaklanmaya bakar.Bunun dışında insanların coğunun televizyonlar sayesinde başka bir boyutta (bana göre) yasadıklarını hatırlatmak isterim!İnançları ve doğruları o boyutu olusturanlar tarafından kontrol altindalar.Ve de psisik/ruhsal enerjileri özellikle ilizyon yaratmaktan dolayi bosa harcaniyor...bence :)
DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET  OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.

Aoibheann

#6
Elementaller konusu cok ilgimi cekti. Tesekkurler paylastigin icin.Franz Bardon'i incelemeye aldim bu konuda. Cok mu etkilendim nedir gece bir tanesi ruyama girdi. Butun ruya boyunca istediklerimi yapti. :D varligini ispat etmek icin kapilari carptirtip durdum.
"Kim olduğunu keşfetmek için önce mükemmelliği keşfetmek gerekir."

-Farabi

astro

#7
Yaklaşık 8 9 yıl önce ve o zamanlar hayalet cin vs. seylere hiç inanmıyorken (belkide inanmamayı tercih ediyordum korkarım diye) gece saatlerinde odamın ortasında parlayan bembeyaz, bir sekilde iyi olduğunu hissettiğim bir varlık gördüm. Normalde böyle bir durumda korkudan bayılırdım heralde fakat o an kalbinin atışı dahi hızlanmadı. O bana bakıyor bende ona bakıyordum. Yüzünü seçemiyordum çünkü çok parlaktı. İnsan formuna benziyordu ama kolları bacakları sanki akışkan formda havada süzülüyor gibiydi. Dümdüz duruyordu öylece. Birsüre bakıştıktan sonra ona birseyler sormak yerine aptal gibi üstüne ışık tutmaya çalıştım :) tabiki telefonumun feneri çalışmıyordu. Her zaman çalışan fener bir türlü açılmadı. Sonra o anın şokuyla yan odaya doğru geçip görüşünden çıktım. O anda fenerim çalıştı. Geri dönüp ışık tutunca ise çoktan gitmişti. Ampul patlak olduğundan direkt ışıkları açmayı deneyemedim.

Acaba forumda bu tarz bir varlıkla karşılaşan var mıdır çok merak ediyorum. O günden sonra ben neye inanıp neye inanmayacağımı şaşırmıştım doğrusu :) hep de merak ettim acaba neydi o varlık kaçıncı boyuttandı diye. Ama bir şekilde iyi olduğunu hissettim çünkü korkmama izin vermedi.
 

Aoibheann

#8
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen astro

Yaklaşık 8 9 yıl önce ve o zamanlar hayalet cin vs. seylere hiç inanmıyorken (belkide inanmamayı tercih ediyordum korkarım diye) gece saatlerinde odamın ortasında parlayan bembeyaz, bir sekilde iyi olduğunu hissettiğim bir varlık gördüm. Normalde böyle bir durumda korkudan bayılırdım heralde fakat o an kalbinin atışı dahi hızlanmadı. O bana bakıyor bende ona bakıyordum. Yüzünü seçemiyordum çünkü çok parlaktı. İnsan formuna benziyordu ama kolları bacakları sanki akışkan formda havada süzülüyor gibiydi. Dümdüz duruyordu öylece. Birsüre bakıştıktan sonra ona birseyler sormak yerine aptal gibi üstüne ışık tutmaya çalıştım :) tabiki telefonumun feneri çalışmıyordu. Her zaman çalışan fener bir türlü açılmadı. Sonra o anın şokuyla yan odaya doğru geçip görüşünden çıktım. O anda fenerim çalıştı. Geri dönüp ışık tutunca ise çoktan gitmişti. Ampul patlak olduğundan direkt ışıkları açmayı deneyemedim.

Acaba forumda bu tarz bir varlıkla karşılaşan var mıdır çok merak ediyorum. O günden sonra ben neye inanıp neye inanmayacağımı şaşırmıştım doğrusu :) hep de merak ettim acaba neydi o varlık kaçıncı boyuttandı diye. Ama bir şekilde iyi olduğunu hissettim çünkü korkmama izin vermedi.


İnsan ruhlarının o tarz saf bir enerji formuna sahip olduğunu okumuştum ama karşılaştığın varlık öyle bir şey mi emin olamadım.
"Kim olduğunu keşfetmek için önce mükemmelliği keşfetmek gerekir."

-Farabi

bozadi

#9
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen astro

Yaklaşık 8 9 yıl önce ve o zamanlar hayalet cin vs. seylere hiç inanmıyorken (belkide inanmamayı tercih ediyordum korkarım diye) gece saatlerinde odamın ortasında parlayan bembeyaz, bir sekilde iyi olduğunu hissettiğim bir varlık gördüm. Normalde böyle bir durumda korkudan bayılırdım heralde fakat o an kalbinin atışı dahi hızlanmadı. O bana bakıyor bende ona bakıyordum. Yüzünü seçemiyordum çünkü çok parlaktı. İnsan formuna benziyordu ama kolları bacakları sanki akışkan formda havada süzülüyor gibiydi. Dümdüz duruyordu öylece. Birsüre bakıştıktan sonra ona birseyler sormak yerine aptal gibi üstüne ışık tutmaya çalıştım :) tabiki telefonumun feneri çalışmıyordu. Her zaman çalışan fener bir türlü açılmadı. Sonra o anın şokuyla yan odaya doğru geçip görüşünden çıktım. O anda fenerim çalıştı. Geri dönüp ışık tutunca ise çoktan gitmişti. Ampul patlak olduğundan direkt ışıkları açmayı deneyemedim.

Acaba forumda bu tarz bir varlıkla karşılaşan var mıdır çok merak ediyorum. O günden sonra ben neye inanıp neye inanmayacağımı şaşırmıştım doğrusu :) hep de merak ettim acaba neydi o varlık kaçıncı boyuttandı diye. Ama bir şekilde iyi olduğunu hissettim çünkü korkmama izin vermedi.
Böyle bir varlıkla karşılaştığımı hatırlamıyorum astro ama gördüğünün 5 veya 6BH varlığı olduğu izlenimini edindim.

ogenezis

#10
Alıntı yapılan: astro - 28 Haziran 2020, 16:15:03 Yaklaşık 8 9 yıl önce ve o zamanlar hayalet cin vs. seylere hiç inanmıyorken (belkide inanmamayı tercih ediyordum korkarım diye) gece saatlerinde odamın ortasında parlayan bembeyaz, bir sekilde iyi olduğunu hissettiğim bir varlık gördüm. Normalde böyle bir durumda korkudan bayılırdım heralde fakat o an kalbinin atışı dahi hızlanmadı. O bana bakıyor bende ona bakıyordum. Yüzünü seçemiyordum çünkü çok parlaktı. İnsan formuna benziyordu ama kolları bacakları sanki akışkan formda havada süzülüyor gibiydi. Dümdüz duruyordu öylece. Birsüre bakıştıktan sonra ona birseyler sormak yerine aptal gibi üstüne ışık tutmaya çalıştım :) tabiki telefonumun feneri çalışmıyordu. Her zaman çalışan fener bir türlü açılmadı. Sonra o anın şokuyla yan odaya doğru geçip görüşünden çıktım. O anda fenerim çalıştı. Geri dönüp ışık tutunca ise çoktan gitmişti. Ampul patlak olduğundan direkt ışıkları açmayı deneyemedim.

Acaba forumda bu tarz bir varlıkla karşılaşan var mıdır çok merak ediyorum. O günden sonra ben neye inanıp neye inanmayacağımı şaşırmıştım doğrusu :) hep de merak ettim acaba neydi o varlık kaçıncı boyuttandı diye. Ama bir şekilde iyi olduğunu hissettim çünkü korkmama izin vermedi.


Benim gördüklerim hep yürüyen cinstendi.genelde simsiyahlar..insan vucutluydular..ilk defa geçen gece gelen maymun gibi koşarak gitti..
Astro .kolları ve bacak kısmı akiskandi dediğine göre uçan bir varliktir.yuzunu zor seciyordum ama insanimsiydi dediğine göre de mutlaka konuşmaya gelmiştir seninle..iyi yada kötü diyemem ama ..kötü birşey hissetmedim..o an insan ne yapacağını şaşırıyor işte ne yazikki..:( keşke neden geldiğini sorsaydin..
Biz farkında olmuyoruz..bilincimiz yada hissettiğimiz bir duygumuz onları oraya kadar getiriyor..bence..
Yapışkan varlık değil gibime geldi.yapiskanlar beklemiyorlar hemen saldiriyorlar..kim önce davranirsa.:)) Bidaha yanıma geldiklerinde ben onlara saldiracagim.bakalim ne yapacaklar:))
.bozadinin dediği gibi 5 yada 6 .Ci boyut bir varliktir..
 

astro

#11
Çok teşekkürler bilgilendirdiğiniz için. Aslında konuşmaya kalksam cevap verecek gibi bakıyordu ama işte ziyan ettim o güzelim anı çok sonradan farkına vardım. Kesinlikle uçuyor gibiydi. Saldırmaya kalksa saldırıya çok açık haldeydim ama sadece bakıştık ve o sanki bana korkma der gibiydi. Ogenezis bahsettiğin gibi simsiyah bişe karşımda dursa o an bayılırım heralde. Çok şükür ki öyle bir varlık hiç görmedim :D

Birde merak ettiğim bir konu var fakat sanırım konu başlığı burası olmayabilir ama yine de sorayım. 4. veya 6. boyuta biraz aşinayım fakat 5. boyut hakkında hiç bir fikrim yok. 5. ile ilgili bilgileri edinebileceğim bir kaynak önerir misiniz rica edersem? Celselerde 5. nin ara boyut olduğu ile ilgili birşeyler söylüyordu K'lar sanırsam. Hiç o boyutun varlıkları olduğunu düşünmemiştim bu yüzden. Orada ne tarz varlıklar var?
 

ogenezis

#12
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen astro

Çok teşekkürler bilgilendirdiğiniz için. Aslında konuşmaya kalksam cevap verecek gibi bakıyordu ama işte ziyan ettim o güzelim anı çok sonradan farkına vardım. Kesinlikle uçuyor gibiydi. Saldırmaya kalksa saldırıya çok açık haldeydim ama sadece bakıştık ve o sanki bana korkma der gibiydi. Ogenezis bahsettiğin gibi simsiyah bişe karşımda dursa o an bayılırım heralde. Çok şükür ki öyle bir varlık hiç görmedim :D

Birde merak ettiğim bir konu var fakat sanırım konu başlığı burası olmayabilir ama yine de sorayım. 4. veya 6. boyuta biraz aşinayım fakat 5. boyut hakkında hiç bir fikrim yok. 5. ile ilgili bilgileri edinebileceğim bir kaynak önerir misiniz rica edersem? Celselerde 5. nin ara boyut olduğu ile ilgili birşeyler söylüyordu K'lar sanırsam. Hiç o boyutun varlıkları olduğunu düşünmemiştim bu yüzden. Orada ne tarz varlıklar var?

Ben boyutlarla ilgili sormuştum bir rüyamda..bizler 3.cu boyuttayiz dunyalilar olarak şuan...bana 4 .cu boyuta zihinsel olarak geçeceğimiz söylendi..beyin uyumu ve kalp uyumu olarak.bedenlerimiz ölecek denmedi ama bilemiyorum ..yalnız 5 .ci boyut enerjilerden oluşuyor orada beden yok.enerji seklindeyiz..oraya ölenler..komadakiler..(beyin ölümü gerçekleşmemiş kişilerin ruhları yani enerji bedenleri .)..bazan sıkışıp kalıyorlar yillarca..iyiler kötüler.yapiskanlar..hersey var..karanlık..arayol diye biliyorum.arafat gibi..geçiş yolu..bazan astral seyahat yapanlar buraya gelebiliyor..hemen kaçmaları lazım bence buradan..
Bide şizofrenler var..başka bir boyutta değiller dünyada 3 .cu boyuttalar yoğun suçluluk duygusuyla bir sebepten yıllarca hapis hayatı yaşayorlar..o suçluluk duygusunun pismanligindayken derin kuyulara karanlıklara dusuyorlar.tam oradayken kandiriliyorlar.ve müebbet hapis hayatı basliyor...yapışkan kötü enerjilerin halisanasyonlarina maruz kalıyorlar..Ruh diye bişey kalmıyor..lime lime parcaliyorlar....sonra onarılıyor .tekrar parça parça ediliyor...Ben bir kitap okumuştum.."Bir şizofrenin günlüğü " diye.gunlerce kendime gelemedim..onların acısını kalbimin derinliklerinde hissettim...Franz kafkanin " dava " kitabı var..kitabın kahramanı şizofren mesala..bence...günlerce olmayan bir davaya girip duruyor..
 

bozadi

#13
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen astro

Çok teşekkürler bilgilendirdiğiniz için. Aslında konuşmaya kalksam cevap verecek gibi bakıyordu ama işte ziyan ettim o güzelim anı çok sonradan farkına vardım. Kesinlikle uçuyor gibiydi. Saldırmaya kalksa saldırıya çok açık haldeydim ama sadece bakıştık ve o sanki bana korkma der gibiydi. Ogenezis bahsettiğin gibi simsiyah bişe karşımda dursa o an bayılırım heralde. Çok şükür ki öyle bir varlık hiç görmedim :D

Birde merak ettiğim bir konu var fakat sanırım konu başlığı burası olmayabilir ama yine de sorayım. 4. veya 6. boyuta biraz aşinayım fakat 5. boyut hakkında hiç bir fikrim yok. 5. ile ilgili bilgileri edinebileceğim bir kaynak önerir misiniz rica edersem? Celselerde 5. nin ara boyut olduğu ile ilgili birşeyler söylüyordu K'lar sanırsam. Hiç o boyutun varlıkları olduğunu düşünmemiştim bu yüzden. Orada ne tarz varlıklar var?


Evet, K'ların verdiği bilgiye göre 5. yoğunluğun biraz değişik bir işlevi var: 1'den 4'e kadarki yoğunluklarda reenkarnasyon döngüsü var ve bu döngüdeki ruhlar enkarnasyonları arasında "dinlenme ve değerlendirme merkezi" olan 5. yoğunluğa gidiyorlar. Bu anlamda 5. yoğunluk "Ruhların Yuvası" olarak tanımlanıyor. Burada çok sayıda 5BH rehber/öğretmen ruh, öğrenci ruhlara yardımcı olmak için hazır bulunuyor. 6BH ruhlar da bu rehberlik sürecine yardımcı olmak için buraya sıkça ziyarette bulunuyor anladığım kadarıyla.

5. yoğunluğun bu dinlenme/değerlendirme özelliği hem BH hem KH eğilimli ruhlar için geçerli ama 3Y'deki yoğun KH eğilimli varlıkların ve özellikle 4. yoğunluk KH varlıklarının dinlenme/değerlendirme deneyimleri nasıl oluyor bunu çok iyi anlayamadım.

Psikoterapist Michael Newton, danışanlarını tedavi amaçlı olarak hipnozla zamanda geriye döndürürken tesadüf eseri doğumdan önce içinde bulunulan boyuta da gidebildiklerini, ora hakkında bilgi verebildiklerini fark edince, öbür dünya hakkında sorular üzerinde yoğunlaşıyor ve hipnoz altında çok sayıda danışanına orası hakkında sorduğu sorulara aldığı cevapları Ruhların Yolculuğu ve Ruhların Kaderi adlı kitaplarında paylaşıyor. Forumumuzun ilgili bölümlerinde bu kitaplarla ilgili bilgi bulabilirsin. "Öbür dünya" (K'ların deyişiyle 5. yoğunluk) hakkında elimizdeki en değerli kaynak olduğu söylenebilir bunların. Aynı konu hakkında başka bazı kitaplar da var ama bunlardan daha zengin içeriklisine rastlamadım şimdiye kadar.

Ra ve Kasyopya bilgilerinde 5. yoğunluk hakkında çeşitli bilgiler bulunabilir.

4. yoğunluğu tamamlayan ruhlar 5. yoğunluk seviyesinin doğal mensubu haline geliyorlar ve 4'te olduğu gibi 5'te de hem BH hem KH varlıkları mevcut ve burada da derslerine, öğrenişlerine devam edip 6. yoğunluğa doğru ilerliyorlar. Ama 5KH varlıklarının dinlenme/değerlendirme döngüsünde bulunan 1'den 4'e kadarki seviyelerin ruhlarına müdahale etmelerine izin verilmiyor anladığım kadarıyla.

bozadi

#14
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen ogenezis

Ben boyutlarla ilgili sormuştum bir rüyamda..bizler 3.cu boyuttayiz dunyalilar olarak şuan...bana 4 .cu boyuta zihinsel olarak geçeceğimiz söylendi..beyin uyumu ve kalp uyumu olarak.bedenlerimiz ölecek denmedi ama bilemiyorum ..yalnız 5 .ci boyut enerjilerden oluşuyor orada beden yok.enerji seklindeyiz..oraya ölenler..komadakiler..(beyin ölümü gerçekleşmemiş kişilerin ruhları yani enerji bedenleri .)..bazan sıkışıp kalıyorlar yillarca..iyiler kötüler.yapiskanlar..hersey var..karanlık..arayol diye biliyorum.arafat gibi..geçiş yolu..bazan astral seyahat yapanlar buraya gelebiliyor..hemen kaçmaları lazım bence buradan..
Bide şizofrenler var..başka bir boyutta değiller dünyada 3 .cu boyuttalar yoğun suçluluk duygusuyla bir sebepten yıllarca hapis hayatı yaşayorlar..o suçluluk duygusunun pismanligindayken derin kuyulara karanlıklara dusuyorlar.tam oradayken kandiriliyorlar.ve müebbet hapis hayatı basliyor...yapışkan kötü enerjilerin halisanasyonlarina maruz kalıyorlar..Ruh diye bişey kalmıyor..lime lime parcaliyorlar....sonra onarılıyor .tekrar parça parça ediliyor...Ben bir kitap okumuştum.."Bir şizofrenin günlüğü " diye.gunlerce kendime gelemedim..onların acısını kalbimin derinliklerinde hissettim...Franz kafkanin " dava " kitabı var..kitabın kahramanı şizofren mesala..bence...günlerce olmayan bir davaya girip duruyor..
Etkileşimde bulunduğun başka boyutlardan veya yoğunluklardan olan varlıklara sorular sorup cevaplar alabilmen çok değerli bence ogenezis. Tabi aldığın cevapların Ra ve Kasyopya bilgileriyle uyumlu ve uyumsuz çeşitli yönleri olabilir, bunları değerlendirmek bilgilerimizi artırmamıza yardımcı olabilir.

K'ların dediğine göre ilk 3 yoğunluk fiziksel, 4. yoğunluk yarı fiziksel yarı eterik (veya ruhsal), sonraki 3 yoğunluk ise tamamen eterik yoğunluklar. Fiziksellik içeren yoğunluklarda reenkarnasyon döngüsü var, sonrakilerde yok. Ra 4y'nin (4. yoğunluğun) Sevgi Yoğunluğu (veya İdrak/Anlayış Yoğunluğu), 5y'nin Bilgelik/Işık Yoğunluğu, 6Y'nin dengelenmiş Sevgi/Işık Yoğunluğu olduğunu söylüyor. K'ların verdiği bilgiler de Ra'nın anlatımlarıyla uyumlu görünüyor. Her iki kaynağa göre 7Y Birlik (Birle/Herşeyle Birleşme) Yoğunluğu.

Ra'ya göre her yoğunluk seviyesi kendi içinde ayrıca 7 alt seviyeye ayrılıyor, hatta her alt seviye de kendi içinde sonsuza kadar 7 alt-alt... evrimsel seviyelere ayrılmaya devam ediyor. 3Y'nin 7. alt yoğunluğuna ulaştığın zaman, 4Y'nin eşiğine, yani 4Y'nin 1. alt yoğunluğuna neredeyse varmış (mezuniyetin eşiğine gelmiş) oluyorsun. Ra bu anlamda bazen "8. yoğunluk" tabiri kullanıyor. Yani örneğin 3Y'nin 7. alt yoğunluğundayken, 4Y'nin 1. alt yoğunluğu bir bakıma 3Y'nin 8. alt yoğunluğu olarak da tanımlanabilir. Bu anlamda herhangi bir ana yoğunluk seviyesinin 8. alt yoğunluğu, bir sonraki Ana Yoğunluğun 1. alt boyutu (yani oraya "geçiş") olarak kabul edilebilir. Ra bilgilerinde bazen 8. yoğunluk diye ayrı veya bağımsız bir Ana Yoğunluk varmış gibi bir algı oluşabiliyor ama bizzat Ra'nın verdiği diğer bilgiler, öyle birşey olmadığını, 7 Ana Yoğunluk seviyesi olduğunu gösteriyor ve K'lar da bu konuda kafa karışıklığı olmaması için bu hususu vurguladılar ("8. yoğunluk" diye bir yoğunluk seviyesi yok).

Elbette başka bilgi kaynakları varoluşu 7 değil de daha az veya çok daha fazla evrimsel seviyeye bölerek de ifade ediyor olabilir. Örneğin kimi kaynaklar 9 seviyeli bir varoluş tanımlaması yapıyor, kimileri daha fazla.

Ben şahsen Ra ve K bilgilerinden daha sağlam bir bilgi kaynağı göremediğim için 7 yoğunluk seviyesini gayet ikna edici buluyorum. Doğada 7'nin doğal bir tamamlanma sayısı olduğuna dair bazı işaretler var: Gökkuşağının 7 rengi, 7 nota, 7 çakra vs. Tabi bunların her biri bir "yoğunluk seviyesiyle" ilişkili.