Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

Çanakkale'deki Orman Yangını Göktaşı Kaynaklı (13 Ağustos)

Başlatan bozadi, 18 Ağustos 2013, 18:04:14

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

3 hafta kadar önce yoğunlaşan orman yangınlarıyla ilgili olarak "Türkiye Yanıyor" başlığı altında yayınladığımız haberlerin sonunda yorum olarak bu orman yangını olaylarından en azından bir veya birkaç tanesinin, Kasyopyalıların son celsesinde değindikleri gibi meteorlar ve yine meteorlarla da bağlantılı elektriksel fenomenlerden kaynaklandığı görüşümü paylaşmıştım. Az önce internette konuyla ilgili araştırmalar yaparken 5 gün önce yayınlanmış bir haber dikkatimi çekti. Haber, Çanakkale'de meydana gelen orman yangınının bir göktaşından kaynaklandığı yönünde bilgiler içeriyordu. İşte o haber:

bozadi

13.08.2013

Bilimadamları orman yakan göktaşını aradı


ÇANAKKALE'de, görgü tanıklarının "Önce gökyüzünde patlama sesi duyuldu, ardından alev topunun düştüğü ormanda yangın başladı" ifadeleri üzerine harekete geçen uzay bilimciler, yanan alanda göktaşı aramaya başladı. Yüzeyi tamamen yanık olarak bulunan bir taş ise heyecan yarattı[/b]




Çanakkale, merkez'e bağlı Taşlıtarla Köyü'nün yakınında geçen pazar günü saat 11.00'de orman yangını çıktı. Yangın, havadan 2 amfibi uçak ve 2 de helikopterle müdahale edilerek söndürüldü. Ancak yangının çıkış nedeniyle ilgili iddialar kentte günün konusu oldu. Köyde yaşayan 57 yaşındaki Feriha Kocabıçak, olay sırasında ağıldaki hayvanlara yem vermek için bahçede bulunduğunu, gökyüzünde önce bir patlama sesi duyduğunu, ardından da doğu yönünden gelen bir alev topunun düştüğünü gördüğünü ileri sürdü. Kocabıçak'ın ifadeleri jandarma tutanaklarına da geçti.

Olayı duyan bilim adamları da, görgü tanıklarının ifadeleri doğrultusunda yanan ormanlık alanda göktaşı aramaya başladı. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi öğretim üyesi ve Ulupınar Gözlemevi Müdürü Prof.Dr. Osman Demircan ile İstanbul Maltepe Üniversitesi öğretim üyesi Prof.Dr. Mehmet Emin Özel, yanan alanı gezerek göktaşı aradı. Aramalar sırasında tüm yüzeyi yanmış bir taş ise heyecan yarattı. Ancak taşın mermer oluşu, bilim adamlarının kafasını karıştırdı. Ulupınar Gözlemevi Müdürü Prof. Dr. Osman Demircan, daha önce hiç mermer göktaşına rastlamadığını söyledi. Ancak, laboratuvarlarda yapılacak analizler sonucunda buldukları paçanın göktaşı çıkması halinde farklı bir buluşun gerçekleşeceğini belirtti.

GÖKTAŞI İHTİMALİNİ DESTEKLİYOR

Meteorların düşmeden önce 1500 santigrat sıcaklığa ulaştıklarını belirten astrofizik uzmanı Prof.Dr. Osman Demircan, "Bulduğumuz tüm yüzeyi yanık olan bu mermer görünümlü taşla ilgili laboratuvarlarda analizler yapılacak. Mesela bir mermer taşı hangi sıcaklığa bırakırsak bu hale gelir, ona bakacağız. Kompozisyonunu analiz edeceğiz. İçindeki kimyasal oranlarını belirleyeceğiz. Bu da bize yerde olan taşlar ile göktaşlarının kompozisyonu hemen ayıracak. Göktaşı olup olmadığını anlayacağız. Bulduğumuz parçanın tüm yüzeyi yanıktı. Normalde toprağa değen kısmının yanık olmaması gerekiyor. Her yanının yanık oluşu göktaşı olasılığını destekliyor. Bu arada son 15 gündür de gece gündüz meteor yağmuru devam etmesi bu ihtilali güçlendiriyor. Ama göktaşı düştüğü yerde bir çukur açar. Ancak, böyle bir emare bulamadık. Belki de yangını söndürmek için uçaklardan atılan tazyikli sular açılan çukuru kapatmış olabilir. Tabi bir başka ihtimal daha var. Eğer blok halinde düştüyse göktaşı yüzde yüz demir içeriklidir. Bu yüzden de toprağın içine girmiştir ve göremezsiniz. Ancak metal detektörüyle tespit edilebilir. Bu yüzden bölgede arama çalışmalarını metal detektörüyle sürdürmeyi düşünüyoruz" dedi.

YENİ BİR TARİH BULABİLİRİZ

Astrofizik uzmanı Prof. Dr. Mehmet Emin Özel ise meteorun peşine düşmelerinin sebebini açıkladı. Göktaşlarının çok önemli olduğunu söyleyen Prof.Dr. Özel, "Meteorlar güneşten ve dünyadan da eski taşlar. O nedenle bunların geçirdiği kimyasal süreçleri anlamak çok önemli. Yani nasıl oldu da dünya gibi bir gezegen ortaya çıktı. Fakat bazıları hala gezegen olmamış dolaşıyor uzayda. Ara sıra çarpıp dünyaya geliyor. Yaşlarını tayin edebildiğimiz için dünyanın ve güneş sisteminin yaşını bulmanın en kolay yolu. Biliyoruz artık ama tekrar tekrar teyit edeceğiz. Belki yeni bir tarih daha bulacağız. İşte bu yüzden göktaşları önemli. Burada bulduğumuz parçanın göktaşı olma ihtimali var" diye konuştu.

METEORLARIN NEDEN OLDUĞU YANGINLAR TESPİT EDİLECEK

Prof. Dr. Özel, Orman Genel Müdürlüğü ile hazırladıkları 'Türkiye Meteor Takip Projesi'nin TÜBİTAK tarafından bir ay önce kabul edilerek desteklendiğini söyledi. Prof.Dr. Özel, "Meteorlar gerçekten orman yangınları çıkarabiliyor. Projenin amacı geniş birkaç alana kamera koyup, çektikleri resimlerden bunun yerini bulmak. Meteordan dolayı bir yangın çıktığı haberini söylenti de olsa alınca hemen koşup geldik. Bunları inceleyeceğiz. Belki meteor yangını belki değil. Umudumuz bu projenin sonunda meteorların düştüğü yeri bulmak ve analiz etmek. Meteorlar fakir ülkelerin uzay aracı gibi. Uzaya gitmişiz toplamışız getirmişiz gibi. Bu kendiliğinden geliyor. Bunları incelemek çok önemli. Şu an Türkiye'nin yüzde 10'nu kapsıyor bu proje. Ama daha sonra tüm Türkiye'yi takip edebileceğimiz bir projeyi hayata geçireceğiz" dedi.

Kaynak: milliyet.com.tr

bozadi

Dikkat edilirse, görgü tanığı önce bir patlama sesi duyulduğunu söylüyor. Sakarya ve Hatay'da meydana gelen ve sebep olarak F16 savaş uçaklarının gösterildiği ama konunun birinci dereceden muhatabı olan TSK'nın çıkıp herhangi bir açıklama yapmadığı "gizemli patlamalar"ı hatırlayın. Her iki olayda da binlerce insan korku içinde kalmış, sokaklara dökülmüş, pek çok evin camları kırılmıştı. Böyle bir durumun müsebbibi gerçekten TSK'ya ait savaş uçakları olsaydı, TSK konuyla ilgili bir açıklama yapardı, özür dilerdi vs. ama öyle birşey olmadı. Sadece birileri çıkıp TSK adına açıklama yaparak olayın üstünü örtmeye çalıştı. Meydana gelen olaylar, göktaşı tehdidini giderek daha fazla önplana çıkarıyor.

3600 yıllık bir döngüsü olduğu ifade edilen bu fenomenin en şiddetli haline gelmeden önce fark edilip gerekli tedbirlerin alınması, bunun insanlığın birleşerek kendini korumaya yönelik bir katalizör olarak kullanması çok önemli. Eğer bu farkındalığın oluşması çok gecikirse, insanlık bu süreçten güçlenerek çıkmak yerine iyice korku ve dehşet içinde kalarak karanlık güçlerin çok daha fazla etkisi altına girebilir.