Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

Android insanların köleleştrilmesi

Başlatan ogeday, 03 Haziran 2018, 22:59:32

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

ogeday

https://www.youtube.com/watch?time_continue=22&v=scry4y-dBLg

Bizi robotlardan ayıran şey duygularımızdır lafını duyunca K ların bütün duygular kimyasaldır lafını hatırladım.Anlaşılan Barış beyin öğrenmesi gereken çok şeyi var.Bu android insanlar bana Atlantiste bahsedilen yarı insan yarı hayvan köleleri hatırlattı.Onlar biolojide çok ilerilermiş biz ise teknolojide.İzlediğim bir KGB belgeselinde öldürülen köpeğin tekrar diriltilebildiğini görmüştüm.Belki genç yaşta ölen insanlar beyine takılan cihazlarla bu oyundaki gibi canlandırılabilir.Hatta genetik kopyalama ile sadece organ üreterek kaza geçirmiş yada hasta insanlara kol , karaciğer naklide mümkün olabilir.bunlarda konuşuluyor
 

fidelista

#1
Bütün duygular kimyasal olamaz zevk kimyasal neşe ruhsal hatırlıyorum.Sevgiyi bir duygu olarak hissettiğinizde bu kimyasal olabilirmi ?

Astre

#2
@fidelista, kişisel görüşüm duygu ve hislerin farklı olduğu yönünde. K'ların duygular kimyasaldır referansını anımsayamadım. "bütün duygular kimyasaldır" lafı bence organik portallar için geçerli. İlgili paragrafın bulunduğu celse tarihini aktarırsanız forumca incelemek faydalı olacaktır.
 

bozadi

#3
Celselerde "duygular" sözcüğünü aratarak tespit ettiğim bazı kısımlar:

Alıntı Yap
S: (L) Sandra'yla küçük bir sohbet yaptık ve bunun için size teşekkür ediyoruz. Şimdi, burada pek çok farklı şeyi tartışıyorduk ve temel konu da duyguların meydana getirdiği tuzak hakkındaydı. Bu tuzağın bize dış güçler tarafından mı kurulduğunu öğrenmek istiyorum.

C: Kurulan şey bir formül.

S: (L) Peki formül nedir?

C: Kurulu bir set; bir labirent gibi.

S: (L) Tamam. Bu duygusal kontrol labirentinden çıkmanın en etkili yolu nedir?

C: Düşün.

S: (L) Bir kişi kendini duygusal bir tuzaktan çıkarma ve acısını hafifletme sürecindeyken yapılabilecek herhangi birşey var mı?

C: Hafifletmeye gerek yok.

S: (L) Sanırım bunu bir kez yaptığında, bir kez aştığında, daha doğrusu bir kez bunun tuzak olduğunu anladığında artık acıtmıyor veya hafifliyor. Diğer birşey de, hepimiz duygusal tuzaklar nedeniyle enerjimizin tükenmesi deneyimini yaşamışızdır sanırım. Bu tüm insanlar için yaygın bir durum mu?

C: Tüm insanlar? Hayır. Çoğu? Evet.

S: (L) Kendini toparlama ve içinde bulunduğumuz gerçeği anlama bakımından çok pozitif şeyler yapma potansiyeline sahip insanların, bu duygusal karmaşa için başlıca hedefler olabileceğini söylemek makul müdür?

C: Evet.

S: (L) Duygusal tuzağa yakalanmayan bir kişinin karakteristiğinin ne olabileceğini söyleyebilir misiniz?

C: Kucaklayıcı? Hayır. Birleştirici? Evet.

S: (L) Duygusal tuzakları temizleyen kişilerin daha üst seviye bir duyguda birleşebileceklerini mi söylüyorsunuz?

C: Duygular yalnızca kimyasallardır.

S: (L) Duygular yalnızca kimyasallar... Peki bir kişi belirli insanlara fiziksel olarak yakın olduğunda, onların titreşim frekanslarının bizde bu kimyasalların stimüle edilmesine veya üretilmesine neden olduğu doğru mu?

C: Evet.

S: (L) Ve bu fiziksel etkiye karşı koymak büyük bir irade ve zihin gücü gerektiriyor, doğru mu?

C: Hayır, yalnızca pratik.





Alıntı Yap
 S: (J) Sinüs sorunlarıma neden olan şey nedir?

C: Duyguların bastırılması.

S: (J) Hangi duygular?

C: Hisler. Çocuklukta duygularını göstermemen öğretildi.

S: (J) Büyüdüğüm evde düşünceler ve yaratıcılık çok bastırılıyordu. Peki sinüslerim konusunda ne yapabilirim?

C: Dışarı çıkıp birkaç saksı kır. [Büyük kahkahalar] Ciddiyiz. Diğerlerine bir zararı olmaz.

S: (T) Dışarıda bir sürü saksı var. (J) Saksıları kırarken kızgın olduğum şeyleri ve isimleri söylemem faydalı olur mu?

C: İstersen. Saksı önerdik çünkü sende çok var. [Gülüşme]

S: (T) Bunu yapalım, çok eğlenceli olur! [Biri saksıları vurmayı öneriyor.]

C: Silahlar çok ama çok dikkatli olmayı gerektirir, aksi durumda zararlı olabilir.



Alıntı Yap
S: (T) Pozitif duygularım var ve negatif duygularım var; İkisi de beni ben yapıyor.

A: Eğer istersen, sadece pozitif duyguların olabilir. 

S: (T) Eğer sadece pozitif duygularım olursa, ki güzel birşey olurdu herhalde, bu durum Kertişlerin algılayıcı cihazına nasıl bir etki yapardı?

A: Onları iptal eder.

S: (T) Yani bu cihazlar negatif frekanslara mı ayarlı?

A: Evet.

S: (T) Pozitif hisler implantları kapatıyor. Pozitif hisler duyarak algılayıcıları kapatırsam Kertenkeleler ne yapar?

A: Başka yere giderler.

S: (L) Peki ilk kez kapatıldığında bir süre için çabalarını arttıracaklarını, ama sonunda kişinin bunda kararlı olduğunu gördüklerinde uzaklaşacaklarını düşünmekte haklı mıyım?

A: Aynen öyle.



Alıntı Yap
S: (L) Karmik olarak taşınan duygular kimyasal yolla fiziksel bedeni etkileyebilir mi?

C: Etkileyebilir.

S: (V) O halde Laura tüm duyguların yalnızca kimysallardan kaynaklandığını söylerken bu tek başına doğru bir ifade olmuyor, değil mi?

C: Evet.

S: (L) Ruhun kendi duyguları mı var?

C: Yakın.

S: (L) Ruh ne tür duygular deneyimliyor?

C: Karmaşık.



Alıntı Yap
S:(L) T----'nin taşınma ve hayatının yönelimiyle ilgili sormak istediği birkaç soru var ve bu kısa olacak. Kendi sorularını soracak.

C: Duyguların hakim olmasına izin verdiğinde neler olduğunu artık görmeye başlıyorsun T---. Seni incelikli bir şekilde uyarmıştık.



Alıntı Yap
S:(L) Birşey soracağım. Sizin duygularınız var mı?

C: 3'üncü seviye değil.

S:(L) Tamam, şu şekilde sorayım. Bize karşı düşünceleriniz nedir veya bize karşı tutumunuz veya duygularınız nedir? Birey olarak veya grup olarak?

C: Sevgi.



Alıntı Yap
 (L) Sezgiler duygulardan farklı mıdır?

C: Evet.

S: (L) Sezgisel bilgi ile duygusal tepkiler arasındaki farkı nasıl anlayabiliriz?

C: Duygular arzulu düşünme içerir; sezgiler daha derinden gelen hislerdir, ruhsal niteliktedir ve daha güçlüdür. Arzulu düşünme olduğunda, aklınızı kullanırsanız ve geçmişteki derslerinizi incelerseniz, sızmakta olan ruhsal içgüdünün de varlığını algılayabilirsiniz.



Alıntı Yap
S: (L) Duyguların saptırma için kullanılabileceği de doğru mu, yani çarpıtılmış olan ve tamamen bedensel veya sahte programlamayla yaratılmış duygular?

C: Sınırlandıran duygular ilerlemeye mani olur. Duygu aynı zamanda 3. yoğunlukta ilerlemek için gereklidir. Doğaldır. Varsayımlara dayalı sınırlandırıcı duyguları, kişiyi sınırsız olasılıklara açan duygulardan ayırmaya başladığınızda, bu, bir sonraki yoğunluğa hazırlanıyorsunuz demektir.



Alıntı Yap
S: (L) Yani temel olarak bu teklifi reddetmemiz gerektiğini ima ediyorsunuz, doğru mu?

C: Hayır. Her zaman, özellikle de bu tür dönemlerde daima objektiflik için çaba harcaman ve subjektifliğin, duyguların, acele düşünülmüş fikirlerin veya kararların seni yönetmesine izin vermemen gerektiğini oldukça doğrudan bir şekilde söylüyoruz!


Alıntı Yap
S: (L) Kızım A--- eve dönerken diğer kısa ziyarete karar verdiklerinde alkol konusunda erkek kardeşine sadece "tadına bakması gerektiğini" söylemesine rağmen kendisi sadece tadına bakmakla kalmamış.
Sadece tadına baktığını söylüyor ama gözlerini hastanede açıyor ve ne olduğunu hatırlamıyor.

C: Tamam. Söylediğimiz şeyi ve anlamını kavradın mı?

S: (L) Hayır, sanırım kavramadım.

C: Yüksek psişik yeteneklere sahip biri olarak çok iyi bildiğin gibi soruların yanıtlarının temellerini oluşturmada sezgi önemli bir rol oynar. Yanıtlar aranır. Bir konunun özüne ulaşma yeteneği öncelikle büyük ölçüde kişinin sezgilerine dayalıdır. Sen çok güçlü sezgilere sahipsin.

S: (L) Bu konuyla ilgili iki ayrı sezgim var ve ikisi arasında bölünüyorum.

C: Bunu ele alacağız ama önce diğer bir meseleyi halledelim. Sezgilerin çok güçlü, değil mi?

S: (L) Evet.

C: Tamam, şimdi bir ormandaki bir açıklıkta olduğunu düşün. O açıklıkta bir grup kurt tarafından etrafın sarılıyor. Bu kurtlar zihnindeki bir engeli temsil ediyor. Engel duygu. Duygu 3'üncü yoğunlukta hayatın gerekli bir unsuru. Çok yardımcı olabilir ama engel de olabilir. 3'üncü yoğunluk bireylerin varlığıyla ilgili kritik durumlarda, bu duygular geçici olarak engelleyici etki yapar. Şimdi etrafını çeviren kurtları düşün. İçe ve dışa derin derince solunduğunda, kişi sakinleştirici ve güven verici bir şekilde kurtlardan ormana geri dönmelerini istediğinde, herşeyin yolunda olduğunu söylediğinde, kurtlar dönüp gider. Bu, duygunun engelleyici yönünü ortadan kaldırır ve sezginin güçlenmesini sağlar. Ve böylece kişinin sezgileri "bölünmez." Bunu anlayabiliyor musun?



Alıntı Yap
C: Duygulardan kurtulunamaz. Duyguların kontrol edilmesi gerekir. Ormanda etrafını saran kurtlardan bahsetmiştik. Kurtlar doğanın parçasıdır. Kişi kurtlardan kurtulmak istememeli, sadece onlarla pozitif bir şekilde etkileşmeli. O yüzden, etrafını sarmalarına gerek olmadığı için kurtlardan ormana geri dönmelerini istemeni söyledik. Duygu 3'üncü yoğunluk deneyimi için gereklidir. Yardımcı da olabilir, engel de. Yardım olmasına izin verdiğinde çok şey başarabilirsin. Engel olmasına izin verdiğinde görmen gerekenleri görmezsin.



Alıntı Yap
S: (L) Öğrenişimin duraksadığını hissediyorum.

C: Duraksamalar daha büyük bilgiye veya gelişime giden yoldaki dinlenme molaları oldukları sürece büyük bir öneme sahip değildir. Daha önce sana ve diğerlerine, yoldaki işaretleri dikkatle takip etmenizi, işaretleri okumanızı ve anlamlarını anlamanızı söylemiştik. Bunu yaparsanız, savaşmak zorunda kalmazsınız. Ve "savaş" burada uygun terim, çünkü savaş saldırıdan kaynaklanır. İşaretler uygun şekilde okunduğunda ve değerlendirildiğinde, saldırıya ilerleyici ve pozitif bir şekilde direnç gösterilebilir. Dolayısıyla, eğer mümkünse kişi savaşmak zorunda kalmak istemez ve bunun için gerekli araçlar işaretlerdir ve işaretler HERYERDE! Sezgi bunlardan biri, eşzamanlılık bir diğeri. İşaretleri tanımak için gerekli güce, bilgiye ve farkındalığa sahipsin. İşaretlerin üzerine gölge düşürebilecek, onları karanlıkta bırakabilecek tek şey duygulardır. Ve bu da ancak, 3'üncü yoğunluk deneyiminin doğal bir hali olan duyguların yardımdan ziyade bir engel olarak işlev göstermesi durumunda olur. Duygular pozitif olarak kullanılmaya başladığında, 4'üncü yoğunluk BH'ye ilerleme mümkündür. 4'üncü yoğunluk BH'deki ilerleme sürecinde duyguların mevcudiyeti azalır. Bu şu anda sizin anlayamadığınız birşey olabilecek olmakla birlikte, sonunda anlayacaksınız.



Alıntı Yap
C: Duygular görüşlere neden oluyor.



Alıntı Yap
S: (L) Sanırım içgüdülerini takip etmen ve şovun idaresini duygularına bırakmaman gerekiyor. Aleyhimize çalışan en büyük şeylerden biri...

C: Tam bu noktada, duygu düğmesi "yüksek" seviyede açık.



Alıntı Yap
S: (L) Yani benim düşündüğüm şey değil. Yani derin duygusal nitelikte bir enerji emişi veya sızışı.

C: Aa, evet. Duygusal merkezi etkinleştiren şey kimyadır ama genellikle bunun tam tersi varsayılır.

S: (L) Yani duyguların kimyasalları tetiklemesinden ziyade kimyasalların duyguları tetiklemesi gibi bir durum söz konusu, öyle mi?

C: Evet.



Alıntı Yap
S: (L) Başka soru? --- konusunda ne yapacağız? (tartışma) (Perceval) Duygusal merkezi olmamak, psikopat olmakla aynı şey mi?

C: Tam olarak değil, ama yakın.

S: (Andromeda) Herhangi bir duygu hisseder mi?

C: Gerçek duygular dediğiniz şeyleri değil. Ama siz de henüz hepsini deneyimlemediniz. Deneyimlediklerinizin çoğu kimyasal, ama gerçek bir duygusal bileşen içeriyor. Hala "kuledeki presensessiniz." Sizi esir tutmak için oraya konmuş ejderler tarafından esir tutulmaktasınız.

S: (L) Ejderler nedir?

C: Çocukluğunuzda programlanan korku ve duygusal merkez sapmaları. Elmayı yediniz ve transa girdiniz.

S: (Andromeda) Ama kalıcı olarak değil, öyle değil mi?

C: Gerçek sevgi herşeye kadirdir. Ama kimyasallar genellikle yalnızca ejderi besler; en azından ejder efendi olduğu sürece.



Alıntı Yap
S: (L) Derin doku masajı.

C: Dokularda tutulan duyguların serbest bırakılmasına yardımcı olabilir.



Alıntı Yap
S: (An--) O zamandan kalma bu duygulardan arınmak için yapabileceğim herhangi birşey var mı?

C: İlk adım farkındalık. Hiçbir şey tamamen kolay değildir. Ama Kriya uygulaması, yüzeye çıkanların not edilmesi ve duyguların salınması iyi bir başlangıç olacaktır.


Astre

#4
"S: (L) Duygusal tuzağa yakalanmayan bir kişinin karakteristiğinin ne olabileceğini söyleyebilir misiniz?

C: Kucaklayıcı? Hayır. Birleştirici? Evet."

@bozadi çok teşekkürler paylaşım için, burada belirtilen şeyi daha iyi anlıyorum. Kişiler bir anlık gafletle duygularına yenik düşüp hatalı kararlar verebileceği için bu uyarılarda bulunmuşlar. Duygular (negatif hariç) iyidir, şeklinde bir anlam çıkardım.
 

bigsenfoni

#5
Paylasimlariniz icin tesekkürler arkadaslar, [:)]Duygular konusunda bir bende, birseyler  paylasmak istiyorum.Enerjisel(manyetik enerjisel) ve kimyasal duygular disinda bir de elektriksel (digerlerine göre cok daha kaba/zorlayici) duygular var sanirim.Bu elektriksel duygular direk beyin elektrigi yada sinir sistemi ile baglantili ve kendi tecrübelerime dayanarak rahatlikla söyliyebilirim ki disaridan kolaylikla manipule edilebiliyorlar.En basit bir örnek olarak W-lan (belirli frekansta olan elektirikmanyetik dalgalar) dalgalari ile bir kisiyi cok iyi veya cok kötü hissettirebilirler,yada vücut sicakligini ayarliyan hormonal dengeyi bozup insanlari hasta edebilirler.Hatta kisinin beyinsel dalgalarini bloke edip herhangi bir organini durdurabilirler.Veya bir düsünce empoze edip o düsüncenin cok iyi bir düsünce,hakli/dogru bir düsünce,cok kötü bir düsünce...vs. olmasini saglayabilirler.Programlamalarin cogunun bu sekilde yapildigina inaniyorum.

Örnek verecek olursam,bir tuzagin (is,iliski,enerji/para,bela,kötü yol...vs.)kapisini acmaniz icin bir fikir sunarlar.Bu sunus projeksion,rüya,televizyon,radyo,internet,ikinci bir sahis...yoluyla kurbana verilir ve ayni anda elektriksel bir olumlalama/pozitif bir his uyandirilir.Eger farkindaliginiz yeterli deyilse yukarida bahsi gecen labirentin(yada önceden ayarlanmis programin) kapisini acmis olursunuz.Bunun disinda eger kisi tuzaga düsmüsse,(tuzagin amacina göre)cikamamasi yada sonuclanmasi icin ek programlar/paketler/portallar eklenecektir.

Bilginin (farkindaligin) enerji yarattigini biliyoruz ve bu enerji, kesinlikle beyinimizin sinirsel (elektrik) enerjisindeki  stabilitesinde koruma sagliyor.Yani herhangi bir manipulatif olumlama tuzaginin sizi kolaylikla etkilemesini önlüyor.Alkol,uyusturucu,sitres,kimyasal ilaclar,uyku problemleri,teknolojik aletlerden yayilan radyasyon/elektromanyetik dalgalar...eger dikkatli olmazsaniz enerjinin düsmesine(titresim frekansinizin düsmesine) yol acabiliyor.

Biolojik bilgisayarlariniza dikkat etseniz iyi olur,karanlik hackerlerin alici-vericileri bütün dünyayi sarmak üzere...Ve kontrol edemedikleri,kullamadiklari ve manipule edemedikleri onlarin gözünde lüzumsuz köleler.

Nereye düstük böyle falan...[:D]
DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET  OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.

fidelista

#6
Bazı uzaylı türlerinin duyguları olmadığı için insanları incelediği yazılmıstı.Diygular olmadan insan soğuk bir robot seviyesine iner , sıcaklığı sevecenliği sevgiyi veren rengi veren duygulardır.Negatif olunca da aynı derecede engelleyici.

ogeday

#7
videoda bahsedilen insan türü değil aslında, özgür iradesi bile olmayan biolojik robot.acaba atlantiste ve anunakilerdeki köleler nasıl yönetiliyordu.bu şekilde olabilir gibi geliyor.Beynin sadece itaat etme kısımları çalışıyor olabilir
 

Gaia

#8
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bigsenfoni

Paylasimlariniz icin tesekkürler arkadaslar, [:)]Duygular konusunda bir bende, birseyler  paylasmak istiyorum.Enerjisel(manyetik enerjisel) ve kimyasal duygular disinda bir de elektriksel (digerlerine göre cok daha kaba/zorlayici) duygular var sanirim.Bu elektriksel duygular direk beyin elektrigi yada sinir sistemi ile baglantili ve kendi tecrübelerime dayanarak rahatlikla söyliyebilirim ki disaridan kolaylikla manipule edilebiliyorlar.En basit bir örnek olarak W-lan (belirli frekansta olan elektirikmanyetik dalgalar) dalgalari ile bir kisiyi cok iyi veya cok kötü hissettirebilirler,yada vücut sicakligini ayarliyan hormonal dengeyi bozup insanlari hasta edebilirler.Hatta kisinin beyinsel dalgalarini bloke edip herhangi bir organini durdurabilirler.Veya bir düsünce empoze edip o düsüncenin cok iyi bir düsünce,hakli/dogru bir düsünce,cok kötü bir düsünce...vs. olmasini saglayabilirler.Programlamalarin cogunun bu sekilde yapildigina inaniyorum.

Örnek verecek olursam,bir tuzagin (is,iliski,enerji/para,bela,kötü yol...vs.)kapisini acmaniz icin bir fikir sunarlar.Bu sunus projeksion,rüya,televizyon,radyo,internet,ikinci bir sahis...yoluyla kurbana verilir ve ayni anda elektriksel bir olumlalama/pozitif bir his uyandirilir.Eger farkindaliginiz yeterli deyilse yukarida bahsi gecen labirentin(yada önceden ayarlanmis programin) kapisini acmis olursunuz.Bunun disinda eger kisi tuzaga düsmüsse,(tuzagin amacina göre)cikamamasi yada sonuclanmasi icin ek programlar/paketler/portallar eklenecektir.

Bilginin (farkindaligin) enerji yarattigini biliyoruz ve bu enerji, kesinlikle beyinimizin sinirsel (elektrik) enerjisindeki  stabilitesinde koruma sagliyor.Yani herhangi bir manipulatif olumlama tuzaginin sizi kolaylikla etkilemesini önlüyor.Alkol,uyusturucu,sitres,kimyasal ilaclar,uyku problemleri,teknolojik aletlerden yayilan radyasyon/elektromanyetik dalgalar...eger dikkatli olmazsaniz enerjinin düsmesine(titresim frekansinizin düsmesine) yol acabiliyor.

Biolojik bilgisayarlariniza dikkat etseniz iyi olur,karanlik hackerlerin alici-vericileri bütün dünyayi sarmak üzere...Ve kontrol edemedikleri,kullamadiklari ve manipule edemedikleri onlarin gözünde lüzumsuz köleler.

Nereye düstük böyle falan...[:D]

Eski bir gönderiyi hortlattığımın farkındayım ama böyle bir açıklama görünce bir şeyler yazmadan edemedim. Bigsenfoni cidden 'bir insan beyni nasıl programlanır?' bunun dersini vermiş.

Çağımız wifi çağı ve bir modemin gerçekten beyne yaptıkları etki inanılmaz. Zaman zaman farkındalığımın yükseldiği anlarda modemin çevresinde wifinin yayılım açısına göre siyah enerji topçuklarının oluştuğunu görürüm. Bu topçuklar genelde bizim ızgara
dediğimiz algımızı belirli düşünce frekanslarına sabitleyen belirli kalıp düşüncelerin üretildiği mekanizmadan enerji alanımıza girdiğini gösteriyor. Bu düşünceler giriş yaptığında tutunduğu şeyler genelde anılarımızdaki negatif deneyimler oluyor. Sonra başlıyorsunuz sürekli bu negatif deneyimin frekansını yaymaya. Adeta hizaya sokma mekanizması insanı, görünmez bir kırbaç gibi... Ama diğer bir açıdan bakınca da eğer o deneyimin düğümünü çözersen artık etkilenmiyorsun. Su gibi berrak olmak gerekiyor içsel olarak.

Tabi sadece siyah topçuk olmuyor bunun algısı. Aynı zamanda ışık patlaması şeklinde de oluyor. Bildiğin anlık bir şekilde ızgara görüyorsun ışıktan. Çok önemli bir konu kanımca.

Bu post ve ogenesizin yeni açtığı bitkisel yağlarla, çaylarla ilgili enerjiyi yükseltmeye yönelik bilgiler içeren konuyu birleştirince resim dahada netleşiyor. 



bigsenfoni

#9

Bir iki bir sey daha ekliyeyim... :) Yillardir internetten ilgimi ceken videolari din leyerek uykuya dalarim.Bir keresinde telefonu sifirladigim icin (Hem bilgisayari hemde telefonu birkac ayda bir sifirlarim ,güvenlik acisinda cok faydali! ) bütün videolarin silindigini  farkettim.Indirmek uzun sürecek dedim kendime, ne olacak ki..youtubeyi acar dinlerim w-lan acik kaldi.(uyumadan önce internet kutusunu/dsl hem kapatir hemde telefonun baglantisini cikaririm,telefona da bir kutu yaptim aliofolye ile kapladim hic bir yayin /manyetik/isin ne girer ne cikar...ona atip yatiyorum .herneyse... )Normal olmayan birsey oldugunu hissettim ve Bir  kalktim yatagin  bedenim kilitlenmis (ki sol tarafta uyurum nedeni ise sagtaraftaki taraftaki elektrik pirizinden birseyler uyurken sag kolumu tutuyor yada kilitliyor!pirize tuz lambasinin fisi  takili oldugu zaman bir sey olmuyor!)Ruh  gözümle baktim yada ücüncü göz yada astral beden gözü artik nederseniz deyin yatagin sag tarafinda sirtimin üzerinde mumya gibi uzaniyorum yeniden bedenim odaklandim kontrol baska bir seyde (bi bitmediniz ... :))) ) yeniden beynime odaklandin kipirdatamiyorum.Normal karabasanda denedigim teknikleri denedim olmadi.Dedim kendio kendime o zaman senin dilinden konusalim :))) Biz alilecek elektrik elektronikciyiz,artik babadan gelen genektiktenmi bilmiyorum vücudum elektrik fiskirta biliyor (buraya gectigimiz yillarda basimdan gecen bir olayi yazmistim cok pis carparim :))) )basladim bu seye yüklenmeye  fazla zorlamak istemiyorum beynime zarar vermiyeyim diye!baktim olmuyor birak mirakmiyor ulan dedim senmi yaman ben mi :))) bir koydum buna amperi:))) bir kacisi var serefsizin,hani elektrik carptiginda bedene giren elektrigi hissedersiniz ya  o  sey cikarken ayni hissin tersini düsünün.Bu sey cizir cizir  cikti bedenimden.istikametide w-lana dogru geri gitti!daha dogrusu ben telefon ve w-lan ayni paralelde ilk önce telefona sonrada w-lana gittigini zannediyorum.

ikinci olarak gece yarisi bilgisayarin  internet kablosunu cikarmistim.sokulan yerin 3.5 cm yanina koydum bir iki islem yaptiktan sonra yeniden takicaktim (güvenlik ile alakali islemmler)3-5 dakika sonra  bilgisayar pat diye kapandi kesinlikle normal olmayan bir sey.Bu tür seyler heker tarafindan ancak yapilabilir.sistemin kendi kendine cökmesi cok zor  ki linux hemde flash bellekten yani bu sistemi en az 6 aydir kullaniyorum  bir üst model geldiginde yenisini olusturuyorum.Ulan dedim kendi kendime ben intzernetin kablosunu cikartmadim mi?Hemen baktim ne göreyim (Oda karanlik)internet kablosu ile w-lan arasinda on satim capinda bir isik dalgasi var .(sesla bobini gibi)yani w-lan bir sekilde kablo takilmadan benim bilgisayari kapattirdi!

Ki bu sadece kücük bir kutu 5-10 volt ile calisiyor birde baz istasyonlarinin gücünü düsünsenize,sistem ayni!
uykularinda ölen insanlari,araba ve motor kazalarinda ölen yada yaralanan  insanlari düsündükce...nanayi yedik :)))

Birde koronanin astral bedeninini merak edenler var ise;gecenlerde aurama bir bakayim dedim.Ruh gözümle  bir baktim ne göreyim yuvarlak siyah bir sey aurama yapismis geziniyor daha dogrusu iceriye giurmeye calisiyor.Korona oldugunu bir sekiklde anladim onu 20-30 saniye izledi bacaklar saki deniz yildizi gibi ama cok kisa bacaklar be ince ücgen gibi onlar sayesinde hem hareket ediyor hemde yokluyordu acik/catlak bulup girmek icin .
DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET  OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.

Qui-gon jinn

#10
Sevgili bigsenfoni merhaba,

Bu mesaj neticesi ile sana yönelik doğrudan ilk mesajımı atmış bulunuyorum efendim. Forumda öncelerden 2 defa bulunsamda, maalesef seninle daha önce tanışma fırsatımız olmadı. İlk seferde henüz daha sen foruma üye değildin sanırım. Sonra ben ayrıldım, sen geldin. Sonra ben ikinci kez geldiğimde ise yanılmıyorsam bu seferde sen askere gitmiştin. Ben ayrıldıktan sonra ise sen askerden döndün, gene denk gelememiştik.:) Lakin yazdılarının da her zaman takip etmişimdir...

Velhasıl bu yazında da enteresan olaylardan bahsetmişsin, herşeye tamamım da, neden yazdığın mesajın üstüne kendi mesajını alıntılayıp tekrardan paylaştın. Bunu merak ettim ve sormak istedim açıkcası...

Velhasıl tekrardan merhabalar kardeşim, umarım paylaşımlarımız daim olur. Mesajına ilişkin ise şöyle küçük bir tavsiyede bulunmadan geçmek istemedim;

...:))

bigsenfoni

#11
En son paragrafi yaziyi yayinladiktan sonra ekledim ama malesef cevabi düzenle yerine alinti ekleye basmisim  galiba  ve böyle bir durum ortaya cikmis  ..:) uyarin icin tesejkkürler.(Düzelltim )

Askerligi 1997-1998 arasi yaptim.Zannedersem foruma 2010 baslarinda  katildim (sende 2012 de katilmissin )ama seni hatirliyorum daha dogrusu bu ismi hatirliyorum.

Yerinde bir tavsiye  :) geregini yaparim hic acimam  :)))
DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET  OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.

bozadi

#12
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Qui-gon jinn

Sevgili bigsenfoni merhaba,

Bu mesaj neticesi ile sana yönelik doğrudan ilk mesajımı atmış bulunuyorum efendim. Forumda öncelerden 2 defa bulunsamda, maalesef seninle daha önce tanışma fırsatımız olmadı. İlk seferde henüz daha sen foruma üye değildin sanırım. Sonra ben ayrıldım, sen geldin. Sonra ben ikinci kez geldiğimde ise yanılmıyorsam bu seferde sen askere gitmiştin. Ben ayrıldıktan sonra ise sen askerden döndün, gene denk gelememiştik.:) Lakin yazdılarının da her zaman takip etmişimdir...
Qui, bahsettiğin arkadaş JCA rumuzlu arkadaş olabilir mi? Çünkü forum sürecinde askere gidip geldiğini hatırladığım bir tek o var şu an aklımda.

Qui-gon jinn

#13
Evet sevgili bigsenfoni değiştirmişsin, oysa bu durum bana gerçekten çok enteresan gelmişti ama sadece teknik bir hataymış meğerse... :)

Neyse askerlik ve benim olayları kronolojik olalar sıraladığım satırlarımın öyle olmadığını sen ve Bozadi kardeşim belirtmişsiniz. Lakin şimdi bu beni şaşırttı açıkcası, bu kadar nasıl farklı olabilir diye düşünüyorum???

Vardığım sonuç olarak da, ya biz "Alternatif bir gerçeklikteyiz" yada ben yaşta ilerledikçe artık iyice bunamaya başlamış olabilirim diye düşündüm.:))

Neyse geçmiş çokta önemli bir konu değil sanırım, boşverin biz şimdiye ve geleceğe bakalım en iyisi...

bigsenfoni

#14
Estafurullah :)sadece isin asli neyse onu vurgulamak istedim.Alternatif gercekjlik konusunda   bazen diger gercekliklerden vizyonlar rüyalar  falan görürüm.bazilarini buraya yazdim.Özellikle 2o15 o gerceklikten bu gerceklige  bu gerceklikten su gerceklige atladigimi hatirliyorum :) Hatta bazi gerceklikten öldügüm icin zorunlu baska bir gerceklige kaydigimi biler hissttim.3.5 sefer olmustur.5. boyuta gidiyorsun sonra baska bir gerceklikten devam ediyorsun.cilgin konular...Belki ileride anlayanlar/farkedenler  olur   :)))

Yapay zekanin gelisimi ,tehlikesi iyi ve kötü yanlari ile ilgili bir video izledim.Ilgilenenler olursa  link asagida...En cok dikkatimi ceken konu bir kac yüz tane tekneloji firmasi  bu konuyu birlesmis milletlere tasimak istemis  ,hatta stefan havking bile tehlikelerinden bahsetmis ama  hicbir devlet yada büyük kuruluslar bunu kamu oyuna acmamis.Silah ve savunbma lobilerinin baskisi  olmus....iyi seyirkler :)

https://www.youtube.com/watch?v=glJdIaZ6Uyo

DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET  OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.