Haluk Özdil'in "20 Eylül" iddiası ve bir diğer kehanet 

Başlatan bozadi, 20 Eylül 2023, 00:39:15

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen gerçek tosun paşa

Evet bozadi söylediklerine katılıyorum ayrıca şu yeni iklim uyumluluk yasası konusunda meclisin araştırma ekibinin ve karar vericilerin çok uyanık olması gerekecek. Bu iklim mevzusu tarım, hayvancılık, dönüştürülebilir enerji ve fosil yakıtlara kadar bir çok konuyu kapsıyor. Küresel güçlerin bir oyunu olan iklim konusunda ülkemiz son derece uyanık olmak zorunda.

https://www.aa.com.tr/tr/politika/tbmm-cesitli-ulkelerdeki-iklim-degisikligine-iliskin-kanunlari-inceledi/2990906
Evet, zamlar, vergiler yeteri kadar ezici değilmiş gibi, şimdi bir de "karbon ayakizi" (karbon üretim miktarı) ve buna dayalı bir vergilendirme/cezalandırma planı yapıyorlarmış anladığım kadarıyla.

Zaman zaman videolarını takip etmeye çalıştığım Erkan Trükten'in konuyla ilgili son videosuna göz attım az önce:

https://www.youtube.com/watch?v=qS6eVLLztx0

Yanlış anlamadıysam bu konuda bir imza kampanyası başlatmış ve yüzbinlerce imza toplamış şu ana kadar. Kendisine beklediği desteği vermeyen bazı siyasetçileri haşlıyor. Haklı da görünüyor.

Bu başlıkta bahsettiğim isimlerin sahte pandemi meselesinde cesur bir karşı duruşu oldu ama söylemi bırakıp eyleme geçme konusunda en büyük ve en cesur öncülüğü Erkan Trükten yapıyor gibi algıladım. Tartışılan konularda iktidarın yakasına yapışıyor ve hatta iktidara rakip / alternatif olma amacı güdüyor.

Forumda daha önce sıkça tartışması geçtiği gibi, ben Erdoğan hükümetinin çok çeşitli kötü yanlarına rağmen, devlet/ordu üzerindeki Amerikan kontrolünü sona erdirme ve Rusya'yla çok git-gelli olmakla birlikte bir dayanışma ilişkisi kurma bakımından takdire ve desteğe değer, en azından muhalefete tercih edilebilir olduğunu düşünüyorum. Yalnız bu son seçim süreciyle birlikte nedense Erdoğan'da Amerikan tarafına doğru ciddi bir sapma olmuş gibi. Bunun en temel nedeninin parasal olduğu izlenimine sahibim. Biraz da Batı dünyasında (ve tabi dünya genelinde) itibar kazanma arzusu olabilir.

Erdoğan'ın ve genel olarak AKP hükümetinin sahte pandemi dönemindeki performansı oldukça moral bozucuydu. Egemen Batılı faşist güçlerin dayatmalarına "boyun eğilmesi" anlamına gelen bir politika izlendiğini düşünüyorum bu konuda. Üstelik, bu başlıkta daha önce belirttiğim gibi, bundan sonra çıkarılmak istenebilecek yeni sahte veya gerçek salgınlarda izlenecek yol konusunda devletlerin kendi inisiyatiflerinden vazgeçip DSÖ gibi egemen güçlerin büyük ölçüde kontrolü altındaki kurumların kararlarını harfiyen uygulamaları doğrultusunda olağanüstü bir baskı var gibi. Para ve itibar kazanma (ve cezalardan, yaptırımlardan kaçınma) gibi bazı gerekçelerle Batının bu konulardaki taleplerini kabul etme eğilimi olduğu anlaşılıyor Erdoğan yönetiminin. Global iklim politikası (yalanları) bağlamında da işte yukarıda belirttiğim bir karbon ölçümü ve vergilendirmesi dayatması görünüyor ufukta.

Devletin/hükümetin üç-beş dünyevi çıkar yüzünden milletin rızkını ve sağlığını Global şeytanların eline daha fazla teslim etmemesi için, Trükten gibi bazı cesur öncülerin hükümet üzerinde baskı kurmasını şahsen desteklerim.

Trükten'in siyasette yükselerek ülkenin yönetimine gelme ihtimali ciddiye alınabilir görünmüyor, şimdilik. Trükten'i olası siyasi bir lider olarak destekleme kararı alabilmem için görüşlerini daha fazla incelemem gerekiyor. Dünyada özellikle bir yanda ABD ve müttefikleri ile diğer yanda Rusya-Çin ve müttefikleri arasında cereyan eden büyük mücadelede kendini ve Türkiye'yi nerede konumlandırıyor, buna bakmak gerekir. Erdoğan hükümeti çok çeşitli ve ciddi problemli yanlarına rağmen en azından global resimde Türkiye'yi olabilecek en yanlış yerde tutmuyor diye düşünüyorum ve Batılı güçlerin Erdoğan'ı devirmek için epeyce çaba harcamış ve halen harcıyor olmasını da buna yoruyorum. Nitekim celselerde de Erdoğan'ın Batılı güçlerin bir kuklası olmadığı, bu yüzden de devrilmeye çalışıldığı yönünde bir ifade geçmişti. Bu bakımdan bir sürü çekince ve kızgınlıkla da olsa AKP yönetimini şu veya bu ölçüde destekliyorum. Ama işte bu hükümetin izlediği bol zikzaklı siyasette şu anda zikzakın Batı tarafı ağır bastığı için mi, yoksa kimilerinin iddia ettiği gibi Erdoğan ve hükümeti aslında açık açık global şeytanların her istediğini yapma noktasına geldiği için midir bilmiyorum ama mRNA aşısı dayatmalarına boyun eğilmesi ve şimdi de DSÖ'nün bundan sonraki salgınlarda devletler üstü bir emir verme yetkisi kazanmasına da onay verilebilecek gibi görünmesi, karbon vergisi dayatmalarına da boyun eğileceğine dair işaretlerin artması çok moral bozucu geliyor bana. Ben Erdoğan'ın Batılı güçlere boyun eğdiğini ve onların şeytani planlarını uygulama görevlisi haline geldiğini düşünmüyorum şahsen ama mRNA aşısı ("deneysel" gen tedavisi!) dayatması konusunda olduğu gibi, Batılı güçlerden para ve itibar kazanmak ve yaptırımlarından sakınmak adına millete bozuk para muamelesi yapıldığı izlenimine sahibim (sağlık kaybı yanında, kapanmalardan kaynaklı üretim kaybı ve ekonomik zararlar...) ve bu nedenle de Trükten'in isyanına sempatiyle bakıyor ve destekliyorum. Ama Trükten'in ülkenin başına geçmesinin olası faydalarından-zararlarından henüz emin olamıyorum açıkçası.

Umarım durumu birlikte inceleyip yeterince aydınlatabiliriz kendi bakış açımızdan.

sybleman

Ben de hiç bir siyasinin sütten çıkmış ak kaşık olmadığını düşünüyorum.

Bence benim gözlemlediğim, hükümet sanki onlara destek veriyormuş gibi görünüp bir oyalama planı içerisinde olduklarını düşünüyorum. Ama tabii direkt olayın kucağında olma olasılığımız da yok değil. Geçen gün gaziantep belediye başkanı Fatma Şahin, bir açıklama yaptı. Aynı çindeki puanlama sisteminin yumaşıtılmış bir versiyonu.

İçerik yükleniyor…


bunu izlemenizi tavsiye ederim. Tuhaf yani, sisteme girin, puan alın, ücretsiz tatil vs. diye lanse edilmiş ama sonrası ne olacak diye düşünmeden edemedim.

bozadi

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen sybleman

Ben de hiç bir siyasinin sütten çıkmış ak kaşık olmadığını düşünüyorum.

Bence benim gözlemlediğim, hükümet sanki onlara destek veriyormuş gibi görünüp bir oyalama planı içerisinde olduklarını düşünüyorum. Ama tabii direkt olayın kucağında olma olasılığımız da yok değil. Geçen gün gaziantep belediye başkanı Fatma Şahin, bir açıklama yaptı. Aynı çindeki puanlama sisteminin yumaşıtılmış bir versiyonu.

İçerik yükleniyor…


bunu izlemenizi tavsiye ederim. Tuhaf yani, sisteme girin, puan alın, ücretsiz tatil vs. diye lanse edilmiş ama sonrası ne olacak diye düşünmeden edemedim.
Çok ilginç... Bu konuda epeyce eleştirilen Çin'den, senin de belirttiğin gibi biraz yumuşatılarak "kopyala-yapıştır" yapılmış izlenimi veriyor :))

bozadi

Trükten'in yukarıda linkini verdiğim videosunun sonlarında "iklim yasası" tasarısı bağlamında bahsettiği Haber Vakti adlı web sitesinde konuyla ilgili verilen haberin linki:

https://www.habervakti.com/perincekten-iklim-kanununa-karsi-seferberlik-cagrisi

Trükten, Abdurrahman Dilipak yönetiminde olduğunu söylediği bu sitedeki ilgili haberlerde söz konusu imza kampanyasını başlatan kişi olarak kendi adının hiç verilmemesini çok sert bir şekilde eleştiriyor. Perinçek'in (daha doğrusu Perinçekçi "aydınlık" haber sitesinin) BİLE bu imza kampanyasını başlatan kişi olarak Trükten'in adını vermiş olmasına rağmen "Siz nasıl benim adımı vermeden bu haberi yaparsınız?!" diye kızıyor ve haklı da görünüyor.

Aydınlık haber sitesindeki ilgili haber:

https://www.aydinlik.com.tr/haber/iklim-kanununa-tepkiler-artiyor-416757


bozadi

Sanatçıların bu imza kampanyasına desteği de haber olmuş:

Alıntı Yap
https://www.dikgazete.com/haber/iklim-kanunu-gundem-oldu-kanuna-karsi-770-000-imza-853661.html

İklim Kanunu gündem oldu! Kanuna karşı 770.000 imza!

Çeşitli vergilere de sebep olması beklenen "İklim Kanunu"na karşı 1 milyon imza kampanyasına katılım çığ gibi büyüyor. Yıldız Tilbe, Hande Yener, Yeşim Salkım, Murat Kekilli, Tuğba Özay gibi sanatçılardan da destek alan kampanyada şu ana kadar 770 bin imza toplandı.


gerçek tosun paşa

Elbette bu imza kampanyası ve duruş çok değerli. Umarım gerekli yerlere gerekli etkiyi yapar. Fakat ben kabul edileceğini düşünüyorum. Muhtemelen bu yasasının onaylanması karşılığı AB uyumluluk fonlarından ciddi bir tutar alınabileceği taahhüt edilmiş olabilir. Bu ülke 3-5 milyar dolar için milyonlarca sığınmacıyı ükleye aldı ve geleceğini, güvenliğini, istikbalini tehlikeye attı. Gazdan sudan işleri mi takacak? :)

Umarım yanılırım...

bozadi

Ben de çok şüpheliyim imza kampanyasının başarıya ulaşması konusunda ama başarılı olmasa bile bunun Trükten öncülüğündeki hareketi yolundan döndürmeyip daha da güçlü örgütlenmeye teşvik etmesini umuyorum. Hükümet "halkı canımın istediği gibi kullanırım" lüksüne bu kadar kolay sahip olamamalı.

sybleman

Anlatmak zamanını takip ediyormusunuz. son 2 bölüm benim için ilginçti. bir önceki bölümdeki kişi, benim de tarif ettiğim bilinç projeksiyonundan bahsetti. Son kişi de, gelecek olan lider ve grubun telapatik iletişimde olacağından bahsetti.

Hiç negatif algılamamaları bir tuhaf, griler vs. operasyonlar. Tamam pozitif deneyimleri de var çoğunun, ama bazı yaşadıklarının negatif saldırı olduğunun farkında değiller.

bozadi

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen sybleman

Anlatmak zamanını takip ediyormusunuz. son 2 bölüm benim için ilginçti. bir önceki bölümdeki kişi, benim de tarif ettiğim bilinç projeksiyonundan bahsetti. Son kişi de, gelecek olan lider ve grubun telapatik iletişimde olacağından bahsetti.

Hiç negatif algılamamaları bir tuhaf, griler vs. operasyonlar. Tamam pozitif deneyimleri de var çoğunun, ama bazı yaşadıklarının negatif saldırı olduğunun farkında değiller.

https://baskalarinahizmet.com/topic.asp?whichpage=4&TOPIC_ID=3347#38560


sybleman

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bozadi


Ben de çok şüpheliyim imza kampanyasının başarıya ulaşması konusunda ama başarılı olmasa bile bunun Trükten öncülüğündeki hareketi yolundan döndürmeyip daha da güçlü örgütlenmeye teşvik etmesini umuyorum. Hükümet "halkı canımın istediği gibi kullanırım" lüksüne bu kadar kolay sahip olamamalı.


Sanırım 1milyonu geçtiler. Bakalım ne olacak? dikkate alınacağını sanmıyorum. En fazla kanun teklifini çekerler bir süre.

Gerçekten hükümetin ne yaptığını anlamak zor. Bazen bakıyorsun sanki gelecek olayları biliyormuşçasına bir açıklamalar, davranışlar. Sonra bir bakıyorsun alakasız tek dünya düzeni furyasının isteklerinin içindeler. Ya farkedilmemek için uyuyormuş gibi yapılıp, arkadan farklı planlar yapılıyor. Ya da onlar da ne yaptıklarını bilmiyorlar. Bakalım gelecek ne getirecek.