avatar_fidelista

İstanbul depremi hakkında bir video

Başlatan fidelista, 24 Nisan 2025, 15:00:01

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

fidelista

Geçen gün meydana gelmiş olan 6.2 lik depremin küreselciler tarafından tetiklendiğini ve bu küresel güçlerin İstanbul hakkındaki emelleri,ayrıca Anadolu ve Türk olmanın Sirius la bağlantıları hakkınadır.Videoda geçen NPC (non personal caracter) bilinçsiz olup kabala hizmet eden insan kılığındaki kişiler,K.lar ca ruhsuz denen varlıklar olduğunu düşünüyorum.Esin İrtem Atatürk'ün neden çok sigara içtiğini çözdüm diyor.:)


gerçek tosun paşa

#1
Paylaştığın için teşekkürler fidelista. Daha önce bu kadını görmedim ve videolarına denk gelmedim. Müsait zamanda göz atacağım.

sybleman

#2
Hiç ısınamadığım bir kişi. Ne zaman açsam izleyemiyorum. Neden bilmem.

bozadi

#3
Ruhsal soslu siyasal içerikli bir sunum.

Yüksek dozda AKP karşıtlığı kendini açıkça belli ediyor. Bu tek başına ille çok kötü (KH) bir anlama gelmek zorunda değil ama şüphe uyandırması gereken bir işaret bence.

Depremin yapay olduğu iddiası üzerinden İstanbul'u ele geçirmek isteyen karanlık güçlere ve onların yerel uzantılarına (mevcut iktidar) yönelik belaltı düzeyde argo içerikli nefret kusan eleştiriler yapılmış. AKP İstanbul'u Reptilyanların uşağı olan İlüminati unsurlarına devretmek için var gücüyle çalışıyormuş gibi bir iddia var. Ne kadar ilginçtir ki, AKP'nin bu ülkeyi İlüminati güdümünden çıkarmaya, CHP ve benzer bazı muhalif unsurların ise ülkeyi tekrar o güdüme sokmaya çalıştığına dair çok ciddi işaretler olduğuna dair görüşlerimi, eleştirilerimi daha önce paylaşmıştım. Bununla birlikte, taraflardan birinin tamamen ak, diğerinin tamamen kara olmadığına dair görüşümü de paylaşmıştım. Bence her halükarda hanfendinin AKP'yi şeytanlaştırma (ve dolayısıyla muhalefeti iyiliğin savaşçısı gibi betimleme) eğiliminde en iyi ihtimalle ciddi bir cehalet, daha üzücü bir ihtimalle ise örtülü bir "KH operasyonu" potansiyeli gördüğümü belirtmek isterim.

"Ruhsallık" görüntüsü altında bilinçli bir şekilde "3Y KH" seviyesinde takılı kalınmış gibi görünüyor. "İstanbul'un şeytani güçlerce sessizce işgali" iddiası üzerinden takipçileri mevcut siyasi iktidara karşı isyan etmeye, savaşmaya provoke eden bir tavır var. Buna uygun olarak mevcut ve potansiyel takipçileri "gaza getirmeye" yönelik çok sayıda söyleme başvurulduğu da açıkça görülüyor. Türklerin diğer milletlerden üstünlüğü, Anadolu'nun diğer coğrafyalardan üstünlüğü, ilahi görevi, vs. Yahu bu şahıs gerçekten dünyanın en üstün milletine ve en üstün coğrafyasına ait bir şahıs olsa, bunun pazarlamasını yapmaya çalışıyor olmazdı. Üstünsen üstünsündür zaten, başkalarını buna ikna etmeye çalışmak için yırtınmazsın. Senden olmayana tepeden bakma gereği duymazsın. İyi anlamda üstünsen, sevgide üstün olman gerekir, birleştiricilikte üstün olman gerekir, ayrımcılıkta, nefret kusmada, siyasi militanlıkta değil.

Göktürklerden giriyor, Atatürk'le dans ediyor, oradan Hz. Muhammed'le yaptığı görüşmelere geçiyor. Her kesime hitap eden bolca gaz mevcut, ihtiyacı olan buyursun alsın.

bozadi

#4
Varoluşun özünde veya genelinde bir sorun, bir sıkıntı yok. Bizim yaşamakta olduğumuz sorun bizim kendi bilincimizdeki bozukluklardan kaynaklanıyor. Pozitif frekanslara odaklanmak ve yönelmek yerine sıkça negatif frekanslara odaklanıyoruz. Evet, dünyada negatifliğe odaklanmayı destekleyen çok fazla katalizör birikimi oldu ama bu da temel olarak insanlığın genelinin egosallığının daha büyük egolara sunduğu işgal ve köleleştirme imkanları sayesinde oldu (büyük balık küçük balığı yutar; büyük KH küçük KH'yi sömürür).

AKP'ye veya dünyadaki başka herhangi birşeye (İlüminati veya Kertişler vs dahil) yönelik "keskin sirke küpüne zarar" aşırılığındaki öfke, bizim kendimizdeki sorunu teşhis ve tedavi etmeye olan ilgisizlik, bilgisizlik ve cesaretsizliğimizden kaynaklanıyor. Kendi içimizdeki açmaza duyduğumuz öfkeyi dış dünyada kusabileceğimiz bir günah keçisi arıyoruz ve siyasi, dini vs ideolojik tarafgirlikler genellikle bunun için biçilmiş kaftan oluyor.

Bu demek değil ki siyasete asla girmeyelim ama hayatımızın en büyük sorununu siyasi/idari/ekonomik/ideolojik odaklarda aramakta bir sorun var. İşte 3Y'de takılı kalma olayı biraz bununla ilgili. Zaman içinde o dışsal sorunların oluşup giderek şiddetlenmesi, insanların KH eğilimlerinden kaynaklandı. Biz bu konuda insanların genelinden ayrışabiliriz, farklı seçimler yapabiliriz. Bu forum bunun tartışmaları için var.

sybleman

Takip ettiğimiz kişilere dikkat etmek lazım. Veya ediyorsak da tam dikkatimizi verip inanmamak. İnandığımız anda bildiğiniz bir enerjisel.baglanti oluyor. Nötr bir şekilde dinlemek. Bağlanmamak lazım. 

Negatif tarafın bu tarz bir oyunu da var. Kitleler oluşturuyor kişi bazlı. İnanan kişilerin açılmasını önlüyor..bütün enerji inandıkları kişiye oradan da kh a akıyor.

fidelista

Siyasi yorumlarına değilde depremlerin tetiklendiği ve burada İstanbulu boşaltmak gibi amaç olabileceği göz önünde bulundurulmalıdır.

bozadi

#7
Alıntı yapılan: fidelista - 29 Nisan 2025, 16:24:02 Siyasi yorumlarına değilde depremlerin tetiklendiği ve burada İstanbulu boşaltmak gibi amaç olabileceği göz önünde bulundurulmalıdır.
Ben bu konuya özel olarak odaklanmış, çok yönlü araştırmış değilim, dolayısıyla görüşüm kesinlikle uzman görüşü değil ama İstanbul'un "ele geçirilmeye" çalışıldığı iddiasını son yıllarda zaman zaman duyuyor olmama rağmen şüpheli yaklaşıyorum, pek ciddiye alamıyorum. İktidarda CHP ve benzerleri (Putin düşmanı NATO'cular) olsaydı, bu iddiayı daha fazla ciddiye alırdım belki de.

Erdoğan yönetimi Türkiye'nin etki alanını ülke sınırlarının epeyce ötesine taşımayı başarmışken (Suriye, kısmen Afrika, "Mavi Vatan" bölgeleri, Azerbaycan ordusuna yapılan kritik yardım, çeşitli ülkelerin silah teknolojilerimize yönelik artan ilgisi vs), Osmanlı'nın başkentliğini yapmış ve Türkiye'nin en önemli ve en değerli yeri sayılabilecek olan İstanbul'u yapay deprem vs. gerekçesiyle global güçlere kaptıracağı veya hatta böyle bir ihanet projesini bizzat kendi eliyle yürütmekte olduğu iddiasını ciddiye almakta zorlanıyorum.

İsrail'in Yunanistan ve Kıbrıs Rum Kesimi ile yaptığı işbirlikleri yoluyla KKTC meselesinde Erdoğan yönetimini sıkıştırmaya ve aşağılamaya çalıştığı açıkça belli oluyor. Tabi Yunanistan'la savaş ihtimali deyince akla ilk gelen şeylerden biri de onların İstanbul'la ilgili fantazileri. Eminim ki İsrail onları sadece KKTC konusunda değil İstanbul konusunda da gazlıyordur ama bunun boş bir gazlamadan öte geçer bir tarafı olduğunu düşünmek için bir neden göremiyorum.


bozadi

#8
Yarın öbür gün Erdoğan'ın olası vefatı veya ağır bir sağlık sorunu nedeniyle AKP-MHP yönetimi çok güç kaybetse ve Cumhurbaşkanlığına Erdoğan dışında başka herhangi biri gelse de, fiziksel kıyamet koşulları devlet yönetimini imkansızlaştırmadığı sürece mevcut iktidar İstanbul'u veya Türkiye'nin genel yönetimini Batılı faşist güçlere kaptırma tehdidiyle karşılaşsa bile hemen Rusya öncülüğündeki blokla etkileşimini artırıp önlemler alır.  "Denge" politikası (Batılı güçlerle Doğlu güçleri birbirine karşı kullanma) konusunda epeyce deneyim kazandılar.

bozadi

#9
Özellikle ekonomi yönetimi konusunda halkın iktidarın kulağını çekmesi gerektiğine inanıyorum ve bu ve benzer bazı bağlamlarda muhalefetin iktidara yaptığı baskıyı, hatta bir ölçüde isyanı destekliyorum ama muhalefetin iktidarı ele geçirmesi için şahsen arzu duymuyorum. Ele geçirseler de geçirmeseler de, İstanbul'da yapay veya doğal çok çok büyük bir deprem olsa da olmasa da, bütün dünya yıkılsa da yıkılmasa da, ruhsal açıdan bizim en temel derdimizin bunlar olmaması gerektiğine inanıyorum.