Yalçın Akdoğan: CHP farklı ideolojidekilerle işbirliğinde (01.02.2019)

Başlatan bozadi, 01 Şubat 2019, 18:57:35

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

01 Şubat 2019

Yalçın Akdoğan: CHP farklı ideolojik çizgilerdeki partilerle hareket ediyor


Eski Başbakan Yardımcısı ve AK Parti Ankara Milletvekili Yalçın Akdoğan, CHP'nin farklı ideolojik çizgilerdeki partilerle hareket ettiği görüşünü dile getirdi. Akdoğan, "İttifak ahlakından uzaklaşanların dava ahlakından da uzaklaşacakları, siyaseten başka bir şeye dönüşecekleri muhakkaktır" dedi.




Eski AK Parti Ankara Milletvekili Yalçın Akdoğan, Star'da "Dava ahlakı-ittifak ahlakı" başlığıyla yayımlanan yazısında "Türk siyasetinin son dönemlerine damga vuran 'ittifak olgusu' siyasetin gereği olarak ortaya çıkan ve siyasi başarı için kaçınılmaz görülen bir yönteme dönüşmüş durumda. İttifak'ın hangi değerler, ilkeler, kurallar üzerine oturduğu, nasıl bir amacın parçası olduğu iyi analiz edilmelidir" görüşünü dile getirdi.

"Cumhur İttifakı'nın ülkenin içinden geçtiği zorlu süreçte nasıl bir milli-manevi bağlılık ve şemsiye oluşturduğunu biliyoruz. Seçime endeksli olmaktan öte bir muhteva taşıyan bu ittifakın, değer çerçevesinin de paradoksal olmaktan öte, uyumlu bir görünüm taşıdığı da malum" ifadesini kullanan Akdoğan, sözlerine "Öte yandan CHP-İP-HDP arasında yaşanan farklı şekillerdeki ittifak girişimleri seçime endeksli, amaca ulaşmak için her yolu mubah gören, kesin kan uyuşmazlığı içeren bir boyut taşıyor. Düşünün, ülkücü anlayışa sahip İyi Partili bir kişinin HDP'nin desteğiyle yol alan bir çizgide durması onun değer dünyasında nasıl bir etki yapar?" diye devam etti.

Akdoğan, şunları kaydetti:

— Veya CHP'nin ulusalcı anlayışına sahip bir kişinin böyle bir ilişkiyi hazmedebilmesi ne derece mümkündür? Sırf partileri biraz daha fazla siyasi başarı kazansınlar diye ideolojik karşıtlıkları sineye çekmenin siyasi maliyeti nedir? Bugün CHP hem farklı ideolojik çizgilerdeki partilerle hareket ediyor, hem de kendi ideolojik çizgisine uymayan isimleri kendi partisinden aday gösteriyor. Yani hem Saadet'le işbirliği içinde hem Saadetli isimlere taşıyıcı olarak partisini kullandırıyor. Hem İP'le ittifak halinde, hem normalde İP'ten aday olacak isimleri aday gösteriyor. Bu halin siyaset literatüründeki karşılığı olsa olsa ideolojik buharlaşma ve kendine yabancılaşma olur. Partinin, teşkilatların, tabanın ve seçmenin böyle bir duruma tepkisi aynı tahammül sınırlarında olmayacaktır. Parti yönetimleri farklı maslahatlarla hareket edebilirler ama tabanın veya seçmenin aynı maslahatı aynı oranda algılamasını beklemek gerçekçi olmaz. Akşener'in partisi için bu durum daha belirgindir.

- Ülkücü ideolojiye sahip olan İP'lilerin CHP'yi zor hazmederken HDP'ye kadar esneme göstermelerini beklemek biraz hayalcilik olur. Acaba AK Parti karşıtlığı tek başına bir ideolojik zemin, ilişki çerçevesi, ahlaki ve ilkesel birlik sunabilir mi? AK Parti'ye Saadet Partisi, HDP, İP veya CHP'nin itirazları aynı mıdır? Karşıtlık da bir zemin oluşturabilir ama karşıt olmanın muhtevası, sebepleri, amacı en azından benzerlik taşır. Eğer siyaset belli değer ve ilkeler için yapılıyorsa bunun olmazsa olmaz gereği her türlü siyaset tarzının veya siyasi ilişkinin bu değerler üzerinde yükselmesidir. Cumhur İttifakı'nın amacı belli değerlerle izah edilebildiği gibi, ilişki sistematiği de belli ilkeler taşıyor. Peki, CHP'nin başını çektiği ittifak hangi değerle izah edilebilir veya girdikleri ilişkiler hangi ilkeleri taşıyor? Erdoğan karşıtlığı bir amaç ve değer olarak sunulabilir mi? İttifak ahlakından uzaklaşanların dava ahlakından da uzaklaşacakları, siyaseten başka bir şeye dönüşecekleri muhakkaktır.

Kaynak: Sputnik



bozadi

Ah canım, rahatsız mı oldun CHP farklı ideolojilerdeki partilerle/kesimlerle ittifak kuruyor diye? Eğer iddia ettiğin gibi bu durum CHP'yi siyaseten zarara uğratacaksa senin bu duruma sevinmen gerekmez mi? Ses çıkarma o zaman, bırak CHP kendi kendini mahvetsin, niye huzursuz oluyorsun?!

CHP'nin son dönemde yaptığı en doğru, en vicdanlı ve en akıllıca hareketlerden biri, farklı ve hatta normalde çatışmalı olduğu ideolojik kesimlerle ortak çıkarlar doğrultusunda işbirliği eğilimidir, ki bu durumun son birkaç seçimde AKP'yi "sıkıştırdığı" apaçık ortadadır. AKP'nin eksik, kötü ve yanlış politikalarından ciddi zararlar gören halk kesimlerini temsile soyunmuş farklı ideolojilerden partilerin, farklılıklarına değil ortak mağduriyetlerine odaklanarak işbirliğine yönelmeleri kadar meşru, doğal, güzel birşey yoktur. Global karanlık güçler ve onların yerli uzantıları yoluyla ideolojik olarak kutuplaştırılıp sürekli olarak birbirine düşürülmeye çalışılan kesimlerin birleşmeyi, işbirliği yapmayı öğrenmesi kadar değerli birşey yoktur.

Erdoğan demiyor muydu, "Ateş olsanız cürmünüz kadar yer yakarsınız, ayrı ayrı değil, birleşip öyle gelin" diye? İşte, muhalefet partileri de nihayet bunu yapmaya giderek yaklaşıyorlar ve anlaşılan bu durum AKP'nin paçalarını tutuşturuyor.

Belirttiğim gibi, ben mevcut koşullarda bu ülkeyi, devleti, orduyu özellikle global sahnede yaşananlar bağlamında nispeten en iyi yönetebilecek partinin AKP olduğunu, "Erdoğan AKP'si" olduğunu düşünüyorum ama bu durum AKP'nin ülkeyi harika yönettiği, eleştiriye, muhalefete, baskıya, protestoya ihtiyaç duymadığı anlamına gelmiyor. Nihayetinde vicdani değerlerin tüm dini ve siyasi ideolojilerin üzerinde olduğu mutlak gerçeğine uygun hareket etmek zorundayız, aksi kimseye fayda getirmeyecek.