Haberler:

🎉 BaskalarinaHizmet.com 17. Yaşında! 🎉

Ana Menü
avatar_Gaia

İkinci Güneş??

Başlatan Gaia, 28 Eylül 2020, 22:03:46

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Gaia

Son bir kaç haftadır, özellikle twitter'da bazı videolar dikkatimi çekiyor. İkinci bir güneş gördüklerini iddia eden insanlar var. Başlangıçta direk videonun büyüsüne kapılıp sorgulamadım doğruluk payını. Sonradan farklı kişilerin, farklı bölgelerden yaptıkları amatör çekim kayıtlarını görünce bir 'acaba mı?' dedim.

twitter veya instagram, youtube falan kullanıyorsanız #2suns #2ndSun #SecondSun #WeirdSun #StrangeSun #sun #TheSun gibi etiketler üzerinden söz konusu videolara ve bir çok fotoğrafa, subjektif beyana ulaşmanız mümkündür.

Açıkçası aklıma kasların ilgili celsesini getirdi bu konu, celsede bu ikinci güneş görülmesi olayı ile kometlerin doğrudan ilişkisi olduğundan bahsediliyor.

11 temmuz 1998:

 
Alıntı YapS: (L) Böyle bir günde akan herhangi özel enerjiler var mı?
C: Yalnızca her zaman "akan" enerjiler.
S: (L) Önceki celsedeki sorulara devam etmek istiyorum. Bu ikiz yıldız: Şu anda nerede? Zodyakın hangi
parçasında?
C: Terazi Takımyıldızı.
S: (L) Komet kümesi nerede?
C: Görülebilir değil. "Dağınık bir kalıpta" yaklaşıyor. Yani birkaç parça geçmiş olabilir de.
S: (A) Başta tek bir somut cisim olarak görüleceğini söylemiştiniz.
C: Evet, ama mutlaka tek bir grup olarak değil. Önce Macellan Bulutu bölgesinde ortaya çıkacak.
S: (A) Tamam, şimdi bir fikrimiz olmuş oldu. Bir sonraki soru ikiz yıldız hakkında. Kütlesinin güneşin
kütlesinden az olduğunu söylemiştiniz. Ne kadar az olduğu konusunda bir rakam verebilir misiniz?
C: Güneşin kütlesinin yüzde 56'sı.
S: (A) Tamam, demek güneş sistemine yaklaşıyor ve güneşle birlikte belirli bir düzende dönüyor. Güneş
onun çekimini hissedecek ve bundan dolayı güneşin konumunda diğer yıldızlara göre belirli bir değişim
olacak ve bütün takım yıldızlar da kayacak. Doğru mu?
C: Daha çok, hafif bir "yalpalama" etkisi gibi.
S: (L) Bu durum dünyada bizim için algılanabilir olacak mı?
C: Ancak ölçümler yoluyla.
S: (T) Güneş faaliyetlerinde, güneş patlamalarında, güneş rüzgarlarında önemli artış olduğuyla ilgili olarak
son zamanlarda çok sayıda rapor yayınlandı. Güneşin yüzeyinde çok şey oluyor. Son duyduğuma göre,
güneşi gözleyen iki uydudan bir tanesi gitmiş. Buna neden olan şey güneş miydi, yoksa yaklaşan
kahverengi cüce mi?
C: Güneş.
S: (T) Kahverengi cüce yaklaştıkça güneş patlamalarının şiddetlenmesine neden olacak mı?
C: İkiz yıldızın periyodik geçişinin güneşin fiziksel durumu üzerindeki etkisi, küreyi hafifçe düzleştirme
şeklinde. İkiz yıldız uzaklaşınca güneş tekrar eski tam küre şeklini alıyor.
S: (L) Güneş küresinin düzleşmesi, bizim için güneşin radyasyonundaki bir artış veya hızlanma yoluyla
farkedilebilir birşey mi olacak?
C: Hayır.
S: (T) Güneş patlamaları veya buna benzer birşey?
C: Hayır.
S: (T) Yani güneşin durumuyla ilgili olarak dünya üzerinde herhangi algılanabilir bir etki meydana
gelmeyecek?
C: Güneşin çekimi artıyor ve bu da güneş patlamalarını engelleyici etki yapıyor.
S: (T) Solar patlamalarının engellenmesi iyi. (L) Öyle olmayabilir de. Solar minimumlar buz çağları demek. (T)
Bu yılki son ekim çemberlerinden biri, yorumculara göre büyük bir güneş patlamasına işaret ediyormuş.
Güneşin yüzeyinin istikrarsızlaştığı konusunda bir uyarı olarak görülüyor...
C: Tüm olaylar kesişiyor.
S: (A) Tamam, bu diğer yıldızın yakın geçişinden, çekim dışında başka ne tür etkiler bekleyebileceğimizi
sormak istiyorum. Herhangi belirli elektromanyetik, gama radyasyonu veya başka birşey? Spektrumun
hangi parçasında?
C: Radyasyon, radyasyon yayan gök cisimlerinden yayılır.
S: (L) Kahverengi yıldız radyasyon yaymıyor mu yani?
C: Evet.
S: (L) Peki ne yapıyor?
C: "Ateşi" çok uzun zaman önce söndüğü için radyoaktif alanı son derece sınırlı. Işık yaymıyor.
S: (J) Kahverengi yıldız. (T) Çöküp bir kara deliğe dönüşmekten yalnızca birkaç adım uzakta yani. (L) Aman ne
hoş, özellikle de dün gece "Event Horizon"u seyrettikten sonra!
C: Hayır. Kara delikler yalnızca 1'inci kadirden yıldızlardan meydana gelir. (ç.n.: 1'inci kadirden yıldızlar: en
parlak yıldızlar)
S: (A) Dünyanın manyetik alanında bir değişim olacağı söylenmişti. Bu, manyetik kutup değişimi anlamına mı
geliyor?
C: Evet.
S: (A) Bu kutup değişimi gerçekten tam anlamıyla bir kutup değişimi mi olacak?
C: Evet.
S: (A) Dünyanın içinde bu manyetik kutup değişimine neden olacak olan şey nedir?
C: Dünyanın dış güçlerle etkileşiminin bir sonucu olarak, altkatman kayalarının mineral içeriğindeki
distürbanslar.
S: (L) Hangi dış güçler?
C: Daha önce bahsedilenler.
S: (L) Bu distürbansın mekanizması nasıl? Bu kutup değişiminin adımlarını tanımlayabilir misiniz?
C: Kutup değişimi döngüsel olarak zaten meydana geliyor. Bu olaylar yalnızca bir tetikleme mekanizması
olarak işlev görüyor.
S: (L) Şu şekilde sorayım: Mineral altkatmanlarda oluşan bir akımın deşarj edilmesi mi gerekiyor? Veya
örneğin o kadar yüksek bir akım oluşuyor ki bu akımın boşaltılması aynı zamanda kutupların ters
dönmesine mi neden oluyor? Olayın mekanizması anlamında böyle birşeyden mi bahsediyoruz?
C: Metali manyetize etmek için gerekeni incele. Arkadiusz'a sor.
S: (A) Metali manyetize etmek için ne mi gerekir? Atomların dönüşlerinin hizalanmasıyla ilgili. Metale
vurulması veya manyetik bir alanın yaklaştırılması gerekir. (T) Metale tav verme anlamında vurma...
Metalin veya kayanın ısıtılması veya darbe vurulması kristalin yapının bozulmasına ve metalin
esnekleşmesine neden oluyor. Her vuruşta, soğuyana kadar tekrar şekilleniyor. (L) Burada bahsettiğimiz
şey bununla mı ilgili?
C: Yakın.
S: (A) Uyumlanılacak dış bir manyetik alan da manyetikleşmeye neden olabilir. Ama bu nereden gelecek?
C: Tahmin et.
S: (L) Dalga mı?
C: Herşey birbiriyle ilişkili.
S: (T) Dünyada eğer iyonosferi aşırı beslersen, çok şiddetli bir manyetik alan yaratırsın. İyonosfer temel
olarak bu. HAARP programları da bununla ilgili. Tesla'nın uğraştığı şey de buydu, iyonosfer, çünkü orada
büyük bir yükleme var. (L) Manyetik kutup değişimiyle HAARP'ın bir ilişkisi var mı?
C: Hayır.

bu da 3 ağustos 1996 dan:

 
Alıntı YapS: (L) Kahverengi yıldızın önemi nedir?
C: Karanlık yıldız.
S: (L) Karanlık bir yıldız... tamam...
C: Eğer oradaysa.
S: (L) Lütfen şunu söyleyip beni bu ızdıraptan çıkarır mısınız? (T) Bekle, karanlık bir yıldız karanlık çünkü ışık
yaymıyor. Ama yine de bir yıldız ve yıldız gibi davranıyor...
C: Evet. Ve eğer eliptik bir yörüngesi varsa... acaba "gidip geliyor" mu?
S: (T) Bilimin, astronominin çift yıldız olarak tanımladığı şeyler, birbirine çok yakın olan ve etkileşimli bir
yörüngeleri olan çift yıldızlar. Ama çift yıldızların tek mevcudiyet şekli ille de böyle olmak zorunda değil.
C: Yakın. Kendi gözlem noktanızdan algıladığınız şekliyle. Peki bu yıldızlar arasında bir bisiklet yolculuğu
yapmaya ne dersiniz?
S: (L) Yani bizim bildiğimiz ve gördüğümüz çift yıldızlar aslında birbirinden çok uzak mesafelerde olabilirler...
(T) Yani astronomlarımız bu olasılığı kabul etmediler.
C: Evet, ettiler.
S: (T) Biliyorlar ama bundan bahsetmiyorlar. Yani bu teoriye göre, yörüngesinde ilerleyen kahverengi bir
yıldızımız olabilir...
C: Eğer olduğunu öğrenseydiniz ne yapardınız?
S: (L) Hmm...
C: Ve belki de gelip gidiyor?
S: (T) Mesela her 3600 yılda bir mi?
C: Belki.
S: (T) Belki bu karanlık yıldızın etrafında dolaşan gezegenler de vardır?
C: Pekala yön değişikliği: Oort bulutu ve komet kümesi... ve zaman zaman lobutların içinden geçen bir
bowling topu gibi Oort bulutunun içinden geçen ikinci güneş.
S: (L) Oort bulutunun içinden geçen karanlık yıldızın komet kümesiyle ilgisi nedir?
C: Neden sonuç.
S: (L) Yani karanlık yıldızın Oort bulutuna çarpması komet kümesini mi yaratıyor? (T) Mutlaka çarpması
gerekmez, yeterince yakın bile geçse çekimi pek çok şeyi etkiler... (L) Ama "lobutların arasından geçen
bowling topu gibi" dediler. (T) O yıldızın çekim gücü kometlerin her yöne savrulmasına neden olur. (J)
Dünya bir lobut gibi mi yani? Bir bowling lobutu? (L) Hayır lobut gibi olan Oort Bulutu.
C: Oort Bulutu'nun ne olduğunu açıkla Laura.
S: (L) Oort Bulutu'nun ne olduğunu herkes biliyor mu? (J) Ben bilmiyorum. [Oort bulutunun açıklanması.]
Pekala, demek baktığımız şey...
C: Şimdi, çok korkutucu bir dönemden, sonra görünüşte tekrar bir normalliğin gelmesinden ve bunun
ardından da "Son"dan bahseden İncil kehanetlerinizi düşünün. (ç.n.: orijinal metindeki "bible" veya
"biblical" terimleri duruma göre ya sadece "incil", ya da hem incil'i hem de tevrat'ı [eski ve yeni ahit]
birlikte ifade eden bir anlamda kullanılabiliyor.)
S: (T) Komet kümesini daha ilk celselerden itibaren öğrenmiştik. Şimdi bunun ötesine geçiyorsunuz ve bu
komet kümesinin...
C: Laura lütfen o kehanetleri hatırlat.
S: (L) Aslında "Nuh Sendromu" temel olarak bu kehanetlere dair bir yorumlamadan oluşuyor ve bu tür
olayların "doğal" bir döngüsü olması gerektiğini açıklamak üzere biraz da bilim içeriyor. ... Kehanetlerde
şöyle deniyor: "Eğer o günler kısaltılmamış olsaydı hiçbir vücut kurtulmazdı. Ama seçilmişlerin hatrına o
günler kısaltılacak." Şimdi bana bunun ne anlama geldiğini söyler misiniz?
C: Henüz değil.
S: (T) Neredeyiz? Bowling lobutları gibi kometleri etrafa dağıtan bir kahverengi yıldızımız vardı...
C: İncil'deki kehanetler bir korku ve kaos döneminden bahsediyor, ardından sükunet ve ardından büyük bir
huzur, yenilenme ve bereketin içinde beklenmedik bir şekilde gelen son.
S: (L) Tamam, şimdi bunu açıklayın lütfen.
C: Hayır, siz açıklayın lütfen!
S: (L) Tamam, bence bu "son" denen şey "yoğunluk sınır geçişi", yani "dalga"dan geçişimizi ifade ediyor.
C: Evet, ama bahsettiğimiz kehanetler hakkında bilgin yok mu?
S: (L) Göklerin yıldırıma benzer bir patlamayla yıkılacağının, dünyanın ateşle kavrulacağının söylendiği
Peter'in mektubundan mı bahsediyorsunuz?
C: Hayır.
S: (L) Şükürler olsun! Danyal'ın kitabında bir olay ile diğer bir olay arasındaki süreçten bahsedildiği yeri mi
kastediyorsunuz?
C: Yakın.
S: (L) Tamam. O bölümü bulup inceleyebilirim. 6.3 yıldan mı bahsediyoruz?
C: Evet, ama bu doğru değil.
S: (T) Yılların sayısı doğru değil. (L) Tamam, bu konuya daha önce de değindiğiniz için şunu sormak
istiyorum; teknoloji yoluyla, yaklaşan yeni yoğunluğa ulaşan bir geçiş yaratıp ya da paralel bir evren
yaratıp bu olaydan kurtulmak mümkün mü?
C: Hayır.
S: (L) Kesin olan şeylerden...
C: Peki güneşin ikizi olan kahverengi yıldız, güneşin ışığıyla aydınlanacak kadar yaklaşırsa?
S: (T) Eğer aydınlanacak kadar yaklaşsaydı, bunun bariz sonucu o yıldızın GÖRÜLMESİ olurdu. Ve insanlar
büyük bir panik yaşardı...
C: Evet.
S: (T) Hükümetler devrilirdi...
C: Korku ve kaos. Peki ya tekrar kaybolduğunda?
S: (L) Her şey iyi görünürdü! Ama Oort bulutuna çarpılmış olduğunun farkında olmazlar! Aman tanrım!
C: Peki sonra?
S: (L) Tüm bu dehşete ve kaosa neden olacak olan şey Oort bulutu veya kometler değil, aydınlanan
kahverengi yıldız olacak yani... Sonra tekrar uzaklaşacak, sonra kimse neyin gelmekte olduğunu bilmiyor
olacak! Ve hem İncil hem de Nostradamus bundan bahsediyor. Ama bu daha önce kavranamamıştı!
Pekala, kometlerin Oort bulutundan buraya ulaşması ne kadar sürer?
C: Komet kümesinin normal kometlerden çok daha hızlı seyahat ettiğini söyleyelim sadece.
S: (T) Ve bunun nedeni kometlerin büyük bir yıldızın çekimiyle savrulması...
C: Komet kümesinden daha önce bahsetmiştik ve bu sefer Dalga'yla birlikte geldiğini söylemiştik.
S: (L) Dalganın enerjisi bu kahverengi yıldızdan mı geliyor?
C: Hayır.
S: (L) Dalga bir dalga. (T) Yani karanlık yıldız Oort bulutundan geçecek ve bize çok yaklaşması da gerekmiyor.
O kadar yaklaşan herhangi bir yıldız aşırı yaklaşmış olur zaten. Yıldızın çekimi bu kometleri üzerimize
savuracak. Ve daha da önemlisi hemen arkalarında da dalga var... yani hem çekiliyor hem de itiliyorlar.
C: Hayır.
S: (L) Kahverengi yıldız kometleri savuracak ve ardından kometler zaten gelmekte olan dalganın önüne mi
düşecekler?
C: Evet. Bu defa. İnsanlık geçen çağlarda komet kümesini deneyimlemişti ama dalganın bir önceki geçişi çok
daha uzun bir zaman önceydi.
S: (L) Bu dalga bir çekim dalgası mı?
C: İlişkili.
S: (L) Tamam, şimdi... (T) Dalga bir enerji formu. (L) Evet, daha önce dalganın "hiperkinetik duyumsayış"
olduğunu söylemişlerdi.
C: Yoğunluk sınırı... Aradığın kuantum faktörü bu Laura, bunu "Nuh" çalışmana ekle ve sonuçlara bak.
S: (L) Bu kahverengi veya karanlık yıldızın kendi yörüngesinde gezegenler var mı?
C: Hayır.
S: (T) Tamam. Bunun Sitchin ve onun "Nibiru gezegeni" ile bir ilgisi yok. (L) Eğer dalga Güneş Sistemi'nin yeni
yoğunluğa geçişindeki kuantum faktörüyse, bir atomun geçişiyle ilgili faktör nedir?
C: Elektronlar ne yayıyor?
S: (L) Fotonlar... (T) Bir tür elektrik akımı. (L) Elektronun herhangi bir parçası olmadığını düşünüyordum...
Temel parçacık olduğunu...
C: Doğru...
S: (L) Peki ne yayıyor elektron? (T) Bir EM alanı mı?
C: Çekim hakkında ne dedik? Ne dedik!?
S: (T) Ne dediler? (L) Çekimin... (T) Daha önce ne okuyordun...
C: Oku.
S: [Önceki bir celseden çekimle ilgili şeyler okuyor.] (L) Elektron çekim mi yayıyor?
C: Evet.
S: (L) Eğer...
C: Elektromanyetik olarak.
S: (L) Kuantum geçişine neden olan şey nedir? Çekimin toplanması ve dağıtılması. Atomun çekim
toplamasına veya yaymasına neden olan şey nedir?
C: Elektronun "atom" denklemindeki yeri nedir?
S: (L) Elektron çekirdek etrafında dolanıyor... (T) Gezegenler Güneş etrafında dolanıyor. (L) Elektronun
topladığı enerji, veya atomun herhangi başka bir parçasının topladığı ve bir kuantum geçişine neden olan
enerji ona dışarıdan mı geliyor? Bir dalgadan mı?
C: Çekirdeğin etrafında kaç elektron dolanıyor?
S: (L) Atomuna bağlı. Elektronların sayısı atomun ne atomu olduğunu belirliyor... Yörüngesindeki
parçacıkların sayısı...
C: Evet.
S: (T) Ve kendine özgü bir yörüngeleri oluyor...
C: Evet... Peki makro-dinamik olarak güneşin bununla ilişkisi nedir?
S: (L) Tamam, atomun çekirdeğindeki birşey elektronların bir geçiş yapmasına mı neden oluyor?
C: Çekirdeğin etrafında kaç elektron dolanıyor?
S: (L) Güneş'in mi? Güneş'in çekirdeği etrafında kaç elektron dolandığını mı soruyorsunuz? Farklı atomların
farklı sayıda elektronu var...
C: Herhangi bir atomun.
S: (L) Değişken.
C: Hangi aralıkta değişken?
S: (L) Bir taneden doksan veya yüzlerceye kadar...
C: Peki sayıyı belirleyen şey nedir?
S: (L) İyi bir soru! (T) Bir atomu helyum, başka bir atomu oksijen yapan şeyin ne olduğu mu? Oldukları şey
olmayı nasıl bildikleri...
C: Hayır.
S: (T) Peki nedir sayıyı belirleyen şey?
C: Çekirdeklerin yapısı mı acaba?
S: (L) Evet. Doğru. Unuttuk. Protonları veya çekirdekte her ne varsa onları etkileyen ve sayılarını belirleyen
şey nedir?
C: Hangi yapı yörüngede tek bir elektronun dolanmasına neden olur?
S: (L) Tek bir proton mu?
C: Şimdi makro-dinamik olarak düşünün.
S: (L) Daha önce güneşin bir pencere olduğunu söylemiştiniz, veya bir noktadan başka bir yoğunluğa geçiş.
Atomun çekirdeğinin de bir pencere olduğunu mu söylüyorsunuz?
C: Söylediğimiz şey güneşin bir proton, ikizinin ise bir elektron olduğu!
S: (L) Hala anlamaya çalıştığım şey şu... dalga makro-kozmik atomda geçişlere neden oluyor... mikro-kozmik
atomdaki geçişlere neden olan şey nedir? Kuantum sıçramasına neden olan şey nedir? Atomda ne
birikiyor da onun bir geçiş yapmasını sağlıyor? (T) Bu bir birikme durumu mu yoksa dağıtma durumu mu?
C: Büyük Döngü'nün tamamlanması.
S: (J) Döngü. (L) Hayır, hayır...
C: Güneş'in ikizinin her 3600 yılda bir göründüğünü kim söylüyor?
S: (L) Pekala, 3600 yıllık bir komet kümesi döngüsü var. İkiz güneş ise tamamen başka bir döngü ve bir de
dalga var ki o da Büyük Döngü oluyor. Demek doğada bir geçişe neden olan üçlü birşey var?
C: "Biyoritimler" gibi.
S: (T) Üç yönlü kötü bir zaman geliyor demek! Ya da nasıl baktığına bağlı olarak iyi bir zaman.
C: Eğer John C. Rockefeller isen kötü zaman, Mahatma Gandi isen iyi zaman.
S: (L) Yani atomaltı geçişlerde de mi üçlü bir olay gibi birşey olacak? Biyoritim gibi?
C: Evet.
S: (L) Demek göz önünde bulundurulması gereken üç faktör var... yoksa üçten fazla mı?
C: İkisinden biri.
S: (L) Rastgele sayıda olaylar da olabilir mi?
C: İstersen.
S: (L) Faktörleri azaltıp arttıran şey kısmen gözlemciye mi dayalı? Bilinç?
C: Evet.
S: (T) Demek burada birleşecek olan üç ayrı döngü göreceğiz...
C: Her şeyin makro dinamik ve mikro dinamik yansımaları var. Şimdilik bunları hazmetmenizi öneriyoruz; ve,
korkmayın! Bu hemen olmak üzere değil!
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Tek celseler bu ikisi değil, başka celselerde var konu ile ilgili az buçuk değinilen. Ancak bu ikisi bilgi açısından bana doyurucu geldi.

Söz konusu büyük döngü, Great Year diye geçiyor.  Bununla ilgili videolar ve bazı bilimsel denilebilecek açıklamalar var orda burada.  Ben oldukça heyecan içindeyim kendi adıma. Eğer içinde bulunduğumuz bu dönem o uzun süredir beklediğimiz dönemse çok enteresan bir süreç bizi bekliyor olabilir. Tabi gereksiz beklenti yaratmamak lazım, benim bu anlattıklarım sadece birkaç video ve internette gördüğüm resimler üzerine.

söz konusu video ve resimlerden bazıları:

https://twitter.com/ctfdn_official/status/1308430863210774533

https://twitter.com/BeefyCryptoYo/status/1309507331860738048

https://twitter.com/motorcycho81/status/1308060719477268485

https://youtu.be/S-TylVkjjx0

https://youtu.be/5BNwTyuhaHU

Tabiki bu videolar ve fotoğraflar görsel bir kanıt gibi dursa da ben yanılıyor olma ihtimalini yüksek tutuyorum. Söz konusu photoshop gibi faktörlerin ne kadar geliştiği olunca bazen hepimiz yanılabiliyoruz. Bu olasılığıda göz önünde bulundurmanız sağlıklı olacaktır.

Onun dışında siz ne düşünüyorsunuz bu konuda? Perde sizce de kapanmak üzere mi? Yoksa ben bu aralar fazla hayal gücü modunda mıyım? :):):)

gerçek tosun paşa

#1
Dün bu celseleri bir arkadaşa okudum. Aynı muhabbeti yaptık. Geçen gün 5.4 Gökçeada depremini saatler öncesinden tahmin ettik ve bu ilk değildi. Hatta o akşam wp grubuna da yazmıştım depremle ilgili tahmini. Kısacası bence bilinç olarak ve aynı zamanda gezegensel olarak baya bi garip dönemdeyiz-döneme giriyoruz. Şu an paylaşımına hem sevindim hem şaşırdım. Görüntüleri inceleyeceğim.

Gaia

#2
Deprem konusunda bende aynı görüşteyim. Özellikle bu hafta ve geçen hafta ciddi sismik aktivite var. Deprem tahmin gruplarında falan tahmincilerde bir şeylerin anormal olduğunu vurguluyorlar sürekli. Parçaları birleştirince bir manyetik etki olduğu açık fayları coşturan. İkinci güneş ve manyetik anormali çok mantıklı geliyor şöyle bir düşününce. Türkiye'de bile volkan aktivasyonu ile ilgili haberler çıkmaya başladı. Kimisi Hasan Dağı diyor, kimisi Akyarlar Volkanı diyor, kimi Bitlis, tatvandaki Nemrut diyor... Ciddi kıpırdanma var.

bozadi

#3
Paylaşımlar için teşekkürler arkadaşlar.

İkiz güneşin görünmesiyle büyük bir kaos ve korku süreci, ardından kaybolmasıyla bir huzur ve bereket dönemi derken, ikiz yıldızın Oort bulutundan savurduğu göktaşlarının hiç beklenmedik bir şekilde dünyayı vurmasıyla birlikte bilindik insanlık medeniyetinin sonunun gelmesi... Bu kehaneti/olasılığı unutmuşum.

Bu tahmin doğruysa, en büyük ve yıkıcı göktaşı olayları ikiz güneşin görünüp kaybolmasından sonra olacak.

İkiz güneş bizim güneşe çok yaklaştığında, bizimkinin ışığı onu da görünür hale getirecek deniyor. İnternette konuyla ilgili paylaşılan görüntülerden bazıları illa ki sahte olabilir ama çoğunun öyle olmadığını sanıyorum. Elbette sahte değil demek, görünen şeyin mutlaka ikiz yıldız olduğu anlamına gelmez ama kimbilir, belki de artık bazı yerlerde ve/veya bazı koşullarda görünür hale de gelmiş olabilir. İncelemeye çalışalım.

Galaksimizdeki yıldızların yaklaşık yarısının ikili/ikiz (veya daha fazla) yıldız olduğu tespit edilmiş. Güneşin de ikizi olabileceği aslında sanırım 1980'lerden beri üzerinde durulan bir olasılıkmış. Gezegenlerin ve Oort bulutundaki göktaşlarının yörüngelerinde tespit edilen bazı sapmalara neden olan ama gözle tespit edilemeyen şeyin bir gaz gezegen veya kahverengi cüce (sönük ikiz yıldız) olduğu oldukça ciddi bir hipotezmiş zaten. "Planet X" denen konu bununla ilgili gibi görünüyor. "Nemesis" olarak da adı geçiyor.

Dünyada meydana geldiği tespit edilen çok büyük çaplı beş yokoluş/yıkım döneminin göktaşı felaketleriyle yakından bağlantısı var gibi görünüyor.

Konuyla ilgili olarak:

https://seyler.eksisozluk.com/kuyruklu-yildizlari-gunes-sistemine-ceken-ve-gunesin-seytani-ikizi-oldugu-varsayilan-yildiz-nemesis


bozadi

#4
Alıntı Yap
S: (L) Güneş sistemindeki gezegenler normal yörüngelerinden sapacak mı? Bu bir olasılık mı?
 
C: Evet.
 
S: (A) Sadece kometlerin yörüngesinden dolayı mı?
 
C: Evet. Ayrıca ikiz güneş.
 
S: (A) Kometlerden bahsederken, bunların çarpmalarından mı bahsediyoruz?
 
C: Bazıları çarpacak.
 
S: (A) Elektriksel fenomenler bir rol oynayacak mı?
 
C: İkiz güneş tüm sistemdeki elektrik akımını topraklıyor ve böylece "motor" çalışmaya devam ediyor.


Bu celse alıntısında K'ların "bazıları çarpacak" demesi, tepemize yağmur gibi büyük göktaşları yağmayacağına işaret ediyor sanırım. Yani en azından çok büyük parçalardan çok fazla sayıda isabet etmeyecek belki de. Yani dünya üzerindeki insan hayatını tamamen sona erdirecek kadar fazla çarpma/isabet olmayacak gibi görünüyor, çünkü sonuçta şimdiye kadar hem Ra, hem Ple hem de K bilgilerinde paylaşılan görüşlerin tümünde insan hayatının bir şekilde devam edeceği ima ediliyordu, bu görüşleri doğru kabul edecek olursak. Tabi 4y'ye mezuniyet bu duruma bambaşka açılardan bakmayı gerektirebilir. K'lar en büyük yıkım süreçlerinin 4'e mezun olmayan veya olamayanların başına gelmesi olasılığı bulunduğunu söylemişti.

Alıntı Yap
 S: (L) Yani tüm bunlar, kehanetlerdeki dünya değişimlerinin aslında anladığımız şekliyle fiziksel realitede meydana gelmeyebileceğini mi gösteriyor?
 
C: Emin olabilirsin.
 
S: (L) Yani tüm bu hoplama zıplamalar, oraya buraya gitmeler, onu bunu yapmalar...
 
C: Tamamen 3'üncü seviye düşünüşü.
 
S: (L) Eğer tüm bunlar 3'üncü seviye düşünce ürünleriylese, ve eğer bu kehanetlerin çoğu sembolikse, tahmin ediyorum ki bu kehanetler aslında enerjideki hareket ve değişiklikleri işaret ediyor.
 
C: Evet.
 
S: (L) Peki eğer bu enerji değişimleri meydana gelecekse, bu kehanetlerde değişeceği söylenen şey gezegendeki insanlar mı, ya da insan grupları ve belirli kitleler mi oluyor? Bu afetler bireysel ve veya kolektif bir temelde ruhta meydana gelecek afetleri mi yansıtıyor?
 
C: Yakın.
 
S: (L) Geçiş gerçekleştiğinde dünya üzerindeki insanların da 4'üncü yoğunluğa geçeceğini, bir çeşit gençleşme süreci yaşayacaklarını falan söylemiştiniz. Peki 4'üncü yoğunluktan tamamen habesiz olan ve 4'üncü yoğunluğa geçmeyecek olan insanlara ne olacak? Farkında olan ve frekansları değişen insanların desteğiyle dalga onları da mı taşıyacak, yoksa başka bir yere gidip başka şeyler mi yapacaklar?
 
C: Adım adım (sorun).
 
S: (T) Şimdi buraya gelen şey insan ırkını 4'üncü yoğunluğa taşıyacak olan bir dalga mı?
 
C: Ve gezegeni ve bütün mekan/zaman sektörünü.

S: (T) O zaman buradaki herkesi içinde bulunduğu çalışma da tamamen bununla ilgili. Yani biz insan formuna girmiş ışık varlıkları olarak yeni frekansın tutucularıyız. Dalga buraya geldiğinde yeterince kişi hazırsa dalgayla birlikte yeni frekans burada sabitlenmiş olacak ve böylece gezegende olması planlanan değişim gerçekleşecek, öyle mi?
 
C: Evet.
 
S: (L) Bu meydana geldiğinde, hala tüm bunlardan habersiz olanlara yardım edecek miyiz?
 
C: Açık.
 
S: (T) Yani biz şimdi dünya değişimlerinden, hayatta kalacaklardan ve kalmayacaklardan, yıkımlardan, 3'üncü, 4'üncü, 5'inci yoğunluk realitelerinden bahsederken, burada asıl kastedilen şey 3'üncü yoğunluk bakımından gezegenin yok olması veya 3'üncü yoğunluktaki nüfusun %90'nın ölmesi değil. Çünkü insanlar 4'üncü yoğunluğa geçiyor olacak, öyle mi?
 
C: Vau! "Isınıyorsun."
 
S: (T) Evet, yani biz yeni yoğunluğun frekans tutucularıyız. Yani insanların %90'ının hayatta kalmayacak olmasından kastedilen şey, geçirecekleri yoğunluk değişimi oluyor. Çünkü bir üst seviyeye çıkıyoruz. Tüm bu konular bununla mı ilgili?
 
C: Veya diğer bir olasılık, fiziksel afetleri yalnızca 3'üncü seviye dünyada "kalanların" deneyimleyecek olması.
 
S: (T) O halde kastettiğiniz şey bizim frekanslara uyumlanmamız ve böylece dalga geldiğinde 4'üncü yoğunluğa mümkün olduğunca çok sayıda kişinin geçmesine yardım etmemiz ve böylece bu gezegendeki karanlık güçlerin hakimiyetinin sona ermesi. Geride kalanların enerjileri de karanlık güçler için yeterli düzeyin çok altında olacağı için onlar da bu gezegenle
uğraşmaktan vazgeçecekler. 3'üncü yoğunluk dünyasında daha az insan yaşıyor olacak, gezegen kendini yenileyecek ve onlar da derslerini müdahale olmadan daha kolay öğrenebilecekler.
 
C: Yakın.


bozadi

#5
Celse alıntılarından birinde geçen, "İkiz güneş tüm sistemdeki elektrik akımını topraklıyor ve böylece "motor" çalışmaya devam ediyor." ifadesini anlamaya çalışıyorum. Örneğin güneş patlamalarındaki azalmanın nedeninin, ikiz güneşin yaklaşmasından kaynaklı "topraklayıcı" etki olduğu söyleniyor. Topraklamanın tam olarak nereden nereye olduğu konusunda kafam karışıktı ama bu alıntıladığım cümleye göre, yanlış anlamıyorsam, zayıf enerjili olan ikiz güneşin (kahverengi cücenin) güneşten ve güneş sisteminden enerji emmesi gibi bir durum meydana geliyor sanırım. Topraklamadan kastedilen şey bu gibi görünüyor. Enerji yüksek olduğu yerden zayıf olduğu yere doğru akıyor. Ama bu durumun "motorun dönmesini" sağladığı ima ediliyor. Bunun ne anlama geldiğini bilmiyorum ama belki de bu topraklama/emme meselesi, sistemin/motorun çalışmaya devam etmesini engelleyebilecek kadar fazla enerji oluştuğu bir dönemde oluyor ve bu topraklayıcı etki fazla elektriği emerek sistemi rahatlatıyor, belki de. Bambaşka birşey de kastedilmiş olabilir ama.

gerçek tosun paşa

#6
İkiz güneşle ilgili gündem yaratılıyor da olabilir. Görüntüler doğru olmayabilir elbet ama bence bu fenomen gerçek. Tabii ne kadar yaklaşması lazım bu cüce yıldızın bilmiyoruz. Tamamen görünür kılması için mesafe ne olmalı bilmiyoruz. Görünür hale geldiği anda kometleri tetikler mi, bilmiyoruz.

Zaman konusunu da çözemiyoruz. Bu olayın gerçekleşmesi 45-250 sene arası da sürebilir.

Bakalım şu 4Y adaylarına fizikselden çok ruhsal bir etki yaratacak olması da baya ilginç geliyor bana. Hayat ne getirir ne götürür göreceğiz.

Enginbaysan