Erdoğan ile Putin'den Tarihi Zirve! (10 Mart)

Başlatan bozadi, 10 Mart 2017, 23:29:31

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

10 Mart 2017

Erdoğan ile Putin'den Tarihi Zirve!


Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Putin'in Moskova'daki görüşmesi sona erdi.
 Görüşme 2 saat 30 dakika sürdü. Kremlin'de heyetler arası görüşmelere geçildi.




Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşmek ve Türkiye-Rusya Üst Düzey İşbirliği Konseyi 6. toplantısına katılmak üzere Rusya'nın başkenti Moskova'ya gitti. İki lider saat 14.10 sıralarında Kremlin'de biraraya geldi. Görüşme 2 saat 30 dakika sürdü.

Görüşme öncesinde Putin, "Bu formatta uzun zaman sonra ilk görüşmemiz. Aradan çok zaman geçtiği halde Rus-Türk ilişkilerinin gelişmesi için çalışıyoruz. Başta Suriye krizi olmak üzere dünyadaki krizlerin çözümü ile ilgili olarak çalışmalarımızı aktif bir şekilde sürdürüyoruz" dedi. Putin, "Askeri ve özel servisler arasında yapıcı görüşme sürüyor." diye konuştu.

PUTİN: BÖYLE YAKIN BİR İŞBİRLİĞİNİ KİMSE BEKLEMİYORDU

Putin, şunları söyledi: "Rusya ve Türkiye, son zamanlarda Suriye dahil olmak üzere dünyadaki krizleri çözmek için aktif bir biçimde çalışıyor. Rusya ve Türkiye, savunma kurumları ve istihbarat teşkilatları düzeyinde iyi ve etkili ilişkiler kurdu. Rusya ile Türkiye arasındaki ilişkiler hızlı bir tempo ile onarılıyor, Moskova böyle olduğu için mutlu. İlişkilerimizin hak ettiği seviyeye yükselmesi için aktif bir biçimde çalışıyoruz. Rusya ve Türkiye askerleri arasında böyle yakın bir işbirliği kurulacağını kimse beklemiyordu."




Putin'in ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine "Değerli dostuma çok çok teşekkür ediyorum. Özellikle ÜDİK toplantısında bir ara verme süreci yaşadık. Fakat geçen yıl malum Dünya Enerji Kongresi'nde bir araya geldik. O, bu süreci tetiklemesi bakımından çok çok hayırlı bir kongreydi." diyerek başladı.

ERDOĞAN: BİRÇOK ALANDA ADIM ATACAĞIZ

Türkiye ile Rusya arasında enerji noktasındaki iş birliğinin çok farklı olduğuna işaret eden Erdoğan, gerek petrol gerek doğalgazda Rusya ile bu sürecin aratarak devam ettiğini söyledi.

Erdoğan, özellikle Türk Akımı, Akkuyu Nükleer Enerji Santrali'ndeki çalışmaların hızla normalleşme süreci içerisinde devam ettiğini vurgulayarak, söyle devam etti:

"Ekonomik, ticari, askeri, savunma sanayine yönelik birçok alanda atacağımız adımlar, bugünkü ÜDİK toplantımızın öyle zannediyorum ki ana başlıklarını teşkil edecektir. Bölge sorunlarını da etraflıca ele alacağımız bu ÜDİK toplantısı, ülkelerimizin bu süreçteki etkinliğini daha da artıracaktır."

ERDOĞAN KURMAYLARINI YANINA ALDI

Türkiye-Rusya Üst Düzey İşbirliği Konseyi Toplantısı'na ve Putin tarafından onuruna verilecek yemeğe katılacak Erdoğan, daha sonra anlaşma imza töreni ve Putin ile ortak basın toplantısına iştirak edecek ardından Meçhul Asker Anıtı'na çelenk bırakacak.

Erdoğan'ın Moskova heyetinde, Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar, MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı, Milli Savunma Bakanı Fikri Işık ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan var.

SURİYE SORUNU KONUŞULACAK

Görüşmede ana gündemin ikili ilişkilerin geliştirilmesi ve Suriye olacağı zirvede Rakka harekâtı ve Münbiç'teki son gelişmeler ele alınacak. Uçak krizinin ardından iki liderin son 7 aydaki 4'üncü yüz yüze görüşmesinde Erdoğan, Putin'e "PYD" uyarısı yapacak. Erdoğan'ın hem PYD olmadan DAEŞ ile mücadele edilmesi hem de Münbiç'ten PYD'nin çıkarılmasına yönelik mesajlar vereceği öğrenildi.

Kaynak: haberler


bozadi

#1
10 Mart 2017

İstanbul'da Rus yolcuları da taşıyan helikopter düştü;
 5 kişi hayatını kaybetti


İstanbul Büyükçekmece'de Eczacıbaşı'na ait bir helikopter düştü. TÜYAP Kuzey yan yol E-5 mevkiine düşen helikopterde 2 pilot 4 Rusya vatandaşı ve 1 Türk yolcu olduğu belirlendi.




İstanbul'da düşen Eczacıbaşı Grubu'na ait Sikorsky S-76 tipi helikopter, Bilecik'in Bozüyük İlçesi'ne gidiyordu. Helikopterde yolcu olarak Eczacıbaşı Vitra Rusya Genel Müdürü Salim Özen ve 4 Rus müşterinin bulunduğu belirtildi. Bozüyük'teki Eczacıbaşı Tesisleri yetkilileri, Rusya Genel Müdürü Salim Özen ile 4 Rus müşterinin saat 12.00'da yapılacak toplantıya gelmek için İstanbul'dan havalandıklarını, ancak kısa süre sonra kazayı öğrendiklerini söyledi.

İstanbul Valisi Vasip Şahin, Büyükçekmece'deki helikopter kazasında ilk belirlemelere göre, 5 kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi. Vali Şahin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, saat 11.16'da Atatürk Havalimanından kalkan özel bir şirkete ait helikopterin, 11.21'de Büyükçekmece sınırları içinde E-5 karayolu üzerine henüz sebebi netleşmemiş bir nedenle düştüğünü belirtti.

Helikopterin yoğun sis nedeniyle görüş mesafesinin kısaldığı ve Büyükçekmece'deki televizyon kulesine çarpmış olabileceği iddia edildi.

Rusya Dışişleri Bakanlığı, İstanbul'da meydana gelen helikopter kazasında 4 Rus vatandaşının hayatını kaybettiğini doğruladı.

Kaynak: haber rus


bozadi

#2
Kaza Erdoğan Putin'le görüşmek için Rusya'dayken gerçekleşti ve kazada 4 Rus'la beraber 7 kişi hayatını kaybetti. Ne kadar ilginç. Bu "kazanın", söz konusu görüşmenin gerçekleşmesinden hiç hoşlanmayan çevrelerin bir "mesajı" olma ihtimali son derece yüksek görünüyor.

bigsenfoni

Hep ayni taktikler...Bakalim karsi reaksiyon ne olacak!
DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET  OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.

bozadi

#4
11 Mart 2017

Çavuşoğlu: Rusya, Batı'dan farklı olarak sözünü tutuyor


Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin- Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan görüşmesini değerlendirdi. Çavuşoğlu "Rusya'nın diğer Batı ülkelerinden bir farkı var. Oturup konuştuğunuz zaman verdiği sözleri yerine getiriyor" dedi.




CNN Türk'te Hakan Çelik'in programına katılan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

Normalleşme süreci tamamlandı, eski günlere döndük. Rusya ile iş dünyasının önündeki engellerin kalkması, vize konusunda bazı alınacak kararlar var. İlerleyen dönemlerde vize tamamen kalkacak. Rusya'nın diğer Batı ülkelerinden bir farkı var. Oturup konuştuğunuz zaman verdiği sözleri yerine getiriyor. Oturduk, anlaştık ve Halep'te de bunu gördük. 45 bin insanın tahliyesi konusunda sözünü tuttu.

Rusçamı ekonomik kullanıyorum, Putin'le Rusça konuşuyoruz.

(Putin'in 'Askeri kurumlarımız ve istihbarat teşkilatlarımız düzeyinde bu kadar güven içeren ve etkili bir diyalog kurulmasını kimse beklemiyordu' sözünün hatırlatılması üzerine) Putin esprili bir dille "Bizi seven kalmadı ama sizi seven var mı bilmiyorum" dedi.

ABD'nin Mümbiç, YPG konusunda sözleri var. 'Mümbiç operasyonu biter bitmez YPG çıkacak' demişlerdi ama böyle bir şey olmadı. Bunu eski ABD Başkanı Barack Obama da söyledi, eski Dışişleri Bakanı John Kerry de tekrar etti ama sözler tutulmadı. Terör konusunda ülkeler farklı düşünemez. Terör örgütü kullanılamaz. O sizi kullanır. Tabii ki FETÖ'yü vermezlerse ilişkilerimiz kötü etkilenir bunu herkes biliyor. ABD Başkanı Donald Trump yönetimi Obama gibi değil, verdiği sözleri tutuyor.

(Trump'ın Savcı Preet Bahara'nın istifasını istemesiyle ilgili) Rıza Sarraf davası savcısı Bahara, FETÖ ile ilişki içindeydi. Sık sık görüşüyorlardı. Türkiye'de hükümet 'Tüm savcıları değiştireceğim, istifa etsin' dese kıyamet kopar. Ama Amerika'da sistem böyle. Başka ülkelerde kral atıyor ama sorun yok. Sadece Bharara değil, 46 savcının istifasını istemişler. Tamamen politize olmuş bir savcıdır Bharara.

Bugün Rotterdam'a gidiyorum. Ziyaret nedeniyle tansiyon artacaksa artsın. Türkiye Cumhuriyeti'nin Dışişleri Bakanı gidecek, 'Yok efendim uçuş iznini iptal ederiz?' diye tehdit ediyorlar. Bunu Hollanda yaptı. Bunlar çok ağır sonuçlar doğurur.

Şimdi Rotterdam'da... Bugün gideceğim. İnanamıyorsunuz, faşizan bir uygulama bunlar. Hepsi. Bazı mesajlar geliyor, Hollandalı vatandaşlar özür diliyor. Neden? Avrupa, Hollanda seçime gidiyor. Fransa'da bu yönde bir problem yok.

Bir (Geert) Wilders'ın kuyruğuna takılmışlar. Seversin sevmezsin Wilders, bugüne kadar kendi politikasında sağlam durdu. Baktı ki, bunlar zemin kayması var, kendine doğru geliyor. Hepsinin boynuna taktı kementi, istediği yere götürüyor. Şu anda Başbakanın söylemlerinin Wilders'tan farkı yok. Birisi liberal, birisi faşist.

Biz daha önce de seçim öncesi Avrupa'ya gittik ve vatandaşlarımızla buluştuk. Neden şimdi yapıyorlar? Referandumda taraf tutuyorlar. Hayır tarafını tutuyorlar. Hayır için çalışıyorlar. Çünkü Türkiye daha güçlü, istikrarlı, daha bağımsız olacak. Şu anda bile 'acaba Türkiye'de zemin kayması mı var, Türkiye şuraya, buraya mı gidiyor?' Onlara ben şunu soruyorum, 'Bahsettiğiniz ülkelerle siz ilişki içinde misiniz?' 'Evet'. 'Geniş alanda da başka kıtalarda da ekonomik çıkarlarınız dahil, her türlü çıkarlarınızı güçlendirmek için çaba sarf ediyor musunuz?' 'Evet'. Peki ben gittiğim zaman problem nedir, sorguluyorsunuz. Rusya'yı da kastediyorum. Sadece Rusya değil.

Benim toplantı yapacağım düğün salonunun sahibi biri Urfalı, birisi Kayserili, PKK tehdit ediyor, ona rağmen 'Hayır' diyor. Alman istihbaratı tehdit ediyor. Hamburg'da 4 salonu tehdit ettiler. Almanya ile sözde müttefiğiz. Vatandaşın yerinin ruhsatını en sonunda iptal ediyorlar.

Alman Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel'e dedim ki, 'Bunu nasıl izah edeceksiniz?' Dedi ki, 'O yerin fotoğraflarını gördün mü?'. Yahu fotoğraflar, içerideki kondisyon iyi olabilir, kötü olabilir, öyle olsaydı en başından böyle yapardınız. Kaldı ki buraya HDP'liler geldi, hepsi eş başkanları dahil hepsi geldi, burada toplantılar yaptı; konserler oldu, her gün düğün oluyor; yeni mi aklınıza geldi? Dedim ki, 'Bize böyle çocuğun bile inanmayacağı şeyleri söylemeyin, bu sistematik, organize bir şey. Bunlardan vazgeçin.' Şimdi Almanya yumuşadı, daha olumlu bir tutum sergiliyor. Pozisyonundan geri adım attı da, hatasını anladı da, bunun ilişkilerimize vereceği zararı da, bu zararın sadece Türkiye'nin değil daha fazla onların da aleyhine olabileceğini gördü diyebilirsiniz. Hatadan dönmesi doğru.

Tüm TV kanallarında görüyorum, çok güzel diziler var. Diriliş'i izliyorum. Vatanım Sensin de güzel.

Kaynak: Sputnik


bozadi

#5
11 Mart 2017

Çurkin'in otopsi sonucu,
 'diplomatik protokol' nedeniyle açıklanmayacak


ABD'de geçen ay 64 yaşında hayatını kaybeden Rusya'nın Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Vitaliy Çurkin'in otopsi sonucunun, 'diplomatik protokol' nedeniyle açıklanmayacağı bildirildi.




Vitaliy Çurkin, 20 Şubat'ta ABD'deki ofisinde çalışırken kalp krizi geçirdiği şüphesiyle hastaneye kaldırılmış, tüm müdahalelere rağmen büyükelçinin hayatını kaybettiği duyurulmuştu.

Yetkililer, ilk bilgilere göre kalp krizi nedeniyle yaşamını yitirdiği öğrenilen Çurkin'in kesin ölüm nedenine ilişkin otopsi yapılacağını belirtmişti.

New York adli tıp kurumundan yapılan açıklamada, otopsinin tamamlandığı ancak diplomatik protokol nedeniyle Çurkin'in kesin ölüm nedeninin açıklanmayacağı ifade edildi.

Açıklamada, ABD Adalet Bakanlığı'nın adli tıp kurumuna yazı göndererek, diplomatik protokol gereği Çurkin'in ölüm nedeninin açıklanmamasını istediği kaydedildi.

BM'de Rusya'nın 10 yıl daimi temsilciliği görevini yürüten Çurkin'in cenazesi Rusya'ya götürülerek Moskova'da düzenlenen törenle toprağa verilmişti.

Kaynak: Sputnik


bozadi

#6
11 Mart 2017

Erdoğan'dan Çavuşoğlu'nun uçuşunu iptal eden Hollanda'ya: Bakalım uçaklarınız bundan sonra Türkiye'ye nasıl gelecek!


"Bir sıçrarsın iki sıçrarsın; oradaki vatandaşlarımız 16 Nisan'da tezgâhınızı bozacak"




Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Rotterdam'a gitmeye hazırlanan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun uçuş izninin güvenlik endişesi nedeniyle iptal edilmesine ilişkin olarak Hollanda'ya tepki gösterdi. "Hollanda, bir sıçrarsın iki sıçrarsın; oradaki vatandaşlarımız 16 Nisan'da tezgâhınızı bozacak" diyen Erdoğan, "Siz istediğiniz kadar Dışişleri Bakanımızın uçağını kaldırma. Bakalım senin uçakların bu ülkeye bundan sonra nasıl gelecek? Ben burada diplomasiyi konuşuyorum, vatandaşların uçaklarına bir şey diyemeyiz. Bunlar Nazi kalıntısı, bunlar faşist" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun "Benimle televizyonda tartışmaya korkuyorlar" sözlerine ilişkin olarak, "Seninle neyi konuşacağız ki? Sen Kandil'in başındaki teröristlerle berabersin. Bizim Kandil'in başındaki teröristlerle işimiz yok" yanıtını verdi.

İstanbul Bağcılar'daki toplu açılış töreninde konuşan Erdoğan'ın açıklamaları şöyle:

15 Temmuz gecesi tüm Bağcılar, tüm İstanbul, tüm Türkiye bir hilal uğruna toprağa düşmeye hazır birer askerdi. Karşılarında ise FETÖ ihanet çetesinin teröristleri vardı. Onları destekleyen karanlık güçler vardı. O gece 249 kardeşimiz tertemiz alınlarından vurularak şehadet makamına erişti. Bir kısmı ne yazık ki arkadan vurularak şehit edildi. Bu ülkede vatanları için, bayrağı için, ezanı için, özgürlükleri için güneş gibi batmaya hazır 80 milyon yürek olduğu müddetçe kimse bize yan bakamaz. Kimse bize dik çöktüremez. Hep söylüyorum, böyle bir milletin mensubu olduğum için rabbime ne kadar hamd etsem azdır.

Bağcılar'ı bilirim. Bağcılar'ı severim. Hiç mahçup etmedi. Kardeşlerim, terör örgütleri bir yandan FETÖ'nün malum takımlarını üzerimize salarken veyahut da bunları üzerimize salanlar diğer yandan ne kadar saldırırsa saldırsınlar kendi yolumuzdan yapmayacağız. Kendi gündemimizi asla terk etmeyeceğiz. Bir yandan askerimizle, bir yandan korucularımızla sınırlarımızın içinde ve dışında terör örgütlerine nefes aldırmazken, diğer yandan programlarımızı yatırımlarımızı sürdüreceğiz.

"Hollanda, bir sıçrarsın iki sıçrarsın..."

Bugün Dışişleri Bakanımız Hollanda'da vatandaşlarımızla buluşma programına gidecekken, kendisine uçuşa yasak haberi geldi (Yuh sesleri) Düşünün, Türkiye'nin Dışişleri Bakanı vatandaşlarıyla buluşmak için Hollanda'ya gidecek. Hollanda uçuşa yasak kotasına geçecek. Hollanda, bir sıçrarsın, iki sıçrarsın, ama bilesin ki oradaki benim vatandaşlarım. Sizin tezgahınızı bozacaklar 16 Nisan'da. İstediğiniz kadar baskı yapın. İstediğiniz kadar teröristleri ülkenizde besleyin, büyütün. Bunların hepsi size ters olarak dönecek. Bunlara yönelik şüphesiz ki 16 Nisan'dan sonra uygulamalarımızı başlatacağız.


Kaynak: T24

 

gerçek tosun paşa

#7
Helikopter haberini gördüğüm ilk anda bu işte bir şey var dedim. Enteresan bir olay olduğu çok belli. Teşekkürler paylaşımlar için..

bozadi

#8
Referandum konusunda Avrupa'daki TC vatandaşlarına yönelik siyasi konferanslar düzenlemeyle ilgili olarak Almanya'yla başlayan izin retleri meselesi giderek tırmanıyor! Çok enteresan bir durum. Referandum konusunda görüşümüz şudur veya budur, o da bir tartışma meselesi ama ben bu "malum" Avrupa güçleriyle (ABD, İsrail, NATO, Batılı bankalar ağı vs dahil) olan zıtlaşmanın, Türkiye üzerindeki Batı kontrolünü azaltma, Avrasya bloğunu güçlendirme konusunda faydalı gelişmeler olabileceğini düşünüyorum. Elbette bu gerilim tırmanması olayının sadece referanduma yönelik bir "artislikten" ibaret olduğu düşünülebilir ama ben durumun o kadar basit olduğunu sanmıyorum. Özellikle Suriye Savaşı yenilgisi ve Fethullah darbesinden sonra Devletimizin/Hükümetimizin belki tam güçle olmasa bile, nispeten istikrarlı denebilecek şekilde Batılı egemen güçlere karşı bence değerli ve onurlu bir tavır artışı vardır ve bunun tamamen samimiyetsiz, uyduruk, sahte bir tavır gibi görünebilecek olmasına rağmen öyle olmadığına, giderek ciddileştiğine inanıyorum ve durumdan memnuniyet duyulması gerektiğine inanıyorum.

bozadi

#9
11 Mart 2017

Kılıçdaroğlu'ndan Hollanda tepkisi: Yaptırım uygulamak hakkımız!


"Demokrasiyi savunanlar böyle bir şey yapamazlar"




CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Hollanda'nın, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun uçağının iniş iznini iptal etmesine ilişkin "Yaptırım uygulamak hakkımız" dedi.

Demokrasiyi savunan ülkelerde böyle bir hareketin doğru kabul edilmeyeceğini söyleyen Kılıçdaroğlu "Asla doğru değil. Demokrasiyi savunanlar böyle bir şey yapamazlar. Hem 'demokratım' diyeceksin hem de Türkiye Cumhuriyeti'nin bir bakanının uçuş iznini iptal edeceksin. Asla bunu doğru bulmuyoruz, yanlış" ifadesini kullandı.

Kılıçdaroğlu, Berlin programını iptal etti

Almanya başta olmak üzere bazı Avrupa ülkelerinin Türk bakanların programlarına izin vermemesinin ardından CHP de tüm yurt dışı programlarını iptal etti.

CNN TÜRK'e konuşan CHP Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl, Genel Başkan Kılıçdaroğlu'nun Berlin'de yapmayı planladığı toplantıyı iptal ettiğini açıkladı.

Kaynak: T24


bozadi

#10
Fethullahçı darbe girişimin ardından nasıl kısa süreli de olsa iktidar ile muhalefet arasında bir birlik havası doğduysa, görüldüğü üzere Batının faşist yönlerine (elbette Batı'nın faşist olmayan, ileri olan yönleri de var) şu anda gösterilmekte olan tepkiler bağlamında da yine farklı toplum kesimlerinin temsilcileri arasında bir uyum havası doğuyor ve bunun çok değerli olduğuna inanıyorum.

AKP'nin geçmişinde Batılı faşistlerle ve onların Ortadoğu'daki uzantılarıyla olan işbirliği eğilimine rağmen, son süreçte Rusya'yla olan yakınlaşma, ABD ve müttefiklerini çıldırtıyor adeta ve Erdoğan'dan nefret etmelerine neden oluyor. NATO denen faşizm köpeği askeri gücün önemli bir bölümünü içeren Avrupa devletleriyle olan restleşme de bence bizim gerçek ulusal/milli uyanışımıza katkıda bulunacaktır ve birbirimizi yemek yerine, hepimizi uzunca zamandır yemekte olan global faşist güçlere karşı işbirliği geliştirmemiz açısından hayati bir öneme sahip olduğuna inanıyorum.

Bu görüşüm AKP'nin her yaptığını savunmak gerektiğini düşündüğüm anlamına gelmiyor, sonuna kadar muhalefet edilmesi gereken yönleri olmuştur, oluyordur ve olmaya devam edebilir. Muhalefet olmalıdır, hem de güçlü olmalıdır ama körü körüne muhalefet değil. Batılı faşist güçler Kurtuluş Savaşından önce olduğu gibi sonrasında da, çok uzun zamandır ülkemize, halkımıza, halklarımıza büyük zararlar vermişlerdir ve ne yazık ki devletimiz ve ordumuz bu faşist teşebbüslere karşı gerekli karşı koyuşu sergilemediği gibi faşistlerin oyuncağı haline getirilmiştir adeta ve bunda belli başlı tüm partilerin de günahı büyüktür. Çok şükür şimdilerde, çeşitli ciddi sorunlu yanlarına rağmen AKP "ama şu yüzden, ama bu yüzden" Batılı faşistlere karşı ülkede bir bilinç artışını teşvik ediyor, o faşistlere karşı var gücüyle mücadele eden Rusya'yla ve mütteffikleriyle işbirliğini giderek artırıyor.