Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

Güneş’te dev patlama!

Başlatan maiterya, 11 Eylül 2014, 16:53:40

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

maiterya



Saatte 2.5 milyon mil hızla Dünya\'ya doğru ilerliyor. Güneş\'te meydana gelen patlamaların yarattığı şiddetli bir fırtına Dünya\'ya doğru geliyor...
Bu kez Dünya'ya çok yakından geçmesi öngörülen patlamanın, Dünya'daki uydu haberleşme sistemlerini, radyo dalgalarını ve manyetik alanları etkilemesi bekleniyor. Yüksek enerji ve manyetik alan taşıyan plazmanın, önümüzdeki birkaç gün içinde atmosferdeki manyetik alanı bozabileceği bildiriliyor.
Kolorado' daki Uzay ve Hava Tahmin Merkezin(NOAA)'deki yetkililer kuvvetli Güneş patlamasının etkilerine karşı uyarı yaptı. Uyarıda Güneş'in tam ortasında meydana gelen bu patlamanın 'potansiyel olarak' Dünya'da güçlü etkiler yapmasını bekledikleri belirtildi.
UYDU VE HABERLEŞME SİSTEMLERİNİ ETKİLEYECEK!
Amerika'da 10 Eylül 18:15#8242;te (6:15 p.m.ET) gözlemlenen patlamanın, önümüzdeki iki gün içerisinde Dünya'daki GPS uydu, haberleşme ve radyo sistemlerini etkilemesi bekleniyor.
Uzay ve Hava Tahmin Merkezi yetkilisi Tom Berger konuyla ilgili, 'Bu patlamanın uydularda ve radyo istasyonlarında büyük etkiler yaratmasını beklemiyoruz. Bu seferki patlama korkutucu olan değil' dedi. Berger, Dünya'nın kuzeyinde yaşayan insanların, bu patlamanın etkilerini Kuzey Işıklarının benzeri olarak görebileceklerini de söyledi.
CUMA GÜNÜ GELİYOR!
Saatte 2.5 milyon mil hızla Dünya'ya ilerleyen patlamanın, Cuma günü erken saatlerde etkisini göstermesi bekleniyor.
Ağustos ayından bu yana, son dönemde Güneş'te çok sık ve orta büyüklükte patlamalar yaşanıyor. En son 24 ve 26 Ağustos'ta yaşanan bu ve benzeri patlamaların doğrudan insanlara zarar vermeyeceği ve fırtınanın zararlı etkilerin atmosferin içine girdiklerinde yok olduğu biliniyor.
 

Scyth

#1
1800'lerin sonunda böyle bir şey olmuş o gün kullanılan tek elektrikli alet telgraf olduğu için pek farkedilmemiş. Sadece hatları yeniden döşemişler. Bugün büyük fark yaratır. Gelsin artık ne olursa gelsin dperem, sel, buzul çağı, volkan. Sıkıldım artık büyük bir şeylerin olmasını beklemekten.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

bozadi

#2
Güneş'te ara ara şiddetli patlamalar olmasına rağmen, aslında son birkaç yıldır Güneş'in faaliyetlerinin son derece anormal derecede yavaşladığı biliniyor. 2011'de bilimadamlarının konuyla ilgili çarpıcı açıklamalarına dair pek çok haber yapıldı ve o zamandan beri de söz konusu anormal faaliyet duraksaması devam ediyor. Kasyopyalılar bilimadamlarının "beklenmedik" ve "olağandışı" olarak tanımladığı bu yavaşlamanın nedeninin kahverengi cüce olduğu belirtilen ikiz yıldızın yaklaşmasından kaynaklandığını söylemişlerdi. Güneş'imizin tekil değil, ikili bir yıldız sistemi olduğuna dair önemli işaretler ve tartışmalar bulunuyor.

Güneş'te ara ara devam eden büyük patlamalara rağmen, Güneş'in genel eğiliminin faaliyetlerini azaltma yönünde olduğuna dair geçen ay yayınlanmış bir-iki haber:

bozadi

#3
22 Ağustos 2014

"Mini buzul çağı" geliyor


İngiliz Meteoroloji Dairesi ile East Anglia Üniversitesi'nin yayımladığı ortak araştırmaya göre, küresel ısınmanın yerini "mini buzul çağı" alıyor.




Aşırı soğuklar dünyayı dondururken, önümüzdeki 15 yılın güneş faaliyeti nedeniyle daha da soğuk geçmesi bekleniyor. İngiliz Meteoroloji Dairesi ile East Anglia Üniversitesi'nin yayımladığı ortak araştırmaya göre, küresel ısınmanın yerini artık "mini buzul çağı" alıyor.

30 bin ayrı meteoroloji ölçüm istasyonundan gelen verilere dayanarak gerçekleştirilen çalışmada, dünyada hava sıcaklıklarının yükselmesinin, 1998 yılında durduğu bulgusuna ulaşıldı. Veriler, önümüzdeki 15 yılın güneş faaliyeti nedeniyle daha da soğuk geçeceğini ortaya koyuyor.


Bilim adamlarından 2020 uyarısı

Çevre ve Şehircilik Bakanlığının yayımladığı "Çevre ve Şehir" dergisinde yayımlanan makaleye göre, çalışmayı gerçekleştiren bilim adamları, güneşin faaliyetlerinde olağan dışı bir yavaşlama tespit ettiklerini ve bu durumun on yıllarca sürebileceğini açıkladı.

Bilim adamları, güneşin üzerindeki lekelerde belirgin bir azalma ve kutuplarına yakın bölgelerdeki faaliyetlerinde yavaşlama gözlemlediklerini belirterek, "Bunlar yıldızımızın uzun bir sükunet dönemine girdiğinin işaretleri. 2020 yılında gerçekleşmesi beklenen bir sonraki güneş döngüsü daha geç yaşanabilir" uyarısında bulundu.

Araştırmada dikkat çekilen başka bir konu da sera gazı emisyonlarının dünyada yarattığı tehlike. Buna göre, tropik ormanlarının iklim değişikliği nedeniyle kuraklığa uğraması, artan sera gazı emisyonlarının buzulları eritmesinden daha çok risk taşıyor.


Kaynak: cumhuriyet.com.tr

bozadi

#4
22 Ağustos 2014

Küresel ısı artışındaki yavaşlama '10 yıl daha devam edecek'


Küresel ısı artışında görülen yavaşlamanın gelecek on yıl daha devam edebileceği belirtildi.




Bilim insanları, atmosferdeki karbondioksit seviyesinin artmasına rağmen, 1999'da başlayan bu 'duraklamanın' sebebi açıklamakta zorlanıyor.Son teoriye göre bu yavaşlamanın ardında, Atlas Okyanusu'nda 30 yıllık dönemde doğal yollarla meydana gelen gelişmeler var.

Araştırmacılar, bu yavaş ilerleyen akımın, ısıyı bir on yıl daha suların derinliklerine yönlendirmeye devam edebileceğini söylüyor.

Fakat uzmanlar, bu 30 yıllık devrin daha sıcak bir evreye hızla geçmesi durumunda da küresel ısı derecelerinin yükselebileceği uyarısında bulunuyor.

Hükümetler arası İklim Değişikliği Paneli'ne (IPCC) göre küresel ısı, 1998-2012 yılları arasında her on yılda 0,05 C derece yükseldi.

Karbondioksit emisyonu rekor seviyelerde yüksekken, ısı artışındaki duraklamanın nedeni olarak çeşitli teoriler öne sürüldü.

Bunlardan biri de, Güneş ısısını uzaya yansıtan havadaki is gibi kirlilik nedeniyle oluşan ısı artışı. Bir diğer etken de 2000'den bu yana artan volkanik faaliyetler.

Isı artışındaki duraklamayı anlamak için okyanuslar da incelendi.

Geçen yıl yapılan bir araştırma Büyük Okyanus'taki soğuk su akımının da ısı artışını yavaşlattığını gösterdi.


Okyanus hareketleri

Science adlı dergide yayımlanan son araştırma, odak noktasının Büyük Okyanus'tan Atlas Okyanusu'na ve güneye yönelmesine neden oldu.

Washington Üniversitesi'nden Prof. Ka-Kit Tung, 30 yıllık akımın ısıtarak ve soğutarak, büyük bir ısıyı suların derinliklerine gömdüğüne dair kanıt var diyor.

Araştırmacılar, Argo olarak bilinen bir cihaz ağı aracılığıyla okyanusun 2 bin metre derinliklerindeki gözlemlerine dayanarak bu sonuca vardı.

Uzmanlar, ısı artışındaki yavaşlamanın 1945 ve 1975 yılları arasında da gerçekleştiğini ve bunun da yeni bir buz çağı oluşacağı endişesini doğurduğunu söylüyor.

1976'dan itibaren ise bu devir tersine döndü ve ısının yüzeyde kalmasıyla beraber dünya ısısının artışına neden oldu.

Fakat 2000'den itibaren ısı düşmeye başladı ve dünyanın ortalama ısısı 1998'deki rekor seviyenin altında kaldı.

Denizdeki tuz oranı da bu araştırmada dikkate alınan etkenlerden biriydi. Tropik sulardan Atlas Okyanusu'na gelen sular buharlaşma nedeniyle daha tuzlu. Dolayısıyla daha hızlı batıyor ve ısıyı da suyun altına beraberinde götürüyor.

Fakat tuzlu suyun Kuzey Kutbu'nda suları eritmesi de sudaki tuz seviyesini düşürüyor, akıntıyı yavaşlatıyor ve ısıyı yüzeyde tutuyor.

Prof. Tung, "2006'dan önce tuzluluk oranı artıyordu. Bu da akıntının hızlandığına işaret ediyordu" diyor.

"Uzun vadedeki ortalamanın altında kaldığında da, bir sonraki evre, hızlı ısınma oluyor."


Kaynak: bbc.co.uk

bozadi

#5
"Hükümetler arası İklim Değişikliği Paneli" (IPCC) denen kurum, faşist güçlerin iklim meselesindeki borazanlığını yapıyor. Vay efendim küresel ısınma giderek artıyor, vay efendim dünyamız mahvoldu, vay efendim bütün bunlar insan kaynaklı... Bir yığın aşşağılık yalan. İnsanlığın küresel soğumaya hazırlanma fırsatlarını da engelliyorlar/geciktiriyorlar ve bununla ilgili yaşanacak şokun travmatik etkilerinin de daha fazla olmasını sağlıyorlar.

Uzayın NASA'sı, istihbaratın CIA'sı / MOSSAD'ı, askeri işbirliğinin NATO'su neyse, iklimin IPCC'si de o hesap...

bozadi

#6
Bakın, bu haber de bu ayın başında yayınlanmış:

bozadi

#7
1 Eylül 2014

Kuzey Kutbu'ndaki buzullar büyüyor!


Kuzey Kutbu'ndaki buzulların erimesi yoksa bir mit mi! Uydu görüntüleri eriyor denilen buzulların son 2 yılda 1.7 milyon kilometrekare genişlediğini ortaya koydu. Kuzey Kutbu'nda 2 yıl önce suyla kaplı olan Alaska büyüklüğündeki bir alan şimdi buzla kaplandı. 




2007 yılında, eski ABD Başkan Yardımcısı Al Gore, Kuzey Kutbu'ndaki erimeye dikkat çekerek "7 yıl içinde kutuplarda hiç buz kalmayacağını" söylemişti. Gore, o yıl iklim değişikliğine karşı yürüttüğü kampanyayla Nobel Barış Ödülü'nün sahibi oldu. Mail On Sunday gazetesine göre ise 2007 yılındaki o konuşmadan 7 yıl sonra, Kuzey Kutbu'nda hälâ buz var ve son 2 yıldır da buz tabakası genişliyor.

Uydu görüntüleri, Illinois Üniversitesi'nin Cryosphere projesi kapsamında incelendi. Haberde buz tabakasının 2012'den itibaren yüzde 43 ila yüzde 63 oranında arttığı vurgulandı.

Başka bir deyişle, son 2 yılda eskiden tamamen suyla kaplı olan Alaska büyüklüğündeki bir alan şimdi buzla kaplandı.


DANİMARKALILARIN ÖLÇÜMÜNE GÖRE ARTIŞ DAHA DA FAZLA

Kuzey Kutbu'ndaki buz tabakası NASA'nın desteklediği Amerikan Ulusal Kar ve Buz Merkezi (US National Snow and Ice Data Center) tarafından günlük olarak yayınlanan uydu görüntüleriyle izleniyor. Görüntüler, (uzun döneme bakıldığında azalma eğiliminin varlığını koruduğu görülmekle birlikte) 25 Ağustos itibarıyla Arktik Okyanus'un yüzde 15'inin yani 5,62 milyon kilometrekare alanın buzla kaplı olduğunu gösterdi. Bu, 2006 yılından bu yana bölgede ölçülen en büyük değer olarak kayıtlara geçti. Buna göre bölgedeki buz tabakası son 2 yılda yüzde 43'lük farkla 1.71 milyon kilometrekare birden arttı.

Danimarka Meteoroloji Enstitüsü'nün ölçümüne göre ise buzla kaplanan alan daha da geniş. Danimarka'nın ölçümüne göre bölgede buzla kaplı alan oranı yüzde 63'lük artışla 2.7 milyondan 4.4 milyon kilometrekareye yükseldi. Genişlemeye birlikte kalınlaşan buz tabakası, erimeye karşı da daha dayanıklı hale geldi.


SEBEP SERİN GEÇEN 2013 YAZI MI?

Leeds Üniversitesi'nden Prof. Andrew Shepherd, "Elimizdeki ölçümler, Kuzey Kutbu'ndaki buzulların geçen yıl ciddi biçimde kalınlaştığını gösteriyor. 2013 yazının umulmadık ölçüde serin geçmesi, geçen kış daha büyük miktarda buzulun ayakta kalmasını sağlamışa benziyor, Kuzey Kutbu'ndaki buzul tabakası şimdi daha kalın ve güçlü. Geleceği yönelik öngörülerde bulunurken bu durum hesaba katılmalı" diye konuştu.


GORE SESSİZ, PROF WADHAMS 2015 , IPCC İSE 2050 YILI DİYOR

Habere göre Al Gore'un ofisi buzullardaki artışla ilgili yorum yapmadı. Ancak daha geçen ay, Cambridge Üniversitesi'nden Profesör Peter Wadhams, Kuzey Kutbu'nun 2015 yılında tamamen eriyeceğini açıklamıştı.

Profesör Wadhams son haber üzerine büyük olasılıkla 2015 eylül ayı ortalarında Kuzey Kutbu'ndaki buz miktarının 1 milyon kilometrekarenin altına düşeceğini, yani teknik olarak Kuzey Kutbu'nun eriyeceğini, sadece kıyı kesimlerinde saçak şeklinde bir miktar buza rastlanacağını belirtti.

BM'nin Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli'ne göre (IPCC) ise Kuzey Kutbu'ndaki buz miktarı 2050 yılında kritik eşik olan 1 milyon kilometrekarenin altına düşecek.


KÜRESEL ISINMANIN VARLIĞI DEĞİL, HIZI TARTIŞMA KONUSU

Karbondioksit emisyonlarının küresel ısınmaya neden olduğu, bu durumun da kutuplardaki buzulların erimesine yol açtığı konusunda şüphesi olan bilim insanı sayısı yok denecek kadar az. Ancak erimenin hızı ve bu erimenin ne kadarının insana bağlı nedenlerden kaynaklandığı konusunda kesin bir veri yok. Erime konusunda bilimsel dünyanın dışında en çok rağbet gören görüşler ise en 'karamsar' olan görüşler.


KUTUP AYILARINA MÜJDE

Kuzey Kutbu'ndaki buzulların genişlemesi, öncelikle kutup ayıları için iyi haber.

2012 yılında kutuptaki buzul seviyesi tarihteki en düşük seviyesine ulaştığında bile, kutup ayılarının sayısının düştüğüne dair bilimsel bir kanıt bulunamadı. Rakamlara göre Kuzey Kutbu'nda 20 bin - 25 bin kutup ayısı yaşıyor. Bu rakamın kutup ayılarının avlanmasının yasaklandığı 1970'lerdeki rakamın üzerinde olduğu belirtiliyor.

Kutuplardaki buz tabakasındaki düşüşe dayanan bilgisayar modellemelerine göre, 2004 yılında yapılan tahminlere göre, 2011 yılında Kuzey Kutbu'ndaki Hudson Körfezi'nde 700-900 kutup ayısı kalacağı tahmin ediliyordu. Gerçekte ise bölgedeki kutup ayısı sayısı 1000'e yükseldi.

Ancak kutup ayılarının izlenmesi konusunda otorite olan 'Polar Bear Specialist Group'a göre tüm Kuzey Kutbu'nun yarısı kadar bir bölgede kutup ayılarıyla ilgili sağlıklı veri temin etmek mümkün değil. Bu yüzden tüm kutup bölgesinde kutup ayılarının sayısının arttığı veya azaldığı yolunda bir rakam verilemiyor. (Daily Mail)




Mail On Sunday konuya geniş yer ayırdı. Daily Mail gazetesine göre karbon gazı salımlarının küresel ısınmaya neden olduğu ve bunun da kutuplardaki buzulların erimesine yol açtığı konusuna itiraz eden çok az sayıda bilim insanı var. Ancak erimenin hızı ve ne kadarının insana bağlı olduğu konusu 'net değil'. Medyada ise bu konudaki en karamsar görüşler daha geniş yer buluyor.


Kaynak: radikal.com.tr

bozadi

#8
14 Eylül 2013

'Küresel ısınma politik aldatmaca'


Bazı uzmanlara göre, asıl tehdit küresel ısınma değil soğuma... Dünya mini buzul çağına girdi. Küresel ısınma ve karbondioksit riskine işaret eden raporlar ise çıkar çevrelerinin bir oyunu


Küresel ısınma tartışmaları giderek derinleşiyor. Dünya siyasetinde önemli politika değişikliklerine neden olan konu hakkında ortaya atılan "Aslında ısınma yok, soğuma var" tezine destek giderek artıyor.

TARİHTE DE YAŞANMIŞTI
Bir grup uzmana göre küresel ısınma süreci 1990'ların sonlarına doğru son buldu ve 2050'ye kadar sürecek bir mini buzul çağına girildi. Kuzey kutbunda bu yaz neredeyse Avrupa kıtasının yarısı büyüklüğünde bir alanın buzlanması da bu teze kanıt olarak gösterildi. Küresel ısınmanın bittiğine inanan uzmanlara göre ayrıca 9 ila 14'üncü yüzyıl arasında dünyanın bazı bölgelerinde, bugünküne benzer bir sıcaklık artışı olmuş ve bu dönemi takiben, dünya yine mini buzul çağına girmişti. Bu yaz Pasifik ve Atlantik Okyanusları arasındaki boğazı kullanarak denize açılmak isteyen onlarca deniz aracının, buzlanma yüzünden yolculukların iptal etmesi de bir diğer veri olarak gösteriliyor.

'BİLİMSEL DAYANAĞI YOK'
İngiliz Daily Mail kısa bir süre önce de Birleşmiş Milletler Devletlerarası İklim Değişikliği Paneli'nin (IPCC) hazırladığı raporu ele geçirdi. IPCC'nin raporu ekim ayında açıklanması bekleniyordu. Ancak raporun sızmasının ardından Panel bu ayın sonunda yine bir zirve yapma kararı verdi. Sızdırılan belgelerde IPCC'yi destekleyen ve finanse eden hükümetlerin, raporun "politika yapıcılar için özet" isimli bölümünde bin 500 değişiklik yapılmasını talep ettiği görüldü. Mevcut taslakta ayrıca, küresel ısınmadaki duraksamanın doğru bir şekilde açıklamadığını görüldü. Tartışmanın merkezinde şu sorular yatıyor: Karbondioksit seviyeleriyle birlikte sıcaklıkların ne kadar artacağı, son 150 yıl için küresel ısınmanın ne kadarının (şimdilik sadece 0.8C) insan kaynaklı sera gazı emisyonlarıyla ilişkili olduğu ve ne kadarının doğal değişkenlerden kaynaklandığı. Daily Mail'in haberinin ardından dünya basını da küresel ısınma meselesini yine mercek altına aldı. Çıkan haberlerde küresel ısınmanın aslında hiçbir zaman bilimsel zemine dayanmadığı aksine politik bir çıkar oyunu olduğunu savunan görüşlere yer verildi. Bu görüşe göre bilim dünyasından bir grup yayımladıkları "raporlarla", insanları karbondioksit emisyonunun azaltılmaması halinde bir felaket senaryosuna inandırdı.

ATMOSFERİN GÜBRESİ
Raporlarda, sanayide ortaya çıkan karbondioksit ve metan gibi gazların atmosferdeki miktarının artmasının küresel ısınmaya yol açtığı söyleniyor, karbondioksit emisyonunun önüne geçilmeze de buzulların eriyeceği, bazı bölgelerin sular altında kalacağı ve bazı bölgelerin de çölleşeceği ileri sürülüyordu. Ancak karbondioksit emisyonunun sanıldığı kadar zararlı olmadığını savunan diğer uzmanlar, bu gazın aslında bitkiler için ne kadar yaşamsal olduğuna dikkat çekiyor. Uzmanlar göre, karbondioksitin bolluğu hem meyvesebze verimliliğini artıran hem de bitkilerin güçlü ve sağlıklı olmasını sağlayan önemli faktörlerden biri. Bilim insanları, karbondioksit için 'atmosferin gübresi' ifadesini kullanarak bu gazın bitkiler üzerindeki faydasını vurguluyorlar.

'KUTUP AYILARI DA PROPAGANDA'
Karbondioksit tehdidinin, küresel ısınma adı altında küresel ekonomiyi köleleştiren bir güce dönüştüğünü savunan bir grup çevre bilimci ayrıca kutup ayıları hakkında da kamuoyuna yanlış bilgilerin yansıtıldığını savunuyor. Söz konusu uzmanlar "Kutup ayıları buzların ortadan kaybolması açlıktan ya da boğularak ölüyor" şeklindeki haberlerin asılsız ve propaganda unsuru olduğu görüşünde. Yayımlanan ölü kutup ayısı fotoğrafları ise fırtınada can veren hayvanlara ait.

ÇOK İYİ YÜZÜCÜLER
Uzmanlar ayrıca kutup ayılarının vücutlarında 11 cm'lik yağ tabakası sayesinde soğuk sularda 100 kilometre aralıksız yüzebileceklerine ve boğularak ya da açlıktan ölmelerinin zor olduğuna işaret ediyor. Daha önce de Greenpeace başta olmak bazı çevreci gruplar, "Küresel ısınma raporları özel şirketler tarafından rüşvet karşılığında yazdırılıyor" şeklinde iddialar ortaya atmıştı.


Kaynak: ahaber.com.tr