Danimarka Gazetesinden Buz Çağı Uyarısı (9 Ağustos)

Başlatan bozadi, 17 Ağustos 2013, 15:59:48

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

09.08.2013

Danimarka'nın büyük günlük gazetelerinden biri uyarıyor: "Dünya küçük bir buz çağına doğru ilerliyor olabilir... Çok daha soğuk kışlar... Büyük sonuçlar"!

 [/b]


Bir büyük Avrupa medya organı daha soruyor: Global ısınma nerede?

Üstelik potansiyel bir küçük buz çağı konusunda uyarıda bulunan ve CO2'yi ciddi bir iklim belirleyici olarak görmeyen tanınmış şüpheci bilimadamlarının görüşlerini paylaşıyorlar. Ve tüm bunlar IPCC'nin (Hükümetler Arası İklim Değişimi Paneli) 5AR'ı (5. Değerlendirme Raporu) yayınlamasından hemen önce dile getiriliyor!

Danimarka'da "Muhammed karikatürlerini" yayınlayan ünlü Jyllands-Posten gazetesinin 7 Ağustos baskısında yer alan 2 tam sayfalık makalenin başlığı "Güneşin mevcut davranışı yeni bir küçük buz çağını tetikleyebilir" ve alt başlığı da "Tüm tahminlerin aksine, dünya çok daha soğuk kışların yaşanacağı yeni bir küçük buz çağına doğru ilerliyor olabilir."

Bir zamanlar son derece yeşilci olan Danimarka medyası bile artık şüphe tohumları ekiyor. "Oturmuş bilim" bu kadar hızlı bir şekilde tartışmalı hale gelebiliyor. İklim tartışması bitmiş olmaktan çok uzak. Ve bittiği zaman şüphecilerin lehine bitecek gibi görünüyor.

JP, küçük bir buz çağının gerçek bir olasılık olduğu haberlerinin "pek çok kişiyi ürküteceğini" yazıyor. Gerçekten de batılılar ısınmadan başka hiçbir şeyin mümkün olmadığını düşünmeye koşullandırıldılar. Çok az kişi herhangi farklı bir olasılığa hazırlandı.

2 sayfalık son haberinde JP artık okuyucularına iklim bilimi hakkındaki görüşlerimizin çok daha açık fikirli olması ve dogmatizm zincirlerinden kurtarılması gerektiğini söylüyor gibi görünüyor.

JP okuyuculara 100 yıldan biraz uzun bir süre önce, Thames nehrinin sıkça donduğu 1400 – 1900 yılları arasında dünyanın kendini o küçük buz çağından zorlukla çıkardığını hatırlatarak başlıyor. Küçük buz çağının nedenini belirlemedeki tüm yollar tek bir faktörde birleşiyor gibi görünüyor: güneş faaliyeti.

Jyllands-Posten David Hathaway'dan alıntı yapıyor:

Alıntı YapAmerikan uzay araştırma kurumu NASA'da görevli olan David Hathaway, güneş faaliyetiyle ilgili yeni rakamların yayınlanmasıyla ilgili olarak 'Son 100 yıl içindeki en düşük güneş faaliyeti ile karşı karşıyayız' açıklamasında bulundu. Mevcut periyottaki faaliyetin önceki periyodun yarısı oranında olduğunu söyledi ve birkaç yıl sonra başlayacak olan bir sonraki periyotta daha da düşük bir faaliyet tahmininde bulundu.

En yeşilci medya organlarımız birden sakin bir güneşin sonuçlarının neler olabileceğini düşünmeye başladı. JP daha sonra, bu durumun ciddi sonuçlar doğurabileceğini söyleyen İrlandalı güneş uzmanı Ian Elliott'ı alıntılıyor:

Alıntı YapYeni bir küçük buz çağına doğru ilerliyor olabiliriz. Güneş faaliyetinin çok düşük olduğu bir periyoda doğru ilerliyor olmamız muhtemel görünüyor ve bu da çok soğuk kışlar geçirebileceğimiz anlamına gelebilir.

Elliott daha sonra 2009 ve 2010 yıllarındaki olağanüstü soğuk kışları bunun erken işaretleri olarak belirtiyor.

JP daha sonra, tanıtılmaya ihtiyaç duymayan Danimarkalı astrofizikçi Henrik Svensmark'tan uzun bir alıntı yapıyor:

Alıntı Yap1940'lardan başlayarak bundan 10 yıl öncesine kadar, son 1000 yıldaki en yüksek güneş faaliyetini yaşadık. O kadar yüksek bir güneş faaliyetini en son 1000 ila 1300 yılları arasındaki sıcak Orta Çağ periyodunda yaşamıştık. Tarihsel olarak, son 1000 yılda, güneş faaliyeti ile sıcaklık durumu arasında yakın bir bağ oldu. Bu nedenle, güneş faaliyeti önümüzdeki yıllarda da belirleyici bir etkiye sahip olacak. Şu anda meydana gelmekte olan sıradışı durum ise, bir yanda atmosferde CO2 artış halindeyken, güneş faaliyetinin azalmakta olması. Bu nedenle, sorulması gereken soru, azalan bir güneş faaliyeti döneminde dünyanın ne kadar soğuyacağıdır. Bu gelişme, aynı dönemde güneş faaliyetinin soğutucu etkisiyle çok güzel bir dengelenme gösteriyor. Bu da önümüzdeki 30 yılda sıcaklığın artmayacağı veya azalmaya başlayacağı anlamına geliyor olabilir.

JP Svensmark'ın IPCC konusundaki görüşüne de yer veriyor:
Alıntı YapIPCC'nin ve diğerlerinin kullandığı iklim modellerinin pek çoğu CO2'nin etkisini olduğundan büyük gösterirken güneşin etkisini olduğundan düşük gösteriyor. ...IPCC son derece tek yanlı düşünüyor ve bu nedenle bir sonraki raporda herhangi makul birşey olacağını sanmıyorum.

Sıcaklar nereye gitti?





JP'nin haberinin ikinci parçasında, gazete küresel ısınmanın nereye gittiğini soruyor:

Alıntı YapGezegendeki sıcaklığın son derece hızlı bir şekilde artması beklenirken, son 10-15 yılda hiçbir şey olmadı. Ama iklim bilimciler belki de tarih boyunca yaşanmış en ağır küresel ısınmanın ortasında olduğumuz ve 2100 yılına doğru sıcaklığın en az 2-4 derece daha artacağı konusunda ısrar ediyorlar.

JP, okyanus akıntılarının sıcak havayı "derin denizlere indirdiği" konusunda ısrar eden Şili Buzulbilim ve İklim Değişikliği Laboratuarı Bilimsel Araştırmalar Merkezi görevlisi Sebastian Mernild'in görüşlerini de aktarıyor.

Birkaç yıl öncesinde imkansız görünen şey gerçek oluyor ve Avrupa medyası ve JP artık okyanusların iklim denklemindeki etkisi yeterince anlaşılmamış bir unsur olduğunu kabul etmeye başlıyor. JP açıkça bildiriyor: "Okyanuslar iklim tartışmasında genellikle büyük bir faktör olarak kabul ediliyor." Jylland Posten 2 sayfalık haberi Svensmark'ın soruları ve yorumlarıyla bitiriyor:

Alıntı Yap700 metrenin altındaki okyanus suyu üst kısımda bir ısınma olmadan nasıl ısınsın? 1990-2000 arasındaki dönemde okyanus sıcaklığında bir artış görülüyor ve bu durum sera etkisiyle örtüşüyor. Fakat son 10 yıldır bu durum artık gözlenmiyor. Denizdeki ısı içeriğinde bir artış olmadan sıcaklık dereceleri yükselmez. Sıcaklıkları ölçmek için denize konan binlerce şamandıra deniz sıcaklıklarında herhangi bir artış kaydetmedi.


Kaynak: notrickzone.com