Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü
avatar_fidelista

24 Ocaktan sonra mini buzul çağı mı geliyor ?

Başlatan fidelista, 04 Aralık 2022, 02:18:20

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

fidelista

Bu yutube videosunda uzman Berk Balbay 2030 ila 2050 yılları arasında mini buzul çağından bahsediyor.



bozadi

#1
Teşekkürler fidelista. Beyaz TV'de Mustafa Kurnaz'ın schumann rezonansı meselesinde insan aklıyla dalga geçtiği programda gördüm sanırım bu şahsı ilk kez. Bu "Buz Çağı" videosunda da nitekim Mustafa Kurnaz'a atıf yapınca biraz huylanmadım değil ama Kurnaz'dan çok daha aklı başında yorumlar yapıyor gibi geldi bana.

Buzul çağıyla ilgili açıklamaları oldukça etkileyici bence. Babasının meteoroloji uzmanı olmasının da bu konuda önemli bir etkisi var sanırım.

Büyük şehirlerde yaşamanın dezavantajlarıyla ilgili oldukça düşündürücü yorumlar, uyarılar yapmış.

Avrupa'nın aksine doğalgaz tedariği konusunda sorun yaşamasak bile, çok anormal hava şartları nedeniyle uzun süreli elektrik kesintileri olursa, kombi/kalorifer kullanma imkanı da olmayacak.

Dünyada türlerin kitlesel yokoluşlarıyla ilgili olarak geçmişte 6 büyük yok oluş döngüsü meydana geldiğini, şimdi 7.'ye doğru ilerlediğimizi söylemiş ama benim web kaynaklarında rastladığım çoğu açıklamada 6.'ya girmekte olduğumuz söyleniyor.

Nuh Tufanı meselesinde dünyaya ekstra bir su girişi olmadığını, dünyadaki su ve kara miktarının her zaman sabit olduğunu, sadece yer değiştirmeler olduğunu söylemiş ama celselerde Mars'ın suyunun Dünya'ya dökülmesi mevzusu olduğuna değinilmişti. Elbette sadece celsede böyle bir bilgi geçiyor diye aksi yöndeki iddialar çöp olmaz. Sadece bir not olarak belirtmek istedim.

Bir de, "evin bereketinin" artmasıyla ilgili önerileri son derece subjektif şeyler. Videonun diğer kısımlarında çok daha "bilimsel/objektif" bir tavır varken, bu konuda oldukça subjektif yorumlara girmiş. Yani sanki falanca tarifi yaparsan, evinin bereketi, korunması vs. güvence altına alınıyormuş gibi biraz üfürükçü bir tavır var. Evdekilerin psikolojisi, uyumu, bilinç durumu, ruhsal yönelimleri uygun olmadıktan veya pozitif yönde gelişmedikten sonra, maddesel tariflerden çok fazla medet ummamak gerekir. Ama yine de şahsın negatif bir eğilimle hareket etmediğini düşünüyorum ve diğer videolarını incelemeye çalışacağım.

bozadi

#2
Tonga Yanardağı patlamasında dünya atmosferine yayılan karbondioksit miktarının, tüm insanlığın senelerce uğraşsa atmosfere yayabileceğinden daha fazla olduğuna dikkat çekmesi güzel bir örnek.

İneklerin gazının veya fabrikalardan yayılan karbondioksitin dünyayı iklimsel felakete sürüklediğine dair global yalanları ifşa edicilik açısından önemli. Global şeytanlar bu yalanlarla hayvancılığı ve doğal et tüketimini engellemeye çalışıyorlar bariz biçimde. mRNA aşılarını insanlığa dayatanların da aynı güçler olduğunu hatırlamak gerekiyor. Bunlar kesinlikle insanlığın hayrını düşünen güçler değil. İnsanlığın zaaflarını, egosunu şiddetlendirirerek sonunda mutlak bir kölelik düzeni yaratmaya çalışan güçler. Rusya'ya karşı bir piyon olarak kullanılmakta olan Ukrayna'daki faşist kuklaları oynatanlar da başkası değil. ABD bu yolla Rusya'yı değil ama tüm Avrupa'yı zayıflatıyor. Bu kış Avrupa için oldukça ciddi olaylara gebe olabilir.

fidelista

#3
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bozadi


Teşekkürler fidelista. Beyaz TV'de Mustafa Kurnaz'ın schumann rezonansı meselesinde insan aklıyla dalga geçtiği programda gördüm sanırım bu şahsı ilk kez. Bu "Buz Çağı" videosunda da nitekim Mustafa Kurnaz'a atıf yapınca biraz huylanmadım değil ama Kurnaz'dan çok daha aklı başında yorumlar yapıyor gibi geldi bana.

Buzul çağıyla ilgili açıklamaları oldukça etkileyici bence. Babasının meteoroloji uzmanı olmasının da bu konuda önemli bir etkisi var sanırım.

Büyük şehirlerde yaşamanın dezavantajlarıyla ilgili oldukça düşündürücü yorumlar, uyarılar yapmış.

Avrupa'nın aksine doğalgaz tedariği konusunda sorun yaşamasak bile, çok anormal hava şartları nedeniyle uzun süreli elektrik kesintileri olursa, kombi/kalorifer kullanma imkanı da olmayacak.

Dünyada türlerin kitlesel yokoluşlarıyla ilgili olarak geçmişte 6 büyük yok oluş döngüsü meydana geldiğini, şimdi 7.'ye doğru ilerlediğimizi söylemiş ama benim web kaynaklarında rastladığım çoğu açıklamada 6.'ya girmekte olduğumuz söyleniyor.

Nuh Tufanı meselesinde dünyaya ekstra bir su girişi olmadığını, dünyadaki su ve kara miktarının her zaman sabit olduğunu, sadece yer değiştirmeler olduğunu söylemiş ama celselerde Mars'ın suyunun Dünya'ya dökülmesi mevzusu olduğuna değinilmişti. Elbette sadece celsede böyle bir bilgi geçiyor diye aksi yöndeki iddialar çöp olmaz. Sadece bir not olarak belirtmek istedim.

Bir de, "evin bereketinin" artmasıyla ilgili önerileri son derece subjektif şeyler. Videonun diğer kısımlarında çok daha "bilimsel/objektif" bir tavır varken, bu konuda oldukça subjektif yorumlara girmiş. Yani sanki falanca tarifi yaparsan, evinin bereketi, korunması vs. güvence altına alınıyormuş gibi biraz üfürükçü bir tavır var. Evdekilerin psikolojisi, uyumu, bilinç durumu, ruhsal yönelimleri uygun olmadıktan veya pozitif yönde gelişmedikten sonra, maddesel tariflerden çok fazla medet ummamak gerekir. Ama yine de şahsın negatif bir eğilimle hareket etmediğini düşünüyorum ve diğer videolarını incelemeye çalışacağım.


evet videonun sonuna doğru çizgisini bozmuş haklısın.
Mini bir buzulçağının kapıda olma ihtimali çok önemli bir konu bu kadar şeyin arasında gözardı ediliyor maalesef.Deprem kadar ciddiye alınması gerek ama nasıl bir hazırlık yapabilirizki.?

sybleman

#4
Bu konuda K'lar da bahsetmiş aslında. casiopia.org da bu şekilde bir başlık açılmıştı. Ben de çok düşündüm ne yapabilirz ki?

Yani en fazla yapabileceğimiz şehir dışındaki evimize bir soba ve yakacak temini yapmak, gıda depolaması yapmak.

Tabii aslında en uygunu sanırım yeraltı olabilir. daha sıcak olabilir.

Hep aklıma yeraltı şehirleri gelir. Böyle bir durumda o yeraltı şehirlerinde yaşanabilir mi? Bir anlatımda yeraltına geçmelerinin sebep olasılıkları arasında bu tarz bir kısa süreli buzul çağı olabileceğinden bahsedilmişti.

Geçen sene Amerika bu konuda epey zorlandı. Bazı şehirlerde elektriklerin de kesilmesiyle ısınmada epey zorluklar yaşadılar.

fidelista

#5
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen sybleman

Bu konuda K'lar da bahsetmiş aslında. casiopia.org da bu şekilde bir başlık açılmıştı. Ben de çok düşündüm ne yapabilirz ki?

Yani en fazla yapabileceğimiz şehir dışındaki evimize bir soba ve yakacak temini yapmak, gıda depolaması yapmak.

Tabii aslında en uygunu sanırım yeraltı olabilir. daha sıcak olabilir.

Hep aklıma yeraltı şehirleri gelir. Böyle bir durumda o yeraltı şehirlerinde yaşanabilir mi? Bir anlatımda yeraltına geçmelerinin sebep olasılıkları arasında bu tarz bir kısa süreli buzul çağı olabileceğinden bahsedilmişti.

Geçen sene Amerika bu konuda epey zorlandı. Bazı şehirlerde elektriklerin de kesilmesiyle ısınmada epey zorluklar yaşadılar.


Şehir dışında arsa alıp ev yaptırmak hele bir yeraltı sığınağı yaptırmak bu şartlarda mutlu azınlığa nasip olabilir sıradan vatandaşa hayal.Şimdi ben bulunduğum büyükşehirin dışında 2 dönüm arsa alsam oaraya prefabrik bir ev yapsam etrafını çevirsem ağaçlandırsam güneş enerjisi su kuyusu vs en az 1-1,5 milyon tl olması gerek düşünmyor değilim ama buzul çağı kredisi vermeleri lazım.Kasyopyalılardan yardım bekliyoruz.

sybleman

#6
Çok haklısın. Tabii haberi olan üst düzey devlet ve KH bağlantılı insanlar. Bir sürü hazırlık yapmıştır büyük ihtimalle.

K'lar yardım yolda diyorlar sürekli :) Bakalım ne tür bir yardım insanları bekliyor.

bozadi

#7
Bu konular hakkında ben de zaman zaman düşünüyorum; genellikle de biraz karamsar bir şekilde.

En güzeli mümkün olduğunca kalabalık insan kitlelerinin ortaklaşa birşey yapmaya çalışmaları. Bir amaç için ne kadar çok kişi ortaklaşa çalışırsa, işin zorluğu o kadar kolay atlatılır. Karınca gibi. Yani kıyametimsi çevre koşullarında hayatta kalma ve sağlığını koruma anlamında en önemli faktörlerden biri, mümkün olduğu kadar çok sayıda kişinin samimi bir işbirliği içinde olmasıdır. Ağ çalışması :) İmece.

Egemen şeytani güçlerin insanlar arasında nifakları tırmandırmaya çalışmalarının en büyük nedenlerinden biri de bu. Ortak çıkarlar için işbirliği yapılmasını engellemek.

sybleman

#8
İnsan içgüdüsel olarak bu tarz durumlarda bencilleşme eğiliminde oluyor. Birliktelik yapmak isteyenler o kadar az olacaktır ki.

Kötü düşünmek istemiyorum ama genelde böyle gidiyor.

Belki de insanların yumurta ağıza gelince kendine gelmesi gibi. Ve dalganın da etkisiyle bir bilinç oluşur, bir birlik durumuna böylece geçilir. Acı olmadan açılma olmayacak diyorlardı. Bir kaç kötü durum yaşamamız gerekecek gibi. Bu durumdan nasıl çıkacağımız önemli gibi geliyor bana.

fidelista

#9
Sanırım adanmışlık yok hobi olarak ilgileniyoruz gibi bu işle,belkide asıl sorun bu.Matriksin dışına çıkabilecek kaçış enerjimiz yok,bir ayağımızdan bağlıyız bir ayağımızla vir şeyler yapmaya çalışıyoruz.

bozadi

#10


Alıntı YapC: 3. yoğunlukta güvenlik mi? Şaka yapıyor olmalısın!!

bozadi

#11
"Adanma" çok değerli ve bence 4'e / BH'ye mezuniyet açısından da çok önemli bir kavram. Ruhsal, manevi, kalpsel, vicdani bir konusu olması gerektiğine inanıyorum.

fidelista

#12
Alıntı yapılan: bozadi - 05 Aralık 2022, 23:30:58
Alıntı YapC: 3. yoğunlukta güvenlik mi? Şaka yapıyor olmalısın!!


Evet güzel anlatım:)

bozadi

#13
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen fidelista

Evet güzel anlatım:)
:)

Qui-gon jinn

#14
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen fidelista

Sanırım adanmışlık yok hobi olarak ilgileniyoruz gibi bu işle,belkide asıl sorun bu.Matriksin dışına çıkabilecek kaçış enerjimiz yok,bir ayağımızdan bağlıyız bir ayağımızla vir şeyler yapmaya çalışıyoruz.


Bu konuda kendimi kesinlikle dışarıda tutuyorum yada hadi en azından büyük oranda diyelim, ayrı görüyorum, belki çok eski, küçük yaşlarımda böyle bir durum vardı ama sonradan net bir şekilde değişti bu durum benim için...

Velhasıl bilenler bilir Ezoterik, Spritüel vs. konulara "hobi" kafasında yaklaşanlara karşı hep ağır bir eleştirel tutum içinde bulunmuşumdur, hepte bulunacağım sanırım, çünkü kendilerine pek bir fayda sağlamadıkları gibi, çeşitli zararlar verdikleri de ayrıca düşünüyorum. Neyse artık, hepinize sevgiler.