Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

1600'lerdeki buzul çağı ve Genç Osman'ın tahttan indirilmesi (video)

Başlatan bozadi, 01 Temmuz 2020, 00:12:56

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

Bu videoda Ali Selman Demirbağ adlı bir şahıs, hem bizim zamanımızda yaşanmasına artık neredeyse kesin gözle bakılan buzul çağı hakkında, hem de 1600\'lerde yaşanan benzer bir süreç ile Osmanlı Padişahı Genç Osman\'ın tahttan indirilip öldürülmesi arasındaki bağlantı hakkında ilginç bazı bilgiler veriyor:



bona fide

https://www.youtube.com/watch?v=0MaRpqtW-Uk

iklim mühendislerinin gökyüzünde uçaklarla püskürtülen ve aerosollerden ve bu uygulama sonrası oluşan hava değişimlerinden bahsediyor.
yaşadığım şehirde gökyüzü uğultulu uçak sesi sonrası videodaki hava görüntülerine sahip oluyor hatta sel ve can kaybına neden olan yağış öncesi ve ondan önceki günlerde bu olaylar tekrar tekrar yaşandı dikkat etmemin sebebi köpeklerden biri gök gürültüsüden çok korkuyor oysa ses uçak uğultusu havada tek bulut yok o esnada sonra izleyip şeklin dağılmasını gözlemliyorum ve ertesi gün yağış başlıyor
geçenlerde bilgates vakfıyla bizim tarım bakanlığı arasında etki hızlandırıcı piloy uygulama belgesi imzalanmış https://www.tarimdanhaber.com/tarim/tarim-bakanligi-bill-gates-vakfi-ile-nasil-bir-ortak-calisma-h14323.html
mücahit gültekin diye biri soruyor nedir ne işi var şeklinde
ve videoda bahsedilen toprağı ve insanları İYİLEŞTİRME yöntemi için mi bu hızlandırıcı uygulama acaba. kapalı ortamda topraksız ve az suyla yapılan tarım uygulamalrından bhsetmiştim daha önce. tarım alanları bu tur hava olaylarıyla VERİMLİ hale getirmek kısaca insanlığa ve doğaya yapıcı hizmet için çalışıyor olduklarınI düşünüp olumsuz kelimeleri büyük harfle olumlu yapıp amaçlarını yönlendirdim yaşasın ben

dedikodu yapıyim bide ertan özyiğit şov yapanların sözcüsü gibi bu illiminati avanesinin haberleriyle yatıp kalkıp amaçlarını ve güçlerini abartarak sanki herşey onların tekelindeymişte  bide abi filan diyo o zatlardan bahsederken bradır diye neyse bradır ne demekti abi mi kardeşmi geçelim rıfkı bi kere medyada beyin kirletmek meşgul etmek o gruba insanları yonlendirmek korku vs saçma salak bi grubun faaliyetini hep ben daha on yıl önce söylediydim bunu ilkkez ben söyluyorum yok bunlardan daha önceden bahsettiğimde bana deli dşyolardı ben ben ben öfff evet sen ne
tamam sakin herşey yolunda

 

bozadi

bona fide, belki rastlamışsındır K celselerinde; uçaklardan zararlı kimyasal püskürtme yoluyla hastalık yayma veya hava durumuna müdahale iddiaları hakkındaki sorulara "az sayıda örnek dışında doğru değil" gibisinden cevaplar verildi. Yani "chemtrail" ile ilgili komplo teorilerinin büyük ölçüde "yanlış" temellere dayalı olduğu ve "korku kültürüne" hizmet ettiği yönünde bir görüş söz konusu. Benim konuya çok ilgi duyup da araştırmışlığım yok ama eğer Türkiye'de bile "uçaklar" yoluyla zehirli/zararlı kimyasal yayılması şeklinde bir durum, belki istisnai durumlar dışında, genel olarak doğruluğu ve dolayısıyla ciddiyeti olan bir durum olsaydı, buna dair az-çok bilimsel inceleme olmaz mıydı? Hele ki bizim ülkemizde siyasi iktidar ile muhalefet unsurları arasındaki şiddetli mücadele düşünülecek olduğunda, eğer devlet gücünü elinde bulunduranlar veya onların çıkar ilişkisi nedeniyle göz yumduğu bir takım çevreler böyle bir operasyon düzenliyor olsalardı, muhalefet grupları ve medyaları bu konunun üzerine gitmez miydi? Bunun az-çok kanıtlarını ortaya koyup hesap sormaya çalışmaz mıydı? Ben şimdiye kadar bu yönde bir iddiaya, araştırmaya rastlamadım. Veya şu da sorulabilir: Tarımı öldürmeye çalıştığı iddia edilebilecek bir iktidar neden "yağmur yağdırma" gibi bir dert edinsin? Veya asıl dert yağmur değil de, sadece meteorolojik şartların kontrol edilip edilemediğini araştırmak, bunun için deneyler yapmak mı acaba? Ben tabi ki Laura ve ekibinin görüşlerinin de etkisiyle ama sadece bu yüzden değil, ortada somut bilgi, araştırma, kanıt yok gibi göründüğü için, chemtrail meselesinin en azından ülkemizde çok ciddiye alınabilir bir komplo teorisi olmadığı izlenimindeyim şu an için. Tabi ki bu izlenimim değişebilir, herşey mümkün. Ama tıpkı örnek verdiğin "İlüminati'nin gücünün abartılarak korku yaratılması" benzeri bir etkisi olabileceğinden şüpheleniyorum bu teorinin.



bona fide

bozadi nufus azaltımı söylemine ne kadar komplo teorisi diyorsak bu hava olaylarını o teorinin faaliyetlerinden biri olarak düşünmememiz için bir neden yok bu varsayımı ortaya atanlarda önceleri abd de başlayan bu faaliyetleri yetkililerden bir cevap alamadıkları halde kendi çaplarında bireysel ya da grup çalışmalarıyla gözlemleyerek ortaya çıkaran insanlar biri diyordu bilgi  ortaya saçılarak gizlenir diye araştırma yapılıp soruşturma açılsa dahi bu eylemleri evet böyle br çalışma var ve bunun amacı nufus azaltımı diyecek bir birim varmı dünyada aşıların içerikleri ve amacı ortaya serildiği halde halen aşılama yapılmakta cüce buğday yiyor türk halkı tam buğday olarak satılan buğdayın genetiği değişti ve zararlı dendiği halde, hayvanlar ithal edilen gdo lu yemlerle besleniyor dendiği halde yetkililerden kim bu faaliyetlere dur dedi monsanto tarımı bu ülkede yıllardır kontrol ediyor mısır şekerinin kotasını artırmak için şeker fabrikalarını sattılar satın alınamayan bi devlet yetkilisi siyasi bir otorite bulamadığımız surece sağ sol orta farketmeksizin bi takım komplo teorileri gerçek olsa dahi söylemden öte geçemicek en basiti pandemi olayı aykırı herkes bu pandemiden daha fazla zararlı hastalık ve ölüm oranlarına rağmen ön plana çıkarılmasından dünya sağlık örgütü koskoca dünya sağlık örgütünü birleşmiş milletleri kontrol eden yönlendiren gruptan bahsediyoruz parayla ha evet onlrın hayali bu vs bunu ne kadar yapabilirler ellerinden geldiğince kaostan besleniyorlar besinleri korku ülkelere yapıcı faaliyetler adı altında giren stklar gerçekten onlara vaadedilen amaca mı hizmet ediyor belkide farkında dahi olmadan alet oluyorlardır diyecem lakin adil yaşam hakkı için zırva gösteriden fazlasını yapamadıkları gibi ötekileştirmeyi artırmaktan başka işe yaramıyorlar siyasiler keza madem herkes yaşadığı ülkenin kalkınmasını gelişmesini istiyor neden bölünmüş gruplar ideolojiler peşinde koşarak zulme ortak oluyor siyasiler tüm bunları konuşup gelişmek için ne yapılabilinire dair çözüm üretmek yerine meclis ailesini zengin eden hırsızlık yolsuzluk usulsuzluk ve utanmadan bunları inkar eden yaratıklarla dolu yani parayla kontrol edilen insanları bir araya toplayıp ülkeye faydalı olmalarını bekliyoruz liyakat erdem dürüstlük saygı namevcut e bu halkada aynen yansıyor üzüm üzüme baka baka dün markette sebze meyve blümünde eldivenler var her tezgahta kadının teki eldivensiz hepsini elliyor bırakıyor yazıyla yazmışlar eldivensiz dokunmayın diye dedimki bakın burda eldiven var baktı eldivene döndü tüm sebze meyveyi garezine  yeniden elledi çıktı gitti görseniz havasından tarzından bindiği arabadan yerini yurdunu bilen biri sanırsınız eğitimle ahlak yanyana yürümüyor malesef saygı yok düşük faizli kredi dediler ev fiyatları iki kat arttı ne götürürsem kardır ve buna rağmen bankalarda kredi kuyruğu var krizi fırsata evirin diyen stratejistler yotubda gırla ha bide bu altın alın gümüş alın diye millete gaz verenler allah allahh allah allahh ekonomi çok kötüydü hani fiyatlar uçtu böyle saçmalık olur mu
bu konu hakkında kapsamlı çalışmalar araştırmaları yayınlayan veb sitesi https://www.geoengineeringwatch.org/
yorumlarda bu çalışmalara dair resmi dökümanlarla ilave katkıda bulunanlar var

https://agupubs.onlinelibrary.wiley.com/doi/full/10.1029/2002JA009412

baryum iyon bulutuna dair üniversite araştırması 1972 de https://apps.dtic.mil/dtic/tr/fulltext/u2/757916.pdf

buda 1987 yapılan bi universite çalışması https://mountainscholar.org/bitstream/handle/10217/32641/0410_Bluebook.pdf;sequence=1 ki atıf yapılan kaynakların tarihleri 1946 ya kadar gidiyor
iklimi kontrol etmek hadi diyelim kuraklığı önlemek amacındalar inanıyorum tüm bu kaos onları yoracak ve iyiliğe barışa teslim olacaklar öyle bi an gelecekki kh bh ye dönüşecek hemde bu çağda belki dönüştüde çapım yetmediği için bunu kavrayamıyorum laura ve arkadaşları olayları öyle üst perdeden değerlendiriyorki bu dünyanın yaşamın dışından gözlemci gibi ve sonrasına dair iyimserlikleri korunmakla birlikte sonucu bilmenin gittikleri yolun kısaca kendilerinden emin olmanın verdiği güven var
 

bozadi

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bona fide

laura ve arkadaşları olayları öyle üst perdeden değerlendiriyorki bu dünyanın yaşamın dışından gözlemci gibi ve sonrasına dair iyimserlikleri korunmakla birlikte sonucu bilmenin gittikleri yolun kısaca kendilerinden emin olmanın verdiği güven var
Sence biz de iyimserlik ve güven sahibi olsak iyi olmaz mı?

Tabi ki olumsuzlukları yok sayma, itiraz etmeme, bir tokat atana öbür yanağını gösterme anlamında değil kastettiğim şey.

bozadi

Aslında bu konuda forumun felsefe bölümünde birşeyler yazmayı planlıyordum, sen yukarıda alıntıladığım görüşünü söyleyince bir fırsat görüp zıpladım ama daha açıklayıcı bir şekilde ifade etmem gereken şeyi kaba bir şekilde söyledim, özür dilerim.


bona fide

bozadi bozadi booooozadi cümleni kaba algılamadığım gibi dostca destek verici buldum benim için öyle kıymetlisinki hani insan enrjsindn rahatsız olmadığı biriyle evde yakınlarıyla kavga eder tartışır sonra hiçbişey omamış gibi devam ederya öyle yakın hisediyorum ve yazdıklarında eleştiri yargı hoşnutsuluk ve aksi görüş ve sert uslup olsa dahi ki şuana kadar bunu hiç hissetmedim bunların konuya dair olduğunu bilgisi yerleşik ve bu forumdaki iletişim kurduğum herkest için geçerli hatta dün okudum bende sana katıldığımı belirtip buna mani olan duygu durumlrımı uzuunca yazmayı planlayarak yanıtı erteedim madem felsefe başlığında yazacaksın kısaca kayıp korkularım var ve çıkamıyorum bu çemberden dayanamam sanki hayatımın anlamı onlar ne yaparım bilmiyorum bunu kıramıyorum hayat derslerden ibaret olsa dahi bu bağlılık diğer sorumlulukları silip süpürüyor yanımda olmasalar aylarca görmesem dahi başımı cevirip bu ilizyonun geçicicliğini kabul edecek medni cesaretim yok bu endişe ve kaygıdan kurtulmak için akupunktur yaptırmıştım sadece kahveyi azaltmamı sağladı :) inceliğin için teşekkür ederim sağ ol var ol
 

bozadi

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bona fide

bozadi bozadi booooozadi cümleni kaba algılamadığım gibi dostca destek verici buldum benim için öyle kıymetlisinki hani insan enrjsindn rahatsız olmadığı biriyle evde yakınlarıyla kavga eder tartışır sonra hiçbişey omamış gibi devam ederya öyle yakın hisediyorum ve yazdıklarında eleştiri yargı hoşnutsuluk ve aksi görüş ve sert uslup olsa dahi ki şuana kadar bunu hiç hissetmedim bunların konuya dair olduğunu bilgisi yerleşik ve bu forumdaki iletişim kurduğum herkest için geçerli
:)

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bona fide

dün okudum bende sana katıldığımı belirtip buna mani olan duygu durumlrımı uzuunca yazmayı planlayarak yanıtı erteedim madem felsefe başlığında yazacaksın
Yeni birşey değil. Dönüp dolaşıp tekrar ele aldığım konulara dair basit güncellemeler aslında. Üstelik zihnimi tamamen toparladığımı sanmama neden olan bazı düşünceler aklıma geldikten sonra, bu fikirleri, inançları sanki hiç kaybetmeyecekmişim gibi görünse de öyle olmuyor. Zayıflıklarımla, çelişkilerimle, çiğliklerimle, iradesizliklerimle yarım-yamalak da olsa yüzleşmek zorunda kalıyorum.

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bona fide

kısaca kayıp korkularım var ve çıkamıyorum bu çemberden dayanamam sanki hayatımın anlamı onlar ne yaparım bilmiyorum bunu kıramıyorum hayat derslerden ibaret olsa dahi bu bağlılık diğer sorumlulukları silip süpürüyor yanımda olmasalar aylarca görmesem dahi başımı cevirip bu ilizyonun geçicicliğini kabul edecek medni cesaretim yok
Bu konuda yaşadığın sorunla ilgili daha fazla ayrıntı paylaşmak istersen çekinme lütfen. Şu an için sadece çözümlenemeyecek, eninde sonunda çözümlenmeyecek hiçbir sorun olmadığına, tüm korkularımızı aşabileceğimize, aşacağımıza inanıyorum.

Aslında üzerinde yoğunlaşmaya çalıştığım ve her zaman da çalışacağım iyimserlik konusuyla da doğrudan bağlantılı bu düşünceler. İyimserlik iyinin izini takip etmek değil midir? "İyi" var mıdır? Karmaşık ve buhranlı görünen tüm konuların mutlak gerçekle olan bağlantısı, aynı zamanda İyiyle olan bağlantıdır. Yani mutlak gerçek iyidir. Öyleyse bizi buhranların derinliklerine sürükleyen olumsuz duygu ve düşünceler kötü veya daha da önemlisi "yanlıştır", denebilir bence. İyimserlikler tüm korkuları gideren mutlak gerçeğin, aydınlığın, iyinin, doğrunun, güzelin izinde olmak, bu izleğe güvenmek, bundan başka yol tanımamak demektir sanırım.

Tüm konuları, şeyleri, herkesi, herşeyi kapsayan mutlak gerçek veya hakikat "İyi" olmayabilir mi? Bazen bu konuda ciddi şüphelere düşüyoruz, değil mi? Hatta mutlak gerçeğin hiç de iyi olmayabileceği konusunda ciddi inançlarımız bile oluşuyor muhtemelen ve bunlar ciddi buhranlara neden oluyor. Hatta belki bundan bile kötüsü, herkesi ve herşeyi kapsayan mutlak bir gerçek veya mutlak bir birlik/bütünlük olmayabileceğini de düşünüyor olabiliriz.

İyimserliğin hayati bir önemi olduğuna inanıyorum. İyimserlik bir kendini kandırma tutumu gibi algılanabilir ve bu belki bazen "kısmen" doğru da olabilir ama hayır, bütünsel olarak iyimserlik kesinlikle yanlış değildir, yanlışa, kötüye, çözümsüzlüğe götürmez; doğruya, hakikate, güzele, iyiye, mükemmele götürür.

Bu dünyadaki yapay ve kötücül sosyoekonomik, siyasi, dini, askeri düzen, "mutlak gerçeğe" ilişkin iyimserliği parçalama amacı güdüyor. Hatta herkesi ve herşeyi kapsayan mutlak bir gerçeğin varlığına olan inancı da parçalamaya çalışıyor.


bozadi

Bu arada, akupunktur deneyiminin sonuçlarıyla ilgili gözlemini paylaştığın için teşekkürler :)

bona fide

ilgin için teşekkürler bozadi evet eninde sonunda çözümlenecek

senin tanımladığın gibi

"Tüm konuları, şeyleri, herkesi, herşeyi kapsayan mutlak gerçek veya hakikat "İyi" olmayabilir mi? Bazen bu konuda ciddi şüphelere düşüyoruz, değil mi? Hatta mutlak gerçeğin hiç de iyi olmayabileceği konusunda ciddi inançlarımız bile oluşuyor muhtemelen ve bunlar ciddi buhranlara neden oluyor. Hatta belki bundan bile kötüsü, herkesi ve herşeyi kapsayan mutlak bir gerçek veya mutlak bir birlik/bütünlük olmayabileceğini de düşünüyor olabiliriz."

mutlak gerçeği kabullenmeyen bi zihin yapısı galiba bendeki sorun
 

Aoibheann

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bona fide

ilgin için teşekkürler bozadi evet eninde sonunda çözümlenecek

senin tanımladığın gibi

"Tüm konuları, şeyleri, herkesi, herşeyi kapsayan mutlak gerçek veya hakikat "İyi" olmayabilir mi? Bazen bu konuda ciddi şüphelere düşüyoruz, değil mi? Hatta mutlak gerçeğin hiç de iyi olmayabileceği konusunda ciddi inançlarımız bile oluşuyor muhtemelen ve bunlar ciddi buhranlara neden oluyor. Hatta belki bundan bile kötüsü, herkesi ve herşeyi kapsayan mutlak bir gerçek veya mutlak bir birlik/bütünlük olmayabileceğini de düşünüyor olabiliriz."

mutlak gerçeği kabullenmeyen bi zihin yapısı galiba bendeki sorun

Mutlak birliğin iyi ya da kötü olmasına, bu ikilikte tasavvur etmemize ne gerek ne ihtiyaç var. Birlik nötr dür. Atomun elektron yükü vererek kendini nötrlemesi gibi. Bazen kendimizi bir atomun parçaları gibi hissediyorum. İyilik ve ya kötülük bu gerçekliğin gerekliliği. Başka gerçeklikte işler farklı yürüyor. Bu yüzden çok da kafaya takma. :) Herşey eninde sonunda 'bir' yolunu buluyor, her şey notrleniyor. İyilik kötülükle kötülük iyilikle bir oluyor, ki butun olmadan ikiye ayrilamazdi zaten.
Çok karistirdiysam özür dilerim, bazen ifade zorluğu yaşıyorum. :) İçimizdeki neşenin daim olması dileğiyle. :)
"Kim olduğunu keşfetmek için önce mükemmelliği keşfetmek gerekir."

-Farabi

bona fide

rica ederim Aoibheann aksine yardımcı olduğun için memnunum ve teşekkür ederim bilgi nötr derken veriler karşısında verdiğimiz tepkileri kastetdiğini düşünerek veyahutta bu dünya yaşamı üzerine şuana kadar öğrendiklerimizi; ben bu nötr olayını sindiremiyorum ilüzyonun içersinde olaylara kişilere karşı bana işkence eden sempatiden -hissetme yakınlık bağ-kurtulamıyorum baktığım her yerde acı var doğaya birbirimize  karşı  vahşi bir yıkım kıyım içindeyiz günlük akışta bahçe yada gereksinimlerle  oyalansamda ki kendimde bir kh yim bu yaşamda bundan kaçış yok en az kh olmaya çalışarak hadi doğaya saygılı yaşamaya çalışmak bi yerlerde yaşanan acıyı benim hissetmeme engel olmuyor gözümü kapatıp geçemiyorum en az kh nasıl olunabilir bu da şaibeli bence 4.kh bize yaşattığı korkuyla beslenirken bende 1 ve 2. yoğunluktakilere aynısı yapıyorum celsede yazıyordu bu haklı adım atarken ezdiğim karıncadan yediğimiz budadığımız bitkilere kadar yeryüzünde korku varediyoruz bizden üstün negatif güçleri yargılamaya hakkım ve haddimde yok ama sorsan ukalalık gırla burası çıkmaz sokak birde buna sevdiklerimizi kaybetme duygusu eklenince yaşamın dışından empatiyle çözümleyerek bakamıyorum  bunlar ilüzyon tamam neden o halde çaresiz ve üzgün hissediyorum herşeyi kontrol edemem evet seyirci olup üst yoğunlukların algısıyla değerlendirmektende acizim ben burdayım çünkü ve istemesem dahi sapına kadar kh yaşıyorum yeryüzü var olduğu sürece bu vahşi deneyim devam edecek işin garibi doğa bizden daha vahşi ve yıkıcı 
akupunktur yapan doktor inanılmaz pozitif enerjiye sahipsin ancak endişe ve üzüntü noktaların  sinyal çubuğunda en dip seviyelerde çakralarını açalım dedi hadi açalım madem o kadar kolaysa diyerek  biorezonans cihazıyla çakralar açıldı etraf mor renge büründü ve sıfır bi an hiç birşey düşünmediğin o sıfırlanmayı yaşadım sonra yaşama dahil olunca o saf yargısız endişesiz hal yok oldu buda aslında evrenden yukardan gelen yardım diyeceğim çunki ne akupunkturu ne çakra açmayı aklımdan dahi geçirmemiştim karşıma çıkan insan kendisi bunu teklif etti ve bu forumda kendimi ifade ediyorum ilgin için tekrar teşekkürler belliki anda kalmayı beceremiyorum
 

Aoibheann

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bona fide

rica ederim Aoibheann aksine yardımcı olduğun için memnunum ve teşekkür ederim bilgi nötr derken veriler karşısında verdiğimiz tepkileri kastetdiğini düşünerek veyahutta bu dünya yaşamı üzerine şuana kadar öğrendiklerimizi; ben bu nötr olayını sindiremiyorum ilüzyonun içersinde olaylara kişilere karşı bana işkence eden sempatiden -hissetme yakınlık bağ-kurtulamıyorum baktığım her yerde acı var doğaya birbirimize  karşı  vahşi bir yıkım kıyım içindeyiz günlük akışta bahçe yada gereksinimlerle  oyalansamda ki kendimde bir kh yim bu yaşamda bundan kaçış yok en az kh olmaya çalışarak hadi doğaya saygılı yaşamaya çalışmak bi yerlerde yaşanan acıyı benim hissetmeme engel olmuyor gözümü kapatıp geçemiyorum en az kh nasıl olunabilir bu da şaibeli bence 4.kh bize yaşattığı korkuyla beslenirken bende 1 ve 2. yoğunluktakilere aynısı yapıyorum celsede yazıyordu bu haklı adım atarken ezdiğim karıncadan yediğimiz budadığımız bitkilere kadar yeryüzünde korku varediyoruz bizden üstün negatif güçleri yargılamaya hakkım ve haddimde yok ama sorsan ukalalık gırla burası çıkmaz sokak birde buna sevdiklerimizi kaybetme duygusu eklenince yaşamın dışından empatiyle çözümleyerek bakamıyorum  bunlar ilüzyon tamam neden o halde çaresiz ve üzgün hissediyorum herşeyi kontrol edemem evet seyirci olup üst yoğunlukların algısıyla değerlendirmektende acizim ben burdayım çünkü ve istemesem dahi sapına kadar kh yaşıyorum yeryüzü var olduğu sürece bu vahşi deneyim devam edecek işin garibi doğa bizden daha vahşi ve yıkıcı 
akupunktur yapan doktor inanılmaz pozitif enerjiye sahipsin ancak endişe ve üzüntü noktaların  sinyal çubuğunda en dip seviyelerde çakralarını açalım dedi hadi açalım madem o kadar kolaysa diyerek  biorezonans cihazıyla çakralar açıldı etraf mor renge büründü ve sıfır bi an hiç birşey düşünmediğin o sıfırlanmayı yaşadım sonra yaşama dahil olunca o saf yargısız endişesiz hal yok oldu buda aslında evrenden yukardan gelen yardım diyeceğim çunki ne akupunkturu ne çakra açmayı aklımdan dahi geçirmemiştim karşıma çıkan insan kendisi bunu teklif etti ve bu forumda kendimi ifade ediyorum ilgin için tekrar teşekkürler belliki anda kalmayı beceremiyorum

Evet, sen yaşıyorsun. Yani bu hayatta yaşıyorsun. İçinde halledemediğin meselelerin var ve bu kaos ortamında zaten karmakarışık olan bilincin iyice çıkmaza giriyor. Bu illa geçmiş yaşam olmak zorunda değil bu yaşamında da zevk almadigin seni rahatsız eden şeyleri sürekli olarak deneyimlemek zorunda DEĞİLSİN! Bu bağlardan kurtulmalısın. Sevmediğin kişilerle arana mesafe koy, sevmediğin şey işinse ve kurtulamıyorsan önemsememek için kendini odakla, ya da işine zevk alacağın şeyleri kat ve lütfen televizyon izleme. Öyle bir manipülasyon, öyle bir negatif enerji akışı var ki inanamazsın. Bu bedende ömrümüz ortalama 80 yıl yani bu kadar kısa bir an için kendine bunca eziyete değmez. Bir de şöyle düşün bu hayatı yaşamayı sen seçtin. Ruh aleminde olmasa bile hayatına soktuğum insanlar, çevren, yaşadığın yer bunlar senin bilinçli bilinçsiz seçiminle mümkün oldu. Ve evet haklısın kendimiz kh ilizyonu içindeyken onlara ancak özgür irademiz ve aklımızla engel olabiliriz ama bu yaptıkları şeyleri ayiplamamiza neden olmamalı. Biz kimiz ki yargilayalim. Evet gerçekten bizim bilincimiz için fazla kötüler ve çoğunlukla tiksiniyorum ama onların işi bu yani kendine hizmet etmek. Yemek yemek bile kendine hizmet yöntemi ama bizlerin deneyimlediği dünya alemi böyle işliyor. Fiziksel bedene müdahale edemesek de ruhsal olarak birlik inancı ve pozitif enerjiyi yaymaliyiz. Nasıl dolanıklılık teorisinde atom ve atom altı parcaciklari iletişim halindeyse insan zihnide bu iletişimde. Dünya insanları ne kadar negatifse bu negatiflik bize sirayet ediyor. Bizim pozitifligimiz de onlara sirayet edecek, buna inanıyorum. Tek bir kişinin enerjisi bile çok çok önemli. Bizden ayrılma.
"Kim olduğunu keşfetmek için önce mükemmelliği keşfetmek gerekir."

-Farabi

bozadi

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Aoibheann

 Mutlak birliğin iyi ya da kötü olmasına, bu ikilikte tasavvur etmemize ne gerek ne ihtiyaç var. Birlik nötr dür. Atomun elektron yükü vererek kendini nötrlemesi gibi. Bazen kendimizi bir atomun parçaları gibi hissediyorum. İyilik ve ya kötülük bu gerçekliğin gerekliliği. Başka gerçeklikte işler farklı yürüyor. Bu yüzden çok da kafaya takma. :) Herşey eninde sonunda 'bir' yolunu buluyor, her şey notrleniyor. İyilik kötülükle kötülük iyilikle bir oluyor, ki butun olmadan ikiye ayrilamazdi zaten.

Çok karistirdiysam özür dilerim, bazen ifade zorluğu yaşıyorum. :) İçimizdeki neşenin daim olması dileğiyle. :)

"Birliğin nötr olması" fikriyle ilgili kafama oturmayan birşey var ve bunu çözümlemeye, netleştirmeye çalışıyorum.

Atom modelini düşünecek olursak, atom çekirdeğini oluşturan şeyin "nötronlar ve protonlar" (nötr yük ve artı yük) olması "anlamlı" olabilir gibi görünüyor. Yani nötrlük ile pozitiflik arasında özel bir ilişki var sanki. K'ların "BH dengedir, KH dengesizliktir" ifadesi yine bu konuyla yakından bağlantılı görünüyor. "Denge" kavramı ile "nötrlük" arasında doğrudan bir ilişki olduğu açık.

Hem Ra hem de K'lar yoğunluklarda ilerlendikçe pozitiflikte, daha doğrusu BH kutuplaşma düzeyinde bir artış olduğunu vurguluyor. KH açısından düşünülecek olursa, KH kutuplaşmasının en yüksek olabildiği seviye 4Y. Yani anladığım kadarıyla 4KH'den 5KH'ye mezun olmak için KH kutuplaşma düzeyinde bir azalma olması gerekiyor. 5KH'den 6KH'ye mezun olmak için KH kutuplaşmasının daha da azalması gerekiyor ve hatta 6. yoğunluk ortalarına gelindiğinde artık KH diye birşey kalmıyor. 7Y'nin (veya belki bu yoğunluğun big-beng aşamasının) %100 BH kutuplaşması olduğunu düşünmek yanlış olmaz gibi görünüyor Ra'nın ve K'ların verdiği bilgilere bakıldığında.

Varolan herşey ve tek şey olan "7. yoğunluk" KH'nin esamesinin okunmadığı, BH'nin ise %100 seviyesine ulaştığı bir durum ise, mutlak hakikat dediğimiz şeyin nötürden ziyade "pozitif" olduğu sonucu çıkmaz mı?

Ama burada başka türlü bir denge de işliyor gibi. Örneğin 7. yoğunlukta (diğer yoğunluklardan ayrı, bağımsız düşünüldüğünde) bireysellik mevcut değil, bireysel deneyim mevcut değil. Yani mutlak varlık veya mutlak pozitivite öylesine saf, öylesine bir, öylesine ayrışımsız bir hal ki, orada durup bunu tanımlayamıyorsunuz bile. Çünkü tanımlayan ile tanımlanan (gözleyen ile gözlenen) diye bir ayrıma imkan tanıyan bir hal değil, o derece saf. Bu anlamda 7Y'de "deneyim yok" denebilir bir bakıma ama tüm varoluştaki tüm deneyim de o saf varlığın uzantısı, yansıması, kendisi. Varolan herşeye hayat veren saf ışık.

Ben buradan şu sonuca yaklaşıyorum: 7Y'nin nötürlüğü, onun bir "birey", bir "kişi" olmayışıyla ilişkili. Seçimleri, deneyimleri, düşmeleri, kalmaları, gelişleri, gidişleri olan birşey değil.

Ra 6. yoğunlukta kutuplaşma eğiliminin bittiğini söylüyordu sanki bir yerde. Ama bu durum 6. yoğunlukta BH olmadığı, örneğin Ra'nın veya K'ların BH varlığı olmadığı anlamına gelmiyor. Melekler için "nötür" demek mi daha mantıklı geliyor, "pozitif" demek mi?

Aynı Ra (yani melekler grubu Ra), "Bir'in Yasası ne BH'ye göz kırpar ne KH'ye diyor". "Bir'in Yasası" denen şeyin 7Y veya ona ilişkin olduğu açık sanırım. Ve 7Y dediğimiz şey aynı zamanda "%100 BH" kutupsallığını temsil ediyor. Yani ilginç bir şekilde, %100 BH olan şey ne BH'ye göz kırpıyor ne KH'ye. Çünkü 7Y "göz kırpabilecek" birşey değil; keyfi olan ve olmayan herhangi bir şekilde herhangi bir yargıda bulunabilecek birşey değil. Ama aynı zamanda mutlak yargıyı ifade ediyor adeta. Saf varoluş enerjisini tüm alemlere yayıyor. Ama ne kadar ilginç ki, varoluş 7 aşamaya bölündüğünde, oluşan varlıkçıklar isterlerse yok olmayı bile seçebiliyorlar; özgür iradeyle! "Bireylerden", "kişilerden" bahsedince özgür irade seçimlerinden bahsetmek anlamlı oluyor ama diğer yoğunluk seviyelerinden yalıtılmış olarak düşünüldüğünde 7Y'de bir özgür irade seçimi söz konusu değil. 7Y varlığı, koşulsuz-kayıtsız, hesapsız-sorgusuz varolmayı temsil ediyor ("temsil" yanlış sözcük aslında, temsil etmiyor, ta kendisi) ama ondan doğan, onun uzantısı olan bireysel varlıklar isterlerse yok olmayı da seçebiliyorlar.


Aoibheann

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bozadi
"Birliğin nötr olması" fikriyle ilgili kafama oturmayan birşey var ve bunu çözümlemeye, netleştirmeye çalışıyorum.

Atom modelini düşünecek olursak, atom çekirdeğini oluşturan şeyin "nötronlar ve protonlar" (nötr yük ve artı yük) olması "anlamlı" olabilir gibi görünüyor. Yani nötrlük ile pozitiflik arasında özel bir ilişki var sanki. K'ların "BH dengedir, KH dengesizliktir" ifadesi yine bu konuyla yakından bağlantılı görünüyor. "Denge" kavramı ile "nötrlük" arasında doğrudan bir ilişki olduğu açık.

Hem Ra hem de K'lar yoğunluklarda ilerlendikçe pozitiflikte, daha doğrusu BH kutuplaşma düzeyinde bir artış olduğunu vurguluyor. KH açısından düşünülecek olursa, KH kutuplaşmasının en yüksek olabildiği seviye 4Y. Yani anladığım kadarıyla 4KH'den 5KH'ye mezun olmak için KH kutuplaşma düzeyinde bir azalma olması gerekiyor. 5KH'den 6KH'ye mezun olmak için KH kutuplaşmasının daha da azalması gerekiyor ve hatta 6. yoğunluk ortalarına gelindiğinde artık KH diye birşey kalmıyor. 7Y'nin (veya belki bu yoğunluğun big-beng aşamasının) %100 BH kutuplaşması olduğunu düşünmek yanlış olmaz gibi görünüyor Ra'nın ve K'ların verdiği bilgilere bakıldığında.

Varolan herşey ve tek şey olan "7. yoğunluk" KH'nin esamesinin okunmadığı, BH'nin ise %100 seviyesine ulaştığı bir durum ise, mutlak hakikat dediğimiz şeyin nötürden ziyade "pozitif" olduğu sonucu çıkmaz mı?

Ama burada başka türlü bir denge de işliyor gibi. Örneğin 7. yoğunlukta (diğer yoğunluklardan ayrı, bağımsız düşünüldüğünde) bireysellik mevcut değil, bireysel deneyim mevcut değil. Yani mutlak varlık veya mutlak pozitivite öylesine saf, öylesine bir, öylesine ayrışımsız bir hal ki, orada durup bunu tanımlayamıyorsunuz bile. Çünkü tanımlayan ile tanımlanan (gözleyen ile gözlenen) diye bir ayrıma imkan tanıyan bir hal değil, o derece saf. Bu anlamda 7Y'de "deneyim yok" denebilir bir bakıma ama tüm varoluştaki tüm deneyim de o saf varlığın uzantısı, yansıması, kendisi. Varolan herşeye hayat veren saf ışık.

Ben buradan şu sonuca yaklaşıyorum: 7Y'nin nötürlüğü, onun bir "birey", bir "kişi" olmayışıyla ilişkili. Seçimleri, deneyimleri, düşmeleri, kalmaları, gelişleri, gidişleri olan birşey değil.

Ra 6. yoğunlukta kutuplaşma eğiliminin bittiğini söylüyordu sanki bir yerde. Ama bu durum 6. yoğunlukta BH olmadığı, örneğin Ra'nın veya K'ların BH varlığı olmadığı anlamına gelmiyor. Melekler için "nötür" demek mi daha mantıklı geliyor, "pozitif" demek mi?

Aynı Ra (yani melekler grubu Ra), "Bir'in Yasası ne BH'ye göz kırpar ne KH'ye diyor". "Bir'in Yasası" denen şeyin 7Y veya ona ilişkin olduğu açık sanırım. Ve 7Y dediğimiz şey aynı zamanda "%100 BH" kutupsallığını temsil ediyor. Yani ilginç bir şekilde, %100 BH olan şey ne BH'ye göz kırpıyor ne KH'ye. Çünkü 7Y "göz kırpabilecek" birşey değil; keyfi olan ve olmayan herhangi bir şekilde herhangi bir yargıda bulunabilecek birşey değil. Ama aynı zamanda mutlak yargıyı ifade ediyor adeta. Saf varoluş enerjisini tüm alemlere yayıyor. Ama ne kadar ilginç ki, varoluş 7 aşamaya bölündüğünde, oluşan varlıkçıklar isterlerse yok olmayı bile seçebiliyorlar; özgür iradeyle! "Bireylerden", "kişilerden" bahsedince özgür irade seçimlerinden bahsetmek anlamlı oluyor ama diğer yoğunluk seviyelerinden yalıtılmış olarak düşünüldüğünde 7Y'de bir özgür irade seçimi söz konusu değil. 7Y varlığı, koşulsuz-kayıtsız, hesapsız-sorgusuz varolmayı temsil ediyor ("temsil" yanlış sözcük aslında, temsil etmiyor, ta kendisi) ama ondan doğan, onun uzantısı olan bireysel varlıklar isterlerse yok olmayı da seçebiliyorlar.


Öncelikle teşekkür ederim Bozadi. Daha önce cevap yazmak isterdim ama ne zaman okumaya başlasam hep bir şeyler oldu yarım kaldı. :) Uzun uzun yazıp açıkladığın için teşekkür ediyorum.

Nötr derken bunu kastetmiştim aslında;
 
Alıntı Yap7Y dediğimiz şey aynı zamanda "%100 BH" kutupsallığını temsil ediyor. Yani ilginç bir şekilde, %100 BH olan şey ne BH'ye göz kırpıyor ne KH'ye. Çünkü 7Y "göz kırpabilecek" birşey değil; keyfi olan ve olmayan herhangi bir şekilde herhangi bir yargıda bulunabilecek birşey değil. Ama aynı zamanda mutlak yargıyı ifade ediyor adeta. Saf varoluş enerjisini tüm alemlere yayıyor.



7Y'yi düşündüğümüzde yapısı gereği her şeye hizmet eden bir bütün olarak ele alırız. Burada hizmet etmek bildiğimiz anlamda değil. Yapıyı oluşturmak da bir hizmettir. Başkalarına hizmet ederken aynı zamanda kendine de hizmet eder. Kişi herkesle birse eğer kendine hizmet etmesi demek topluluğada hizmet ettiği anlamına gelir. Bilmiyorum, belki de hatalı düşünüyorum, belki de bir yerde kayboldum. :) Yeni yeni kavramları ele alıyorum. Önceden bilinçsiz bir yönelim vardı. Bebek adımlarımı mazur görün lütfen.


Nötr tamamlanmaktır. Yükün eşitlenmesidir. Bütün olma, tamam olma halidir. Sen nötron ve protonları işin içine katıyorsun sanırım ama atom bütünlüğü üç farklı parçacığı da içerir. Bu üç parçacığın birbiriyle tamam olması halinde yeni bir oluşum meydana gelebilir. Bu konulara çok hakim değilim ama bilgim bu yönde. Yanlış biliyorsam eğer düzeltin lütfen. :)


"Kim olduğunu keşfetmek için önce mükemmelliği keşfetmek gerekir."

-Farabi