Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

İsa nın tarihteki yeri

Başlatan macka, 24 Kasım 2018, 02:01:54

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

macka

Gerçek her zaman gönlünüzün dilediği değildir.Ancak gönlünüz arındıkça onu bulacaksınız,şüphesiz

fidelista

#1
İslama göre İsa vardır,peki bir Müslüman masıl İsa var olmadı diyebilir ?

bozadi

#2
Paylaşım için teşekkürler macka. İsa diye birinin var olmadığı konusundaki tartışma giderek büyüyür gibi görünüyor. Aslında yeni bir konu/tartışma da değil bu ama İsa karakterinin büyük oranda "Sezar"dan "modellendiği" ve bu uydurmanın amacının aslında Sezar'ın halka kazandırdığı bazı değerleri/inançları sabote etmeye, yıkmaya yönelik olduğu konusu (K'lar öyle demişti sanırım) nispeten yeni diye anlıyorum. İsa'nın aslında Sezar olduğuna dair yayınlanmış çeşitli yabancı kitaplar var, umarım bu konuda Türkçe kaynaklar, tartışmalar da oluşur.

İsa-Sezar özdeşliği konusunda değilse de, İsa diye bir tarihsel kişiliğin hiç mevcut olmadığına dair web'de Türkçe bazı tartışmalar var gibi görünüyor (Zeitgeist belgeselinde de geçmişti yanlış hatırlamıyorsam):

https://www.google.com.tr/search?q=isa+hic+yasamadi

Atatürk'ün Türk tarih kurumuna gönderdiği bir mektubun bir yerinde de Atatürk'ün İsa'nın tarihsel varlığının şüpheli olduğuna dair beyanını ele almıştık:

https://www.baskalarinahizmet.com/index.php?msg=22508

Kuran'da İsa'dan gerçek bir tarihsel kişilik gibi bahsediliyor ama İsa'nın aslında çarmıha gerilmediği ("onlara İsa gibi gösterildi") şeklinde oldukça ilginç bir beyan da var, bu da pek çok insan için ciddi bir tartışma konusu.

Tgur

#3
İsanın gerçekliği ve gerçek olmadığı hakkında sanırım oldukça geniş bilgi yüklüyüz ve gerçek olmadığı konusunda hem fikiriz,veya ben bu hususta K.ların aktarımları doğrultusunda Sezarın fikirlerinin uydurulmuş havarilerin kendi kanallarının etkisi ile ortaya çıkan bir illüzyonun 2000 yıldır insanları meşgul ettiğine dair olduğuna inanıyorum,islamın kuranda geçiyor diye aynı aldanışın etkisi altında  bu inanışı sürdürdüklerini de ilave edebilirim ,

Kanal hadisesinin gerçekliği üzerine derinlemesine girersek 6. yoğunluğun  insanların toplumsal düzenlerini sağlamak için  bazı gerçekleri halisane bir şekilde dünyaya çeşitli kişiler yolu ile açmış olduklarını ve bu ruhsal iletişim kanallarının hassasiyetleri üzerine de çok vurgulamalar yapmıştık, sonuçta kanalı her birey veya üst yoğunluklardaki ruhlar serbestçe kullanabilir ve dinsel aktarımlardaki hususları monoteizm takıntılığı ile devreye alıp tıkandıkları hususların neler olabileceğini  artık rahatça anlıyor  ayırabiliyoruz,
Yani bu geniş aktarma işinde KH larda oldukça etkin bir şekilde rol almışlardır.

Bu nedenle kendince özel ve onu milletimiz özünde adeta bir dahi şeklinde olan Atatürk de bir kanal sahibi idi ,yaptığı çalışmaları insan üstü bir ileri görüşle devreye almış olduğuna inanıyorum ve İsa hakkında o kaybettirilmeye çalışılan ve ne mutlu ki ortaya çıkan beyanları ve araştırması, önerileri gerçektir,

Diğer yandan Kuranın da islam topluluğu için çok ulvi bir yol gösterici olduğu da muhakkaktır,ancak onun da KH nın maniplasyon gayretleri yani kanal ısınması dediğimiz faaliyetlere maruz kaldığı bir gerçektir,en taze misal ülkemizde çocuk sahibi olan çocukların hatta 9 yaşında ki çocukların evliliklerinin akıl almaz bir sayıda gün yüzüne çıkması,

Konuyu bu bakışla incelediğimizde sanırım kanaatlerimiz üzerinde oluşmuş olan o buğulu husus ortadan kalkacaktır..


STT

#4
Aytunç Altındal'ın Hangi İsa isimli kitabı konu ile alakalı olarak tavsiye ederim

bozadi

#5
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen STT

Aytunç Altındal'ın Hangi İsa isimli kitabı konu ile alakalı olarak tavsiye ederim
Paylaştığın için teşekkürler STT. Az önce internetten kabaca edindiğim izlenime göre Altındal'a göre İsa Anadolu'da yaşamış olan Apollonios adlı bir filozofa dayalı olarak "yaratılmış" bir figür. Bunu araştırmaya çalışacağım.

Kasyopya celselerinde ise İsa'nın / Hristiyanlığın Romalı bazı yöneticiler tarafından daha çok Jül Sezar'dan esinlenerek yaratılmış bir figür olduğu söyleniyor. Kendi bencil siyasi çıkarları doğrultusunda.

Francesco Carotta adlı bir İtalyan Sezar'ın hayatı ile İsa'nın hayatı arasında pek çok olağanüstü benzerlik tespit etmiş. Belki önümüzdeki günlerde hem Altındal'ın iddiasını, hem de Sezar ve belki başka açıklama olasılıklarını daha derinlemesine incelemeye çalışırız.


bozadi

#6
Carotta'nın İngilizce kitabının kısmi içeriği:

https://www.carotta.de/subseite/texte/jwc_e/contents.html


Qui-gon jinn

#7
Tyanalı Apollonios'un hayatının İsa'nın hayatına yansıtıldığına dair iddialar Altındal'dan çok çok öncelerden beri vardı. Baktığınız zaman öyle de olmuş gibi duruyor açıkcası, özelikle de mucizeler anlamında. İsa hikayesindeki gibi babasız olarak bir Apollon rahibesinden dünyaya gelmesi, ölüleri diriltmesi, "apor" olayları vs. vs. çok benzer hikayeler mevcut. Bildiğim kadarı ile kendisi bir dönem Tibet'e gidip orada inisiyasyondan geçiyor ve sonra Anadolu'ya geri dönüp çeşitli faaliyetlerde bulunuyordu. Benim unutamadığım olayı o meşhur mahkeme olayıdır. Kısaca değinirsem; dönemim yetkileri kendisini yakalayıp mahkemeye çıkartıyor, o da mahkemede "bedenime sahip olabilirsiniz ama ruhuma asla, hatta bedenimede sahip olamazsınız." deyip mahkeme salonunda, herkesin bakışlarının ortasında tak diye kayboluveriyor, sonrasında gören, duyan yok, bulunamıyordu bir daha diye hatırlıyorum. Velhasıl enteresan bi adam valla...:)

Neyse, bu arada yeri gelmişken Altındal hakkında da düşüncemi paylaşmak isterim ki, yaşarkende böyle düşünürdüm, ben kendisini kısa zaman önce forumda da konusunu ettiğimiz youtuber İlhan Berat Yılmam kardeşimize benzetiyorum. Ordan burdan herşeyi toplayıp çorba vaziyette önümüze sunardı ama bir farkla ki, bana göre kendisi "islami" hatta siyasal islami bir yönelimle bunları değerlendiriyor, işine gelenleri seçip yayınlıyor, objektif bir bakış açısıyla topladıklarını sunmak yerine, hristiyanlığın nasıl açığını yakalarım, hristiyanlığa nasıl çakarım kafası ile hareket ediyordu hep.Neyse artık...

Herkese sevgiler.