Kolloidal Gümüş Suyu Tedavisi

Başlatan bozadi, 24 Ekim 2019, 15:27:47

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

#60
300-500 ma'lık adaptörlerle yapılan GS elektrolizinde bu akım değerlerine ulaşılmadan (10-20 ma'da?) elektrolizin tamamlandığı görüşünde haklı olabilirsin, bunu bir araştırmak gerek.

Belirttiğim iki elektrolizde yaptığım GS'lerde yumuşak çubukta tds-metrenin gösterdiği şekliyle 7 ppm, sert çubukta 6 ppm değerine ulaştığımı, süzme yapmadığımı belirtmiştim. Az önce tekrar ppm değeri ölçünce, 7 ppm olanın 5 ppm'ye, 6 ppm olanın da 4 ppm'ye düştüğünü gördüm. 5 ppm'e düşeni içiçe geçirilmiş iki tane beyazlatılmamış (caffeo marka) kahve filtresinden geçirince ppm değeri 6'ya çıktı. Üzerinde "%100 saf pamuk" yazan Apaks marka bir pamuktan geçirince 14 ppm'e çıktı (kullandığım cam kabı ve bardağı, iki farklı gümüş suyuyla deney yaparken önce saf suyla temizleyerek ölçüm yaptım).

4 ppm'e düşmüş olan GS'yi aynı şekilde (yeni) kağıt filtrelerden geçirdim, 6 ppm'e çıktı. Pamuktan geçirmeye gerek duymadım.

Bu arada, kağıt filtrelerden geçirdiğim gümüş sularında, resmen filtrenin tadını ve kokusunu aldım, çok açık bir şekilde. Kesinlikle GS'nin içine ciddi miktarda partikül kaçırıyor. Bu hem ppm değeri artışından, hem de tat ve kokudan anlaşılıyor. Belki ben ürünü iyi koşullarda saklamadığım için mi oldu, neden böyle oldu bilmiyorum. Başka bir markanın beyazlatılmamış ürününden bulup tekrar test yapmayı planlıyorum. Aynı şekilde, üzerinde hiçbir kimyasal işlem yapılmamış %100 saf pamuk bulursam, o şekilde de deneyi tekrarlayabilirim. Senin kullandığın pamuğun markası belli mi? Belki önce ondan denesem iyi olur :)

bozadi

#61
Bazı internet kaynaklarından okuduğum kadarıyla hemen hemen tüm "pamuk"lar bir "ağartma" işleminden geçiriliyormuş. Bunun için özellikle oksijenli su / hidrojen peroksit kullanılıyormuş sanırım. Eğer "%100 saf pamuk" olarak aldığımız pamuklarda da oksijenli su (veya belki başka kimyasallar) kalıntıları varsa, sanırım GS süzme işlemi için uygun olmaz. Kimyasal ağartma yapılmamış "organik pamuk" ürünleri var mı diye araştırmak mı lazım bu durumda? GS'yi süzmenin daha kolay, etkili yollarını da araştırmak gerek. Süzme işlemi yapan şırıngamsı şeyler var, onları araştırabiliriz belki. Bi de doğadaki su kaynaklarından ihtiyaç görecek kadar içme suyu sağlamak için kullanılan minik arıtıcılar olduğunu duymuştum. Bunların da bazıları bu amaçla kullanılabilir belki ama bunların fiyatları bu iş için pek makul değildi gibi kalmış aklımda.


photonfromMissouri

#62
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bozadi

300-500 ma'lık adaptörlerle yapılan GS elektrolizinde bu akım değerlerine ulaşılmadan (10-20 ma'da?) elektrolizin tamamlandığı görüşünde haklı olabilirsin, bunu bir araştırmak gerek.

Belirttiğim iki elektrolizde yaptığım GS'lerde yumuşak çubukta tds-metrenin gösterdiği şekliyle 7 ppm, sert çubukta 6 ppm değerine ulaştığımı, süzme yapmadığımı belirtmiştim. Az önce tekrar ppm değeri ölçünce, 7 ppm olanın 5 ppm'ye, 6 ppm olanın da 4 ppm'ye düştüğünü gördüm. 5 ppm'e düşeni içiçe geçirilmiş iki tane beyazlatılmamış (caffeo marka) kahve filtresinden geçirince ppm değeri 6'ya çıktı. Üzerinde "%100 saf pamuk" yazan Apaks marka bir pamuktan geçirince 14 ppm'e çıktı (kullandığım cam kabı ve bardağı, iki farklı gümüş suyuyla deney yaparken önce saf suyla temizleyerek ölçüm yaptım).

4 ppm'e düşmüş olan GS'yi aynı şekilde (yeni) kağıt filtrelerden geçirdim, 6 ppm'e çıktı. Pamuktan geçirmeye gerek duymadım.

Bu arada, kağıt filtrelerden geçirdiğim gümüş sularında, resmen filtrenin tadını ve kokusunu aldım, çok açık bir şekilde. Kesinlikle GS'nin içine ciddi miktarda partikül kaçırıyor. Bu hem ppm değeri artışından, hem de tat ve kokudan anlaşılıyor. Belki ben ürünü iyi koşullarda saklamadığım için mi oldu, neden böyle oldu bilmiyorum. Başka bir markanın beyazlatılmamış ürününden bulup tekrar test yapmayı planlıyorum. Aynı şekilde, üzerinde hiçbir kimyasal işlem yapılmamış %100 saf pamuk bulursam, o şekilde de deneyi tekrarlayabilirim. Senin kullandığın pamuğun markası belli mi? Belki önce ondan denesem iyi olur :)


Bozadi, ben bildiğimiz eczanelerde satılan standart pamuktan kullanıyorum, hani şu poşet içerisinde ağzında ip olan bağlamak için. Dediğim gibi iki şekilde süzme yaptım ben iki kez makyaj temizleme pamuğu ve geri kalanlar senin kullandığına benzer kahverengi kahve süzme filtresi arasına pamuk sıkıştırarak.
Kahve filtresi ile süzme sonrasındaki tat koku konusuna değinmene sevindim çünkü aynı problemi bende yaşadım, kahve filtresi kullandığım süzme sonucunda benin Gs lerimde de acı bir tat ve renkte değişim oluştu ama hiçbir süzme işlemi sonucunda ppm değerlerinde artış olmadı aksine hepsinde ortalama 2ppm kadar düşüş meydana geldi bu sebepten ötürü bana kalırsa süzme işleminde kaliteli bir makyaj temizleme pamuğu kullanmak en iyi çözüm olacaktır kanaatindeyim (beyaz standart pamukta iş görecektir mecburi durumlarda).
Senin yaptığın ölçümlerin yükselmesi yüksek ihtimal kullandığın filtreden dolayı gibi geliyor bana ama başka bir tavsiyede daha bulunmak istiyorum , Gs üretimini eğer ısıtarak yapıyorsan işlem tamamladıktan sonra suyun ısısını 25 dereceye düşürüp ölçme işlemini gerçekleştirmen. Su ısısından kaynaklı bir değişimde olabilir bu.
 

photonfromMissouri

#63
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bozadi

Bazı internet kaynaklarından okuduğum kadarıyla hemen hemen tüm "pamuk"lar bir "ağartma" işleminden geçiriliyormuş. Bunun için özellikle oksijenli su / hidrojen peroksit kullanılıyormuş sanırım. Eğer "%100 saf pamuk" olarak aldığımız pamuklarda da oksijenli su (veya belki başka kimyasallar) kalıntıları varsa, sanırım GS süzme işlemi için uygun olmaz. Kimyasal ağartma yapılmamış "organik pamuk" ürünleri var mı diye araştırmak mı lazım bu durumda? GS'yi süzmenin daha kolay, etkili yollarını da araştırmak gerek. Süzme işlemi yapan şırıngamsı şeyler var, onları araştırabiliriz belki. Bi de doğadaki su kaynaklarından ihtiyaç görecek kadar içme suyu sağlamak için kullanılan minik arıtıcılar olduğunu duymuştum. Bunların da bazıları bu amaçla kullanılabilir belki ama bunların fiyatları bu iş için pek makul değildi gibi kalmış aklımda.



Süzme işleminde profesyonel aparatlar yada aktif karbon kullanımı tavsiye edilen bir yöntem değil çünkü bu aletler ve aktif karbon sudaki tüm iyonlarıda temizleyebiliyor o sebepten ötürü önceki mesajımda da yazdığım gibi sadece pamuk kullanımı yeterli olacaktır. Sonuçta amaç, sudaki olası kalın partikülleri ve gümüş kirini temizlemek, iyonlar bize lazım :)
 

photonfromMissouri

#64
Alıntı Yap300-500 ma'lık adaptörlerle yapılan GS elektrolizinde bu akım değerlerine ulaşılmadan (10-20 ma'da?) elektrolizin tamamlandığı görüşünde haklı olabilirsin, bunu bir araştırmak gerek.

bozadi, son gümüş suyu üretimimi bu konuştuğumuz denemeyi yaparak tamamladım, mA kısıtlaması olmadan yaptığım üretimde ;
2mA civarında ortalama 4ppm'e
5mA civarında ortalama 7ppm'e
7mA değere geldiğimde de 12-13ppm değere ulaşıp işlemi sonlandırdım, süzüp dinlenmeye aldım.
V değeri sabit 27,
üretim süresi: 8,5 saat civarı (tam kronometre tutmadım)
Bir sonraki gün ölçümümde 10ppm değere düştü , tat olarak daha önceki yaptığım gümüş sularına nazaran az da olsa fazla metalik tat oluşumu oldu, renk farkı gördüğümü söyleyemem.
Daha önce yaptığım üretimler 13 saat civarında oluyordu 2ppm sabitte, bu şekilde epey hızlandığını söyleyebilirim. Tabii ki bu yaptığım şekilde nano partikül boyutları 2ppm sabite göre daha fazla olmalı ama bahsettiğim gibi yüksek fark oluşmadı mA olarak, yani dahili kullanımlarda yapacağımız üretimlerde eğer 10ppm baz alınacaksa max 7mA değerlerde üretim tamamlanıyor.

Ama bundan sonraki üretimlerimde daha önce bahsettiğimiz Tds ölçüm problemlerine dayalı olarak 10ppm değeri göründüğünden fazla olma ihtimali sebebiyle max8 ppm üretim yapacağım. Dinlenme sonrası muhtemelen 6-7 aralığına düşüş yapacaktır ki bu da 12-max14 ppm değerlere denk gelecektir eğer TDS çarpan değeri 2 ise.

(süt ve yoğurt deneyine maalesef başlayamadım uygun ortam yaratamadığımdan dolayı)
 

bozadi

#65
Paylaştığın gözlem sonuçları için teşekkürler pfm.

Akım sınırlaması olmadan yaklaşık 10 ppm'e ulaşmada en fazla 7 ma'yı görmüş olman nispeten iyi. Ben çok daha aşırı değerlere çıkar diye düşünmüştüm.

2 ma civarı sabit akımla yaptığına kıyasla daha fazla metalik tat almış olman, bu tat (ve belki koku) meselesinin parça boyutuyla bir bağlantısı olabileceğini düşündürüyor. Yani 2 ma'dan ne kadar fazla akım uygulanırsa ve buna bağlı olarak göze görünmese bile iri parçalı gümüş tanecikleri ne kadar fazla olursa, belki de metalik tat da o kadar fazla oluyor olabilir. Tabi şu an için bundan emin değilim; sadece bir olasılık.

Çok büyük parçaların mevcudiyeti kırmızı lazer testiyle kabaca da olsa anlaşılabilir sanırım. Özellikle karanlıkta, şeffaf cam içindeki gs'ye lazer tutulup suda gezdirildiğinde, iri parçalar lazer ışını içinde adeta gökyüzü boşluğunda yıldız gibi (daha doğrusu noktacık) parlayarak göze çarpıyor. Gs'nin lazer ışınını gösterme/yansıtma derecesi sanırım iyonik olmayan gümüş içeriği miktarına bağlı. İyonik gümüşün lazeri hiç yansıtmadığı söyleniyor. Yani %100 iyonik bir gümüş suyu lazer ışınını hiç göstermeyecektir. Ve lazer ışını ne kadar parlak/belirgin görünüyorsa, partikül (iyonik olmayan) gümüş içeriğinin o kadar yüksek olduğu sonucuna varılabilir sanırım. Ama bildiğim kadarıyla her halükarda, bu klasik elektroliz yöntemiyle üretilen gs'nin yarısından çok daha fazlası iyonik içerikli oluyor. Dolayısıyla çok güçlü bir lazer ışığı/yansıması görülmeyebilir. Ama özellikle çok yüksek akımlarla üretilen gs'lerde çok sayıda büyük parça olacağından, lazer ışınını parlak gösterme ihtimali yüksek diye anlıyorum.

Ben kendi üretimlerimde gs henüz 2-3 ppm civarındayken (normal tds-metre ölçüm değeri) lazer ışığı ya hiç görünmüyor, ya da varla yok arası. 5-6'larda belirginleşiyor, ille çok parlak olmasa da.

Önümüzdeki günlerde tekrar üretim yapınca, dikkatimi çeken bulgularımı, gözlemlerimi paylaşacağım.

bozadi

#66
Bu arada, bu Galenik distile suyun tds-metre değerini hiç ölçtün mü? 0 mı?

Ben internette Galenik satan bir yer bulamadım. Civardaki medikal dükkanlara sorunca Aqua ve ekin marka bulabildim. İkisi de litresi 10 tl, ikisi de beyaz plastik içinde. Aqua'nın tds ölçümü 3 ppm, diğerinin 2 ppm (önceden mevcut 0 ppm suyla ara ölçüm ve temizlik sonrası tekrarlı ölçümlerin sonucu). Bu biraz moralimi bozdu. Bunları gs yapmada kullanmam sanırım. Distile su üreten cihazlardan alma ihtimalini düşünüyordum ama bin küsür lira verip de sonra 0 ppm sonucu alamazsam çok daha moral bozucu olur.

İnternetten aldığım 20-30 litrelik, 0 ppm sonucunu veren suların distilasyonla değil, filtreleme yoluyla üretildiği sonucuna vardım. "Deiyonize filtre" denen bir filtre var, içindeki polimer plastik boncuklar, elektrik yükü olan parçaları emiyormuş anladığım kadarıyla. Yani suyun elektrik iletkenliğini ortadan kaldırıyor. Su arıtıcı kullanıyorum zaten ve bu deiyonize filtrelerden de bi tane aldım (60 tl civarıydı sanırım 2 ay önce, şimdi zamlanmış). Hakikaten 0 ppm su üretebiliyor (ömrü var tabi ki, ne kadar bilmiyorum, kullanıma bağlı). Tds-metreler elektrik iletkenliği ölçümüne dayalı olduğu için de su 0 (veya belki 1) ppm civarı sonucu çıkıyor. Ama bu durum o suyun %100 saf olduğu anlamına gelmiyor tabi ki. Sadece iyonik (artı veya eksi elektrik yükü) olan parçaların yokluğunu gösteriyor. Elektrik yükü olmayan pek çok madde bulunuyor olabilir o suda. Öldürücü bir içeriği bile olabilir. Dolayısıyla "0 ppm" bu konuda (suyun saflığı konusunda) çok da güvenilir bir ölçüt değil ama "distile" adı altında markalı olarak satılan suların 2-3 ppm elektrik yüklü içerik göstermesi de pek iyi bir işaret değil bence. Evet, bu durum o suların "distile" olmadığı (distilasyondan geçirilmediği) anlamına gelmiyor ama gs üretimi dahil pek çok hassas işlem için yeterince iyi olmadıkları anlamına geliyor bence.


photonfromMissouri

#67
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bozadi

Bu arada, bu Galenik distile suyun tds-metre değerini hiç ölçtün mü? 0 mı?

Ben internette Galenik satan bir yer bulamadım. Civardaki medikal dükkanlara sorunca Aqua ve ekin marka bulabildim. İkisi de litresi 10 tl, ikisi de beyaz plastik içinde. Aqua'nın tds ölçümü 3 ppm, diğerinin 2 ppm (önceden mevcut 0 ppm suyla ara ölçüm ve temizlik sonrası tekrarlı ölçümlerin sonucu). Bu biraz moralimi bozdu. Bunları gs yapmada kullanmam sanırım. Distile su üreten cihazlardan alma ihtimalini düşünüyordum ama bin küsür lira verip de sonra 0 ppm sonucu alamazsam çok daha moral bozucu olur.

İnternetten aldığım 20-30 litrelik, 0 ppm sonucunu veren suların distilasyonla değil, filtreleme yoluyla üretildiği sonucuna vardım. "Deiyonize filtre" denen bir filtre var, içindeki polimer plastik boncuklar, elektrik yükü olan parçaları emiyormuş anladığım kadarıyla. Yani suyun elektrik iletkenliğini ortadan kaldırıyor. Su arıtıcı kullanıyorum zaten ve bu deiyonize filtrelerden de bi tane aldım (60 tl civarıydı sanırım 2 ay önce, şimdi zamlanmış). Hakikaten 0 ppm su üretebiliyor (ömrü var tabi ki, ne kadar bilmiyorum, kullanıma bağlı). Tds-metreler elektrik iletkenliği ölçümüne dayalı olduğu için de su 0 (veya belki 1) ppm civarı sonucu çıkıyor. Ama bu durum o suyun %100 saf olduğu anlamına gelmiyor tabi ki. Sadece iyonik (artı veya eksi elektrik yükü) olan parçaların yokluğunu gösteriyor. Elektrik yükü olmayan pek çok madde bulunuyor olabilir o suda. Öldürücü bir içeriği bile olabilir. Dolayısıyla "0 ppm" bu konuda (suyun saflığı konusunda) çok da güvenilir bir ölçüt değil ama "distile" adı altında markalı olarak satılan suların 2-3 ppm elektrik yüklü içerik göstermesi de pek iyi bir işaret değil bence. Evet, bu durum o suların "distile" olmadığı (distilasyondan geçirilmediği) anlamına gelmiyor ama gs üretimi dahil pek çok hassas işlem için yeterince iyi olmadıkları anlamına geliyor bence.



Kullandığım su 0 değerini veriyor ayrıca her üretim aşamasından önce tekrar ölçüm yapıyorum ve tüm şişeler aynı 0 değerde. Daha önce söylediğim gibi ben bu suyu buradaki bir eczaneden temin ettim, ilk önce 5lt bidon almıştım ama daha sonra bulamadığım için 1lt'lik fotoğrafta gördüğün şişelerden alıyorum. İnternet satışına hiç bakmadım sadece İzmir merkezli bir firma olduğunu biliyorum, belkide şirketi arayıp onlardan bulunduğun ilde satışları olup olmadığını sorabilirsin yada herhangi bir eczaneden rica edersen ilaç depolarından sordurup bu marka su olup olmadığını da öğrenme şansın olur, şahsen ben memnunun şu an için.

Evde filtreleme imkanın varsa bence en iyi çözüm o olabilir, şahsen ben şu an için evde distilasyon işine girmeye pek sıcak bakmıyorum, söylediğin gibi hem normal filtreleme (elektrik yükü olmayan partikül ve parçaları temizlemek için) hemde deiyonize filtre (iyonik partiküller için) kullanmak gerekecek.

Tat konusunu partikül boyutları etkiliyor olabilir dediğin gibi ama fark çok azdı ayrıca koku konusuna da değinmem gerekli sanırım daha önce belirtmemiştim, yaptığım üretimlerin hiçbirinde koku oluşumu yoktu son yaptığım üretim dahil. Eğer sen koku aldıysan bu muhtemelen suyla alakalı olabilir gibi geldi bana.