Laura Eisenhower anlatıyor: Mars kolonisi, kabal planları

Başlatan maiterya, 07 Kasım 2015, 05:14:56

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

macka

Aynen katılıyorum sevgili maiterya.Atatürk demokrasiyi aslında bize hediye etmiştir, ama haketmediğimiz bir hediye malesef.Batıda dörtyüz yıldır başlayan aydınlanma ve demokrasi tabii bizde yeni yeni başlamıştı bu yüzyılda o da büyükşehirlerde.Ama bir bakıma da en uygun zamandı belki de çünkü milli mücadele zafer havasıyla bence o devrimler geçti belki de anadolu halkı bu büyük acıyı yaşamasa bu devrimler ve yeni cumhuriyet olamayacaktı.Yani yaşanan acılar bu 3b dünyada aslında hayır oluyor bu da K lerin de sıkça belirttiği temel bir kural.Evet demokrasi temelimiz zayıfken bu hediyeyi aldık son zamanlarda da çok sallanıyoruz ama yine de asla bir İran vahabi arap devleti olmayız bence iyimmserim bu konuda
Gerçek her zaman gönlünüzün dilediği değildir.Ancak gönlünüz arındıkça onu bulacaksınız,şüphesiz

maiterya

Alıntı Yap
Aynen katılıyorum sevgili maiterya.Atatürk demokrasiyi aslında bize hediye etmiştir, ama haketmediğimiz bir hediye malesef.Batıda dörtyüz yıldır başlayan aydınlanma ve demokrasi tabii bizde yeni yeni başlamıştı bu yüzyılda o da büyükşehirlerde.Ama bir bakıma da en uygun zamandı belki de çünkü milli mücadele zafer havasıyla bence o devrimler geçti belki de anadolu halkı bu büyük acıyı yaşamasa bu devrimler ve yeni cumhuriyet olamayacaktı.Yani yaşanan acılar bu 3b dünyada aslında hayır oluyor bu da K lerin de sıkça belirttiği temel bir kural.Evet demokrasi temelimiz zayıfken bu hediyeyi aldık son zamanlarda da çok sallanıyoruz ama yine de asla bir İran vahabi arap devleti olmayız bence iyimmserim bu konuda

Evet biz normal olgunlşma süreci geçirmeden demokrasi adeta paraşütle atıldı ama bu mecburdu : dünya bir kritik noktaydı ve bekleyerek kaybedilecek zaman yoktu,gelişmiş ülkelerle aramızdaki fark kapanacağına açılıyor,Atatürkü idolleştirmek doğru değil ama bu günkü dünya ve ortadoğu konjoktürünü görünce ne kadar ileri görüşlü bir insan olduğu ortaya çıkıyor.Dehası bizi şaşırtıyor ve hayranlık duymamıza neden oluyor.
 

bozadi

Atatürk'le ilgili fikir zıtlığı yaşadığımız hususu şu anda daha fazla didiklemenin faydası olmayacağını tahmin ediyorum. Ancak spesifik tarihsel bazı olaylarla ilgili tartışmalar bağlamında yine tartışırız o yönde fırsatlar gelişmesi durumunda.

İran ve Vahabi Arap devletleri konusundaki görüşümü paylaşmak/tekrarlamak isterim yalnız. İran'da İslam'la ilişkilendirilen ve bence de "yobazlık" anlamına gelen şekilci bazı dayatmalar, diktatörlükler olduğundan şüphe duymuyorum ama bu sorunlar bir bütün olarak İran'ı kötü kılmıyor. Ayrıca, kadınların başını zorla kapatmak kadar yobazcadır zorla açmak da. Bu ve bu paralelde dayatmaların demokrasiyle ilgisi yoktur. Ve çok iyi bildiğiniz gibi, özellikle ABD ve İsrail ikilisinin tutum ve davranışlarında kendini somut bir şekilde gösteren global şeytanlara karşı tavır alma ve direnç gösterme konusunda, İran Türkiye'yle neredeyse kıyas kabul etmeyecek düzeyde daha "onurlu" bir ülke/devlet olagelmiştir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti çok uzun zamandır ABD'nin ve İsrail'in yani Global Şeytanların kuklası ve hizmetkarı durumundadır. Bu sadece AKP'yle ilgili bir mesele değildir, kökenleri AKP'den çok daha öncesine gider. Örneğin CHP bu konuda AKP'den daha masum bir parti veya zihniyet değil kesinlikle. Devletin adeta genlerine işlemiş bir durumdur.

Bu anlamda, Türkiye keşke İran olabilse. Türkiye pek çok bakımdan şeytan kuklası Vahabi Arap Devletlerininkine çok benzer bir devlet zihniyetine sahiptir hatırlanacak/incelenecek olursa.

bozadi

Tabi bu söylediklerimden İranlı veya İran fanatiği olduğum sonucu çıkarılmasın. Herşeye rağmen Türkiye benim ülkem, benim toprağım. Gönlümden geçen de burada olmaya devam etmek ve ortak geleceğimiz için burada mücadele etmektir. Bu, yeri gelir klavye başında olur, yeri gelir Kurtuluş Savaşındaki gibi top tüfek başında olur. Kalem, kılıç... Hepsinin yeri, zamanı var.

bozadi

4 Kasım 2015

İran'da 'Küresel Emperyalizme Karşı Milli Mücadele Günü'


İranlılar, ABD Büyükelçiliği'nin üniversite öğrencileri tarafından kuşatılmasının 36'ıncı yıl dönümününde, ABD, İsrail ve İngiltere'yi protesto etti.




İran Cumhuriyet Başsavcısı İbrahim Reisi, "Küresel Emperyalizme Karşı Milli Mücadele Günü" münasebetiyle başkent Tahran'daki eski ABD Büyükelçiliği önünde yapılan törende bir konuşma yaptı. Reisi, "Eğer ABD'nin cinayetlerinin bir listesi yapılacak olursa uzun bir iddianame olur" dedi.

Ülkedeki muhafazakarlara yakınlığıyla bilinen Reisi, ABD'nin siyah ABD'lilere uyguladığı baskıların bu ülkenin modern kölecilik anlayışından kaynaklandığını söyledi. Reisi, "ABD'de siyahların öldürülmesi ve modern köleci anlayış özel hayatın korunması ve uluslararası hukuka aykırıdır. Afganistan, Irak ve Ebu Gureyb Cezaevi de ABD'nin diğer suçlarındandır" ifadelerini kullandı.




ABD'nin İran'a ekonomik, siyasi ve kültürel her yönden nüfus etmesine müsaade etmeyeceklerini dile getiren Reisi, ABD'nin İran aleyhine siyasetinin hiçbir zaman değişmediğini söyledi. Reisi, "Onlar, siyasetçiler üzerinde etkili olmaya ve bu yolla İslam rejimini değiştirmek istiyorlar. Biz nükleer müzakerecilerimize, 'müzakerelerde ABD'lileri kendinize düşman kabul ederek, onlarla nefret ve kızgınlıkla görüşün' diyorduk" şeklinde konuştu.




ÜLKE BAYRAKLARI YAKILDI

Göstericiler, "Kahrolsun ABD" , "Kahrolsun İngiltere" ve "Kahrolsun İsrail" sloganları atarak bu ülkelerin bayraklarını ateşe verildiler. Muhafazakar cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad'ın başında olduğu 10'uncu hükümet üyelerinden bazı eski bakan ve milletvekilleri törende hazır bulunurken, Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin 11'inci hükümet kabinesinden katılım olmaması dikkati çekti.




İran ile 5+1 ülkeleri arasında yapılan nükleer müzakerelerdeki görüşmeler sırasında İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif'in ABD Dışişleri Bakanı John Kerry'e karşı sempatik tavırları, ülkedeki muhafazakarlar tarafından eleştirilmişti.

HER YIL KUTLANIYOR

İran'da 4 Kasım 1979 tarihinde (Hicri Şemsi takvime göre 13 Aban 1358), ülkede "casus yuvası" olarak adlandırılan ABD Büyükelçiliği, üniversite öğrencileri tarafından kuşatılmış, bazı elçilik çalışanları rehin alınmıştı. Bu olayın ardından iki ülke arasındaki diplomatik ilişkiler kopmuştu. Söz konusu gün "13 Aban Küresel Emperyalizme Karşı Milli Mücadele Günü" adı altında her yıl kutlanıyor. (AA)






Kaynak: radikal.com.tr

bozadi

ABD-İsrail zulmüne karşı bizzat devlet-sponsorlu hipnotik suskunluğa boyun eğmiş "başı açık" kitlelerdense, o şeytanlara meydan okuma cesaretini bulan "başı kapalı" kitleleri tercih ederim şahsen. Niyet, kendi ülkemizde başlarımızı "gerçekten" açma konusunda birbirimize yardımcı olabilmek.

bozadi

Bir hareket geliştirilmek istendiği zaman "birilerine" birşeyi kanıtlama, birilerine birşeyi dayatma veya birilerine karşı mücadele etme anlamı doğuyor pek çok zaman. Bu ille de yanlış değil belki, yani onun da gereği olacaktır ve bazen o mücadele o mücadeleyi verenlerin esas meseleye uyanmasına yardımcı olabilir; öz itibariyle niyet "birbirimize" yardımcı olmaktır. Mesele bizim en başta kendimizin yardıma muhtaç bir durumda bulunduğumuzu, geliştirebileceğimiz potansiyel bir hareketin öncelikli olarak birilerine "karşı" değil, birbirimiz "için" olmasının daha isabetli olacağıdır. Yani sonsuz kudretimize uyanmamız gerekiyor. Bu bağlamda gelişecek ve güçlenecek güdüler olası muhalif taraflara karşı alınması gereken ortak tavrı da belirleyecektir. Doğru iç dinamizm sağlandıkça, birileriyle mücadele edilmesi gerekiyorsa kendiliğinden edilecektir ama o mücadele aslında bir tasa veya başarı ölçütü değil, neredeyse ikinci dereceden bir prosedür olacaktır yalnızca. Gerçekten en doğru şey yapıldığında kaybetmek söz konusu değildir.

bozadi

Bu son söylediğim şey benim "hakim olduğum" bir mevzu değil, aksine gerçekten benimsemeye çok ihtiyaç duyduğum bir tür sezgi/bilgi. Öncelikle kendime yönelik olarak paylaşma gereği duydum :)

maiterya

Atatürk yaptığı devasa devrimleri kan akıtmadan yobaz kesim hariç halkı ikna ederek yapmıştır,bu çaplı bir rejim değişikliklerinde oluk oluk kan akmıştır başka yerlerde,bir çok kesim küresel emperyalistler güçler ve içerde dinci yobaz kesim ve açık gizli işbirlikçi hainler türk düşmanları Atatürkü içlerine bir türlü sindiremediler öfke ve kin kusmaya devam ediyorlar ,konumuz başkalaarına hizmetse bu konuda tanıdığım en çok kutuplaşmış tarihsel kişi Atatürk'tür.İran şimdi abd ye kafa tutması dik duruşu direnmesi takdir edilecek bir durumdur ama iran israil gibi antidemokratik despot bir ülkedir övülecek yaşanılacak bir ülkede değildir,kim gider iranda yaşamak ister,zaten bir devlet laik deyilse dinsel dogmaları dayatan dsepot bir ülke olmak zorundadır bu ülke dışarıya dik duruyor diye iyi olacak değildir .
 

Scyth

Atatürk konusunda biraz açık fikirli olunmalı bence bir insan hatalarıyla birliktede anılabilir; bununla birlikte büyük liderler uluslar tarafından epik bir surete büründürülürler.

İranlıların ataları daha önce Yahudileri Filistin topraklarından sürmüşlerdi. Bugün ise onlara aynısını tekrar etmek için kaderin eli olma fırsatı verilmiş olabilir.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

bozadi

Sözde ideolojik önyargıya karşısın maiterya ama ne kadar ideolojik bir şekilde sloganlar attığının ve egotik bir savunma hattını savunmaya çalıştığının farkında değilsin. Sen gayet Türkçü-Atatürkçü-Devletçisin. En azından forumda düzenli olarak savurduğun sloganımsı beyanlarının ezici bir kısmı buna işaret ediyor. Burada kimse sana bunları olma veya olamazsın da demiyor ama kendini sunuş biçiminle ilgili ciddi bir çelişkiye ayna tutmak zorunda hissediyorum bu konuda kendimi.

İdeoloji hipnozu tesiri altındaki insanların ortak özelliklerinden biri, benimsedikleri ideolojiyi savunurken kraldan daha kralcı bir şekilde o ideolojinin basmakalıp görüşlerini var gücüyle savunup hiçbir ciddi hata veya kusur kabul etmemek, öz-eleştiriye son derece kapalı olmak, militanca ideoloji bekçiliği yapmak gibi tavırlar bulunuyor.

Tabi ben sana ideoloji mağdurusun diyorum, bu bende hiçbir benzer veya alternatif hipnotik/programsal sorunlar olmadığı anlamına gelmiyor. Ama benim de mutlaka sorunlarım var demek, bu forumun yapısına, amacına hiç uymadığı son derece açık olan ideolojik sloganların dayatılmasına göz yumabileceğim anlamına da gelmiyor. Burası Türkçülük mecrası değil, Atatürkçülük mecrası değil, devletçilik mecrası değil ve bu saydıklarımın zıddı veya benzeri başka herhangi bir ideolojinin de mecrası değil. Bu da demek değil ki bu ideolojileri benimseyen veya sempati duyan kişiler bu forumda bulunamasın, bu forumda görüş ve eleştiri paylaşamasın. Ama forumun zaman zaman tekrarlı bir şekilde ifade edilen ve zaten temel kaynaklarından da anlaşılabilecek olan niteliği nedeniyle, herhangi belirli bir ideolojinin savunma yeri değil burası.

Bu forumda ve forumun kaynaklarında anlatılan bilgilere özgü ruhçu bir uyanışı ve gelişimi hedef alıyoruz. Bu bağlamda, tüm ideolojilerin vicdanı ve aklı körleştirici taraflarına dikkat çekmek, bunları eleştirebilmek de bu çabanın doğal bir parçasıdır. Ve buna Türkçü, Atatürkçü ve devletçi ideoloji de dahildir kesinlikle, bunlarla sınırlı olmamak üzere. Biri bu saydığım veya başka herhangi bir ideoloji adına güzel birşey yaptığında, bu gündeme geldiğinde, ona işaret etmek, onu alkışlamak da doğal ve gereklidir bence. Nitekim bunu zaman zaman yaptığımı düşünüyorum. Ama bu o ideolojinin bir bütün olarak savunulduğu anlamına gelmiyor burada.

Senin yukarıdaki mesajında sıraladığın sloganımsı beyanlarının tartışılma yeri de değil aslında burası, çünkü sen ne kadar körü körüne militanca bir şekilde ideolojik dayatmalarla motive olmuş durumunda olduğunu fazlasıyla belli ediyorsun o mesajında. O kadar abartılı, o kadar robotik ve egotik bir savunma çizgisi bu sergilediğin. Senin ideolojin en haklı, en harika ideoloji. Senin ideolojin kahramanı dünyanın en üstünü, kusursuz. Senin ideolojini benimsemeyen veya eleştiren herkes işbirlikçi, hain, düşman. Bu ruhçuluk değil. Bu programlanmışlık ve obsesyon. Hem ideolojilerin militanca sözcülüğüne soyunup hem de ben ideolojilere karşıyım, ruhsal/vicdani bakış açısıyla bakıyorum diyemezsin. Sorunlu bir hal içinde olduğunu kabul edebilmelisin ve bunu sana söyleyen kişi de sorunsuz biri değil kesinlikle. Ama benim sorunsuz olmamam senin "dayattığın" şiddetli sorunlara işaret etmeme de engel değil.

Benimsediğin ideolojinin güzel ve doğru bulduğun yanlarını savunduğun gibi, o şiddetin en az yarı şiddetiyle o ideolojinin yanlışlarını, günahlarını, karanlıklarını söyleyemiyorsan, göremiyorsan, bulamıyorsan, eleştiremiyorsan, ciddi bir hipnoz mağdurusun demektir.

Bunları sırf seni körü körüne eleştirmiş olmak için söylemiyorum. Niyetim, bu konudaki muhtemel sorunlarına bakabilmeni sağlamaktır. Sen de yeri gelir beni zorlarsın benzer birşeye. Lütfen bu tartışmada daha fazla ideoloji avukatlığı yapma. Konu o değil artık. Konu, bu forumun gerektirdiği bazı yeni bakış açılarını test edebilmendir. Ve elbette, buna mecbur değilsin. Veya şu an hazır olmayabilirsin. Ama burada veya başka bir yerde, şu veya bu vakitte, bununla yüzleşmek zorunda kalacaksın. Problem Atatürk değil, Türkçülük değil, devletçilik değil. Gerçek tartışma konusu bu değil. Lütfen bunu biraz düşün.

bozadi

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Scyth

Atatürk konusunda biraz açık fikirli olunmalı bence bir insan hatalarıyla birliktede anılabilir; bununla birlikte büyük liderler uluslar tarafından epik bir surete büründürülürler.

İranlıların ataları daha önce Yahudileri Filistin topraklarından sürmüşlerdi. Bugün ise onlara aynısını tekrar etmek için kaderin eli olma fırsatı verilmiş olabilir.
Tamamen katılıyorum. İranlıların veya Filistinlilerin veya başka herhangi bir kesimin yaşadıklarında mutlaka karmik faktörler de vardır. Kimse sütten çıkmış ak kaşık değil.

maiterya

Burada türkçülük yapmıyorum ama bu ülkede doğmuş yaşayan biri olarkata günahlarıyla sevaplarıyla bu ülke benim ve haksız bulduğum saldırıları cavaplarım,sende gördüğüm açık bir devlet ordu ve türk öfkesi var bunu kabul etmelisin,Benimde bunlara taptığım yok ama kurumsal anlamda sahip çıkarım yanlışınıda belirtirim.
Atatürk hakkında iki kelime etmeme bu kadar içerlemen ilginç.
Burada sürekli siyasi konuları açan sensin yanlış demiyorum iyide oluyor ama ama karşıt görüşlein ifadesini kabullenemiyorsun.
sonuçta bu site senin istediğini yaparsın banla gitsin. :)
 

bozadi

"Ban"landın.

bigsenfoni

Bence İdeoloji insanlarin kendileri yada disaridan etkilerle olusturulan biolojik zeka programlari yada bilinc hapisaneleridir.Basamak olarak kullanildigi sürece insan bilincini yukarilara cikarabilir ama herhangi bir basamakta kalmakta inat edilirse buna obsesyon yada takinti denilir.Eger kisi takintilarin farkina varmassa gelisim durur ve kendi kendinin bilinc cikmaz labirentini\hapisanesini hazirlamis olur.
DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET  OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.