avatar_fidelista

Ortadoğu toplumlarının ilkelligi üzerine

Başlatan fidelista, 19 Haziran 2018, 04:57:29

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.


bona fide

#1
sayın prof yunan filozofları yere göğe sığdıramazken onların ortadoğu afrika hint kültüründen etkilendiklerini oralara gidip eğitim aldıklarını elekten geçirip kendilerince yorumlayarak felsefe yaptıklarını unutmuş ya da ortadoğu toplumlarına olan nefreti -nefret diyorum oldukça küçümseyerek bahsediyor- bu şekilde konuşturuyor ortadoğudan çıkan kıymetli bilim tıp adamlarını felsefecilerin kaynak yaptığı evliyaları din alimleri ağzıya kuş tutsa yine hora geçemez bu zatın gözünde. ne sığ bir video yunus emreden ibni sinadan gazaliden muhyiddin arabiden daha alim kendisi selahattin eyyubiye dahi bok atıyor yazık gerçekten gençlere bu tür düşüncelerle gerçeklerden uzak batı hayranlığı eğitimle dayatılıyor.  zatıalileri prof nede olsa soyledikleri doğrudur diyip takdir eedenler var. objektiflikten uzak haksız kara çalma başka bişey değil.
 

fidelista

#2
Büyük dinlerin çıktığı bu Ortadoğu maalesef hic değişmemis hep kan hep ilkellik ,İslam coğrafyasından çıkan sayılı değer li ismi saymazsak bu toplumlar gelişmiyor gelişemiyor,adam gevur dediğinin ilacını kullanıp arabasına binip telefonu ile konuşuyor utanmadan ne sanat ne bilim ne akıl var,batı uygarlığını oluşturan eski Yunan'da Ra bilgilerinede göre dünya dışı kaynaklardan alınan değerli bilgilerin üzerine bir kültür felsefe akıl uygurlık gelişmiştir, bugünkü Yunan'la alakası yok karıştırmayın.Cok basit bir soru imkan verilse bir Ortadoğu ülkesinemi yoksa bir Avrupa ülkesine mı yerleşiriniz ? ezici çoğunluk Avrupa diyeceğine göre hocanın söyledikleri doğrulanmıs oluyor.

bona fide

#3
batı uygarlığını oluşturan eski yunanın tarihini eşelediğinizde hindistandan arakladığı bilgilerle medeniyet oluşturduğunu görmüş oluruz.http://www.hermetics.org/Abraham.html tabi medeniyetten kastınız gidip savaşla güçle yoksul ülkeleri misyonerlerle kandırıp savaşla sömürmekse evet epey medeniler halada aynı medeni uygulamayı ifşa etmekteler. linkte adı geçen yunanistandaki hindistan kitabının yazarı ve onun gibi doğu öğretilerine aşık misyonerlerin doğunun öğretilerine kültürüne ait yayınları mektupları raporları ingiliz kütüphanesinde saklı gerçekleri kilit altında tutuyorlar uydurma dinlerini yaymak için -daha doğrusu kendilerine uyarladıkları doğu öğretilerini- yüzyıllardır misyonerlik yapıyorlar bu medenilerin amacı barışmı sizce kanla oluşturulan ve halen devam eden medeniyet olmaz olsun. ücretsiz aşı kampanyaları bil gates sponsorluğunda afrikalı hindistanlı çocukları felç etmekte çok erdemli ve medeni davranış sergiliyorlar afrikadan ortadoğudan göçmen feribotlarını kaza süsü adı altında batıran batı, latin amerika ülkeleri yoksulluktan geçilmiyor duyanda bu batılıları hiç savaşmadığını herkese saygılı merhametli eşsiz halk topluluğu zannedecek. he medeniyetten kastınız sanat seviciliği giyim kuşam baskısız fakat oldukça çok yasakları ki -saygılı olmayı bu yasakları sağlıyor- olan sosyal düzense daha yarım yuzyıldır bu haldeler hatta çeyrek diyim. halen ırkçı olduklarını unutmadan. bu batılı medeniler hastanelerde sıra yuzunden trye geliyor böylede halkın yanındalar hükümetleri sokakları çöplükten geçilmiyor bugünlerde sömürecek ülke kullanacak köle  kalmadığından mı  onlarında borçları paçalarından akıyor ekonomilerine baktığınızda acaba bu yazarın bahsettiği batı medeniyeti hangi döneme ait merak içindeyim dünyada nerde kaos savaş açlık varsa  bu medenilerin eli kolu uzanmış oluyor ne hikmetse bu gün sanırım aklı başında çoğunluk gidip avrupa ülkesine yerleşmez keza yükünü tutan avrupalıda daha  yaşanılası coğrafyalara gitmekte. refah yaşamayı evinin pisliğini komşusunun kapısının önüne dökmek olarak algılayan-mecaz-bir medeniyet benden uzak kim isterse ona yakın olsun. genellemeyi profun bayağılığından dolayı yaptım o aynı şekilde genellediğinden. nerede olursa olsun genelleme yapılmayacağını bu yaşa kadar öğrenemeyen adama ben öğretecek değilim ben ya da diğeri başarısız olabilir içinden birisi çıkar dünyaya hizmeti dokunur yada dokunacaktır öyle hariçten gazel okunmaz toplumları herkesi dahil edip bir kalemde linç etmekde neyin nesi batıda iyi başarılı erdemli yokmu elbette vardır ve var olmaya devam edecektir. topluluklara yıkım yada  barış getiren liderlerin siyasi uygulamaları ülkelerinin refahını sağlayamıyorsa bu o halkların ahmaklığından kaynaklanmıyor keza al birini vur ötekine dünyanın her yerinde batıda dahil karar vericilerin  açgözlülüğü devam etmekte.
 

bozadi

#4
İlginç paylaşımlar için teşekkürler arkadaşlar.

fidelista

#5
Okuyup değer verdiğimiz Ra Pleiades Kasyopya bilgileri bile bu kültürün yetiştirdiği kişilerce alınıp iletiliyor daha ne deyim.

bona fide

#6
fidelista seni duyanda kanal çalışamaları ilkkez batıda ra kasyopa plaidesle başladı keşfedildi sanır geçmiş dönem peygamberleri din adamları farklı kültürlere -kızılderili inka aborjin hint vs-ait  ve sıradan insanlar ya da adını duyurmadan bireysel çalışan yüzlerce her dönemde olmuştur olmaktadır şimdilik  en ideali bu benimseyen için tabi. bunun yanında dünyanın herhangibir yerindede kanal çalışmaları yapanlar var farklı inançlarda. gerçeğin farklı boyutları yada daha iyisi keşfedilene kadar, kasyopalılat kendileri soyluyor tek bir kanala bağlı kalmayın ve dünyanın herhangi bir yerinde de kanallama yapanlar var diye. kasyopa ra plaides kanallamalarının bir kısım insan tarafından benimsenmesi kanallama yapanların avrupada olması batıyı medeni mi yaptı. bireysel yada grup kanal çalışması özelliklede bu üçü uygulama yapılan ülkeye medeniyet getiriyor yada sadece medeni ülke bu kanal çalışmasını yapabilir gibi algı oluşuyorda cümlenden. hiç batının ve hayranlarının sürekli batıyı empoze etmesiyle ve sadece batıya dair bilgi yüzünden medeniyetin beşiği batı kabul ettirilmiş benimsetilmiş olma ihtimali olamaz mı bir hayalin peşinde maddeye ürüne eşyaya konfora tapınır derecede kapitalizmin oyuncağı olmanın insanı kör edeceği ihtimali ve bunun medeniyet olarak lanse edilmesi,beğenilen dizi yada filmde sahnelere hayranlık duymak gibi öyle olmayı istemek gibi görsellerle zihinlerin yıkanması idealize edilmesi ihtimali
lütfen rica etsem bana medeniyet kıstasının ölçüsünü tanımlarmısın nedir? batıda  bu kıstaslara sahip ülkeler hangisi. 90 lı yıllarda yugoslavya dağılırken avrupanın medeiyetin göbeğinde öldürülenler tecavüze uğrayanlar  sırpların nerdeyse her kadını sırf hamile bırakmak için tecavüz etmesi işkencesi travması yanında binlerce tecavüz bebeği erkeklerin öldürüldüğü toplu mezarlar 1998 de bunlar halen yaşanıyordu yugoslavya parçalanırken. 2. dünya savaşı 1945 te bitti silahla ölüm yanında kobay olarak kullanılan çocuklar kadınlar erkekler. abd zenci erkeler üzerinde frenginin tedavisi ve hastalığın seyrine dair deneyini 1972 sonlandırmış. Japonya da birim 731 yaptığı katliam boyutunda işkence ve deneylerini 1931 başlatmış 1945 te sonlandırmış 250 bin kişi öldürülmüş kan dondurucu akıl almaz vahşetler. bu gün yarım yuzyıldır medeni oldular. hele batı öyle medeni ki halen kaçırılan çocukları pedofili skandallarını biz hiç duymayız.  doğu asyadaydı sanırım küçük bir etnik grup evlilik diye bişey yok genç  sevdiği hoşlandığı kişiyle birlikte olur yaşı 13- 14 te olsa kız yaşıtı ya da yaşına yakın erkekten hoşlanmışsa sevdiği genci kız babasının ona ergenlığe girdiğinde yaptığı klubesine alır  birlikte yaşamaya başlar anlaşamadılar diyelim ayrılırlar ne kavga ne kıskançlık ne tehdit çocuk varsa kızın ailesi akrabası yardımcı olur ve günlük bir yaşam yatırımsız doğada şehre gidip çalışanları da var ne tecavüz yaşanıyor ne hırsızlık  köyün muhtarıda yok inanç dayatmasıda işte benim ideal medeniyet tanımım. varsın tarihe geçmesinler huzura sahipler. devlet denen yapının olduğu yerde dayatılan yaptırımlar ve kurallara uyarak yaşama zorundalığı ve o yapının kurallara uydukça düzgün çalışması için kural koyucuları besleyen semirten sistemlerde medeniyet ve özgürlükten bahsetmek kölenin sahibine olan bağlılığı olur ancak.
 

Tgur

#7
Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar -Mehmet AKİF

Bu da benden,
04.06.2006
Hayat tarzlarımızı sorguladığımızda
Bazı yaşam şeklinin bizi zorladığını sandığımızda
Alışkanlıkların bir takılmışlık olduğunu fark ederiz
Hatta asırlardır kemikleşmiş olanları vardır yaşadıklarımızda


Neler anlatmaya çalışıyorum anlıyor musunuz
Değişimi yaşama uygulayabiliyor musunuz
Medeni ahlakı saptırmadan
Bıkkınlık veren şekilleri değiştirebiliyor musunuz


Zira öz bıkkınlık istemez , karakteri değil
Var oluşlara dalması bundandır, istemez sabit bir şekil
Değişerek bulunduğu kaptan daima taşar
Bu da çoğulla olur , terk edilmiştir artık tekil

-------------------------------
Bona fide konuya girmeden MS-2150 isimli kitabı okudun mu okumadıysan şiddetle tavsiye ederim ,

Anlatmak istediğim,
Sana bir ara dünya insan manzaralarını belirten bir örnek vermiştim "arkana yaslan bu tabloya bak" da demiştim özetle enkarne döngüsünde olma durumunda KH modunu kendi isteği ile seçmiş ve mecburen KH nin 4 yoğunluk teknolojisini kullanan bir uygulamaya mahküm bireyleriz ve 309 bin yıl manüplasyonun envai çeşidine uğrayan bir durumdayız ,şu anda ABD KH nin imparatorluğunu üstlenmiş durumda ve olanları çıplak gözle gören bir yaşamdayız,

Tek bir kanal bilgisine takılmama ve bilinci çalıştırıp doğruyu bulmaya hazır sorgulama özelliğimizle farkında olmaya çalışan kişileriz ,şunu samimiyetle itiraf edeyim ki Kasyopya bilgileri bu araştırmacı tavrımıza muazzam katkıda bulunan ve gerçekleri kendi başımıza araştırmaya yönelten tavrıyla favori durumdadır.

Ortada 4KH nin beşeri insan bilincini karma karışıp duruma getirmek için 6 yoğunluktan verilen masumane iyileştirici bilince getiren bilgi çabalarını kendi yüksek teknolojilerini kullanıp zamanda ileri geri gidip ufak tefek  veya büyükçe çarpıtma ve mantıksallaştırma faaliyetinde bulunduğunu görüyoruz ve biz insanlar koyun sürüsü gibi gösterdikleri istikametlere bakıp biraz benimseyip  "ha yol bu yolmuş" deyip devamlı sürüklenmekteyiz..

Netice olarak fazla uzatmadan senin en son yorumundaki o kabile yaşantısı biraz özün isteğine uygun bir hayat tarzı gibi geliyor yukarıdaki dörtlüklerim v.s. ile anlatmaya çalıştığım gibi.

Ama bulunduğumuz ortamın genelleşmiş tavır sazını da çalmak durumundayız ,zira o bahsettiğin kabile yaşantısı biraz medeniyetin şu anda çarpıtıp önümüze konmuş durumuna isyan eder bir tavrı işaret eder gibi ,yani hemen kabul edilmemeli.Zira değişimler toplumun büyük kısmının kabulü ile devreye konmalıdır.


bona fide

#8
tgur görünmeyen hissedilen orda olduğu bilinen samimiyetle -dostça- sunduğun paylaşım için teşekür ederim. şiiri 3 kere okuyunca şunu farkettim başkasına zarar vermeden huzurlu yaşamamızı engelleyen şey başkasından gelen tehditlere boyun eğmekle sessiz kalmakla başlıyor. ya da bireyin kendini kapatmasından illa onlara uyum sağlamak uymak gerekmiyor oysa.insanda karşıdakinin seni yani yaşam tarzını kabul edeceği --benimsemese dahi-iradesi gücü olmalı dayatmak da değil uzak kalmak olabilir ama yine kendi gibi yaşayarak taviz vermeden etkilenmeden ne yaptığının bilinciyle sonuçta her bilgi suistimale açık hale geliyor dinlerin ve öğretilerin akıbetide bu ya hani. şerefsiz ellerde şerefe kalkan kadehler misali kötülüğe alet edilmesine engel olmak için özgür ama bir tavrı karakteri olmalı o resmi de empati sağlar varıyoruz yine bilince farkındalığa ne istediğini bilmeye ki bu dahi her yeni bilgide değişmekte. herşeyde olan bağımızı doğada hayvanlarda suda havada sessizlikte daha kolay hissederken insanlarda bunu başaramamak insanın surekli kendinden kaçmasna benziyor mücadele yok oysa mücadele etmesi gerektiğnini ona düşündüren ego kendini farklı ve üstün kabul ettirmek için kendini yiyor gerek var mı hayır hemde hiç gerek yok. insan başkalarıyla mücadele etmeden kendi olabilmeli 
kitabı çok sık duydum ama okumadım kendime söz ilk fırsatta okuyacak ben.
 

Dionysos

#9
Hukuk subjektif ,bir kerelik, kişiye göre, güçlüye göre mi?

https://twitter.com/HadiNasrallah/status/1580604816979812353
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com