Haberler:

🎉 BaskalarinaHizmet.com 16. Yaşında! 🎉

Ana Menü

Karma

Başlatan Tiversonus, 16 Şubat 2010, 16:09:14

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Tiversonus

Karma Nedir?


Karma fikrini, Doğuya özgü bir kavram olarak ele almak çok yanlış olur. Karma, her birimizin kendi eylemlerimizden sorumlu olmasını sağlayan ve bizi, bu eylemlerin ardından gelen sonuçları kabul etmek zorunda kalacağımız bir konuma getiren yasadır. Buna, kişinin kendi sorumluluğu yasası diyebiliriz. Reenkarnasyon kuramıyla birleşik olduğu gerçeği bunu geçersiz kılmaz, çünkü bunun tamamen şimdiki enkarnasyonumuzda iş başında olduğunu görebiliriz.


Karmanın gerçek anlamı \"yapmak\"tır, uygulamadaki anlamı ise, basit bir şekilde bir kişinin karmasının, onun kendi yaptığı işler olduğudur. Karma terimi, özgün ifadesinde zihinsel eylemleri içerir buna göre; kendimizi, şu an ne isek, kendi eylemlerimizle yapmışızdır.


Karma, Evren Zihninin, . uymayı gerçekleştirme, dengeyi yenileme ve telafi etmeye yarayan bir denge ortaya çıkarma gücüdür. Sonuç olarak, herhangi bir şekilde, herhangi bir yerde ve zamanda yaptığımız bir şey, eninde sonunda bize geri dönecektir. Yapılan hiçbir iş boşa gitmez; er geç yapan kişiye değiştirilemez bir biçimde geri dönecek olan meyveyi taşıyacaktır. Karma, kendi kendine işleyen bir güçtür. Hiç kimse, insan ya da insanüstü, bunu işletmek zorunda değildir.


Bu öğreti, bizi uyuşuk kaderciler haline getirmez, çünkü kendini beğenmiş bireyciler olarak şişinmemize izin vermez. Berbat bir zayıflık konusunda bir özür de sunmaz, ya da yanılsatıcı bir gücü desteklemez. Bize gerçekten olanaklarımız konusunda dengeli bir bakış, güçlerimiz konusunda mantıklı bir bakış esinler.


Materyalistler, evreni, kaderimiz, düşüncelerimiz ve eylemlerimizin tümüyle fiziksel çevremiz tarafından belirlendiği engin bir hapishane biçiminde berbat bir tablo olarak resmederler. Doğulular arasındaki bilgisizler, tanrısal önceden belirlenmişliğin mahkumları, aciz bir şekilde, bir aşağı bir yukarı adımladığımız kilitli bir dünyada yaşar.


Karma, bu iki kasvetli savı da çürütür; kendimizi ve çevremizi biçimlendirme konusunda bize yeterli özgürlüğü verir. Kendi gelişimimizle, çevremizi etkiler ya da zenginleştiririz, Doğaya yardımcı olur ya da onu engelleriz, aynı zamanda bunun tersi de doğrudur. Karma kaderimizin kapısı önünde zavallı dilenciler gibi beklemek zorunda olduğumuzu söylemez. Geçmiş özgür irademiz, şimdiki kaderimizin kaynağı olacaktır, tıpkı şimdiki özgür irademizin, gelecekteki kaderimizin kaynağı olacağı gibi.


Sonuç olarak, en güçlü faktör, özgür irademizdir. Bu nedenle, belirsiz bir kadercilik ya da aşırı güvene yer yoktur. Hiçbirimiz suçu başka bir şeye ya da başka bir kişiye yükleyerek, dış çevreyi ve kendi içsel görüş açımızı biçimlendirme konusundaki kişisel sorumluluğumuzdan kaçamayız.


Engellerle mücadele eden herkes usta besteci Beethovenın elinden, bir kadeh ilham şarabı içmelidir. Müziğin büyülü nağmelerini işitmeye çabalayan Beethoven, tamamen sağırdı. Yaşamı tümüyle başkaları için melodik kompozisyonlara adanmış olan Beethoven, bir gün kendi kompozisyonlarını işitemez hale gelmişti. Bu onu hayal kırıklığına uğrattı, ama cesaretini kıramadı. Bu sorunla sağlam bir yürekle yüzleştikten sonra, \"Kader ile boğuşacağım; beni asla alaşağı edemeyecek!\" dedi. Çalışmalarına devam etti ve dünyaya daha muhteşem, daha görkemli şeyler verdi, çünkü acısı içinde öğrendiği şeyi, şarkılarda öğretti.


Karma, biri genel biri de özel olan iki katlı bir yasadır. İlki mutlaktır, evrendeki her şeye . de uygulanabilir, çünkü basit bir şekilde, her ayrı varlığın, kendi sürekliliğinin yasasıdır. İster bir gezegen olsun, ister bir protoplazma, önceki varoluşunun özelliklerini aktarmak, bu yüzden de sonucu, nedene ayarlamak zorundadır. İkincisi ise mevcut durumdur, yalnızca kendiliğinin şuuruna varan, böylelikle eylemlerinin başlangıcını beşeri varlıklarla sınırlayan bireyler için geçerlidir. Bu, bireyi düşüncelerden . ve kendi düşüncelerinden doğan eylemlerden sorumlu kılar.


Evren, yerkürenin eksenleri üzerinde ya da gezegenlerin güneşin çevresinde dönmesinde olduğu gibi, bir tür dengeleyici düzen olmasaydı var olamazdı. Bir parça düşünmek, insanların kendi aralarında ve Dünya Zihni [Tanrı] ile ilişkilerinde de aynı ilkeyi gösterecektir. Bu ilke, burada kendini karma olarak ortaya koyuyor.


Karmayı evrensel güçten ayırmak ve ayrı bir güç olarak ele almak hata olacaktır. Bu hata, kozmosun kendini göstermesinde karmanın rolünü anlamadaki güçlüğü açıklamaktadır. Karmayı, Tanrının bir yönü ve Tanrıdan ayrılamaz bir şey ya da Tanrının varlığının kendini gösterme biçimlerinden biri olarak ele alın.


Benliğin dışında, insafsızca aciz teslimiyetimiz için emirlerini buyuran bir güç olduğuna inanılırsa karmanın asıl doğası kavranamaz. Tersine, tüm dünyanın zihinsel olduğu gerçeği nedeniyle, o da, her şeyde ve herkeste işleyen bir güçtür. Bu, başımıza gelen şeylerin, en içteki varlığımızın gizli iradesiyle gerçekleştiğine dair açık bir anlam ortaya çıkarır. Bu açıdan bakıldığında, belki katlanmak zorunda olduğumuz acılar mutlak anlamda birer kötülük değil, yalnızca o an için kötülüktür ve kör bir dışsal ve insafsız kuvvet olarak gözüken şey, gerçekte bilinçli, içsel ve arındırıcı bir kuvvettir.


\"Karma\" sözcüğünün doğru anlamı, beden, konuşma ve zihin aracılığıyla yapılan iradeli eylemdir. Bu eylemin sonuçlarını, özellikle yeniden . doğmayı ortaya çıkaran ya da bunu etkileyenleri içermez. Böyle bir dahil etme popüler kavramlara girmiştir, ama söz konusu terimin aslından uzak bir kullanımını göstermektedir. Karma, sonuç değil, iradeyle yola çıkan sebeptir. Bu nedenle \"Karşılık Yasası\" terimi, tatmin edici değildir ve daha iyi bir terime ihtiyaç vardır.


Karşılık yasası . terimini, yansıma yasası olarak yeniden adlandırmak belki de daha iyi olacaktır. Çünkü yapılan iş, sanki muazzam kozmik bir ayna tarafından, her eylemin, bu eylemi yapan kişiye geri yansıtılması, her düşüncenin, kaynağına geri yansıtılmasıdır. Belki de karşılık fikri oldukça güçlü, saklı bir ahlaksal anlam içeriyor, bu yüzden de \"karma\" sözcüğünün doğru karşılığı olma konusunda son derece dar bir anlam taşımaktadır.


Sonuçlar yasası, asıl olarak etik bir yasa değildir: Etik bir yanı olduğunu söylemek, daha uygun olabilir.


Bir karma \"yasa\"sından söz etmek yanlıştır ve bilimsel değildir. Karma, uyulacak ya da uyulmayacak bir yasa değildir, yanlış yapan kişilere yönelik . bir ceza kanunu da değildir. O sadece, kaçınılamaz sonuçlarla ilgili bir ilkedir.


Karma, insanın davranış alanında karakterden ne fazla ne de eksiktir. Gerçekten de ihtiyacımız kadar özgür iradeye sahibiz. Farkına varamayacak kadar kör olduğumuz için sunulan fırsatlardan yararlanamazsak, hata bizdedir. Başlangıçta ve yüzeysel olarak yararlı olan, ama mutlak olarak ve derinlemesine bakıldığında kendi çıkarımıza ters düşen bir eyleme girişirsek ve bu eylem de bizi arka arkaya başka istenmeyen eylemlerden oluşan tüm bir diziye kendi sırasında ulaştırırsa, karmanın acımasızlığına değil, kendi akılsızlığımıza ağlamalıyız.


Bir alışkanlık olarak kendine acıyıp duranlar karmada kullanışlı bir günah keçisi bulabilirler, ama gerçek insanlığın . zihinsel niteliklerinin ve etik standartların, kaderimizi önceden kararlaştıran gizli faktörler olduğudur.


Karma, zihnimizi köreltmesi ya da ellerimizi felç etmesi gereken bir fikir değildir. Karma, uluslarda ve bireylerde etik bir sorumluluk duygusu uyandırarak, onları geçmiş hatalardan kaynaklanan yaraları gönüllü olarak iyileştirmeye ikna eden pozitif bir değere ve düzeltici bir etkiye sahiptir.


Geçmiş yüzyılların etiği, belki de var olan bir Tanrının belirsiz korkuları üzerine kurulmuştu; içinde bulunduğumuz yüzyılın etiği ise, tümüyle var olmayan bir Tanrıya karşı tam bir kayıtsızlık üzerine kurulu. İlki, davranışta bazı sınırlamalara yol açtı, ikincisinin yol açtığı şey ise hiç. Geleceğin etiği, karma gücünün rasyonel anlayışı . ve kişisel sorumluluk yasası üzerine kurulacaktır; bu da, davranışta doğru bir sınırlamaya yol açacaktır. Çünkü, yaşamın çevresel kısıtlamalarını, çabalanmamış hazları ve kaçınılmaz sıkıntıları düşündüğümüzde, yavaşça karmanın gücüyle ilgili bir algıya varırız.


Karmada çağdaş tarihimizin birçok sorunuyla ilgili bir anahtar buluruz. Karma, şimdiki kısmetimizin kozasını, büyük ölçüde geçmiş dünyevi yaşamlar ve şimdiki yeniden bedenlenişimiz süresince kendimizin ördüğü düşünceler ve eylemlerle hazırlamış olduğumuz konusunda bizi uyaran bir doktrindir. Ve bu doktrin tek tek bireylerin tarihine olduğu kadar tüm insanların tarihine de uygulanabilir durumdadır.


Bunun doğal sonucu, karakterlerimiz ve zihinlerimizin, çağlar boyunca zahmet ve sıkıntı içinde olduğudur; bazıları saçları ağarmış bir geçmişin engin tecrübesiyle yaşlıdır, ama pek çoğu genç, akılsız ve terbiye olmamıştır. Verdiği ders kimsenin kaderinin ve bireysel anlamda talihin değişen gelgitlerinin anlamsız olmadığıdır. Tersine, felsefi düşüncelere davetiye çıkarırlar, bu şekilde ihmal edilmiş görevler ya da olumlu yanlış yapmaların nasıl olup da sıkıntılarımızın gizli kökü olduklarını anlayabiliriz.


Karma . ilkesini doğru olarak anlayanlar, onu dışsal, bağımsız bir kader olarak yanlış anlamayan ve aslen eylemlerimizle harekete geçirilen bir kuvvet olarak görenler aynı zamanda insan yaşamında acı çekmenin oynadığı anlamlı rolü de anlarlar. Hak edilmiş ceza aslında ham bir eğitim biçimidir. Düşünceli kişiler kendi kederlerinden dersler çıkarır ve aynı günah ya da aynı hatayı ikinci kez işlememeye karar verirler.


İnsan iradesi tarafından yapılmış olan karma insani değişikliklere tabidir. Daha yüksek bir gücün buyurduğu kader ise buna tabi değildir. Genel anlamda ölüm gerçeği kaderle ilgili bir örnektir, bu anlamda şair James Shirleynin dizesi doğrudur: \"Kadere karşı hiçbir zırh yoktur.\" Ancak özel anlamda ölüm gerçeği, zamanı ve biçimi, değiştirilebilir.


Yaşamın gidişatının önceden kararlaştırıldığı doğru olsa, bu mutlaka yaşamın keyfi bir şekilde önceden kararlaştırıldığı anlamına gelmek zorunda değildir. Hayır, karakterinizin iyi ve kötü nitelikleri, kapasitelerinizin gelişmesi ya da gelişmemesi ve tesadüfen ya da bir nedene bağlı o olarak alınan kararlar yaşamınızın gerçek belirleyenleridir. Davranış ve sonuç, düşünce ve çevre, karakter ve alın yazısı arasında kaçınılmaz bir denklem vardır. İşte, karma budur; yaratıcı eşitlik yasası.


İmgeleme süreçleri sonsuzdur, ardı arkası kesilmez. Zihnin, kendi dinamik karakteri nedeniyle bir fikrin bir başka fikre yol açması gerektiği, zihnin doğasında var olan bir şeydir. Karma, işte bu ikisini bağlayan yasadır.


Karmanın iki katlı bir karakteri vardır. İnsan aklının tasarlayabileceği hiçbir şeyin değiştiremeyeceği bir türü ve bir de, karşı düşünceler ve karşı eylemlerle ya da tövbe ve dua ile değiştirebileceğimiz bir türü bulunmaktadır. Kötü karma, kurnazlıkla değiştirilebilse bile ahlaksal tövbe olmaksızın ortadan . kaldırılamaz.


Karmanın özgün anlamıyla, zamanın akışı içinde buna verilmiş olan anlam arasında, büyük ve açık bir faktör vardır... Karma doğumdan önceki gebe kalma anından ölümden sonraki ölüyü yakma anına kadar insanların yaşamını tamamen önceden kararlaştırdığı ve biçimlendirdiği anlamına gelmeye başlamıştır, oysa özgün anlamı sadece kişinin alışılmış düşünce ve eylemlerinin sonuçlarından kurtulamayacağıdır.


Yaşamdaki başarıların ya da başarısızlıkların büyük ölçüde kendi elimizde olduğu, hoşnutluk ya da kederin kaçınılmaz biçimde erdem ya da yanlış yapmanın ayak izlerini takip ettiği anlamına gelir.


Yetenek ya da hırs, fırsat ya da soyaçekim, kişiyi zenginliğe ulaştıran şey her ne ise bu, bizzat o kişinin karmasının ürünüdür.


Şimdi, bize geçmişten gelir, gelecek de, şimdide oluşturulmaktadır. Bunların üçü de birbirine bağlıdır... İnsan yaşamının daha yüce bir güce tabi olduğu; her birimizin, eylemlerimizden daha yüce bir yasaya, karşı sorumlu olduğumuz ve yapılan hataların cezalarından ya da doğruluğun ödülünden kaçamayacağımız fikri, insan kültüründe bulunan en eski fikirlerden biridir.


Eski Romanın Stoacıları bu fikre sahipti ve buna Kader demişlerdi. Eski Yunanın Eflatuncuları da bu fikre sahipti ve buna Alın Yazısı adını vermişlerdi. Hintlilerde de, genellikle Budistler ve Hindularda da bu fikir vardı, hala da vardır ve adına Karma denir.


Dünya Fikrinin ifşası, dinsel mistiklerin karşısına çıktığında, buna yalnızca \"Tanrının İradesi\" diyebileceklerdir. Yunanlıların karşısına çıktığında, bunu \"Gereklilik\" olarak adlandırmışlardır. Hintliler ise buna \"Karma\" demiştir. Bunun yankıları bilimsel düşünürler tarafından işitildiğinde ise bu düşünürler buna \"Doğanın yasaları\" demiştir.


Görebilecek gözü olan bir kişi evrenin kendisinin akıl içeren ve anlaşılabilir bir düzen içinde olduğunu açığa vurduğunu görebilir. Keyfi kapris, zamanın bir yerinde dünyayı yaratmadı. O zamandan beri de, kör bir düzensizlik hüküm sürmemiştir. Bu evrensel varoluşta, gerçek anlam vardır, katı bir yasa vardır, hakiki bir tutarlılık vardır, taştan çiçeğe, canavardan insana, bütünleşmenin daha yüksek düzeylerine doğru bir hareket vardır.


Bu anlaşıldığında, karmanın yalnızca aktarılan eski etkilerin ya da kendini yeniden oluşturmanın veya ahlaksal cezalandırıcı adaletin bir yasası değil, aynı zamanda, çok daha büyük bir şey olduğu da anlaşılabilir. Bireysel anlamda işleyişi, evrensel işleyişe ayarlama eğilimi gösteren ebedi ve ezeli bir yasa vardır. Bir bütün olarak kendi bütünleyici dengesiyle evrenin sayısız birimini uyum içinde tutacak biçimde evren için çalışır.


Ceza, küçük bir ortak merkezli dairenin daha büyük olan başka bir dairenin içine düşmesi gibi, sadece bu etkinliğin içine düşer. Her bireyin varoluşunun sonuçları, her kişinin düşünce ve eyleminin kalıtımı kontrol edilmek durumundadır, bu şekilde bunlar sonunda kozmosun kendisinin o daha büyük düzenliliğine uyacaktır. Her parça, bütüne bağlıdır. Bu nedenle her şey, mutlak doğruluğa eğilim gösterir. Aslında evrenin gizli özünde, bu tür anlamlı bir dengeye sahip olduğunu görmek rahatlatıcı bir durumdur.


Karmanın ezoterik yorumu, tümüyle yalıtılmış bir kişinin, yalnızca bir hayal ürünümüz olduğunun, herkesin, yaşamının yerel, ulusal, kıtasal, en sonunda da gezegenlerle ilgili bir boyutun sürekli genişleyen döngüleriyle, tüm insanlığın yaşamıyla birbirine sarıldığının farkına varmak; her düşüncenin, dünyanın baskın zihinsel atmosferinden etkilendiğinin; her eylemin de, insanlığın genel anlamda etkinliğince verilen baskın ve güçlü telkininin işbirliğiyle bilinçdışı bir şekilde yapıldığının farkına varılmasıdır.


Her birimizin düşündüğü ve yaptığı şeyin sonuçları, bir ırmak ayağı . gibi toplumun daha büyük nehrine akar ve orada sayısız diğer kaynaktan gelen sulara katılır. Bu, karmayı, tüm bu karşılıklı ilişkilerin sonucu haline getirir, bu nedenle de onu kişisel bir düzeyden kolektif bir düzeye çıkarır. Yani, \"ben\", diğer tüm bireyler tarafından ortaya çıkarılan karmada, bir bireyin payıdır, diğer yandan onların da, benimkinde bir payı vardır.


Bununla birlikte bu \"ben\"in kendi kişisel geçmiş etkinliğimin sonuçlarından en büyük payı almasında ve insanlığın etkinliğinin geri kalanının sonuçlarının en küçük payı arasında bir fark vardır.


Bu nedenle, üstü kapalı bir şekilde düşündüğümüz şey, her acının hak edilmediği, ama telafi etme niteliğindeki iyi . talihin buna dayanarak oyuna katıldığıdır. İnsanlığın karşılıklı olarak birbirine bağlılığı yüzünden kişisel olarak hak etmediğimiz bir acı çekmek zorundaysak, aynı karşılıklı bağlılık nedeniyle genel anlamda iyi karmadan hak edilmemiş yararlar görebileceğimiz ifadesi de aynı derecede doğru olur.


Bu yüzden karmanın bu kolektif işleyişi, her iki şekilde de kesen iki kenarlı bir kılıca benzer: Bir tarafı acı verici, diğeri ise zevkli. Ezoterik görüş bu doktrinin popüler biçimine yeni bir yüz getirirken genel olarak arka planda tutulmuşsa, bunun tek nedeni, insanların ortak anlamda mutluluk ve sağlık içinde yaşamaktan çok, kendi kişisel mutluluk ve sağlık içinde yaşamalarıyla daha çok ilgilenmeleridir...


Başkalarıyla ortak yaşarız, ortak günah işleriz ve bunun bedelini ortaklaşa ödemek zorundayız. Bu son sözdür, belki de arkadaşlarını geride bırakmış olanları yıldırmak, ama geride kalmış olanları cesaretlendirmek. Bu daha geniş bakış açısına göre karma, bizim bir bütün olarak toplumla acı çekmemizi ve toplumla sevinmemizi sağlar.


Bu nedenle, kendi mutluluk . ve sağlık içinde yaşamamızı, toplumsal anlamda mutluluk ve sağlıktan ayıramayız. İçsel yalıtımdan kurtulmak ve çıkarlarımızı Tümel Yaşamınkilere katmak zorundayız. Sınıflar, uluslar ve ırklar arasında kine gerek yoktur, büyük ya da küçük olsun, farklı gruplar arasında nefret ve çatışmaya gerek yoktur.


Bunların tümü, eninde sonunda karşılıklı olarak birbirine bağlıdır. Ayrılıkları, bireylerin ayrılığı kadar büyük bir yanılsamadır, ama bu gerçeği yalnızca felsefe ve tarih kanıtlar. Bugün hepimizin kendini içinde bulduğu durum, karşılıklı çıkarlarımızdaki bu zorlu mücadeleyi gerektiren gerçekliğin kabul edilmesini gerektirir.





Tiversonus

#1
Karma İle İlgili Kanal Bilgileri

Ra Bilgileri



Karma Nedir?



SORU: Teşekkür ederim. Karmayı tanımlar mısınız?

RA: Bizim anlayışımıza göre karma'yı atalet* olarak tanımlayabilirsiniz. Varlıklar tarafından başlatılan eylemler, yönetici ya da daha yüksek bir prensip tarafından durduruluncaya ya da sizin deyiminizle frenleninceye kadar dengeleme yollarını kullanarak devam ederler. Eylemin ataletinin (bir doğru üzerindeki hareketinin) durdurulmasına bağışlama ya da bağışlanma olgusu yol açar. Bu iki kavram birbirinden ayrılamaz.

SORU: Bir varlık, enkarnasyonu sırasında bir karma geliştirirse, o zaman, belli katalizörlerle karşılaşması ve bunlar sayesinda belli bir bağışlama noktasına ulaşarak karma'yı hafifletmesi için -bazen sonuca ulaşan- belli bir programlama da var mıdır?


RA: Genelde, evet. Ama hem varlığın kendisi, hem de olaylara katılan diğer varlıklar, idrak, kabul ve bağışlama süreci vasıtasıyla, herhangi bir anda bu kalıpları düzeltebilirler. Bu, enkarnasyonun herhangi bir noktasında gerçekleşebilir.
Yani, bir eylemi başlatmış olan bir varlık, kendi kendini bağışlayabilir ve bu hatayı bir daha asla yinelemez. Bu aynı zamanda karma'yı da durdurur ya da frenler.



' Atalet: Bir cismin başka bir kuvvetin etkisinde kalmadıkça önceden çizilmiş
bir doğru üzerinde hareketine devam etmesi (Ç.N.)[/size=1]


(Ra Bilgileri 2, s.70,71)[/size=1]

Atalet : Bir hareketin, hareketine devam etme isteği.

(Ra Bilgileri 2, s.70,71)[/size=1]




BAĞIŞLAMAK KARMAYI KÖKÜNDEN HALLEDER



SORU: Dün, bağışlamanın karmayı kökünden yok ettiğini söylediniz. Karmanın tümüyle silinebilmesi için gerekli dengeli bağışlamanın yalnız başkalarını değil, kendini de bağışlamayı içermesi gerektiğini düşünüyorum. Haklı mıyım?


RA: Evet, haklısınız. Açıklığa kavuşturmak amacıyla, bu idrak üzerinde biraz daha geniş kapsamlı olarak duracağız. Diğerlerini bağışlamak, kendini bağışlamaktır. Bu konudaki idrak, bilinçli düzeyde hem kendini hem diğerlerini bağışlamayı şart koşar, çünkü her şey Bir'dir. Tam bir bağışlama da, bunun kapsamına kendimizi sokmamışsak, mümkün değildir.

SORU: Teşekkür ederim, çok önemli bir nokta idi. .....



(Ra Bilgileri 1 s.241,242)[/size=1]


Çıkan Sonuçlar:

1. Bağışlama, karmayı kökünden halleder.
2.
Tam bir bağışlamada bunun kapsamına kendimizi sokmalıyız.







Kryon



Kendi dersinizin mimarısınız, bu yüzden derslerin yanıtlarını daima içinizde taşırsınız. Bunlar düalite içinde gizli, kendinizi idrak etmeyi ve ruhunuzla iletişim kurmayı seçtiğiniz her seferinde açığa çıkmaya hazır yanıtlardır. Her biriniz tüm enkarnasyonlarınızın bilgisine sahipsiniz, çünkü ruh varlığınız onların hepsini bilir. Ayrıca ruh varlığınız siz dünyada yaşarken ders planını, geçmiş tarihi ve mezun olmanız için gerekli yanıtları da bilir. Eğer durum böyleyse neden kendinize bu konuda sorular sormuyorsunuz? İşte tüm arayış budur. Sorabileceğinizi idrak ettiğiniz noktaya kadar aydınlanmak işin yüzde doksanını oluşturur. Bilgiyi talep etmekse, sadece geriye kalan yüzde onu oluşturur. Hepiniz geçmiş yaşamların bilgisine erişebilir ve bu bilgiyi karmayı temizlemede kullanabilirsiniz.

Karmik niteliklerinizi temizlemenin birkaç yolu vardır. Onları temizlediğinizde karmanızı tayin eden damganızı nötrleştirecek bir aşı verilir.


1- Karmayı temizlemenin yollarından ilki, en eski ve en acı verici olanı, karmayı "bizzat yaşamaktır." Bu çoğunlukla özveri dolu bir yaşamı, (bir anlamda yaşamın feda edilmesini) bazen de yaşamın yitirilmesini, yani ölümü gerektirir.

2- Bir başka yol da onun var olduğunu idrak etmektir, bu da ancak aydınlanma yoluyla olabilir. Dengedeyken birçok kez karmik ders size açıklanır. Bu sezgi ve rüyalarınız yoluyla, hatta birdenbire bir şeyleri "temizleyen" sıkıntı ve üzüntülerle de olabilir. Bir kez karmik niteliği fark edip tanıdığınızda karma hemen hemen iptal olur. Onunla metanetle yüzleşmeli, iptal edebilmek için tam olarak teşhis etmelisiniz.

3- Karmik bir niteliği temizlemenin üçüncü yolu ikinci yolla bağlantılıdır, ama buna bir başka dengeli insanın yardımı da eklenmiştir. Eğer dengede değilseniz kendinize kolayca yardım edemezsiniz, bazen kendinize şifa verebilmeniz için başkalarının sizi dengeye kavuşturması gerekir.

4- Tam bir karmik temizlik yapabilmenin son yolu nötr aşı yoluyla elde edilen temizliktir. Bu, ilk kitapta yer alan temel bilgiydi, o sizin yeni gücünüzdür, gerçekten çok güçlü ve gezegeninizde olumsuzun olumluya dönüşmesine yardımcı olacak bir araçtır.



Size, hepimizin bütünün parçaları olduğundan söz etmiştim, hiçbir yeni varlık yoktur. Evrenin dinamikleri (hareket ettirici güçleri ve yasaları) daima mevcutlarla var olur. Bu sizden saklı bir bilgidir, damganızdan dolayı bir şeyin "daima var olduğunu" anlamakta zorlanıyorsunuz, ama öyledir. Bir parçasını oluşturduğunuz mücadele çok eskidir ve sadece oyuncuların çehrelerini değiştirmeyi sürdürmeleri ölçüsünde dinamiktir. Düaliteniz işte böyledir.

(KRYON, İkinci Kitap, Bir İnsan Gibi Düşünmeyin)


"hücresel biyolojik kodunuzun (DNA) manyetik dengesidir! Bu yüzden dengeli insanlar nötrdür, dengeli olmayanlarsa değişim için "damgalanmışlardır" (ama insanlar bunu her an değiştirebilirler). Canavar denen şey her birinizin içindeki aydınlanmamış benliktir."

"Yeni sevgi enerjisiyle şimdi bu gücü talep edip karmanızın ve tüm eylemlerinizin üzerinden atlayarak nötr duruma ulaşacak yeteneğe sahipsiniz. Bu nötr durum düalite sürecini iptal eder, derslere duyulan ihtiyacı yok ederek sizi bir mezuniyet statüsüne ulaştırır ve muazzam bir güç sağlar."

"oysa nötr bir damgayla tüm yeteneklere sahip olmak mümkündür. Daha önce de söylediğim gibi, aşılar genellikle anlayışınızı ya da yeteneklerinizi sınırlamak için verilir. Şimdi aşı yapınız daha geniş bir anlayışa ve yeteneğe izin verecek şekilde değişecek ve çevrenizdeki enerjiler tarafından etkilenmez hale geleceksiniz. Artık olumsuz enerji değil, her gittiğiniz yere olumlu enerji aktaracaksınız, bu pasif değil aktif bir duruştur."

"Nötr bir damgaya sahip olmanız daha önce deneyimlemediğiniz bazı değişiklikler meydana getirecektir. Daha önce hiç yaşamadığınız ayartılar yaşayacaksınız ve işler değişecek, belki de zorlaşır gibi görünecekler. Ayrıca ayarlama dönemi pek hoş bir dönem olmayabilir!
Doğduğunuz günden beri belirli bir biçimde davranmaya alıştınız. Konuşmanız, arzularınız, eylemleriniz ve savunmalarınız hepsi karma tarafından şekillendirilmiştir, çünkü onlar karmiktir ve damganıza bağlıdırlar. Neden bazı insanlar sürekli öfkelidir? Neden bazı insanlar sakindir? Tüm bunları yöneten damganızdır. Genellikle karmanız bu duyguların bazılarını aşmanıza, örneğin korkuyu aşarak bilgeliğe ve huzura erişmenize yardımcı olacak şekilde yapılandırılır, bu yüzden korkunun damganız kanalıyla sizinle kalmasına izin verilir. Ama huzur doğal haldir, ona erişmek için epeyce çalışmanız gerekebilir. Bu yüzden kişiliğiniz değişecek, diğerlerinden farklı görünmenize neden olacaktır. Size kızgın olan bir insan artık sizde öfke dolu bir tepki uyandırmayacaktır, fakat çok alıştığınız bir parçanızı yitireceksiniz! Huzur ve sükunet doğaldır, ama dram dolu yoğun bir yaşam sürmüşseniz huzur size sıkıcı gelebilir!"

"Dengeye kavuştuğunuzda "şimdi" zamanının daha farkında olursunuz, geçmiş olaylar uygun bir biçimde nötr hale gelirler. İnsanlar anıları ve geçmiş olayları nötrleştirmeyi öğrenmek için hayatlar harcarlar, ama nötr aşıyı talep ettiğinizde bunu hemen gerçekleştirebileceksiniz.

En son sahip olacağınız yeni duygu sevgi titreşimi olacaktır. Bu size ağır görünecektir, sorumluluk açısından ağır! Şimdi'yi nerdeyse benim kadar algılayacaksınız, onunla birlikte yoğun bir sorumluluk duygusu gelecek."

(Kryon, Birinci Kitap, Bitiş Zamanı)






Hathorlar

Soru- Karma diye bir şey var mı?


Cevap- İnsan hayatının ne yönde akacağı önceden belirlenmiştir, ancak duygusal düşünce ve his kalıbınızı değiştirerek onu da değiştirebilirsiniz. Karma vardır. Karma evrende yapılan eylemlerin sonucunu ifade eder. Tüm aksiyonlar reaksiyonlara ya da sonuçlara sahiptir, böylece insanın yaptığı her şey bir etkiye yol açar. Eğer eylemler şefkatli ve sevecense meyveleri, yani karmik sonuçları da olumlu olacaktır ya da bunun tam tersi olur. Sonuç olarak karma, insanın düşüncelerinin ve eylemlerinin olumlu ya da olumsuz sonuçlarını deneyimlemesidir. Herkes bu ya da diğer yaşamlarında yaptıklarının sonuçlarının farkında olmalı ve onları göğüslemelidir.

İnsanın önünde uzanan kader şu anda ektiği tohumların sonucudur. Bir insanın hissetmeyi ve deneyimlemeyi seçtiği şey sorumluluk içerir. Basitçe söyleyecek olursak, insanın seçtiği eylemler, evren yasasına göre gelecekte karmik sonuçlara dönüşecek tohumlardır. Bu da içinde bulunduğunuz anın geleceğinizi belirlediği anlamına gelir. Kader sizi pasif şekilde bekleyen bir şey değildir, aksine hayatınızın seçim yaptığınız her anında tarafınızdan yaratılmaktadır."

(HATHOR BİLGİLERİ, Akaşa Yayınları)





Metatron

Karma'nın Dönüştürülmesi

18 Nisan, 2005

Reniyah Wolf vasıtası ile

Sevgililerim, gezegeninizin bir bölümü baharın ortasında, diğer bölümü sonbaharın ortasında iken sizi bugün sonsuz sevinç içinde selamlıyorum. Dünyanızın işleri türbülanslı (çalkantılı) olmaya devam ederken, türbülanssız değişim olmayacağını  hatırlamanızı istiyorum. İnsanlık, değişime sevkedilebilmeden önce arzu edilmeyeni deneyimlemelidir. Dünyanın kollektif bilinçliliği tüm insanların ve gezegen üzerinde yaşayan yaşam formlarının enerjilerinden oluşan bir grup enerjisidir. Dünyanızda deneyimlediğiniz şey kolektif düşünce havuzunuzun bir ürünüdür.

Planınız uzun süredir korkunun düşük titreşimlerinde olduğundan, karmik bir plandır. Dünya planına artan ışık frekansları getirmek için yüksek planlardaki bizler ile birlikte – yaratırken, şimdi "karmasız yaşamak" mümkündür. Bu, kendi kişisel frekanslarını, kendi kişisel karmalarını dönüştürecek kadar yükseltmiş olan bireyler için mümkündür. Karma kollektif bir temelde dönüştürülene kadar, kollektif bir bilinçlilik olarak, insanlar için bu mümkün değildir. Sevgililerim, bu sizin şimdi içinden geçtiğiniz süreçtir, Dünyanın kollektif karmasının dönüştürülmesi. Tam olarak bedenlenmiş bilinçlilik olarak, siz kendi frekanslarınızın yükseltilmesini sürdürürken her biriniz buna yardım ediyorsunuz.

Karma yasası kozmik bir yasadır. Ödüle ve cezalandırmaya dayanan bir yasa değildir, bireysel ve kollektif düşüncenin odağına dayanan bir yasadır. Karma yasası iyi ve kötü yargılaması üzerine var olur. Biri veya bir grup deneyimin temel olduğu kutuplulukları yargılamaya başlar başlamaz, o kişi veya grup kutupluluğun her iki yanını deneyimlemek zorunda olur. Bu kozmik yasa ayrıca bazen "direndiğiniz şeyi, deneyimlemek için kendinize çekersiniz" şeklinde ifade edilir. Karmayı dönüştürmenin tek yolu farklı şekillerde karmayı yaratan deneyim tipine karşılık vermektir ; korku ve yargılamanın ötesindeki bir şekilde.

Bu bireysel ve kolektif için gerçeği taşır. İnsan toplumlarınızın dönüştürülmesinin tek yolu, tekrar tekrar yaratılmış olan aynı tekrarlanan deneyimlere farklı bir şekilde insanlık tarafından karşılık verilmesidir. Bireyler olarak, siz kollektifin bir parçasısınız; aşırı derecede önemli bir parça. Siz Dünya planına Işık frekanslarını getirenlersiniz ve kendi içinizde kendi karmanızı dönüştürerek, kollektif bilinçlilikte de büyük değişiklikler gerçekleştiriyorsunuz.   Çoğunuz insan bedenlenmenize karmasız geldiniz. Bunu biliyor muydunuz? Yükselişinde insanlığa yardımcı olmak için dualitenin üstündeki yüksek boyutlardan buraya gelmeyi seçtiniz.

Yine de, şimdiki bedenlenmenizde kendiniz için karma yarattınız, çünkü Dünya karmik bir plandır. Buraya geliş zamanlarınızda, kişisel karma yaratmaktan başka türlü yapmak imkansız idi. Kişi, iyi ve kötü standartlarının kollektif bilinçlilikte o kadar derinlere gömüldüğü korkunun planında bedenlenme aldığında, kişisel karma yaratmaktan kaçınamaz. Kollektifin etkisi çok güçlüdür. Ayrıca, kendiniz için karma yaratmanızın bir diğer önemli nedeni vardı. Siz o karmayı dönüştürme amacı için özel olarak onu yarattınız. Böyle yapabilmek için; insanlık kitleleri için mümkün olamayacak bir şekilde karmik deneyimlere karşılık vermek için yüksek bilinçlilik ile donanmış olarak Dünyaya geldiniz.

Eğer beni şimdiye dek izliyorsanız, her bir bireysel bilinçliliğin kolektif bilinçliliğin bir parçası olduğunu hatırlayacaksınız. Her biriniz korku ve yargılamanın üzerine yükselerek bireysel karmanızı dönüştürürken, kollektifin karmasının dönüştürülmesine güçlü bir uyarıcı oluyorsunuz.  Karma dönüştürüldüğünde, karmik modeller parçalanırken daima değişim, karışıklık/kargaşa olur. Bu hem sizin kendi yaşamınızda hem de dünyanızın olaylarında gerçektir. Dünyanızın şimdi içinden geçtiği tekamül hızlanmış bir tekamül olduğu için, karmik dönüşüm de hızlanır. Bu nedenle, dünyanızda gerçekleşen birçok çalkantılı olay var ve kollektif karma dönüştürülünceye dek bunlar devam edecekler..

Etrafınızda olanlardan hala çok korkulu olanlarınız ve dünya durumlarının gelişmemesinden çok endişeli olanlarınız var. Nazikçe, size hatırlatıyorum, Sevgililerim, karmik modelleri devam ettiren sizin kendi korkunuz ve yargılamanızdır. İnsanlar çok uzun bir süredir korku ve yargılama içinde yaşadılar. Bu korku ve yargılama, sizin o kadar çok üzüldüğünüz insanların insanlara karşı olma durumlarını yaratan şeydir. Bir başka insanı veya bir insan grubunu yargılamak ve kınamak sadece arzu etmediğiniz şeyin daha fazlasını yaratır.

Hem içsel planınızdan hem de dışarıdan sizinle konuşan engin sayıda ses var. Bu seslerden bazıları insanlığın güçlendirilmesine odaklanmıştır ve diğerleri korku ve dualiteyi sürdürmeye odaklanmıştır. Bu sesleri dinlerken çok kafanız karışacak, her birinin anlatacak farklı bir hikayesi olduğu için. Bunlardan bazıları Dünyanın kollektif karmasının dönüşümünü kapsamayan kendi amaçlarına hizmet etmek için size hikayeler anlatıyorlar. Dünya teknoloji çağına girdikçe, bilginin, hikayelerin kaynakları hemen hemen sonsuz. Bu dev bilgi miktarının ortasında yanıtlarınızı ve kendi gerçeğinizi aramak meyvesiz bir iştir, sonunda sizi geçmişte olduğu gibi bazı karmik döngülerin etrafına getirecek olan bir iştir.

Sevgililerim, bir kez daha kendi içsel varlığınıza odaklanmanızı ve korku ve yargılamanın üzerine yükselerek kişisel karmanızı dönüştürmeyi aramanızı teşvik ediyorum. Kendi gerçeğinizi bulmak için kendi kalplerinizin sessizliğine çekilin ve bu gerçeği size sağlamaları için başkalarını aramayın. Kendinizin dışından benimsediğiniz o gerçek eksiktir ve tatmin edici değildir. Siz, insan bilinçliliğinin bu tekamülünün çok parlak parıldayan Işıklarısınız. Gezegensel karmanızın dönüştürülmesinin önünde olanlarsınız. Dünyanızda gerçekleşen bu değişimler aradığınız ve özlediğiniz büyük değişimin habercileri olduğu için, bu değişimleri kucaklayın. Bunları yadsıyarak ve kınayarak, kendinizi bir kez daha eski modellere bağlıyor olursunuz.

İnsanlık bu karmik dönüşümü deneyimlerken, gezegeninizde ve insanlıkta gerçekleşen olağanüstü İlahi bir Simya var. Yeni insan tekamülünün kökleri kavranıyor (kök salıyor). Bundan sonraki yıllarda yaşamlarınızda ve dünyanızda gerçekleşecek olan değişimler vasıtası ile, Birliğin insan topluluğu doğurulacak. Eğer eski yolların ve sistemlerin değerlendirilmesine ve bunlardan vazgeçilmesine neden olan değişim, karışıklık olmazsa, tekamül mümkün olmaz. Bu tüm kozmosta bu şekildedir. Arzunun realizasyonu, arzu edilmeyenin yokluğunda berraklaşmaz.

Sevgililerim, korkunun ötesine ve kendi güçlenmenize ilerleme seçimi asla daha önemli olmadı. Korkunun ötesine ilerleyerek kendi karmanızı dönüştürürsünüz ve ayrıca kollektifin karmasını dönüştürmeye yardım edersiniz.  Hepinizi ve her birinizi, kendi gücünüzü başkalarının hikayeleri vasıtası ile aramak yerine, kendi hikayelerinizi yazmaya başlamak veya yazmaya devam etmek için cesaretlendiriyorum. Bunu orada, gelecek grupta, nedende/amaçta, organizasyonda, gündemde bulmazsınız. Bunu televizyonda, internette, gazetelerde, filmlerde bulmazsınız..

Başkaları ile bağlantılarınızdan yardım ve ilham bulabilirsiniz, ancak korkuyu yenme ve gücünüzü alma seçimini sadece tek başına siz yapabilirsiniz. Eğer hala korku içinde yaşarsanız ve gerçeğinizi kendinizin dışında ararsanız kendi hikayelerinizi yazmaya gerçekten başlayamazsınız. Kendi hikayenizi içinizdeki gücün yerinden yazmaya başlarsınız. Kendi hikayenizi yazmaya başlamadıkça, diğer hikayelerden hangisinin kendi hikayeniz ile rezonansta olduğunu bilmezsiniz. Diğer hikayeler kafanızı karıştırmaya devam eder ve içinizde korku yaratır.

Sevgililerim, Dünya gezegeni üzerindeki bu zamanlar sizin kendi kişisel yükselişiniz ile ilgilidir ve her birinizin yükselişinden, kollektif de yükselebilecek. Kendinizle ilgili tüm gereksiniminiz olan kendi yükselişinizdir, korkunun ve karmanın frekanslarından kendi çıkışınızdır. Siz bunu yaparken, kollektif de karmanın bu dönüşümünü yansıtır. Bu gezegensel yükseliş işlemi için Sizden – bu mesajı tam şimdi okuyan bireyden daha önemli olan başka bir şey yoktur. Sizin kendi karmik dönüşümünüz bütünün karmik dönüşümü için son derece önemlidir. İstisnalar yoktur. Her biriniz anahtar kişisiniz ve bu işin üstesinden gelebilirsiniz. Varlığınızın bir çok seviyesinde size bunu hatırlatmak için mesajlar ile geliyorum. Sizin özünüz korku yerine Sevgidir ve siz bilebileceğinizden çok seviliyorsunuz.

BEN Metatron'um,

BEN Daima Sizinleyim.

 © Reniyah Wolf, Eva Aarrestad ve  Sevgi ve Güçlendirme Vakfı, 2005. Tüm Hakları Saklıdır. Bu telif hakkı uyarısı ekli olarak, ve site linkimizi kapsayarak, kesinlikle değiştirilmediği sürece serbest olarak dağıtılabilir : http://loveandempowerment.com

(Çeviri ; Saffet Güler)
 



Tiversonus

#2
"Unutmayın ki Menekşe dönüşüm Alevini tutuşturup geçmişinizdeki herhangi bir uyumsuz enerjiye neden olan sebebi, temeli, kaydı ya da anıyı silmeniz mümkün ve önemlidir. Menekşe Alevi, bir dönüştürme yetisidir ve Karma çarkından çıkıp İnayet hali içine girebilirsiniz. Menekşe Alevini, negatif hareketleri silmek için kullanmada ısrarlı olun yoksa, yanlış yaratımlarınızla yüzleşmek ve onları etki-tepki olayları ile ıslah etmek durumunda kalırsınız. Yanlış yaratımlarınız da sevmeyi öğrenin. Kuvvet ya da direnç sadece negatif düşünce biçimini güçlendirir. Ruhunuzun ve Yüksek Benliğinizin dürtülerini takip edin ve popüler düşüncelerin sizi etkilemesine izin vermeyin."

(B.Mikail, Şubat 2010,  YÜKSELİŞ YOLUNDA İLERLERKEN )