Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

Holografik Kalp (Casey Walker)

Başlatan Tiversonus, 05 Ekim 2009, 13:12:18

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Tiversonus

Aşağıda okuyacağınız bilgiler Joseph Chilton Pierce ("The Crack in the Cosmic Egg", "Exploring the Crack in the Cosmic Egg", "Magical Child", "Magical Child Matures", "Bond of Power and Evolution's End" adlı kitapların yazarı) ile Casey Walker'ın Nevada City'de bir radyo istasyonunda yapılan röportajından İngilizceden Türkçeye çevrilerek alınmıştır:


- Kalp hücrelerinin yaklaşık %60-65'i sinir hücrelerinden (nöron) oluşmaktadır. Kalpteki nöronlar beyindeki nöronlarla aynı olup, tüm akıl, beyin ve fizik bedene ait fonksiyonları kontrol etmesi gibi, kalp ile beynin duygusal ve bilişsel yapıları arasında doğrudan bağlantının kurulması ile de aynı fonksiyonları ortaya koymaktadır.


- Kalp, vücudun ana içsalgı bezi (salgılarını doğrudan doğruya kana veren, salgı kanalları olmayan bezler) yapısıdır. Bu yapılar, fizik beden yapı, beyin ve akla ait işlemleri yürüten hormonları üreten yapılardır.


- Kalp her atışında 2.5 watt elektrik enerji üretir ve bu enerjinin oluşturduğu elektromanyetik alan dünyanın etrafını saran elektormanyetik alanın benzeridir. Kalp, vücuddan 12-25 fit uzaklığa yayılan elektromanyetik alana sahiptir. Bu alan, radyo ve ışık gibi güç dalgalarını ihtiva eder ki bu güç dalgaları, varlığını-enerjisini öz bilgi kaynağından (salt bilgi-bilinç) almaktadır. Salt bilgi-bilinç, fiziki beden ve beynin bu dünyaya ait tüm bilgileri anlayış ve kavrayışta etken olan nöral işleyişini de oluşturur.


- Kalbin ürettiği elektormanyetik alan holografik olarak, dünyanın ve güneş sisteminin ürettiği ile aynıdır. Fizikçiler, elektromanyetik auroları, basit anlamda evrendeki enerji durumunu incelemeye başladılar ve buldukları; hepsinin holografik olarak işlemekte olduğudur.


Yani, en küçük zerre olarak adlandırabileceğimiz snapslar arası dendritlerde, bedende, dünyada ve ötesinde herşey "holografik" olarak işlemektedir!


- Beynin limbik bölgesi "duygusal beyin" ile kalbin doğrudan bağlantısı bulunmuştur.


Bu nöral bağlantı doğrudan amigdalaya veya cingulate korteksten (Washington Üniversitesi'nde görevli ekibin araştırmasına göre, altıncı his, beynin ön kısmında, Anterior Cingulate Cortex (ACC) denilen bölümde gizli) prefrontal loba (alın bölgesi: bu bölgede çeşitli düşüncelerin derinlik ve soyutluluğunu arttırma fonksiyonlarının olduğu bölge diye düşünülmektedir) doğru bir akıştır, iletişimdir. Prefrontal korteks ya da neokorteks, insan beynin evrimsel gelişimini anlamadaki en son incelenen bölümdür. Prefrontal korteks bölgesi beynin "sessiz alan" diye adlandırılan kısmıdır. Çünkü, bizler uzun yıllardır bu bölgenin alt kısımlarını kullanmaktayız ve hatta üst kısımları insanda 21 yaşına kadar da tam anlamı ile gelişmini tamamlamamaktadır.


- Beyin üzerine 50 yılı aşkın süredir National Institute of Mental Health'de araştırmalar yapan Paul MacLean, prefrontal lobu "melek lobu" olarak tanımlamaktadır. Bunun sebebinin de "insan"olabilmenin kaynağı olduğu şeklinde açıklamıştır.


Bilindik evreni "holografik evren" olarak açıklayan bilim insanları, bu holografik gerçekliği sadece makro düzeyde değil, mikro düzeyde de açıklamaktalar.


Öyle ki, "insan" adlı birimde beyin ve son olarak da kalbin işleyiş mekanizmasının holografik gerçekliğe dayandırılması noktasına gelinmiştir.


Burada belki de sorgulanması gereken nokta; holografik gerçeklik doğrultusunda işlemekte olan kalbin sadece biyolojik açıdan işleyen kalp olma fonksiyonundan yola çıkarak, birimin öncellikle kendini "insan" olma noktasında keşfetmesine nasıl araç olabileceğidir.


Kalbin elektromenyetik alanının daha güçlü olması, string teorisi doğrultusunda bakıldığında beyinle olan iletişimindeki beyne ve dolayısıyla bilincimize katkısı ne olabilir?


Holografik gerçeklik doğrultusunda açıklanan holografik kalbin "holografik" olmasının hakikatimizi anlamadaki rolü nedir?


Kalbin, beynin limbik kısmında bulunan amigdala ve cingulate korteks ve prefrontal lob'la girdiği iletişim, birimin biyolojik evrimi dışında, hakikatine ulaşmadaki katkısı ne olabilir?



Aylin Er / ayliner.blogspot.com


Tiversonus

#1
İlginç bir konu, bilgiler doğru da yorumlar mı yanlış ya da hepsi mı yanlış bilmiyorum, sadece paylaşıyorum.

Tiversonus

ESRIKLIK VE KALP



Hathor Mesaji – Tom Kenyon kanaliyla



18 Nisan 2005



Bu bölümde sizinle kalbe odaklanmak vasitasiyla esriklik (vecd) üretimi hakkinda konusmak istiyoruz. Burada kalp çakrasindan söz etmiyoruz, fiziksel kalpten, kalp kasinin kendisinden bahsediyoruz.



Bu teknik sükran veya takdir duygusuyla birlikte odaginizi veya dikkatinizi kapsar.



Dikkatinizi kalbe odaklar odaklamaz, bir süptil enerji akisini fark edebilirsiniz. Bizim perspektifimizden, dikkatinizin odagi bir enerji vorteksinin merkezi noktasi gibi isler. Bu özellikle fiziksel bedeninizde ve bedeninizi çevreleyen alanda – enerji alaniniz, kadim insanlarin aura dedikleri alan – dogrudur.



Bir dikkat odagi yaratma yeteneginiz sadece serebral veya beyin aktivitesi degildir. Bilincin birçok seviyelerindeki bir aktivitedir. Dikkatinizi bedeninizde veya bedeninizin enerji alaninda nereye yerlestirirseniz, o noktaya veya bölgeye aninda süptil enerji akisi olur. Bu enerji akisinin bedeninizin hücrelerinde ve/veya enerji bedeninizi olusturan isiltili isik liflerinde canlandirici etkisi vardir.



Gerçekte odaginiz atom alti seviyelerde egilme etkisi yaratir, siz buna kuantum alan etkileri diyebilirsiniz. Bu alan – etkileri içinizde enerjinin, geometrinin ve armoniklerin farkli akislarini yaratir.



Odagin gücüyle kuantum alani degistirmek ustalasmanizi tesvik ettigimiz önemli bir yetenektir. Bunun uygulamalari sayisizdir, esrikligin gelistirilmesi bunlardan sadece biridir. Bu yöntemde, bu yetenegi takdir veya sükran duygusuyla birlikte odagi veya dikkati tutmak için kullanirsiniz. Bu iki duygunun enerji alaninizda ve fiziksel kalbinizin ritmik manyetik yayimlarinda düzenli bir etkisi vardir. Odak ve düzenli duygunun bu birlesimi esrikligin yüksek hallerini üretmek için kullanilabilir.



Daha önce söyledigimiz gibi, bilincin esriklik hallerinin üretilmesi önemli bir tekamül katalizörüdür. Gününüz boyunca esriklik halleri yaratmayi ögrenmenizi güçlü bir sekilde öneririz.



Birçogunuz için, günlük yasaminizin bu tür hallerin gelistirilmesi için olanak saglamadigini kavriyoruz, ama gün boyunca bu halleri en azindan birkaç dakika elde etme uygulamasi yapabileceginiz zamanlar bulmanizi tesvik ediyoruz. Esriklik içinde geçirilen kisa bir zaman süresi, hiç olmamasindan daha iyidir.



Bu uygulama bilinçli bir varlik olan Dünya ile ve galaksinizde akan katalizör tekamülün armonik dalgalari ile bir armonik veya bir iliski olusturur.



Bu teknikte, dikkatinizi fiziksel kalbe odaklarsiniz. Dikkatinizi bu bölgeye odaklarken, takdir veya sükran duygusu üretirsiniz. Bu, takdir veya sükran düsüncesi degildir – duygunun kendisidir. Bu yöntemde, düsünce esriklik üretmek için gerekli olan süptil enerjileri aktive etmez – sadece hissetmek içinizde enerji vortekslerini aktive edebilir.

Fiziksel kalbe odaklanirken ve takdir veya sükran hissi üretirken, tüm bedeninizi kusatmak için fiziksel kalpten disariya dogru yayilan kalbin manyetik alanlari tarafindan tasinan enerjinin dalga formu bedeninizde akmaya baslar. Bedeninizde enerji akisi baslarken, esriklik kendiliginden ortaya çikar – hücresel esriklik.



Bu teknik ile deneyler yapin. Kalbinize odaklanirken ve takdir ve sükran hislerini üretirken bedeninizde nelerin gerçeklestigini duyumsayin. Bedeninizin trilyonlarca hücresi takdir veya sükranin bu düzenli enerjisini alirken, hücresel seviyede gerçeklesen seyleri fiziksel olarak hissedin.



Yukarda tanimlandigi gibi esriklik yaratma yetenegini olusturdugunuzda ve her arzu ettiginizde esriklik üretebildiginizde, bazilarinin süptil enerji bedeni dedigi enerji alaniniz ile deneylere baslayin.



Bu yöntemle çalismada, dikkatiniz kalpte, takdir ve sükran hisleri üretmededir. Ve bedeninizde esrikligin yükselmeye basladigini hissettiginiz zaman, dikkatinizi bedeninizin etrafindaki alana yönlendirin. Bu enerji alani durugörüyle görüldügünde isiltili bir yumurtaya çok benzerdir. Bu isiltili yumurta seklinin genis bölümü omuzlar etrafindadir ve daha dar kismi ayaklarin etrafindadir. Bu alanin merkezi boyunca isleyen merkezi bir hat veya eksen vardir ve bu fiziksel bedeninizin merkezi boyunca da isler – basin tepesinden asagiya apisarasina kadar. Bu hat süptil enerji bedenini olusturan manyetik alanin merkezi eksenidir. Bu beden veya alan basin birkaç santim üzerine ve ayaklarin birkaç santim altina uzanir. Bazi yüksek derecede enerji yüklü hallerde, eksen ve süptil enerji bedeni bunun çok ötesine genisleyebilir.



Dikkatinizi bu merkezi eksene ve bedeninizi çevreleyen alana yönlendirerek, esrikligin fiziksel bedeninizden enerji alaniniza geçmesini saglarsiniz. Bu çok pozitiftir ve sizi galaksinizde akan hizlanmis tekamülün dalga formlari ile rezonansa sokan güçlü armonik modeller yaratir.



Bu teknigin güçlerini küçümsemeyin. Çok basittir, derin ve etkilidir. Sizi rezonans ve titresimin yüksek haline sokar. Ve bizim perspektifimizden, Dünya'nizin su anda deneyimlemekte oldugu ve deneyimlemeye devam edecegi enerji portallari ve dönüstürücü enerjilerden geçmek için, bu çok önemlidir.



Doganiz ve kaderiniz ile ilgili size söylemek istedigimiz seyler var, ancak sizler en azindan esriklik halinde olmadikça bunlar anlasilmayacaktir.



Bunun nedeni bilincin referans noktasinin sadece inanç tarafindan degil, kisinin duygusal armonikleri tarafindan da olusturulmasidir. Ve esriklik halinde olmadan, bu, anlatmakta olduklarinizi direkt olarak algilama yetenegine sahip olmayan kör bir insana günesin dogusunu tanimlamaya çalismaniza benzeyecektir. Böyle bir insan için tanimladiginiz, inancin olusturdugu bir dünya olurdu. Ama bu insan aniden görebilseydi, günesi direkt olarak hissedebilirdi ve tanimladiginiz dünyanin dogru oldugunu onaylardi. Ve bir zamanlar söylence aleminde oldugu varsayilan sey, simdi gerçek olarak görülecektir.



Ve böylece bu anda, size bir söylence olarak görünebilecek seyle sizden ayriliyoruz, ama biz bunu kendimizin tanik oldugu sey olarak tasiyoruz. Sizler geleceginizi ve gelecek olan nesillerin gelecegini yaratmanin ortasinda bulunan yaratici varliklarsiniz. Kalbinizde Gizemlerin Gizeminin anahtarini tasiyorsunuz. Ve bu gizemin esigi, açilisi esriklige girme kapasiteniz iledir. Cesur olun ve yolunuzu, var olmanin bu yükseltilmis haline yükselmenin yolunu bulun. Ancak, esrikligin yolun sonu olmadigini bilin. Sadece baslangiçtir.



Burada size verdigimiz yöntemi deneyin. Daha önce verdigimiz yöntemlerle ve yakin gelecekte verecegimiz yöntemlerle birlikte deneyler yapin. Yapabildiginiz her zaman esriklige girin. Bunu yaptiginiz zaman, insanliga hizmet etmis olan ve hizmet etmekte olan yükselmis varliklar ve üstatlar ile birlige (duygu ortakligina) girdiginizi bilin. Bunu yaptiginizda, kendi Benliginiz ile birlige girdiginizi bilin.



Sevinç ve kahkahada.



Hathorlar


sirera

#3
Kaliforniya'da Stanford Üniversitesi'ne bağlı Boulder Creek Institute of HearthMath'deki bir grup araştırmacı son derece ilginç yeni bir veri elde etmiş. Bu bilgi, kalbi anlamak isteyen bazılarınıza yardım edebilir. Kolay bir şey değil, ancak zihin uyum sağlayınca, kalp de buna cevap verir. Bu paradoks her zaman var olmuştur: bir bebeğe gebe kaldığı zaman, kalp beynin oluşmasından önce atmaya başlar. Bu doktorları zekanın nerede başladığını ve düzenli kalp atışının nereden geldiğini düşünmeye yöneltmiştir. HearthMath'deki  bilimcilerin  kalbin kendi  beyni  olduğunu keşfetmeleri tıp dünyasını şaşkınlığa uğratmıştır: evet, hakiki beyin hücreleri içeren gerçek bir beyin. Çok küçük ve sadece kırk bin civarında hücresi olmakla beraber gerçek bir beyin ve anlaşılan kalbin sadece bu kadarına ihtiyacı var. Bu inanılmaz bir keşif ve kalbin zekası hakkında asırlar boyu konuşulmuş ya da yazılmış olanların doğruluğuna gerçeklik kazandırıyor.
HearthMath'deki bilimciler kalp ile ilgili daha da önemli bir keşifte bulunmuşlar. İnsan kalbinin, bedende kafatasının içindeki beyin de dahil olmak üzere herhangi bir organdan daha geniş ve kuvvetli bir enerji alanı yarattığını ispat etmişler. Bu elektromanyetik alanın çapının sekiz ila on feet olduğunu ve merkezinin de kalpte bulunduğunu ortaya çıkarmışlar. Şekli, genellikle evrende benzersiz ve başlıca şekil olarak kabul edilen torus'un formunu anımsatmaktadır.

Kalpte yaşamak kitabından
http://www.scribd.com/doc/18605185/KalpteYasamak
Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

Tgur

#4
Sevgili Sirera dostumuza geç kalsak da hoşgeldin der kıymetli alıntıları için teşekkür ederiz.

Kalbin enerji ürettiği evvelden de biliniyordu ancak bir beyin gibi komplike özellikleri olması ve değerlendirilmesi bu bilgiyle vurgulanıyor,

Kalbe etki eden sinir sistemi tamamen koptuğunda kalp kendi kendine çalışmasına devam eder,zira üzerindeki jeneratörler (kabaca),Sino atrial düğüm,Ashoff Tavara düğümü,ve Purkinje sistemi şeklinde adlandırılır ve eğer kriz dolayısıyla bir kas harabiyeti varsa bu üç düğümden uygun olanı kalbin çalışmasını devam ettirir.

Ancak kalbin bu beyin özelliği çok önemli ve ilginç,
İşleyen zihnimiz ,bedendeki her organlaşmış ve bir iş bölümü içerisinde olan gurubun mesela karaciğerin beyni olamaz mı diye sorguluyor..

sirera

#5
Hoşbuldum onur duydum, teşekkür ederim.

Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

Tgur

#6
Esasta her hücrenin ,daha doğrusu her kök hücrenin bir beyin özelliği taşıdığı ,hücre/beyin  statüsünde işlev yaptığı ispatlandı bile, Dolly koyun kopyalanması.

Mekanizmayı tekrar hatırlayalım;

Koyun Dolly kol veya bacağından veya derisinden bir parça alınıp labaratuar ortamında ,bir petri kutusu içinde, DNA sı tahrip edilmiş/yokedilmiş başka bir koyun yumurta hücresi ile karıştırılır,elektriksel uyaranlarla uyarılır (dikkat sperm yok ,erkek yok ortamda) ve embiryo oluşur,bu embiryo bir başka koyun uterusuna (rahimine)yerleştirilir ,bekleme süresi sonunda yeni bir Dolly oluşmuştur,

Olayda dikkat çeken husus, beyin işlevinin ,DNA ya kadar indirgenmiş daha açık ve net ifade ile minimize edilişidir.

sirera

#7
Gece, bizimle yaşayan köpek dostumuzla beraber yürüyüşe çıktık, günün yorgunluğu, yoğunluğu, cismin tüm ağırlığı üzerimde bunlara rağmen düşüncelerimi de salıverme niyeti ileydim. Sallana sallana yürüyorduk, zaten bizimkisi heyecanlıdır 14 yaşına rağmen, onunla her yürüyüşümüzde beni de bir heyecan alıverir nedensiz. Ay ve yıldızların ışığında ağaçların altın bir haleyle çevrildiğini gördüm, çam ağaçlarından her bir dal bir yıldızı işaret ediyordu, iğne yapraklı bir çam ağacının V şeklindeki yapraklarından kurumuş bir tanesi yerçekimine karşı koymuş sağa sola yukarı aşağı eğlenceli bir şekilde sallanıyordu. İlgi çekiciydi. Bir örümcek ağı onu yukarı çekiyordu. Kalbimdeki 101 damardan beynime uzanan bir tanesini izlememi mi istiyordu, saf ve ölümsüz olanı bulmamı mı istiyordu, bu örümcek büyükanne olabilir miydi?
(Güneşi bulmak için olan yolculuğunu seçtiğinde diğerleri gibi onu bedeninde değil kozmik çamurdan bir çanak yapıp ağlarını yavaşça örerek ve güneşi koruyanlara hiç belli etmeden almış güneşi çanağına koymuş dünyaya getirmiş. Dünya aydınlanıvermiş.)
Böylesine bir keyif. İmbikten süzünce çoğaltmak istenebilecek.
Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

Tiversonus

#8
Sevgili sirera,

Öncelikle Size Teşekür ederim. Yazınız anlamından öte bir farkındalık durumuna gelmemi sağladı.

Varlğın samimiyetli olması, hem kendine ve hem de karşıdakine vurgulanmştı, sanırım Ra Bilgileri'nde. Ben özellikle bunu kendime uygularım. Ama genelde bir günün değerlendirmesinde. İşte Size teşekür duygum oluştu dün akşam, işte samimiyet olsun madem gece saat 04 civarında. Bakın anlatayım:

Şimdi sizin buradaki yazınızı yazdığınız gün okumuştum ve sanırım turizm şehirlerinden birindensiniz:)) Sonra dün okudum ve bir cevap yazmak istedim ve sadece durdum. Yazınız daki "farkındalık" tahlili işte. Güzel, samimi ve saf sevgi çabası ile yazılmş. Bir bakıma yazınz ilk okuduğumda "garip" de gelmişti. Şöyle yani bu bölüme yazlması (her bölüme her yazının yazılması tarftarıyım bunu söylemeliyim, bununla ilgili bir şey değil ama günlük hayatımızda unutmam ile ilgili), aman sakın yanlış anlamayın bu sizden kaynaklı da değil. Bu bence ruh frekans gruplarının "tesadüf" ile birbirlerine mesaj vermeleri gibi. Zaten sizin bir çok kişinin (ben dahil) yapmadğı kadar yardım yani başkalarına hizmet(hayvanlar v.s) işinde olduğunuzu düşünüyorum. Saf bir sevgi ile sanrım kalp torus alanınız çok geniş alanlara ayrılıyor. Neyse bir kaç tesadüf (film ve alıntı) yaşamıştık zaten. Sakın yanlş anlaşılmasın bu 3. yoğunluğun romantik bir vurgu yazısı değil, ama işte kaynakla beslenen bir sevgi yazısı diyelim. Bazı bilinçler beni çokça bu şekilde karşıcinse yazdığımda işi 3. yoğunluk ilüzyonu algısı ile de değerlendirmiştir, bunu da biliyorum. Ama işte öyle değil, bu bakış açsı farklılığından kaynaklanan bir şey.

Şimdi gece uykum kaçtı ve zihnime şu meşhur "avrupa yakası" filmi geldi ve orada iki karakter, anadolu motifli "koşulsuz sevgi" yapmaya karar veriyorlar:)) İşte oradan bir sahne:

bir kahve veya kafeterya da geçiyor:

A- abi bak, yakında bazı insanlar yükseleceklermiş.
B- deme be, nereye yükselecekler miş?

A-abi çalşmanın olmadığı bir yermiş, düşününce oluyormuş.
B- deme lan, oğlum hemen bizim de bir şeyler yapmamız lazım!?!? nasıl olacakmış bu iş?

A- önce işaretler, tesadüfler okuncakmış ve sonra "farkındalık" geliştirilecekmiş.
B- ne farkındalğı be, bir farkındasız mıyız ki?

A- yok öyle değil abi, petrol savaşı gibi millet birbirinden enerji çalıyormuş?
B- ?? demek ki ben ondan halsizim hımm??

B- koş iskambil kağıtlarnı getir bana, hadi fırla!
A- abi, "emir" vermek olmazmış, bu kontrol etmek demekmiş!
B- başlatma lan, daha işe yeni başlıyoruz, enerjimizi koruyalm sonra düzeltiriz, zaten biz hala Kendine hizmetiz!
B- getir din mi, tamam şimdi yaz şunların arkasına bakiyim ben unuturum, bir süre, alşana kadar, kopya çekecem!
A- Birinci iskambile "acındırma, korkutucu, sorgulayıcı ve mesafeli" enerji çalma teknikleri yazdım abi üstüne, ikinci isakambile "Bir'in yasasını ve garip adam tiver denen adamın bilye resmini çizdim abi unutma en yukardaki halka "Bir ile buluşma" alttakiler de 1.,2..,3.,4.,5.,6. yoğunluklar.
B- ya sen şimdi o yuvarlakların karşısına birer numune yaz!
A- tamam abi 1=su 2=yeşillik 3=insanlar, abi bu kadar yeter diğerleri işte meleklerin yerleri.
B- tama ver bakalım o kağıtları ban şimdi, elimde dursun, hadi bir alıştırma yapalım

o sırada kahvehaneye emekli bir adam gelir ve yan masadaki arkadaşı olan emekli kendisi ile emekli olan ile günlük siyasetten, cinayet haberlerinden, mahalle dedikodularından ve futboldan konuşurlar:))

B- öf be içim daraldı, şunları dinlemekten!
A- abi bak hemen karta, bak bunlar "korkutucu, sorgulayıcı" cinsten enerji çaldılar!
B- yapma ya, dur kalkaym da şunlara bir çatayım, benden nasıl çalarlar, hırsızlar!
A- dur abi, öbür kağda bak, bak bilyalara aynı özü taşıyoruz ve Bir ile birbirimize bağlyz ve farkında olmadan, iyi niyetle yapıyorlar. abi bak geçen hatorların medyumu tom kenyon'un bir yazısı var hemen onu yapalım.
B- o ne yaa,, hatır, kutur, kimyon. abi şimdi kalbe odaklana ve odağını oraya ver ve bir kaç dakika sonra bir de şu Bilya lara bak!
A- gerçekten ya içim açıldı, enerjimiz yerine geldi. ya ben gülümsemeye de başladım, oğlum neler oluyor?
B- abi işte farkındalk herşeyin başı ya.
A- sen ver şu kartlar ben unuturum sonra?
B- abi bak bu içtiğin kahveye odaklan, içinde su var su büyük patlama ile ilgili ve 1. bilyadan, kahve yemenden geliyor ve kimbilir hangi çiftçi yetirştirdi o ve kimbilir hangi gemiyle geldi?
A- yapma ya, tamam be o zaman bunun dibinde bırakmayayım ben yazk bu emeklere, güneşe, toprağa ve dur bidaha yapayım şu kalbe odaklanmayı....oh be rahatladım ve ya bak ben yine gülümsedim!

İşte o sıralarda, bilinçalatı denilen bir yerde iki kayıt memuru oturmaktadr ve onlar da sohbet etmektedirler:

Ba1: hişşt baksana bugün daha niye küfür filan, can skntısı yazmadık, yukarıda garip bir şeyler oluyor galiba.
BA2: evet henüz kızgnlkta yazmadık, hayattan memnuniyetsizlk, aman boşver be, daha iyi zaten çok yoruluyorduk. ne o öyle, yok kısakançlık, sahiplenme, bir sürü yargılama, eleştirme, sorgulama, suçlama, ya hep kurban rolü işleri..

Not: Bir'in Bir'liğin yasasna uygun, sevinçle, paylaşma arzusuyla yazılmıştır, sevgi ile kalp çakrasında yıkanmıştır, hem de koşulsuz olan ile, hepimiz aynı özün Bir'in parçasıyız. yanlşım oldu ise affola!!


Tiversonus

#9
Sonuç olarak sevgili sirera size teşekür ederim. Bilinçli farkındalığı günlük hayatımda çoğu zaman unutan (elbette tam unutma da değil ama) bir yapımız var. Ve işte ingilizce öğrenirken bir şeyler geliştiririz ya bir ara ben bunları unutuyorum diye kendime kızmıştım. Yani enerji vampirliğini eskiden okumuştum, ancak günsonu değerlendirmelerimde bu "tuzağa" düştüğümü de görünce kendime kızmıştım. Bunu nasıl kalıcı, otomatik hale getirebilirim diye de pratik olarak bir şeyler düşünmüş ve unutmuştum. İşte bunu hatırlattınız bana, bu neden ile size teşekür ediyorum.

Pleiades'liler karşılaştığınız her olayda "ruhsal gelişimim için bir fırsat" gözü ile bakın önerisi yapmışlardı. Bunu işyerinde uygulamıştım. İnsanı çok geren, ömrünün tüketecek türden belki bir olay ile karşılaştığımda bu söz o "AN" aklıma geldiğinde, karşılaştığım olaya farklı bir farkındalık ile yaklaşmıştım. Sonuç olarak, çok daha verimli sonuçlar ortaya çıkmış ve ilginç şey ise bu tür sıkıcı olayların varlığının sayısı hayatımda azalmıştı...İşte unuttuğum da yani "farkındalığım kaybolduğun da" yine tuzağa düşüyordum...Şunu düşünüyorum geceden beri yani, hayatımızı çokça geçirdiğimiz bir mekana ya da bir kişisel eşyanın üzerine böyle işaretler (hatırlatıcı) şeyler -en azından otomatik-farkındalık ve An'a odaklanma oluşana kadar- koymak türünden pratik çözümler..

Ve sevgi ile herkes ile paylaşmak isdedim.


Tiversonus

#10
B- abi bizim acilen kaynak kitaplar bulmamız lazım!
A- yapma ya!! oğlum bizim eve liseden beri kitap girmiyor, ama dergileri saymassak tabi, tavşanlı filan...ee bulalım o zaman..

B- abi bizim evde Mevlana olacak, rahmetli büyükannemden getireyim mi?
A- koş getir bakalım nasıl yükseleceğiz, hadi çabuuk.

B- geldim abi, okuyayım, ama bayağı kalınmış be abi, nasıl bitireceğiz bunu.
A- Dur be oğlum, buluruz bi çaresini, hop, işte buradan oku, al!

B-TAMAM, okuyorum abii..hmm..nebati yağdıım öldüm, bitkii ooolddumm.
A- O ne ya, dur dur, bi daha oku ne nebati yağı oğlum, bak alınıyorum haa, etli butluyum diyee.

B- HAKLISIN abi nebataddandım diyor ve ölmüş ve bitki olmuş ve yine ölmüş Hayvan olmuş...abi be acaba biz hangi hayvandık??
A- hössst, ne hayvanı ulan, bak alınıyorum haa,,,gerçi ben rüyamda kendimi Arslan olarak görmüştüm bi keresinde ama?!?! hmmm demek ki eskiden ben Arslan mışım, devam et bak bir bilgi bulduk.

B- tamam abi, insanken ölmeden öleceğim ve..
A- dur, dur, nasıl olacak bu be? bu iş bayağı karışık yahuu...tamam şimdi internete girelim bakalım başkalarına hizmette ne yazıyor, hadi internetcafe ye gidelimm.

....

B- abi ya bak burada ne diyor toplu bellek olnak diyor..
A- ne toplusu oğlum ben toplu moplu sevmem, hem niye toplu olacakmışız ki, toplu olunca ne olacakmış??
B- öyle deme abi birlikten kuvvet doğar..
A- tamam oğlum orasını anladıkta, diyelim ki ben tuvalete gideceğim nasıl toplu olacak? hem huri muri yok mu ya nasıl cennet burasııı??
B- abi toplu değilmil toplumsal bellekmiş..
A- ohh be, içim rahatladı yahu, toplu falan deyince biraz ürktümde..tamam oğlu hadi sahile gidelim bakalım bugünlük bu kafdar bilgi yeter, keyfini çıkartalım...
B- tamamdır abi..

sirera

#11
Bu diyaloglar karikatürleştirilebilseler ne kadar öğreticiler ve ne kadar eğlendirici. Yükselişsel serzenişler gibi bir ismi olabilir mi?
Valla çok harikalar Tiversonus teşekkürler.
Geçenlerde bir arkadaşım bana dedi ki biliyor musun ben huri oldum, haydaa dedim nasıl oldu bu? Hehe yükseliş?
5 gündür peklik çekiyormuş ve sorunu da yok. Eee dedi huriler böyle olurmuş yerler içerler ama çıkarmazlarmış. Demek kii ben de.
Ona bir paket doğadan form çayı ve kuru kayısı ikram ettim güle güle yola çıktım :)
Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

Alemtac

#12
:)))) Yeni gördüm, gerçekten harika dialoglar mış ve sizin anlattığınız da öyle Sevgili Sirera :))) Bir teyzede öyle rahmetli olmuştu ve gelini "melek olarak gitti kaynanam" demişti.
 

sirera

#13
Maalesef arkadaşımın durumu hala zorda, nefes eksersizleri de işe yaramıyor. Bu hurilik zormuş der kendisi, forumu okumakta umarım üye olmak ister. Bense karikatür nasıl çiziliri araştırmakta. Hurilik yaklaşmasın da aman :)
Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

Tiversonus

#14
İşte hurilik yukarıda sırayla ya da herkes sanırım huri:)) ama şu nefes egzersizini, hızlıca alıp, biraz tutup, çok yavaş vererekyapmaya başlayabilir arkadaşınız ve sadece sırtüstü yatarak ve önemli olanın verirken azar azar vermesi olduğunu düşünüyorum. Ve bütün o estetik hareketleri dışarı atarak bunu koltukta da yapabilir...Yani işin özünü alma becerisi yapılırsa sıkıcı da olmaz...sonra estetikli şeye hazır dirençli olunabilinir...Yani beş kilometre koşmadan binbeşyüz metre yürümek gibi...Ve itiraf; ne yazıkki başka marka tutmuyor ülker-kefir ile bol hareketli günler sizin olabilir:)) Reklamlar ve vallahi mutfaktan gittim aldım, sorun yok ama işte fırsat buldukça alıyorum:))