Maya Takvimi Üzerine

Başlatan Mordevrim, 10 Nisan 2009, 03:27:44

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Moderator

#15
DUNYA 2012'DE SONA ERMEYECEKTIR

CARLOS BARRIOS  tarafindan

 

Carlos Barrıos El Altiplano'da (Guney Amerika) Ispanyol bir ailede dogmustur.  Huehue Tenago'da yasamistir ve burasi Maya Mam kabilesinin de ikamet etmis oldugu yerdir.  Maya ve diger yerli kabileler (geleneksel  toreleri koruyanlar)gibi, Mam kabilesi de Kaplumbaga adasindaki eski uygulamalari surdurmekteydi.

 

Onlar "zaman tutucu"ydular; eski, zarif,  ve guvenilir olan olaganustu takvimler uzerinde otorite idiler.

Mr. Barrios tarihci, antropolog, ve arastirmacidir.  19 yasindan itibaren 25 yil boyunca yasli ve geleneksel bilgeler ile calismalari neticesinde , kendisi de bir Maya Ajq'ij (toren rahibi ve ruhsal rehber) olmustur.

 

"Antropologlar  mabetlerin bulundugu yerleri geziyorlar ve yazitlari okuyarak Maya'lar hakkinda hikayeler uyduruyorlar......fakat, isaretleri dogru yorumlamiyorlar.  Yalnizca, hayal gucleri devrede...Digerleri, Maya'lar adina kehanetlerde bulunuyorlar.  Dunyanin Aralik 2012'de bitecegini soyluyorlar.  Maya yaslilari, bilgeleri bu durumdan dolayi cok ofkeliler.  Dunya sonlanmayacak.  Donusecek.  Yerlilerin takvimleri var bunlari en dogru sekilde yorumlamayi kendileri biliyorlar, baskalari degil." diyor Mr. Barrios

 

Maya Takvimlerindeki  zaman, sezon, ve devreler anlayisi oldukca derin ve sofistikedir.  Mayalar 17 degisik takvimi anlayabilirler.  Bazilari 10 milyon senelik bir donemin tablosunu  net ve dogru bir sekilde cikarabilirler.  1987'den bu yana dunyanin dikkatini cekmis olan takvim Tzolk'in veya Cholq'ij dir.

 

Caglar once olculup bicilmis ve Pleiades devreleri baz alinmistir ve hala kutsal olarak kabul gormektedir.  Bu yerli takvimlerle, yerel insanlar tarihteki onemli donum noktalarini izleyebilmislerdir.

 

Ornegin,  Maya takvimindeki  1 Reed, Ce Acatal'i gunduz okuyuculari cok onemli bir gun olarak tespit etmislerdi.  Bu, cok onemli bir atalarinin "kelebek gibi donusunu" mujdeleyen gundu.  Bati takviminde, bu 1 Reed tarihi Nisan 21, 1519'daki Easter Pazarina denk gelmektedir.  O gun Hernando Cortez, donanmasi  ve 11 kalyonu batidan gelmislerdir.  Ve, gunumuzde bu olaya Vera Cruz denmektedir.

Ispanyol gemileri kiyiya geldiklerinde , yerliler ne olacagin gormek icin bekliyorlardi.  Teknelerin dalgalanmalari okyanusu tarayan gozcu kelebekleri andiriyordu.  Bu sekilde, daha once takvimlerinde de yorumladiklari uzere yeni bir devre basladi.  Mayalar bu yeni doneme 9 Bolomtikus veya 52 senelik 9 cehennem adini verdiler.   Bu 9 donem gecildikce, yerlilerden ozgurlukleri ve topraklari alindi, hastaliklar ve saygisizliklar hukum surmeye basladi.

 

Cortez'in gelisiyle baslayan, Agustos 16, 1987'de sona erdi.  Bircok insan bu tarihi "Harmonic Convergence –Uyumlu Gecis" olarak isimlendirmekte.  Milyonlarca insan bu tarihte kutsal yerlerde seremoniler duzenleyerek, yeni bir doneme, 5. Gunes Dunyasina  kolayca gecis icin dualar ettiler.

1987'den bugune, "Materyalistik dunyanin sag kolunun yavasca ama geri donusu olmayan bir sekilde yok olmaya basladigi bir zamandayiz.  Barisin baslayacagi, insanlarin Dunya Ana ile birlikte uyum icerisinde yasayacagi, bir cagin kapisindayiz.  Artik, 4. Gunes Dunyasinda degiliz, ama henuz 5. Gunes Dunyasina da adim atmis degiliz.  Bu, arada bir zaman, gecis zamani.  Bu gecis zamaninda ilerledikce, cok yogun olarak, cevresel yikim, sosyal kaos, savas, ve suregelen Dunya degisimleri olmaktadir." diyor, Mr. Barrios.

 

Mr. Barrios'a gore, tum bunlar  basit, spiral matematik olan Maya takvimleri tarafindan ongorulmustu.  "Degisecek" oldugunu soyluyor Mr. Barrios.  "Hersey degisecek" .  Maya  gun tutucularinin  Aralik 12, 2012 tarihini yeniden dogus ve  5. Gunesin Dunyasinin baslayacagi gun olarak gorduklerini soyluyor.  "Solar Meridyenin Galaktik Ekvator ile kesismesi neticesi yeni bir devre baslayacak ve dunya galaksinin ortasinda hizalancak.

 

Aralik 21, 2012 de gunesin dogusuyla beraber, 26.000 yildir ilk kez olacak olan, Gunes, Saman Yolu ve Ecliptik duzeyin kesismesine yukselecek.  Bu kozmik hac, dunyadaki tum sprituel geleneklerde kabul goren  Ilahi Agac, Hayat Agaci'nin vucut bulmasi olarak yorumlanmakta.

 

Bu surecin basladigni one surmekte Mr. Barrios.  "Degisim simdi hizlaniyor, ve hizlanmaya da devam edecek.   Eger, insanlik iyi  bir durumda, dunyayi cok fazla parcalamadan bu 2012'ye ulasabilirse, daha yuksek bir seviyeye cikacagiz.  Fakat, oraya ulasabilmek icin, yolu kapamaya calisan cok guclu kuvvetlere karsi donusmeliyiz."

 

ONUMUZDEKI YOLUN BIR TABLOSU:

 

Mayalarin bu takvimi ve geleneklerinden yola cikacak olursak, Mr, Barrios nerede oldugumuz ve onumuzde acilmakta olan yol ile ilgili bir resmi bizlere sunmaktadir.  2012 deki Kis Gundonumu Takvimindeki tarih dunyanin sonunu gostermemektedir.  Maya Takvimi ile uzaktan ilgilenen bircok yazar bu tarih hakkinda heyecana kapilmaktadirlar, fakat bilmiyorlar.  Bilenler, emanet edilmis geleneklerine sahip cikmakta olan yasli yerlilerdir.

"Insanlik devam edecek" diyor Mr. Barrios.  Fakat, farkli bir sekilde.

Materyel yapi degisecek.  Buradan yola cikarak bizlere daha insancil olma sansi taninacak.   Maya takvimlerinin ve kehanetlerinin en onemli donemini yasamaktayiz.  Dunyadaki tum kehanetler, tum gelenekler, simdi bir araya gelmekte.  Oyun oynanacak zaman degil.  Bu devrenin sprituel  idealizmi aksiyon, hareket.  Bircok guclu  ruh bu donem kuvvetli bir sekilde yeniden enkarne oldu.  Bu, hem karanlik hem de aydinlik taraf icin de gecerli.

 

Birlesme icin Cagri:

Santa Fe'de dinleyicileri ile bulusan Mr. Barrios, Mayalarin yeni gerceklesimis Yeni Yil seremonileriyle ilgili bir hikaye anlatti.  Tum sene boyunca,  daglarda bir magarada yasayan cok sagideger bir bilge, Chicicastenango'ya yeni yil seremonisini kutlamakta olan  kisiler ile gorusmek uzere yolculuk yapar.

Bilge cok basit ve direk bir mesaj verir.  Insanliga yasam ve isigi desteklemek icin bir araya gelmeleri cagrisinda bulundu.  Su anda her kisi veya grup kendi yolunda seyretmekte.  Daglardaki bilge, isiga hizmet edenlerin bir araya gelip birlesebildikleri takdirde umit oldugunu soyledi.

 

Mr. Barrios, Bir kutupluluk dunyasinda yasadigmizi soyledi: gunduz ve gece, erkek ve kadin, pozitif ve negatif.  Isik ve karanligin birbirlerine ihtiyaclari var.  Dengeyi olusturuyorlar. Su an karanlik oldukca kuvvetli ve ne istedigini cok iyi biliyor.  Karanliktakilerin bir hiyerarsileri var, vizyonlari ve oncelikleri var.   2012 deki 5. Dunya spirali ile baglanamamak icin bircok yonden calismalar yapiyorlar.

 

Isik tarafinda ise, herkes kendinin en onemli oldugunu, kendi anlayislarinin en  veya gruplarinin inancinin anahtar oldugunu zannediyor.  Kulturel ve fikirsel farkliliklar var ve dolayisiyla rekabet, dagilma var, ve tek bir fokus/odak yok.

 

Mr. Barrios'a gore, karanlik fuzyonu, birlesmeyi inkar  ve materyalizm ile bloke etmek uzere calisiyor.  Dunyayi daha  yuksek  seviyeye cikarabilmek icin isik ile calisanlari ise yok etmek uzere ugrasiyor.  Eskinin, zayiflayan 4. Dunyanin, materyalizm enerjisini seviyorlar.  Bunun degismesini istemiyorlar.  Fuzyonu/birlesmeyi istemiyorlar.  Bu seviyede kalmayi istiyorlar, cunku bir sonraki seviyeden korkuyorlar.  Zayiflamakta olan 4. Dunya nin karanlik gucu yok edilemez veya zor kullanlarak yenilemez.  Bunun icin cok kuvvetli ve kararli.  Boyle bir strateji tamamen yanlis olur.  Karanlik yalnizca, sadelik, basitlik ve acik aklplilikle donusume ugratilabilinir.  5. Gunesin Dunyasina gecisin ve birlesimin anahtari budur.

 

Mr. Barrios, 5. Gunesin gelmekte olan devresi daha once goz ardi edilmis bir elemente dikkat cekecektir.  Gecmiste bircok donem boyunca dunyada 4 element (hava, toprak, ates ve su) baskin olmustu.  5. Gunes Dunyasinda 5. Element olan Eter devreye girecek.  Sozluk "eter"i Cennetlerin yogunlugu azalmis elementi olarak aciklamakta.  Eter bir arac.  Cep telefonlarindan insan aurasina kadar, tum bosluklara girerek,  enerji dalgalarini genis bir frekans bandinda iletebilir.

 

"Eterik" olan dunya otesi bolgeler ile ilintilidir: Cennetler.  Eter, 5. Gunesin elementi , semavidir, kutsaldir, ve materyel  ozden uzaktir.  Fakat, tahtadan, kayadan,  etten daha az gercek degildir.

"Eterin  kapsaminda kutupluluklarin birlesimi gerceklesebilir" 

"Artik, Insanlarda ne karanlik ne de isik, yalnica, yuce bir fuzyon, birlesim" diyor, Mr. Barrios.

Fakat, su anda Karainlik krallik bununla ilgilenmiyor.  Onlar bunu tamamen bloke etmek uzere calsiyorlar.  Dunyayi ve cevresini dengesiz hale getirmeye calisiyorlar ki, 2012'deki hizalanmada hazirliksiz olalim.  Diger taraf ile dengede olabilmek icin, birlikte baris icin calismaliyiz.  Bizi besleyen ve koruyan Dunya'ya sahip cikmaliyiz.  Diger taraf ile yuzlesebilmek, gucluklere karsi koyabilmek, yasami koruyabilmek, ve Tarihteki bu An icin hazir olabilmek adina, tum aklimizi ve kalbimizi birlik ve fuzyon icin simdi bir araya getirmeliyiz. 

 

Mr. Barrios, Santa Fe'deki  toplantida dinleyicilerine dunya tarihinin cok kritik bir aninda oldugumuzu hatirlatti.  "Rahatsiz edildik, karistirildik" dedi.  "Artik, daha fazla oyun oynayamayiz.  Gezegenimiz yenilenecek veya harap edilecek.  Artik, uyanma ve harekete gecme zamani.  Herkese ihtiyac var.  Burada nedensiz bulunmamaktasiniz.  Su an burada bulunan herkesin onemli bir gorevi var.  Bu zor ama ozel bir zaman.  Buyumek icin zamanimiz var, fakat, tarihteki bu an icin hazir olmaliyiz."

 

Mr. Barrios, onumuzdeki zamanlarda dengede ilerleyebilmeleri  icin insanlara yardimci olabilecek bazi onerilerde bulundu.  "Kehanet edilmis olan degisimler gerceklesecek, fakat bizim durusumuz ve tepkilerimiz ne kadar sert veya yumusak  olacagini belirleyecek.   Harekete gecmeli, degisiklikler yapmaliyiz.  Bizi anlayan, dunyaya saygi duyan politik kararlari alabilecek  insanlari bizi temsil etmek uzere secmeliyiz.  Kim oldugunuz ve Dunya ile iliskiniz hakkinda cok net olmalisiniz.

 

Kendi geleneklerinize ve kalbinizin cagrisina gore kendinizi gelistirin.  Fakat, farkliliklara saygi duymayi ve birlik icin calistiginizi unutmayin.  Akillica beslenin.  Cok fazla yemek sinisce veya alenice vucudunuzu bozar, ayartir.  Vucudunuza aldiginiz herseye dikkat edin.  Yemegi korumayi, enerjiyi muhafaza etmeyi ogrenin.  Nefesiniz uzerinde hakimiyet saglayabilmeniz icin bazi iyi nefes teknikleri ogrenin.  Saf, net, arinmis olun.  Saglam kokleri olan ogretileri takip edin.  Hangi gelenek (ogreti, tradisyon) oldugu onemli degil, kalbiniz soyleyecektir nasilsa, ama guclu kokleri olsun.  Bir enerji dunyasinda yasiyoruz.  Ogrenilmesi gereken onemli bir gorev herkesin ve herseyin enerjisini hissedebilmek, gorebilmek: insanlarin, hayvanlarin, bitkilerin.........

 

5. Gunes'in Dunyasina yaklastikca, bu cok daha onem kazanacaktir.  Cunku, enerjinin yasadigi ve dalgalandigi  yerde bulunan eter elementi ile iliskilidir.    Dunyanizdaki kutsal yerlere gidin, baris ve huzur icin dua edin.  Bize yiyecek , giyecek ve barinak veren Dunya'ya saygi icin dua edin.  Bu kutsal yerlerin enerjilerini yeniden aktive etmeliyiz.  Gorevimiz budur.

Cok basit ve etkili bir dua yontemi  beyaz veya bebek mavi bir mum yakmaktir.  Bir an icin huzurla kalin ve dusunun.  Aleve niyetinizi soyleyin, ve alevin isigini savas veya baris kararini verebilecek guce sahip liderlerinize gonderin.  Isimiz cok.

 

Mr. Barrios'a gore, insanlik ve dunya icin cok onemli bir zaman.  Her bir kimse cok degerli.  Eger, bu donemde enkarne olmus iseniz, gezegeni dengelemek uzere sprituel bir goreviniz var demektir.  Yasli bilgeler diger irklarin da Maya Dunya'sina girebilmeleri ve ogretileri alabilmeleri icin kapilari actilar.  Mayalar her zaman diger renkleri, irklari  ve sprituel sistemleri kabul ettiler ve saygi gosterdiler.

 

"Biliyorlar" dedi, Mr. Barrios.  "Maya Dunyasinin kaderi tum dunyanin kaderin bagli.  En buyuk bilgelik sadelik/basitlikte yatar"........"Sevgi, Saygi, Tolerans, Paylasim, Sukran, Affedicilik"..........Zor veya detayli degil................Gercek bilgi bedava, karsiliksiz........DNA'larinizda kayitli.................Buyuk ustatlar en bastan beri bunu soylemekteler. 

"Kalbinizi bulun, yolunuzu bulmus olacaksiniz!"

 

CARLOS BURRIOS; THE BOOK OF DESTINY: UNLOCKING THE SECRETS OF THE ANCIENT MAYANS AND THE PROPHECY OF 2012 adli kitabin yazaridir.  (Kaderin Kitabi: Kadim Mayalarin Sizrlari ve 2012 Kehaneti)

Tercume:Humeyra Kanca

Kader Kitabı

Casrlos Barrios

· Profil Yayıncılık
· Basım Tarihi : 04 - 2010
· ISBN : 9789759962579
· Sayfa Sayısı : 352
· Etiket Fiyatı : 18.50 TL
· Bizdeki Fiyatı : 12.03 TL


Kitap Hakkında:
"Bu tehlikeli zamanlardaki Maya kehanetini ve astrolojisini keşfetmek bir eziyet anında sağlık ve huzura doğru bir kaçış yolu keşfetmeye benziyor. Barrios'un sıra dışı kitabının yansıttıklarının içinden geçin ve kendi kendinize biraz kaliteli zaman geçirin."

LAWRENCE E. JOSEPH,
Apocalypse 2012: An investigation into Civilization's End'in yazarı

Mayalı yaşlılara göre, her insana doğum anında bir kader bahşedilir. Bizim yaşam mücadelemiz kaderimizi yerine getirmek için kendimizi ve yeteneklerimizi geliştirmektir, bu şekilde gezegenimize de bireysel olarak katkı sağlamış oluruz. Kader Kitabı'nın tam ortasında bulunan kutsal Maya takvimi, okuyuculara onlara hayat boyu eşlik edecek koruyucu ruhlarının yanı sıra onların özel Maya sembolü, kökeni ile birlikte bu kaderi keşfetmelerine imkân veren sıra dışı bir araçtır. Şiirsel bir dille öykülenen Kader Kitabı, takvimin Maya insanlarının bilimsel mirasıyla ilgili neler içerdiğini, sözlü gelenekler ve yazılı metinler aracılığıyla asırla boyunca nasıl korunup günümüze kadar getirildiğini anlatmaktadır

 
 

n/a

#16
kaynak: http://mayatakvimi.blogspot.com/2010/10/2-3-kasm-2010-7-gunduze-girerken.html

2-3 Kasım 2010, 7. Gündüz'e girerken
2-3 Kasım 2010 Maya takvimine göre önemli tarihler... 5 Ocak 1999'da başlayan Galaktik Altdünya'nın bilincinin son aşaması tezahür edecek...

Bunu 1999'da ekilen tohumların meyvesini vermesi olarak görebiliriz...
Peki, 1999'dan beri ne olmakta ve bu önümüzdeki dönemde ne
bekleyebiliriz?

Küresel anlamda sağ beyin bilinci yükseldiği için,
- ABD'nin başı çektiği Batı dünyası ve sol beyin hâkimiyeti sarsılıyor,
- Pek çok insan, doğaya, organik yaşama, doğu felsefelerine, kişisel gelişime, yoga ve meditasyona yöneliyor,
- İnternet ve ağ kurulumuna dayalı teknolojiler hızla eviriliyor,
- Galaksimizi hızla keşfederek dev astronomik keşifler yapıyoruz ve UFO konusu giderek sır olmaktan uzaklaşıyor...

Bu durumda 3 Kasım 2010 - 28 Ekim 2011 arasında beklenebilecekler şunlar:
- ABD ve Batı hâkimiyetinin sona ermesi, doğu ülkelerinin güç kazanmasının üst seviyeye varması,
- Doğaya yönelişte daha büyük toplumsal hareketler, ruhsal evrim konusuna büyük ilgi,
- İnternet ve ilgili teknolojilerde yeni bir üst seviyeye geçilmesi,
- Uzaylılarla temas ve/veya Galaksimize dair çok önemli bilgilerin keşfi...

2-3 Kasım tarihlerinde, bu yeni dönemin sizlerin ve dünyanın evriminde yeni atılımlar getirmesi için dua edebilirsiniz, bir niyet ekebilirsiniz veya meditasyon yapabilirsiniz. Benim önerim daha önce de olduğu gibi şefkat duygusu ve gönül gözü üzerine odaklanmak... Bununla ilgili daha önce paylaştığım Şefkat Meditasyonunu yapmayı öneriyorum:
http://mayatakvimi.blogspot.com/2010/07/bilincli-kavusumda-sefkat-meditasyonu.html

Bu arada 6-7 Kasım tarihlerinde Mayaların lideri Don Alejandro ile Japon Budist liderler Japonya'da buluşarak ortak seremoniler yapıyorlar... Aynı tarihler için Calleman, ilahi erkek ve ilahi kadının dengelenmesi için seremoniler yapmayı öneriyor...
Burada ilginç bir tesadüf tam o tarihlerde İstanbul'da çok değer verdiğim hocam Swami Vivekananda'nın Tantra semineri yapıyor olması ve bu seminerde erkek ve kadın katılımcılar bir kaç kez göz göze bakarak ve el ele tutuşarak İlahi erkek ve ilahi kadını kendi içlerinde ve karşısında görme çalışması yapacaklar... Katılmak isterseniz: http://agama-yoga.blogspot.com/2010/10/ezoterik-tantra-semineri.html

7. gündüzün hızlı başlaması olarak gördüğüm başka bir olay da Dünyaca ünlü Psikiyatrist, ruhsal şifacı Dr. Carlos Warter'ın Türkiye'ye gelişi. Son derece etkin ve sıra dışı yöntemlerle insanların hayatlarını derinden etkileyen Warter'ı Ankara ve İstanbul'da geçireceği günlerden birinde yakalamanızı öneririm... Ankara'da bugün yaptığı ilk seminer sırasında duygu dolu ve yoğun anlar yaşanmış bile. Katılanların şükran dolu olduğunu duydum...
http://mayatakvimi.blogspot.com/2010/10/dunyaca-unlu-psikiyatrist-dr-carlos.html
 

sirera

#17
Don Isidro'nun gösterdiği yoldaydım ve kehanet zamanlan ile dünya üzerinde meydana gelen olaylar üzerine düşünmeden edemiyordum. Onu görür görmez, sormak için yanıp tutuştuğum şu soruyu sordum, "Don Isidro, Mayaların kaderi nedir?"

Her zaman olduğu gibi, alnını kaşıyıp birkaç dakikalığına sessiz kaldıktan sonra cevapladı. "Sorunu şu şekilde sormalıydın," dedi, "insanlığın kaderi ne olacak?" Mayaların ve dünyadaki diğer tüm sakinlerin kaderleri birbirine bağlıdır. Bu bir ırka ya da millete göre sorulabilecek bir soru değildir, en azından bir kesime, hatta bir tarikata bile.
Gezegenimiz yaşayan bir varlıktır ve onun kaderi üzerinde yaşayan bizleri, hepimizi, etkiler. Son yaşanan olaylar ve çevrenin haline bakarak işlerin ne kadar ciddi olduğunu görebiliriz. En büyük dengesizlik insanlığın bilinçsizliği ile ortaya çıkandır, Doğal Düzeni bozmanın en açık sonucu ile.

İnsanlar, "özgürlük" ve "demokrasiden bahsederler, fakat kimin özgürlüğünden bahsettiklerini merak ediyorum. Dünyanın geleceğine doğru yön verdiklerini düşünenlerle çelişki içine girdiğimiz zaman susarız. Bu sadece burada, Guatemala'da değil, daha gelişmiş ülkelerde de böyledir. Benimsedikleri özgürlük, sonunda sadece onları yapanların yararına olacağı kurallar dahilinde yaşar. Bu sadece çok yönlü, fakat gizli yapılan bir anlaşmayla mümkündür: başka kimselerin ihtiyaçlarını dikkate almaksızın. Midece büyük oyuncular arasında varılabilecek fikir birlikleriyle.

Rehavetten çamura batmış durumdayız. Bu, bizleri yöneten değerlere baktığımızda daha açık hale geliyor. Burada kötü ahlâktan söz etmiyorum, ama biraz daha ciddi bir şeyden: bilincin gerçek özgürlüğü. Bu sevdiğimiz şeyleri yapmak anlamına gelmiyor. Bilinç özgürlüğü kişinin zihninde özgür olma halidir, yani benliğinde. Özgürlük her insanın birbirine ve Ana Karaya saygı duyduğu yerde uyum içerisinde yaşamaktır.

Gerçek özgürlükle, bizler sahiden var oluşun gerçek öncüleri olarak kendimizle ilgilenebiliriz, sağlıklı olarak çünkü hiçbir en-dişemiz yok, varlıklı olarak çünkü en değerli varlığımız doğruluk ve sadelik. Doğruluk özbilinçtir, yani birisinin kendi üstünlüklerini ve kusurlarını bilmesi. Kendimizi herhangi bir iç çatışma yaşamadan kabul ederiz. Bazı insanlar bizim sahip olmak istediğimiz yeteneklerle doğabilirler, fakat bizler de başkalarının arzuladığı yeteneklere sahibiz. Bu bir yarış değil. Gerçeklik bir diğerimiz için neye ihtiyaç duyduğumuzdur. Farklılıklarımız dengeyi oluşturur.

Bir kimsenin hayatındaki ulaşmak istediği mevki daha sorumlu ve alçakgönüllü bir kimse olacağı yer olmalıdır. Dünyadaki tüm hasta insanların dediği bir gerçek vardır: bu şekilde yaşanmaz. Büyüklerimin zamanındaki yöneticiler, bilgelikleri ve diğerlerine hizmet yetenekleriyle sevilir ve sayılırlarmış. Onlar daha yüksek mevkileri yaşam-boyu sürebilecek hizmetler göstererek kazanırlardı: en iyi siyasi mücadele toplum için çalışmaktır. Lider olmak bir onurdur, böbürlenecek ya da yarar sağlanabilecek bir şey değil. Onlar herkesin bu şekilde güçlü olduğuna inanmıyorlardı. Amaç dengeyi sağlamak ve Büyüklerin görüşlerini dikkate almaktı. Demokrasi, kendi bireysel çıkarlarımızı yerine getirmesi için hizmet edeceğini düşündüğümüz kişiyi seçmek değildir. Tamamıyla iyilik için çalışacak birini seçmek daha iyi olmayacak mıdır?

Bugünlerde, gücü olan insanlar korumalarıyla kurşungeçirmez araçlarının içinde seyahat ediyorlar. Gerçek yaşamdan soyutlanmışlar, en iyi ve tek olduklarına inandırılmışlar, çünkü birileri kulaklarına tatlı şeyler söylemiş ve sürekli mükemmel olduklarına inandırılmışlar ve böylece onlar da kontrol altına alınmışlardır. Eğer bu insanlar tamamıyla insanlara hizmet ediyorlar ve herkesin iyiliği için göz önünde duruyorlarsa neden korkmak zorunda olduklarını merak ediyorum.

Dünyayı paylaşmaya çalışanlar sadece süpergüçler değiller; gücü olan küçük topluluklar da savaş başlatırlar, bir şapka hareketiyle ülkeleri alt-üst edebilirler. Küreselleşme dünyanın kaynakları, menfaatleri ve servisleri için rekabet eden küçük parasal kaynağı olan komiteler yarattı. İdare edildiğimiz konusunda en ufak bir fikrimiz yok.

Bizler, daima evlerimizi doldurabildiğimiz kadar zenginlik göstergesi saydığımız eşyalarla doldurarak maddi varlık toplama yarışı içerisindeyiz, fakat bu mücadele içlerimizi boş bırakıyor. Yabancılaşma başladı ve yolumuzu kaybettik. Bizler hala en son çıkanın peşindeyiz, oturup güneşin doğuşunu seyretmek yerine. Ellerimizde dopdolu paketler var, fakat kalplerimiz boş.

Sözde sınırlar empoze ederek ve milletlerarası bölünmeler oluşturarak komşularımızdan nefret etme derecesine varırız. Baştan aşağı silahlarla donanıp en ufak bir tahrikle çatışmaya hazır bekleriz. Çocuklarımız gider ve bir daha geri dönmez. Onlar ülkemiz için ölmek ya da öldürmek için gönüllüdürler. İntikam, kısır bir döngüdür.

Bizler bağlılığın ve kanunların inanç ve vicdan değil de baskı ve korku üzerine temellendiği polis devletlerde yaşıyoruz. Ve şimdi, bizler diğer ülkeleri kuşatmayı, savaşlar başlatmayı ve yaratıldığı yolda yürüyenlere itibar etmemeyi borç bildiğini sanan, kendince insan haklarına uygun kararlar empoze etmekte haklı olduğunu düşünen bir dünya polisine sahibiz.

Özgürlük daha ciddi, fakat sonunda daha basit. Özgürlük barıştırır. O, bizim eylemlerimizle rahata erer. Bu, geleneklere uymak ya da ahirette daha iyi bir yaşam için beklemek değildir. Şu andaki daha iyi bir yaşamdır. Bu, yavaşlayarak ve pervasızca her yere koşuşturmak yerine çocuklarımızla oynamak için daha fazla vakit ayırarak başarılabilir. Böyle yaparak kendi yaşamlarımızı yansıtmak televizyon önünde oturup yaşamlarımızdaki gerçek amaçlarımızdan yoksun bir şekilde yaşamaktan daha iyi değil mi?

Bunların hiçbiri sadece bir ya da iki kişiyle çözülemez. Bu toplumsal bir problemdir.

İnsanlığın kaderi bu değişime nasıl hazırlandığına bağlı olacak. Harekete geçmek, olaylara daha olumlu bakmak ve bunun kör talih olduğu hissinden uzaklaşmak bizim elimizde. Düşünmek zorunda oldukları "dünyaya geldikleri yerin sonu" olduğu için, herkes "dünyanın sonu"nu saplantı haline getirmiş durumda.

Unutmayalım, hayat ebedi değildir. Er ya da geç bir son olacak, çünkü her birimiz bir gün öleceğiz. Kendimizi değerlendiren yine bizler olacağız. Ölüm anı, kendi değerlendirmemize kulak vereceğimiz son yer olacak ve sonrasında, yalan söyleyemeyeceğiz, kaçamayacağız, kandıramayacağız. O anda, adı hayat olan bu harika fırsatı nasıl değerlendirdiğimizin yanıtını vereceğiz. Varlığımız geçici belki, fakat kendimizi günlük çılgınlıklardan uzak tutmalı ve zamanlarımızı boşa harcamamalıyız.

Bu zamanlarda bir kültür olarak, bizim yazgımız bir ışık ve rehber olmaktır. Diğer yerlilerle birlikte, genç kardeşlerimize sesleniyoruz, onlardan bu içlerine düştükleri hayali oyunu oynamayı bırakmalarını ve uyum içindeki yaşama geri dönmelerini istiyoruz. İnsanlar olarak değerlerimizi yeniden oluşturmak için yaptığımız çağrıları kim duyarsa, doğaya zarar verip bilinçsizce yaşamayı bırakmamız gerektiğini kim kavrarsa, o kimseler yeni bir dünya inşa etmek için hayatta kalacaklar. Büyük bunalım değerlerden bir tanesidir - her kişinin insan olarak değeri. Eğer yanlışı seçersek, insanlık daha önce hiç olmamış bir şekilde yere çakılabilir. Bireysel için saygının hüküm sürdüğü, ne bir kişinin dışlandığı ne de bir şeylere maruz kalacağımız tek ulus, tek millet haline gelmeliyiz. Orası bir düşler ülkesi olacaktır, saygı ve uyumun hüküm sürdüğü, daha fazla sahteliğin değil de gerçek özgürlüğün olacağı bir yer. Maneviyatın baskıcı ve cezalandırıcı şekli ortadan kalkacaktır, çünkü hakikat hepimizin, her birimizin, içinde olacaktır. Bu bizim kaderimiz, insanlığın kaderin, Beşinci Güneş'in gelişi, sıfır yılı, B'alameb'in dönüşü, bilge insanları dönüşü.

Carlos Barrios, Kader Kitabı, sayfa 132 - 136
Fatih Keçelioğlu'ndan
Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

Alemtac

#18
Kesha Crowther'in 2012 hakkında yaptığı konuşma;

http://vimeo.com/16830337
 

sirera

#19
Carlos Barrios – 2012

Carlos Barrios, Maya büyüğü ve Kartal Klanının Ajq'ij'sidir (seremoni rahibi ve ruhsal rehber). Carlos ortalarda dolanan farklı Maya takvimleri ile ilgili bir araştırma başlattı. Bilgi kapsamını genişletmek için kardeşi Gerardo ile birlikte birçok öğretmenlerle çalıştı ve yaklaşık 600 geleneksel Maya büyüğü ile görüşmeler yaptı.

Carlos Maya hiyerogliflerinin, eski tas yazılarının, 'Chilam Balam' Kutsal Kitaplarının ve çeşitli kadim metinlerin birçok çelişkili yorumlarının bulunduğunu çabucak keşfetti. Carlos karışıklığa katkıda bulunabilecek olanlar için bazı güçlü sözler buldu:

Carlos Barrios: "Antropologlar tapınak sitelerini ziyaret ediyor ve kitabeleri okuyorlar ve Maya hakkında hikayeler uyduruyorlar, ama işaretleri doğru okumuyorlar. Bu sadece onların hayal gücü. Diğer insanlar Maya adına kehanetler yazıyorlar. Dünya'nın Aralık 2012'de sona ereceğini söylüyorlar. Maya büyükleri buna kızgınlar. Dünya sona ermeyecek. Dünya dönüşecek."

"Artık Dördüncü Güneş Dünyasında değiliz, ama henüz Besinci Güneş Dünyasında da değiliz. Bu ara zamandır, geçiş zamanıdır. Geçişte ilerlerken çevresel yıkım, sosyal kaos, savaş ve süre giden Yerküre Değişimlerinin çok büyük, küresel yakınsaması (kümelenmesi) var."

"İnsanlık devam edecek, ama farklı şekilde. Maddi yapılar değişecek. Daha fazla insan olma fırsatına sahip olacağız. Maya takvimlerinin ve kehanetlerinin en önemli zamanında yasıyoruz. Dünya'nın tüm kehanetleri, tüm gelenekler simdi birbirine yaklaşıyor. Oyunlar için zaman yok. Bu çağın spiritüel ideali eylemdir."

"Yerliler takvimlere sahip ve takvimleri doğru şekilde yorumlamayı biliyorlar – başkaları değil. Zamanı, mevsimleri ve döngüleri kapsayan Maya Takvimleri engin ve karmaşık olduğunu kanıtladı. Mayalar, Tzolk'in veya Cholq'ij gibi 17 farklı takvim olduğunu anlıyor, bunların bazıları zamanı on milyon yıl sürede doğru olarak gösteriyor.

"Her şey Maya takvimlerinin matematiksel döngüleriyle öngörüldü.

– O değişecek

– Her şey değişecek.

Maya Gündüz – koruyucular 21 Aralık 2012 tarihini yeniden doğuş, Beşinci Güneş Dünyasının başlangıcı olarak görüyor. Bu tarih galaktik ekvatordan geçen solar meridyen ve Dünya'nın kendisini galaksinin merkeziyle hizalamasıyla belirtilen ve ondan kaynaklanan yeni bir çağın başlangıcı olacak."

"21 Aralık 2012 gündoğumunda, 26,000 yıldır ilk defa Güneş Samanyolu'nun arakesitiyle ve eliptik plan ile birleşmek için yükseliyor. Kozmik haç, Kutsal Ağacın, Yasam Ağacının bedenleşmesi olarak düşünülür, dünyanın tüm spiritüel geleneklerinde hatırlanan ağaç."

Bazı gözlemciler 2012'deki galaksinin kalbiyle bu hizalanmanın, kozmik enerjinin Dünya'ya akması, Dünya'yı ve üzerindeki her şeyi temizlemesi için bir kanal açacağını ve her şeyi daha yüksek bir titreşim seviyesine yükselteceğini söylüyor. Carlos bize hatırlatıyor: "Bu işlem zaten başladı. Değişim şimdi hızlanıyor ve hızlanmaya devam edecek."

Eğer Dünya'nın insanları 2012 tarihine, Dünya'nın çok fazlasını tahrip etmeden iyi bir şekilde ulaşabilirse, yeni, yüksek bir seviyeye yükseleceğiz. Ama oraya varmak için yolu bloke etmeyi isteyen son derece güçlü kuvvetleri dönüştürmek zorundayız."

2012 yılı Kış Gündönümünde belirtilen tarih dünyanın sonunu işaret etmiyor. Maya takvimi hakkında yazan birçok Maya olmayan insan bu tarihi heyecan verici hale sokuyor, ama onlar bilmiyorlar. Bilenler, geleneği sürdürmekle görevli olan yerli büyüklerdir.

Carlos anlatıyor: "Su anda ekonomi bir kurmaca, hayal ürünü. Ağustos 1987'den Ağustos 1992'ye dek geçisin ilk beş yıllık kısmı, maddi dünyanın yıkılmasının başlangıcıydı. Şimdiye dek geçişe on yıl daha derin ilerledik ve finansal istikrar kaynakları adı verilen şeylerin çoğu gerçekte boştur, çökmüştür. Bankalar güçsüzler. Bu onlar için hassas bir an. Eğer dikkat etmezsek, küresel olarak çökebilirler. Simdi, insanlar dikkat ediyor."

Kuzey ve Güney Kutupları dağılıyor. Okyanuslardaki su seviyesi yükselecek. Ama aynı zamanda okyanusta, özellikle Küba yakınında kara yükselecek. Carlos, Guatemala'daki en son Maya Yeni Yıl seremonileri hakkında bir hikaye anlatıyor. Tüm yıl boyunca ıssız bir dağ mağarasında yaşayan saygı duyulan bir büyüğün seremonideki insanlarla konuşmak için Chichicastenango'ya yolculuk yaptığını söyledi. Maya büyüğü basit, direkt bir mesaj aktardı. Yaşamı ve ışığı desteklemede insanların bir araya gelmeleri çağrısını yaptı.

"Tam şimdi her insan ve her grup kendi yolunda gidiyor. Dağların büyüğü dedi ki, 'ışığın insanları bir araya gelebilirse ve bir şekilde birleşebilirse umut vardır. Kutupluluk dünyasında yaşıyoruz – gece ve gündüz, erkek ve kadın, pozitif ve negatif. Işık ve karanlığın birbirlerine ihtiyacı vardır. Bunlar dengedir."

"Su anda karanlık taraf çok kuvvetli ve ne istedikleri hakkında çok berraklar. Berrak şekilde taşıdıkları kendi vizyonları ve kendi öncelikleri ve de kendi hiyerarşileri var. 2012'de Beşinci Dünyaya bağlanamamamız için birçok şekillerde çalışıyorlar."

"Işık tarafında, herkes en önemli olduklarını düşünüyor, kendi anlayışlarının veya kendi gruplarının anlayışlarının anahtar olduğunu düşünüyor. Kültürlerin ve fikirlerin çeşitliliği var, bir rekabet, dağılma var ve tek bir odak yok."

Carlos karanlık tarafın yalanlama, reddetme ve materyalizm vasıtasıyla birliği engellemek için çalıştığına inanıyor. Ayrıca Dünya'yı daha yüksek seviyeye taşımak için ışık ile çalışanları yok etmek için çalışıyorlar. Eskinin, düşüş halinde olan Dördüncü Dünyanın, materyalizmin enerjisini seviyorlar. Onun değişmesini istemiyorlar. Birliği istemiyorlar. Bu seviyede kalmak istiyorlar ve sonraki seviyeden korkuyorlar.

Düşüşte olan Dördüncü Dünyanın karanlık gücü yok edilemez veya boyun eğdirilemez. O çok kuvvetli, bu yanlış strateji olur. Karanlık sadece, sadelik, samimiyet ve açık kalplilik ile karsılaştığında dönüştürülebilir. Bu, birliğe götüren şeydir, Beşinci Güneş Dünyasının anahtar kavramıdır.

Carlos Beşinci Günesin ortaya çıkan çağının çok fazla göz ardı edilen bir elemente dikkati çekeceğini söyledi. Geçmişte çeşitli devirlerde Toprak, Hava, Ateş ve Su dört geleneksel elementi baskın iken, Beşinci Güneş zamanında hesaba katılacak olan beşinci bir element olacaktır – bu element 'ETER' dir.

Sözlük Eteri, "tüm uzayı işgal ettiği varsayılan kuramsal bir madde" olarak tanımlıyor, uzayda elektromanyetik radyasyonun yayılmasını açıkladığı düşünülüyor. Belki "uzay arasındaki uzay" olarak tanımlanabilir. Güneş sistemimizden (Güneş) ve galaksimizden (Samanyolu) gelen yüklü parçacıkların hizalanması olarak tezahür edebileceğini ileri sürüyorum. Eter elementi spiritüel enerjiyi temsil eder.

"Beşinci Güneşin elementi gökseldir. Eter bağlamında, kutuplulukların bir araya gelmesi olabilir. İnsanlarda artık karanlık veya ışık olmaması, yükselmiş bir birlik olması. Ama tam şimdi karanlık alemi bununla ilgilenmiyor. Onu engellemek için organize oluyorlar. 2012'deki hizalanmaya hazır olmamamız için Dünya'nın ve onun çevresinin dengesini bozmak istiyorlar."

"Barış için ve diğer tarafla denge için birlikte çalışmalıyız. Bizi besleyen ve bize barınak sağlayan Dünya'ya özen göstermeliyiz. Diğer tarafa karşı koymak ve yaşamı korumak için birliği devam ettirmeye tüm zihnimizi ve kalbimizi koymalıyız."

"Huzursuzuz – artik oyun oynayamayız. Gezegenimiz yenilenebilir veya mahvedilebilir. Şimdi uyanma ve harekete geçme zamanıdır. Herkese ihtiyaç vardır. Nedensiz yere burada değilsiniz. Su anda burada bulunan herkesin önemli bir amacı var. Bu zor ama özel bir zaman. Büyüme fırsatımız var, ama tarihteki bu an için hazır olmalıyız."

Carlos anlatıyor: "Kehanet edilen değişimler gerçekleşecek, ama bizim tutumumuz ve eylemlerimiz bu değişimlerin ne kadar şiddetli veya ılımlı olacağını belirler. Eyleme geçmeliyiz, değişiklikler yapmalıyız ve bizi temsil etmeleri için Dünya'ya saygı duymak için politik eylemleri yapacak olan ve bizi anlayacak olan insanları seçmeliyiz"

"Meditasyon ve spiritüel uygulamalar iyidir, ama eylem de gereklidir. Kim olduğunuz ve ayrıca Dünya ile ilişkiniz hakkında berrak olmak çok önemlidir. Kendi geleneğinize ve yüreğinizin çağrısına göre kendinizi geliştirin. Ama farklılıklara saygı göstermeyi hatırlayın ve birlik için mücadele edin. Bilgece yiyin – çok fazla yiyecek hem süptil hem de kaba bedende bozulmaya neden olur. Bedeninize aldığınız şeylere dikkat edin. Besinleri korumayı ve enerjiyi muhafaza etmeyi öğrenin. Bazı iyi nefes teknikleri öğrenin, nefesinizin üstadı olun. Berrak olun. Büyük kökleri olan bir geleneği takip edin. Hangi gelenek olduğu önemli değil, kalbiniz size bunu söyler, ama büyük kökleri olmalı."

"Bir enerji dünyasında yaşıyoruz. Bu zamanda önemli bir görev herkesin ve her şeyin enerjisini hissetmek veya görmektir - insanlar, bitkiler, hayvanlar. Beşinci Güneş Dünyasına yakınlaştıkça, bu gittikçe önemli oluyor, çünkü Beşinci Güneş Dünyası "eter" elementi ile ilişkilidir – enerjinin yaşadığı alem. Barış için dua etmek için Dünya'nın kutsal yerlerine gidin ve bize yiyecek, giyecek ve barınak sağlayan Dünya'ya saygı gösterin. Bu kutsal yerlerin enerjisini yeniden aktive etmeliyiz. Bu bizim isimiz."

Basit ama etkili bir dua tekniği beyaz veya süt mavisi renkli mumlar yakmaktır. Barış içinde olan bir anı düşünün. Niyetinizi aleve söyleyin ve mumun ışığını savaş veya barış yapma gücüne sahip olan liderlere gönderin."

Carlos bunun insanlık ve Dünya için kritik biçimde önemli bir an olduğunu hatırlatıyor. Her insan önemlidir.

Carlos, geleneği almak üzere diğer ırkların Maya dünyasına gelebilmeleri için büyüklerin kapıları açtığını söyledi. "Maya, başka renklerin, başka ırkların ve başka spiritüel sistemlerin bulunduğunu uzun süredir takdir etmekte ve saygı duymaktadır. Maya dünyasının kaderinin, tüm dünyanın kaderiyle bağlantılı olduğunu biliyorlar."

"En büyük bilgelik basitliktedir. Sevgi, saygı, hoşgörü, paylaşma, minnettarlık, bağışlama. Bu karmaşık veya ayrıntılı değildir. Gerçek bilgi bedelsizdir. DNA'nıza kodlanmıştır. Tüm gereksiniminiz içinizde. Büyük öğretmenler bunu en başından beri söylediler. Kalbinizi bulun, yolunuzu bulursunuz.

 

(Çeviri: Saffet Güler)
Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

Alemtac

#20
9 Mart 2011: Birlik Dalgasının Şafağı

 

Carl Johan Calleman, Ph.D

 

Geçen sene 17 – 18 Temmuz 2010 Bilinçli Kavuşum olayında, Maya dalgalarının Dokuzuncu ve en yükseği evreni en yüksek varoluş haline getirirken,  çok sayıda insan toplandı. Bu olay Birlik bilincine doğru niyet oluşturmak ve yükseliş için bir üs olarak hizmet etti; çok çeşitli şekillerde sevinçle kutladık, Bali tapınaklarından Guatemala'daki Maya büyüklerine ve Kuzey'deki Sami'lerden (Sami ırkı) Kalahari'deki Bushmen'lere kadar. (Bushmen: Botsvana ve Namibya'ya komşu Kalahari çölünde yaşayan güney afrika halkı). İlk kez gezegenimizin küresel bir şifa çemberiyle çevrelenen kutsal bir yer olarak ortaya çıkışını görebildik.

 

Şimdi birlik bilincinin bu dalgasının 9 Mart 2011'de başlayan asıl başlangıcına yaklaşıyoruz. Bu dokuzuncu dalgadır, ayrıca Evrensel Altdünya olarak bilinir. Bu dalga on üç uaxaclahunkin (18 gün) periyodunu içerir, bu periyot evreni ve insan varlıklarını en yüksek bilinç hallerine yönlendirmek için tasarlanmış olan bir işlemi yürütür. Bu makalenin amacı bu dalgaya bazı ilave geri plan bilgisi, inisiyasyon tarihi sunmak ve dalganın enerjisini nasıl en faydalı şekilde kullanabileceğimizi önermektir. Bu, Maya takviminden anlaşıldığı şekliyle kozmik zaman planının temel yapısını tekrar özetlememi gerektiriyor.

 

Birçok insan son yıllarda Maya takviminin varlığı ve sözde bitiş tarihi hakkında bilgi sahibi oldu, ama şaşırtıcı şekilde, çoğu insan kadim yazıtların ne söylediğini özümsemedi. Gerçekte, takvimin sonundan söz eden sadece tek bir bilinen kadim yazıt vardır – Tortuguero'dan 6 ncı anıt taşı, takvim sona erince nelerin gerçekleşeceğini tanımlar. Bu kadim yazıtın son zamanlarda profesyonel Maya dili uzmanları tarafından okunmasına göre, "Bolon Yokte Ku'nun tam kıyafeti ve sembolleri/simgeleriyle görünmesine tanık" olacağız. Kutup değişimi, dünyanın sonu, galaktik hizalanma, güneş patlamaları, galaksinin merkezinden gelen radyasyon vs gibi Maya takviminin bitişiyle ilişkili duymuş olabileceğiniz başka her şeyin, aslında herhangi bir kadim Maya metninde temeli yoktur.

 

Görünür olarak Kadim Maya yazıtında zemini olan şey Bolon'dur, dokuz sayısı. İlk bakışta, Tortuguero Anıtının okunması şifreli görünebilir ve anlaşılması zordur. Ancak, bu yazıttan anlam çıkarmamızı sağlayan Bolon Yokte Ku ile ilgili birçok bilgi vardır. Anlaması çok önemli olan şey, Bolon Yukte Ku'nun Dokuz – Destek veya Dokuz – Adım olmasıdır, "periyot bitişlerinin" varlığı. Başka bir deyişle, Bolon Yukte Ku dokuz basamaklı kozmik piramidin ismidir. Kapsamlı gerçeklere dayanan doğrulamalar vasıtasıyla, bu piramidin evrenin en yüksek bilinç haline tırmandığı evrimin dokuz seviyesini sembolize ettiği gösterilmiştir.

 

Evrimin her seviyesi, Bolon Yokte Ku'nun, kozmik piramidin her seviyesi on üç zaman periyodu serileri vasıtasıyla gelişir. Bunlar, en alt seviyedeki hablatun'dan (1.26 milyar yıl), dokuzuncu seviyedeki 18 günün uaxaclahunkin'ine kadar uzanır. Bu, daha yüksek bir seviyeye her tek adımla yirmi kat frekans artışı ve zamanın hızlanması anlamına gelir. Yakında, 28 Ekim 2011'den itibaren dokuz dalganın enerjilerinin hepsi tam olarak tezahür edecek. Bu son tezahürün, kadim yazıtların Bolon Yokte Ku'nun tam kıyafetiyle görüneceğine tanık olunacağını söylediği şey olduğuna inanıyorum.

 

O zaman, bu dalgalar eşzamanlı olarak tamamlanırken, dokuz dalganın meyveleri tam olarak ortaya çıkacak. Eğer Mayalar dahil dünyanın kadim insanlarının kozmik kuvvetleri "tanrılar" olarak tanımlayarak kişiselleştirmeye eğilimli olduklarını kabul edersek, bu daha fazla kafa karıştırıcı olmaz, modern dünyada, biz bunları dokuz enerji dalgası olarak tanımlıyoruz.

 

9 Mart 2011'den itibaren, Bolon Yokte Ku'nun dokuzuncu ve en yüksek dalgası aktive edilecek. 13 x 18 = 234 günlük bu özel dalganın amacının, şimdiye dek sekiz alt dalga tarafından yürütülmekte olan evrenin tüm evrimini tamamlamak olduğu görünüyor. Bu, dokuz dalganın bilincinin değişen kutuplulukları hakkında bildiğimiz şeylerden, birlik bilincini birlikte yaratarak insan varlıklarına olanak sağlayan enerjileri sağlayarak bunu yapacak.

 

Bu, Dokuzuncu dalganın amacıdır. Bir an için kendimizi zamanda bulduğumuz çok önemli yeri düşünmek için duralım. Yaşam ve özellikle insan yaşamı sekizinci seviyeye tekamül etti. Gerçekte, Tikal'deki Büyük Jaguar piramidi gibi fiziksel bir Maya piramidine tırmanmış olanlar, bunu sekizinci seviyede zirveye yükselmek için nefeslerini tutarak zirveye yaklaşma hissiyle ilişkilendirebilirler. Şu anda yaşamın dokuzuncu ve en yüksek seviyesine tırmanmaya başlamak üzereyiz. Birçok insanın Temmuz ayındaki Bilinçli Kavuşum niyet oluşturma olayına katılması, bu çok önemli fırsata hazırlanmak içindi. Şimdi bu olayda oluşturduğumuz niyetleri izleyebiliriz ve gerçekte Birlik Bilincini birlikte yaratarak tezahür ettirebiliriz. Bunu takip etmenin ve bu olayın niyeti olan Birlik Bilincini tezahür ettirmenin zamanıdır. Şu anda başlamak üzere olan birlik dalgasının anlamı, Bolon Yokte Ku'nun tam ihtişamıyla görünmesini, kozmik planın ve dokuz evrim seviyesinin tamamlanışını birlikte yaratmamızdır. 9 Mart 2011 yaklaşırken, Birlik Bilincini birlikte yaratmaya başlamaya çağırılıyoruz; 9 Mart 2011 birlik dalgasının şafağıdır.

 

2011 yılı diğer yıllar gibi olmaya programlanmamıştır. Kozmik plan ile birlikte yaratıcılar olmaya ulaşmak için bu bizim son şansımız. Bu Gregoryan yılı başlarken, dolaşan mesajlar zamanın geçişiyle ilgili duygularımızın çelişmesinin arttığını yansıttı.  Diğer taraftan her yıl olduğu gibi şuna benzer her türde mesaj vardı: "harika bir 2011 yılı geçirmenizi umarım" veya "kendiniz için 2011'de ne yaratmak istiyorsunuz?", sanki 2011 diğer yıllara benzermiş gibi. Mesajlar, yıllardır birbirini izleyen lineer bir zaman görüşüne dayanarak, bireysel olana odaklanmıştı.

 

Diğer taraftan, Yeni Yıl civarında "aflockalypse" ile ilgili raporlar ortaya çıkmaya başladı. Çok sayıda balık, kuş ve hayvan görünürde bir neden olmadan öldü. Bu, sadece 2011'de zamanın lineer devamını işaret ediyordu. Aflockalypse muhtemelen frekans artışından dolayı oldu, Maya piramidinin dokuz seviyesi, insanların gezegenin ekolojisini dengeden çıkaracak kadar aşırı derece itelemesiyle birleşti. Eğer bu doğruysa, bu bizi yeni frekansa adapte olmaya çağırıyor ve ayrıca 2011'den kendimiz için bir şeyler istemeyi tamamen bırakıp egomuzun ilahi planın gerçekleşmesine hizmet etmek için yapabileceği şeyleri istemeliyiz. O zaman birliğin dokuzuncu dalgası var olma şeklimizde, birlik bilincini tezahür ettirme şeklimizde tam bir değişim için çağırır, bu da kozmik planın niyet edilen nıhai sonucudur. Eğer bu gerçekleşecekse, kozmik planın gerçekleştirilmesi için olağanüstü kozmik enerjiler çağırılabilir. Aslında, belki dokuzuncu dalga dünyayı kurtaracak olan Yargılama Günüdür.

 

Eğer her dalgayla frekansta yirmi kat artış oluyorsa, Dokuzuncu Dalga veya Evrensel Altdünya 13 x 18 = 234 günlük süreye sahip olacak ve sonra 9 Mart 2011 başlayacak. Bu, her biri bir uaxaclahunkin olan yedi gün ve altı ara gecede ilerleyecek. Maya takvimi dilinde, bu 18 günlük periyot anlamına geliyor. 18 günlük periyot iki adet dokuz günlük sayıma bölünebilir, çünkü her ikisi de hem yükselen hem de azalan bir faza sahip olacaktır ve bu şekilde klasik Maya takvimi ile bağlantıyı daha berrak görebiliriz. Eğer dokuzuncu dalga daha öncesinden evrimleşmiş olan şeyden uyum yaratmak ile ilgiliyse, o zaman görevimiz buna ulaşmak için ne yapacağımızla ilgili rehberlik için ilahi olana soru sormak olacaktır. Eğer küresel uyum istiyorsak, egolarımızın bizi yönlendirmesini isteyemeyiz. Bunun yerine şöyle sorular sormalıyız: "Kozmik plana hizmet etmek için ne yapabilirim?" veya " Birlik bilincini daha fazla tezahür ettirmek için ne yapmam lazım?" Eğer dokuzuncu dalganın günleri bu tür birlik bilincini üretmeye en çok olanak sağlayan zaman periyotları ise, o zaman bu Evrensel Altdünyanın bu günleriyle eşevreli olarak ilahi olandan gelen ruhsal rehberliğe dönmek zorunda olacağız.

 

Burada dokuzuncu dalga alfadan omegaya katılır, çünkü tarihte ilk kez dokuz günlük sayımı evrimin ön saflarına getiriyor. Bunlar olağanüstü zamanlar olacak ve burada geleneğe karşı gerçeğin seçimiyle karşı karşıya gelecek olmamız olasıdır. Bunun nedeni, eğer dokuzuncu dalga yeni altdünyanın evriminden bekleyebileceğimiz kuvvete sahip olursa, o zaman geleneksel tzolkin 13 x 20 günlerinin sayımından enerjisel olarak daha güçlü ve daha kuvvetli olacaktır. Başka deyişle, Dokuzuncu seviye güçte tzolkin'i aşan dokuz günlük bir sayım getirecektir ve kendilerini kozmik plana hizalamak isteyenler için bunu izlemek daha anlamlıdır. Yine elbette, tzolkin enerjilerin alt akımı şeklinde yaşamaya devam edecektir.

 

Evrensel Altdünyanın ritmi, 9 Mart 2011'de başlayan yoğunluğun artmasının dokuz günlük tırmanışıdır, bunu sonraki on sekiz (9+9) gün boyunca inen bir yoğunluk takip ediyor, 18 günlük (9+9) yeni bir iniş başlayıncaya kadar. Sonra Bolon Yokte Ku'nun tam kostümlü görünümüne tanık olabilmek için sonunda piramidin tepesine tırmanmak için bu dalgaya binmeyi öğrenmek zorunda olacağız. Bu on sekiz (veya dokuz gün) sayımını izlemek için takvimler Almanca (www.indalosia.de) ve İsveç dilinde mevcuttur (www.livsstrommen.se), ayrıca Almance Fransızca olarak websitelerinde bulunmaktadır (http://4-ahau.com/
Home.html).

 

9 Mart 2011'de herkesi bu yeni dalganın inisiyasyonunun bir parçası olmak üzere çağırıyoruz. Her biriniz aynı niyetleri paylaşan başkalarıyla iletişim kurmak için www.treeoflifecelebration.com sitesinin kullanılmasına hoş geldiniz. Burada önerilen şeyin temelde yeni bir şey olduğunun açık olması gerektiğini hissediyorum. Daha önce sadece belli belirsiz şekilde fark edilebilir olan evrim frekansı, dokuz gün sayımı, ana (üst) yönlendirici ritim olacak. Ve eğer bunun hakkında düşünürseniz, yeni bir dünyaya dönüşüm yüzyıllardır kullanılmakta olan takvimlerin yalnızca lineer devamının sonucu olabilirse bu gerçekten dikkate değer olacaktır.

 

9 Mart 2011'deki dokuzuncu dalgayı başlatma olaylarına veya kutlamalarına çağrı, sadece bunun bir başlangıç tarihi olduğunu, birlikte birliğe girme fırsatımızın başlangıcı olduğunu işaret ettiği anlamına geliyor. Ayrıca on sekiz günlük periyot boyunca, örneğin hafta sonlarında sizin için işe yarayacak kutlamalar ve birlik bilincine dönüşüm araçları bulmanızı teşvik etmek istiyoruz. Gerçekte fikir, dokuzuncu dalganın birlik bilincini üreten bu dönüşüm sürecinin sona ermemesi gerektiğidir.  Bu, 28 Ekim 2011 ve ötesine devam edecek. Birlik bilincine bu dönüşümün her yere nasıl getirileceği sorusuna tek bir doğru yanıt yoktur. Yine de, birlik bilincini tezahür ettirme ortak niyetini paylaşan herkes tarafından kullanılabilecek ve daha ileri geliştirilebilecek aletler mevcuttur. Her şey niyetle başlar ve eğer niyet kozmik planın amacına uyumluysa, artan şekilde meyve verecektir.

 

9 Mart 2011'de, 17/18 Temmuz 2010 tarihindeki bilinçli kavuşumda kollektif olarak oluşturduğumuz birlik bilinci niyetini hatırlayacağız. Bu kez, kolektif yaratıcılığımızı yeni bir arenaya uygulayarak birlik bilincini yaymak görevimiz olacaktır. Kozmosta nerede olursanız olun, bu son geri sayım için orada olun.

 

http://www.calleman.com/content/articles/dawn_of_the_unity_wave.htm

 

(Çeviri: Saffet Güler)
 

byyM

#21
- Demek ki Maya takvimi her halükarda işleyecek diye bir şey yok.

- Çünkü son noktada, insanlık bilinci, içindeki tanrısallığı keşfederek ve yaratıcı ve yıkıcı olabilecek kundalini enerjisini doğru kanalize etmeyi öğrenerek, insanı kamil olma yolunda kullanmalı. Dolayısıyla son aşamada sorumluluk tamamen insan ait. Çünkü insan bilincinin evrimleşmesi, bu bilincin ipleri ele almasıyla mümkün oluyor. Otomatik bir süreç yok. Maya takvimi bize planı sunuyor. Fırsat kapıları yarattığımız sürece olacak. Ne yaratırsak o olacak. İnsanlığın birlik bilincinde yaşamasını yaratmak istiyorsak bunu yaratacağız. Her bir insanın kendi tanrısallığını deneyimlediği, an be an, şimdide yaşadığı, ben sen illüzyonundan sıyrılmış, baktığı zaman birliği yaşayan bir bilinç. Örneğin Mayalar In Lak'ech derler. Ben başka bir senim, demektir. Birlik bilincinin yaşandığı bir dünya. Bu hayalimde o kadar güzel ki onu tanımlamak istemiyorum. Sanki tanımlamak enerjisini düşürebilirmiş gibi geliyor. Çok büyük bir fırsat kapısı. Kelimeyle şu anda ifade edemiyorum!

İzninizle dikkatimi çeken ve beni heyecanlandıran bir konuyu sizinle paylaşmak istiyorum. Burada bana göre ışığa, farkındalığa, kurtuluşa giden yolda büyük bir adım olan içindeki tanrısallığı keşfetmek konusu çok önemli. Okuduğum bir kitaptan bir bölümle bu konuyu pekiştirmek istiyorum.

" İnsana yapılan teklifler ( burada yaradanın kullarından istedikleri yani kurtuluşa giden yoldaki ipuçları kastediliyor ) , hep onun , kendini hakikatiyle tanıyıp, bunun gereklerini yaşaması ve hakikatinde bulunan özellikleri keşfedip değerlendirmesi amacına dönüktür. Yasaklamaların ardında da hep kişinin kendini beden kabullenerek , ölümü tattıktan sonra hiçbir ehemmiyeti kalmayacak nefsani zevkler uğruna kendisine verilen potansiyeli boşa harcamasını engellemek amacı güdülmektedir. Çünkü mevcut potansiyeli, hakikatini keşfederek dünya ve ölüm ötesi yaşamdaki güzellikleri elde etmesi için verilmiştir." 

Ahmet Hulusi-Esma Ül Hüsna

saygılarımla...


\'Mutlaka siz , boyutlar değiştirerek o buyutların uygun bedenlerine dönüşeceksiniz!\' ( 84/inşikak-19)