Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

varlığımızı arıyoruz

Başlatan bozadi, 03 Kasım 2009, 17:58:51

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

#15
gurdjieff'in a, b, c etkileri tanımına çok kabaca bir gözatmıştım ve pek bir netice çıkaramamıştım. tabii gurdjieff'in öğretilerini biraz daha derinlemesine araştırmaya başlarsam belki de bu konuda söyledikleri de çok daha anlamlı gelecek...

"içteki kh'yi keşfedip, korumak, tanımlamak gerekir" derken, buradaki koruma nasıl bir koruma, biraz daha açıklayabilir misin?

evet, bazen birbirimizle iletişim kurduğumuzu sandığımızda pek de iletişim kurmuyor olabiliyoruz. yani daha çok bir monolog olabiliyor. bu da duygu ve düşüncelerimizi bir şekilde ifade etmeye yoğun bir ihtiyaç duyduğumuz durumlarda daha çok oluyor sanırım. bu hepimizin yaşadığı ve yaşayabileceği birşey.

bunu subjektiflik olarak tanımlayabiliriz. bu konuda biraz daha objektifliğe ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. hiçbir bireye ait olmayan, ortak, iyicil, tutarlı, istikrarlı bir dil geliştirmemiz gerekiyor. ne kadar mümkün olabilirse.

bh'lik kh'lik konusunda sana şu görüşümü söylemek istiyorum: sen de ve ben de dahil olmak üzere hepimiz halen baskın olarak kh'yiz.

biz gerçek, objektif kh/bh tanımına henüz aşina değiliz. kullandığımız kavramlarda ciddi miktarda subjektiflik var. bir durumdan biraz daha iyi olan herhangi bir duruma bh deme eğilimindeyiz örneğin.

sana gerçek bh'likle ilgili bir tasvirde bulunayım: eğer şu anda gerçekten "bh olursan", geri dönüşsüz olarak hayatında bir daha hiçbir şeyden korkmaz, hiçbir depresyona girmez, kontrolünü yitirmez, daimi bir huzur ve sevinç haliyle sürdürürsün varoluşunu. bir daha hiçbir şeyi dert etmezsin. senin için, en azından kendin için dert kavramı tarihe karışır. anlıyor musun?

ve bu söylediklerim "geri dönüşsüz"dür. yarım saat, 3 gün, 10 yıl sonra bu pozitif durumda bir azalma olmadığı gibi, sürekli daha pozitife doğru ilerlersin. mutlak şekilde geri dönüşsüz, daima ileri yani.

açıklanabilir bazı nedenlerle, bu durum seni artık 4. yoğunluk yapar. ve aynı zamanda bu enkarnasyonunun sonu olur. muhtemelen 5. yoğunluğa kısa bir ziyaretten sonra, bir dördüncü yoğunluk pozitif ortamına enkarne olursun.

gerçek bh'liğin, gerçek pozitifliğin ne anlama geldiğiyle ilgili kastettiğim şeyi anlayabiliyor musun? pozitiflik işte öyle birşey.

bizim günlük yaşamımızda iyilik, pozitiflik dediğimiz şeyler sadece karşılaştırma yapılan bir negatifliğe nazaran pozitif olan şeyler. ya da saptırılmış, zorlanan şeyler. zorlayıcı duygusal etkilere batmış, sadelikten, netlikten uzaklaşmış, yozlaşmış pozitiflik anlayışları.

bu bilgileri ra-ple-kas bilgilerine dayandırıyorum.

diyeceksin ki, "bh ile ilgili tanımladığın şeyleri zaten bir şekilde duyumsuyoruz." ama sürekliliği yok! gerçek bh'nin farkı bu. geri dönüşsüz, mutlak. en basit. en kolay. pürüzsüz. mükemmel.

o yaşadıklarımız sadece birer "bh sızıntısı." çok geçici. bunları yaşıyor olmamız yine güzel birşey tabii. birer bh adayı olabileceğimiz anlamına geliyor.

ama bh adaylığının ve bh olmanın, kh olmanın ne anlama geldiğini bilmen için dünyanın, insanlığın hikayesiyle ilgili bilgilerini de arttırman lazım. ve insanlığın neden kh olduğu... nasıl olduğu... şu anda ne durumda olduğu... 4. yoğunluğun ne olduğu... bizim için büyük resmi oluşturan çeşitli parçalar.

tanımımı/iddiamı şu şekilde sürdüreyim: hayatın boyunca hiçbir bh insan varlığı görmedin. ben de görmedim. görmemiz de pek mümkün değil, çünkü dünya koşullarında, bir bh varlığı bir beden içinde, sosyal bir ortamda kalamaz. bh'nin ne anlama geldiğini anlayabilirsen, bunun neden makul birşey olmadığını da kolaylıkla anlarsın.

tabii güçlü bh eğilimli varlıklar olmuştur. bunlar hemen her durumda görevli, özel olarak gelmiş varlıklardır ve gelişleriyle birlikte kh'liğe bulanırlar. yani kh'leşirler. yani nereden geldiklerini unuturlar. onların tek farkı, onları gönderen ekibin onları mümkün olan belirli bir oranda uyandırması ve yapmaları gerekeni mümkün olduğunca yaptırmasıdır. ve öyle bir varlığın uyanması ve görevini yapması da onun o koşullarda hemen tekrar bir bh varlığı olduğu anlamına gelmez. bir varlığın insanlarla konuşabilmesi, anlaşabilmesi için o varlığın azımsanamayacak bir oranda kh'liğini sürdürmesi gerekir. yoksa o insan kimseyle konuşamaz, anlaşamaz, onların deneyimlerinde yaratmak istediği farkı yaratamaz.

eğer misyonu bitmişse, dünyanın karmik döngüsüne yakalanmamışsa, ve artık dönme isteğindeyse, ölümünden sonra spatyomda belirli bir şifa döneminden sonra dünyaya dönmeyip ilgili yoğunlukta bh'de kalabilir.

tanımladıklarımın "istisnaları" olmuş olabilir. ama istisnalar kaideyi doğrular.

bu tanımladıklarımı, ra-ple-kas bilgilerinin ve diğer okuduklarımdan hatırladıklarımın bir sentezlemesine dayandırıyorum. biraz da bazı boşlukların sezgiyle doldurulması tabii. hatalı tanımlar yapmış olabilirim ama genel olarak söylediklerimin doğru olduğunu düşünüyorum.

yani biz kh'nin, bh'nin tam olarak ne anlama geldiğini bilmiyoruz gerçek manada. umarım bu ortamdaki çabalarımızla bu konudaki bilgilerimizi arttırırız.

Gregorsamsa

#16
Sevgili Bozadi, ne güzel ifade etmişsin, teşekkür ederim. Aynen katılıyorum. Site de son yayımlanan 28 Ağustos 1999 celsesinde K'ların da dedigi gibi, BH olmayı ummak ya da istemek dahi KH bir yan içeriyor. Aslında bunu K'ların da söylemesi gerekmiyor, üzerinde biraz düşününce sebebini anlamak kolay. Bu durum da bir umutsuzluk kısır döngü filan içermiyor. Aslında bizler 3. Yoğunluk varlıkları olarak ilerilerde bir yerde bir ışık görürsek hemen ve aceleyle oraya varmayı arzuluyoruz. Tamam diyoruz, bildim ve oldum. İçimizde de kötü bir niyet yok. Bh olmak istiyorum. Sanırım kaba bir benzetmeyle katoliklerin günah çıkarmasına benzer bir yanıyla bu tutum.Tamam da arkadaşım, güzel ışığı gördün, ama bir yüyümeye başla o yöne doğru. Yolculuğun da keyfini çıkar. ZATEN HENÜZ ORAYA VARMADIĞIMIZIN EN BÜYÜK KANITI BU IŞIK HAKKINDA KONUŞUYOR OLMAMIZDIR HALA.
 

Tsunami

Sevgili Bozadi ve sevgili Gregorsamsa\'ya tamamen katildigimi belirtmekle birlikte kisa bir ekleme de ben yapmak istiyorum:

Isigi görmek, bir ayricalik degildir bizler icin. Isik oradadir ve görülecektir er gec. Bazi durumlarda isik gözleri kamastirir, önümüzü göremeyecek bir hale gelebiliriz. Bilgi, varligi ilk basta karistirir. Durmak , durulmak, hazmetmek, bilgiyi realitemize cekebilmek gerekir. Aksi takdirde ortaya cikan sadece bulaniklik, kafa karisikligidir.
Gercek sadedir, kolay anlasilir ve kolay anlatilir. Bilgiyi varligimiza ne kadar mal edebildiysek, o kadar net ifade edebiliriz. Ne kadar karisiyor ve karistiriyorsak o kadar \"bilgiye sadece hamallik\" etmis oluyoruz.

Yani durulmak, sadelesmek, basitlesmek cok önemli...Yolumuzu net görebilmek ve yolumuzu sasirmamak acisindan.
 

bozadi

#18
:-)) yapmaya çalıştığım tanımlardaki eksik/problemli bazı yanlarla ilgili çok önemli, geliştirici şeyler söylemişsiniz arkadaşlar. sağolun.

sirera

#19
Bh i tam tamına yaşamanın imkansız olduğu gerçeğine katılıyor olsam da imkansızın da gerçekleşme olasılığının var olduğuna inancım tam:) Hepimizin kh olduğu kesin fikrine  katılıyorum. Söylemek istediğim yaşamımızda çok küçük bir değişikliği sağlayabildiğimiz farkındalıklar ancak içimizdeki kh yapısını görmekle başlıyor. İkinci yoğunluktaki varlıklara yardım etmek onlar için hayatı daha yaşanabilir ve özgür kılabilmek için yapılan eylemler (günü kurtaran onları doyurmak-kalıcı yasa değişiklikleri vs) bunlar bile kh yi destekleyen bir anlam içeriyor. Onlara yardım ederken içimizde doyurulmak istenen ve özgür kalmak isteyen bir ben i de doyurduğumuzu, özgür kalmayan isteyen o ben için mücadele ettiğimizi görüyoruz. Diğer taraftan da hiç konuya bulaşmayanlar sizin cennetlik olduğunuzu söyleyerek kendilerindekini de beslemektedirler.
Ya da komşumuz kocası-karısı tarafından şiddete maruz kaldıysa ve siz de olayın içinde çözüm bulma mekanizması haline geldiyseniz, yaklaşımlarınız nasıl olmaktadır. Duruma gösterdiğiniz tepkiniz sizin de içinde olduğunuz bu durum sizin kendine hizmet eden ben inizi hangi koşulları yaratıp beslemiştir.  Bu koşulları görebilmekyi istiyorum, tanımlamak istiyorum. Bu tanımın ben lerde varolan arzuların ve karmik döngüde yakalandığımız ruhsal ajitasyonu netleştirebilirliğini düşünüyorum. Bu nedenle korumak ve tanımlamak istiyorum.
Madem kh yiz sevgiyle koruyup tanımlayabileyim ki huzur olsun. Değişim olsun.
Bulanıklık ve kafa karışıklığı algısına yol açtıysam özür dilerim. Öğreniyorum.
Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

bozadi

#20
sevgili sirera, kh'yi korumaktan kastettiğin şey, bildiğimiz en negatif tarafımızı kabul etmek, yargılamadan onu gözlemlemek, onun bizim için sürekli sorun yaratmaması, tam tersine, iyileşmenin, bağışlamanın, şefkatin bir aracı olması anlamında mı? bu anlamdaysa, buna sonuna kadar katılıyorum.

madem kh'yiz ve bunu bir şekilde itiraf edebiliyoruz (adeta bilinçaltına ittiğimiz negatif bir deneyimimizi kabullenmede olduğu gibi), o halde nispi pozitiflik, yapıcılık namına yapmanın uygun olduğu şey, durumu elimizden gelen bir şekilde, yargılamadan kabul etmek, hatta bir şekilde buna bir tür saygı duymak. ve bu da ancak yine var olan ve arttırma isteğinde olduğumuz bh eğilimlerimiz sayesinde olabilir.

bozadi

#21
aslında bu bir kutlama sebebi!!!

yaşasın kh olduğumu anladım! hmmm, demek sorun buymuş!! kh'yim!! "herkesle" birlikte ben de negatif baskın bir bireyim!!! herkes gibi!!! o yüzden bu kadar çok derdim varmış!!! o yüzden dünya bu halde!!! insanlar bu yüzden, hayat bu yüzden böyle!!

oh be!!!! ben de bütün sorun, bütün suç bende sanıyordum!!! heyyooo!!!

bozadi


Tsunami

#23
Kabul, bir saliverme bicimi aslinda :) Kh'yiz dedigimiz anda -yani bunu görerek ve samimi bir kabul seklinde- kh olmaktan bir miktar uzaklasiyor olabiliriz:) Nasil ki kendimizdeki olumsuz duyguyu görüp kabul ettigimizde , onu salivermis oluyorsak, bu da böyle belki. Söyle ki; herkes "ben bencilim" diyemez. Bencilim diyebilmek , bir miktar kendinin disina cikabilip bencilligi görmeyi ve tanimlamayi gerektirir. Gercek anlamda bencil olan biri, bunu görmez; kendisine söylense bile itiraz eder. Ama bencilim diyebildiginiz yerde, bencilligi kendinizden ayri bir bicimde görebiliyor oldugunuz anlamina gelir. Yani bencillik bir tutumdur, bu tutuma sahibim  ama ben o degilim , demektir. Özdeslestirme olmadigi sürece, olumsuz duygular ve tutumlar saliverilebilir. Konuyla cok ilgili degil ama konu bencillik oldugu icin söylemeden gecmek istemem: bencilim, diyebilenler aslinda "benci"dir. Gercek benciller, bunu göremez ve kabul etmez. Benci'lik olmamiz gereken bir sey bence. herkes kendini yasayabilmeli ve ifade edebilmeli özgürce.

Gercek anlamda kh'yiz dedigimiz yerde, kh'yi bir gömlek siyiriyoruz bence üstümüzden:))Kendine bakabilmek, sorgulayabilmek bh bir eylem ne de olsa:)
 

sirera

#24
Benci'lik evet güzel açıklamışsınız Tsunami, çevremizdekileri affetmenin de bir yolu evet Bozadi. Teşekkür ederim tanımladığınız için. İlaç gibi geldi değerli Tgur'un yazısı.
C tesirleri içindeyken B tesirleri içindeki mekanizmada yaşayıp A'daki ısdırabı anlayabilmek kolay, acı verici, iyileştirmeyi istedici. Hele ki C Tesirleri içinde yaşayıp kimselere anlatamayanları düşünsenize,
 
ŞÖYLE GARİP BENCİLEYİN

Acep şu yerde varm'ola
Şöyle garip bencileyin
Bağrı başlı gözü yaşlı
Şöyle garip bencileyin

Gezdim Rum ile Şam'ı
Yukarı illeri kamu
Çok istedim bulamadım
Şöyle garip bencileyin

Kimseler garip olmasın
Hasret oduna yanmasın
Hocam kimseler duymasın
Şöyle garip bencileyin

Söyler dilim ağlar gözüm
Gariplere göynür özüm
Meğer ki gökte yıldızım
Şöyle garip bencileyin

Nice bu dert ile yanam
Ecel ere bir gün ölem
Meğer ki sinimde bulam
Şöyle garip bencileyin

Bir garip ölmüş diyeler
Üç günden sonra duyalar
Soğuk su ile yuyalar
Şöyle garip bencileyin

Hey Emre'm Yunus biçare
Bulunmaz derdine çare
Var imdi gez şardan şara
Şöyle garip bencileyin
YUNUS EMRE

Bir anlayışın var olması ve hareket ediyor olması umut verici.
Bencillik gibi kibir gibi konformistlik gibi birçok zaafı tanımlayıp salmak da bu acı verici deneyimleri içinde herkesi anlayabilmeyi getiriyor gibi.
Beton ağır, çelik serttir ama çimenler her zaman galip gelir. (Yabanıl'dan)

bozadi

#25
Alıntı YapKabul, bir saliverme bicimi aslinda :) Kh'yiz dedigimiz anda -yani bunu görerek ve samimi bir kabul seklinde- kh olmaktan bir miktar uzaklasiyor olabiliriz:) Nasil ki kendimizdeki olumsuz duyguyu görüp kabul ettigimizde , onu salivermis oluyorsak, bu da böyle belki. Söyle ki; herkes "ben bencilim" diyemez. Bencilim diyebilmek , bir miktar kendinin disina cikabilip bencilligi görmeyi ve tanimlamayi gerektirir. Gercek anlamda bencil olan biri, bunu görmez; kendisine söylense bile itiraz eder. Ama bencilim diyebildiginiz yerde, bencilligi kendinizden ayri bir bicimde görebiliyor oldugunuz anlamina gelir. Yani bencillik bir tutumdur, bu tutuma sahibim ama ben o degilim , demektir. Özdeslestirme olmadigi sürece, olumsuz duygular ve tutumlar saliverilebilir. Konuyla cok ilgili degil ama konu bencillik oldugu icin söylemeden gecmek istemem: bencilim, diyebilenler aslinda "benci"dir. Gercek benciller, bunu göremez ve kabul etmez. Benci'lik olmamiz gereken bir sey bence. herkes kendini yasayabilmeli ve ifade edebilmeli özgürce.

Gercek anlamda kh'yiz dedigimiz yerde, kh'yi bir gömlek siyiriyoruz bence üstümüzden:))Kendine bakabilmek, sorgulayabilmek bh bir eylem ne de olsa:)

aynı fikirdeyim Tsunami. kh'liğin farkına varmadaki niyetim kh'liği azaltıp bh'liği arttırmak.

"benci" olma kavramı da uygun bence. maharaj'ın anlattığı şeyi hatırlatıyor. gerçek benliğimizle özdeşleşmeye yöneliş.


Alıntı Yap
Bir anlayışın var olması ve hareket ediyor olması umut verici.
Bencillik gibi kibir gibi konformistlik gibi birçok zaafı tanımlayıp salmak da bu acı verici deneyimleri içinde herkesi anlayabilmeyi getiriyor gibi.
[/i]

sirera, aynı inanç ve düşüncedeyim. yunus emre şiiri de iyi geldi doğrusu. sağol. : )

isiklidusler

#26
Ben bir mülteciyim
Yüreğimde yaşıyorum
Esir değil kul hiç değil

Burda aslında sınır yok
Kazanmak kaybetmek yok
Burda savaş çıksa bile ölen yok

Tüm hayallerin sonsuzluğa
Ve sona erebildiği yerdeyim
Tüm niyetlerin bedenleri varmışcasına
Görülebildiği bir yerdeyim

Kendimde yaşıyorum

Tüm sözcüklerin cümlelerden kurtulmuş gibi
İncitmeden özgür kalabildiği yerdeyim

Yüreğimde yaşıyorum

Kendimde yaşıyorum
 

isiklidusler

#27
bu arada sözler şebnem'in-şebnem ferah'ın eklemeyi unutmuşum;

ve bu sözlerde;


 Kelimeler yetse,
-
ne ahlak ne de sevgi gökten dünyaya indi
insanlık istedi keşfetti hepsini
---

içimde, içinde yüzdüğüm bir deniz var
-

Kim, bu ben?
-

sen hiç, 'hiç' oldun mu ?
-
Kim bu susan?
-

her şey insanlar için, görmek öğrenmek için
-

Kaybetmeye gerek yok bulmak için
-

Hep sanmışım
-

Aynıydı gökyüzümüz
Berraktı umutlarımız
Farklıydı seslerimiz
Aynıydı gerçeğimiz
İnsanlığa ne oldu

Ormandık kül olduk
İnsandık kul olduk
Bittik artık
--
kelimeler yetse daha neler neler bulurdum
--

öyle şeyler söyleyebilmek isterdim ki anlatabilmek
öyle şeyler gösterebilmek isterdim ki resmedebilmek
öyle bir ilaç bulabilmek isterdim ki kurtulabilmek
bıçakla keser gibi kesip atabilmek bütün her şeyi

-
kesebiliyorsan ruhumu, dene; duygularımı, yüreğimi;
Beni ben yapan içimdeki sesleri susturamazsın

--

Biz hepimiz uyuduk bittik yalnızlıktan
,
Sür yüzünü yüzüme korkma yalnızlıktan
--

Bitmesin sürsün bu düş
Sende düşün sende konuş
--

bir oyun oynayalım mı?
herkes açsın kalbini
-----

Yorgun geldim bu dünyaya kimse bilmez
sonsuzluk benim olsa fayda etmez
Söylerim ben senin yerine
İşte ben böyle öldüm gittim kendimi gömdüm
Sonra toprağa sordum dünya böyle değildi

----

Birden, aniden buharlaştık
Bol kitaplı bir odada
Dünya yavaşça önümde uzandı.

Yel değirmeni rüzgarla,rüzgar uçurtmayla geldi.
Uçurtma bir çocuğun gözünden dünyayı korkuyla seyretti

Kundağında kundaklanan bir ruh
Vicdanlardan göğe taştı
-----

hic islanmadan yüzmek ne kadar mümkünse
hic yanmadan atesle ne kadar oynanabilirse
icinde yasamak varken teget gecmek dünyaya
iste bana öyle geliyor cünkü zaman gecip gidiyor
avuclarinda hissetmek varken
birinin ellerini sikica tutup sevmekten güvenmekten korkar olmusuz
kapilari kapatmak yetmemis bir kücük asma kilitle insani insan serrinden sakinmisiz
gözlerimiz var ama görmek istemedikce yüreklerimiz var ama
iste bana öyle geliyor cünkü zaman gecip gidiyor
zamanimiz var ama korkmayi sürdürdükce
ruhumuz var teslim etmeden önce

Biz hepimiz uyuduk bittik yalnızlıktan