Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

Durugörü ya da Uzaktangörü Nedir?

Başlatan Alemtac, 11 Temmuz 2009, 19:30:58

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Alemtac


Klasik anlayışa göre gelecek bilinemezdir ama görelilik ve kuantum kuramına göre, gelecek-geçmiş ve şimdi aynı anda olabilir. Beş duyunun dışında, eşyaları, olayları ve düşünceleri algılama ve görme yeteneğidir. Normalde agısal deneyimlerimiz duyular ile olur ve durugörü bunun sıradan duyular dışında algılanan tipidir. Duyularla (görme-işitme) yoğun bir veri girişi olur ve daha güvenilirdir duyularımız. Uzaklığa bağımlıdır ve belli uzaklığın dışındaki sesleri ya da görüntüleri göremeyiz. Doğrudan duyusal alıcı organlara etki ile ortaya çıkarlar: göz, kulak gibi. Sıklıkla da bu duyusal girdiler bilincimize ulaşırlar. Uzakatan girüde ise, silik veriler algılanır ve güvenilirleri azdır, net değildirler, solukturlar. Ancak, uzaklıktan ve zamandan bağımsızdırlar. Çoğunlukla da, beyinde ağır basan normal duyular tarafından bastırılırlar. Ezilirler. Bu nedenle bilince ulaşmaları sıklıkla engellenir. Ancak belli durumlarda, yarı uykululuk hali ama farkındalığın devam ettiği bir durumda, rüyalar esnasında bilincin baskılayıcı etkisi azaldığından duyudışı algısalamaya daha açık hale geliriz. Bir çok durugörü çalışması ve araştırması, günlük hayatta işe yarar bir şey olarak araştırılmasından dolayı "bilinçli" durugörü şeklinde yapıldığından, uzaktangörülerin netliği azalır ve etkisi zayıflar. Özellikle, uzak gelecek durumlarında ve karmaşıklığın arttığı durumlarda, bilinmenin keskinliği de azalmaktadır.

Durugörü Tipleri

l. Sıradan Durugörü
Herhangi bir anlam ve mesaj taşımayan bir takım imajların görülmesidir. Çoğunlukla gözler kapalıyken beliren birtakım imajlardan oluşur. Durugörünün ilk aşamasıdır. İnsanların belli bir bölümünde bu yetenek kendiliğinden işler durumdadır. Ve bu oran hiç de küçümsenemeyecek boyutlardadır... Bu seviyede bir durugörüye sahip olan kişiler, gözlerini kapadıklarında istedikleri imajları rahatlıkla görebilirler. Bu imajlar ya kendi isteklerine bağlı olarak görülür, ya da bir takım imajlar otomatik olarak gelip geçer.

2. Mekansal Durugörü

Uzakta meydana gelen olayları ya da yerlerin algılanması ve görülmesidir. Normal olarak görülmesi mümkün olmayan uzaktaki bir yerin veya kapalı, saklı olan şeylerin görülerek tariflerinin yapılabilmesi bu seviyeli bir durugörü yeteneğinde mümkündür.

3. Zamansal Durugörü

en gelişmiş safhasıdır. Durugörünün bu safhasında görülen imajlar geçmiş bir zaman diliminde meydana gelmiş olan bazı olaylarla ilgili olabileceği gibi gelecekte ortaya çıkacak olan bazı olaylarla ilgili de olabilir. Burada da adeta bir film seyredermişçesine olaylar izlenebilir. Bu derece gelişmiş bir durugörü yeteneğine sahip olan kişilerin sayısı bir hayli azdır. Çok ender olarak görülür.


Ünlü Durugörücüler      

 
Ingo Swann

1933'de doğdu. Çocukluğundan beri psisik deneyimler geçirmis oldugundan, 1960\'larin, sonlarinda Amerikan Psisik Arastirma Dernegi\'nin (ASPR) \'durugörü\' \'telepati\' ve \'ölüm-ötesi deneyimi\' arastirma programlarina süje olarak katildi. ASPR\'de ve daha sonra Stanford Arastirma Enstitüsü\'nde (SRI) yapilan deneylerde, \'cografi durugörü\' yetenegiyle deneyin yapildigi yere çesitli uzakliklarda bulunan bölgelerin durum ve kosullari hakkinda bilgi vermekle kalmadi, Jüpiter ve Satürn gibi gezegenlerin cografi özellikleri hakkinda da bilgi vermeyi basardi.

Uzaktangörü yeteneği en güçlü olan kişilerden biridir. ABD'de askeri proje olan STARGATE projesinde denek olarak kullanılmıştır. Kendisini "psişik" olarak değil de "bilinç arayıcı" olarak tarfiler. İki fizikçi tarafından (Russell Targ ve Harold Puthoff) uzaktangörü yeteneği yıllarca katı deneylerle test edilmiş ve testleri başarı ile geçmiştir. CIA tarafından desteklenen projelerde denek olarak kullanılmıştır. Özellikle coğrafi koordinatları (meridyen ve paralelleri) tespit etmede en büyük yeteneklerdendir. Belli hedefleri uzaktan görme konusunda %85-95 hedef tutturabilmektedir. Swann bu yetenegiyle, soğuk savas döneminde, Antarktika\'da buzlar altinda bir Rus denizaltisinin gizli oldugunu bilebilmiş ve Ruslar, Amerikalilar\'in bunu nasil keşfedebildiklerini anlayamamışlardır.

Swann üzerinde yapılan çalışmalar konum olarak astronomiye kadar uzanmıştır. 1973 yılında, etrafında halkası olan tek gezegen Satürn kabul ediliyordu. Swann, 1973 yılında, Voyager uzay aracı Jüpitere gitmeden önce "etrafında halkaları var" ve bu halkalar ince taneciklerden oluşuyor diye söylemiştir. 1979'da Voyager, halkaları doğruladı. 1972-1979 yılları arasında yirmibeş cinayet üzerinde çalıştı ve bunlardan ancak üçü başarılı sonuç verdi.

2001 yılında Michael Persinger, Swann'in durugörü sırasında beyin çalışmasını inceledi. Normalın dışında yoğun bir uyumluluk hali ortaya çıktığını tespit etti.

Gerard Croiset (1909-1980)

Bir çok cinayet ve kayıp için durugörü çalışması yapmıştır. Danimarka polisi ile sıkı bir çalışma içine girmiş ve katili tarif etmiş hatta bir vakada ismini bile verebilmiştir.

Joseph McMoneagle

Özellikle askeri amaçlar için çalışmıştır. Çin'in nükleer çalışmaları, Kaddafi'nin ne yaptığı ve İran ile ilgili askeri uzaktan durugörülerle bilgiler vermiştir. Rehi ve uçak bulma işlerinde başarı oranı &685 oranına çıkabilen bir durugörü uzmanıdır. 1979 yılında, Rusya da yapılan yeni bir Typhoon sınıfı deniz altının varlığını gördü ve 1980 yılında uydu fotoğrafları ile bu durugörüsü kanıtlandı. Bütün bu başarılara rağmen başarısızlıklar da yok değildi. AIDS aşısı, ruhun bilimi, Hristiyanlık olmaksızın yeni bir din gibi 2002-2006 yılları arasında bilgiler vermişti. Ama hiç biri gerçekleşmedi. Buna karşın, gerçekleştirdikleri çok dikkat çekicidir. "The Dead Zone" adlı psişik bilim kurguda Usame Bin Ladin için "The Hunt for Osama, 2003" adlı kısmını yazdı ancak dizinin bu kısmı gösterime girmedi. Neden girmediği ise bilinmiyor.

www.kuantumbeyin.com