Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

DETERMİNİZME KUANTUM BAKIŞ

Başlatan Tgur, 20 Kasım 2012, 15:51:28

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Tgur

Kuantum anlayışla bilinenleri değerlendirmek ,saplantıdan kurtulmak, acaba bu mudur..

Bir aralar \"Determinizm çık aradan\" şeklinde bazı şeyler söylemiş Tiversonus ile karşılıklı söyleşmişiz Konuyu yeniden taradım

Yanıldığımı anladım,

Oluş hadisesinde ortağız ifadesini fırsat bulduğum her durumda dilimden düşürmedim,halen inancımın ana direğidir, bu özellik dolayısıyla olma hadisesinde bir devamlılık,doldukça taşmak gibi karakter, analyışımın son noktasındaydı ,

Bu karakterin devreye girmesi için \"zaman\" en önemli özelliktir zamanı tırnak içine aldım, zira konunun özünü belirleyen faktör, zaman ve zamansızlıktır.

Lineer döngünün uygulandığı bu 3 B ortamında olma işinde tesbit edebildiğim kadarı ile şu faktörler ön plandadır,

Zaman-Dualite-Denge

Olmanın başlangıcı ve bitimi sınırlamaları için zaman gereklidir,

Olmanın ivme kazanması yani motivasyonu için Dualite olmalıdır ,zira iniş ve çıkışları devreye alınmayan veya ders alıp ilgilenilmeyen bir hayat, yaşanmış kabul edilemez, tekrarlanmaya mahkümdür..

Denge ise, bu anlamda, etki ve ona oluşan tepkiyi içine aldığı gibi, terazisel dengenin sağlanması olarak da izah edilebilir, yani  doğaya, hayvana, insana zarar veren her  davranış, karşılığını bulacaktır, hangi varolan tarafından yapılırsa yapılsın.Burada her varolan kavramı atom altı parçalardan insana kadar uzanan madde yapısını kastetmektedir.

Bu arada dualite ve dengenin üst yoğunluk yansımaları olduğunu da  unutmamalıyız,

Ve ayrıca zarar kavramını da stabil yani durağan halden çıkmaya doğru iten her türlü tesir olarak da belirtebiliriz.

Bu noktada, anlatmaya çalıştığım manzarayı daha değişik bir perspektiften sergileyebiliriz,

Evrende sabit olup durağan haldeki iki aynı atomu ele alalım, nötr halde olsunlar,

Bir tesir ile bu atomlardan biri elektron kaybeder diğeri ise elektron kazanırsa eksi ve artı değerlikli olurlar ,yani durağan hal bozulmuştur ,kutuplar tesis etmiştir ve bu atomlar birbirlerine doğru ilgi göstererek molekül yani madde olmaya doğru yönelirler ,

Bir tesir diyoruz ,dışardan gelen bir etki ,bu nereden geldi veya doğdu ,işte olayın kilidi bunu izah edebilmekte yatıyor ,

Tesir ,yasak elmayı yediren sembolizmadaki istektir,

Tesir,altın kapı dibindeki kıvrılan ve atlayalım diyen yılandır,

Varolan olarak, kısıtlı donelerimize bağlı olarak bildiklermiz ve bilemediklerimizin tümü olarak düşünürsek (tümü kavramı veya var olmak anlayışı bile eksik bir kavram olabilir) ve  sonsuz ölçekte bir desenler (oluşlar) olarak göz önüne getirirsek ,bu kozmik oluşumun her birini gözleyen bilinç, oluşturan bilinç de diyebiliriz, \"tanrısal düşüklük\" şeklinde yanlış kavramlarla tanımladığımız, altın kapılarla ısırılan yasak meyvelerle sembolize edilen bu yoğunluğun oluşumunda, bahsi geçen tesir i devreye almıştır,

Bu anlatıma göre, tesiri doğuran ve uygulayan ve bu yaptıklarını unuttturup ,evvelki kabiliyetlerini tekrar kazanmak için yukarıda bahsettiğimiz zaman,mesafe,denge unsurlarını yaşam şeklinde sergileyen kim; biziz..

Zira herşey biz , biz ise herşeyiz ..

Konuyu böylece dağıtıp biz de toparlayınca, başlangıçta vurgulamak istediğimiz zaman ve özellikle zamansızlığa bağlı determinizm izahını neticelendirmeliyiz,

Zamanın göreceli olduğunu tekrarlamaktan yorulmadık ,bu olgu bu yoğunluğun olmazsa olmazı , mayası,

Oysa oluşun genelinde zamansızlık var ,zamanla yoğrulmuş bilincin bunu kavraması çok zor, defalarca vurgulandı ,ama yine de belirtmeliyiz,

Geçmiş ,şimdi, gelecek yok ,hepsi bir arada,

O halde, bu yoğunlukta serbest irade sahibiyiz ,serbest seçim hakkımız var,biz ne düşünürsek o olur,oluş burada arayışı gerçekleştirir ve nasıl olacaksa öyle olur şeklindeki feryatlarımızı sakin bir zihin ile tekrar gözden geçirmeliyiz,

Olmuş olan, olan ,gelecekte olacak zannettiğimiz orada ,tabiri caiz ise aynı ortamda duruyor,

Yani determinizm olayı gerçeği tarif etmekte..

Bu durum, zaman ve mesafe içerisinde gerçekleşen 3B yoğunluktaki çabaların izahını nasıl şekillendirecek,

Unutulmuşları hatırlama faaliyetleri denileblir

Gerçekten çeşitli kaynaklardan alınan bilgiler ,bu yoğunluğun başlangıcında ,tanrısal denilen ve üstün kabiliyet içeren davranışlar gösteren varlıkların olduğunu ,bunların çeşitli gezegenlerde ve dünyamızda bulundukları ,uzun ömürler sürdürerek ,şu anki kabiliyetlerimiz üstü bir çok yaşam şekli sergilediklerini vermektedir,

Şimdi ise bu kabiliyetleri sergileyemiyecek bir haldeyiz ,özetle indirgenmiş bir haldeyiz ve maalesef büyük bir bölümümüz herşeyin bu şekilde başlayıp sonlanacağı şeklinde bir kısıtlı bilince takılıyız, bu illüzyonu kotarıp üzerinde işlemler yapma peşinde olan varlığın KH bölümü de çalışmalarını  bu kısır döngünün sabit bir hale gelmesi için sürdürmekte,

İşte yukarıda ana faktörlerini belirttiğim çabalamanın ,bilgiyle yoğrulup farkındalık edinmek için yapılan faaliyetler için olduğunu anlamalıyız.

Sonuçta,

Zihnimin bir köşesinde duran şu sembolizmayı tekrar aktarmadan geçemiyeceğim,

Herşey dediğimiz oluş desenleri üzerinde olanı yaratıp gezinen bilinç altın bir kapı oluşturup atlıyor,ve başlayan bir meceranın içinde faaliyetini sürdürüyor, baş aktör oluyor,yaratan ve yaşayan.

Şu halde neyi kime şikayet ediyoruz ki ..


   

izmirli97

#1
Merhaba,
Sizin ve diğer yazar arkadaşların makalelerini dikkat ve ilgi ile okuyorum. Bilmediklerimi öğrenmek veya unutulmuşları yeniden hatırlamak çok güzel bir duygu. Ancak,konulara derinden vakıf insanların yadırgamayacağı bazı kısaltmalar benim gibi konuların çok içinde olmayanları zorluyor. Acaba bizleri de düşünerek hiç olmazsa kısaltmalar aşağıda açıklansa olmaz mı diyorum. Bu ricam bütün yazar arkadaşlara yöneliktir. Saygı ve selamlar...
 

bozadi

#2
Foruma hoşgeldiniz sevgili izmirli97. Hangi kısaltmaları kastettiniz? Eğer forumdaki pek çok tartışmanın içeriğinde geçen BH ve KH kısaltmalarını kastediyorsanız, bunlar "Başkalarına Hizmet" ve "Kendine Hizmet" kavramlarının kısaltmalarıdır. İlk kez "Ra Bilgileri" adlı kaynakta rastladığım bu kavramlar kısaca "Pozitif Eğilim" ve "Negatif Eğilim" diye tanımlanabilir. Ra Bilgileri'ni henüz okumadıysanız tavsiye ediyoruz. Ra Bilgileri'nin alınmasında medyum görevini gören Carla Rueckert'in sitesi olan llresearch.com sitesinden Türkçe PDF versiyonları ücretsiz olarak indirilebiliyor.

Bu arada sevgili Tgur yukarıda Tiversonus'tan bahsettiğini fark edince, forumumuzun öncü kurucusu olarak Tiversonus'u sevgi ve saygıyla anıyorum. Bizi duyuyor ve hatta görüyor mutlaka.

Tgur

#3
Çok güzel toparlamışsın sevgili Bozadi,

Çaba, şahsın kendine kalıyor,

Sevgili İzmirli kardeşimizin belli ki araştırmaya açılmış bir zihni var,ancak sabır hanesinde gideceği çok yol var ,bu da bilgiye ulaştıkça kolay açılır ve hadise geometrik bir hızla yayılım gösterir,
Yeri gelmişken anlatımımdaki 3B e de takılmış olabilir onu da izah edelim ,

3 B, bulunduğumuz yoğunluk ,yoğunluk derken ruhsal gelişimde kazanılan bilinç kademesini gösteren bir ifadedir ve yani bildiğimiz yoğunluk bilgisinin dışında bir anlatımdır,

Yoğunluklar 7 adettir ,bilgiyle genişleyen bilinç 7 inci yoğunluğa doğru yolculuğa başlamıştır ,tasavvufta buna ruhun yolculuğu da denir,bilgiyle edinilen idrak ve inanç ,bu yolculuğun katman aşamalarını sağlayan unsurlarıdır.

Fazla uzatmayayayım ve arkadaşımızı bu tertemiz yolculuğunda serbest bırakalım ve varsa sorularına cevap vermekten sonsuz mutluluk duyacağımızı ayrıca belirtelim..