Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

Ben Kaçar

Başlatan Rekalis, 19 Mart 2010, 17:37:04

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Rekalis

#15
promıse sende çekinme katıl bize. Yaz yazabildiğin kadar. Sınırsız bilgi alış-verişi bu. Benim kafama birşey takılır yazarım şaçma maçma, cevaplar beni anlamlı olmaya iter. Yani bozukluğumu böyle yavaş yavaş çözüyorum. Sende uysada uymasada konuya dahil ol kafamızı karıştır hatta [:D] serbest burası...
\"Doğduğun zamanı hatırla, sen ağlarken herkes sevinçle gülüyordu. Öyle bir ömür geçir ki, herkes ağlasın öldüğünde. Sen mutlulukla gülümse. Sabırlı, şefkatli, bağışlayıcı ol. Eninde sonunda bütün servetin yine sensin. Görmeye çalış ki, bütün pisliğine ve kalleşliğine karşın bu dünya yine de insanoğlunun biricik, güzel mekanıdır.\"

promıse

#16
teşekkür ederim önerin için:)spiritüel dünyaya yeni adım atmış biri olarak önce öğrenip sonra kafa karıştırmalıyım diye düşünüyorum .ayrıca kalemimin  sizler kadar güçlü olmadığından dolayı şimdilik izleyici rolünü üstlenmiş durumundayım
 

Rekalis

#17
Bende konu açmadan, yazı yazmadan önce çok çekinceliydim. Yanlış anlaşılırım diye yazmayacaktım ve kafamdakileri sormayacaktım ama ilk sorularıma verilen olumlu veya olumsuz cevaplar okadar hoştu ki bu seferde her hissettiğimi düşündüğümü sormaya yazmaya başladım. Bu kesinlikle sizin gibi bu sitedeki diğer herkezin anlayışından ve iyi niyetinden kaynaklanıyor. İnsana cesaret veriyor. Rahat hisettiriyor. Tiversonus mesela, sol tarafındaki kahve fincanından bile bahsedip beni yanımdaymış gibi hissettiriyor. Ayrıntılar bağzen boğucu görünebilir ama bence böyle kullanılarak insana haz veriyor.

 Burada karşılaştığım herkez içten ve sıcak yaklaştı bana ve diğerlerine. Usta olan onlar. Sen bile reiki ypıyormuşsun bak. Ben çok merak ettiğim halde üşengeçliğimden nedir ne değildir tam bilmiyorum. Hiçbirşeye yeni BAŞLAMADIN sadece zamanı geldi senin için. Hep içindeki dürtü seni buralara kadar götürdü ama yenilikte yalnız değilsin bende sümüklü böcek hızında ilerleyen biriyim [:)] . Eh anca. Çevirileri yapan arkadaşlar mesela çok fazla özveri ile sırf birşeyler okuyabilelim diye, öğrenelim diye zamanlarını benim gibiler için harcıyor. Hepsine emeklerinden dolayı büyük teşekkürler. Komiktir ben koskoca internette dönüp dolaşıp yine buraya geliyorum. Bağzen tüm yollar bu siteye çıkıyor sanki. Aradığım burada ve onu buluyorum. Tüm bilgiler gelen kaynaklar itibari ile yanlış bile olsa buradaki arkadaşlarla tartışarak bile istediğimi elde ediyorum. Evimde internet bağlantım olmadığı için 2-3 günde bir girip gerekeni alıyorum.

 Yalnız olmadığımı bilmek yeterli bile. Üstüne birde güzel yürekler. Kaçsamda dönüp dolaşıp geliceğim yer burası.
\"Doğduğun zamanı hatırla, sen ağlarken herkes sevinçle gülüyordu. Öyle bir ömür geçir ki, herkes ağlasın öldüğünde. Sen mutlulukla gülümse. Sabırlı, şefkatli, bağışlayıcı ol. Eninde sonunda bütün servetin yine sensin. Görmeye çalış ki, bütün pisliğine ve kalleşliğine karşın bu dünya yine de insanoğlunun biricik, güzel mekanıdır.\"

JCA

#18
@promise

Senden öğrenebileceğimiz şeyler de var. Aynı şekilde sana öğretebileceğimiz şeyler de. Bilgi paylaşımı ile olur bunlar. George Bernard Shaw'ın bir sözü var; Senin bir bilgin var. Benim de bir bilgim var. Paylaşırsak senin iki tane benim de iki tane bilgim olur. Paylaştıkça çoğalıyor.







 

JCA

#19
@Rekalis

Üşengeçliği yenmenin en güzel yolu, fiziğimizi güçlendirmek. Sabah erken kalkmak, sabah sporu yapmak, yediklerimize dikkat etme, bedenimizi ağırlaştıran etli ve baharatlı yiyecekler yerine sebze ağırlıklı beslenmek faydalıdır her daim. Ağır yiyecekler insana sıkıntı ve stres verir. Sonra bol bo elimizi yüzümüzü ve ayağımızı yıkamak ta faydalı.

Ben bir çoğunu yapmıyordum ama artık yavaş yavaş uygulamaya geçirmeye başlıyorum. Şimdiden faydası oluyor.
 

JCA

#20
@Rekalis
Canın çok sıkkınsa sana tavsiye edebileceğim bir bitki var. Karabaş otu. Acayip sakinleştiriyor. Kendim deneyip faydasını gördüm. Rahatlamak için bol bol alkol alıyordum. Alkol alınca ilk iki saat güzel bi rahatlama yaşıyordum ancak sonraki saatlerde acayip bi sıkıntı başgösteriyordu. Sanıyorum hormonlarda bir dengesizliğe sebep oluyor belli bir miktardan sonra. Bu ot ise çok dengeli bir ferahlık veriyor.

Bundan daha iyi yolun meditasyon ve nefes teknikleri olduğuna inanıyorum. Salgıları düzenleyip maddeye ihtiyaç duymadan kontrol altına almamızı sağlıyor. En azından o aşamaya gelinceye kadar bu ot destek çıkabilir.
 

Rekalis

#21
JCA tavsiyelerin için çok teşekkürler. Karabaş otunu bulur bulmaz deniyecem. Ben aslında hafif beslenirim kendimde hafifim zaten [:)] zayıfım yani. Meditasyonu kendimi hazır hissettiğim bir zaman kesinlikle alışkanlık haline getireceğim. Büyük konsantrasyon sorunum var benim. O yüzden bağzı kişisel problemlerimi halletmeden mümkün görmüyorum. Sırf sabahları erken kalkmak ve kimse yokken dışarıda dolaşmak bile gerçekten çok faydalı oluyor bana. Rahatlıyorum. Günün en güzel saatleri ışığın ilk saatleri oluyor. Işık tepende durmuyor ufkunda seni selamlıyor sanki. Hayali bile içimi rahatlattı [:)]
\"Doğduğun zamanı hatırla, sen ağlarken herkes sevinçle gülüyordu. Öyle bir ömür geçir ki, herkes ağlasın öldüğünde. Sen mutlulukla gülümse. Sabırlı, şefkatli, bağışlayıcı ol. Eninde sonunda bütün servetin yine sensin. Görmeye çalış ki, bütün pisliğine ve kalleşliğine karşın bu dünya yine de insanoğlunun biricik, güzel mekanıdır.\"

JCA

#22
Karabaş otu aktarlarda ve baharatçılarda  bulunabiliyor.Pek pahalı bir ot değil. 200 gramlık bir poşeti bulunduğum şehirde 2 liradan satılıyor ki en az 10-15 demleme ile bitiyor. Sapı ile almasan güzel olur. İşe yarar tarafı baş kısmı.

Hafif beslenmen çok güzel. Onu ben yapamıyorum pek. Ama yavaş  yavaş ona doğru gidiyorum. Ah o sabahın sessizliği.. Dinginliktir. Çok ta güzeldir. Rahatlık ve huzur verir. Seni çok iyi anlıyorum.

 

JCA

#23
Rüyalar bilinçaltı etkilerinden pek fazlası değil diye düşünüyorum. O tip rüyaların bir benzerini celseleri ilk okuduğum anda bende görüyordum. Bir tanesi bizim evin dış kapısından tam içeri girerken arkama baktığımda bir ufo görmemdi. Görür görmez bir çekim gücüne kapıldım. Beni yukarı çıkarmaya çalışıyordu. Nasıl anlatsam bilmiyorum ama öyle bir çekim gücü vardı ki beni yukarı çıkarmaya çalışıyordu. Direniyordum. Sonra başardım ve kapıdan içeriye girmeyi başardım.

Ciddiye almadım tabii. Bir ay sonra böyle saçma rüyalar görmedim.
Dünyanın bir çok yerinde ufo olayları gözlemlenmiştir. Bunlar bildiğin ruhsal varlıklar. Materyalize olmuş varlıklar. Bir madde değiller esasen. Güçlü enerji olabildiğince şekil alabilir. İstediği her şekle dönüşebilir. Ufo da olabilir, ak sakallı dede de. Özgürlük burada zaten.
 

Rekalis

#24
Karabaş otunu denedim. Gerçekten etkili. Halsizliği giderici kesinlikle. Zaten severim böyle dohal çayları. Afiyet olsun bana...
 
 Rüyalar her ne kadar bilinç altı olaylar olsada bağzen hayatımdaki etkileri büyük oldu. Kendimi bildim bilesi ufo fenomeni ile ilgilendiğim için bağzen bu tip rüyalarla karşılaşıyorum. Aslında benim en büyük problemim dünyavi ortamda kendi düzeneni kuramamamdan kaynaklanıyor. Bu yüzden böyle başka bahanelerde beni "bak işte benimle uğraşan şeyler var" bahanesine sarırtıyor.Aslında üzerinde fazla dururmaması gerekiyorda öyle işte...
\"Doğduğun zamanı hatırla, sen ağlarken herkes sevinçle gülüyordu. Öyle bir ömür geçir ki, herkes ağlasın öldüğünde. Sen mutlulukla gülümse. Sabırlı, şefkatli, bağışlayıcı ol. Eninde sonunda bütün servetin yine sensin. Görmeye çalış ki, bütün pisliğine ve kalleşliğine karşın bu dünya yine de insanoğlunun biricik, güzel mekanıdır.\"