avatar_Feylefus

Sizce Jeneratörde üretilen elektronlar nasıl ortaya çıkıyor?

Başlatan Feylefus, 26 Ocak 2023, 02:41:42

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Feylefus

Dinamo ya da jeneratörde üretilen elektronlar; sürekli bir elektrik akımı oluşturuyor. Bu elektronların nasıl üretildiğini bilen var mı? Elektronlar parçacık mı yoksa dalga formunda birer enerji mi?
13 Katmanlı Kozmik Komplo

fidelista

Manyetik alanı yani mıknatısı bir telin üzerinde kaydırırsanız oradaki elektronları hareket yönünde iter bu akımı oluşturur.

bozadi

Ben bu "parçacık mı yoksa dalga mı?" meselesini sadece fotonlarla ilgili konuşulan bir konu sanıyordum, meğer elektronlar için de geçerliymiş. "Tüm kuantum cisimleri gibi, elektronlar da kısmen parçacık, kısmen dalgadır." gibi bir açıklamaya rastladım az önce.

Şu videoda da çok ilginç bazı bilgiler verilmiş:

https://www.youtube.com/watch?v=QAgwPpT81sg

Feylefus

Aynen bozadi hocam çünkü Heissenberg, bir elektronun aynı anda birkaç yerde olduğunu görünce belirsizlik teorisini ortaya atmıştı. Aslında durum belirsiz filan değildir, elektronlar E.M dalgalar olarak hareket ederler. Şu anki bilim bunu benimsemiş değil. Elektronlara parçacık olarak bakıyor. Peki milyonlarca MegaWatt elektrik veren Generatörlerde üretilen bu elektronlar; parçacık olsalardı; bir şeyleri tüketmeleri gerekmez miydi? Ancak Generatör içinde hem mıknatıslar hem de iletkenler yerli yerinde duruyorlar. Herhangi bir şeyden parça koptuğu yok.
13 Katmanlı Kozmik Komplo

Feylefus

Özetle, manyetik alanı ve fiziksel evrenin temeli olan bu kaynağı, eterik kabuk gerçeğini ve bundan doğan kuvvetleri göz ardı ederek, ışık hızının yüzlerce katına erişmeyi bir kenara bırakın; cisimleri ışık hızına bile ulaştıramayacağız. Biz hala mesafe tanımlarken kilo metre kavramını kullanıyoruz. Aracınız kaç ışık yılı öteye gidebilir sorusunu sormak için, dünyanın bu kafayla bir kaç milyar yıl daha araştırma yapmaya ihtiyacı olacak :))
13 Katmanlı Kozmik Komplo

STT

Jeneratör ile elektron üretildiğini ilk defa duydum!!!

Feylefus

STT manyetik alandan söz ediyorum. Elektriğin oluşması için 3 temele ihtiyacımız var.
1- iletken
2- düzenli 360 derece hareket
3- mıknatıslar

evet bunları temin ettiğinizde bir elektron akımı oluşuyor. Elektron akımı oluşuyor ama; bu elektronlar nereden oluşuyor? Tabi ki manyetik alanda üretiliyorlar. Pekiyi bunlar parçacık mı? Öyle olsaydı parçacıklar tükenirdi. Elektronlar dalga formunda mı hareket ediyor? Bu bana gayet mantıklı geliyor. Yoksa aynı anda birkaç yerde beliren aynı elektronu nasıl açıklarız ki?

13 Katmanlı Kozmik Komplo

Tgur

Hoş geldiniz Feylefus,
Gördüğümüz kadarı ile tahsil ve bilgi ile fizik konusunda kompedan bir dostumuzsunuz,çok katkı vereceğiniz bilincindeyim,
Metafiziğe düşkünlüğünüz bizim için çok olumlu ,Tahmin ederim favorimiz olan Kas.bilgileri ile ilgilendiniz,okudunuz, o bilgilerde "çekim" ile ilgili konulara da bakmışsınızdır ,

O bilgi kümesinde bilinç ile madde arasındaki ilişkiyi hassas bir şekilde işlerken  dünya bilimi mekanizmasında baş aktör olan gravitasyon ve ışık hızlarının göz ardı edildiğini görmekteyiz,

Uzatmadan bu husustaki çıkarımıma bir bakın ,uzundur ama sizi ilgilendireceğini zannediyorum,

https://baskalarinahizmet.com/topic.asp?TOPIC_ID=29&whichpage=29#25992


Feylefus

Tgur hoş buldum,
sizin gibi değerli bir şahsiyetle sanal ortamda tanışmaktan fevkalade memnun oldum. Klavyedeki tuşları tıkırdatırken gülümsüyorum. Fizik konusuna gelince, bu alana hep ilgi duydum ve bir ayrıcalığım yok, sadece bu alana farklı bir bakış gerektiğine inanıyorum. Bazı derin bilgilerin saklandığına inandığım gibi...

Kas. bilgileri Ra bilgileri, Sadıklar planı bilgileri, Dr. Bedri Ruhselman'ın çalışmaları, Osho felsefesi, Zen felsefesi, doğu mistisizmi, Kriya yoga felsefesi ilgimi çekiyor. Elle tutulur pozitif bilimin, soyut metafizikle buluştuğu hassas noktaları bulmak ve ifşa etmek gibi bir dileğim var. Bu çabanın, çevremde akıl işi olmadığı yönünde hep eleştiriler aldım alıyorum. Evet zor bir iş ve evrendeki kara deliklerin arkasını görmeye çalışmak gibi ama kolay olması zaten gerekmiyor :)


Üzerinde çalıştığım konunun başlangıç noktası; temelde ölülerin öte tarafa giderken; nerelere gittiği, ne yaptığı konusuydu. Hazır cevaplar ve kalıplarla asla tatmin olmadım. Onların gittiği, kaldığı mekanların veya boyutların açıklanabilir olmasının zamanının çoktan geldiğine inanıyorum. Bu alanda hem bilim hem dışlanan metafizik kavramlarını birlikte harmanlamamız gerektiğine inanıyorum. Bu iki kavramın farklı olmadığını bir yerlerde iç içe bağlandıklarını çok iyi biliyorum. Ayrıca teorilerin; illa ki bilimsel süzgeçten geçirilmesi gerektiğine, ondan sonra kabul görmesi gerektiğine inanmıyorum.

Metafizik ve pozitif bilimi bağlayacak noktalar üzerinde duralım istiyorum. İfademi şöyle düzelteyim. Metafizikle pozitif bilimin, zaten bağlı olduğu ve bize kapalı olan ( kapattırılmak istenen)  noktaları bulup ifşa edelim diyorum. Böylece evrenin sırlarına vakıf olalım. Bunu başarınca ne olacak? En azından kafada soru işaretleri olmadan, ölüme ve ardındaki yeni maceralara hazır olacağız. Bu yeterli değil mi?

Linkini verdiğiniz konuyu heyecanla inceleyeceğim. Hem de ilk fırsatta, çayımı kahvemi ve müziğimi alarak tabi...

Teşekkür ederim.
13 Katmanlı Kozmik Komplo

Tgur

Ben de teşekkür ederim,
İşlek ve arayan bilinçler her zaman bizim de benimsediklerimizdir,

Ölüm ötesi demişsiniz bu sitenin kitaplığında olan Ruhların Yolculuğu ve Kaderi kitaplarına da bakmanızı tavsiye ederim,

Michael Newton isimli çok üstün Hipnoz üstadı  bir çok çapraz sorgulama metodları geliştirmiş ve bilim dalına vermiş kürsü sahibi bir zattır, şimdi yoğunluk değiştirmiş vaziyette, ışıklar içinde olsun,

Onun denekleri üzerine yaptığı derlemeleridir,bir kitaplıkta dolaşırken adeta önüme düştü sizin de ilginizi çeker sanırım,

İyi okumalar ve sağlıklı günler..



Feylefus

Tgur teşekkür ederim,  o kitapları okudum, D. Cannon'un da işini devam ettiren kızı var onun da maillerini alıyorum. Son derece etkileyici kitaplar yazmışlar. Benim şu ince ayrıntıda kafam takılı kalıyor. Sonuçta deneklerin hepsi de seans esnasında henüz hayattalar. Ölmüş değiller.

Asıl heyecan verici olan Zen ustalarının, işte ölüyorum deyip ölmeleri, tıbbın bunu onaylaması ve saatler sonra yeniden dirilmeleri... Çizginin ötesini anlatmaları...
 
Bazı Zen ustalarının bizzat anesteziyi reddederek ameliyat olması. Bedeni terk ettikleri için acı çekmiyorlar, sonra geri geliyorlar...

Giri Bala adlı kadının [1] yemek yemeden bir ömür yaşaması...

Babaji adlı avatarın yüz yıllardır yaşamaya devam etmesi ve zaman zaman Himalaya dağlarında görülmesi...



kaynak:
[1]: https://yoganandasite.wordpress.com/2018/12/07/giri-bala-the-woman-yogi-who-never-eats-yogananda-ay/

13 Katmanlı Kozmik Komplo

bozadi

Alıntı Yap>Orjinal Mesajı Ekleyen Feylefus

Benim şu ince ayrıntıda kafam takılı kalıyor. Sonuçta deneklerin hepsi de seans esnasında henüz hayattalar. Ölmüş değiller.
Newton'un ve yanlış hatırlamıyorsam aynı zamanda K'ların bazı açıklamalarına göre, dünyaya enkarne olurken, varlığımızın tamamıyla olmuyoruz, varlığın özsel bir parçası mutlaka spatyomda (K'ların ifadesiyle 5y'de, yani 5. yoğunlukta) kalıyor. K'ların ifadesine göre kısa dalga döngüsünde (yani enkarnasyon döngüsü içeren bu alemde) 1'den 4'e kadarki yoğunlukların varlıkları her zaman 5y'yle bağlantılı bir şekilde yaşıyor ve bir parçası oradan hiç ayrılmıyor. Enkarnasyon adeta varlığın akıl enerjisinin ilgili yoğunluk düzeyine bir "projeksiyonu" şeklinde gerçekleşiyor gibi algıladım. Yani adeta spatyomdan dünyaya "kafamızı uzatıyoruz". Bu algım yanlış olabilir ama "kabaca" böyle bir resim canlanıyor kafamda, yukarıda bahsettiğim açıklamaları düşününce.

Dolayısıyla, bu açıklamaları doğru varsaydığımızda, dünyadayken bile 5y ile bağlantımız asla tamamen kesilmiyor. Hipnoz sırasında ise, hipnozun derinliğine ve amacına bağlı olarak, 5y'de bulunan bireysel varlık özümüze dönüp oranın bakış açısıyla pek çok bilgiye erişip paylaşabiliyoruz gibi görünüyor. Veya başka varlıklar bizim üzerimizden bilgi aktarabiliyor, duruma göre.

bozadi

Tabi, 5y merkezli olmamız, 3y öğrencisi olduğumuz gerçeğini değiştirmiyor. Yani, enkarnasyon aralarında 5y'ye döndüğümüzde veya hipnozla orayla bağlantıya geçtiğimizde, temel bilinç/farkındalık düzeyimiz yine de 3y.

Tgur

Bu tip fenomenleri uygulayanlarla ben de karşılaştım,başlangıçta bir yerlere koyamazken PLE-RA-KAS bilgileriyle karşılaşıp senelerce zihinsel yorumlarla uğraşıp belirli bir farkındalığa gelip veya gelemeyip hala uğraşmaya devam ederken şu bilgi kümeleri ile olayı anlatmaya çalıştık veya becermeye çalışıyoruz,

Her yoğunluk ki bu yoğunluk ifadesinin ne olduğunu fiziksel dünya ilimi dışında bilinç kavramı olduğunu anlamışsınızdır,bilinç seviyesi de diyebiliriz ,bu kategorideki varlıklar bir alt yoğunluğa bilgi sızdırır,

Mesela hayvan dostlarımız özellikle evcil olup insanlarla beraber olanlar akıl almaz denilen insanca davranışlara yönelebiliyor veya tabir caizse 3Y e ulaşmaya çalışıyorlar,

Her ne kadar onların bir gurup ruh havzasına bağlı olduğunu biliyorsak da son zamanlarda Mevlana nın dönme hareketi gibi topluca dönmeye başladılar, ayrıca ortaya dökülen diğer olağan üstü davranış videoları,v.s.

Zira 7Y dediğimiz her varlıkla beraber olup tekamülü devreye alan helezoni bir davranışı sergilemektedir, bu işin yani bu oyunun gereği inancımıza göre budur,illa bir dörtlük vermeden duramıyorum,

Kanat çırpsa bir kelebek evren duyar
Bu hallerden bilgi doğar
Bilgi sonsuz bir olaydır,
Herkes oyunun onun için oynar

Bu oyunda duran düşer
Daim halde olmalıdır beşer
Su beklerken kurusan da
Gayretinle su bul yeşer (Su=Bilgi)


Astrala ulaşıp olan biteni anlatan yakınlarda sitemize katılan Sybleman dostun samimi ve açık bir şekilde anlattıklarına bakın,sitemizde bu tip beyanlarda bulunan çok kişi olmuştur,

Mesela ben acizane, eşimin rahatsızlıklarının bir kısmını kısa şifa verme ile geçirebiliyorum iyileşme bazen uzun sürse de oluyor,
Bunları neden anlatıyorum evvelden çok utanırdım ama artık sahte kişilikleri atıp olan biteni açıkça anlatmaya karar verdim zira izahlara başka bir gerçeklik ve renk veriyor, başka bir misal,

Troid ameliyatı olacağım karar verildi, bir gün evvelki rüyamda veya vizyonda bir gezegendeyim  ki sade çayır ve çimenden başka hiç bir şeyi olmayan toprakları olan sade görünümlü bir  bölge, orada yer altında bir sağlık birimine götürüldüm ve beyaz gömlekli sağlık elemanlarının üzerime eğildiğini fark ettim boyun bölgeme doğru,

Ertesi gün dünyasal ameliyatım çok kısa sürdü tahminen 45 dakika kadar ve uzatmadan ameliyatı yapan doktor gözlerimin içine bir tuhaf bakıp kolay oldu falan dedi ve ben o gün öğleden sonra ziyaretçi dostların getirdiği döneri iştahla yedim ve ertesi günü hastaneden sabah taburcu oldum hatta o gün işe de gidebilirdim ama ayıp olmasın diye bir gün evde kaldım,

Aynı ameliyatı bir müddet evvel eşim de olmuştu ama bir hafta kadar serumlar ilaçlar ve komplikasyonlarla ancak  normal hale gelmişti,

Kısaca bu tip olağan üstüleri sergileyen olaylar olacaktır zira 4Y sızıntılarına her an maruz kalıyoruz ve biz bir Orion deney sistemi altında olduğumuzdan bu kısa dalga döngüsü başlarken bütün gücün bizde olduğunu ispatlayan DNA sistemimiz var ve o Sümerler (Atlantisliler)zamanında müdahaleye maruz kaldı kısıtlandı o gücün yüzde 1,2 sini kullanabiliyoruz ve şu anda homo sapiens bu kısıtlama altında sadece "üreme ve açlık giderme" konumunda olan biteni gerçekleştiren maddi bir illüzyon altında yaşamaktadır,

Bu kısıtlama gerçeklerini Genetik ilmine dalarak DNA nın "İntron" bölgelerinin ne kadar olduğunu tetkik ederek görebiliriz ve bir kısım bağnaz ilim adamları tarafından bunların "Çöp DNA" diye tanındığını göze alınmadığını biliniz,ama yakınlarda bu yüzde 98.8 lik kısım üzerinde çalışan ileri bilinç genetikçiler de var,

Özetle, aldığımız ve üzerinde çok uğraştığımız bu bilgiler yoluyla kapatılmış köreltilmiş DNA mızda sfaha safha açılmalar oluyor ve gerçeği perdeler arasından sızan ışıkları gözler gibi görmeye başlamaktayız,

Bu sitenin kitaplık bölümünde Eric Pearl ın "Tekrar Bağlantı"isimli kitapdan da bir şeyler bulabilirsiniz bazı gerçekleri sıralamıştır,belki okumuşsunuzdur.

İyi günler..


STT

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Feylefus

STT manyetik alandan söz ediyorum. Elektriğin oluşması için 3 temele ihtiyacımız var.
1- iletken
2- düzenli 360 derece hareket
3- mıknatıslar

evet bunları temin ettiğinizde bir elektron akımı oluşuyor. Elektron akımı oluşuyor ama; bu elektronlar nereden oluşuyor? Tabi ki manyetik alanda üretiliyorlar. Pekiyi bunlar parçacık mı? Öyle olsaydı parçacıklar tükenirdi. Elektronlar dalga formunda mı hareket ediyor? Bu bana gayet mantıklı geliyor. Yoksa aynı anda birkaç yerde beliren aynı elektronu nasıl açıklarız ki?

Yardım et STT... :))
Yardım edilecek bir durum göremiyorum.