Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

ben de sorguluyorum..

Başlatan Elza Ojalvo, 11 Aralık 2015, 17:48:12

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Elza Ojalvo

güzel bir bölüm.
sorgulayabileceğim bir alan olması benim için ne kadar güven verici.
bu bölüm sorgularımla dolup taşarsa beni bağışlar mısınız <3

herkes sözüne genelde sevgi ile başlar. bense sevginin varlığına inanmam! ama inşa edilebileceğini düşünürüm. tabi öncelikle gerçekten ne kadar bozuk doğamızı tamamlamaya çalıştığımızı düşünürsek, bunun hiç de kolay olmadığını anlayabiliriz. yine de niyet önemlidir ve her şeyin başıdır naçizane..

gelelim sadede
admine de yazmıştım, bir de buraya eklemek istedim;

neden buradayım?
son birkaç yıldır garip bir sorgulama sürecine girdim. hiçbir şeyden tatmin olmayan biri haline dönüştüm. ama bu tatminsizliğin ana kaynağı, dünya yaşamındaki gereklilikler ya da onları biraz daha aşan maddi hırslarla alakalı değil!

yaşama dair sıradan -beslenmek, barınmak, üremek gibi- arzuların çok çok üzerinde yeni arzular belirmeye başladı;
"neden buradayım"
"neden yukarıda saydığım vasat arzuları geride bıraktığım halde yaşama tutunmaya çalışıyorum"
"ego benim yaşama tutunmam dışında ne işe yarar, egoma yeni arzularım adına yön verebilir miyim"
"beden denen makine neden sadece almaya programlı"
"iyilik ve kötülük nedir, nasıl çalışır"
"denge diye bir şey var mı ve varsa o denge neye ya da kime bağlı olarak çalışıyor"
"hayatın anlamı ne" gibi sorularıma cevap bulma arzusu.

bu yeni arzular doğrultusunda, yazılı, görsel, işitsel her türlü kaynağa başvurmaya başladım. sizin sitenize de, bu açlıkla araştırırken rastladım ve bir süredir de izliyorum. forum tartışmalarınızda ilginç iddialar, kaynaklar, bakış açıları ve inançlar görüyorum. ancak dahil olduğum alanlarda, bilgi açlığım yüzünden acımasızca sorgulamalarım, benim her seferinde o alanlardan kovulmamla sonuçlandığı için, açıkçası buradan da yaka paça atılmak istemediğimden bir türlü üyelik başvurusunda bulunmak istemedim. ama sadece takip ederek de, kaynakları sunanlara ya da savunanlara soru yöneltme ve bu konular hakkında kendimi geliştirme fırsatım da olmuyor. en sonunda her ne olacaksa olacak deyip üye olmaya karar verdim. umarım aynı muamelelere sizin platformunuzda da maruz kalmam.

hayata başka gözlerle bakmaya başladığımdan beri yani bu sorgulamalarım başladığından beri, öncelikle din kitaplarını karıştırdım ve bu kitapları kendi dillerini öğrenecek kadar araştırıp irdeledim ve onları tartışabileceğim alanlara katılım gösterdim. amacım sadece öğrenmek ve anlamaktı, kimseye saldırmak değil! ancak her sorgulamam bir saldırı ve bir 'tanrıya ihanet' olarak algılandığı için neredeyse her dini içerikli platformda taşa tutuldum.

sonrasında ontoloji ile ilgili alanlara sızdım ve araştırmaya başladım; bilimin diğer alanları benim sorgularıma yetersiz kalıyordu ve "ontoloji de bir bilim dalıdır" deyip bodoslama daldım ama ağzımın payını onlardan da aldım. O tür alanlarda da ego ve seçilmişlik kompleksi hat safhada ve herkes her şeyi kendisinin en iyi şekilde bildiğini savunmaktan, karşısındakine sağır olmuş durumda.

kimse, kendi bilgisini aşacak sorgulamalarla karşı karşıya kaldığında "hadi lennn sen kafayı kırmışsın, bizim kafamızı da karıştırıyorsun" demeyip de, bu sorgulamaları bir fırsat bilip "gel kardeşim, bunu ben de bilmiyorum ama birlikte araştıralım ve beraber öğrenelim" demiyor. sorgulamalarımı saldırı olarak alıp, inancına ya da fikrine hakaret etmişim gibi davranıyorlar. Örneğin birisi bir uzaylı ile temas ettiğini ballandıra ballandıra anlatırken, anlatısında yakaladığım apsürtlükleri fark ettirdiğimde ve o yönde soru yönelttiğimde küfür yiyorum. biri atıp tutmak istediğinde gerçeği deşme hakkım elbette var! bilgi kirliliği hat safhada. egosuyla baş edemeyen insanların kendi sanrılarını bana kabul ettirmelerine nasıl makul yaklaşabilirim ki? elbette sorgulamalarım acımasızca olacaktı! biri "ben öldüm sonra dirildim geldim ve şöyle şöyle oldu" dediğinde, sorgularımı kendisine küfür gibi algılıyor. kimse "aramıza farklı bir fikir katıldı, bu farklılıkla zenginleşelim ve birlikte sorgulayalım" demiyor.

evet, bu arayışla zorlu biri haline geldiğim doğru.. biri bana kani olmuş inançlı fikriyle olağanüstü tablolar çizdiğinde, buna kapılmak yerine cevap ararken, kişileri akıntılarından saptıracak derecede zorlayabiliyorum. kendi inancı ve fikrine ikna olmuş kişilerin beni de ikna edebilecekleri, gerçeklere dayalı ya da en azından gerçeğe yakın mantıklı veya mantık üzeri (mantıksız demiyorum yanlış anlaşılmasın!) cevaplar verebilmelerini bekliyorum. cevap veremeyenlerin, benimle omuz omuza o sorgulamaları araştırmak yerine beni dokuzuncu köyden de kovması ve benim hayatın anlamını sorgulama çabalarımı bir saldırı olarak alması, yavaş yavaş umutlarımı yitirmeme neden oluyor.

ben sorguluyorum kardeşim! tanrıyı sorguluyorum. \'insan\'ı sorguluyorum. ne tür bir varoluşun içerisinde görünmez iplikçiklerle kimlere ve nelere bağlı olduğumu sorguluyorum. kaderi ya da kaderi yaratmayı sorguluyorum. ben bunları sorgularken, beni taşlayacak, sorgularımı küfür gibi algılayacak, benimle kavga edecek insanlara ihtiyacım yok. diğer yandan benim de sizin ortamınızda olumsuz hiçbir niyetle varolmayacağımın sözünü veririm! çetin ceviz sorgulamalarıma maruz kalanlar, bunu küfür gibi algılamadan önce "bu soruyu neden işitmiş olabilirim, bununla ne tür bir açılım yakalayabiliriz" gibi pozitif bir algı ile yaklaşım gösterdiklerinde, benim niyetimi de çıplak gözle görme fırsatı bulurlar.

müstehzi olduğum zamanlar da vardır elbet. ancak o zaman bile niyetim kişileri yaralamaktan ziyade, o mizahtan bir açılım ortaya koymaktır. asıl olan niyettir ve kimse de kimsenin niyetini okuyamaz! eğer tekamüllerimizde gelişmiş isek, birinin niyetinde art-niyet olduğunu seziyor olsaydık bile, o art-niyete bir fırsat vermek bizim gelişimimiz açısından bir basamak olurdu. ya da tüm bu düşüncelerimde yanılıyorsam, atın beni çöpe gitsin çünkü nasıl bir dünyada yaşıyorsam artık o dünyada ben insan olmayı bile hak etmiyorum demektir.

Kusura bakmayın uzun uzun yazdım, çok söz biriktirmişim bu konuda.. ve boşa kürek çekmek istemiyor olmam da etkin bu durumda. ancak niyetimi tam açıklayarak başlamamın daha doğru olacağını düşündüm.

aydınlık paylaşımlar..

B1RL1K