Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü
avatar_fidelista

Ne yapmalı yada yapmamalı ?

Başlatan fidelista, 23 Ocak 2018, 01:27:14

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

fidelista



Bu kadar Kh ve Bh muhabbeti yapılıyor ve bu seçimin temel oduğunu okuduk ve BH olarak mezun olmak istiyoruz ( bu istemek zaten kh biliyoruz  ama nasıl olacak),BH olarak kutuplaşıp mezun olabilmek için neler yapmalıyız ? Somut ve soyut önerileriniz nedir.Bilgi temel faktör başka ? Okuyoruz anlamaya çalışıyoruz öğrenmeye çalışıyoruz ,bencil olmamaya çalışıyoruz vs ,devre sonu ve zamanın az olduğu göz önüne alınırsa hızlandırılmış bir şeyler yapmak gerek ama ne ? kendime sorduğum bu soruyu bizde size sorayım.( Bu sorunun tamamen kh eğilminden kaynaklandığınında farkındayım )


bigsenfoni

#1
Ben kafama göre takiliyorum.Yok bh\'mis yok kh_mis hic takmiyorum.Izliyorum, okuyorum/ögreniyorum,düsünüyorum.Kendimden su olcam bu olcam diye de hicbir beklentim yok.Kendimi yüzde 80 falanda kabullenmisimdir.Bence gercek özgürlükte bu kendini,düsüncelerini,hatalarini,aptalliklarini,gecmisini,gelecegini,simdikini,iyiliklerin/kötülüklerini,pisliklerini/temizliklerini...herseyi kabullenmek daha dogrusu herseyin benim iyiligim icin olan bir ders oldugunu kabullenmek.Hayattaki herseyin ister negatif,yada pozitif olsun bilincli yada bilincsiz \'\'kendi secimlerimden\'\' kaynaklanan olasiklardan meydana geldigini kabullenmek.Ve secimlerinden dolayi  kendini affetmek.aptal oldugun icin affetmek,hatalarini icin affetmek,baskalarinin hatalarini affetmek... iste gercek özgürlük budur.

Kendi kendinden kaynaklanan catismalarin farkina varmak,programlarin farkina varmak,düsüncelerin farkina varmak,hallerin farkina varmak,aklin farkina varmak,bedenin farkina,cevrenin farkina varmak ,varliklarin ,farkina varmak ,dünyanin farkina varmak ,günes sisteminin farkina varmak ,galaksinin farkina varmak,Evrenin farkina varmak...frekanslarin,senfoninin farkina varmak.Bitmeyen sonsuz bir yoldur ögrenmek ve ögretmek.Ne olmus ha bir kerede tamamlamissin döngüyü ha iki kerede, bu zamasiz sonsuzlukta ne yazar ki!

Bence kh olcam bh olcam demekte, kendi kendini sinirlamaktir.bh isen bh sin,kh isen kh\'sin,ki kh olmasaydik burada olmazdik.Her iki yolda Yaradana hizmet ediyorken ne gerek catismaya!Benim icin Bh düsünce boyutundaki dersler de cok degerli kh düsünce boyutundaki derslerde..En güzel kaziklari bh düsünce boyutundaki düsünceler sayesinde yemisimdir.En güzel belalari kh düsünce boyutunda iken bulmusundur.Inat ettiklerim haricinde!(böyle olcam,söyle olcam  düsünceleri ile optimal realiteyi iyi gözlemleyemedim,en iyisi durum neyi gerektiriyorsa onu olmak/yapmak!), benim bu hayatta icin kulagima cok güzel küpe olmuslardir.

Kendini fazla sikma(kasma)rahat ol, birak olsun kardesim.Ve kendinin farkinda ol ki, yarattiginin/yarattiklarinin farkinda olabilesin.
DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET  OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.

bozadi

#2
Paylaştığınız sorular, cevaplar, yorumlar için teşekkürler arkadaşlar. Ben de aklıma şu an için gelen bazı hususları paylaşmak isterim. İfade etmeye çalışacağım önerileri sadece size değil, aslında en başta kendime yaptığımı da peşinen itiraf etmiş olayım. Yani önereceğim şeyi veya şeyleri kendim de henüz tam olarak yapamıyorum ama üzerinde giderek daha fazla odaklandığımı söyleyebilirim.

Bu forumda, monoteizmin aşılması gerektiğiyle ilgili eleştirileri yaparken aşılması gerektiğini söylediğimiz "blokaj" sadece "dinsel" bir blokaj değil aslında. Varlığın/bireyin kendisiyle, kendi kendine bakışıyla, ne olduğunu düşündüğüyle ilgili bir blokaj. Gayet dindar olan biri bu blokajı ciddi ölçüde aşmış olabileceği gibi, hiç dindar olmayan biri ciddi bir mağdur olabilir. Her ne kadar bazı KH güçleri o zihinsel/bilinçsel blokajı din yoluyla epeyce derinleştirmeye çalışmış olsa da, sadece din değil, hayatın her alanında aynı negatif, zayıflatıcı, parçalayıcı programlama yapılıyor ve hepimiz bu operasyonun mağdurları ve aynı zamanda şu veya bu ölçüde aktörleriyiz.

KH'liğin olası tanımlarından birini yapayım: kendine/gerçeğe/varlığa yabancılaşma, gerçeklikten, objektif realiteden uzaklaşma. Aslında ilginç bir şekilde "yaratıcılık" dediğimiz şeyin de bir miktar buna benzer bir etkisi veya buna ihtiyacı olabilir çünkü sadece varolan somut/mutlak gerçeğe %100 bağlı veya bağımlı kalarak yaratıcı olamazsınız, yenilik, tazelik sağlayamazsınız muhtemelen ama sanıyorum ki sağlıklı/dengeli bir yaratıcılık, gerçeklikle bağlantısını ve özdeşlik farkındalığını kaybetmeden yapılır.

Kendi durumumuza dönecek olursak, bizim KH'liğimiz, varlığımızın ve varlığın ne olduğuna dair bir algılama/bilinç/inanç bozukluğuyla veya hastalığıyla yakından bağlantılı görünüyor.

Nasıl olmuşsa, varlığa ve varlığımıza yanlış ve kendimize zarar verici bir anlam veriyoruz ve bunda ısrar ediyoruz veya birileri bizim adımıza bu yanlış anlamada ısrar ediyor, baskı yapıyor ve biz de bu durumu ciddi ölçülerde kabulleniyoruz, boyun eğiyoruz. Suçluluk, acizlik ve bununla bağlantılı olarak kendine ve başkalarına karşı hırs/nefret komplekslerinin de bu hastalığın sürmesinde önemli bir etkisi olduğu anlaşılıyor.

BH olmak; yanlış anlamayı ortadan kaldırmak, bilinçsizliği ve ısrarlı yanlış bilinçten/inançtan kaynaklı hastalık halini geride bırakmak demek yalnızca. BH olmak, "normal/sağlıklı" olmak demek. Kendine, varlığa, hayata "çarpık/yamuk" bakmamak demek. Ve bu bizim "normal/sağlıklı" olmadığımız anlamına geliyor. Tabi az çok BH yoluna girildiğinde, yani BH'ye yönelindiğinde, nispi normalleşme/iyileşme etkileri deneyimlenir ama bu kesinlikle gerçekten normalleşmeye ulaşıldığı anlamına gelmez.

Konu hakkındaki düşüncelerimi paylaşmaya devam etmek istiyorum ama üzerinde biraz daha düşünmem, odaklanmam gerekiyor.

Tgur

#3
Fidelistanın sorusunu biraz cevaplar düşüncesiyle bir kısım aktarım sunuyorum fırsat bulrsam gerisi de gelir,
-------------------------

"S: (L) Eğer siz BH iseniz, önemli olan bizim algımız değil mi? Açık yanıtlarla bizi aydınlatarak hizmet etmiyor musunuz?
C: Zihnini kullanarak öğrenmene yardımcı olarak hizmet ediyoruz. Doğrudan cevaplar öğrenmene yardım etmez.

S: (L) Yani sonsuza kadar hiç doğrulayamayacağımız genel sorularla mı sınırlandırılacağız?
C: Doğrulama kişisel konularla sınırlı birşey değildir. Eğer birşey sınırlandırıcıysa o şey BH değildir
-------------------------------
S: (L) Merak etmeye başlıyorum... Yani, eğer tarih öncesi dünyasına dönüp herşeye baştan başlamak zorunda olmasaydım, BH yolunun biraz fazla zor olduğunu düşünürdüm herhalde.
C: Gerçek bir ilerleme kaydedebilmeniz için bazı sıkıntılara katlanmak zorundasınız.
S: (L) Artık daha fazla acı çekmek istemiyorum.
C: O zaman yanlış yerdesin.
---------------------------------
S: (T) Hem BH'den hem de KH'den söz ediyorsunuz. Ama BH olmamız için öğrenmemiz gerektiğini söylüyorsunuz. Bizim yapmamız gereken şeyle sizin yaptığınız şey arasında neden böyle bir fark var?
C: Bh dengedir çünkü kendinize diğerleri yoluyla hizmet edersiniz.
S: (T) BH olarak KH olduğunuzu söylüyorsunuz. Bu doğru mu?
C: Evet. Zaten yanıtlandı.
S: (T) Yani giden şey dolanıp geri mi geliyor?
C: Evet.
S: (T) BH, KH'nin amacına mı hizmet ediyor?
C: Hayır. BH dengedir. KH dengesizliktir.
S: (T) Eğer KH dengesizlikse BH olma yoluyla nasıl KH olabiliyorsunuz?
C: BH dışa doğru akar ve kök noktası dahil tüm noktalara dokunur, KH ise içe doğru akar ve yalnızca kök noktasına dokunur.
S: (T) Önceki celselerin kayıtlarından okuduğum kadarıyla BH olarak KH olduklarını söylüyorlar. (L) Başkalarına hizmet etme yoluyla kendilerine hizmet ediyorlar. (T) Bunu mu kastediyorlar? (L) Evet. (T) Bizim yapmamız gereken şey de bu mu? Yani diğerlerine hizmet ederek kendimize hizmet etmek? Evet! Çünkü giden dolanıp geri geliyor. Diğerlerine hizmet edersen sen de hizmet görüyorsun. (F) Çünkü kendine hizmet edersen, aynı şekilde kendine hizmet eden sonsuz sayıda başka birey de olabilir. (T) Yani enerji alışverişi olmaz, grup sinerjisi olmaz. (F) Herşey içe doğru hareket eder. (T) Paylaşım yok, gelişim yok, hiçbirşey yok. (F) Bağlantı kurma yok. (T) Evet, öğrenme yok. (L) KH bakımından, tabii alakalı olabilir de olmayabilir de ama, Kara Deliğin özelliğini söyleyebilir misiniz?
C: Büyük ölçekli KH.

S: (L) Yani bir varlık öylesine yüksek bir kendine hizmet seviyesine çıkıyor ki, resmen kendi içine doğru patlıyor, öyle mi?
C: Yakın bir benzetme.
------------------------------------------
S: (F) Yani bu, biz veya KH olarak tanımlanan herhangi birinin, o yolda kalmaya devam etmesi durumunda en sonunda varacağı yerin bir Kara Delik olacağı anlamına mı geliyor?
C: Yakın.
S: (L) Çok hoş. Peki "mutlak yokluğa" giden enerjiye ne oluyor?
C: Mutlak yokluk, mutlak varlığı dengeliyor. Mutlak varlığın ne olduğunu tahmin edin.
S: (L) Bir tür dengeleyici güç mü?
C: "Tanrı."
S: (T) Pleiades Öğretileri'nde bahsedildiği şekliyle Baş Yaratıcı'dan mı bahsediyoruz?
C: Evet, Baş Yaratıcı.
S: (T) Baş Yaratıcı ile "Tanrı" arasındaki fark nedir?
C: Yok. Varolduğunuz sürece Baş Yaratıcı'nın bir parçasısınız.
S: (L) O halde Kara Deliklere giden şey Baş Yaratıcı'nın bir parçası olmuyor?
C: Doğru.
S: (L) Baş Yaratıcı kendisinin bir parçasını nasıl kaybedilir?
C: Baş Yaratıcı birşey "kaybetmez."
S: (L) Peki var iken Kara Deliğe gittiği için yok olan şeyler?
C: Yansıma olarak 1'inci seviyede tekrar üretilir.
S: (L) Yani Kara Deliğe giden enerji diğer taraftan çıkıyor mu?
C: Hayır.
S: (L) Primal atom gibi birşey mi oluyor?
C: Hayır.
S: (T) Tekrar döngüye mi giriyor?
C: Hayır. Yok olanın yerine yansıma olarak primal atomlar üretiliyor.
S: (T) Pozitif veya negatif enerji ürettiğimizde, diğer seviyelerde bu enerjiyle beslenen varlıklar var, bu doğru mu?
C: Evet.
S: (T) Tamam, ve Kertişlerin negatif enerjiyle beslendiklerini söylemiştiniz?
C: Evet.
S: (T) Peki pozitif enerjiyle kim besleniyor?
C: Siz.
S: (T) Pozitif enerjiyle nasıl besleniyoruz?
C: Bir'le yani 7'nci seviyeyle birliğe doğru ilerliyorsunuz.

S: (L) Diğer bir deyişle başka birine yakıt sağlamak yerine kendi yakıtını üretiyorsun. (T) Siz 6'ncı seviyedesiniz, siz neyle besleniyorsunuz?
C: Yanlış kavram. Biz diğerlerine veriyoruz ve diğer BH'lerden alıyoruz. Birbirimizi besliyoruz
------------------------------
C: Her zaman diğer insanlarla bilgi paylaşımına yönelik iletişim içinde olun. Bilgi paylaşımına yönelik işbirliği (networking), yaklaşan boyut sınır geçişinin etkisiyle 4'üncü Yoğunluk BH'den 3'üncü yoğunluğa damlayan bir kavramdır.
S: (DM) Bu bizi 3'üncü yoğunluktan 4'üncüye mi taşır?
C: Dalganın etkisiyle 4'üncü seviyeden 3'üncüye geliyor.
S: (DM) Yani her birimizin geliştirdiği bir yetenek var ve birbirimize yardımcı oluyoruz. (L) Bir bedenin parçalarını oluşturuyoruz.
C: BH'de hayat böyledir
--------------------------------------
C: Hepiniz hala KH'siniz. Hepiniz BH'ye mezun olmaya doğru ilerliyorsunuz.
S: (F) Hepimiz hala KH miyiz?
C: Evet.
-----------------------------------
S:(L) Eğer iki birey, birbirlerine duydukları yüksek seviyeli sevgiyi fiziksel bir şekilde ifade etmek isteseler, bu enerjiyi 4'üncü seviye KH varlıklarını beslemeden, pozitif bir şekilde yapmaları mümkün mü?
C: Hayır.
S:(L) Yani ne yaparsan yap, ne düşünürsen düşün, bu enerji oraya gidiyor öyle mi?
C: Seks kuvvetli bir fiziksel arzudur.
S:(V) Büyük geçiş geldiği sırada seks yapan veya herhangi cinsel bir ilişkisi olan kişiler bu yüzden geçişi gerçekleştiremeyecek mi? (L) Sanmam... (V) Bunu öğrenmek istiyorum. Bu doğru mu?
C: Hayır. İncil'inizde "Bin Yıl" olarak bahsedilen şey, geçişin 3'üncü yoğunluk yorumudur.
S:(L) Yani bir anlamda 4'üncü yoğunlukta bin yıl boyunca fiziksel varlıklar olarak yaşayacağız. Geçiş bu süre içinde gerçekleşecek ve bu süre bittiğinde fiziğe olan iştahımızı geride bırakmış olacağız, öyle mi?
C: Yakın. Bazıları 4'üncü yoğunluğa hemen geçecek, bazılarının ise biraz daha "zamana" ihtiyacı olacak.
S:(T) Yani 4'üncü yoğunluğa geçtiğimizde ve hala fizikselken, ihtiyaç duyduğumuz besinleri yine 3'üncü yoğunluktan mı edineceğiz?
C: Kısmen.
S:(D) Tamamen BH olsak bile mi?
C: Tamamen BH iseniz fiziksel besine ihtiyacınız olmaz.
---D) O zaman nasıl enerji alırız... Birbirimizden. Başkalarına hizmet ediyor oluruz. (L) BH böyle çoğalıp büyüyor... KH parçalıyor ve parçalanıyor ve giderek küçülüyor... (J) Uyguladıkları parçalamalar, yasa gereği onlara dönüyor. (D) Kendi enerjimizi başkalarına verirken biz de başkalarının enerjisini alabilecek miyiz?
C: Evet.
S:(D) Başkalarına hizmetin aynı zamanda kendine hizmet olması bu herhalde.
-----------------------------------

C: BH arzulu düşünmez.
S:(L) Peki BH nasıl düşünür? (TR) Sorumlu bir şekilde... (L) [ense kökünde şiddetli bir sıkıştırıcı etki deneyimleyerek] Aman Tanrım! Siz oradakiler vücuduma garip şeyler yapıyorsunuz...
C: Yardımcı ve dengeli. Arzular tamamen KH'dir. 
S:(L) Yani mevcut deneyimin kabulü, yani olan şeylerin oluşuna izin vermek ve bunlara dengeli ve yardım niyetiyle yaklaşmak, 4'üncü yoğunluktaki BH tepkisi veya deneyimi oluyor, öyle mi?
C: Yakın.
------------------------

S:(TR) 4'üncü yoğunluktayken KH'yi seçersen, daha sonra BH'ye geçebilir misin?
C: Evet.
S:(TR) Yani ikisi arasında istediğin kadar fikir değişikliği yapabilirsin, bu tamamen özgür irade, öyle mi?
C: Eğer 4'üncü seviyede KH'den BH'ye geçersen, KH'ye geri dönmezsin."
-------------------------------------------------

gerçek tosun paşa

#4
BH ile KH olma yolunun çok büyük evrede aynı olduğunu düşünüyorum.( 3.boyut seviyesi ve tekamül süreci, farkındalık açısından)  Bozadi, big ve tgur abinin söyledikleriyle konunun alakası çok fazla ve kendi düşüncelerimle konuyu çok basit açıdan açıklamaya çalışayım.  İki tarafta bilgiye sahip olmalıdır. Bir çok ortak özellikleri olduğuna hemen hemen eminim. Fakat bir seviyeden sonra hayat ve eğilimler yönlenmeye sebep oluyor. Geçirilen reenkarnasyon ve bedenlerin planlı olması ve çok uzun bir zaman sürecini kapsaması (bu karmik planların ve reenkarnasyon aşamalarının) zaten bu niyet ve eğilimlere göre yapıldığı için aslında bu (kh - bh yönelimi) çoğu zaman anlık bir seçim değil.

Aslında konunun güzel bir özeti bigsenfoninin imzasında bulunan fotoğrafta bulunuyor. :) 

Hayat bir döngü sonsuz bir öğrenme yolu ve bedensel olarak bir zihin 24 saatlik dilim içerisinde binlerce veri alıyor. Bu veriler belirli frekanslara sahip. Özel olarak frekansı ayarlanmış veriler de var. Bunlar renk ses görsel-işitsel olarak bize dayatılıyor ya da dayatılmıyor bu önemli değil veri girişi var ve her veri bir frekans değerinde. Algılamanın prensibi bu. Dengeyi kurma yönünde ne kadar ilerlersen frekans eşiğin yükseliyor ve dışarıdan gelen etkiye daha korunaklı oluyorsun.
Fitness yaparak 10 kilo kaldırabiliyorken zamanla 40-50 kg ağırlığın sana hiç dokunmaması gibi düşünebilirsin.

Bu frekansların bedensel istek ve hormanal aktiviteler üzerinde etkisi zaten bilimsel çalışmalara konu olmuş şeyler. Bunlara nefs, şeytan vesvesesi gibi isimlerle tanıyabiliyoruz.

İşte meditasyon ve nefes denilen şey ruhun kontrolü ele almasına neden olup frekans eşiğini yükseltebiliyor. Meditasyon ve nefesin celselerde bu kadar önerilmesi, düzenin ve dengenin temelini oluşturmasının nedeni bedensel açıdan budur.

Bu konuda fazla ayrıntıya bu başlıkta girmeyeceğim denge denilen şey kutuplaşma aşamasında farklılık gösterebilir. Enerji noktalarının kullanım ve yönlendirimleri bizim niyet ve eğilimlerimize göre belirlenir. KH odağının yoğun ve BH odağının yoğun olduğu özelliklerin enerjin üzerine farklı etkiler bırakır. Bunları tek bir varlık tek bir vücut üzerine söylüyorum. KH için dengesizliğin dengesi gibi yetersiz ama fikir verici bir tanımlama yaparsam belki ne anlatmaya çalıştığımı daha başarılı ifade etmiş olurum.

Yol konusuna geri dönersek eğilimler ve niyetlerden söz ettik. Hayatın getirileri, karmik süreçler, kader ve veri girişinin frekans üzerine etkisinden söz ettik.

İnsanlar farklı eğilimlere sahip ve farklı oranda kırılganlar herkesin derdi vardır ama birinin dert diye yana tutuşa söylendiği şey hayat yolunda bize oldukça saçma bir sitem gibi gelebilir. Bu yönelim dinamiklerini son derece etkiler. Herkesin başına bir şeyler gelir.Kimi cebine 3-5 kuruş koyup hayatını sürdürmeyi dert edinirken kimi 500.000 lik bir araba alamadığı için aynı şekilde dertlenebilir. Konumuza geri dönersek hayatın getirileri bir noktada bizim yşamsal uygulamalarımızı etkiler. Ya herşeyi bilir (iyi-kötüyü ve felsefeyi) iyi olan için dürüstlükle ve paylaşımla içinde olan sevgiyle devam edersin ya da üstün manipülasyon tekniklerinde kendini geliştirir zeka sınırlarını zorlar ve süpersonik (madde alemi için) biri olursun. İstediğini kendin almaya çalışır ve bu yolda her şeyi mübah görürsün. Aptal insan KH olamaz. Çok fazla özelliğin zeka ve iradenin bir varlıkta sınırlarını zorlayacak şekilde kullanılması gerekir. KH oyuncağı olmuş KH eğilimi güçlü kişiler güzel maşa olur ama KH olamazlar. Bunu akıldan çıkarmamakta fayda var.

Bir tutum karşısında verilen tepkiler hayat görüşü ve yapabilme yolu/yeteneği bizim alemimiz için burada kritik noktaları oluşturur. BH olmanın ve dengeyi bu yönde kurmanın zorluğu yine celselerde geçtiği gibi mevcuttur ve çok farklı şekillerdedir. Forumun düzenli takipçileri BH yolunun zenginlik,bol seks ve vur patlasın çal oynasınlı olmadığını zaten fark etmiştir. Disiplinli olmak ve bu yola tabiri caizse baş koymak yine çok önemli bir nokta. Herşeyi bilip gücü hissedip yükselişi görüp egodan uzak sevgi ve alçak gönüllülükle donanmak ta çok zor bir meseledir.

Ben bu sürecin doğal ilerlemesi taraftarıyım. Çok sevgili bozadi bahsetmiş blokajlar sadece çevresel etkilerden değil varlığın kendinden de kaynaklı diye. Bence meselenin özü en büyük adımı kritik noktası "kişinin kendini tanıma evresi" denen o süreçtir. Bozadinin bu yaklaşımı bence çok ama çok doğru bir tanımlama.

Bunun dışında BH yolunda yapılacak tekamül çalışmaların için zaten RA sade ve öz şekilde anlatımlar yapmış konuyu sabitlemiştir. Kesinlikle RA yı defalarca okumanızı öneririm.

Hepimizin ön yargı ve kibrinden arınmış yüreğinin derinliklerinden gelen sevgiyle tekamülünü gerçekleştirecek yolda başarılı olmasını dileyerek sözlerime bu konuyla ilgili son vereyim o zaman :)

Tgur

#5
Bir gurup aktarma daha
-----------------
"L) Yani mevcut deneyimin kabulü, yani olan şeylerin oluşuna izin vermek ve bunlara dengeli ve yardım niyetiyle yaklaşmak, 4'üncü yoğunluktaki BH tepkisi veya deneyimi oluyor, öyle mi?
C: Yakın.
S:(L) Ve bundan dolayı penceremde gördüğüm gibi geçen şeyleri görmek ve bunlara esas olarak açık, meraklı ve izin verici bir şekilde bakmak bir BH tepkisi oluyor, doğru mu?
C: Belki.
S:(T) Nasıl bir merak olduğuna bağlı. (TR) Kertişler de 4'üncü yoğunlukta dolanıyor ama onlar BH değil, değil mi?
C: Doğru.
S:(TR) Ve onlar BH gibi yardımcı, sorumlu davranmıyorlar...
C: Doğru.
S:(TR) Demek 4'üncü yoğunlukta her iki tür de olabiliyor?
C: Evet.
S:(TR) Daha uygun olanı BH türü düşünme mi?
C: Evet.
S:(TR) Ama oraya gittiğinde kararına göre KH düşünüş şekli de mevcut, öyle mi?
C: Evet.
S:(TR) Ama bu 6'ncı yoğunluğa ilerleme yeteneğini sınırlandırıyor?
C: Evet.
S:(TR) 4'üncü yoğunluktayken KH'yi seçersen, daha sonra BH'ye geçebilir misin?
C: Evet.
S:(TR) Yani ikisi arasında istediğin kadar fikir değişikliği yapabilirsin, bu tamamen özgür irade, öyle mi?
C: Eğer 4'üncü seviyede KH'den BH'ye geçersen, KH'ye geri dönmezsin.
S:(TR) 4'üncü yoğunlukta eğer bir kez KH olmuşsan öyle kalman mı gerekiyor? (L) Hayır. (J) Eğer 4'üncü yoğunlukta KH'den BH'ye geçersen KH'ye geri dönmüyorsun, BH'de kalıyorsun, doğru mu? (TR) Ben de onu kastediyorum, bir kez BH'ye geçmeye karar verince orada kalıyorsun çünkü artık KH'ye geri dönme isteğin kalmıyor, öyle mi?
C: Evet.
S:(TR) Yani seçeneğin olmaması meselesi değil, sadece kendin KH'ye geri dönmek istemiyorsun?
C: Evet.
S:(TR) 4'üncü yoğunluğa çıkarsan ve Kertenkelelerin yaptığı şeyleri yaparsan ve sonunda bundan sıkılırsan veya farklı bakmaya başlarsan veya aydınlanırsan, BH'ye geçiyorsun ve orada kalmak istiyorsun, öyle mi?
C: Açık.
S:(TR) BH'den KH'ye geçilebilir mi? Biliyorum, geçilemeyeceğini söylediniz ama sadece geçmek istemediğin için mi?
C: Doğal faktörler bunu engeller.
S:(L) Sanırım bir kez BH doğal faktörlerine ulaştığında, o konumun özelliği gereği bir şekilde... öyle birşey olmuyor...
C: Şimdi sizin için bir blok-yıkıcı: Tam BH profiline ulaşan 3'üncü yoğunluk varlıkları otomatik olarak anında 4'üncü seviyeye geçer!
----------------------------------
S:(TR) Bir anda yok mu olurlar? Bunu yapan insanlar oldu mu?
C: Evet.
S:(F) Evet, bunu duymuştum. (TR) Her zaman bir sürü insan kayboluyor. (L) Ama bunun o kadar çok olduğunu sanmıyorum... (F) Ama olmuş. (J) Bazen insanlar kayboluyor ve bir daha onlardan hiçbir haber alamıyorsun. (F) Ani bir ışığın gelmesiyle insanların aniden ortadan kaybolması gibi olaylar var; aniden bir ışık ortaya çıkıyor ve puf! (TR) Kendi kendine yanma olayları gibi... (F) Hayır... (J) Kendi kendine yanma gibi değil çünkü o durumda beden kalıntıları duruyor. (F) Bir grup insan birlikte otururken aniden çok şiddetli bir ışık meydana geliyor ve kişilerden biri kayboluyor. (L) Bir daha ortaya çıkmıyor mu? (F) Hiç! (TR) Bunu sormak istiyorum, daha önce sorulduysa biri beni durdursun, tam BH profili nedir? (L) Kendine tamamen ilgisizlik.
C: Evet.
S:(L) Yani kendin için, kendini tatmin için hiçbir yapmıyor ve düşünmüyorsun. Bunu sürekli olarak başkaları için yapıyorsun. (TR) Lanet olsun, o zaman daha çok işim var... (Koro) Hepimizin var! (J) Gandi tam BH miydi?
C: Hayır.
S:(L) Rahibe Terasa?
C: Hayır. Politik aldanmalar.
S:(J) Rahibe Teresa politik bir aldanma mı? (gülüşme) (L) Birşey isteyeceğim... Biraz farklı bir konuda. Şu anda beynimde büyük bir gerginleşme hissediyorum, şurada biraz dinlenmem lazım, biraz
---------------------------------------

S:(L) 4'üncü yoğunluğa doğru ilerliyoruz. (BP) 4'ü atlayıp doğrudan 5'inciye geçmeyecek miyiz? (L) 5'inci yoğunluk düşünme-değerlendirme bölgesi. (F) Öldüğünde ruhunun gittiği yer. (L) 4'te fizikselliğin değişken olduğu bir duruma geçeceğiz. (BP) Kağıdı okudum... (L) Oradakiler sadece genel bilgiler. 300 sayfadan fazla materyal var. (J) Bunları toparlamaya çalışıyoruz. (L) Kasyopyalılar bize 4'üncü yoğunluk durumuna doğru ilerlediğimizi ve sürüngen varlıkların bunu önlemek için çılgınlar gibi çalıştığını çünkü eğer öyle olursa ve eğer bizden yeteri kadar kişi BH modunda olursa...
C: Hepiniz 4'üncü yoğunluk adayısınız.
S:(L) 4'üncü yoğunluğa geçtiğimizde hepimiz bu diğer varlıklarla eşit duruma geleceğiz ve herşey daha eşit olacak. Ayrıca, 4'üncü yoğunluk adayı olmayanlar döngüde başa dönecekler ve herşeye baştan başlayacaklar. 3'üncü yoğunluk karmaşasında bir 300.000 yıllık kavga ve sefalet deneyimi daha yaşayacaklar. (BP) Ve 4'üncü yoğunluğa geçişle birlikte, mekanda bir değişimden ziyade algıda bir değişim olacak, doğru mu? (L) Hm hm.
C: Yakın.
--------------------------------
S:(L) BH varlıkları kimseye güç yettirmeye çalışmıyor, herkese hizmet ediyorlar. KH varlıkları bilgi istediklerinde ve frekans seviyelerini yükselttiklerinde, KH içinde oldukları halde bunu yapabilirler ve evrende bilgi alabilecekleri tek yer BH varlıklarıdır. Tabii aldıkları bilgiyi kendilerine hizmet için de kullanabiliyorlar. KH varlıkları bilgi VERMEZ, çünkü bu BH'dir. (GB) Kertenkelelerin ruhları var mı?
C: Evet.

S:(T) Bir saniye. Olayın mantığını kaçırıyorum. Düşüşten önce biz kimdik?
C: 3'üncü yoğunluk BH.
S:(T) Bize 3'üncü yoğunluk varlıklarının BH olamayacağını söylememiş miydiniz? (L) Hayır. 3'üncü yoğunluk BH varlıklarının olduğunu söylemişlerdi. (T) O zaman meydana gelen şeyden dolayı mı şimdi KH'yiz?
C: Evet.
S:(T) Tamam, demek o zaman BH'ydik. Yani Kertenkeleler kapıyı açtı ve tabii bunu bir mecaz olarak kullanıyoruz. Kertenkeleler kapıyı açtı ve bize bir küp altını gösterdiler ve kapıdan geçip ona ulaşmamızı umuyorlardı ve bizi kontrol altına almak üzere kapının arkasında bekliyorlardı. Doğru yolda mıyım?
C: Ummak yanlış fikir.
S:(T) Bizi cezbederek yapmaya çalıştıkları şey neydi?
C: Yapmaya çalışmak da yanlış fikir; öğrenme fırsatı için sorgulamaya devam edin.
S:(T) O zaman 3'üncü yoğunluk BH varlıklarıydık. Bu, daha önce bahsettiğiniz savaştan sonra mıydı?
C: Savaşın kendisiydi.
S:(L) Savaş içimizde miydi?
C: Sizin üzerinizden.
S:(T) Yani o kapıdan geçip geçmeyeceğimizle ilgili bir savaş... (L) Savaş bizim üzerimizden yapıldı ve biz resmen savaş meydanıydık. (T) Anladım, ama genel resmi doğru anladığımızdan emin olmak için bu benzetmeye geri dönmek istiyorum. Kapı açıldığında savaş devam ediyordu. Savaş, bizim o kapıdan geçip geçmeyeceğimiz üzerine miydi?
C: Yakın.
S:(T) O noktada BH'ydik. BH ve KH seçeneklerimiz var.
C: TR, savaş her zaman var, önemli olan "ne zaman" seçtiğin!
S:(T) Yani hala altın küpüne mi bakıyoruz? Burada önemli birşey var... (L) Şimdi biraz geri dönüp şu şekilde soralım: Bu olay öncesinde insanoğlu...
C: Öncesinde mi?
S:(L) Öncesi değil. Herşey aslında eşzamanlı olmasına rağmen biz hala bir anlamda tarihsel bir olaydan bahsediyoruz. Döngünün bir noktasındaki bu olayda insanoğlu...
C: Geri gidiyorsunuz.
S:(T) Sorduğumuz sorular isabetli değil.
C: Yakın. Düşünce dalgalarıyla birlikteydiniz. Bu konuyu TR'ye bıraksan daha iyi olur belki.
S:(L) Tamam, çenemi kapatacağım. Devam et TR. (T) Tüm yardımınıza ihtiyacım var. (L) Zor bir konu. (T) Bu konu, Kertenkelelerin ve diğer dünyadışı varlıkların insanlara onları kaçırılmaları ve diğer herşey için izin verdiklerini söyleyip durmalarıyla da ilgili. 389
C: Evet, devam et.
S:(T) Benzetme üzerinden gidelim. Altın bir ilüzyondu. Altın, algıladığımız şey değildi. 3'üncü yoğunluktaki BH varlıkları olarak bize sunulan bir cezbediciydi. Kapı Kertenkeleler tarafından açıldı.
C: Cezbetme değil, herzaman oradaydı. Dorothy ve kırmızı terlikleri hatırlıyor musunuz?
S:(T) O kapıdan içeri adım atmadan önce BH'ydik. İçeri girmek zorunda değildik. (F) Bir saniye, yanılıyorsam düzeltin ama TR kapıdan girdiğimizde onların bizi ele geçirdiğini söylediğinde Kasyopyalılar... (L) Hayır dediler... (F) Altın her zaman oradaydı. (J) Seçmeseydik, özgür irademiz ihlal edilemezdi. (T) Onlar hiçbirşey yapmadılar, sadece kapıyı açtılar. Kertenkeleler kapıyı açtı ve içeri girip girmeyeceğimiz tamamen bizim kendi seçimimizdi. (J) Bana göre, kapıdan içeri adım atmakla, özgür irademizin sınırlanmasını seçmiş olduk... (T) Kapıdan içeri girmemizle birlikte Kertenkeleler bize birşeyi uygun bir şekilde sunmuş oldular. Tek yaptıkları kapıyı açıp bize göstermeleriydi...
C: Sunmak? ! ?
S:(L) Onlar sunmadı... (J) O hep vardı... (T) Her zaman oradaydı... (J) Hala orada...
C: Evet, kırmızı terlikleri düşünün. Glenda Dorothy'ye ne söyledi?
S:(J) İstediğin zaman eve gidebilirsin. (L) Her zaman eve dönme gücün var...
C: Evet.
S:(L) Yani her zaman BH olmaya dönme gücümüz var mı? 3'üncü yoğunlukta bile mi?
C: Evet.
S:(L) 3'üncü yoğunluk BH varlıkları nasıl bir hayat yaşıyor?
C: Keşfedin.
S:(T) Kapı benzetmesine dönmek istiyorum. Kapı her zaman oradaydı. Cezbedicilik her zaman orada duruyordu...
C: Altına gittiğinizde, Kertenkelelere "Merhaba" dediniz ve bundan anlayabileceğiniz herşey.
S:(T) Evet, ben de bu noktaya ulaşmaya çalışıyordum. Kertenkelelerin veya KH güçlerinin kapıyı açtığını söylediniz.
C: Hayır. "Açmak" demeyelim. Sadece sizi kavramaya yaklaştırmak için o ifadeyi kullandık.
S: ... (T) Kapı her zaman oradaydı ve her zaman açıktı. Sadece benzetmeyi kavramaya çalışıyorum. Yani BH varlıkları olarak altına gitme ve gitmeme seçeneklerimiz vardı. Altına gitmekle KH olduk çünkü altına gitmek KH.
C: Evet.
S:(T) Ve bunu yapmakla 4'üncü yoğunluk Kertenkele Varlıklarının saflarına girmiş olduk.
C: Evet.
S:(T) Çünkü onlar 4'üncü yoğunluk varlıkları ve 3'üncü yoğunluk varlıkları olarak bizden çok daha fazla yetenekleri var.
C: Bundan önce 4'üncü yoğunluk BH varlıklarının saflarındaydınız.
S:(T) Ve 3'üncü yoğunluk BH'ydik. Ama altına gitmekle kendimizi 4'üncü yoğunluk KH'nin etkisi altına soktuk.
C: Evet.
S:(T) Bunu yapmakla 4'üncü yoğunluk KH'ye, bize dilediklerini yapma izni mi vermiş olduk?
C: Yakın.
S:(T) Yani bizi kaçırmaları için onlara izin verdiğimizi söylediklerinde bunu mu kastediyorlar?
C: Yakın.
-----------------------

Tgur

#6
Fidelista kardeşim ,dostlarımızın değişik yönden açıklamaları çok faydalı ve güzel ,konuları değerlendirdikleri perspektif bizlere çok yönlü düşünmenin harikalarını gösteriyor çok yollar açıyor,hepsine teşekkür ederiz..
Aktarmaları artık buralarda kesiyorum fazla uzatmak her yönden zararlı bence ,ama özetle bir bakıma sorulara cevap verecek kısımlar yakalayabiliriz ve celselerin tümünü okumaktan biraz daha kolay gibi ancak konuları zihne yapıştırmanın diğer yolları kişilerin ferdi düşünce motorunda yatıyor ,ne demek istediğimi anladınız ,
Mutluluklar dilerim.



bozadi

#7
Yine müthiş ilham verici alıntılar bence Tgur, teşekkür ederim.

Ve bu alıntılar arasında belirli bir kısmı özellikle cımbızlamak istiyorum:
Alıntı Yap
S:(T) Benzetme üzerinden gidelim. Altın bir ilüzyondu. Altın, algıladığımız şey değildi. 3'üncü yoğunluktaki BH varlıkları olarak bize sunulan bir cezbediciydi. Kapı Kertenkeleler tarafından açıldı.

C: Cezbetme değil, herzaman oradaydı. Dorothy ve kırmızı terlikleri hatırlıyor musunuz?

S:(T) O kapıdan içeri adım atmadan önce BH'ydik. İçeri girmek zorunda değildik. (F) Bir saniye, yanılıyorsam düzeltin ama TR kapıdan girdiğimizde onların bizi ele geçirdiğini söylediğinde Kasyopyalılar... (L) Hayır dediler... (F) Altın her zaman oradaydı. (J) Seçmeseydik, özgür irademiz ihlal edilemezdi. (T) Onlar hiçbirşey yapmadılar, sadece kapıyı açtılar. Kertenkeleler kapıyı açtı ve içeri girip girmeyeceğimiz tamamen bizim kendi seçimimizdi. (J) Bana göre, kapıdan içeri adım atmakla, özgür irademizin sınırlanmasını seçmiş olduk... (T) Kapıdan içeri girmemizle birlikte Kertenkeleler bize birşeyi uygun bir şekilde sunmuş oldular. Tek yaptıkları kapıyı açıp bize göstermeleriydi...

C: Sunmak? ! ?

S:(L) Onlar sunmadı... (J) O hep vardı... (T) Her zaman oradaydı... (J) Hala orada...

C: Evet, kırmızı terlikleri düşünün. Glenda Dorothy'ye ne söyledi?

S:(J) İstediğin zaman eve gidebilirsin. (L) Her zaman eve dönme gücün var...

C: Evet.

S:(L) Yani her zaman BH olmaya dönme gücümüz var mı? 3'üncü yoğunlukta bile mi?

C: Evet.


Anladığım ve inandığım kadarıyla, eğer gerçekten istersek, anında BH'ye (hem de 4BH'ye) geçiş yapabiliriz. Demek ki bunu istemiyoruz veya en azından "yeterince" istemiyoruz. Bu husus veya bu "ihtimal" üzerinde fikir yürütmeye çalışmamızın çok faydalı olabileceğini düşünüyorum.

fidelista

#8
Cevaplar güzel dostlar teşekkürler, ne isek oyuz,yüreğimizin götürdüğü yere gitmek dışında yapabilecek bir şey yok,Kh ve Bh kavramının farkındalığı içinde olmak Ra nın sôylemine gôre zaten Bh yolunda secimin yapılıp bir miktar yol alındığı nın gôstergesi imiş yani bu yoldayız ,bu Savaşı her an yaşıyoruz, bugün birilerine yardım ederken gônülsüz olduğumu farkettim savaş içimizde.