Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

Emniyet'ten 'Esedullah' Genelgesi (21 Kasım)

Başlatan bozadi, 21 Kasım 2015, 13:33:10

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

21 Kasım 2015

Emniyet'ten 'Esedullah' genelgesi


En son Diyarbakır'da duvarlara yazılan "Esedullah Timi" yazılarının ardından Emniyet Genel Müdürü'nün imzasıyla 81 ile gönderilen genelgede, "itibarımız zedeleniyor" denildi.




En son Silvan'da ilan edilen sokağa çıkma yasağının ardından ilçe duvarlarında yeniden ortaya çıkan "Esedullah Tim", "Türk'ün gücünü göreceksiniz", "Türksen övün değilsen itaat et" gibi skandal ifadelerin yer aldığı yazıların yazılması, kamuoyunda ciddi tartışmalara neden oldu.




Hürriyet'ten Fevzi Kızılkoyun'un haberine göre, bu gelişmeler üzerine EmniyetGenel Müdürü Celalettin Lekesiz, 14 Kasım'da 81 ilin emniyet müdürlerine uyarı genelgesi gönderdi. Genelgede bu tür davranışlarda bulunan polislerle ilgili soruşturma açılması ve disiplin cezası uygulanması istendi.




Genelgede şöyle denildi:

"Profesyonellikten uzak davranışlar, çok büyük özveri ve gayretlerle tesis edilen güven ve itibarımıza zarar vermektedir. Hukuka aykırı ve insan haklarını ihlal edici veya bu şekilde anlaşılabilecek her türlü hal ve hareketlerden özenle kaçınılmalıdır. Teşkilatımızın hukuka ve insan haklarına gösterdiği azami dikkat ve özene halel getirebilecek fiillerin vukuu halinde, sorumluları hakkında gerekli idari ve adli işlemlerin başlatılmasında tereddüt edilmemeli. Bir olayla ilgili görüntüleme ve fotoğraflama çalışmaları sadece il emniyet müdürlüklerinde kurulu Olay Yeri İnceleme Birimlerinde görevli personeller tarafından yerine getirilmelidir. Olayla ilgili ses kaydı yapılmasının veya fotoğraf ve görüntü alınması planlı operasyonlarda sorumlu amirin, münferit veya ani gelişen olaylarda ise olayla karşılaşan ekip amirinin denetim ve sorumluluğunda gerçekleştirilmelidir.




Polisin adli veya idari görevleri sırasında karşılaştığı olaylarda adli ve veya idari bir talimat alınmaksızın ses kaydı yapılmasının, fotoğraf ve görüntü alınmasının ve bu şekilde bireysel kayıtların paylaşılmasının, kullanım amacı ne olursa olsun adli açıdan 5237 sayılı TCK'nın 132, 133, 134, 135, 136 ve 286'ıcı maddelerinde sayılı suçlar, idari açıdan ise Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8'inci maddesinde yer alan suçlardan yargılanacaktır. Teşkilatın pozitif algısına zarar veren hal ve hareketlere karşı müsamaha gösterilmeyecektir. Başta denetim görevinden sorumlu amirler olmak üzere tüm sorumlular hakkında gerekli adli ve idari sürecin başlatılması gerekmektedir."


Kaynak: haber.sol.org.tr


bozadi

#1
AKP'nin PKK'yla mücadele adı altında Kürt halkına açtığı savaş ve genç-çocuk-kadın sivil ölümler devam ediyor. JİTEM'i ortadan kaldırdık diye övünürken, JİTEM'i hem mahkemelerde "aklıyorlar", hem de yeni bir versiyonunu geliştiriyorlar. İsteseler, gerçekten isteseler PKK'yı gerçekten dize getirirler ama esas dertleri bu değil. Esas dert PKK'yı kontrollü bir düzeyde ayakta tutup onunla mücadele adı altında halk kitlelerini ezebilmek, insanların geneline korku yayabilmek. Polis Devleti pratikleri. Şeytanın dünya insanlığı üzerindeki mutlak egemenliğine giden yolda atılması gereken aşamalı adımlar. Yukarıdaki haber de bunun sayısız örneklerinden.

Diyarbakır'daki, Suruç'taki, Ankara'daki olaylar, Güneydoğu genelindeki tüm bu devlet terörü, elbette aynı zamanda PKK terörü, Paris'teki olay... Global Ağalar bu kaosu tırmandırmak için herşeyi yapacaklar. Tıpkı 1980 faşist askeri darbe öncesi derin devletin olayları bizzat kızıştırıp darbeye zemin hazırlaması gibi. Amaç nihai olarak tüm dünyada mutlak bir askeri darbe ve tam kontrol. Tayyip/AKP bunun en hevesli piyonlarından biri. Diğer partiler de masum değil ama AKP yarışı açık ara önde götürüyor.

Putin öncülüğünde geliştirilen karşı süreç için dua edelim. Yoksa faşist düzenin kurulmasını ancak gezegensel ve kozmik felaketler önler ama bu geniş insan kitleleri için de son derece yıkıcı anlamlar taşıyan son çare anladığım kadarıyla Evrensel BH Güçleri açısından.

Scyth

#2
Böylesi uygulamalar yeni değil. Yavuzdan bu tarafa uygulanıyor. İşlerin bu kadar içinden çıkılamaz  hale gelmesinde Kürt silahlı  hareketinin büyük payı var. Kazanamayacakaları bir savaşa genç insanları sürükleyen liderleri oldukça benciller. Bunun yerine silah bırakıp Kürt siyasi hareketiyle birlikte Türkiye'nin demokratikleşmesi sürecine destek vermeleri gerekiyordu, baltamaları değil. Güvenlik güçlerinin çok kayıp verdiği yerlerde kanun işlemez; intikam mantığıyla kendi kodlarını oluştururlar. Buna bölgedeki idari amirler bile çok fazla dur diyemez. Bundan sonra direnç gösterenlere farklı davranmıyacaklar sadece ne yapıyorlarsa gizli ve göze çarpmadan yapmaya çalışacaklar. Bu süreçler göze kötü gözüksede nihayetinde Kürtlerin çözüm için siyasi ve barışçıl yolları seçmesinde etkilide olabilir.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

bozadi

#3
PKK'nın kesinlikle kazanamayacağı kısır ve kirli bir savaşı sürdürme konusundaki hırsının büyük ölçüde rantsal şeytani güdülere dayalı olduğundan şüphe duymuyorum ve Kürtlerin bugünlerde o bölgelerde yaşadıkları travmaların onları PKK konusunda bir yüzleşmeye, uyanışa ve tavır almaya zorlaması ihtimalinin olumlu yönleri olabileceğine de aynen katılıyorum.

Ama orada PKK'lı militanlardan ziyade çoluk-çocuk-genç-yaşlı-kadınlar öldürülüyor. Ve bundan daha da önemlisi, "Güvenlik güçlerinin çok kayıp vermesi" sadece PKK'nın başarısı değil, aynı zamanda kendi derin devletimizin bir planı ve başarısı. PKK'ya ne kadar çok göz yumulduğu, PKK'yla ne kadar çok danışıklı dövüş yapıldığına dair sayısız kanıt döküldü ortaya, ki 80 darbesi süreci ve JİTEM gibi unsurlar bizzat PKK'yı semirtmek için global şeytanların kontrolünde yerel "resmi" ve "yarı resmi" güçler eliyle yürütülmüş "operasyonlardı". Yani sanki PKK kötü de bizim devletimiz ve ordumuz BH eğilimliymiş gibi bir durum yok ortada. Bizim kendi devletimiz ve ordumuz PKK terörünün yaratılmasına, azdırılmasına ve sürdürülmesine birinci dereceden hizmet etti.