Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

Polis Psikopatlığına Hayır! (14.4.17)

Başlatan bozadi, 15 Nisan 2017, 19:16:46

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

#15
03 Şubat 2018

Polis kokoreççiye silah çekti: Bizimle çok ilgilenilmedi


Karaman'da komiser yardımcısı E.E., üç meslektaşıyla birlikte gittiği kokoreççide, kendileriyle ilgilenilmediğini öne sürüp, garsonu tokatladı, tartıştığı iş yeri sahibini yumruklayıp, başına tabanca doğrulttu. Çıkan arbede sırasında, E.E.'nin yanındaki özel harekât polisi B.Ş. de garsonu dövdü. Olay, iş yerindeki güvenlik kamerasına yansıdı.




Karaman'da 2 polisin gittikleri kokoreççide 'kendileriyle ilgilenilmediği' gerekçesiyle silah çekip adam dövdükleri ortaya çıktı. Geçen 28 Ocak'ta saat 23.00 sıralarında Alacasuluk Mahallesi Özca Genç Caddesi'nde meydana gelen olayda, Konya Emniyet Müdürlüğü Bosna Hersek Polis Merkezi'nde görevli komiser yardımcısı E.E., Gaziantep Emniyet Müdürlüğü'nde görevli özel harekât polisi B.Ş. ve Konya'da görevli iki meslektaşıyla birlikte memleketi Karaman'da, Fatih Taşkıran'a ait kokoreççiye gitti. Komiser yardımcısı E.E. yemek yerken, yanına garsonu çağırdı ve iddiaya göre 'Neden bizimle daha çok ilgilenmiyorsunuz?' diyerek kulağını çekip, tokat attı.

Yemeğin ardından 4 polis, hesabı ödemek için kasaya gitti. Kasada duran iş yeri sahibi Fatih Taşkıran, E.E.'ye, 'Elemanımızın bir kusuru mu oldu, neden tokat attınız?' diye sordu. E.E. de tepki gösterip, Taşkıran'ı yumruklamaya başladı. Taşkıran da kasanın yanındaki kolonya şişesiyle polise vurarak karşılık verdi. Bu sırada polislerden biri kavgayı önlemeye çalıştı. Diğer özel harekâtçı B.Ş., önce kavgayı ayırmak isteyen iş yeri çalışanlarının arbedenin yaşandığı alana gelmesini engelledi, ardından da servis yapan garsonu dövdü.

TABANCASINI, İŞ YERİ SAHİBİNİN BAŞINA DAYADI

Kavga sırasında komiser yardımcısı E.E., belindeki tabancasını çıkarıp, iş yeri sahibi Fatih Taşkıran'ın başına doğrulttu. E.E.'nin tabancayı çıkarması üzerine diğer müşteriler korku ve panik içinde dışarı kaçtı. Kavga, içerideki bir polis memuru ve diğer iş yeri çalışanları tarafından güçlükle sona erdirildi. Bir iş yeri çalışanının dışarı çıkarmaya çalıştığı E.E., bu sırada önündeki bir müşteriye de tokat attı. İş yerinden çıkan E.E. ve diğer polisler, büfenin önünden ayrıldı. Olay, iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı. Kokoreççideki diğer müşterilerin çağırdığı polis ekibi, 4 meslektaşını ifadelerini almak üzere polis merkezine götürdü. İfadeleri alınan polislerle ilgili soruşturma başlatıldığı öğrenildi.




'VATANDAŞI KORUMASI GEREKEN SİLAHI, VATANDAŞA DOĞRULTTU'

Yaşananları anlatan kokoreççi Fatih Taşkıran, polis memurlarından şikâyetçi olduğunu belirterek, "Bu tür kişilerin devleti temsil edemeyeceğini belirtmek istiyorum. O gün orada masum onlarca kişiye zarar verebilirlerdi. Bu kişilerden şikâyetçiyim. Beni maddi, manevi zarara uğrattılar. Bu kişilerin gerekli cezaları almalarını istiyorum. Ben dükkânımın karşısında bulduğum iki adet boş kovanı da karakola teslim ettim. Çünkü dışarı çıktığında havaya ateş açmış. Vatandaşları koruması için verilen silahı, vatandaşa doğrultanlardan şikâyetçiyim" dedi. 

Kaynak: Gazete Duvar


bozadi

#16
04 Şubat 2018

Kokoreççide çirkin görüntüler! O polisin silahına el kondu


Karaman'da gittiği kokoreççide kendileriyle ilgilenilmediği iddiasıyla garsonu tokatlayı tartıştığı iş yeri sahibini yumruklayarak başına tabanca doğrultan komiser yardımcısı E.E.'nin tabancasına el kondu. Karaman Valiliği, E.E. ve olayı karışan diğer polis memuru B.Ş. hakkında adli soruşturmanın yanı sıra idari soruşturma başlatıldığını ve soruşturma için müfettiş istendiğini açıkladı.




Olay, Alacasuluk Mahallesi Özcan Genç Caddesi'nde meydana geldi. Konya'da görevli komiser yardımcısı E.E. ve Diyarbakır'da görevli özel harekat polisi B.Ş., izinlerini geçirmek için geldikleri Karaman'da, iki meslektaşlarıyla birlikte, Fatih Taşkıran'a ait kokoreççiye gitti. Komiser yardımcısı E.E. yemek yerken, yanına garsonu çağırdı ve iddiaya göre 'Neden bizimle daha çok ilgilenmiyorsunuz?' diyerek kulağını çekip tokat attı.

İŞ YERİ SAHİBİNİN BAŞINA TABANCA DOĞRULTTU

Yemeğin ardından 4 polis, hesabı ödemek için kasaya gitti. Kasada duran iş yeri sahibi Fatih Taşkıran E.E.'ye, 'Elemanımızın bir kusuru mu oldu, neden tokat attınız?' diye sordu. E.E. de tepki gösterip, Taşkıran'ı yumrukladı. Taşkıran da kasanın yanındaki kolonya şişesiyle polise vurarak karşılık verdi. Arbede sırasında E.E., beylik tabancasını çıkartıp Taşkıran'ın başına doğrulttu. Diğer polis memuru B.Ş. de garsona saldırıp, dövdü. Kavga, içerideki bir polis memuru ve diğer iş yeri çalışanlarının araya girmesiyle güçlükle sonlandırıldı. İş yerinin güvenlik kamerasına yansıyan olay sırasında müşteriler ise korkup, panik içinde dışarı çıktı.

TABANCASINA EL KONULDU

Olayın ardından ifadeleri alınıp, serbest bırakılan 4 polisten Komiser Yardımcısı E.E.'nin silahına el konuldu. Karaman Valiliği de E.E. ve B.Ş. hakkında adli soruşturmanın yanı sıra, idari soruşturma başlatıldığını ve soruşturma için de müfettiş istendiğini açıkladı. Valilik dışarıda da devam eden olay sırasında polislerden biri tarafından havaya 2 el ateş edildiğinin tespit edildiğini belirtti.

Kaynak: Hürriyet


gerçek tosun paşa

#17
kokonun üstüne dayağı da yiyince tabi hazımsızlık yapmış silaha gitmiş eli gomiserimizin. milli irade neferleri bunlar. kuzular kuzu olalı böyle koko görmedi.

Astre

#18
Cidden ülkeyi terk etme zamanı, b*ka battık! Önüne gelen herkes polis oluyor, tanıdıklarımın yarısı polis, çocuk dal gibi ama polis olmuş. Eskiden polislerin bir kalıbı bir kriteri vardı, şimdi ne kadar ezilmiş,parasız,beyinsiz moron varsa polis oluyor. Mülteci alır gibi polis alınırsa işimiz -bu tarz saldırılar- daha çok uzar.. Önerim bir kriter belirlenip polisleri fiziksel ve psikolojik teste tabi tutmak, gerçi öyle bir şey olursa yandaş polise vurursa test yalan/testi fetocular yaptı bıdı bıdı der bitirirler..
 

bigsenfoni

#19
Rezil mi rezil...Eşkıyamı polis mi belli deyil.Bildiğin pisikopat işte,ellerine biraz güç,biraz fırsat geçsin hepsi böyle oluyor.Fırsat vermemek lasım...
DENEYİMİNE DAYALI OLMAYAN HER ŞEYİ SADECE BİR VARSAYIM OLARAK KABUL ET  OSHO


Kalbiniz temiz,gözünüz acik olsun.

bozadi

#20
02 Nisan 2019

Üniversite öğrencisini ölüme gönderen polisler için sıcak gelişme


ODTÜ mezunu mimar Onur Yaser Can'ın gözaltı tutanaklarında değişiklik yaptıkları iddia edilen Narkotik Şube Müdürlüğü'nde görevli iki polis memurunun yargılandığı davada, savcı mütalaasını bildirdi.




Şişli'de, 2010 yılında evinin penceresinden atlayarak intihar eden ODTÜ mezunu mimar Onur Yaser Can'ın gözaltı tutanaklarında değişiklik yaptıkları iddia edilen Narkotik Şube Müdürlüğü'nde görevli iki polis memurunun yargılandığı davada, savcı mütalaasını bildirdi. Savcı, sanık polisler hakkında "Resmi belgede sahtecilik" ve "Resmi belgeyi bozma" suçlarından ayrı ayrı 6 yıldan 15 yıl 6 aya kadar hapislerini talep etti.

İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 14'üncü celsesi görülen davaya, baba Mevlüt Can ve kızı Ezgi Sevgi Can ile taraf avukatları katıldı. Tutuksuz yargılanan sanık polisler ise duruşmaya katılmadı.

Duruşmada savcı Yaşar Fatih Mengüç, ölen Onur Yaser Can'ın 2 Haziran 2010 tarihinde, saat 22.20 sıralarında "uyuşturucu madde bulundurmak" suçundan Narkotik Şube Mücadele Şube ekiplerince yakalandığı, Beyoğlu savcısı tarafından ifadesi alındıktan sonra serbest bırakılması talimatı verildiği, 3 Haziran'da Onur Yaser'in serbest bırakıldığı hatırlatıldı. 24 Haziran'da intiharından önce bıraktığı not üzerine katılanların şikayeti ile Onur Yaser hakkında düzenlenen bir kısım belgelerin yeniden düzenlenip imzalatılması ile ilgili soruşturmaya başlandığı, bu kapsamda Narkotik Şube'de kullanılan bilgisayarlarda alınan imajın bilirkişi tarafından incelenerek hazırlanan raporda Onur Yaser ile ilgili word belgesine rastlandığı, kriminal adlı dosyada, hastaneye giriş dosyasında, salıverme dosyasında, Onur Yaser'in ifade dosyasında, savcı görüşme tutanağında değişiklik yapıldığı anlatıldı.

Mütalaada, Onur Yaser'in bırakılmasından yaklaşık 13 saat sonra tutanaklarda değişikliklerin düzenlendiği kaydedilerek olay tarihinde görevli polisler Salih Bahar ve Soner Gündoğdu'nun "Resmi belgede sahtecilik" ve "Resmi belgeyi bozma" suçlarından 6 yıldan 15 yıl 6 aya kadar hapisleri talep edildi.

"GECİKEN ADALET ADALET DEĞİLDİR"

Katılanlar baba Mevlüt Can ve kızı Ezgi Sevgi Can'ın avukatı Ercan Kanar, mütalaaya kısmen katıldıklarını belirterek sanıkların "Resmi belgede sahtecilik" suçundan daha ağır şekilde cezalandırılmasını ve sanık polislerin amirleri ve diğer görevliler hakkında da suç duyurusunda bulunulmasını talep etti. Söz alan Ezgi Sevgi Can ise yapılan sahteciliğin ağabeyini ölüme sürüklediğini belirterek, "Bizler yapılan sahteciliği örtbas etmek için yapılan sahteciliği kanıtlamaya çalışıyoruz. Bunun adı zulümdür. Bu ülkede halen bir şeyler yapmaya çalışan bir insan olarak sizden adaleti geciktirmemenizi talep ediyorum. Dava zaman aşımına uğramadan ulaşılabilecek tüm ipuçlarına ulaşmanızı istiyorum. Geciken adalet adalet değildir" dedi.

SON SAVUNMALAR İÇİN DURUŞMA ERTELENDİ

Mahkeme heyeti, Narkotik Şube'ye yazı yazılarak bilgisayarın hangi görevliler tarafından kullanıldığı, katılanlar avukatının suç duyurusunda bulunulması talebinin hükümle birlikte karara bağlanmasına karar verdi. Sanıklar hakkında ceza artırımı olabileceğinden ek savunmalarının alınması için haklarında zorla getirilmeleri için yazı yazılmasına ve son savunmalarını yapmaları için de süre veren heyet duruşmayı erteledi.

DAVANIN GEÇMİŞİ

Onur Yaser Can, 2 Haziran 2010 günü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince esrar satın aldığı gerekçesi ile gözaltına alınmış, 3 Haziran 2010 saat 01.00 sıralarında tutanakla serbest bırakılmıştı. İddiaya göre serbest bırakıldıktan sonra evrakta eksiklikler olduğu gerekçesi ile tekrar Narkotik Şube'ye çağrılan Can, 23 Haziran 2010 akşamı, oturduğu apartmanın 3'üncü katından atlayarak intihar etti. İstanbul Cumhuriyet Savcılığı, "İşkence, intihar, kötü muamele" suçlarından takipsizlik kararı verdi. Ancak gözaltı tutanaklarını hazırlayan polisler Soner Gündoğdu ve Salih Bahar hakkında "Resmî belgede sahtecilik" suçundan İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi'ne dava açtı. Mahkeme, 8 yıla kadar hapisleri istenen iki polis memurunu 2 yıl 6'şar ay hapisle cezalandırdı. Ancak Yargıtay 11. Ceza Dairesi kararı bozdu. Kararda, mevcut bilirkişi raporunun yetersiz olduğu, tahrif edilen evrakta, sanıkların savunmasına göre sadece tarih ve sicil kısımlarının değiştirildiği belirtildi. Bunun üzerine yargılama yeniden başladı. Yargıtay süreci sırasında psikolojik destek alan anne Hatice Can da oğlu gibi kendini aşağıya bırakarak 2 Mart 2014' de yaşamına son verdi.   


Kaynak: OdaTV


bozadi


fidelista

#22
Sadece Polis değil burdada vatandaş psikopatlığı buyurun.

http://www.krttv.com.tr/saglik/saglik-merkezinde-saldiri-10-kisi-gelip-dovduler-h358.html

Sağlık merkezinde saldırı: 10 kişi gelip dövdüler
İzmir'in Bornova ilçesindeki Yunus Emre Aile Sağlık Merkezi'nde, hastayı görmeden ilaç yazamayacağını söyleyen Doktor Nuri Ersoy Yoğurtçuoğlu ile onu korumak isteyen, mesai arkadaşı Doktor Elif Çağlayan Türk'ün eşi sosyal bilgiler öğretmeni Ali Türk, yaklaşık 10 kişi tarafından dövüldü. Doktor Yoğurtçuoğlu'nun burnu kırılırken, öğretmen Ali Türk'ün de kafatasında zedelenme meydana geldi.

Olay, dün saat 16.00 sıralarında, Mevlana Mahallesi 29 No'lu Yunus Emre Aile Sağlık Merkezi'nde meydana geldi. İddiaya göre, Doktor Nuri Ersoy Yoğurtçuoğlu'na gelen B.K. isimli kadın, hasta kocasına ilaç yazdırmak istedi. Ancak Yoğurtçuoğlu, hastayı görmeden ilaç yazmasının hukuken mümkün olmadığını söyledi. Bunun üzerine kadın hakaretler yağdırarak, odadan çıktı. Bir süre sonra sağlık merkezine gelen B.K.'nın kocası, doktora saldırarak vurmaya başladı. Araya girenlerin ayırmasıyla sağlık merkezinden ayrılan M.K. daha sonra beraberinde 9-10 kişilik grupla gelerek Doktor Nuri Ersoy Yoğurtçuoğlu'na yeniden saldırdı.

Yoğurtçuoğlu'nun burnu kırılırken bu sırada, doktor eşi Elif Çağlayan Türk'ün yanında bulunan Sosyal Bilgiler öğretmeni Ali Türk, kavgayı ayırmak istedi. Ancak öfkeli grup Türk'e de saldırdı. Başına darbe alan Türk'ün kafatasında zedelenme meydana geldi. Bu esnada çevredeki esnaf sağlık ocağına gelerek saldırgan grubu dağıttı.

ŞİKAYETÇİ OLDULAR

Olayın ardından, Yoğurtçuoğlu ve Türk, polis merkezine giderek saldırganlardan şikayetçi oldu. Soruşturma başlatan polis ekipleri, 4 kişiyi gözaltına aldı. Saldırıda yaralanan Yoğurtçuoğlu ve Türk'ün tedavileri ise Ege Üniversitesi Hastanesi'nde yapıldı.

'HEPİMİZİ DARP ETTİLER'

Yaşadıkları durumla ilgili konuşan Doktor Nuri Ersoy Yoğurtçuoğlu, "Olay, kocası için ilaç yazdırmak isteyen bir hastaya bunun usulsüz olduğunu söylememle başladı. Daha sonra kocası geldi ve ileri geri konuşmaya başladı. Sonra da saldırdı. Kendisini gönderdik ve ama sonra daha kalabalık şekilde geri geldiler. Beni, mesai arkadaşlarımı, kavgayı ayırmak isteyenleri, hepimizi darp ettiler" dedi. Olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor. DHA

Şiddet kimden gelirse gelsin kınanmalıdır karşısında olunmlıdır.

bozadi