Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

"Hırsızlıkla Mücadele Haftası" (21 Aralık) 

Başlatan bozadi, 22 Aralık 2014, 00:02:46

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

21 Aralık 2014

CHP Bilecik İl Başkanlığı "Hırsızlıkla mücadele haftası" pankartlarını astı


CHP Bilecik İl Başkanlığı "Hırsızlıkla mücadele haftası" pankartlarını astı




Son günlerde gündeme bomba gibi düşen pankart olayına CHP Bilecik'ten destek geldi. 

Sabah saatlerinde CHP Bilecik İl Başkanlığı'na CHP'li gençler tarafından asılan pankartla ilgili açıklama yapan PM Üyesi Didem Gültekin; "Bir yıl önce ülkemizde yaşanan olaylar tarihe kara bir leke olarak düşmüştür. AKP iktidarı tarafından demokrasi ve özgürlüklerin katledildiği günler yaşıyoruz." dedi.

PROTESTO HAKLARINA TECAVÜZ EDİLİYOR

Haber11.net'in haberine göre, 17 Aralık rüşvet ve yolsuzluk operasyonunun AKP tarafından örtbas edildiğini söyleyen Gületekin, "AKP'nin emri ile harekete geçen emniyet görevlileri tarafından il başkanlıklarımıza baskın düzenlenip gençlerimiz hunharca hırpalanarak protesto haklarına tecavüz edilmektedir. İvedilikle çıkarılan mahkeme kararları, binalarımıza bir dakika içerisinde gerçekleştirilen baskınlar geldiğimiz noktayı ortaya koymaktadır." ifadelerini kullandı.






Kaynak: odatv.com

bozadi

#1
AKP'nin birkaç tane şaklaban hırsızı epeyce ifşa oldu ama baş şaklaban "yavuz hırsız" ve ailesi milletin gözüne soka soka hem ülke kaynaklarını yeyip hem yedirip hem de milleti pataklamaya devam ediyor.

Daha önce de ifade ettiğim gibi, Tayyip'in geçmişi bir aldatmalar ve satışlar geçmişi. Fethullah da Tayyip'in en büyük satışlarından biriydi. Boynuz kulağı geçtiği gibi kulağı koparıp atacak neredeyse. Ustasını feci şekilde pataklıyor bugünlerde. Global İslami din mafyası kurup İlüminati'ye "hizmet" eden Fethullah'a karşı en ufak bir acıma veya empati hissim yok. Onun o koca ve yalancı burnunun "gerçekten" yerlerde sürtüldüğünden emin olmadan da dönüp bakmam. Ve Tayyip gibi birinin eliyle (ve yöntemleriyle) bile yapılıyor olsa, Fethullah gibi çok karanlık ve çok büyük bir din mafyasının eziliyor olmasını derin bir hayret ve sevinç içinde izlediğimi de söylemeliyim. (Eğer iki gün sonra tekrar barışıp işbirliği yapmayacaklarsa en azından).

Evet, Tayyip ekibiyle birlikte her türlü puştluğu yaptı ve yapıyor. Uyanıp hakkımızı korumak için elimizden ne geliyorsa yapıyoruz, yapacağız, yaptığımız kadar ilerleme kaydedeceğiz ve yapmadığımız kadar da ezilmeye devam edeceğiz ama son günlerde Tayyip ile Putin arasındaki yakınlaşma görüntüsünün bende elimde olmaksızın uyandırdığı ümidimi de yinelemek isterim. Tayyip tıpkı Fethullah gibi epeyce hizmet edegeldiği Batılı Global Faşo Ağaları da satıp Putin'le ve/veya Doğu Blokuyla işbirliğine ciddi ciddi yönelecek olursa, bu gerçekten çok ilginç ve bence umut verici bir gelişme olur. Eleman "ruhsuz". Henüz yaş bir ağaç sayılır. Ve ne yapacağı belli olmayan biri. Putin şahsında doğu blokuyla işbirliği yapma deliliğini yapabilecek olursa, eminim ki o yaş ağaç o zaman pozitif yönde de şekillenme şansı bulur ve bu çok güzel olur. Kesinlikle böyle bir olasılığa bel bağlamıyorum ama yine de çok büyük bir beklenti içinde olmaksızın içimden dua ediyorum sanırım. Putin de son derece faşizan bir geçmişten geliyor. Ama garip bir şekilde nispi olarak giderek daha pozitif bir yön izliyor. Diktatör ama diktatörlüğü mutlaklaştırıp tek başına kral olarak herkesi köleleştirme gayesi güden bir diktaktörlük değil bu bence. Yönünü pozitif olarak belirleyen bir diktaktörlük olduğuna inanıyorum, bazı somut olayların ve ayrıca K'ların da yorumuna dayalı olarak. Negatif diktatörlere direnebilmek için diktatörlüğü kullanmak durumunda olan bir diktaktörlük bu. Atatürk'ün (en azından belirli bir süreçte geçerliği olduğuna inandığım) yapıcı diktatörlüğü gibi.

Üstteki haberle ilgili olarak; CHP'nin muhalefetinin saygı duyduğum yönleri var ama bir bütün olarak CHP hala büyük ölçüde şizofren bir ucube bana göre. Sağlıklı bir "halk" partisi olmaktan hala fersah fersah uzak. Atatürk'ün bence hayatının özellikle son yıllarında yapıcılıktan giderek uzaklaşan (bir çileden çıkma durumu neticesinde meydana geldiğini düşündüğüm) yıkıcı diktatörlüğünü de meşrulaştırmaya hatta kutsallaştırmaya çalışan bir Atatürkçülük versiyonu, CHP'nin neden bir halk partisi olmadığının ve neden şimdiye kadar yapıcılıktan ziyade yıkıcılık ürettiğinin de başlıca açıklamalarından biri.

Tüm partiler diğer partilerin pisliklerinin muhalefetiyle varlık gerekçesi buluyor ve birbirlerinin varlığını besliyorlar. Filler tepişiyor, çimenler eziliyor... Ama egolarının büyüklüğü ölçüsünde gerçekte o kadar küçük ve aptallar ki... Evet, elbette... Ben de hakikatte ne kadar egosalsam, o kadar küçük ve aptalım...