Konya'dan IŞİD'e Militan Devşiriliyor (30 Ağustos)

Başlatan bozadi, 30 Ağustos 2014, 15:18:50

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

30 Ağustos 2014

Konya'dan IŞİD'e militan devşiriyorlar


CHP'li Kart, "IŞİD'e militan kazandırma toplantıları yapılıyor" dediği kentle ilgili çarpıcı açıklamalar yaptı




Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) örgütünün Türkiye yapılanmasıyla ilgili basın toplantısı düzenleyen CHP'nin hukukçu vekillerinden Atilla Kart, Konya'da "Hoca" denen bazı kişilerin bir kitabevinde topladıkları gençlere Cihat'ın anlam ve önemini anlattıklarını ve Emniyet'in de bu toplantılardan haberdar olduğunu söyledi. Bu gençlerin Suriye'ye geçmesinin sağlandığını belirten Kart, "Kâbe yıkılacak, İstanbul alınacak" propagandasıyla, Anıtkabir, Mevlana Müzesi ve Hacı Bektaş Veli Türbesi'nin hedef alındığını belirtti.
Mağdur ailelerden gelen bilgileri, kendi gözlem ve değerlendirmeleriyle anlatan CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, özetle şunları söyledi:

"Konya'daki N... Kitapevi'nde; M..., U.B, İ.K, S.Y, B.M, isimli Hocalar gençleri toparlayıp 'Cihat'ın' anlam ve önemini anlatıyorlar. Bu yolla kendilerine ulaşılan kişi sayısı Konya ve civarında 3 bine ulaşmış durumdadır. Cihanbeyli'den 17 kişi katılmış olup, 8'i ölmüştür. Hadim'den 12, Bozkır'dan 50 kişi IŞİD saflarındadır. Konya Çayırbağı'ndan 12 kişi katılmış, 6'sı ölmüştür. Karadiğin Köyü'nden katılanlardan 10 kişi ölmüş durumdadır. Bu gençleri eğiten, 'Cihat' adı altında yönlendiren Hoca'lar ismen Emniyet tarafından da bilinmektedir. İstanbul'da toplantılar tertipleyip, açık havada bayram namazı kılıp, 'Cihat'a' diye bağıranlar; Konya'da Hocacihan'da 'Hicret'e gidin' diye gösteri yapıyorlar. Konya'da her Cumartesi akşamı 'T..... Dergisi'nin sorumluluğunda toplantılar yapılmaktadır. Eğitim merkezinin Dershaneler Sokağı'nda olduğu ifade edilmektedir.

EMNİYET'İN HABERİ VAR
Bu toplantılardan Emniyet'in haberi vardır. Altınapa Barajı civarında bayram namazı kılınmıştır. Siyah renkli iki bayrak arasında bu namaz kılınmıştır. 29-30 Temmuz 2014 tarihlerinde yapılan faaliyetlerden söz ediyorum. Konya ağırlıklı olarak, Hoca'lar eliyle silah ticareti yapıldığı, toplanan paralar ve silahların IŞİD'e aktarıldığına dair daha evvelden de kamuoyuna yansıyan bilgilerin olduğu bilinmektedir. Kilis üzerinden, bu gençler Suriye'ye geçirilmektedir. Yapılan propagandalarda; Kâbe yıkılacak, İstanbul alınacak denilerek; Anıtkabir, Mevlana Müzesi ve Hacı Bektaş Veli Türbesi hedef alınarak; Türkiye'nin kafir memleket olduğu propagandası dile getirilmektedir.

DEVLET SESSİZ

Konyalı aileler, evlatlarından korkar hâle geldiklerini ifade etmektedirler. 18 ila 35 yaş arasındaki bu çocuklara 3-4 ay eğitim verilip, Suriye'ye savaşa gönderiliyorlar. Şu anda Gaziantep'te, Kilis'te, Urfa Ceylanpınar hastanelerinde 600'e yakın yaralı var. Konya Emniyeti'nin bu süreci bildiği halde, icrai anlamda bir tedbiri almadığı görülmektedir. Aileler devletten yardım beklemektedirler.

Hükümetin silah ve mühimmat sevkiyatı konusundaki politikalarını, Suriye'deki çatışmalara dahlini bu aşamada tartışmıyoruz. Bunun ötesinde yaratılan bir iklimden söz ediyoruz. Bu iklim sonucundadır ki, gençlerimiz 'Cihat'a' gidiyoruz duygusuyla, eğitilmekte ve silahlandırılmaktadır. Devlet ise, bu sürece müdahale etmemektedir. Önleyici uygulamalar ve istihbari çalışmalar yapmak konusunda, devletin zaafiyet ve ihmal içinde olduğu görülmektedir."

"Bu üç merkez korunmalı"

IŞİD'in Anıtkabir, Mevlana Müzesi ve Hacı Bektaş Veli Türbesi'ni hedef alan saldırı hazırlığı içinde olduğu iddialarını anımsatan Kart, şöyle dedi: "Bu üç merkezin; Türkiye'nin ulusal ve kurucu değerleri, moral ve inanç değerleri yönünden önemi ve vazgeçilmezliği açıktır. Bu alanlara yönelik olarak gerçekleştirilebilecek saldırıların toplumsal sonuçları ve yaratacağı tahribatı tasavvur etmek istemiyoruz. Türkiye'nin tarihî, ulusal ve kültürel değerlerinin korunması konusunda, hükümeti, gerekli önlemlerin alınması için şimdiden uyarıyoruz. Ayrıca, Konya'da IŞİD ağırlıklı bir yapılanmanın aleniyet kazanmış olmasına ve bu yapılanmanın iki yıldan bu yana faaliyetini sürdürdüğü bilinmesine rağmen; örgüte yönelik olarak, istihbari ve adli çalışmalar neden yapılmamaktadır."


Kaynak: taraf.com.tr

bozadi

#1
Kurtuluş Savaşımızın zaferle sonuçlanmasını temsil eden 30 Ağustos Zafer Bayramını kutluyorum ve bu efsanevi mücadelenin lideri Mustafa Kemal Atatürk'ü saygı ve sevgiyle anıyorum.

Yozlaşmış Osmanlının çürümüş bedeninden yepyeni bir can çıkarıp akbabaları savuran bu mücadelenin, kimbilir belki de yakında IŞİD denen şeytan sürüsüne karşı da tekrarlanması gerekebilir.

Dinler başta olmak üzere tüm ideolojilerin hem iyiliğe hem de kötülüğe hizmet edebildiğini görmek için IŞİD çok iyi bir örnek. Din adına, İslam adına şeytana nasıl hizmet edildiğini iyi gösteriyor. Türkiye de baş sıralarda olmak üzere dünyanın dört bir yanından şeytan yavrularının nasıl bu terörist cihat yuvasına koşturduğuna iyi bakmak gerekiyor.

Bir sürü İslamcı "satanizmden" bahseder, var gücüyle bunu eleştirir. Şimdi insanlığın başına bela olan en yeni, en vahşi ve en "popüler" satanist grup olan IŞİD'e karşı aynı tavrı alamıyorlarsa, aynı eleştirileri dillendiremiyorlarsa, kendileri de birer "dilsiz şeytan" durumuna düşmüş demektir.

Irak'ta çok sayıda Türkmen'i katleden, yerinden yurdundan eden IŞİD'in Türk Konsolosluğu'nu basıp vatandaşlarımızı esir alması, işgallerinde neredeyse sınırlarımıza kadar ulaşmaları karşısında dut yemiş bülbüle dönen AKP iktidarı, el altından beslediği yılan tarafından sokuluyor ama vücudunda dolaşan kan zaten o kadar anormal, o kadar kirli ki, yılanın zehri bünyeyi sarssa da öldürmüyor. Damarlarında dolaşan şey zehirden çok farklı birşey değildi çünkü.

IŞİD, İslam örneğinde dinlerin sahte yönünü de ifşa ediyor aslında. Bir insanın Müslüman olup olmamasının gerçek hak-hukukla, doğrulukla ve yanlışlıkla ne kadar alakasız olduğunu gösteriyor. Bir insanın içinde varsa iyilik, doğruluk, adalet eğilimi, vardır. Bunu ister İslam ideolojisine mal eder, ister ateizme. Beş kuruşluk değeri yok aslında bunu neye bağladığının. Aynı şekilde bir insan her türlü işkenceyi, kötülüğü yapar ve yine bunu ister İslam'a mal eder (IŞİD örneğinde olduğu gibi), ister ateizme, ister başka herhangi bir dini veya siyasi ideolojiye. Beş paralık kıymeti yok aslında bunu neye mal ettiğinin. Tüm ideolojiler iyiliğe de hizmet eder, kötülüğe de. Adalete de, adaletsizliğe de. Bu İslam için de geçerlidir, Ateizm için de, Atatürkçülük için de, sağcılık için de, solculuk için de...

Tek gerçek ayrım da bununla ilgilidir zaten. Ya iyiliğe yöneliyorsundur, ya kötülüğe. Gerisi yalan. Yok Müslümanlık doğru yolmuş da, Hıristiyanlık yanlışmış. Yok öbürüsü doğruymuş da beriki kötüymüş. Hepsi yalan. Hepsi şeytanın uydurması. Öyle bir Tanrı, öyle bir Allah var mı? Bir insana bakıp vay sen İslam'ı kabul etmemişsin de falancayı kabul etmişsin. Vay sen şu görüşü kabul etmişsin de şunu kabul etmemişsin deyip ona sonsuz ödül veya ceza verecek?! Bir insanın iyiliğinden ve kötülüğünden başka yargılanabilecek birşeyi var mıdır? İyiliğin-kötülüğün, adaletin-adaletsizliğin, varoluşa ve insanlığa karşı sevginin-nefretin dini olur mu, ideolojisi olur mu?! Bu bireyin, kalbin tercihidir. Özgür iradedir. İyilik ve kötülük konusundaki yargılama ise varoluşun doğal yapısıyla kendi sonuçlarını, yani ödüllerini ve cezalarını geliştiren süreçlerdir. Yarattığı sonsuz bir evren veya evrenlerden birindeki küçücük bir mineral parçası üzerindeki birkaç milyar insana ödül ve ceza vermek için bekleyen ruh hastası bir Tanrı var mı gerçekten?! İnsanlığı yaratmadan önce ne yapıyordu acaba? Ya meşhur kıyametinden sonra milleti cennetine ve cehennemine tıkıp tatmin olduktan sonra ne yapacak? Kumdan kalesini yıkıp yeni yaratılış fantazilerine mi yol alacak?!

İyiliğin ve Kötülüğün anlamının saptırılmasından çok çekti insanlık. Artık uyanmalı gerçek insan.

Alemtac

#2
Zafer bayramımız kutlu olsun,küresel emperyalist sömürgecilere Atatürk"ün önderliğinde çok güzel bir cevap vermişti bu ulus ,o güçler karanlık ittifak boş durmuyor ülkenin bölgenin altını oyuyor,kardeş komşuları birbirine düşman ediyor her türlü ayırımcılığı körüklüyor,bçlgeniin petrol ve diğer kaynaklarını yağmalıyor silah satıyor....ve bu güçlerin oyuncağı olmuş uluslar hükümetler liderler halklar var maalesef  .., binlerce yıllık sinsi bir savaş devam ediyor  kurtuşumuz bilgide bilinçlenmede birliktelikte yoksa sömürülmeye acıya devam.
 

maiterya

#3
Zafer bayramımız kutlu olsun,küresel emperyalist sömürgecilere Atatürk"ün önderliğinde çok güzel bir cevap vermişti bu ulus ,o güçler karanlık ittifak boş durmuyor ülkenin bölgenin altını oyuyor,kardeş komşuları birbirine düşman ediyor her türlü ayırımcılığı körüklüyor,bçlgeniin petrol ve diğer kaynaklarını yağmalıyor silah satıyor....ve bu güçlerin oyuncağı olmuş uluslar hükümetler liderler halklar var maalesef  .., binlerce yıllık sinsi bir savaş devam ediyor  kurtuşumuz bilgide bilinçlenmede birliktelikte yoksa sömürülmeye acıya devam.
 

bozadi

#4
03 Eylül 2014

'IŞİD'e gitmesin diye oğlumu ilaçla uyutuyorum'


  Konya'dan IŞİD'e katılan oğlunu 21 gün sonra Suriye'de bulup evine götüren ve emekli bir imam olan baba, "Konya'dan yüzlerce genç IŞİD için savaşmaya gitti. Bunlardan birçoğu hayatını kaybetti. Gençleri örgütleyen bir grup, örgüte katılanların borcunu ödeyip ailelerine para veriyor" iddiasında...
 




Konya'da adının açıklanmasını istemeyen, emekli imam baba, oğlunun Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) örgütünden kendisi tarafından kurtarılışını Habertürk gazetesinden Zafer Samancı'ya anlattı. Evli ve çocuk sahibi olan oğlunun geçen yıl tanıştığı 2 genç tarafından kandırıldığını söyleyen baba, "Ramazan ayında oğlumun, Özcan Grubu denilen dini bir gruba dahil olduğunu ve toplantılarına katıldığını öğrendim. Toplantılara giden gençlere IŞİD propagandası yapılıyor ve gençlerin beyni yıkanıyordu. Kısa süre sonra bu grubun Suriye 'deki IŞİD'e Konya'dan adam gönderdiğini öğrendim. IŞİD'e katılan gençlerin borçları bu grup tarafından ödeniyor. Geride kalan ailelerine de para yardımı yapılıyor" dedi.

'KIRSALDA EV EV GEZİYORLAR'

IŞİD'e Konya'dan yüzlerce gencin katıldığını ve birçoğunun öldüğünü öne süren baba, şöyle devam etti: "Birden fazla grup IŞİD'e Konya'dan adam gönderiyor. Aralarında M.G. isimli bir kişi var. M.G.'nin grubu en aktif olan. Bu adam 'Ebu Hanzala' kod isimli H.B.'ye bağlı. 6 ay kadar önce Suriye'ye giden Mustafa isimli bir gencin cenazesi birkaç gün önce geldi. Özellikle kırsal bölgelerde neredeyse ev ev dolaşılıp gençlere IŞİD'e katılmaları konusunda telkinlerde bulunuluyor." Konya'daki IŞİD yapılanmasıyla ilgili emniyete bilgi verdiğini belirten baba, "Yetkililer çalışma yaptıklarını söylüyor. Her gün Suriye'ye Konya'dan onlarca genç gidiyor" diye konuştu.

'OĞLUMU İLAÇLA UYUTUYORUM'

Endişeli baba, oğlunu IŞİD'den nasıl kurtardığını da şöyle anlattı: "Geçen mayısta oğlum tatile gitmek istediğini söyledi. 19 Mayıs günü ben evde yokken annesinin elini öpüp helallik istemiş. Eve geldiğimde annesi ağlıyordu. Arkadaşları, 'Artık onu unutun, o IŞİD'e katıldı' demiş. Yaptığım araştırmalarda oğlumun Suriye'de IŞİD'e katıldığını öğrendim. Oradaki tanıdıklarım kanalıyla oğlumu 21 gün sonra geri getirdik. Şu an yanımızda ama aklı hep orada. Her gün bizden helallik isteyip 'Kardeşlerim orada cihat ederken sizler beni göndermiyorsunuz. Helallik verin gideyim' diyor. Ne eşi ve 2 çocuğu gözünde ne de biz. Çocuğumu eve hapsettim. İlaçla uyutuyorum."

'RAKAMLAR GERÇEK DIŞI'

Konya Emniyeti'nden yapılan açıklamadaysa, "Konya'dan adı geçen örgüte katılım sayısı diğer ülkelerdeki katılım sayılarıyla yaklaşık aynı seviyededir. Ölenlerin sayısı ise bir elin parmaklarını geçmez. İddialardaki rakamlar tamamen gerçek dışıdır" denildi.


Kaynak: radikal.com.tr

bozadi

#5
3 Eylül 2014

  IŞİD'den Oğlunun Cenazesini Almaya Gitti, 'Bize Katıl' Dediler


  Geçen yıl IŞİD terör örgütüne katılan oğlu Orhan Dağ'ın cenazesini Suriye'den almaya giden babaya IŞİD üyeleri 'bize katıl birlikte savaşalım' dedi.




Adana'nın Ceyhan İlçesi'nde 52 yaşındaki Fadıl Dağ, geçen yıl Irak ve Şam İslam Devleti (IŞİD) terör örgütüne katılan oğlu 28 yaşındaki Orhan Dağ'ın Suriye'de çıkan bir çatışmada öldüğünü söyledi. Dağ, kaçak yollarla gittiği Suriye'de görüştüğü IŞİD üyelerinin oğlunun cenazesini defnettiğini ve talep etmesine rağmen kendine teslim etmediklerini öne sürdü.

"OĞLU SURİYE'DE ÖLDÜ 'SEN DE BİZE KATIL' DEDİLER"

Ceyhan İlçesi'ndeki İnönü Mahallesi'nde oturan 5 çocuk babası inşaat işçisi Fadıl Dağ, evinde gazetecilere yaptığı açıklamada, oğlu Orhan Dağ'ın, Suriye'deki çatışmalarda öldürüldüğü söyledi. Oğlunun geçen yıl balıkçılık yaptığı İzmir'de kandırıldığını ve Suriye'ye çatışmaya gittiğini belirten Fadıl Dağ, şöyle konuştu: "Geçen şubat ayında yaralı olarak döndü. 3 hafta süren tedavi ardından tekrar Suriye'ye gitti. Yolda yakaladım, yalvardım, polise ihbar ettim ama gidişine engel olamadık. Geçen hafta Suriye'deki çatışmalarda öldüğü bildirildi. Kaçak yollarla Suriye'ye gittim, orada IŞİD üyeleriyle görüştüm, bana bir mezar gösterip oğlumun mezarı olduğunu söylediler. 'Oğlun şehit oldu, biz de şehit olacağız. Sen de buraya gelmişken bize katıl birlikte savaşalım' dediler. Ben de oğlumun cenazesini istedim ama alamayacağım söylendi. Orada kesik insan başları gördüm, başından ayrılmış gövdeler gördüm. 24 saat Suriye'de kaldım ömrümden bir ömür daha geçti. Ancak cenazemi alamadan eli boş döndü. Devlet yetkililerinden oğlumun cenazesinin getirilmesini istiyorum."

PKK TEHDİT ETTİ

Ceyhan'a döndükten sonra evinin önünde taziye çadırı kurduğunu belirten ve kendisinin de Kürt olduğunu söyleyen Fadıl Dağ, oğlunun IŞİD adına çatışması nedeniyle PKK'lılar tarafından tehdit edildiğini ileri sürdü.
Polisin de devreye girmesiyle taziye çadırını kaldırmak zorunda kaldığını anlatan Dağ şöyle konuştu: "Kendi vatanımız, toprağımız, insanımız, namusumuz için ölürse evlatlarımız, başımız üstüne. Fakat başka ülkelerin, peşkeşçilerin himayesi altında ölmeleri içimizde büyük bir yara açıyor. Bir de burada PKK'lılar ve bazı mahalleliler tarafından tehdit edildik. Sanki ben oğlumu gönüllü olarak IŞID'a gönderdim. Sanki biz ailece IŞID üyesiyiz. PKK'nın içinden biri vurulduğunda, askerimizin biri vurulduğunda bizim içimiz kan ağlıyor. Onlarda bizim evlatlarımız. Beyni yıkanıp gitmişse de bizim evlatlarımız atamayız. Onun için daha duyarlı olunması gerek. Eğer ben de inat edim çadırı kaldırmasaydım bize saldıracaklardı, gençlerimiz zaten acılı çok büyük facia ve katliam olacaktı. Allah korusun, ben herkesi tüm aileleri duyarlı olmaya davet ediyorum."



Kaynak: adanakulisi.com

bozadi

#6
3 Eylül 2014

CHP'li Kart, Suriye'de hayatını kaybeden 90 Türk'ün ismini açıkladı


CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, Türkiye'den Özgür Suriye Ordusu ve IŞİD'e katılımların vakıf, dernek ve medreselerden yapıldığını ileri sürdü




CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, 2012 yılından bu yana Suriye'deki çatışmalara katılan ve hayatını kaybeden 90 gencin takma isimlerini açıklayarak, gerçek isimlerinin de bilindiğini söyledi.

DHA'nın haberine göre, TBMM'de basın toplantısı düzenleyen ve IŞİD'in Türkiye fotoğrafı hakkında bilgi vereceğini belirten CHP Konya Milletvekili Atilla Kart; "IŞİD Türkiye'de ağırlıklı olarak Adapazarı Havzası'nda (Gebze, Yalova, Karamürsel, Adapazarı Merkez, İzmit Merkez ağırlıklı), Konya Havzası (Kırıkkale, Kırşehir ve civarı),Bingöl, Adıyaman, Diyarbakır bölgesi, Adana ve civarı, İstanbul (Sultanbeyli ve otogar civarı), Ankara (Hacı Bayram civarı) ve Bursa ağırlıklı bölgelerde katılımlarını ve bu yöndeki faaliyetlerini gerçekleştirdiği görülmektedir. Katılımların yüzde 10-15 seviyesindeki bölümünün daha evvelden 'Cihad hareketleriyle bağlı' olarak, Afganistan, Çeçenistan, Bosna gibi bölgelerde çatışmalara katılanlardan oluştuğu anlaşılmaktadır.


Nasıl katılıyorlar?

Katılımların ikinci yönteminin vakıf, dernek, medreseler ve küçük küçük örgütlenmeler üzerinden yapıldığı görülmektedir. Üçüncü yöntem ise, seyyar ve gezen ekipler yoluyla, farklı bölgelerden toplayıp, belli merkezlere yönlendirme yoluyla gerçekleştirilmektedir" dedi. Sözü edilen vakıf, dernek ve merkezlerin isimleri kamuoyu tarafından bilindiğini savunan Kart; "Bu isimler aleniyet kazanmıştır. Emniyet'in bu isimlere ulaşmamış olmasını tasavvur edemiyoruz. Ya doğrudan himaye ya da acz ve sorumsuzluk olarak ifade edilebilecek bir tablo söz konusudur. Hükümet,  bu sürece açıklama getirmek zorundadır" diye kaydetti.

'Devletin hiçbir önlem almadığı görülmüştür'

Türkiye'den katılımların önce Özgür Suriye ordusuna, daha sonra Nusret yapılanmasına ve son 1 yılda ise ağırlıklı olarak IŞİD'e katılım şeklinde tezahür ettiğini belirten Kart, elinde Suriye'deki çatışmalara katılan ve 2012 yılından bu yana hayatını kaybedenlerin takma isimlerinin olduğu ve ne zaman öldüklerini belirten bir listeyi gazetecilere gösterdi.

Açık isimlerin de kendisinde olduğunu ancak bu isimleri paylaşmak istemediğini belirten Kart; "Bu bilgiler devlet tarafından şimdiye kadar çoktan temin edilmiş olması gereken istihbari nitelikteki bilgiler olduğunu, devletin buna göre önlemlerini alması gerektiğini, ancak ve maalesef bu yönde hiçbir ciddi çalışmanın yapılmadığını kaygıyla ve gözlemlerimizle görüyoruz.

Sözünü ettiğimiz bilgilerden de görüleceği üzere Türkiye'nin her bölgesinden katılan gençlerden 90 kişi hayatını kaybetmiştir. Bu kişilerin nerede, hangi merkezde eğitildikleri bilinmektedir. Bir bölümünün daha önce ağırlıklı olarak Afganistan'da çatışmalara katıldıkları görülmektedir.Tarafımıza ulaşan kısmi  bilgilerden söz ediyoruz. Genel tablonun daha vahim boyutlarda olduğu açıktır.Sorun şudur, uzun zaman aralığını ve hazırlık çalışmalarını gerektiren bu gelişmeler yaşanırken, devlet neredeydi?

Devlet, gözü önünde cereyan eden bu gelişmelere neden müdahale etmemiştir?  Ya da neden himaye etmiştir?Bunu soruyoruz ve sorguluyoruz.Sorgulamaya devam edeceğiz.Bu bilgilerin elbette ve ayrıca teyide muhtaç olduğu açıktır.  Devlet bunun için vardır. Ancak, sözünü ettiğimiz bu bilgilerin akademik bir çalışmaya dayalı olduğunu ve alan bilgileriyle bağlantılı olarak hazırlandığını da ifade ediyoruz" dedi.


Kaynak: t24.com.tr

Arulnool

#7
Konyada harici mezhebine yönelmek isteyen ne kadarda insan varmış. İşid denen yapının gerçekte ne olduğunu bilmeyecek kadarda cahilmisiniz ah be insanımsı mahluklar:(
Anlamak isterken, hoş gördüm yargıları...