Sivas Katliamı Kurbanları Anıldı (2 Temmuz)

Başlatan bozadi, 03 Temmuz 2016, 22:55:46

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

2 Temmuz 2016


Sivas Katliamı'nda yitirdiklerimiz Madımak Oteli'nin önünde anıldı


2 Temmuz 1993... Sivas Katliamı'nın 23. yılında yitirdiklerimiz kitle örgütlerinin çağrısıyla Madımak Oteli önünde anıldı.




Sivas Katliamı'nda yitirdiklerimiz, yakıldıkları yerde, Madımak Oteli önünde anıldı.

Sabah saatlerinden itibaren çeşitli şehirlerden Sivas'a gelen, Alevi Bektaşi dernekleri, siyasi partiler ve çeşitli toplum örgütlerinin çağrısıyla bir araya gelen kitle, Seyrantepe Mahallesi üzerindeki toplanma alanında buluştu.

Saat 11.00 sıralarında yürüyüşe geçen kitle sloganlar eşliğinde Mevlana Caddesi güzergahı üzerinden kent meydanına geldi. Kortej daha sonra Atatürk Caddesi üzerinden Eski Belediye Sokak'taki eski Madımak Oteli, şimdiki Sivas İl Özel İdaresi Bilim ve Kültür Merkezi önüne geldi. Burada otel binasının önüne sadece olayda yaşamını yitirenlerin yakınları ile milletvekilleri alındı.




Bina önünene geldiklerinde ellerinde kaybettiklerinin fotoğraflarını taşıyan aile yakınları gözyaşlarına hakim olamadı. Yazar Nesimi Çimen'in eşi Makbule Çimen, binanın kapısını yumruklayarak, "Burası utanç müzesi olana kadar bu binaya girmeyeceğiz" diye haykırdı.

Ardından katliamda yaşamını yitirenlerin isimleri tek tek okunarak saygı duruşunda bulunuldu. Yaşamını yitiren halk ozanı Hasret Gültekin'in sazını temsil etmesi amacı ile bir kısmı yanık haldeki bağlamayı CHP Manisa Milletvekili Tur Yıldız Biçer elinde taşıyarak otel önüne getirdi. Binanın giriş kapısı önüne bırakılan sazın üzeri katılımcılar tarafından karanfiller ile donatıldı.




Otelin bulunduğu sokak girişindeki kortej otobüsünden katılımcı sivil toplum örgütleri konuşmalar yaptı. Katılımcılar 2 Temmuz'un acısını ilk günkü gibi yaşadıklarını belirterek, Madımak utanç müzesi olana kadar mücadelelerine devam edeceklerini söyledi. Etkinlikler son olarak ise olayda yaşamını yitirenler anısına semah dönülmesiyle son buldu.
 
Kaynak: haber.sol.org.tr


bozadi

#1
2 Temmuz 2016

Çorum Katliamı, binlerce kişinin katıldığı yürüyüşle anıldı


1980 yılının Mayıs ve Temmuz aylarında yaşanan ve 57 kişinin ölümüyle sonuçlanan Çorum Katliamı, binlerce kişinin katıldığı yürüyüşle anıldı.




1980 yılının Mayıs ve Temmuz aylarında yaşanan ve 57 kişinin ölümüyle sonuçlanan Çorum Katliamı, binlerce kişinin katıldığı yürüyüşle anıldı. Yürüyüşe katılanlar olayların sorumlularının ortaya çıkarılmasını istedi.

Toplanma yerinde ise bir grup ile göstericiler arasında sözlü tartışma yaşandı.

36 yıl önce yaşanan Çorum olayları için Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Çorum Şubesi ile Çorum Alevi Kültür Merkezi'nce anma yürüyüşü düzenlendi. Anma etkinliğine Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Hacı Bektaş Veli Kültür Vakfı Genel Merkezi, Alevi Kültür Merkezleri Derneği, Alevi-Bektaşi Federasyonu, Pir Sultan Abdal Derneği, Avrupa Alevi Kadınlar Federasyonu, sivil toplum kuruluşları, bazı siyasi partiler ve köy derneklerinden yetkilileri ile çok sayıda vatandaş katıldı.

'29 Mayıs-4 Temmuz 1980 unutmadık, unutturmayacağız' yazılı bir pankartın açıldığı yürüyüş, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Çorum Şubesi'nin önünden başladı. Yaklaşık 1500 kişinin bulunduğu kortej, Bahabey Caddesi'nden Gazi Caddesi'ni takip ederek Hürriyet Meydanı'na kadar yürüdü. Yürüyüşe katılanlar 'Katiller halka hesap verecek', 'Çorum'u unutma unutturma', 'İnadına özgürlük' ' Devletin Alevisi olmayacağız' , AKP halka hesap verecek' sloganları attı.




Yaklaşık 4 kilometrelik yürüyüş sonunda Hürriyet Parkı'nda kitlesel basın açıklaması yapıldı. Burada yapılan basın açıklamasında konuşan Pir Sultan Abdal Derneği, Genel Başkanı Baki Düzgün,alevileri asimile etmeye kimsenin gücünün yetmeyeceğini söyledi. Hükümetin yaptığı onlarca çalıştaydan birsonuç alınamadığını kaydeden Düzgün, " Hiçbir zaman bizi devletin alevisi yapamayacaklar. Bizler hakkımızı sokaklarda mücadele ile alacağız. Birlik ve beraberlik içerisinde tüm sorunlarımızı örgütlü bir şekilde çözüme kavuşturacağız" dedi.

Dahasonra kürsüye gelen Avrupa Alevi Konfederasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Mat, ise Çorum, Sivas, Maraş gibi Alevilere yönelik katliamların devlet eliyle yapıldığına dikkat çekti. İnsanların bir araya gelerek mücadele ettiği müddetçe hiçbir engelin söz konusu olamayacağının altını çizen Hüseyin Mat, "Bu ülkeyi karanlık günlere sürükleyen, insanlar arasında kin ve nefret tohumları eken, gerici, kafatasçı, yezit zihniyet son bulmalı. Bu katliamları bizlere reva görenlerden hesap sorana kadar bu meydanlarda olmaya ve mücadele etmeye devam edeceğiz" şeklinde konuştu.

SALDIRMAYA ÇALIŞTILAR




Mat'ın konuşması sırasında meydanın kenarında toplanan bir grup genç ise yuh çekerek katılımcıları tahrik etmeye çalıştı. Meydanda toplananlarında tepki göstermesi üzerine iki grup arasında sözlü tartışma yaşandı. Polis ve anma komitesinin araya girmesi üzerine tartışma büyümeden yatıştırıldı.

Daha sonra kürsüye gelen ve kısa bir konuşma yapan Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez, ise "Biz buraya kavga etmeye değil, barış için geldik" dedi.

Çorum Emek ve Demokrasi Platformu adına konuşan Avukat Sadık Eral, "35 yıl önce yaşanmış ve tam da bu noktada başlayan olaylarda yitirdiğimiz canlarımızı anmak için bir araya geldik." dedi.

Etkinliğe CHP Ankara Milletvekili Necati Yılmaz ile sanatçı Pınar Aydınlar'da destek verdi.



 
Kaynak: odatv.com



bozadi

#2
3 Temmuz 2016

Kanlı terör örgütü IŞİD, İstanbul'un kalbinde bakın nasıl örgütleniyor


Atatürk Havalimanı'nda bombalı saldırıyla 45 kişiyi öldüren, 200'ün üzerinde insanın yaralanmasına sebep olan IŞİD İstanbul'da elini kolunu sallaya sallaya örgütleniyor. Türkiye'deki IŞİD örgütlenmesinin lideri olduğu belirtilen 'Ebu Hanzala' kod isimli Halis Bayancuk'un 'başyazar' olduğu Tevhid dergisi tarafından yayınlanan bildiri, metrobüs duraklarında alenen dağıtılıyor.




Üzerlerinde Tevhid dergisi yazılı yelekleri ile akşam saatlerinde Cevizlibağ metrobüs durağına gelen 2 kişi, kapağında "La İlahe İllallah sözünün sana fayda sağlaması için neler yapmalısın?" sorusunun olduğu bildirileri dağıttı. Önceki gün de bildiri dağıtıldığı belirtilen durakta polisin bu kişilere kimlik dahi sormadığı, bildiri dağıtımına engel olmadığı ifade edildi.

Bildirilerde, tağutun insanların, uğruna yaşayıp öldüğü uydurma değerler olduğu yazıyor.

İlah nedir sorusunun yer aldığı bildiride cevap olarak "Hayatıma senin dışında bir şeyin yön vermesine müsaade etmeyeceğim. Senin dostlarını dost, düşmanlarını düşman edineceğim. Gayem; sadece senin rızan olacak. Senin için yaşayacak, senin için öleceğim" ifadesine yer veriliyor.

CHP'Lİ ERDEM, BİLDİRİ DAĞITANLARA MÜDAHALE ETTİ

Evrensel'de yer alan habere göre Avcılar metrobüs duraklarında da aynı bildirinin dağıtıldığına dair ihbar alan CHP Milletvekili Eren Erdem, bölgeye gidip IŞİD'çilere müdahale etti. Konuya ilişkin açıklama yapan Erdem, "IŞİD'in elini kolunu sallayarak bildiri dağıttığına dair ihbarlar aldık ve bölgeye gittik. Bölgede birtakım kişilerin üzerinde Tevhid Dergisi yazan broşürler dağıtıyordu. İlçe Başkanımız ve gençlik kollarımızla müdahale edince polis geldi; ancak emniyetin bu kişileri daha sonra serbest bıraktığını öğrendik. Bildirinin altında yazan Tevhid Dergisi ise IŞİD'in Türkiye Emiri Ebu Hanzala'ya ait. Tevhid Dergisi'nin internet sitesinde girildiğinde Ebu Hanzala'ya ait olduğu net bir şekilde görülüyor. İlçe başkanımız ve gençlik kollarımızdan arkadaşlar, IŞİD'çilerin bildiri dağıtmasına engel olmasaydı eğer, yayınlar dağıtılmaya devam edecekti. 40'tan fazla insanımızı henüz yeni kaybetmişken, IŞİD'in bu kadar kalabalık yerlerde rahatlıkla bildiri dağıtması ihmal olarak nitelenemez. Bunun peşini bırakmayacağız." dedi.

BOZAN: 3 GÜN ÖNCE ONLARCA MASUMU ÖLDÜREN ZİHNİYETE NEDEN GÖZ YUMULUYOR?

CHP Avcılar İlçe Başkanı Erhan Bozan, "IŞİD'in metrobüs güzergâhında birçok kişi aracılığıyla değişik noktalarda bildiri dağıttığını gördüm ve kayıt altına almaya çalıştım. Bu kişiler çok yoğun noktalarda bildiri dağıtıyorlardı. Sonra başka bir noktaya gittiğimde, orada başka kişilerin başka dağıtımlar yaptığını da gözlemledim. Görüntüleri kaydettim. Ben şunu merak ediyorum, bugün Başbakanımız 'Bu oluşumlarla mücadele edeceğiz' dedi. Bu örgüt, bu yapılanma, 3 gün öncesinde onlarca masum insanımızın hayatına kastettikten sonra bugün faaliyetlerini İstanbul'un en kalabalık metrobüs duraklarında rahatlıkla yapabiliyorsa, o zaman bu durum başbakanın sözleriyle çelişmiş olmuyor mu? Herhalde hükûmetin hala aklı başına gelmemiş." dedi.
 
Kaynak: cumhuriyet.com.tr




bozadi


bozadi

#6








bozadi

#7
Geçmişiyle ilgili yüzleşmesi gereken epeyce karanlıklar bulunan CHP'ye işte böyle hakikat yiğitleri yakışır.

Maraş, Çorum ve Sivas katliamlarında elbette ki ilgili bölgelerde yaşayan ağzı salyalı yobazların ve kuduz şeytan köpeklerinin önemli bir "tetikçi" rolü olmakla birlikte, devletin/ordunun bu olayların tümünde doğrudan veya dolaylı bir "azmettirici" rolü olduğu da çok iyi biliniyor. Özel Harp Dairesi denen ve CIA/MOSSAD gibi global şeytan araçlarının güdümünde bulunan derin devlet unsurları bu olayların meydana gelişinde doğrudan rol oynamıştır. Veli Küçük denen "komutanın" ve pek çok benzerlerinin Sivas Katliamı'nda ve benzer katliamlarda rolü olduğu biliniyor. Devletimiz ve ordumuz dediğimiz kurumlara bağlı karanlık güçler halkımıza düzenli olarak işkence edegelmiştir. Ve CHP hiçbir zaman bu konuda sistematik bir sorgulama inisiyatifi almamıştır. Devletin, ordunun "şerefini" (!) koruma adı altında devletimizin ve ordumuzun global şeytanlara köpeklik etmesine gayet bilinçli ve azimli bir şekilde göz yummuştur. Devlet ve ordu yoluyla ABD'yle ve İsrail'le yürütülen aşşağılık ittifak üzerinden çok büyük rantlar yendiği ve ülkenin/halkın/devletin/ordunun global şeytanlara peşkeş çekildiği apaçıktır ve CHP'nin halk tabanı dahil çok geniş bir kitle kandırılmış, aşağılanmış, hipnotize edilmiş ve baskı ve işkence altında tutulmuştur. Bugün AKP CHP'nin geçmiş şeytani icraatlerini devralmış, bokunu çıkarmakla meşguldür yalnızca.

Dilerim Eren Erdem gibi halkın bağrından çıkagelmiş yiğitler CHP'nin şeytani geçmişine en azından denk düzeyde, CHP'nin gerçek bir pozitiflik odağı haline gelmesine öncülük eder, ki etmek için canını ortaya koyduğu apaçıktır. CHP'de karanlık elitlerin egemenliğinin sona ermesi için ve CHP'nin gerçekten bir "halk partisi" haline gelmesi için önemli bir çaba yürütülüyor ve bu çaba hepimizin geleceği için hayati bir öneme sahip.