Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

IŞİD Kilis'e Füze Yağdırmaya Devam Ediyor (6 Mayıs)

Başlatan bozadi, 06 Mayıs 2016, 17:03:07

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

6 Mayıs 2016

Kilis'e yine roket atıldı


Kilis'e 18 Ocak'tan bu yana atılan roket sayısı 75'e yükseldi




Kilis kent merkezine, Suriye'deki IŞİD bölgesinden 2 katyuşa roket mermisi daha atıldı. Beşevler semtindeki Serengül sokağına isabet eden roket nedeniyle ölen ya da yaralanan olmadı.

Kente 18 Ocak'tan bu yana atılan roket sayısı 75'e yükseldi.

Ayrıntılar geliyor...
 
Kaynak: t24.com.tr


bozadi


bozadi

#2
25 Nisan 2016

Cumhurbaşkanlığı: Kilis'e isabet eden roketatar mermileri yanlışlıkla geliyor olabilir, bilemiyoruz


18 Ocak'tan bu yana Kilis'e 45 roketatar mermisi isabet etti




Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Kilis'e isabet eden roketatar mermileriyle ilgili olarak, "Bunun bilinçli olarak yapıldığı, yapılmadığı konusunda bize ulaşan bir bilgi yok. Suriye tarafında kaotik bir savaş ortamı var. Bunun bir kısmı yanlışlıkla geliyor olabilir, bir kısmı kasıtlı atılmış olabilir, bilemiyoruz" dedi.

Kilis'e 18 Ocak'tan bu yana 45 roketatar mermisi isabet etti. Patlamalarda 17 kişi hayatını kaybederken 62 kişi de yaralandı.

"Son tahlilde karşımızda bizim de mücadele ettiğimiz bir terör örgütü var" diyen Kalın, "Biz mücadeleyi yoğunlaştırdıkça tabi ki DAİŞ ve benzeri terör örgütleri de Türkiye'ye karşı daha farklı eylemlere girişebilirler. Ama bu bizim mücadele azmimizi hiçbir zaman ortadan kaldırmayacaktır" ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın'ın açıklamaları şöyle:

"Rusya-Türkiye ilişkileri üzerine açıklamalarda bulunan Kalın, yeni imkanların ortaya çıkmasını sağlayacak adımların atılmasına hazır olduklarını belirterek, "Bizim baştan beri bu sorunu diplomatik müzakere yoluyla çözelim, çağrısı devam ediyor. Bu teklifimiz hala bakidir. Zaman zaman Rus tarafından yapılan haksız, temelsiz, Türkiye'yi itham eden açıklamaları da tabi ki üzüntüyle takip ediyoruz. Her yapılan açıklamaya karşılık vermeyi gerekli görmüyoruz. Devlet ciddiyetine yakışır şekilde bu sorunların çözümü için atılacak adımlar olursa Türkiye buna hazırdır. Tarım heyetinin Rusya'ya gidecek olması memnuniyet vericidir. Buna benzer alt orta düzeyde bir trafiğin olduğunu görüyoruz. Umarız bu trafik biraz daha artar. Zira Türk-Rus ilişkileri sadece bir hadiseye kurban edilecek kadar önemsiz ya da sınırlı bir ilişki değildir. Bir derinliği vardır. Maalesef 24 Kasım 2015 tarihinde meydana gelen uçak hadisesinden beri Rus tarafının sürekli Türkiye'yi itham eden kara ve ucuz propaganda yollarına başvuran tavrı bu süreci şu ana kadar kilitledi. Engelledi. Umarız bundan sonra yeni imkanların ortaya çıkmasını sağlayacak adımlar atılır. Türkiye olarak biz buna hazırız" ifadelerini kullandı"

  "Yanlışlıkla atılıyor olabilir"

Kilis'e isabet eden roketatar mermilerinin bilinçli olarak atılıp atılmadığı konusunda bize ulaşan bir bilgi yok. Suriye tarafında kaotik bir savaş ortamı var. Bunun bir kısmı yanlışlıkla geliyor olabilir, bir kısmı kasıtlı atılmış olabilir. Bilemiyoruz. Son tahlilde karşımızda bizim de mücadele ettiğimiz bir terör örgütü var. Biz mücadeleyi yoğunlaştırdıkça tabi ki DAİŞ ve benzeri terör örgütleri de Türkiye'ye karşı daha farklı eylemlere girişebilirler. Ama bu bizim mücadele azmimizi hiçbir zaman ortadan kaldırmayacaktır"
 
Kaynak: t24.com.tr


bozadi

#3
5 Mayıs 2016

Türkiye vetoyu kaldırdı! İsrail Gazze'yi vurdu!
 


İsrail'in dün gece düzenlediği saldırılardan önce Türkiye'nin NATO'daki 'İsrail'e vetosunu' kaldırdığı ortaya çıktı. Peki Türkiye vetoyu neden kaldırdı, süreci kim yönetti? İşte ayrıntılar...
 




28 ülkeden oluşan NATO'da üyeliği olmayan İsrail'e genel merkezde daimi bir ofis tahsis edilmişti. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu bu gelişme ile ilgili "İsrail'in güvenliği için çok önemli adım" açıklaması yapmıştı.

DAİMİ MİSYON

Bu karar ile "NATO'da resmi bir İsrailli temsilcinin bulunması" kabul edildi ve Brüksel'deki merkezde kalıcı bir ofis açılmasına net bir şekilde karar verildi.

Böylece İsrail NATO'da daimi bir misyon kazandı.

TÜRKİYE'NİN DAHLİ VAR

Alınan bilgiye göre bu adım, Gazze'ye çimento girişine izin verilmesine karşılık Türkiye'nin İsrail'in NATO ile işbirliği önünde bulunan vetoyu kaldırılması ile mümkün oldu.

NETENYAHU: KABUL EDECEĞİZ

Netanyahu İsrail Meclisi'nde yaptığı konuşmada "İsrail'in teklifi kabul edeceğini ve yakın zamanda Brüksel'de ofisini açacağını duyurmak isterim" dedi.

"NATO İSRAİL İLE İŞBİRLİĞİ YAPMAK İSTİYOR ÇÜNKÜ..."

NATO'nun İsrail ile işbirliği kurma yönündeki istekliliğinin ardında "Terörle mücadelede gösterdiğimiz kararlılık, teknolojik bilgi birikimimiz, istihbarat ağımız ve başka faktörler" olduğunu söyleyen Netanyahu, "Bu üzerinde uzun yıllardır çalıştığımız bir şeydir" dedi.

"TÜRKİYE" HABERİNİ İSRAİL MEDYASI VERDİ

İsrail medyası bu kararın 1952 yılından beri NATO üyesi olan Türkiye'nin vetosunu kaldırmasının ardından geldiğini duyurdu.

İSRAİL KAMUOYU HAREKETLİ

İsrail kamuoyunda, Ankara'nın bu kararının iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleşmesine giden yolda önemli bir işaret olduğu konuşuluyor.

TÜRKİYE BU ADIMI NEDEN ATTI?

Türkiye'deki siyasi kulislerde, İsrail'in NATO vetosunun kaldırılmasının arkasında Dışişleri Müsteşarlığı'nın Gazze'ye çimento girişine izin verilme şartı olduğu ifade ediliyor.

SÜRECİ KİM YÖNETTİ?

Feridun Sinirlioğlu'nun süreci yönettiği belirtiliyor.

İSRAİL GAZZE'YE SALDIRDI

1948 yılından bu yana Filistin'i işgal altında tutan ve geçen Ramazan'dan beri Gazze'ye sistematik bir saldırı düzenlemeyen İsrail anlaşmanın ardından dün gece saatlerinde bölgeye 5 hava saldırısı düzenledi.

F-16'LARLA FÜZE SALDIRISI

İsrail'in F-16 tipi savaş uçaklarının düzenlediği saldırıda Gazze'nin havalimanı bölgesi ve Refah Sınır Kapısı yakınlarına iki füzeyle saldırıldı. Füzelerin düştüğü yerin çevresindeki binalarda maddi hasarın meydana geldiği kaydedildi.

3 FÜZE BOŞ ALANA DÜŞTÜ

Yine İsrail savaş uçakları, Refah kentindeki boş bir alana iki füze, Gazze'nin kuzeyine ise 1 adet füze saldırısı yaptığı kaydedildi.

ÖLÜ YA DA YARALI VAR MI?

Saldırıda can kaybının yaşanmadığı bildirildi.




TOPÇU BİRLİKLERİ DE SALDIRDI

İsrail topçu birlikleri de Gazze'nin güney sınırında yer alan Hamas'ın askeri kanadı Kassam Tugayları ve İçişleri Bakanlığına ait gözetleme kulelerini hedef aldı. Saldırıda can kaybı yaşanmazken, kulelerde ağır hasar oluştu.
 
Kaynak: timeturk.com



arinmak

#4
roketler yanlışlıkla geliyor , onlar aslında iyi insanlar .[:)].
başta akp olmak üzere ....    o yada bu şekilde surye üzerinden bataklığa girmememiz sevindirici.

Gazzeye çimento girişi izni = NATO'da üyeliği olmayan İsrail'e genel merkezde daimi bir ofis tahsis edilmesi. Pazarlığa bak. belediye yönetir gibi. [:)][:)][:)] acaba Altından ne çıkacak  ...
 

macka

#5
Evet arinmak aynen at pazarlığı bunların uzmanlığı.taayip  zaten ülker bayisiydi,nerde kaldı lan bizim gofretler diye toptancıya fırça atan adam.Kıbrıs ,Ermenistan meselelerini de böyle çözdüler.Al sana üç gofret ver sen de bana 5 püsküt bitti gitti. Monşerlere ne gerek var yaa.
Gerçek her zaman gönlünüzün dilediği değildir.Ancak gönlünüz arındıkça onu bulacaksınız,şüphesiz

bozadi

#6
06 Mayıs 2016

Kilis'ten tam sayfa ilanla isyan: Haberlerde altyazı değiliz, acele edin, ölüyoruz


IŞİD'in atış sahasına dönen ve atılan roketatar mermileriyle 21 kişinin hayatını kaybettiği Kilis'te, önde gelen sivil toplum kuruluşları seslerini hükümete duyurmak için gazetelere tam sayfa ilan verdi.




Kilis Barosu ve Sanayi ve Esnaf Odaları başkanlarının verdiği tam sayfa ilanda, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve devletin üst kademesine seslenilerek, "Evlerimize roketler düşüyor. Üzerimize şarapnel yağıyor. Evimizde öldürülüyoruz, sokakta öldürülüyoruz. Biz, haberlerde altyazı, iki haber arasında bir kare değiliz. Magazin programlarının arasına sıkıştırılmayı kabul etmiyoruz. Biz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarıyız. Can güvenliği istiyoruz" denildi.

Kilis'in saldırı altında olduğuna vurgu yapılan metinde, "Ama acele edin. Ölüyoruz..." ifadeleri kullanıldı.

Kilis diken üstünde

Gözden çıkarıldığını düşünülen Kilis'te nüfusun yüzde 30'unun yakın il ve ilçelerdeki kentlere göç ettiği düşünülüyor. Çok sayıda aile de evini satışa çıkardı. İnsanların diken üstünde yaşadığı kentte, öğrencilerin de yüzde 90'ı okula gitmeyince sınıflar da kent sokakları gibi boşaldı.

Kilis'e 18 Ocak'tan bu yana 25 kilometre uzaklıktaki IŞİD denetimindeki Bab bölgesinden atılan Katyuşa roketatar mermilerinin sayısı 60'ı aştı.

Hemen her gün hedef olan kentte, kısa süre önce evine düşen roketatar mermisi parçasıyla hayatını kaybeden Hatice Evran'ın akrabaları, Kilis'in 'gözden çıkarıldığı'nı savunarak "Kilis, Türkiye Cumhuriyeti'nin bir parçası mı değil mi? Bunun cevabını cumhurbaşkanından istiyorum. Eğer kendi devletimiz bizi koruyamıyorsa o zaman biz başka devlete sığınalım. Burası sınır kenti diye yaşamayalım mı, başka ülkeye mi gidelim? Türkiye'nin gücüne, kuvvetine inanamıyorum artık" demişti.
 
Kaynak: diken.com.tr


Gaia

#7
Bu işid salgınının yayıldığı bölge tam bir kaos. Tarihide gerçekten savaşlarla dolu bir bölge. KH kuvvetleri asırlardır bu bölgeden besleniyorlar. Bu bölgede aktif bi katalizör olmalı ki asırlardır hala onlara enerji aktarabiliyor. Bence,biz BH Adayları olarak BH gibi davranacaksak bu katalizörü bulup,ona sevgi,ışık vb. arındırıcı enerjilerimizi yollamalıyız diye düşünüyorum. Belki ozaman KH kuvvetlerinin dilinden konuşarak ''Heyy durun bi dakika,bu toprakları sömürdüğünüz yeter!'' diyebiliriz.

Tgur

#8
Sevgili Gaia sevgi ışık enerjisi ne kadar aktarsak boşuna ve sonuçta biz de KH nin bir fonksiyonu haline geldiğimizin ilanını yapmış oluruz,

Burada Bozadi çok haklı ,
Virüsün ele geçirmeye çalıştığı beden kendini toparlayıp karşı sistemlerini devreye sokmadıkça netice hasıl olmaz,

Anne babadan gerekli eğitimi almamış, eğer okula gidebilecek fırsat bulup öğretmenlerinden de bir şeyler öğrenememiş insan artık yaşayarak öğrenme safhasındadır ,bu da malüm acılar çekerek olur,
Bu acıyı çekenlerle empati yapmak da bir nebze yaşayarak öğrenmenin bir yoludur..

Toplumumuzun büyük bir bölümü maalesef bu anlattığım durumdadır.
Yani acı çekerek öğrenme yoluna girmiştir..



beyrutkapı

#9
Yapılan tercihler ve tüm olanlara ısrarla gözünü kapatan bir güruh söz konusu. Aslında her şey olması gerektiği gibi oluyor. Herkes nasıl davranması gerekiyorsa öyle davranıyor. Ateş düştüğü yeri yakmadıkça kimse gözünü açmıyorsa, hatta buna rağmen gözünü açmayanlar varsa, koca bir coğrafyanın alev topuna dönmesi mümkün. Her şey derslere dahil.
 

bozadi

#10
Sevgili Gaia ve Tgur, ele alıp alabileceğimiz en ilginç, en tartışılası konulardan biri belki de bu gündeme getirdiğiniz ve hakkında görüşlerinizi dile getirdiğiniz konu.

Açıkça karanlığa adanmış güçlere karşı bir savunma yöntemi olarak onlara ve/veya işgal etmekte oldukları yerlere "ışık/sevgi" projekte etme teşebbüsünde bulunmak ne ölçüde isabetli, etkili ve makbul bir yöntemdir ve ne ölçüde değildir, bu konuda tamamen emin olduğum bir kanaatim ve önerim yok, ama kendi aramızda konuşmak, tartışmak için ideal konulardan biri olduğunu düşünüyorum gerçekten.

Tam olarak emin olamasam da, Tgur'un da ima ettiğini düşündüğüm gibi, celselerde K'lar KH'ye adanmış güçlere karşı bir çeşit savunma veya geri püskürtme stratejisi olarak "sevgi enerjisi yöneltmenin" çok ideal veya makbul bir fikir olmadığını söylediler gibi bir izlenim kalmış aklımda. Gerçekten bu algıladığım şeyi mi kastettiler, bundan tam olarak emin olamıyorum ve o zamandan beri zaman zaman analiz etmeye çalıştığım konulardan biridir.

Belki de bu iki fikirden biri %100 doğru (amaca uygun), diğeri %100 yanlış (amaca ters) değildir, çeşitli alt-hususlarda çeşitli yüzdeler söz konusudur. İlgimiz ve imkanımız olduğu sürece, hemen veya önümüzdeki süreçte bu konuda fikirlerimizi netleştirecek sorgulamalar ve çıkarımlar yapabilmemizi ümit ediyorum.

Gaia

#11
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen beyrutkapı

Yapılan tercihler ve tüm olanlara ısrarla gözünü kapatan bir güruh söz konusu. Aslında her şey olması gerektiği gibi oluyor. Herkes nasıl davranması gerekiyorsa öyle davranıyor. Ateş düştüğü yeri yakmadıkça kimse gözünü açmıyorsa, hatta buna rağmen gözünü açmayanlar varsa, koca bir coğrafyanın alev topuna dönmesi mümkün. Her şey derslere dahil.

Çok güzel anlattın,teşekkürler. Bozadi,dediğin gibi bu konuda aslında tartışma havasında fikirlerimizi paylaşabiliriz. Çünkü gerçekten benim bu konuda belkide yanlış diye tabir ettiğim fikirlerim olduğunu düşünüyorum. Bunları görmem ve görmemiz açısından,öğrenmek açısından tartışma iyi gelebilir.

bozadi

#12
7 Mayıs celsesi yayınlanmış. Bir aksilik olmazsa yarın en geç bu saatlere çevirisini paylaşmış olurum arkadaşlar.

Scyth

#13
Bende haber vermek için girmiştim; biraz göz attım taşlarla ilgili uzunca bir konuşma var güzel bir celse gibi gözüküyor.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

bozadi

#14
Evet, celsenin büyük bir bölümü taşlar konusuna ayrılmış. Uzun bir celse ve çevirisini 11 buçuk 12 arası (2-3 saat sonra) yetiştirebileceğim gibi görünüyor.