Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

IŞİD, İsrail'in Gazze'deki Zulmüne Neden Sessiz Kalıyor (18 Temmuz)

Başlatan bozadi, 18 Temmuz 2014, 21:49:04

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

18 Temmuz 2014

IŞİD, İsrail'in Gazze'deki Zulmüne Neden Sessiz Kalıyor


İslam dünyasında kısa sürede güçlenerek en güçlü örgütlerden biri haline gelen IŞİD'in, İsrail'in Gazze'ye yönelik zulmü karşısında sessiz kalması tepki çekiyor.




İsrail'in dün gece Han Yunus ve Cebeliye bölgelerinden Gazze Şeridi'ne karşı başlattığı kara harekatında bazıları kadın ve çocuklar olmak üzere 25 Filistinli sivil ve bir İsrail askeri hayatını kaybetti, yaklaşık 200 kişi de yaralandı.

IŞİD İSRAİL ZULMÜNE NEDEN SESSİZ?

İsrail, Gazze'ye yönelik saldırılarının şiddetini artırırken, dünya devletlerinin bu zulüm karşısında sessiz kalması tepki çekiyor. Ancak konuyla ilgili dikkat çeken bir başka hususta son dönemlerde Irak'ta yaptığı eylemlerle gündeme gelen IŞİD'in İsrail saldırıları konusunda sessiz kalması...

"IŞİD SİYONİSTTİR"

Orta Doğu'da gün geçtikçe güçlenen ve nasıl yükseldiği anlaşılamayan IŞİD örgütüyle ilgili farklı iddialar ortaya atılıyor. Irak Meclisi Güvenlik ve Savunma Komisyonu Başkan Yardımcısı Vetut, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada "IŞİD'den ele geçirilen bazı silahların İsrail yapımı olduğunu tespit ettik. IŞİD siyonisttir ve asıl hedefi Arap ülkelerini kaosa sürüklemektir" ifadelerine yer vermişti.

"FİTNEYE KARIŞMADIĞI SÜRECE DOKUNMAYACAĞIZ"

Vetut'un bu açıklamasının ardından IŞİD, İsrail'in Irak ve Suriye'de Müslümanlara uyguladığı şiddetle ilgili "İsrail fitneye karışmadığı sürece onlara dokunmayacağız" değerlendirmesinde bulunmuştu.

KISA FİLME KONU OLDU

IŞİD'in İsrail ile ilişkisi çekilen bir kısa filme de konu olmuştu. Filistinli gençler tarafından çekilen kısa filmde, IŞİD'in Müslümanları öldürmekten çekinmediği görülürken, İsrailli bir vatandaşa hiç dokunmadan salıvermeleri dikkat çekmişti.


Kaynak: haberler.com

bozadi

Ben Müslüman değilim. İhtiyacım yok hiçbir "dine", "mezhebe". Ama akılları-yürekleri bu dinlerin frekanslarında titreşen ve bir şekilde kendilerini o seviyelerde o kimliklerle tanımlama gereği duyan milyonlarca, milyarlarca insanın artık akılları-yürekleri "basmak" zorunda kalacak daha önce o kadar basmadıkları seviyelere. Görün ortadoğuda din-iman adına yapılan edilenleri. Bir yönüyle iyi ki o IŞİD denen şeytan köpekleri o kadar yayılmış da salyaları artık ülkemizin sınırlarından içeri düşmeye başlamış (zaten ülkemizdeki şeytanlarca şimdiye kadar bolca desteklenmiş, beslenmiş olmaları bir yana).

Dünyanın çeşitli yerlerindeki yobazlık-şeytanlık adaylarından beslenerek büyüme belirtileri gösteren bu ortadoğu şeytanlarının yayılmaları, onların tanımlarına ve bağırtılarına karşı gri bölgelerde sürtenleri adam gibi bir karar vermeye zorluyor. Hak ile batıl hızla mutlak ayrışma noktasına doğru ilerliyor. İnsanlar, örneğin Müslümanlar artık din yoluyla uygulanan yobazlıkları, şeytanlıkları sorgulamaya yaklaşıyorlar. Kararlarını vermek durumunda olacaklar. Hayatın her alanında var olan şeytanın kendi dinlerinde, kendi kabullerinde, kendi söylemlerinde ve eylemlerinde de gayet mevcut olduğunu ve ona karşı nasıl bir tavır alacaklarına karar vermek durumunda olduklarını görmezden gelemeyecek, erteleyemeyecekler daha fazla! Şükürler olsun!

Bu sadece din alanında değil, her alanda yaşanacak. Kaçacak grilik kalmayacak en sonunda. Ya adam gibi iyi ol ya da adam gibi kötü. Yoluna sahip olacaksın. İyilik ve kötülükten başka yol yok. Evet, ikisi de evrenin sunduğu meşru yollar aslında. Yeter ki kararını ver! Artık iyilik ve kötülük saçmasapan dansözlüklerle eğilip bükülemeyecek. Biraz ondan, biraz da bundan mı?! Dengeli beslenme mi? "Yemez" artık!.. Binlerce yıldır zehirle balı karıştırıp yedirdiler, bozdular maddi-manevi bünyemizi ve şeytan karşısında muma döndük. Yeter artık! Ya uyanın ve kararınızı verin, ya da yolunuz pek açık görünmüyor...

bozadi

Bu hususta şimdilik son olarak, "adam gibi iyi" veya "adam gibi kötü olmanın" elbette ağza alındığı kadar basit birşey olmadığı açıktır. Hiçbirimiz bir anda mutlak iyi veya mutlak kötü birşeye dönüşüp öyle kalamayız. Bunun bir "süreç" yönü vardır. Önemli olan karar verilmesi, irade gösterilmesidir. Seçimini yapabilmek, onu sevebilmektir. İyilik yolunda, gerçek sevgi yolunda hiçbirimiz mükemmel değiliz. Hepimizin belki de ciddi sorunları vardır. Bunlar yola engel değil, nedendir. Yolun temel özelliklerinden biri bunları yavaş yavaş bile olsa gözlemleyip temizleyebilmektir. Bu konuda birbirimize yardımcı olabilmemizdir.