Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

7 Cumhuriyet çalışanı cezaevinden çıktı (29.7.17)

Başlatan bozadi, 29 Temmuz 2017, 13:45:04

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

29 Temmuz 2017

7 Cumhuriyet çalışanı cezaevinden çıktı


Tahliye kararı verilen 7 Cumhuriyet çalışanı Silivri'den çıktı.




Cumhuriyet gazetesi yönetici ve yazarları hakkındaki davada, haklarında verilen tahliye kararının ardından 7 kişi Silivri Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesinden çıktı.

Cumhuriyet gazetesi davasında tahliye kararı verilmesinin ardından aileler Silivri Cezaevi önünde beklemeye başladı.

İşlemlerin tamamlanmasının ardından gazeteciler cezaevi önünde bekleyenlerle buluştu.

Mahkemenin, tutuklu sanıklar Bülent Utku, Mustafa Kemal Güngör, Hacı Musa Kart, Güray Tekin Öz, Turhan Günay, Önder Çelik, Hakan Karasinir'in haklarında yurt dışı yasağı konularak tahliyelerine karar vermesinin ardından 7 Cumhuriyet çalışanı cezaevinden çıktı.

Cezaevi çıkışında açıklama yapan Musa Kart, "Tahliye anında çok sevinçli olacağımı düşünüyordum ama sevinçli değilim. Umuyorum ki 4 arkadaşımızı da Silivri'den alacağız, bu dayanışma bize güç ve destek verdi." dedi.

Kaynak: soL


bozadi

#1
28 Temmuz 2017

CHP'den Cumhuriyet için verilen ara karara tepki


CHP Genel Başkan Yardımcısı Zeynep Altıok, Cumhuriyet Gazetesi duruşmasında verilen ara karara tepki gösterdi.




CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Zeynep Altıok, Cumhuriyet Gazetesi yazarları için verilen ara kararın hukuki olmadığını söyledi.

Cumhuriyet Gazetesine yönelik operasyonun MİT TIR'ları haberinden sonra başlatıldığını belirten Altıok, "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Can Dündar'a yönelik 'onu bırakmam öyle' sözü bu sahte davanın miladıdır. Bizzat Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ın emriyle ve FETÖ terör örgütü üyesi olduğu gerekçesiyle müebbet hapisle yargılanan bir savcı tarafından başlatılan bu soruşturma, hukuki değil siyasidir. Eskiden FETÖ'nün savcıları en azından sahte delil üreterek iddianame hazırlıyorlardı, şimdi delile bile gerek duymadan suç icat etmeye çalışıyorlar.  Sadece mizah dergilerinde okuyabileceğimiz tarzda suçlamalarla, muhalif gazeteciler susturulmaya çalışılıyor. 6,5 yıl önce evine parke yaptırıp 2500 TL ödediği şahsın oğlunun yemek yediği restoranın işletmecisi hakkındaki MASAK raporu, Akın Atalay'ın FETÖ'den suçlanma nedeni mesela. Ya da Cumhuriyet'in yayın politikasındaki değişiklik, iddianamede delil olarak geçiyor. Savcı, 6.5 yıl öncesinin uyduruk ilişkilerinden FETÖ'cülük üretiyorsa, AKP içindeki herkesin tutuklanması gerekir. Gazetelerin yayın politikasını değiştirmesi suç ise, yandaş medyaya da bir bakmasını öneririm" dedi.

DAVA KURGUDAN İBARET

Davada dinlenen tanıklara da değinen Altıok, "Hayatını Fetullah Gülen'e adamış, şimdinin itirafçısı Hüseyin Gülerce, tescilli FETÖ'cü Latif Erdoğan ve FETÖ'ye yazdığı övgülerle hatırladığımız Cem Küçük, şimdi Cumhuriyetçileri FETÖ'cülükle suçluyor. Sadece bu olay bile davanın kurgu olduğunu anlamak için yeterli" diye konuştu.

Altıok "Ülkemizde gerçekleri yazan, siyasi iktidarları eleştiren tüm gazete ve gazetecilere her dönem bedel ödetilmek istenmiştir. Fakat güdümlü yargı eliyle basın özgürlüğünün, ifade özgürlüğünün, haber alma hakkının bu kadar baskı altına alındığı bir dönemi daha önce hiç yaşamadık. Maalesef bugün en koyu istibdat rejimlerini aratacak bir rejimle yönetiliyoruz. Basın özgürlüğü ve insan hakları ihlallerinde neredeyse Kuzey Kore düzeyine geriledik. 150'yi aşkın gazeteci arkadaşımız tek kişinin baskı ve zoruyla da olsa, siyasi iktidarını devam ettirmek takıntısı yüzünden tutuklu" diyerek, zamanı geldiğinde bu davaların da kumpas olduğunun ortaya çıkacağını belirtti.

Altıok, mahkemenin, Güray Öz, Musa Kart, Bülent Utku, Hakan Kara, Önder Çelik, Kemal Güngör ve Turhan Günay'ı tahliye etmesine rağmen Akın Atalay, Murat Sabuncu, Kadri Gürsel ve Ahmet Şık'ın tutukluluk halinin devamı yönünde karar vermesiyle ilgili olarak da "Aynı iddianame üzerine 7 gazeteci hakkında tahliye kararı verilirken 4 gazeteci hakkında tutukluluk kararı verilmesi davanın siyasi olduğunu ispatıdır" diye konuştu.

Kaynak: soL


bozadi

#2
29 Temmuz 2017

Hiç senin yanılgınla diğerlerininki bir olur mu Hüseyin Gülerce?


Ahmet Hakan




HÜSEYİN Gülerce dünkü yazısında "Yanıldım, yanıltıldım" demiş.

Ardından da...

"İşte benim gibi yanılanlar" diye bir liste çıkarmış.

*

Gülerce'nin listesi şöyle:

- Cumhurbaşkanları yanıldı.

- Başbakanlar yanıldı.

- Ecevit yanıldı.

- Çiller yanıldı.

- Meclis başkanları yanıldı.

- Büyükşehir belediye başkanları yanıldı.

- Diyanet İşleri Başkanlığı yanıldı.

- İlahiyatçı akademisyenler yanıldı.

- Gözleri bağlanan milyonlar yanıldı.

*

Yani demek istiyor ki Hüseyin Gülerce:


 

"Bütün ekâbir ve de milyonlar yanılmış dostlar, ben yanılmışım çok mu?"

*

Hop Hüseyin Gülerce hop!

Sen ki...

- Yıllarca Gülen'in yanıltma operasyonunun en önemli aktörüydün.

- Örgüt adına yıllarca propaganda üstüne propaganda yaptın.

- Gülen'e sempati oluşmasına eşsiz katkılarda bulundun.

- Daha dün gibi aklımızda bir ara örgütün yarı resmi sözcüsü haline geldin.

- Örgütün yayın organlarında yıllarca yöneticilik yaptın.

Tamam, sen de yanıldığını söyledin ama elini vicdanına koy da cevap ver: Hiç senin yanılgın ile diğerlerinin yanılgısı bir olabilir mi?

*

Diğerlerinin günde sadece bir kere "Yanılmışız, Allah affetsin" demesi yeterlidir.

Ama senin ahkâm mahkam kesme işlerini falan tamamen bir tarafa bırakıp uzlete çekilmen ve ömrünün sonuna kadar tövbe istiğfar etmen gerekir.


Kaynak: Hürriyet


bozadi

#3
28 Temmuz 2017

Özgür Mumcu'dan Hüseyin Gülerce'ye: Gülen'in ibrikçibaşı


"Karaktersizlerin yalan ve iftiralarla saldırmalarına üzülmeyin. Bu şerefsizlikleri sizin doğru istikamette olduğunuzu gösterir" diye mesaj atan Hüseyin Gülerce'ye Cumhuriyet yazarı Özgür Mumcu'dan sert yanıt geldi.





Fethullahçı Terör Örgütü'ne üyelik suçundan sanık savcı Murat İnam'ın başlattığı soruşturma kapsamında 271 gündür tutuklu bulunan Cumhuriyetçilerin, İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi'nde hakim karşısına çıktığı davada ara karar verildi. Cumhuriyet'i susturma amacıyla yapılan soruşturma sonunda açılan davada çizer Musa Kart, yazar Hakan Kara, yönetici Önder Çelik okur temsilcisi Güray Öz, avukatlar Bülent Utku ve Mustafa Kemal Güngör, Kitap eki Yayın Yönetmeni Turhan Günay tahliye edildi.

Cumhuriyet'in Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu, İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay, yayın danışmanı ve yazar Kadri Gürsel ile muhabir Ahmet Şık'ın tutukluluklarına devam kararı verildi.

Mahkeme tahliye edilen 7 arkadaşımız hakkında yurt dışına çıkış yasağı kararı verdi. Gazetenin yazarları Aydın Engin ve Hikmet Çetinkaya hakkındaki adli kontrol kararının 'yurt dışına çıkamamak' şekilnde uygulanmasına karar verildi.

ÖZGÜR MUMCU'DAN HÜSEYİN GÜLERCE'YE: GÜLEN'İN İBRİKÇİBAŞI

Cumhuriyet gazetesi çalışanlarına yönelik açılan davada tanıklar arasında yer alan Star yazarı Hüseyin Gülerce, "Günün Sözü: Karaktersizlerin yalan ve iftiralarla saldırmalarına üzülmeyin. Bu şerefsizlikleri sizin doğru istikamette olduğunuzu gösterir" şeklinde bir tweet attı.


 

Cumhuriyet yazarı Özgür Mumcu, Gülerce'nin mesajına "Fethullah Gülen'in ibrikçibaşı, cemaatin itirafçı imamı. Sen ağzına şeref lafını alacak son kişisin" diye yanıt verdi.


 

Gülerce ise "Babanın hatrına sana bir şey demeyeceğim. Yalan konuşuyorsun" diye yazdı.


 

Özgür Mumcu ise Gülerce'nin bu mesajına "Hüseyin Gülerce "babanın hatrına cevap vermiyorum" demiş. Babamın hatrı sana kadar düşmedi." diye yanıt verdi.


 

Kaynak: Gerçek Gündem


bozadi

#4
28 Temmuz 2017

Cumhuriyet davasında skandal:
 Yandaş gazete Sabah'tan FETÖ tarzı habercilik


Cumhuriyet davasında ara karar açıklandı. Sabah gazetesi yayımladığı savcı mütaalası metninde skandala imza attı. Skandal fark edilince haber apar topar kaldırıldı.




Gazeteciliğin yargılandığı dava  kapsamında tutuklanan Cumhuriyet gazetesi yazar ve yöneticilerinin yargılandığı  duruşmada ara karar açıklandı. Mahkeme, ara kararında Güray Öz, Musa Kart, Bülent Utku, Hakan Kara, Önder Çelik, Kemal Güngör ve Turhan Günay tahliye edildi. Ahmet Şık, Kadri Gürsel, Akın Atalay, Murat Sabuncu'nun tutukluluğunun devamına karar verdi.

2 AYRI MÜTALAA

Oda Tv'de yer alan habere göre, Duruşma savcısı İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Hacı Hasan Bölükbaşı mütalaasında 5 sanık için tahliye talep etti. O isimler; Bülent Utku, Musa Kart, Turhan Günay, Mustafa Kemal Güngör ve Güray Etkin Öz idi.

Ancak Sabah'ın "savcılık mütalaası" diye yayımladığı belgede ise fazladan 6. kişi olarak bir Cumhuriyet çalışanının daha tahliyesi isteniyordu. Savcının onlarca insanın önünde okuduğu, SEGBİS'e kaydedilen mütalaada yer almayan "Hakan Karasinir" ismi, Sabah'ın yayımladığı belgede vardı.

Hakan Kara ara kararda tahliye edildi. Sabah gazetesi ise skandal fark edilince belgeyi internet sayfasından kaldırdı.

'BU KARAR MAHKEMEDE DEĞİL BAŞKA BİR YERDE VERİLDİ'

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu kararın ardından yaptığı açıklamada, "Bu karar başka bir yerde verildi, bugün burada açıklandı." demişti. Sabah gazetesinde yayınlanan belge Tanrıkulu'nun dile getirdiği bu şüpheyi daha da güçlendirdi.

İşte Sabah gazetesinin skandal ortaya çıkınca apar topar internet sitesinden kaldırdığı o belge;


 

Kaynak: ABC Gazetesi


bozadi

#5
26 Temmuz 2017

Türkiye gazetesinden Fethullah Gülen'e destek


FETÖ Lideri Fethullah Gülen'in "15 Temmuz'u Atatürkçüler, ulusalcılar yapmış olabilir" sözlerine destek Türkiye gazetesinden geldi.




FETÖ Lideri Fethullah Gülen'in "15 Temmuz'u Atatürkçüler, ulusalcılar yapmış olabilir" sözlerine destek Türkiye gazetesinden geldi.

Gazete, bugün "Yeni darbeyi ulusalcılar yapabilir" manşetiyle çıktı. Daha önce Fethullahçılara verdiği destekle bilinen Türkiye gazetesinin CEO'su Cahit Paksoy, FETÖ soruşturmalarında tutuklanıp serbest kalmıştı. Gülen'in son dönemde kendi üzerindeki soruşturmaları Atatürkçü kesime yıkma çabasına bugünkü manşetiyle destek veren gazetenin tezini, daha önce Fethullahçılarla ilişkileriyle bilinen Nagehan Alçı, Rasim Ozan Kütahyalı, Cem Küçük gibi isimler de işlemiş ve söz konusu isimlere Fethullahçılar destek vermişti.

KILIÇDAROĞLU TEPKİ GÖSTERMİŞTİ

Dün CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, FETÖ lideri Fethullah Gülen'in sözlerine şöyle tepki göstermişti:

"Bir densiz kalkmış şu açıklamayı yapıyor; '15 Temmuz'u Atatürkçüler, ulusalcılar yapmış olabilir' diyor, bunu FETÖ terör örgütünün lideri diyor. 'Atatürkçüler, ulusalcılar yapmış olabilir' diyor bu densiz. Sen Balyoz, Ergenekon davalarında ordudaki Atatürkçüleri, Cumhuriyetçileri, demokrasiye bağlı paşaları ortağınla birlikte temizlemedin mi? Unuttuk mu sanıyorsun."

Kılıçdaroğlu'nun sözleri tartışılırken, bugün Türkiye gazetesinin Gülen'in yönelimine destek veren manşetle çıkması dikkat çekti. Nuri Elibol imzalı manşette, Fethullahçıların bir daha darbe yapacak gücü olmadığı savunularak, "Burada hiçbir adamları kalmadı" ifadeleri kullanıldı. Gazetenin manşetinden TSK içindeki Atatürkçü askerler hedef alındı.

Daha önce Türkiye gazetesinin de destek verdiği FETÖ'nün kumpas soruşturmalarında Atatürkçü subaylar hedef alınmış, binlerce asker yıllarca yargılanıp tasfiye edilmişti. Sürecin sonunda tasfiye edilenlerin yerine gelen askerler 15 Temmuz kalkışmasını gerçekleştirmişti.

İşte gazetenin o manşeti:


 

Kaynak: OdaTV


bozadi

#6
26 Temmuz 2017

Erdoğan'ın kuzeni: Türkiye gazetesi FETÖ adına operasyon çekiyor


Erdoğan'ın kuzeni gazeteci Cengiz Er, Türkiye gazetesinin bugünkü 'Yeni darbeyi ulusalcılar yapabilir' manşetine tepki göstererek "İhlas Grubu'na dikkat; operasyon çocuklarını bünyede topladılar. 'FETÖ' adına operasyon çekiyorlar." dedi.




AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan'ın kuzeni gazeteci Cengiz Er, Türkiye gazetesinin bugünkü 'Yeni darbeyi ulusalcılar yapabilir' manşetine tepki göstererek "İhlas Grubu'na dikkat; operasyon çocuklarını bünyede topladılar. 'FETÖ' adına operasyon çekiyorlar" dedi.

Twitter hesabından, "Yeni darbeyi ulusalcılar yapabilir" manşetiyle çıkan Türkiye gazetesi görseliyle ve Fethullah Gülen'in fotoğrafının bulunduğu bir mesaj paylaşan Er, şu ifadeyi kullandı: "İhlas Grubu'na dikkat; operasyon çocuklarını bünyede topladılar. 'FETÖ' adına operasyon çekiyorlar."

NE OLMUŞTU?

Türkiye gazetesi bugün Nuri Elibol köşe yazısını manşetten yayınlamıştı. "15 Temmuz ve öncesinde olup bitenleri sorguladığımızda, büyük bir sistem zaafının olduğu gözleniyor" ifadesi yer alan yazıda şunlar dile getiriliyordu:

"FETÖ'cüler TSK içinde yeni bir darbeye kalkışmasının imkân ve kabiliyeti ortadan kaldırıldığına göre 'Türkiye'de gelecekte yeni bir darbe tehlikesi var mı' sorusuna kaynaklarım eminim beni şaşırttığı kadar siz değerli okuyucularımı da şaşırtacak şu cevabı verdiler: 'FETÖ'cülerin TSK içinde yapılanmalarını engelleyemeyen, darbe hazırlıklarını tespit edip tedbir alınmasını sağlayamayan bir sistem zafiyeti söz konusu. Eğer bu sistem zafiyeti giderilmezse ve sivil asker ilişkilerini Batı normlarına taşıyacak reformlar ve hukuki düzenlemeler yapılamazsa bir buçuk iki yıl içinde ordudaki Ulusalcılar yeni bir darbeye kalkışabilir. Küresel aktörlerin ve Türkiye karşıtlarının ordu içerisinde darbe yaptıracak birilerini her zaman bulma imkânları vardır. Bu işe engel olmanın yolu kişilere değil sisteme endeksli önleyici tedbirlerin alınmasıdır.'

Bu uyarıyı dikkate alırsak kanaatim odur ki 2019 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden önce bu reformların ve hukuki düzenlemelerin hızla yapılması kaçınılmazdır."

Kaynak: ABC Gazetesi


bozadi

#7
28 Temmuz 2017

Türkiye Gazetesi'ni CIA mi ele geçirdi?
 Soner Yalçın'dan ses getirecek iddia...[/size=6]
[/b]
Cem Küçük ve Fuat Uğur gibi tetikçi isimleri bünyesine katan İhlas Grubu son dönemde tartışmalı haberleri ile dikkat çekiyor. İhlas Grubu'na bağlı Türkiye gazetesinin geçtiğimiz gün manşetinden FETÖ elebaşı Fetullah Gülen ile aynı tezleri savunması tartışma konusu oldu
[/b]
Türkiye Gazetesi'nin geçtiğimiz gün manşetten duyurduğu bir haber çok konuşuldu.

Gazetenin manşetinde, Nuri Elibol'un imzasını taşıyan, "Yeni darbeyi ulusalcılar yapabilir" haberi yer aldı.

Haberde, "Eğer sistem zafiyeti giderilmez ve sivil asker ilişkisi Batı normlarına taşınmazsa bir buçuk iki yıl içinde ordudaki Ulusalcılar yeni bir darbeye kalkışabilir" ifadesi yer aldı.

Oda TV internet sitesinin sahibi ve Sözcü yazarı Soner Yalçın ise o manşet hakkında zehir zemberek bir yazı kaleme aldı.

Yazısında, "ulusalcı" olarak tanımlanan kesimin darbe yapmak için hiçbir gerekçesi olmadığını belirten Soner Yalçın, Türkiye gazetesinin CIA güdümüne girdiğini ima etti.

Yalçın, son dönemde Fethullah Gülen'in de, aynı Türkiye gazetesi gibi "ulusalcı" kesimi hedef alan açıklamalarını hatırlatarak; "Bugünlerde... Fetullah Gülen ya da Türkiye yazarı Nuri Elibol değildir konuşan. CIA'dır." diye yazdı.

İşte o köşe yazısı;

Alıntı Yap
Artçı darbe

Önceki gün...

İki gazetenin iki manşeti şuydu...

Ulusalcıların okuduğu Aydınlık gazetesi:

S-400'de İmzalar Atıldı...

Işıkçılar Cemaati'nin okuduğu Türkiye gazetesi:

Yeni Darbeyi Ulusalcılar Yapabilir...

Bu iki manşet şunu sormamıza neden oldu:

NATO/ABD'yi karşısına alarak Rusya'dan S-400 füzesi alan Erdoğan'a ulusalcılar niye darbe yapsın? Keza...

-Erdoğan'ın FETÖ mücadelesini destekleyen ulusalcılar niye darbe yapsın?

-Erdoğan'ın PKK mücadelesini destekleyen ulusalcılar niye darbe yapsın?

-Erdoğan'ın Kuzey Suriye politikasını destekleyen ulusalcılar niye darbe yapsın?

Aydınlık yayını olan Kaynak Yayınevi iki yeni kitap çıkardı:

-"İnsanlığın Ön Cephesi, Avrasya."

-"Avrasya'nın Kilidi Türkiye."

Deniyor ki:

"Türkiye'nin Avrasyacılığına Atlantik Yanıtı: 15 Temmuz."

15 Temmuz Darbesi'nin hedefindeki Erdoğan'a ulusalcılar niye darbe yapsın?

"Avrasya Açılımı" yapan Erdoğan'a ulusalcılar niye darbe yapsın?

Demek ki... Mesele başka...

"Ulusalcılar darbe yapacak" manşetinin sır dolu mesajı var!

Mesajın şifresini kırmak lazım. Şunu biliyoruz:

1) FETÖ özellikle Türk Ordusu'nun alt kadrolarında hâlâ çok güçlü.

2) Ağustos Yüksek Askeri Şurası'nda FETÖ'nün "Alevi-Solcu" vs. diye fişledikleri, Balyoz kumpasıyla hapse attırdıkları tasfiye edilmek isteniyor.

Bakınız...

Balyoz kumpasının "beyni" kuşkusuz Fetullah Gülen değil, CIA idi. Hedefi, "Soğuk Savaş bitti; Türkiye, Rusya ve Çin ile de sıcak ilişkiler kurulmalıdır" diyen subaylardı. Büyük çoğunluğu tasfiye edildi.

Ve şimdi...

Türk Ordusu içinde "Avrasya Açılımı"na destek veren subaylar "darbe yapacak" yalanıyla yine tasfiye edilmek isteniyor. Bu mesajın gerisinde kanlı Ortadoğu politikalarının mimarı CIA var...

Meselelere kafanızı ülke topraklarından kaldırıp bakınız...

KAFA KARIŞTIRMA

İki hafta önce...

Fetullah Gülen Mısır'da yayınlanan El-Yevm 7 gazetesine röportaj verdi. "15 Temmuz'da darbe teşebbüsünün kimin tarafından yapıldığını düşünüyorsunuz?" şeklindeki soru üzerine "ulusalcı laik bir kesimin bunu yapmış olabileceğini" söyledi.

Şu soru ve yanıtı üzerinde pek durulmadı: Röportajı yapan Hashem Al Fakhrani, "Erdoğan'ın uluslararası mahkemelerde yargılanmasının mümkün olup olmadığını" sorunca Fetullah Gülen, "bunun zor olduğunu ve Türkiye'de bazı muhalefet liderlerinin de Erdoğan'ı desteklediğini" söyledi.

Kim bu "muhalif liderler"?

Biri, Devlet Bahçeli.

Diğeri, Doğu Perinçek.

Ne yani... Milliyetçi-ulusalcı çevreler hem 15 Temmuz darbesini yaptı ve hem de Erdoğan'ı mı destekliyor? Bu kafa karışıklığı değil, kafa karıştırma stratejisidir...

Türkiye gazetesinin manşeti bu çerçeve içinde değerlendirilmelidir. Çerçevedeki büyük resim; "Avrasya Açılımı"dır! 15 Temmuz darbesinin sebebi de budur.

Bugünlerde... Fetullah Gülen ya da Türkiye yazarı Nuri Elibol değildir konuşan. CIA'dır.

Amaçları,Türk Ordusu'nu parçalamaya devam etmektir. Balyoz kumpası ne ilktir ne de son olacaktır.

Bu filmi kaç kez daha seyredeceğiz... Türkiye'de hangi siyasal iktidar ABD emperyalizmine başkaldırdığında tasfiye ediliyor.

[/font=Tahoma]
Kaynak: Süper Haber TV[/size=2]


bozadi

#8
Ulusalcılar Fethullah'la ilişki konusunda %100 masum mudur, hiç sanmıyorum, birileri mutlaka kirli ilişkiler içine girmiştir ve hala da tek tük vardır illa ki ama AKP'nin hem geçmişinde hem de ŞU ANINDA Fethullah'ın adamlarının CİRİT ATTIĞI bizzat Erdoğan AKP'sinin sadık savunucuları tarafından bile ateşli bir şekilde haykırılıyor. Ve ne yazık ki Erdoğan ve çevresindekiler bu konuda en hafif deyişle acizlik ve basiret bağlanması içindeyken, bir yandan da FETÖ'yle ilgili var güçleriyle muhalifleri suçlayıp içeri tıkmaya çalışıp gündemi saptırmaya, yani dikkatleri kendi içinde bulundukları berbat durumdan uzaklaştırmaya çalışmaları son derece çirkin bir manzara diye düşünüyorum.

Fethullah AKP'de de, AKP yanlısı medya organlarında da, yargıda da, pek çok başka alanda da hala son derece güçlü etkilere sahip gibi görünüyor. Ve bazen gerçekten AKP'nin kendisi hala tıpkı Fethullah gibi nifak, adaletsizlik, ayrımcılık, yiyicilik ve ezicilik yönünde hareket ediyor.

Aynı AKP'nin bence doğru, güzel faaliyetleri de var daha önce ifade etmeye çalıştığım gibi ama sağlam bir muhalefet eleştirisine ve baskısına muhtaç olduğu da son derece açık. Ve kendisine güçlü eleştiri ve baskı yönelten tüm muhalefet unsurlarını tehditle, baskıyla susturmaya çalıştığı da görülüyor. Bence muhalefet güçlendikçe ve birleştikçe Erdoğan ve çevresindekiler muhalefete körü körüne bok atıp ezmeye, susturmaya çalışmayı bırakacak, çünkü bunun bir işe yaramayacağını görecek. Ama muhalefetin de AKP'den öğrenmesi gereken şeyler olduğu açık. AKP'nin bunca boktanlığına rağmen bu kadar güçlü bir halk desteğine sahip olabilmesinden alınması gereken dersler var. Yapılması gereken özeleştiriler var. Ayrıca aynı AKP'nin Türkiye'yi ABD ve AB boyunduruğundan çıkarıcı hamlelerini ben bu ülke için son derece sevindirici ve onurlandırıcı buluyorum. Muhalefetin bu konuda da bir özeleştiri yapması lazım. Kısacası, AKP masum olmadığı gibi muhalefet de sütten çıkmış ak kaşık değil. Herkes haddini, hududunu bilmeli ve kendi günahlarının, yanlışlarının ve acizliklerinin acısını körü körüne karşı taraftan çıkarmaya çalışmayı bırakmalı.