avatar_fidelista

Ekrem İmamoğlu gözaltı kararı

Başlatan fidelista, 19 Mart 2025, 10:46:30

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

gerçek tosun paşa

#45
Ehh bu bahsettiklerinin hemen hemen hepsini elimden geldiğince biliyorum hatta bazı noktalar hakkında çokça derine inmeye de çalışmıştım. Sanırım artık bir değeri olduğuna inanmıyorum.

Şu an sen, ben ya da herhangi birinin daha kötü yöneteceğini sanmıyorum  ;D

Olay uzun yıllardır süregelen tarafsızlık politikası. Evet bazen oldukça başarılı da uygulandı. Bazı durumlarda tam da bahsettiğin şekilde nato sevdalılarının uzak olması isabet oldu. Ben de İmamoğlu aday olsun ya da chp müthiş bir partidir gibi bir düşüncede değilim. Bana kalırsa yine olmasını tercih etmem. Bazı değerlerin hayati olduğuna inanıyorum sadece.

Bazı tahminlere dayalı düşüncelerimi paylaşayım. Brics konusunda bir ilerleme olmaz. Olur gibi olur.

Nato alternatifi AB ordusu vs. Ayağına ekonomimizin ve sosyal kültürel kaynağımızın bağlı olduğu AB tarafında yer  alırız. Olacağı bu; Türkiye övülür ve pohpohlanır. Ordunuza kurban ya tatlışlarr sizi AB'ye mi alsak kıız?" derler.

Sonra mülteciler çok, toplumsal yapınız hazır değil ama orijin TC vatandaşlarına genişletilmiş kapsamlı turistik serbest dolaşım vizesi mi versek derler. Araya bazı ticari ve startup kolaylığı sağlayan maddeler koyarlar. Böyle bir oyalama devam eder bir süre. Sonra "mültecilerle tamponluğq devam et kanka size 15-20 milyar euro vereceğizz" derler. Eğitime, gıdaya vs bazı AB düzeltmeleri gelebilir. 3 5 milyar para gönderilir. O para da çarçura gider. Sonra daha önceki 12milyar euro konusunda olduğu gibi devamı ödenmez.

İşin sonunda ülkede yetişen zeki ve top class ünili, liseli gençleri ve boyacı, kopartacı gibi ihtiyaç duydukları kalifiye ustaları dolaşım vs. ayağına alır devamında "bize uyumlanamadınız gardaaaş vize serbestliği de yok ama ordunuzu Ab ordusu gomutanı yaptık goçsunuz ve de aslansınız sürprüüzzz!" yanıtı gelir. Biraz ilerde yine bakarız üzülme la, zaten biz tam bağımsız ülkenizin iç işlerine karışamayız ne haddimize siz dewamke filan da derler...  ;D

Biz de yolsuzluğa, uğursuzluğa ve hukuksuzluğa devam ederiz.

Yani Rusya cart curt ortada yanar top...
Kısacası ben yorumladığın anti batıcı ve tek kutuplu olmayan düzende pek işe yarar bir kazanım olacağını sanmıyorum. Bu arada tüm bu söylediklerimle birlikte mültecilerle, ahlaksızlıkla, hukuksuzlukla bozulan toplumsal yapının da nelere gebe bırakacağını bir düşünmeni rica ederim. Delik ve boş cepleri, gelir adaletsizliğini de unutma.

Olacağı bu.

Dionysos

Alıntı yapılan: bozadi - 21 Mart 2025, 13:55:20 Ekonomi yönetimini savunmak anlamında söylemiyorum ama İran'ın durumu bizden daha kötü sanırım.

Alıntı YapBelirli bir davranış biçimi sadece belirli koşullar altında işe yarardı ve bu koşullar değiştiğinde, bir ulusun algılanan gücü genellikle gerçek kapasitesine uygun hale gelirdi.

https://www.rt.com/news/613347-nato-losers-russia-us-relations/
https://www.baskalarinahizmet.com/malum-gucler/rusya-dunyanin-duzenini-abd-yikti-13-eylul/msg43233/#msg43233

İran binlerce yaptırım altında yaşıyor ve kendi doğalgazı, petrolü, kendi herşeyi var.

İran'ın dış borcu nedir?
Neredeyse hiç bir şey

Bir kaç İran'lı hesap izliyorum ve ülkeye 5 milyon Afgan geldiğini ve enerji, fiyat artışı ve diğer pek çok ekonomik sorunun buradan kaynaklandığını, onları göndermeleri gerektiğini düşünüyor
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

bozadi

Alıntı yapılan: gerçek tosun paşa - 21 Mart 2025, 14:28:11 Ehh bu bahsettiklerinin hemen hemen hepsini elimden geldiğince biliyorum hatta bazı noktalar hakkında çokça derine inmeye de çalışmıştım. Sanırım artık bir değeri olduğuna inanmıyorum.

Şu an sen, ben ya da herhangi birinin daha kötü yöneteceğini sanmıyorum  ;D

Olay uzun yıllardır süregelen tarafsızlık politikası. Evet bazen oldukça başarılı da uygulandı. Bazı durumlarda tam da bahsettiğin şekilde nato sevdalılarının uzak olması isabet oldu. Ben de İmamoğlu aday olsun ya da chp müthiş bir partidir gibi bir düşüncede değilim. Bana kalırsa yine olmasını tercih etmem. Bazı değerlerin hayati olduğuna inanıyorum sadece.

Bazı tahminlere dayalı düşüncelerimi paylaşayım. Brics konusunda bir ilerleme olmaz. Olur gibi olur.

Nato alternatifi AB ordusu vs. Ayağına ekonomimizin ve sosyal kültürel kaynağımızın bağlı olduğu AB tarafında yer  alırız. Olacağı bu; Türkiye övülür ve pohpohlanır. Ordunuza kurban ya tatlışlarr sizi AB'ye mi alsak kıız?" derler.

Sonra mülteciler çok, toplumsal yapınız hazır değil ama orijin TC vatandaşlarına genişletilmiş kapsamlı turistik serbest dolaşım vizesi mi versek derler. Araya bazı ticari ve startup kolaylığı sağlayan maddeler koyarlar. Böyle bir oyalama devam eder bir süre. Sonra "mültecilerle tamponluğq devam et kanka size 15-20 milyar euro vereceğizz" derler. Eğitime, gıdaya vs bazı AB düzeltmeleri gelebilir. 3 5 milyar para gönderilir. O para da çarçura gider. Sonra daha önceki 12milyar euro konusunda olduğu gibi devamı ödenmez.

İşin sonunda ülkede yetişen zeki ve top class ünili, liseli gençleri ve boyacı, kopartacı gibi ihtiyaç duydukları kalifiye ustaları dolaşım vs. ayağına alır devamında "bize uyumlanamadınız gardaaaş vize serbestliği de yok ama ordunuzu Ab ordusu gomutanı yaptık goçsunuz ve de aslansınız sürprüüzzz!" yanıtı gelir. Biraz ilerde yine bakarız üzülme la, zaten biz tam bağımsız ülkenizin iç işlerine karışamayız ne haddimize siz dewamke filan da derler...  ;D

Biz de yolsuzluğa, uğursuzluğa ve hukuksuzluğa devam ederiz.

Yani Rusya cart curt ortada yanar top...
Kısacası ben yorumladığın anti batıcı ve tek kutuplu olmayan düzende pek işe yarar bir kazanım olacağını sanmıyorum. Bu arada tüm bu söylediklerimle birlikte mültecilerle, ahlaksızlıkla, hukuksuzlukla bozulan toplumsal yapının da nelere gebe bırakacağını bir düşünmeni rica ederim. Delik ve boş cepleri, gelir adaletsizliğini de unutma.

Olacağı bu.
İşte tartışmanın bu noktasında, forumun temel bilgi kaynaklarının bize düzenli olarak hatırlatmaya çalıştığı ruhsal/bilinçsel büyük resmi hatırlamaya çalışmaktan fayda görebileceğimizi düşünüyorum. Herşey derslerden ibaret. Bu zamanda bu ülkede doğmuş olmamız tamamen enkarnasyonel eğitim planlarımız doğrultusunda kendi seçtiğimiz birşey. Bu bir rüya. Sadece dersler/eğitim amacıyla içinde bulunduğumuz bir eğitim simülasyonu. Evet, bu simülasyonla, hayat dediğimiz bu filmle olan etkileşimlerimiz önemli. Yani, hayal/rüya/film derken önemsizleştirmeye çalışmıyorum. Ama varoluşun gerçek işleyiş şeklini, varlığımızın aslını-esasını (örneğin ölüme yakın deneyimlerin çoğunda anlatıldığı şekliyle) hatırladığımızda, bir devletin/hükümetin sunduğu ekonomik vs şartlardan şikayet edip durmanın, ruhsal ilerleyiş açısından muhtemelen pek verimli bir yol olmayacağını hatırlamamız, birbirimize hatırlatmamız, bunun üzerinde düşünmeye çalışmamız gerektiğine inanıyorum.

bozadi

#48
Alıntı yapılan: Dionysos - 21 Mart 2025, 14:38:56 İran binlerce yaptırım altında yaşıyor ve kendi doğalgazı, petrolü, kendi herşeyi var.
İran silah teknolojisinin bazı yönlerinde epeyce ilerledi ama enerji üretim teknolojileri bakımından o kadar geri kalmış ki, bol miktarda sahip olduğu petrolü ve doğalgazı işleyip, üretip halkına sunma konusunda adeta "can çekişiyor" son zamanlarda. Rusya'ya yapılan yaptırımlar rekorlar kırıyor ama Rus ekonomisi bizimkinden çok daha iyi ve bazı dalgalanmalara rağmen gelişmeye devam ediyor.


Türkiye hem ekonomi hem de başka pek çok bakımdan İran'dan daha yaşanabilir bir ülke şu anda.

Dionysos

Alıntı yapılan: bozadi - 21 Mart 2025, 15:36:06 Türkiye hem ekonomi hem de başka pek çok bakımdan İran'dan daha yaşanabilir bir ülke şu anda.

Demek istediğim İran kendi yağıyla kavruluyor.

İkincisi elektrik kesintileri ve diğer şeyler dediğim gibi bazı İran hesaplarınca kesinlikle Türkiye de olan gibi İran'a 5 milyon kadar ek Afgan göçmenin doluşmasına ülkenin altyapısının bunun getirdiği ek enerji yükünü karşılamaya hazır olmamasına yoruluyordu.

İkincisi petrol ve doğalgazı hayli hayli stokluyor olabilirlerdi ve evet gerçekten teknolojik altyapısı yetersiz olabilir ancak şu var. Diğerleri yaptırımlarla sana vermediğinde herşeyi kendin yapmak üretmek bulmak buluşturmak zorundasın. Sonuç olarak İran neredeyse bütün gücünü askeri sanayi  ve savunmaya aktarmış gözüküyor

Ruslar Avrupaya gaz satabilir

Alıntı Yapİran petrol satabiliyor mu?

Petrol rezerv büyüklüğü açısından dünyanın sayılı ülkeleri arasında yer alan İran, çıkardığı petrolün çok azını ihraç edebiliyor. Son yaptırımlarla birlikte, müşterilerini bir bir kaybeden İran şu anda çıkardığı petrolü tek bir ülkeye satabiliyor. Bu satış ise yüzde 30 indirimle gerçekleşiyor.

https://www.dunya.com/ekonomi/irandan-petrol-itirafi-yuzde-30-indirimle-tek-bir-ulkeye-satiyor-haberi-754961
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

bozadi

#50
Protesto amacıyla yapılan sokak gösterilerinde 16 polisin yaralandığına dair bilgiler verilmiş. Marjinal bazı sol (veya sol görünümlü) örgüt mensuplarının da bu gösterilere katıldığı, bunların veya başka provokatörlerin bu yaralanma olaylarına neden olduğu söyleniyor. Ben gerçekten malum güçlerin önümüzdeki günlerde Erdoğan yönetimine karşı sivil başlangıçlı bir darbe hazırlığını ciddi ciddi düşündüklerinden şüpheleniyorum. Yani en azından bu amaçla ülkeyi karıştırma amaçlı provokatif eylemler planlanıyor olabilir. AKP'nin darbe yaptığı iddia edilirken, bunu gerekçe göstererek AKP'ye karşı bir darbe hazırlanmaya çalışılıyor olabilir.

gerçek tosun paşa

Alıntı yapılan: bozadi - 21 Mart 2025, 15:30:26
Alıntı yapılan: gerçek tosun paşa - 21 Mart 2025, 14:28:11 Ehh bu bahsettiklerinin hemen hemen hepsini elimden geldiğince biliyorum hatta bazı noktalar hakkında çokça derine inmeye de çalışmıştım. Sanırım artık bir değeri olduğuna inanmıyorum.

Şu an sen, ben ya da herhangi birinin daha kötü yöneteceğini sanmıyorum  ;D

Olay uzun yıllardır süregelen tarafsızlık politikası. Evet bazen oldukça başarılı da uygulandı. Bazı durumlarda tam da bahsettiğin şekilde nato sevdalılarının uzak olması isabet oldu. Ben de İmamoğlu aday olsun ya da chp müthiş bir partidir gibi bir düşüncede değilim. Bana kalırsa yine olmasını tercih etmem. Bazı değerlerin hayati olduğuna inanıyorum sadece.

Bazı tahminlere dayalı düşüncelerimi paylaşayım. Brics konusunda bir ilerleme olmaz. Olur gibi olur.

Nato alternatifi AB ordusu vs. Ayağına ekonomimizin ve sosyal kültürel kaynağımızın bağlı olduğu AB tarafında yer  alırız. Olacağı bu; Türkiye övülür ve pohpohlanır. Ordunuza kurban ya tatlışlarr sizi AB'ye mi alsak kıız?" derler.

Sonra mülteciler çok, toplumsal yapınız hazır değil ama orijin TC vatandaşlarına genişletilmiş kapsamlı turistik serbest dolaşım vizesi mi versek derler. Araya bazı ticari ve startup kolaylığı sağlayan maddeler koyarlar. Böyle bir oyalama devam eder bir süre. Sonra "mültecilerle tamponluğq devam et kanka size 15-20 milyar euro vereceğizz" derler. Eğitime, gıdaya vs bazı AB düzeltmeleri gelebilir. 3 5 milyar para gönderilir. O para da çarçura gider. Sonra daha önceki 12milyar euro konusunda olduğu gibi devamı ödenmez.

İşin sonunda ülkede yetişen zeki ve top class ünili, liseli gençleri ve boyacı, kopartacı gibi ihtiyaç duydukları kalifiye ustaları dolaşım vs. ayağına alır devamında "bize uyumlanamadınız gardaaaş vize serbestliği de yok ama ordunuzu Ab ordusu gomutanı yaptık goçsunuz ve de aslansınız sürprüüzzz!" yanıtı gelir. Biraz ilerde yine bakarız üzülme la, zaten biz tam bağımsız ülkenizin iç işlerine karışamayız ne haddimize siz dewamke filan da derler...  ;D

Biz de yolsuzluğa, uğursuzluğa ve hukuksuzluğa devam ederiz.

Yani Rusya cart curt ortada yanar top...
Kısacası ben yorumladığın anti batıcı ve tek kutuplu olmayan düzende pek işe yarar bir kazanım olacağını sanmıyorum. Bu arada tüm bu söylediklerimle birlikte mültecilerle, ahlaksızlıkla, hukuksuzlukla bozulan toplumsal yapının da nelere gebe bırakacağını bir düşünmeni rica ederim. Delik ve boş cepleri, gelir adaletsizliğini de unutma.

Olacağı bu.
İşte tartışmanın bu noktasında, forumun temel bilgi kaynaklarının bize düzenli olarak hatırlatmaya çalıştığı ruhsal/bilinçsel büyük resmi hatırlamaya çalışmaktan fayda görebileceğimizi düşünüyorum. Herşey derslerden ibaret. Bu zamanda bu ülkede doğmuş olmamız tamamen enkarnasyonel eğitim planlarımız doğrultusunda kendi seçtiğimiz birşey. Bu bir rüya. Sadece dersler/eğitim amacıyla içinde bulunduğumuz bir eğitim simülasyonu. Evet, bu simülasyonla, hayat dediğimiz bu filmle olan etkileşimlerimiz önemli. Yani, hayal/rüya/film derken önemsizleştirmeye çalışmıyorum. Ama varoluşun gerçek işleyiş şeklini, varlığımızın aslını-esasını (örneğin ölüme yakın deneyimlerin çoğunda anlatıldığı şekliyle) hatırladığımızda, bir devletin/hükümetin sunduğu ekonomik vs şartlardan şikayet edip durmanın, ruhsal ilerleyiş açısından muhtemelen pek verimli bir yol olmayacağını hatırlamamız, birbirimize hatırlatmamız, bunun üzerinde düşünmeye çalışmamız gerektiğine inanıyorum.

Motivasyon olarak tam da sağlamaya çalıştığım bakış açıları bunlar. Düşünebiliyor, oldukça detaylandırıyor ama pratikte zorlanıyorum. Hayırlısı bakalım...  :)

bozadi

#52

Nedim Şener her ne kadar gayet iktidar yanlısı bir duruşa sahip olsa da, eğer bu videoda bahsettiği telefon görüşmesi kaydında geçen konuşmaların işaret ettiği manipülasyon amaçlı veri toplama projesi gerçekse, ciddi bir suç teşkil eder sanırım.

İmamoğlu ve ekibine yönelik bu son soruşturma sürecinin dayandırıldığı ve çoğunun bizzat CHP mensubu kişilerce sağlandığı anlaşılan belge ve bilgilerin, şok edici düzeyde ve çeşitlilikte çok ciddi suçları ifşa edebilecek nitelikte olduğundan şüpheleniyorum. Elbette önümüzdeki günlerde bu iddiaların ciddiyet düzeyi daha iyi anlaşılacaktır ama çok büyük bir ifşa süreci söz konusu olabilir. Ve tam da bu nedenle, yani İmamoğlu'nun, ekibinin ve genel olarak CHP'nin bütün geleceğini çok ciddi şekilde etkileyebilecek, hatta dönüştürebilecek bir süreç olabileceği için, başı yanması en muhtemel kişiler, ifşaları engellemek için "ortalığı ateşe verici" tavırlar sergileyebilirler.


Dionysos

#53
Türkiye'ye yargı güveni önerim : "Kapalı oylama usülü"

Ekrem İmamoğlu dosyası Türkiyede ki denk/ilgili bütün hakimlere ve mahkemelere ulaştırılsın. Bütün bu ilgili hakimler dava dosyasını titizlikle incelesin ve makul süre çalışsın. Bunlara asgari uygun süre verilsin. Süre sonunda her biri bir bağımsız karar hazırlasın ve kararın kimin tarafından hazırladığı belirlenmeyecek (asla kat'a seçilemeyecek) çift nüshalı biçimde tek bir sandıkta birleştirilsin. Sandıktan çıkan tüm karar sonuç metinleri halkın bilgisine sunulsun ve tekil üst mahkeme bağı da kesilsin

Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com

bozadi

#54
Dünya hayatının ızdıraplarına, adaletsizliklerine dair üzüntü ve kızgınlık doğal sayılır. Bunun tedavisi nispeten kolay. Ama bu üzüntü ve kızgınlık tüm varoluşa dair algılarımızın ve sezgilerimizin derinliklerine nüfuz eder hale geldiğinde, yani varoluşun kendisinde veya özünde de adalet olmadığına inanmaya veya ikna olmaya başladığımızda, bunun tedavisi çok daha zor.

Dünyaya, enkarnasyonlara gelirken, adaletsizlikler de dahil olmak üzere bu hayatın içerdiği potansiyel olarak tüm negatifliklerin farkında olarak geliyoruz.

Siyasi-idari yönetim ve yargılama biçimlerindeki adaletsizlikleri hiç değilse eleştirme, protesto etme imkanımız var. Daha önce forumda kitaplarından birinin çevirisini paylaştığımız Karla Turner'ın dünyadışı varlıklar tarafından yapılan müdahale ve kaçırma fenomenlerine dair kitaplarında betimlediği manipülasyon ve işkenceler hakkında ise aynı şeyi (eleştiri, protesto, karşı koyma imkanı) söylemek pek mümkün görünmüyor. Hatta bize yapılanların kaçta kaçını gerçekten hatırlayabildiğimiz, ne kadarını gerçekten anlayabildiğimiz bile çok şüpheli.

Ama, dünyevi adaletsizlik ve işkenceler de, dünyadışı (uzaylı) adaletsizlikleri ve işkenceleri de, varoluşun en temel, en derin, en yüksek, en mutlak gerçekliğinin tarife sığmayan adaleti, sevgisi, birliği karşısında tüm önemini, hatta tüm gerçekliğini kaybediyor. Ve o öz biziz. Tüm yapmamız gereken kendimizi bilmeye, hatırlamaya çalışmak. KH ilüzyonlarının cehenneminden çıkışın yolu bu. Maharaj'ın öğretisi bu konuda tam bir hazine bana göre ve Ra-Kasyopya kozmolojisiyle de çok uyumlu bu konuda ("kendini bilme" konusunda).


bozadi

#56
Suçlamalar ciddi. İmamoğlu'nun ve ekibinin masum olduğunu düşünmüyorum şahsen. İktidardakilerin benzer suçlar işlemiş veya işliyor olmaları muhalefeti masum kılmıyor. Yaptıkları işleri hukuka ne ölçüde uygun yaptıkları da değil asıl derdim. Egosallığı aşamamış ve aşamıyor olmaları. Gerçek bir olgunluk, siyaset üstü bir tavır görülmüyor. Büyük ölçüde egolar çatışmasından ibaret mesele. Tellioğulları ile Seferoğulları çatışıyor.

"İktidar kötülüğü, muhalefet (İmamoğlu vs) iyiliği temsil ediyor" gibi bir durum yok ortada. Toplumun bazı kesimleri sanki böyle bir durum varmış gibi, fanatik futbol taraftarları gibi, birbirlerini yemek istercesine nefret ve cinnet çığlıkları atabilirler. Ama bu forumun temelini oluşturan ruhsal bilgi kaynaklarının işaret ettiği büyük resim açısından bakıldığında, fanatik biçimde taraflardan biriyle özdeşleşip karşı tarafı kötülemeyi, şeytanlaştırmayı meslek gibi benimsemek iyi bir işaret değil bence.

Herşey dönüp dolaşıp kendimizdeki egoyu teşhis ve tedavi etme meselesine geliyor. Bu konuda sahip olduğumuz blokajların neden olduğu öfke dış dünyadaki birşeylere yansıtılıyor. Kendimizdeki bilinç sorunlarını çözmek potansiyel olarak tamamen bizim elimizde. Çeşitli nedenlerle bu içsel konuda yeterince ilerleme göstermediğimizde ve bundan kaynaklı olumsuzluklar giderek derinleştiğinde, dış dünyada birilerini suçlama eğilimi artıyor muhtemelen. AKP-CHP kapışmasının fanatik futbol taraftarlığı çatışmalarına çok benzer yönleri olduğunu düşünüyorum. Ülkenin durumu, ekonomi, hak-hukuk, şu bu... tamamen değil ama büyük ölçüde bahane.



bozadi

#58
Daha önce belirttiğim gibi, ticarette rekabet nasıl fiyatları düşürücü etki yapıyorsa, muhalefetin iktidara yaptığı etkili baskıların da iktidarı halk için daha fazla şey yapmaya zorlayabileceğini düşünüyorum ve bu anlamda muhalefetin varlığından ve mücadelesinden memnunum.

Bu arada Erdoğan yönetimiyle ilgili uzun zamandır ara ara yaptığım bir yorumu tekrarlama imkanı doğdu sanırım. Erdoğan'ın muhalefete çok büyük bir iyilik yaptığını düşünüyorum. Bu baskılar, aşağılamalar ve ezişler, muhalefeti saçma sapan politikalarını (politikasızlıklarını) bir kenara koyup ideolojiler ötesi bir şekilde işbirliği yapmaya teşvik ediyor.

Erdoğan'ın bunu bilinçli olarak yaptığını düşünmüyorum elbette, "Allah'ın (hayatın) bir hikmeti" olarak görüyorum.


sybleman

Sessizce yorumsuz izliyorum. Haklı veya haksız hangi taraf bilmiyorum. Görünenin arkasını bilmiyoruz. Medya sadece istediğini yansıtıyor. Ortaya dökülen bilgiler sadece bilmemizi istedikleri. 

Katılıyorum bozadi. Sonrasında bir düzelme ya da birşeylere etki sebebi de olacaktır. Sonrasını görelim bakalım neler olacak.