Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü
avatar_fidelista

Celal Şengör ve İlber Ortaylı hakkında bilgilendirici bir video

Başlatan fidelista, 17 Mart 2024, 17:17:31

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

fidelista

Tarihçi Eren Karakoç'un bu videosuyla Prof Celal Şengör ve Prof İlber Ortaylı hakkında daha net bir fikire sahip oldum.

https://youtu.be/ZhtCL-y4UwE

bozadi

@fidelista

Bazı konularda ondan farklı görüşlere sahip olsam da, Eren Karakoç'u genel olarak beğeniyorum.

Celal Şengör'le ilgili çok önceki bir tartışmamızda onun "organik portal" olduğu görüşümü paylaşmıştım. Halen de aynı düşünüyorum. Ya OP, ya çok yeni ruhlanmış biri. 3Y'nin kendi içindeki evrim seviyeleri açısından bakıldığında, Şengör'ün bir "çocuk" olduğu çok açık belli oluyor ve 3Y'mizin ağır KH şartlarının da etkisiyle bu çocuğun bir sürü problemli yanları var doğal olarak ama sağlıklı, güzel yanları, yani pozitif bazı potansiyelleri ve ilgileri de olduğunu düşünüyorum.

İlginç bir şekilde, kötü yanlarının vurgulandığı aşağıdaki videoda, Şengör'ün "çocuksuluğu" çok vurgulanmış ve hatta kendisine de bununla ilgili bir eleştirinin yöneltildiğini ve onun da buna dair bir savunma yaptığını şaşırarak öğrendim bu videoda:


İlber Ortaylı'nın OP olmadığı açık. Negatif eğilimli biri gibi de görünmüyor bana, katılmadığım bir sürü görüşü olabilecek olsa da. Bu anlamda Eren Karakoç'un kendi Türkçülük / Atatürkçülük ideolojisi yorumundan gördüğü kadar negatif bir durum görmüyorum Ortaylı'da (ruhsal açıdan) ama parmakla gösterilecek bir pozitiflik de görmüyorum. Karakoç'un ona yaptığı eleştirilerde mutlaka önemli doğruluk payları vardır ama bu eleştiriler büyük ölçüde ideolojik nitelikte olduğu için, ruhsal/spiritüel açıdan bir değerlendirme (BH-KH değerlendirmesi) için tek başına yeterli olacak eleştiriler değil. Ortaylı'yı çok ayrıntılı bir araştırmışlığım olmadığı için, çok kesin bir sonuca varamıyorum şu an için.

Karakoç'un Türklerin İslam öncesi çok daha ruhsal nitelikte olduğu anlaşılan inançlarına dönüş vurgusu yapıyor olmasını değerli buluyorum. Ama burada biraz da ideolojik bir dezavantaj durumu içine düştüğünü tahmin ediyorum. Örneğin çok kızgınlıkla dolu gibi görünüyor. Kendi temel inançları her neyse (tek başına veya başka inançlarla karışık bir Tengricilik/Tanrıcılık?), bu inançların onu pozitifleştirmesi gerekiyor. Meselenin dünyevi boyutuna çok takılırsa, bir sürü gereksiz negatif duygu-düşünce kalıbı içine sıkışıp kalma riskiyle karşılaşabilir. Çok fazla Türkçü olmak (tıpkı herhangi bir ideolojiye çok fazla bağlanma durumunda olduğu gibi), "ruhçu" olmayı, daha doğrusu ruhsal olmayı, evrensel olmayı, evrenin/varoluşun özündeki sonsuz pozitiflikle (Öz'le) özdeşleşmeyi, ona doğru ilerlemeyi zorlaştırıcı etkiler yapabilir.

fidelista

Eren Karakoç bu iki kişiyi temel olarak gerçek Kemalist olup olmadıkları ekseninde değirlendiriyor ama bazı saptamaları özellikle zihinsel olarak bağlı oldukları yapı,köken düşüncelerinin kaynağına vurgu yapıyor,biri Atlantikçi ABD'ci diğeri diğeri İngiliz aristokrasisi olarak güzel bir değerlendirme yapmış.