ABD Ordusunun Yeni Robot Askerleri (22 Ekim)

Başlatan bozadi, 23 Ekim 2013, 01:42:22

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

22.10.2013

ABD Ordusunun Yeni Askerleri


Georgia eyaletindeki Fort Benning askeri üssünde gerçek mermi kullanılarak yapılan tatbikatta, silahla donatılan robotların prototipleri test edildi. [/b]




90 metre mesafeden uzaktan tek kişi tarafından kumanda edilebilen robotlar, termal görüntüleme teknolojisiyle düşman askerlerini tespit edip ateş açabiliyor.

Tekerlek ya da palet üzerinde hareket edilebilen ve küçük bir tanka benzeyen robotlara farklı silahlar monte edilebiliyor.

Savunma sanayiinde faaliyet gösteren dört şirketin işbirliği ile geliştirilen robota "CaMEL" adı verildi. Robota otomatik silahlar, tanksavar ve bomba atar gibi silahlar yerleştirilebiliyor. 13 litre yakıtla 24 saat kullanılabilen robot, 3,5 kilometre uzaktaki hedefleri, gündüz teleskop, gece termal görüntüleme ile tespit edebiliyor. Helikopter ya da uçakla çatışma bölgesine bırakılabilen robot, tablet bilgisayara benzeyen bir kumanda ile kontrol ediliyor. Robotu kumanda eden asker, robotun üzerine yerleştirilen kamera aracılığıyla, elindeki tabletten hedefleri görebiliyor. Robotlar, uydu bağlantısıyla, yüzlerce kilometre uzaktan da kontrol edilebiliyor.

Kaynak: mynet.com

bozadi

#1
21.11.2012

Bilim kurgu değil gerçek: 'Katil robotlar' tartışılıyor


İnsan Hakları İzleme Örgütü tarafından hazırlanan bir raporda, "katil robotlar" olarak adlandırılan, insan müdahalesinden tamamen bağımsız olarak çalışan silah teknolojilerindeki artışın yarattığı tehlikelere dikkat çekildi. [/b]




Taranis adı verilen bu İnsansız Hava Aracı prototipi, insan müdahalesinden tamamen bağımsız çalışıyor.



"İnsan hakları örgütü" adı altında Batılı emperyalist politikaların aleti olma suçlamasını defalarca kez haklı çıkaran İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), geçtiğimiz gün bir rapor yayımladı. HRW, Harvard Hukuk Fakültesi'nin Uluslararası İnsan Hakları Kliniği ile ortak olarak hazırlanan, "İnsanlığın Yitimi: Katil Robotlar Örneği" başlığını taşıyan raporda, insansız hava araçları (İHA) ile birtakım roket sistemlerinin öncülleri olarak kabul edildiği, tamamen otonom robot silah teknolojisini tartışmaya açtı.

Şimdiye dek, içinde insan olmasa da bir insanın uzaktan komuta etmesiyle çalışan İHA'ların kontrolünün de artık makineler tarafından yapılacağı yeni kuşak teknolojik silahların "katil robotlar" olarak adlandırıldığı HRW raporunda, 20-30 yıl içinde kullanılmaya başlanacağı belirtilen bu teknolojinin savaş alanlarındaki sivil ölümleri daha da artıracağı vurgulanıyor. Kara mayınlarının yasaklanması konulu uluslararası bir kampanyanın yürütücüsü olması nedeniyle 1997 yılında Nobel Barış Ödülü verilen Joddy Williams'ın vitrin yüzü olduğu HRW raporu, konunun tartışmaya açılması nedeniyle silahlanma karşıtları tarafından iyimserlikle karşılanırken, silah teknolojileri ile yakından ilişkili çevreleri rahatsız etmiş görünüyor.

HRW'nin silahlanma ile ilgili bölüm direktörü Steve Goose tarafından, "savaş meydanında kimin ölüp kimin yaşayacağı kararını verme yetkisi makinalara verilirse, teknolojide ölçü kaçar" ifadesiyle özetlenen HRW raporunun içeriği, kimilerince "insanlığın teknoloji karşısındaki mücadelesi" etrafında dönen tartışmaların etkisi altında kaldığı eleştirileriyle karşılandı. Bu eleştiriler, raporu heyecanla karşılayan silahlanma karşıtı çevreleri ise bir anlamda "Frankeştaynvari bir dünya tasarımı" yapmakla ve fantezi dünyasında yaşamakla suçluyor.

HRW "katil robot"ları niye gündemine aldı?
Fakat HRW'nin aslında "katil robot" teknolojisi konusunda gelişmiş ülkelerin mahkum edilmesinden ziyade, pek çok güncel uluslararası başlıkta politik bir enstrüman olarak kullanıldığı gözardı edilmemesi gereken "sivil ölümler"i, Batı'nın politik üstünlüğünü sağlamak üzere tartıştırmak niyetinde olduğu anlaşılıyor.

Örneğin, dış askeri müdahalenin sürekli gündemde tutulduğu Suriye'de, silahlı grupların sivilleri kalkan olarak kullanmasına rağmen "Beşar Esad yönetiminin sivilleri öldürdüğü" yönündeki iddialarıyla bu ülkeye yönelik dış askeri müdahale tehdidinin gündemde tutulduğu veya Gazze'den İsrail'e fırlatılan roketlerin İsrailli sivillerin ölümüne neden olduğu argümanı üzerinden İsrail'in saldırganlığının haklı çıkarılmaya çalışıldığıi ama tam aksine asıl İsrail'in gelişmiş silah teknolojisinin Gazzeli sivilleri hedeflediği gerçeğinin örtbas edilmeye çalışıldığı günlerde yayımlanan HRW raporu, zamanlaması nedeniyle doğal olarak kuşku uyandırıyor.

İşte bu da Batı'nın "orantısız saldırı"sı...
HRW raporunda "katil robot" teknolojilerinin geliştirilmesinde başı çeken ülkenin ABD olduğu görülüyor. Rapora göre ABD'yi Rusya, Almanya, İngiltere, Çin, Güney Kore ve İsrail takip ediyor.

"Katil robotlar", herhangi bir insan müdahalesi olmadan çalışan, hedefi kendi başına seçen ve ne zaman ateş edeceğini yine kendi başına belirleyen, bu nedenle de savaş ve çatışma alanlarında sivillerin korunması hedefi açısından kontrolü mümkün olmayan yeni kuşak akıllı silahlar. Herhangi bir savaş veya çatışmada "kimin ölüp kimin yaşayacağına karar verme" yetkisinin siviller ile silahlı unsurlar arasındaki ayrımı yapabilmekten uzak olan bu makinelere verilecek olması tartışma yaratıyor.

ABD "katil robot" teknolojisini zaten kullanıyor
HRW raporu ile raporu "bilim kurgu" diyerek eleştiren Batılı çevreler bir konuda uzlaşıyor: HRW de, bu örgütü hazırladığı rapor nedeniyle eleştirenler de, ABD'nin "katil robotlar"ı zaten kullanıma soktuğu gerçeğinin üzerini örtüyor. ABD Afganistan'daki üslerinde C-RAM adlı tam otomatik sistemi kullanıyor. Sistem, üzerinde bulunan 6 namlulu silahları herhangi bir insan müdahalesi olmaksızın ateşliyor.

Katil robotların bir örneği olan C-RAM sistemi, ABD ordusu tarafından Afganistan'da hali hazırda kullanılıyor.

ABD Ordusu Araştırma Bürosu'nun 2006 yılından bu yana "katil robot" çalışmaları yaptığı ve bu tarihten günümüze bu silahların kapsamının büyük bir artış gösterdiği biliniyor. Amerikan Uzay ve Havacılık Enstitüsü'nün geçtiğimiz Nisan ayında yayımlanan bir raporuna göre ise, insansız hava sistemlerine yapılan askeri harcamaların son 10 yılda neredeyse 10 kat arttığı ifade edilirken bu durumun pratik yansıması, 2006 yılında ABD'nin Pakistan'da düzenlediği, sayısı sadece 2 olan İHA saldırılarının 2011 yılına gelindiğinde 70'e yükselmesi oluyor.

Uluslararası hukuka aykırı
"Katil robotlar" başlığı, teknolojinin insani, etik ve uluslararası hukuk ile ilgili sınırları zorlamaya devam edeceğinin bir göstergesi...

HRW raporunda ise, "katil robotlar"ın çatışmalarda sivil ölümlerini artıracağına ilişkin uyarıda bulunulurken, gelişmiş ülkelerin bu teknolojilere yönelik çalışmaları, herhangi bir kamu bilinci olmadan ve toplumsal bir tartışmanın konusu haline getirmeden sürdürmeleri eleştiriliyor. Bu teknolojilerin öncüllerinin tam otonomiye doğru çok hızlı bir gelişme gösterdiği ve çatışma alanlarında insanların yerini almaya başladığı gözlenirken, sivillerin korunması gibi "insani" bir nitelikten yoksun oldukları vurgulanan geleceğin "katil robotlar"ı, uluslararası insani hukuk kuralları ile de uyumsuz olmakla eleştiriliyor.

Kaçınılmaz olarak ortaya çıkacak olan hukuk ihlallerinin faturasının nasıl ve kimler tarafından ödeneceği de, toplumsal tartışmanın dışında tutulmuş oluyor.

Gelecek on yıllarda daha da önem kazanacak bir sorunu gündeme getiren ve yasal çerçevesini tartışmaya açan HRW raporu şimdiden tartışma yaratmış bulunuyor.
Kaynak: sol.org.tr

bozadi

#2
21.10.2013

BM: İHA'lar sivilleri öldürüyor


İHA saldırılarının yüzlerce sivili öldürdüğünü duyuran BM, ABD'den verileri saklamayı bırakmasını istedi [/b]




Son 10 yılda ABD ile İsrail'in başını çektiği insansız hava araçlarıyla binlerce saldırı gerçekleştirildiği tahmin edilirken, BM'nin İHA saldırılarını araştırmakla görevlendirdiği Ben Emmerson hiçbir hukuki temeli olmayan bu yargısız infazlarla ilgili pek kibar dille yazılmış raporunu yayımladı. Gelecek cuma BM Genel Kurulu'nda konuyla ilgili tartışma düzenlenmesi öncesi yayımlanan rapor, dünya çapında sivil can kayıplarıyla sonuçlanan 33 İHA saldırısına odaklanıyor. Afganistan, Yemen, Irak, Libya, Somali, Pakistan ve Gazze'de sivillerin canını alan sözkonusu İHA saldırılarının, uluslararası insani yasaların ihlali olabileceği belirtiliyor.

Emmerson, İslamabad'da Pakistan hükümetiyle yaptığı temaslardan edindiği şu bilgileri aktardı: 2004'ten beri ABD'nin kuzeybatıdaki aşiret bölgelerine en az 330 İHA saldırısı düzenlediği saptandı, bunlarda en az 2200 kişi öldürüldü, içlerinde en az 400'ü sivildi. Afganistanda 2011'de 294 olan kurban sayısı, 2012'nin ilk 11 ayında 447'ye çıktı. Yemen'de de İHA saldırılarında öldürülenlerin en az 58'i sivil.

'CIA ŞEFFAFLIĞA ENGEL'
Raporda "Sivillerin öldürülmesi ya da yaralanması olgusu, illa uluslararası insani yasaların ihlali anlamına gelmez, ancak kesinlikle bunlarla ilgili şeffaflık ve hesap verebilirlik meselesini gündeme getirir" denildi. İHA saldırılarını CIA'in yönetmesinin şeffaflığın üzerine aşılmaz bir perde çektiği belirtilerek, "ABD, Pakistan ve diğer yerlerde uzaktan kumandalı insansız uçaklarla düzenlediği gizli saldırıların sivillerde ne kayıplara yol açtığına dair bugüne dek hiçbir veri yayımlamadı" hatırlatması yapıldı. ABD'ye sivil kayıplarla ilgili verileri ve hangi yöntemleri kullandığını açıklaması, yasal pozisyonunu netleştirmesi çağrısı yapıldı.

'SİVİLLER İÇİN İYİ OLABİLİR'
BM raportörü İHA'lara övgü de düzdü: " Uluslararası insani yasalara sıkı sıkıya bağlı kullanılırsa, İHA'lar, komutanların sahadaki duruma dair bilincini önemli ölçüde artırarak, çatışmalarda sivil can kayıplarını azaltma kabiliyetine sahip." "Ama İHA saldırılarını kontrol eden yasalarla ilgili net bir uluslararası konsensüs oluşmadı" diye ekledi.

Kaynak: savaskarsitlari.org