ilham verici bulduğum bazı müzikler

Başlatan bozadi, 18 Eylül 2009, 01:35:57

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

#135
bazı şarkıların ise sözleri en az müziği kadar önemli tabi :)

Alemtac

 

erica arborea

#137
http://www.youtube.com/watch?v=M8psRXy56Ps

living in this right handed world with my left hand soul

bir blues eserinden beklenmeyecek ölçüde ciddi felsefe yapmış yapan. metaforuna bayıldım. bilindiği üzere sağ beyin duygular, hayaller, ezoterik bilgiler, inanç, sevgi, tekamül vs ile ilgilenir. sol beyin ise düz, dümdüz dünya işleriyle, iş-güç, yeni arabalar vs. ve sol eli sağ beyin, sağ eli sol beyin idare eder.
 

erica arborea

#138
 

erica arborea

#139
jülide özçelik çok mütevazi, çok terbiyeli bir ses, bu nedenle caza çok yakışıyor.
jazz istanbul volume 1, 2008 çıkışlı. bu albümde çalan ve söyleyen herkes işinde çok iyi ve işlerini çok iyi yapmışlar ve dolayısıyla çok iyi bir albüm. sıfır hataya yakın bir canlı kayıt, heyecanları hissedilen bir ekip, mükemmel bir uyum, ustalık ve ev sahibi stüdyonun optimum şartları... hala devamını bekliyorum ama henüz gelmedi. satın alırsanız pişman olmazsınız. arşivlik.

1. kendinle kalırsın
2. mecnunum leylamı gördüm
3. nisan valsi(doğaçlama)
4. kara toprak
5. yalan dünya
6. sıradan bir gün
7. sebep
8. anan var midur
9. geçti dost kervanı
10. bugün neden gelmedin

http://www.esenshop.com/detail.aspx?id=43306
http://www.youtube.com/watch?v=Wn3B0YdXH4U&feature=related
 

erica arborea

 


bozadi

#142
gamsız hayat / candan erçetin
http://www.youtube.com/watch?v=oEsizVFMct0

bozadi

#143
geçen gün 7... 7... dedikten sonra Ezel Akay'ın "7 Kocalı Hürmüz" filmi denk geldi. ilk kez izledim. genel itibariyle çok güzeldi benim için.

filmdeki müzikal kısımlar çok etkileyiciydi. (neden o kadar etkileyici olduğuna/bulduğuma dair ve filmdeki ana temanın ve çeşitli alt temaların bu forumda tartışılan çeşitli konularla muhtemel bağlantılarına dair bazı görüşlerim var. bir ara tartışırız belki.)

Ejder-i Derya
http://www.youtube.com/watch?v=waclez8bP0o

bozadi

#144
haha, tesadüfe bak. film "denk geldi" derken iki gün önce cd'si denk gelmişti. şu anda da star tv veriyor filmi. ama argoları sansürleyince "kuşa" çevirmişler sanırım filmi. :))

bozadi

#145
yaprak dökümü'nün son bölümünü izliyorum evdekilerle. bu işkencenin bitişini kutlamak için. :))

masterphidias

#146
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen Bozadi

yaprak dökümü'nün son bölümünü izliyorum evdekilerle. bu işkencenin bitişini kutlamak için. :))


Yok, bu zihniyetten kurtuluş yok maalesef, o biter başka bir işkence başlar...ben çözemedim bu Türk kadınlarını... bu dizi olayı inanılacak gibi değil...çıldırmamanın tek yolu maddi imkanın varsa kendi evinde tek başına yaşamak, başka kurtuluşu yok bunun...
 

bozadi

#147
Alıntı YapYok, bu zihniyetten kurtuluş yok maalesef, o biter başka bir işkence başlar...ben çözemedim bu Türk kadınlarını... bu dizi olayı inanılacak gibi değil...çıldırmamanın tek yolu maddi imkanın varsa kendi evinde tek başına yaşamak, başka kurtuluşu yok bunun...

aynen! :) yalnız, tek başınalık beklenen çözümü sağlamayabilir veya daha ciddi problemler de doğurabilir. tabi bu noktada herkesin durumu kendine özel koşullar içeriyor olabilir pek muhtemel olarak.

ama hakikaten pek çok nedenle, kıyamete sempatik yaklaşıyorum!! :))

tv konusunda, pleiadesliler "kendinize bir iyilik yapın televizyonunuzu atın" falan diyordu ama evdeki herkesi ikna etmek ne mümkün!

yaprak dökümü'nün sonunda hayırlı bişey gösterirler dedim, zincirleme drama darbelerini sona saklamışlar. :)) (romanını okumadım, bilmiyorum)

leyla'yla necla kardeşler arasındaki buzdağının erimesi güzel bişey olarak kaldı aklımda yalnızca sanırım.

ve bu arada, yoğun bir negatiflik dalgası içindeki 3. yoğunluk ilüzyonunun da yansımalarını bolca sergileyen bir dizi/hikayeydi. içinde güzellikler, zaman zaman pozitif gelişimsel ilhamlar içeriyordu dizi ama bir birim pozitif ilham için beş-on birim negatif drama yutmak zorunda kalıyorsun. çekilecek dert değil.

bozadi

#148
aslında adı konabilecek belirli bir problemden ziyade çeşitli problemlerin bir bileşkesi sanırım dizi vs tiryakiliği. ve kadınların bir bölümünün azımsanamayacak oranda suistimal edici olabilen dizilere vs olan bağımlılığı bu problemler yumağı içindeki tek veya en büyük nedensellik değil belki. tüm problemler insanlığın ortak meseleleriyle yoğun bir şekilde ilintili.

masterphidias

#149
Rahmetli Reşat Nuri Güntekin eminim bu dizi nedeniyle mezarında ters dönmüştür. Çünkü bu dizi senaryosu ile roman arasında bir bağ kurmak neredeyse imkansız hale gelmiş. Orjinal romanın filmi 1967 yapımı Memduh Ün filmidir ve çok güzeldir, senaristlere bakınca anlaşılır zaten değeri...Bu dizinin senaristleri ise Trabzon'a olmayan demiryoluyla giderek bir başka rezilliğe imza atmışlar. Aşk-ı Memnu'nun da Yaprak Dökümü'nün de isimlerinden başka orjinal romanlarla bence ilgileri yok. Dediğiniz gibi, bu dizi fenomeni toplumsal bir vaka...beni en çok sinir eden de yaş ortalaması 18 olup bu romanları okumamış olan ve anadillerini konuşup-yazamayan çocukların habire forumlarda ahkam kesmeleri...Neyse, yapacak birşey yok, herkes kendinden sorumlu nihayetinde...