Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

Yemen'de Cenaze Törenine Hava Saldırısı: En Az 82 Ölü (8 Ekim)

Başlatan bozadi, 09 Ekim 2016, 03:07:14

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

8 Ekim 2016

Yemen'de Cenaze Törenine Hava Saldırısı: En Az 82 Ölü


Yemen'in başkenti Sana'da bir cenaze törenine düzenlenen saldırıda en az 82 kişi öldü, 500'den fazla kişi de yaralandı.




Yemen'in başkenti Sana'da bir cenaze törenine düzenlenen saldırıda en az 82 kişi öldü, 500'den fazla kişi de yaralandı.

Husilerin denetimindeki hükümet, taziyelerin kabul edildiği binanın, Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyona bağlı savaş uçakları tarafından vurulduğunu açıkladı.

Uluslararası alanda tanınan Yemen hükümetini destekleyen koalisyon, iddiayı reddetti.

Yemen'de 2014'te başlayan savaşta binlerce kişi öldü.

Saldırıda, Husilerin atadığı İçişleri Bakanı Celal El Ravişan'ın babasının cenaze töreni hedef alındı. Ravişan, isyancıların ve eski Cumhurbaşkanı Ali Abdullah Salih'in müttefiki.

Saldırıdan kurtulan Murad Tevfik adlı bir kişi, AP'ye her yerin kan gölüne döndüğünü söyledi.

Sosyal medyada saldırı sonrasında, kömürleşmiş cesetlerin fotoğrafları paylaşıldı.

Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) saldırı için 300 ceset torbası hazırladığını açıkladı.

ICRC'den Rima Kemal BBC'ye, yüzlerce kişinin bulunduğu binanın "birkaç kez" isabet aldığını söyledi.

Kemal, binanın yerle bir olduğunu belirtti.

Saldırıda, bazı isyancı Husi liderleri ve güvenlik yetkililerinin de öldüğü haber veriliyor.

BBC muhabirleri, bu kişilerin varlığının cenaze törenine neden saldırı düzenlendiğini açıkladığına dikkat çekiyor.

Suudi Arabistan'ın desteklediği Abdurrahman Mansur Hadi hükümeti, Husi aşireti ve Salih'e bağlı güçlere karşı savaşıyor.
 
Kaynak: haberler.com


bozadi

Bazı haber kaynaklarında, bir cenaze törenindeki kalabalığa yönelik bu saldırıda ölü sayısının "yüzlerce" olduğu iddiası paylaşılıyor. Suudi Arabistan öncülüğündeki "koalisyon" bu saldırıyı kendilerinin yapmadığını söylemiş bazı haberlere göre ama onlardan ve onların arkasındaki Global Şeytanlardan başka kimse yapmaz bunu, netleşecektir kısa süre içinde. Üçüncü Dünya Savaşı şeklinde mi olur bilmiyorum ama K'ların dediği gibi Gölge Vadisi'nin iyice derinliklerine giriyoruz sanırım.

Ortadoğu'da son zamanlarda özellikle Rusya'nın girişimleri ve öncülüğü nedeniyle hiç ummadıkları bir duvara toslayan Global Şeytanların gözü gerçekten feci şekilde kararmış görünüyor. Suriye'ye yönelik çok büyük bir saldırı olasılığından da bahsediliyor, ona bugün-yarın kalkışabilirler mi bilmiyorum ama Yemen'deki bu son olay, feci şekilde tırmanmakta olan gerilimin bir yansıması oldu anladığım kadarıyla ve kaos giderek daha da fazla tırmanacak gibi görünüyor.

Scyth

Suriye'de sivil binaları askeri amaçlarla kullanıp oluşan sivil kayıplarını kamuoyu oluşturmak için kullananlar; Yemen'de ki sivil kayıplarını görmezden gelerek ikiyüzlü davranıyorlar. Yemen'e S300 veya muadili bir savunma sistemi kurulursa böylesi korkunç manzaralar engellenebilir. İlginçtir ki hem Suriye hemde Yemen'de durum bir tarafın kazanamaması üzerine bina edilmiş gibi gözüküyor. "Kurt puslu havayı severmiş" sözünü hatırlatıyor bana bu durum.
Her gün kendi ellerinle inşa etmiş olduğun yoldan yürüsen; sonunda olman gereken yere varacaksın.

bozadi

12 Ekim 2016

ABD'li sözcü Yemen'deki katliamı yorumladı: Suudiler kendilerini savunuyor


ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü John Kirby, Yemen'de Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun geçen hafta bir cenazeye düzenlediği ve 150'yi aşkın kişinin öldüğü, 500'den fazla kişinin yaralandığı saldırıların 'İran'a karşı müdafaa' amacı taşıdığını savundu.




ABD Dışişleri sözcüsü Kirby, AP muhabirinin "Suriye'de Rusları, Suriyelileri ve İranlıları suçladığınız sivillere yönelik saldırılarla Yemen'deki son saldırı arasında bir fark görebiliyor musunuz?" sorusuna "Bu farklı" yanıtını verdi. Suudi Arabistan'ın saldırıyı soruşturacağını söyleyen Kirby, şunları söyledi:

"Suudiler olayın yanlış bir şekilde gerçekleşme olasılığına dair soruşturma yapacaklarını kamuoyuna açıkladılar. Suriye ordusu ve Rusya bunu hiç yapmadı" dedi. Muhabirin Rusya'nın BM yardım konvoyuna düzenlenen saldırıyla ilgili soruşturma çağrısı yaptığının hatırlatılması üzerine Kirby, "Bu açık bir çağrı değil" iddiasında bulundu. Kirby, Suudi Arabistan'ın İran füzelerine karşı kendini savunma baskısı altında olduğunu belirtti.

'SURİYE HÜKÜMETİNİN KENDİNİ SAVUNMA HAKKI YOK MU?

Suriye hükümetinin kendini ülkedeki cihatçı örgütlere karşı savunma hakkına değinmeyen Kirby, Suriye'nin ve Rusya'nın Halep'i almak için aşırı güç kullandığını öne sürdü.

Öte yandan Riyad'da ABD'nin Sana Büyükelçisi Matthew H. Tueller'i kabul eden Yemen'in sürgündeki Devlet Başkanı Abdurabbu Mansur Hadi, ülkesinde sadece 72 saatlik ateşkesin değil, kalıcı bir barışın temellerinin atılmasını umduğunu bildirdi.
 
Kaynak: Sputnik


bozadi

10 Ekim 2016

Yemenli Husi lider: Katliamın başlıca sorumlusu ABD


Yemen'de Husi Ensarullah hareketinin lideri Abdul Malik el Husi, başkent Sana'da Suudi Arabistan'ın bir cenazeye düzenlediği ve en az 140 kişinin öldüğü saldırının arkasında ABD'nin olduğunu söyledi.




Ensarullah hareketi lideri Abdul Malik el Husi, dün televizyonda yayımlanan konuşmasında, Yemen'de okullara, hastanelere ve sivil bölgelere saldıran Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun en büyük silah tedarikçisinin ABD olduğunu vurguladı.

"ABD bu katliamın başlıca sorumlusudur" diyen Husi lider, "Yemenlileri öldürenler her türlü ahlaktan yoksundur ve her türlü suçu işleyebilirler. Suudiler Yemenlileri ABD'nin silahlarıyla katlediyor" diye konuştu. El Husi, "Suudi Arabistan'ın masum insanları öldürme ve diğer ülkelerin bağımsızlığına saygı göstermeme konusunda kötü bir sicili var. Suudi Kralı ABD'nin izni olmadan Yemen'e saldırmaya cesaret edemezdi" ifadelerini kullandı.




Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun geçen yıl mart ayında Yemen'e başlattığı operasyonlarda binlerce sivilin hayatını kaybetmesi, uluslararası tepkilere yol açıyor. ABD de, önceki gün Sana'da 140'tan fazla kişinin öldüğü saldırı sonrasında, Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyona 'desteği gözden geçirme' uyarısı yapmıştı.

Ancak tepkilere rağmen ABD Dışişleri Bakanlığı, ağustos ayında Suudi Arabistan'a tankları da içeren 1 milyar 150 milyon dolar tutarında silah satışını onaylamıştı. Ayrıca ABD İHA'larının Yemen'de düzenlediği saldırılarda çok sayıda sivilin de öldüğü biliniyor.

Kaynak: Sputnik


bozadi

12 Ekim 2016

Nasrallah: Yemen Halkının Kanı
Arabistan'ı Tarihin Çöplüğüne Gönderecek


Hizbullah Genel Sekreteri Aşura gecesi merasimlerine katıldı ve bölgesel, dâhili ve uluslararası
önemli gelişmeler hakkında bir konuşma yaptı.




Hasan Nasrallah dün gece Beyrut Seyyid Eş-Şüheda kompleksinde düzenlenen Aşura gecesi matem merasimlerine katıldı ve orada bir konuşma yaptı.

Seyyid Hasan Nasrallah, halktan Aşura günü programlarına geniş bir katılımda bulunmalarını isteyerek şunları söyledi:

'Yarın İmam Hüseyin'le anlaşmamızı yenileyeceğiz ve mazlum Yemen halkına olan desteğimizi bir kez daha vurgulayacağız. On Muharrem'de tüm tehditlere rağmen şehirlerde, köylerde ve caddelerde onlara, "bizi öldürün ama biz asla Hüseyin'den vazgeçmeyeceğiz" diyeceğiz.

Rusya ve Amerika arasındaki anlaşma ateşkes için ve Suriye'deki siyasi süreç için bir fırsattı ama Amerikalılar bu anlaşmadan çok hızlı bir şekilde çıktı. Bu anlaşmaya göre Nusra Cephesi diğer terörist gruplardan ayrı olacak ve mevzileri belirlenecek, IŞİD ve Nusra'nın mevzileri Amerika ve Rusya'nın ortak saldırılarının hedefi olacaktı. Amerikalılar bu yüzden Rusya ile anlaşmalarında çıktılar ve Nusra'nın diğer terörist gruplardan ayrılmasının mümkün olmadığını ve Nusra'nın hedef alınmasının amacının diğer terörist grupları zayıflatmak olduğunu anladılar.'

Suriye'deki teröristlere siyasi, lojistik ve mali destek

Hasan Nasrullah sözlerine şunları ekledi: 'Amerika Hükümeti ve bölgedeki müttefikleri savaşın devam etmesi için, Suriye'deki terörist gruplara siyasi, lojistik ve mali destek sağlamaya devam ediyor. Amerika'nın Suriye'deki planı, IŞİD kanalıyla bu ülkenin doğu eksenine hâkim olmaktır. Amerika ve İsrail'in Suriye'de hedefleri vardır ve IŞİD ve Nusra da bu hedefler için kullanılmaktadır.

Amerika IŞİD'in Musul'dan çıkıp, Rakka ve Deyrizor'a yerleşmesi için yolları açmaya çalışıyor. IŞİD'in Halep'in kuzeyinde kalması artık Amerika için önemli değil. Amerika Halep'i Türkler ve müttefik grupları için bıraktı.'

Suriye'nin siyasi çözüm yoluna taş koydular

Hasan Nasrallah, Amerika, Arabistan ve bazı ülkelerin Suriye'deki siyasi çözüm yoluna taş koyduklarını ve bu sürece engel olduklarını vurguladı ve "onların amacı asla demokrasi ve Suriye'de seçimlerin düzenlenmesi değildi, onların amacı, Suriye'yi devirmek ve bölmekti" dedi.

Hizbullah Genel Sekreteri konuşmasında Suriye'nin her zaman Direnişin ana sütunu olarak kalacağını da vurguladı.

Hasan Nasrallah El-Fua ve Kefriya'daki halkın kahramanca direnişini takdir ederek, onlara hitaben, "asla unutulmayacaksınız" dedi ve sözlerine şöyle devam etti: 'Suriye'nin barış sağlanabilecek tüm bölgelerinde barış sağlanmalıdır ve yardım gönderilmesi gereken bölgeler için de gereken şey yapılmalıdır.'

Hasan Nasrallah Suriye halkına hitaben şunları söyledi: 'Eğer Suriye'yi silahlı kişilere bırakırsanız, ülkenizin geleceği tekfirci silahlı gruplar arasında çatışmaların yaşandığı bir sahne haline gelecektir. Şimdi durum sizin elinizdedir ve Suriye savaşını çözecek olan sizlersiniz."

Arabistan için büyük bir rezillik

Hasan Nasrallah Yemen savaşı karşısında sessiz kalanların konuşmaya başladığını belirterek şu açıklamalarda bulundu: 'Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri bile Yemen'deki katliamdan bahsederken, ben nasıl sessiz kalabilirim. Yemen halkı dünyanın sessizliği ile birlikte direniş gösterdi. Mazlum Yemen halkı direniş gösterdi, savaştı ve istikrarlara zaferler kazandı.

Sana'da işlenen cinayet, Suudi Rejimi için büyük bir rezilliktir. Arabistan'ın Yemen'de siyasi bir çözümden başka bir seçeneği yoktur. İşgalci Suudi koalisyonu Sana'daki cinayetlerini tamamlamak istemektedir ve bu yüzden yaralıların tedavi edilmesine engel olmaktadır. Dünya ve Arabistan Yemen savaşında kendileri için bir umut olmadığını anlamalıdır.

Arabistan ve müttefikleri Yemen'deki savaşın bir geleceği olmadığını anlamalıdır. Arabistan'ın Yemen savaşında ısrar etmesi sadece Arabistan'a zarar vermemektedir ve bu durumdan Arabistan'da zarar görecektir.

Arabistan terörizmin kaynağıdır

Arabistan liderleri ülkelerini uçuruma doğru sürüklemektedir ve dünya artık Arabistan'ın dünya genelinde terörizmin mali ve fikir sponsoru olduğu konusunda uyanmıştır.'

Hasan Nasrallah Al-i Suud'un Lübnan'daki müttefiklerine hitaben şunları söyledi: 'Birkaç dakika sonra benim konuşmalarıma tepki göstermek yerine, Arabistan liderlerine kan dökmekten vazgeçmeleri ve eğer vazgeçmezlerse, tarihin çöplüğüne gönderilecekleri konusunda nasihatte bulunun.'

Hizbullah'ın Cumhurbaşkanlığı konusundaki duruşu

Nasrallah konuşmasının başka bir bölümünü Lübnan'ın siyasi konularına ayırdı ve şu açıklamalarda bulundu: ' Bizim Cumhurbaşkanlığı konusundaki duruşumuz bellidir. Cumhurbaşkanlığı konusunun halledilmesi için gerekli görüşmeler, müzakereler ve yardımlar yapılmalıdır. Lübnanlılar birkaç hafta boyunca Cumhurbaşkanlığı için istedikleri adayın seçimi konusunda kesin bir karara varmak ve bu konuda anlaşma sağlamak için bütün çabasını göstermeli ve daha sona ulusal birlik hükümetine katılmalıdır. Hizbullah'ın bölgeden bir beklentisi yoktur.'

Hasan Nasrallah Lübnan'da barış ve istikrar vurgusunda bulunarak, 'barış ve istikrar, ekonominin, cumhurbaşkanlığının, sosyal krizlerin ve her şeyin çözülmesinin aslı ve sütunudur. Lübnanlılar aralarında anlaşmazlıklar bulunmasına rağmen, iç barışı koruyabildiler' dedi.

Hizbullah Genel Sekreteri Lübnan'daki cumhurbaşkanlığı seçimleri ile ilgili olarak, 'ülke geçen hafta boyunca olumlu bir siyasi sürece girdi' ifadesinde bulundu ve aynı zamanda cumhurbaşkanlığı seçimleri için istenilen olumlu siyasi her türlü gelişmeyi desteklediğini belirtti.

Hizbullah Genele Sekreteri aynı zamanda devlet kurumlarının faaliyetlerini yeniden başlatmasını ve parlamento faaliyetlerinin de ciddi bir şekilde başlaması için çaba gösterilmesini istedi.

Hasan Nasrallah Hizbullah'ın Cumhurbaşkanlığı için adayının ilk günden itibaren Michel Aoun 'ın seçimlerde Micheal Aoun'u destekleyeceğini vurguladı.

Hasan Nasrallah bazılarının Lübnan'daki cumhurbaşkanlığı seçimlerini Hizbullah'ın geciktirdiğine dair ortaya attığı iddiaları reddederek, 'bazıları sadece Hizbullah ve Lübnan'daki diğer milli hareketler arasında fitne çıkarmanın peşindedir' dedi.
 
Kaynak: Tasnim News


bozadi

15 Ekim 2016

Türkiye'nin Yemen sessizliği


Fethi Yılmaz yazdı




Yaklaşık iki yıldır iç savaşın sürdüğü Yemen'de, Suudi Arabistan saldırıları ve Türkiye'nin bu konudaki sessizliği yeni bir tartışmaya neden oldu.

İç savaşın devam ettiği Yemen'de Şii Husiler ile Cumhurbaşkanı Abdurabbu Mansur Hadi yanlısı Sünni güçler arasında çatışmalar devam ediyor. Geçen hafta Yemen'de cenaze merasimini bombalayan Suudi Arabistan'ın saldırılarında ölen yüzlerce sivil nedeniyle tüm dünyadan, Birleşmiş Milletler'den (BM) arka arkaya kınama mesajları yayınlanırken, Türkiye'nin bu duruma karşı sessizliğini koruması dikkat çekiyor.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve AKP'liler Suriye'deki iç savaşı ilişkin her konuşmasında Suriye Devlet Başkanı Esad'ı sivil ölümlerden sorumlu tutarak, "katil Esad", "Terörist Esad" şeklinde ifadeler kullanıyor. Ancak Erdoğan ve AKP, Suudi Arabistan'ın Yemen'deki saldırıları nedeniyle hayatını kaybeden siviller için sessizliğini koruyor.

Suudi Arabistan'ın saldırıları ile Yemen'de 5 binden fazla sivilin hayatını kaybettiği ifade ediliyor.

Saldırılar nedeniyle BM, hatta Suudi Arabistan'ın en yakın müttefiklerinden ABD dahi kınama mesajı yayımladı.

Suudiler Yemen'de nereleri mi vuruyor?

2016 Mart ayında BM, Suudi Arabistan'ın sivilleri doğrudan hedef alması nedeniyle kınama mesajı yayımladı.

2016 Ağustos ayında Birleşmiş Milletler,  Yemen'de, Suudi Arabistan savaş uçaklarının düzenlediği ve Sınır Tanımayan Doktorlar Örgütü tarafından desteklenen hastanenin hava saldırısında hedef alınmasını kınadı.

2016 Eylül ayından Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Ban Ki-mun, Suudi Arabistan hava saldırısı sonucu Yemen'de aralarında çocukların da olduğu sivillerin öldürülmesini kınadı.

Ve 2016 Ekim ayında ABD, müttefiki Suudi Arabistan'ı  Yemen'in başkenti Sana'daki bir cenaze merasimine saldırısı nedeniyle kınadı. Saldırıda 155 kişi öldü.

Evet...

2014 Eylül ayından bu yana süren Yemen'deki iç savaşta, Suudilerin sadece 2016 yılında resmi kayıtlara geçen sivillere yönelik bazı saldırıları böyle.

Hastaneye saldırıyor, çocuklara saldırıyor, düğünlere saldırıyor, pazar yerine saldırıyor,  cenaze merasimine dahi saldırıyor.

Tüm dünya arka arkaya kınama mesajları yayımlarken, Suriye'de Esad'ı sivil ölümlerden dolayı "katil" ilan eden Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP, Suudi Arabistan'a çıt çıkarmıyor.

90 yaşında ölen Suudi kralı için ulusal yas ilan eden Türk Hükümeti, Suudiler'in öldürdüğü siviller için suspus.

Peki bu sessizliğin sebebi ne?

Erdoğan ve AKP'liler öldürülen sivillerin insan olmasıyla değil de Sünni mi yoksa Şii mi olmasıyla mı ilgileniyor?
 
Kaynak: odatv