Suriye İsrail\'in uçağını düşürdü (10.02.2018)

Başlatan bozadi, 10 Şubat 2018, 17:46:15

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

#15
15 Şubat 2018

Tillerson'a Lübnan'da şok


ABD Dışişleri Bakanı Tillerson Lübnan ziyaretinde şaşırtan bir olay yaşadı. Tillerson Lübnan Cumhurbaşkanı Aun ile görüşeceği sırada başkanlık sarayında boş bir odada bekletildi...




ABD Dışişleri Bakanı Tillerson Lübnan ziyaretinde şaşırtan bir olay yaşadı. Tillerson Lübnan Cumhurbaşkanı Aun ile görüşeceği sırada başkanlık sarayında boş bir odada bekletildi. Tillerson'ın beklediği anlar televizyonlarda canlı olarak yayınlandı. Tillerson'un Aun'u beklediği ve görüşmenin gerçekleştiği odada ABD bayrağı bulunmaması dikkat çekti.

ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson'ın Cumhurbaşkanı Mişel Aun tarafından ağırlanmasını izlemek için televizyonun başına geçen Lübnanlılar, başkanlık sarayına kimse tarafından karşılanmadan giriş yapan Tillerson'ı bir odada yalnız başına bekler halde gördü.

Tillerson'ın boş bir koltukla baş başa dakikalarca beklerken boş koltuğun tarafında bir bardak su dururken ABD'li bakana su bile verilmemiş olması dikkat çekti. Tillerson yalnız başına beklerken Dışişleri Bakanı Cibran Bassil içeri girip ABD'li mevkidaşıyla el sıkıştı.

"DİPLOMATİK PROTOKOLDEN SAPMA YOK"

Cumhurbaşkanlığı Basın Sözcüsü Refik Çlela "Diplomatik protokolden sapma yok. ABD'li bakan beklenenden birkaç dakika erken geldi ve görüşme zamanında başladı. Girişte protokol müdürü tarafından karşılanıp selamlandı" açıklaması yaptı.

Dünkü Ürdün durağında İran'ın birliklerini ve milislerini Suriye'den çekmesi talebini tekrarlamış olan Tillerson, Aun'la görüşmenin ardından sarayın ziyaretçi defterine şunları yazdı:

''Cumhurbaşkanı sıcak karşılamanız, açıksözlü, dürüst, verimli görüş alışverişiniz için teşekkür ederim. ABD özgür ve demokratik bir Lübnan için Lübnan halkının yanındadır.''

Tillerson, kasım ayında İran dini liderinin başdanışmanıyla görüşmesinin ardından Suudi Arabistan'a davet edilerek bir süre rehin alınıp istifaya zorlanan Lübnan Başbakanı Saad Hariri ve Meclis Başkanı Nebih Berri ile de bir araya geldi.

Kaynak: OdaTV


bozadi

#16
16 Şubat 2018

İsrail'de binlerce kişi meydanlarda: "Bay bay Bibi"


Tel Aviv'de toplanan binlerce eylemci Başbakan Netanyahu'ya istifa etmesi çağrısı yaptı, "Bay Bay Bibi" ve "Suç Bakanı" dövizleri taşıdı.




İsrail polisinin Başbakan Benyamin Netanyahu'nun iki ayrı davada "rüşvet", "güveni kötüye kullanmak" ve "yolsuzluk" ile suçlanması için savcılığa tavsiye vermesinin ardından Tel Aviv'de binlerce kişi yolsuzluk karşıtı gösteri yaptı.

Tel Aviv'de toplanan binlerce eylemci Başbakan Netanyahu'ya istifa etmesi çağrısı yaptı, "Bay Bay Bibi" ve "Suç Bakanı" dövizleri taşıdı.

Sputnik'te yer alan habere göre; Netanyahu'nun hakkındaki suçlamalara yönelik "Hiçbir şey olmayacak çünkü hiçbir şey yok" açıklamasına eylemciler "Yalancı, yalancı" sloganları atarak karşılık verdi.

İSTİFA ZORUNLULUĞU YOK

Salı günü İsrail polisi, 68 yaşındaki Netanyahu'nun "Dava 1000" ve "Dava 2000" olarak anılan iki ayrı davada "rüşvet", "güveni kötüye kullanmak" ve "yolsuzluk" ile suçlanması için yeterli kanıta sahip olduklarına karar vermiş ve savcılığa Netanyahu'ya dava açılması tavsiyesi vermişti.

Netanyahu ise hakkındaki suçlamaların asılsız olduğunu iddia ederek istifa etmesi yönündeki çağrıları reddetmişti.

Netanyahu'nun koalisyon ortakları şu ana kadar Başbakan'ın arkasında durdu. İsrail yasalarına göre Netanyahu'ya resmi olarak suçlamalar yöneltilse de istifa etme zorunluluğu bulunmuyor.

"ÇOCUKLARIMIZ İÇİN, ÜLKENİN GELECEĞİ İÇİN MÜCADELE EDİYORUZ"

Aktivist Abi Benyamin "Bu meydanda seninle istifa edene kadar mücadele edeceğimizi ilan ediyorum. Ne kadar sürerse sürsün burada toplanmayı sürdüreceğiz" diyerek Netanyahu'ya seslendi.

Eylemcilerden Efrat Shechter de "Çocuklarımız için, ülkenin geleceği için mücadele ediyoruz. Son yıllarda olanlar geleceğimizi yok ediyor" dedi.

Tel Aviv'de aylardır her hafta yolsuzluk karşıtı gösteriler yapılıyor.

Kaynak: OdaTV


bozadi

#17
18 Şubat 2018

İran'da 60'dan fazla kişiyi taşıyan yolcu uçağı düştü


İran'da başkent Tahran'dan kalkan ve 60'dan fazla kişiyi taşıyan bir yolcu uçağının İsfahan eyaletine bağlı Semirom kenti yakınlarındaki dağlık alana düştüğü açıklandı.




Tasnin haber ajansı 60'dan fazla kişiyi taşıyan Aseman Havayolalrı'na ait yolcu uçağının Tahran'dan Yasuc'a giderken radardan kaybolduğunu duyurdu.

Press TV uçağın Meharabad Havalimanı'ndan kalktıktan 50 dakika sonra radardan kaybolduğunu açıklandı.

UÇAK SEMİROM ŞEHRİ YAKINLARINDA DAĞLIK ALANA DÜŞTÜ

Fars haber ajansına konuşan  İranlı acil hizmetler direktörü Pir Hüseyin Kulivand "Uçak Semirom bölgesinde düştü ve tüm acil durum güçleri alarma geçirildi. Uçakta 50-60 yolcu bulunuyordu" dedi.




BURUCERDİ: UÇAKTA 66 KİŞİ BULUNUYORDU

Yarı resmi ISNA haber ajansına konuşan İran meclisi milli güvenlik ve dış siyaset komisyonu başkanı Alaaddin Burucerdi ise "Aseman Havayolları'na ait 60 yolcu ve 6 mürettebat taşıyan uçak bu sabah radardan kayboldu. Bölgedeki insanların gözlemleri uçağın düştüğüne işaret ediyor" dedi.

Aseman Havayolları da uçakta 66 kişinin bulunduğunu doğruladı.

Uçağın düştüğü belirtilen bölgenin dağlık arazi olduğu, o nedenle ambulans göndermenin imkanı olmadığı ancak bölgeye bir helikopter gönderildiği ifade edildi.

Mehr habaer ajansı da sis nedniyle helikopterin alana ulaşamadığını ve bölgeye karadan ekip gönderilmeye çalışılacağını duyurdu.

İran medyası düşen yolcu uçağının modelinin  'ATR-72' olduğunu da açıkladı.

66 YOLCU VE MÜRETTEBATTAN KURTULAN YOK

Aseman Havayolları yetkilisi Muhammed Tabatay  uçaktaki 66 kişiden kurtulan olmadığı yönünde bilgilendirildiklerini söyledi.

Kaynak: Sputnik


bozadi

#18
71 kişiyi taşıyan Rus yolcu uçağının düşmesinden bir hafta sonra 66 kişiyi taşıyan İran yolcu uçağı düştü. Acaba bu olaylarda sabotaj/saldırı var mı?

bona fide

#19
bilinçli şekilde sürdürülen bir savaş abd nin ortadoğuda bir sürü askeri üssü var balkanlarda avrupasa yani trump silah ve savunma sanayinde satışlar yaparken orta doğuya hakim olacak kaygısı olarak lanse edilmesi tehdit olarak görülmesi çok saçma adamlar zaten yerleşmiş. incirlik dahil üs sayısı tr de sadece https://www.stratejikortak.com/2017/05/abd-nato-askeri-usler.html geçenlerde katardaki üssündek asker sayısını artıracaktı abd en son okuduğumda. abd ve rusya ingiltere bu oyunda silah pazarlayan herkes kazanıyor olan satılmış karaktersiz ortadoğu liderlerinin tebasına oluyor bizde dahil. rusyanın suriyede savaşan askerleri kafkas ve orta asya türklerinden oluşuyor. http://qha.com.ua/tr/askeri-guvenlik/rus-ordusu-na-bagli-quot-turan-quot-guvenlik-sirketi-suriye-de/156009/

ve iranda her iki yöne çalışan sinsi bir ülke. iğrenç bi atasözü vardı hem ayranım dökülmesin... o sözü tamda irana uyuyor. algı operasyonu yüzündend eolabilir bu çelişkili ifadeleri yani duyduğumuz okuduğumuz demeçlerin yazılı olması yanıltıcı olabilir iranın tr aleyhine olan yinede türkiye cumhuriyetinin güveneceği bir ülke yok. hatta hizbillah dahi yapmış olabilir bu sabotajı israilin adı çıkmış nasılsa ondan belleyip belkim savaş şiddettlenir ortalık kızışır  hatta ingiltere hizbullaha yaptırmış olabilir. tilersonun o resimde kukumam kuşu gibi oturtulması bir mesaj diyorlardı ingilterenin bir mesajı abdye israile. bizim ülkemizde pkk nın alt kollarına para verip bombala eylemleri yaptırılmadımı onun gibi. uyduruyorum tabikide.
 

bozadi

#20
Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bona fide

abd ve rusya ingiltere bu oyunda silah pazarlayan herkes kazanıyor olan satılmış karaktersiz ortadoğu liderlerinin tebasına oluyor bizde dahil.
Dünyanın hemen hemen tüm ülkeleri kendilerini korumak için ordusunu şu veya bu düzeyde silahlandırır, yerli üretim yetersizse dışarıdan silah alır. Bunun doğal olduğu açıktır. Rusya gibi global şeytani güçler tarafından ambargo altına alınıp zayıflatılmak, parçalanmak istenen bir ülkenin silah satışından gelir elde etmesinden ben hiçbir üzüntü ve sıkıntı duymadığım gibi çok memnun oluyorum. Rusya dünya insanlığının pozitif bir gelecek için ümidi olan dengeleyici faaliyetlerde bulunuyor, global şeytani güçlerin egemenliğine ve baskılarına karşı koyuyor, başka pek çok ülkeyle bu konuda işbirliğini ve o ülkeler arasındaki karşılıklı işbirliğini geliştirmek için yoğun çaba harcıyor. Dolayısıyla, Rusya'yı ABD ve İngiltere gibi ileri düzeyde faşist politikalar güden ülkelerle bir tutmanın akla ve vicdana sığmayacağını düşünüyorum. Rusya'nın geçmişinde de ciddi faşist eğilimler oldu tabi ki, ama bence Putin Rusyası çok farklı ve gayet pozitif bir durumda.

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bona fide

rusyanın suriyede savaşan askerleri kafkas ve orta asya türklerinden oluşuyor. http://qha.com.ua/tr/askeri-guvenlik/rus-ordusu-na-bagli-quot-turan-quot-guvenlik-sirketi-suriye-de/156009/
Bunu yeni duyuyorum ve öğrendiğime sevindim. Paylaştığın için teşekkür ederim. Yalnız haberin verdiği bilgi Rusya'nın Suriye'deki (tüm) askeri gücünün değil, sadece Rusya hesabına çalışan "Turan" adlı özel şirketin Kafkas ve Orta Asya Türklerinden oluştuğu yönünde. Bir güvenlik şirketi adına çalışan paralı askerler, kendi özgür iradeleriyle bu işi seçmişler. Konuyla ilgili bilgilerim gayet sınırlı ve öğrenebileceğim yeni şeylere bağlı olarak fikrim değişebilir ama, şu an için bu durumda ahlaki bir sorun görmüyorum. Rusya'nın Suriye'de savaşırken hayatını kaybeden kendi milletinden (Rus) onlarca askeri var.

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bona fide

ve iranda her iki yöne çalışan sinsi bir ülke. iğrenç bi atasözü vardı hem ayranım dökülmesin... o sözü tamda irana uyuyor. algı operasyonu yüzündend eolabilir bu çelişkili ifadeleri yani duyduğumuz okuduğumuz demeçlerin yazılı olması yanıltıcı olabilir iranın tr aleyhine olan yinede türkiye cumhuriyetinin güveneceği bir ülke yok. hatta hizbillah dahi yapmış olabilir bu sabotajı israilin adı çıkmış nasılsa ondan belleyip belkim savaş şiddettlenir ortalık kızışır  hatta ingiltere hizbullaha yaptırmış olabilir. tilersonun o resimde kukumam kuşu gibi oturtulması bir mesaj diyorlardı ingilterenin bir mesajı abdye israile. bizim ülkemizde pkk nın alt kollarına para verip bombala eylemleri yaptırılmadımı onun gibi. uyduruyorum tabikide.
İran'ı dünyanın en masum ülkesi olarak görmüyorum kesinlikle ama burada çizdiğin kadar olumsuz bir görüşüm de yok İran'la ilgili. Aksine, Ortadoğu'daki ABD-İsrail faşizmine karşı son dönem Rusyasıyla birlikte en fazla karşı mücadeleyi göstermiş ülke olması bakımından da gayet saygın bir yönü olduğuna inanıyorum. Dediğim gibi, bu kesinlikle İran'ın "çok masum" olduğunu düşündüğüm anlamına gelmiyor.

Hizbullah'ın, hem de İngiltere'nin emriyle, İran yolcu uçağını düşürmüş olabileceğini düşünmeni hayretle karşıladım. "Mükemmel" olmayabilecek olmakla birlikte, Hizbullah "satılmış" veya "taşeron" bir örgüt değil, tıpkı İran gibi global faşistlerin ortadoğudaki şeytani faaliyetlerine karşı direnç gösteren, mücadele eden genel itibariyle gayet düzgün ve onurlu bir örgüt bence. Hizbullah'ın geçmişteki ve/veya günümüzdeki olası karanlık yönleriyle ilgili şöyle bir algım var: Global Faşist güçler ne kadar iyiyse, Hizbullah da ancak o kadar kötü olabilir. İstisnalar ve kaideler...

"Türkiye Cumhuriyeti'nin güvenebileceği ülke yok" derken, Türkiye'nin kendisi sence ne kadar "güvenilir" bir ülke?

Erdoğan AKP'sine şiddetle karşı olduğunu biliyorum ve "bazı" bakımlardan benim de şiddetli eleştirilerim var AKP konusunda ama örneğin ülkemizde kurulu olan tüm o faşist ABD/NATO üslerinin varlığından TSK-CHP ikilisinin (ve aynı zamanda pek çok diğer partinin) sorumluluk düzeyinin farkında mısın? Sence masum bir ideoloji var mı bu ülkede?

bona fide

#21
bozadi 2. dünya savaşı sonrası soğuk savaş hikayesi abd nin natoyu kalkan olarak kullanması adına yapılmış senaryo olduğunu abdlilerde söylüyor rusya elbette kendini savunacak silahlanacak pasif kalsın demedim hatta bu konuda eleştirdiğim ülke türkiye ipini çekenlerin elinde kukla olmuş anlaşmalarla eli kolu bağlanmış o dönemden bu güne. konu şu an ortadoğudaki it dalaşının asıl sebebinin global güçlerin sanayisini canlandırması adına yapılıyor olurken ortadoğudaki liderlerin safahat uğruna halklarını ve ülkelerini eğitimden zanaate tarımdan teknolojiye vasat işlevsiz ve hale getirmesi. ki artık teknoloji sayesinde en azından herkes her söylenene inanmıyor. algı operasyonuyla kışkırtılsalarda gerçekler hızla ortaya çıkabiliyor. akpye kızsamda akp nin elini kolunu bağlayan akp öncesi verilen tavizler ve anlaşmalar ki bu yüzden fetö mensubu olduğu halde dokunulmayan kalantorlar var gerçek şu ki fetö öncesi chp fetöden çok daha fazla hizmet vermiştir abd ye ingiltereye. hazinesinde parası olduğu halde ımfden kredi çekip abd den hurda sanayi malları alıp yedek parçası olmadığı için kullanılamayan atıl duruma gelen makinaların borcunu faiziyle ödeyerek cari açık çıkarmasından tarım ürünlerine konulan kotalarla tarımın yok edilmesine zeytinliklerin yok edilmesine şeker  pancarına her yıl konan kotayla mısır şurubuna bağımlı hale getirilmesine fındık yahu fındığa kota koyan ülke düşününce çıldıracak gibi oluyor insan velhasıl kelam chp bir virüs kangren bu ülkeye uzatmak istemiyorum hepsi bilindik şeyler. konu neydi evet kazansınlar satsıtlar silah. talep doğuyorsa daha çok satılıyor talep doğması için sürekli idelojik bölünmeler mezhep kavgaları ve yok edilen yaşamlar buna kızıyorum bu savaşın bilinçli sürdürülmesine.eleştirim rusyanın gayrisafi milli gerlirine değil adını oraya yazdım diye rusyayı aynı kefeye duruş açısından koymadım en azından duruşu olan bir ülke. putin sonrası tabiki.

rusyanın suriyedeki ordusu rejim adına savaştığı için  müslüman kardeşlerden oluşan ösonun içersinde binlerce türk olmasından türklerin birbirin kırmasından dolayı demiştim. paralı asker olmaları bu gerçeği değiştirmiyor bunun farkında dahi değildirler.gavurun ekmeğini yiyen kılıcını sallar elbette. rusya zorla alıp getirmedi onları oraya. tüm bunların nedeni ekonomik yoksunluk orta doğuda müslüman müslümanla savaşıyor. eğitimsiz bi halkı ihtiyaçlarından yoksun bırakmak ve nedne olarakta inanacakları masallar -ideolojik-  anlatmak kafi savaşması için kardeşi kardeşe kırdırmak. şu an ülkemizde içerde aynı sıkıntı internette ciddi boyutta nefret aşılanıyor taraflara. allahtan sadece internette bu şimdilik. bekleyip göreceğiz. ki suriye savaşı sona erdiğinde inanıyorum çok büyük atak yapacak tr. projeler super. tek kuşak tek yol projesi kanal istanbuldan  uzay çalışmaları alternatif enerji tren yolları lafta kalmaz ümidindeyim tarımda yeniden yapılanma vs.bi kaç yıl önce tarımsal genetik mühendisli dünyada ikinci olarak trde açıldı misal. alınacak çok yol var.
inanmaya bilirsin lakin hizbullahı destekliyorum bende. saad haririnin rehin alınmasından sonra lübnanda tilersona bu tavır bilinçli yapılmış diye düşündüm. ki tilersonun görüşmeye gitmeside günah çıkarır gibi görünsede uçak olayının iranı daha çok tepki vermeye saldırıya zorlaması olarak düşündüm hizbullah ordusu herdaim ölümüne hazır nazır ve nefret dolular haklı olarak. bir kıvılcım olarak savaşı tetikler diye böylebir harekete girişmiş olabilirler. yada sudilerin kışkırtmalarıyla rehin almayla irandan eylem çıkmayınca suudlar ve abd düzenlemiş olabilir.israilin düşürme ihtimalinide göz önünde bulundurmak lazım. sonuçta iranı sahnede görmek istiyorlar. ülke içinde dışardan tetiklenen halk ayaklanması gösteriler bi sonuç vermedi yeterli gelmedi. bilemeyeceğim bozadi.
son paragrafındaki trnin güvenilirliği adına tr elbette güvenilir bir ülke değil.dış politikamızda çuvallamış olmamızın tek sebebi duruşu olmayan ve sürekli taraf değiştiren istikrarsız bir lider olması etrafındakilerin gaza getirmesiyle düşünmeden atılan adımlar. ve şunuda unutmamak lazım erdoğanı yönlendirenlerin fetöye dolaylı olarak chp ye bağı var. istediği kadar operasyon yapsın içeriye aldıkları ideoloji sevdalısı müridler pasif yandaşlar. fetö hala hızmette. ingiliz lordların trye gelmesi vatikana gitmesi erdoğan kafası bir olaya benzemiyor yönlendirme var bence. dolar yukselişe geçmeden öncede 15 temmuz sonrası ilkkez abdye gidip Rotschildlerle toplantı yapmasıda iplerin kimde olduğunu gösteriyor halka yaptığı söylemlerden zyade verilen tavizler. ha dolar 4 bilmem kaç oldu diye battıkmı hayır az kaldı peki değermiydi. fetöyle kardeş günlerin faturası millete çıktı suriyeli göçmelere ödenen aylıktan verilen evlerden eğitim ödemlerinden burs olarak  sağlık masraflarından muaf olmalarını izleyip vergi borcu  yüzünden batanlar erdoğana pekde sempati duymuyoruz bozadi.tüm bunların yanında şu taa yukarda bahsettiğim projelerin beni hala ümitlendirdiğini yineleyim.
 

bozadi

#22
Açıklamalar için teşekkür ederim bona fide.

İran'ın olsun, Hizbullah'ın olsun, İsrail'e saldırmak, savaş başlatmak için kendi uçağını düşürmeye / düşürtmeye hiç ihtiyacı yok, ikisi de bu derecede vicdansızca, aptalca ve onursuzca birşeyi aklından geçirmez bence (ahlaken mükemmel oldukları için değil, ama bu derecede ahlaksız ve vicdansız değiller). Savaş gerekçeleri çok uzun zamandır zaten fazlasıyla mevcut. Bu başlıktaki ilk mesajlarımdan bazılarında bu savaşın/vuruşun neden bekletildiğine dair bazı görüşlerimi paylaştım. Eğer örneğin Şii cephesi tarafından siyonist İsrail rejimi şimdiye kadar bir savaş yoluyla yok edilmiş olsaydı, bu durum her ne kadar Müslümanların geneli açısından sevindirici olacak olsa da, Şiilerle Sünniler arasındaki nifakı ortadan kaldırmayacağı gibi daha da şiddetlendirecektir ("Siyonist rejim yok edildi, hadi artık kardeşçe yaşayalım" gibi bir senaryo hiç gerçekçi değil).

İslam dünyasında Sünniler ezici çoğunluğu oluşturuyor (~%85). Şii cephesinin temel amacı, İslam'ın ezici çoğunluğunu oluşturan Sünni kesimlerin de ABD-İsrail'in Ortadoğu'daki faşist ve terörist faaliyetlerine karşıtı mücadeleye aktif bir şekilde katılması. "Filistin" davası bu konuda öne çıkıyor ve ezici çoğunluğu Sünni olan İslam dünyası, küçücük ve mazlum Sünni Filistin'i siyonist baskı ve işkencelere karşı koruyamıyor. Destek çok yetersiz düzeylerde. İsrail on yıllardır göstere göstere Filistin'in kanını içiyor ve sayıları milyarı aşan Müslüman dünyası birleşip de bu şeytanlığa dur demiyor, çünkü kendileri ciddi oranda global faşistlere boyun eğmeye, hatta onların şeytanlıklarına hizmet etmeye alıştırılmış durumda (İslam'ın başkenti denebilecek Suudi Arabistan başta olmak üzere). Hal böyleyken, Şii cephesi siyonist rejime karşı başarılı bir ezici hamle yapsa bile, bu durum İslam'ın kendi içindeki çürümüşlüğü ve Sünni-Şii nifakını ortadan kaldırmayacağı gibi daha da şiddetlendirebilir. Halbuki ABD ve İsrail'in zulmünün artarak devam etmesi, Sünni cephede de bazı önemli uyanışlar meydana getiriyor. Suriye yenilgisinden sonra Türkiye ve Katar'ın Suudi Arabistan'la arasının açılmaya başlaması bunun örneklerinden biridir. Ayrıca neredeyse tamamı Sünni olan Filistin'deki örgütlerin son yıllarda Şii direniş örgütleriyle arasındaki ilişkiler giderek olumlu yönde gelişiyor. Filistinli örgütler şimdiye kadar İslam dünyasının, özellikle de Suudi Arabistan'ın tepkisinden korktukları için, Şii örgütlerle işbirliğine pek sıcak bakmıyorlardı, hem de ABD-İsrail eliyle gördükleri işkencelerin, katliamların boyutuna rağmen ve hem de Şii güçlerin Filistin davasına doğrudan veya dolaylı olarak sundukları büyük desteğe rağmen. Ama son yıllarda bu durum değişmeye başladı. Özellikle global faşistlerin Suriye'de yenilgiye uğramaları sonucunda, Filistin örgütleri Şii cepheyle kardeşlik/işbirliği söylemlerini artırdı. Geç olsun, güç olmasın. Kısacası, Sünni-Şii nifakını aşıp ortak düşmana karşı işbirliği yapma eğilimi giderek artıyor. Siyonist rejime karşı mücadele ancak ve ancak Sünni-Şii işbirliğiyle yapılırsa, sonrası için (Ortadoğudaki siyonist faşizm yenildikten sonrası için) nispeten sağlıklı bir zemin oluşmuş olur. Aksi takdirde çok daha karmaşık ve kaotik bir durumun hakim olması çok muhtemeldir. İsrail yönetimi yok edilse veya ciddi bir şekilde sarsılsa bile, ABD ve müttefiklerinin olası bir müdahalesine karşı da Sünni ve Şiilerin kendi aralarındaki işbirliği durumu hayati bir öneme sahip. Kısacası, o konuda bir netlik ve samimi bir barış/uzlaşma sağlanmadan, tek başına Şiilerin siyonist rejime saldırıp onu etkisiz hale getirmede başarılı olmasının bile çok yapıcı sonuçları olmayabilir.

bozadi

#23
18 Şubat 2018

ABD'den Azerbaycan'a 'uyarı mektubu'


ABD yönetiminin, Azerbaycan'ın Rusya'yla yaptığı askeri anlaşmalar nedeniyle Bakü yönetimine bir uyarı mektubu gönderdiği belirtildi.




Azeri basınında yer alan haberlere göre Beyaz Saray, Azerbaycan'ın ABD'nin yaptırım listesinde bulunan Rus savunma şirketlerinden askeri teknoloji satın almasından memnun değil ve Washington yönetimi, duyduğu rahatsızlığı ifade etmek için Bakü'ye bir uyarı mektubu gönderdi.

Kaynak: ABC Gazetesi


bozadi

#24
Azerbaycan'ın %85'i Şii olduğu halde ve bildiğim kadarıyla Aliyev ailesi de Şii kökenli bir aile olduğu halde, yönetim ABD ve İsrail'e itaat etmeye öyle alışmış ki, ülkede Şii örgütlenmelere karşı olağanüstü bir baskı var. Neyse ki dolaylı olarak da olsa, son yıllarda Rusya'yla ilişkilerin geliştirilmesi sayesinde ABD-İsrail kontrolü azalıyor ülkede. AKP Türkiyesinin ABD ve Suudi Arabistan'la ilişkilerindeki soğuma da cesaret vermeye başladı sanırım Aliyevlere. Geç olsun, güç olmasın...

bozadi

#25
Ayrıca İslam dünyası genelinde Sünni-Şii nifakının aşılması, Türkiye'deki Alevi-Sünni nifakını/gerilimini büyük ölçüde gidererek ülke içindeki dayanışma ruhunu güçlendirecektir.