Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

Papaza karşılık Hakan Atilla mı? (26.07.2018)

Başlatan bozadi, 27 Temmuz 2018, 00:02:00

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

#15
03 Ağustos 2018

İncirlik Üssü'ndeki ABD askerleri için yakalama ve tutuklama talebi


Avukatlar Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurarak İncirlik Üssü'ndeki ABD askerlerinin tutuklanmasını talep etti.




Fethullahçı Terör Örgütü ile Sivil Mücadele Platformu'na bağlı avukatlar Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurarak İncirlik Üssü'ndeki ABD askerlerinin tutuklanmasını talep etti.

AĞIR SUÇLAMALAR

Savcılığa verilen dilekçede ABD'li askerlere "FETÖ Silahlı Terör Örgütünün amaçları ve prensipleri doğrultusunda faaliyet yürütmek suretiyle Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Anayasal Düzenini ortadan kaldırmaya teşebbüs, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin görevini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ve Milletinin egemenliğini tehlikeye atmak" suçlaması yöneltildi.

"15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİNDE ROL ALAN..."

Avukatlar dilekçelerinde şu ifadeleri kullandı:

"15 Temmuz Darbe girişiminde rol alan Adana İncirlik Hava üssünde görevli ve bu görevlilerden sorumlu Amerika Birleşik Devletleri Hava Kuvvetleri Komutanlığına bağlı rütbeli şüpheliler ve tespit edilecek subaylar hakkında ekteki somut deliller ışığında soruşturma açılması, şüphelilere isnat edilen suçların vasıf ve mahiyeti, haklarında ki kuvvetli suç şüphesinin varlığı, yurtdışına kaçma ihtimalleri, delilleri karartma durumları, sabit ikametgah sahibi olmamaları gibi durumlar göz önünde bulundurularak haklarında derhal GÖZALTI KARARI verilmesi, şüphelilerin ifadelerinin alınmasının ardından, TUTUKLANMALARI için Adana Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine sevk edilmeleri talebidir."

Dilekçede gözaltına alınması ve tutuklanması istenen isimler şöyle:

"1-General Joseph VOTEL (ABD Merkez Kuvvetler Komutanı)

2-General John F. Campbell (ABD Eski ISAF Komutanı)

3-Albay Richard H.Boutwell (Nevada 99.Hava Üssü Filo Komutanı)

4-Albay John C. Walker (İncirlik - ABD Hava Kuvvetleri)

5-Albay Michael H. Manion (İncirlik - ABD Hava Kuvvetleri)

6- Albay David Eaglen (İncirlik - ABD Hava Kuvvetleri)

7-Albay David Trucksa (İncirlik - ABD Hava Kuvvetleri)

8-Yarbay Timothy J. Cook (İncirlik - ABD Hava Kuvvetleri)

9-Yarbay Mack R. Coker (İncirlik - ABD Hava Kuvvetleri)

10-Başçavuş Thomas S. Cooper (İncirlik - ABD Hava Kuvvetleri)

11-Başçavuş Vegas M. Clark (İncirlik - ABD Hava Kuvvetleri)

12- 15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİNE KATILAN VE TESPİT EDİLECEK DİĞER ABD'Lİ ASKERLER"

Kaynak: odaTV


bozadi

#16
AKP'nin şu aşamada İncirlik'i kapatabileceğini sanmam ama mevcut gidişatta ciddi bir değişiklik olmazsa bunu eninde sonunda yapması gerekecek gibi görünüyor, ki o günü milli bir bayram olarak kutlamak gerek.

bozadi

#17
03 Ağustos 2018

Sabah ve Akşam ters düştü


Hükümete yakın Sabah gazetesi bugünkü manşetinde ABD'ye karşı tavır alan muhalefetle iktidarın ABD'ye karşı duruşuna dikkat çekti.




ABD Türkiye'ye uygulayacağı yaptırım kararlarını açıkladı. ABD Maliye Bakanlığı'nın açıklamasına göre Papaz Brunson'ın serbest kalmaması halinde yaptırım uygulanacak Türk yetkili ve kurumların listesi hazırlandı. Listede Adalet Bakanı Abdülhamit Gül ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da var.

Buna göre yaptırımlar Rusya'ya uygulananlarla aynı olacak. Yaptırımlar mal varlıklarına el koyma, ABD'ye giriş yasağı getirme, ABD şirketleri ile ticaret yapılmasını önleme gibi kurallar içeriyor.

ABD yönetimi, Adalet Bakanı Gül, ve İçişleri Bakanı Soylu'nun ABD'deki eğer varsa malvarlıklarına el koydu. ABD vatandaşlarının da bu kişilerle ticari ya da parasal ilişkiye girmesi yasaklandı.

Türkiye, ABD'nin bu yaptırımlarına karşı ortak tavır alarak tepki gösterdi.

SABAH'TAN BİRLEŞTİREN MANŞET

Hükümete yakın Sabah gazetesi bugünkü manşetinde ABD'ye karşı tavır alan muhalefetle iktidarın ABD'ye karşı duruşuna dikkat çekti.

Sabah'ın haberinde, "ABD'nin skandal yaptırım kararına karşı her kesimden tepki geldi. Meclis'teki AK Parti, MHP, CHP ve İyi Parti grupları da ortak bir açıklama yaptı: ABD'nin tehditlerine halkımızın dayanışması ve kararlılığı ile 'Hayır' diyoruz" ifadeleri yer aldı. Sabah gazetesinin, seçim döneminde ve sonrasında Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'la gerilim yaşayan CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun ABD'ye karşı duruşunu fotoğraflı olarak birinci sayfadan verdiği görüldü. Aynı zamanda yine Erdoğan'la gerginlik yaşayan Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu'nun da açıklamaları da Sabah'ın birinci sayfasındaydı.

AKŞAM'DAN AYRIŞTIRAN TAVIR

Sabah gazetesi ABD'ye karşı ortaya konan birliği resmederken Hükümete yakın Akşam gazetesi ise tam tersi yönde tavır aldı.

Akşam gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Murat Kelkitlioğlu birinci sayfadan duyurulan bugünkü yazısında CHP Lideri Kılıçdaroğlu'nu hedef aldı. Kelkitlioğlu, "CHP acıya ortak olamaz" başlıklı yazısında "Yıllardır dilimizde tüy bitti! Hem bu köşede hem katıldığımız TV programlarında defalarca kez yineledik... Muhalif olmak, milletin değerleriyle kavga etmek değildir! Muhalif olmak, 'İktidara vurmak için her yol mubahtır' diye düşünüp FETÖ gibi yapılanmalarla kol kola girmek değildir! Muhalif olmak, yabancı kaynaklı her saldırıyı 'Ohh ne güzel Erdoğan yıpranıyor' diye alkışlamak değildir!

Öyle olmadığı için 100 yıllık tarihi olan ana muhalefet partisi bugün müzmin muhalifliğe mahkûm olmuştur!" ifadelerini kullandı.

İşte o gazeteler:






Kaynak: odaTV


bozadi

#18
03 Ağustos 2018

40 yıl önce Ecevit ambargo uygulayan ABD'ye ve NATO'ya nasıl rest çekmişti


Ecevit BBC'ye verdiği röportajda ambargo kalkmadığı sürece ABD üslerinin kapalı ve askıda kalacağını ifade ediyordu.




ABD, Türkiye'de casusluk, FETÖ ve PKK ilişkileri iddiasıyla tutuklu bulunan Rahip Brunson'ı gerekçe göstererek Türkiye'ye yaptırım uygulama kararı almıştı. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Adalet Bakanı Abdülhamit Gül'ün ABD'deki mallarına el koyma dahil yaptırımlar çok tepki çekmişti. Türkiye Dışişleri Bakanı ise aynı gün ABD'nin yaptırım kararlarına karşılık verileceğini söylemişti.

Ancak, ABD'nin yaptırımlarının asıl nedeninin, Türkiye'nin Rusya ile kurduğu ilişki olduğunu ifade edenler de var. Türkiye'nin Rus S-400 hava savunma sistemini alması, Rusya'nın Türkiye'de nükleer enerji tesisi kurması ve Suriye'deki Türkiye-Rusya-İran üçlü koalisyonu, ABD'nin yaptırımının asıl gerekçesi olduğu düşünülüyor.

40 YILIN SONRA BENZER DURUM AMA AYRI TAVIR

ABD'nin Türkiye'ye adeta ekonomik savaş ilan etmesi, 1970'li yıllardaki ABD'nin Kıbrıs Barış Harekatı nedeniyle Türkiye'ye uyguladığı ambargoyu hatırlattı. BBC Türkçe'den Mahmut Hamsici, 1978 yılında dönemin Başbakanı Bülent Ecevit'le BBC'nin yaptığı röportajı yayımladı. Ecevit röportajda ağırlıklı olarak, ABD'nin Türkiye'ye silah ambargosuna tepkisi ve NATO'yla ilişkiler ile Sovyetler Birliği ve diğer sosyalist ülkelerle ilişkilerin geliştirilmesiyle ilgili soruları cevaplıyordu.

ABD, Türkiye'nin 1974 yılındaki Kıbrıs Harekâtı sonrası Türkiye'ye silah ambargosu uygulamaya karar vermişti. Türkiye 1975 yılı ve sonrasında ABD'nin Türkiye'deki üslerini kapatma kararı almış ve bazı üslerinin durumunu da askıya almıştı. Ecevit BBC'ye verdiği röportajda ambargo kalkmadığı sürece ABD üslerinin kapalı ve askıda kalacağını ifade ediyordu.

Ecevit ABD'ye, "Ambargo kalkmazsa, açık ki bu yapılamaz" diyordu.

Ecevit röportajda NATO'ya yönelik eleştirilerini de sıralıyor ve Türkiye'nin yalnız bırakıldığını ifade ediyordu. Bunun üzerine Türkiye'nin askeri anlamda yeni savunma stratejisine döndüğünden ve Sovyetler Birliği ile askeri yakınlaşmadan söz eden Ecevit, Türkiye'nin askeri silahlar anlamında tek kaynağa bağlı kalmaktan da uzaklaşılacağını söylüyordu.

Sovyetler Birliği ile girilen yumuşama döneminden sık sık söz eden Ecevit, isim vermeden ABD'ye şu mesajı iletiyordu: "Deniz aşırı bir ülkenin kongresinin insafına bağlı halde durmasına gücümüz yetmez. Başımızın çaresine bakmak durumundayız. Muhakkak bunun bazı siyasi sonuçları olacak."

Öyle ki Ecevit'in bu sözlerine muhabir,  "Efendim, bu anlamda bu bir ultimatom mu?" diye soruyordu.

Ecevit NATO konusunda da net tavrını şöyle açıklıyordu: "NATO'ya yapacağımız katkı, NATO'nun Türkiye'nin güvenliğine katkısıyla orantılı olacak, bu kadar."

Ecevit'in Mayıs 1978'teki bu röportajı sırasında ambargo devam ediyordu. Ecevit'in bu röportajından sadece 4 ay sonra, ABD Kongresi ambargoyu kaldırmıştı.

İŞTE ÇOK DERS ÇIKARILACAK O VİDEO




Kaynak: odaTV


bozadi

#19
Çeşitli bakımlardan eleştiri konusu olabilecek yönleri varsa da, Ecevit CHP'sinin Kıbrıs konusunda global şeytanlara karşı gösterdiği "olağanüstü" cesur tutum ne kadar takdir edilse azdır, ülkemizin yüz akıdır. CHP'nin Amerikan emperyalizmi karşısındaki nadir ve muhtemelen en önemli karşı duruşudur sanırım ve CHP'nin hızla yozlaşmış kurumsal kimliğinden ziyade Ecevit'in şahsıyla da yakından bağlantısı vardı o tutumun bence, çünkü CHP genel olarak ülkemizin, devletimizin, milletimizin Amerikan-İsrail emperyalizmine "boyun eğmesini" doğrudan ve dolaylı şekillerde destekleyen bir parti olagelmiştir, ki bu da CHP'nin Atatürkçü bir kılıfla Atatürk'ten intikam alan güçlere ne kadar derin bir şekilde hizmet ettirildiğinin bir kanıtıdır.

Ne olursa olsun, bugün Erdoğan AKP'sinin Amerikan-İsrail emperyalizmine, daha doğrusu bu faşist devletler şahsında İlüminati şeytanlığına karşı giderek daha güçlü bir şekilde göstermekte olduğu sevindirici tutumda, Kıbrıs harekatı dönemi Ecevit CHP'sinin önemli bir örnek ve cesaret teşkil ettiğini düşünüyorum. Yani, "demek ki yapılabiliyormuş, imkansız değilmiş, Amerika Allah değilmiş..." şeklinde bir örnek.

Aynı şekilde, yine çeşitli bakımlardan eleştirisi yapılabilecek olan çeşitli Sol gruplar, canlarını adeta hiçe sayarak Amerikan emperyalizmine karşı güçlü bir protesto ve karşı koyuş sergilemenin, bunun mümkünlüğünün ve kaçınılmazlığının çok hayati bir örneğini teşkil edegelmişlerdir ve aynı şekilde onların da bugün Erdoğan AKP'sinin bu konuda sergilemeye başladığı onurlu tutumda önemli bir etkisi, katkısı olduğunu düşünüyorum. Eğer geçmişte büyük bedeller ödenerek bu örnekler yaşanmamış, yaşatılmamış, gösterilmemiş olsaydı, bence bugün AKP bu tavrı sergilemeye çok daha uzak, çok daha mesafeli olurdu.

Aslında bu konuda, tıpkı Ecevit'in durumunda olduğu gibi Erdoğan'ın şahsının da önemli bir faktör olduğunu düşünüyorum. Yani bana öyle geliyor ki, Erdoğan dışında AKP'deki hiçbir belli başlı aktör, şu anda ABD'ye karşı bu tavırları sergileme ve tırmandırma cesareti gösteremezdi. Erdoğan'ın biraz çocukça, safça ve hatta biraz delice bir yönü var ama zaten o yön olmasaydı Erdoğan şu anda yaptığı çok önemli bazı doğruları, güzellikleri de yapamazdı bence. AKP içinde doğrudan veya dolaylı şekilde Feto-bağlantılı kesimler (örneğin Davutoğlular, Güller, Arınçlar vs) ve yine çeşitli aşırı tutucu (yobaz) ve güce tapan karakterde bazı kesimler, Erdoğan'ın pek çok konudaki özgür, özgürlükçü, yenilikçi tavırlarından hiç hoşlanmıyorlar, hatta bu nedenle Erdoğan'dan nefret ediyorlar resmen.

Evet, Erdoğan'a ve/veya AKP'ye muhalif partilerin veya ideolojilerin penceresinden bakıldığında Erdoğan'da hiçbir erdem veya pozitif/hayırlı bir yön görmemek bir bakıma "olağan" sayılır ama bu biraz da aşırı ideolojik kalıplaşmışlığın ve hatta bir ölçüde ideolojik tembelliğin, sığlığın, aptallaşmışlığın bir sonucudur.

bozadi

#20
04 Ağustos 2018

ABD'li bakanların malvarlığını donduruyoruz


Erdoğan "Ben de bugün arkadaşlarıma talimatı veriyorum. ABD'nin adalet ve içişleri bakanlarının Türkiye'deki malvarlıklarını donduracağız varsa" dedi.




Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AKP'nin 5. kadın kolları olağan kongresinde konuştu.

Erdoğan, ABD'nin yaptırım kararına değindiği konuşmasında karşı adım atılacağını söyledi.

Erdoğan şu ifadeleri kullandı:

"Amerika'nın özellikle son İzmir'deki papaz Brunson olayıyla alakalı attığı adım, bir stratejik ortağa yakışmayacak bir adımdır. Ve ABD bu adımla birlikte aslında Türkiye'ye karşı ciddi saygısızlık yapmıştır. Türkiye, hukuk devletidir, hukukun gereği yapacak. Bizimle asla bir takas anlayışı içerisinde 6 kez ABD'ye girip çıkan, Halkbankamızın genel müdürünü tutuklamak suretiyle kalkıp da bizimle bir takasa girmedik. Böyle bir anlayış bizim anlayışımız değildir, hukuk neyse biz bunun yanında olduk. Sadece bu değil, Halkbankamıza hiçbir alakası olmadığı halde bir bedel ödetme yoluna gitmeyi de asla doğru bulmuyoruz. Çünkü suçlu bedelini öder ama suçu yoksa ona bedel ödetme gayreti içine girmek kimsenin haddine değil.

Benim bakanlarımı Brunson'la ilgili olarak, 'Onu yakından takip ettin' suretiyle ABD'de malvarlıklarına el koyuyoruz mantığı mantık değildir. Bu, Teksas'takilerin işi olabilir ama kalkıp da ABD'de herhangi bir malvarlığına sahip olmayan bakanlarımla ilgili böyle bir yaklaşımı kabullenmek asla mümkün değildir. E şimdi ne olacak? Biz dün akşama kadar sabrettik. Ben de bugün arkadaşlarıma talimatı veriyorum. ABD'nin adalet ve içişleri bakanlarının Türkiye'deki malvarlıklarını donduracağız varsa."

"TRUMP ÇOK BÜYÜK BİR OYUNA GELMİŞTİR"


Erdoğan, bir oyun olduğunu belirterek "Trump, çok büyük bir oyuna gelmiştir. Bu oyunu Sayın Trump'ın bozması gerekir. Bizler bu noktada kararlıyız, duruşumuzu dürüst olduğumuz için aynen devam ettireceğiz. Dış politikamızı hiçbir zaman, sahte tezgahlar üzerine kurmadık. Her zaman dik durduk ama dikleşmedik" dedi.

Ayrıntılar geliyor...

Kaynak: odaTV


bozadi

#21
Bence Trump yaptığı pek çok "sivri" şeyi bizzat ABD'nin mağdurlarını tahrik edip, uyandırıp ABD derin devletini zora sokmak için yapıyor. Bu sivrilikler bir yandan Pentagon'u ve İsrail'i memnun ediyor ve Trump'ı bir an önce indirme güdülerini zayıflatıyor ama Trump bir yandan da onların işini zorlaştıracak düzeyde abartılı ve uyandırıcı hareketler yapıyor "hedef" taraflar üzerinde.

Türkiye'ye karşı uygulanan ve giderek sivriltilen yaptırımların Türkiye'yi uyandırıcı etkileri kendini giderek gösteriyor örneğin. Aynı şekilde Çin'i derin gücünü ortaya koymaya zorlayan ticari hamleler de öyle. Ve aynı şekilde Trump son günlerde hem ticaretle hem de NATO'yla ilgili bazı meselelerde Avrupa güçlerinin ayaklarına basarak onları ABD'ye karşı şaşırtıcı derecede sert bazı açıklamalar yapmaya, hatta neredeyse ABD'ye karşı birleşmeye teşvik ediyor, nitekim bu yönde bazı tavırlar gösterildi.

Yine örneğin daha önce Kudüs'ü bir bütün olarak İsrail'in başkenti ilan etmesi, hem Müslümanları, hem de Hıristiyanlar dahil başka çeşitli kesimleri adeta ortak ve güçlü bir karşı tepki göstermeye teşvik etti bu konuda.

Evet, Trump ciddi bir kumar oynuyor ve bir yönden yakasını ABD derin devletine kaptırmış olsa da, bir yandan da onların lehineymiş gibi görünen ama onları ifşa eden ve zora sokan çok sivri hamleler yapıyor. K'ların yorumlarını hatırlayacak olursak, Trump bu kumarı çok uzun süre devam ettiremeyecek, derin devlet onun oynadığı oyunun kendilerine zarar verici yönlerini gözlemledikçe onun üzerindeki baskılarını iyice artıracak, adeta boğazına binecekler gibi görünüyor. Veya belki oynadığı kumarın insanlığa zarar veren yönlerinin artması nedeniyle de durumu kötüleşebilir. Bakalım süreç nasıl ilerleyecek.

bozadi

#22
04 Ağustos 2018

Türkiye'ye karşı operasyon çağrısı


Haberde, Türkiye'ye operasyon çağrısında bulunulurken, "özgür dünya Erdoğan'a karşı ne kadar çabuk hareket ederse, dünyamız o kadar güvenli olacaktır. Türkiye dönüştürülmeli" ifadelerinde bulunuldu.




ABD'li Newsweek dergisinden Türkiye'ye operasyon çağrısı yapıldı.

31 Temmuzda yayımlanan "Erdoğan Kürtleri kırmak ve Osmanlı'yı diriltmek istiyor" başlıklı haberde çarpıcı ifadeler kullanıldı. Jonathan Watchel ve Albert Watchel imzalı haberde, Türkiye'nin son yıllardaki dış politikasına değinildi.

Türkiye'nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan döneminde, dış politikada saldırgan bir tutum izlendiği bahsedilirken, iç siyasette de Kürtlerin kullanıldığını ve 2013 yılındaki "Kürt açılımı"na rağmen son dönemlerde Kürtlere karşı saldırgan bir politika izlendiği belirtildi.

Newsweek'in haberinde, Türkiye'nin "terör rejimi"ne doğru yöneldiğine ve Türkiye'nin bir zamanlar demokratik ve ılımlı olduğuna değinildi. Türkiye'nin Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ı devirmek istediği ifade edilirken bölgedeki operasyonlarda Kürtlerin katledildiği iddia edildi.

Haberde, Erdoğan'ın, "Sünnilerin lideri" sıfatıyla hareket ettiğini ve Orta Doğu'da karmaşa yarattığı iddia edildi. Türkiye'nin Rusya ve Amerika'yla ikili ilişkilerinin bulunduğu belirtilirken, Erdoğan'ın dış politikasının ikilik içerdiği ve akıl dışı olduğu iddia edildi.

"ÖZGÜR DÜNYA TÜRKİYE'YE KARŞI HAREKETE GEÇMELİ"

Jonathan Watchel ve Albert Watchel tarafından yazılan haberin sonunda, çok tartışılacak ifadeler yer aldı. Türkiye'nin tüm dünya açısından tehlikeli olduğunu ve "dünyanın en güçlü devleti olan Amerika"nın çok önemli yardımlarda bulunabileceğine değinildi.
Haberde, Türkiye'ye operasyon çağrısında bulunulurken, "özgür dünya Erdoğan'a karşı ne kadar çabuk hareket ederse, dünyamız o kadar güvenli olacaktır. Türkiye dönüştürülmeli" ifadelerinde bulunuldu.

KALIN'DAN TEPKİ

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, ABD menşeli yayın organı Newsweek dergisinde çıkan bir makalenin, Türkiye konusundaki en kötü yazılardan biri olduğunu belirtti.

Kalın, Twitter hesabında, Newsweek'de yayınlanan, "PKK ve FETÖ terör örgütleri propagandasının, gerçekler ve ideolojik paranoya olarak analiz edilerek sunulduğu" makalenin, Türkiye hakkında en kötü yazılardan biri olduğu paylaşımını yaptı.   

İbrahim Kalın, paylaşımında "24 Haziran seçimleri geçtiğine göre Newsweek şimdi de Türkiye'de yeni bir darbe girişimi çağrısı mı yapıyor?" ifadesini kullandı.

Kaynak: odaTV