Furkan Talay'ın Köşe Yazısı: "Atatürk’ü kim zehirledi?" (17.11.17)

Başlatan bozadi, 18 Kasım 2017, 01:24:53

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

17 Kasım 2017

Atatürk'ü kim zehirledi?


Furkan Talay




Konu Atatürk gibi kilit bir isim olunca cahiller ordinaryüs kesilirler bilirsiniz.

Sorsanız hayatlarında bir kitap dahi okumamışlardır.

Tv karşısına geçip dansöz misali her gün sözünden dönen kanalları izlerler ve bilgili olduklarını zannederler.

Bu cehalet, Atatürk düşmanlığını yayan ajanların ekmeğine yağ sürmesinde ne yapsın?

Yıllardır bir safsata dolaşıyor kulaktan kulağa..

Atatürk içki içmekten siroza yakalandı öyle öldü diye.

Bu yalan Atatürk'ün vefatından sonra İnönü ve meclisteki masonlar tarafından tarih kitaplarına "Çocuklarımıza terbiye olsun, onun sigara ve alkolden öldüğünü duyuralım" şeklinde geçirilmiştir.

Onların bu ihaneti Türk genciyle Atatürk'ün arasını açmak içindi ve başardılar.

Bu yalanı hala yaşatmaya çalışanlara kaynak ne diye sorun fesli Kadir ya da bir FETÖ'cüyü gösterirler.

Yani kılavuzu karga olanın...

Atatürk içki içmekten falan ölmedi, yanlış tedavi uygulaması sonucu karaciğeri iflas ettirildi..

Ettirildi yazdım, çünkü Atatürk'ü zehirlediler.

'Atatürk'ün Yasaklanan Kitabı' isimli eserin 220-224 sayfaları arasında bu konu kaynaklarıyla ele alınmış.

Atatürk memleketteki mason localarının kapatılması talimatını verdikten sonra masonların düzenledikleri toplantıda konuşulanları Atatürk'ün vefatından 10 yıl sonra Avram Benaroysan Yunan Komünist Partisi'nin gazetesinde şöyle aktarıyor:

"O (Atatürk) zannetti ki bütün memleket düşmanlarını tasfiye ettiği gibi masonları da tasfiyeye tabi tutmaya muvaffak olacaktır. Fakat asla! Türkiye'deki mason cemiyetinin Kemal Atatürk tarafından kapatılarak faaliyetlerinin durdurulduğunu Moskova'da tarihi bir yerde yoldaşlar arasında yapılan bir toplantıda işittiğim zaman beynimden vurulmuş gibi sersemledim."

Yazının devamı şöyle: "O sarı adam, ortadan kat-i surette kaldırılacaktır. Mefkuremize imha edici darbe vuranların akıbeti feci şartlar altında ölümdür! Benarosyan masonların Atatürk'ü silahla ortadan kaldırmayı düşündüklerini, ancak Atatürk'ün ölümünün ani oluşunu tehlikeli gördüklerinden onu esrarengiz bir şekilde zehirlemeye karar verdiler ve Mason cemiyetleri kapatıldıktan sonra da hiçbir şey yokmuş gibi Mustafa Kemal'in her hareketini alkışladılar. Çünkü Kemal hayattayken masonların Türkiye'de yerleşme imkanları ortadan kalkmıştı. Bundan dolayı sessiz ve esrarengiz bir şekilde Kemal'in ortadan kaldırılması elzemdi."

Daha birçok kaynak olmasına rağmen bu kadarı yeterli olsa gerek.

Eğer Türkiye'de Atatürkçü geçinenler samimi olsalardı zaten biz bu gerçekleri çoktan öğrenmiştik.

Eğer Atatürk'ü gerçek manada tanımak istiyorsanız; O'nunla ilgili okuduğunuz bütün kitapları unutun ve Prof. Dr. Haydar Baş'ın 10 Kasım'da okuyucuyla buluşan 928 sayfalık 'Hoş Geldin Atatürk' eserini okuyun derim.

Kimi yerinde ağlayacaksınız, kimi yerinde hayretler içerisinde kalacaksınız.

Her şeyden önemlisi Atatürk gibi bir lideriniz olduğu için Allah'a şükredecek, böyle bir eseri yazan Haydar Baş'a teşekkür edeceksiniz.


Kaynak: Yeni Mesaj


bozadi

Masonluğa girmiş herkesin şeytani bir niyete sahip olduğunu veya böyle bir niyete hizmet ettiğini iddia etmiyorum kesinlikle, belki özellikle vitrin kısmında pek çok pozitif eğilimli insan da olabilir. Ve işin garibi K'lar masonluğun en üst derecelerinde pozitife meyleden veya geçen bireylerin olabileceğini ima etmişlerdi sanki bir celsede ama "genel" itibariyle masonluğun İlüminati'nin, yani dünyadaki egemen faşist gücün en önemli kollarından biri olduğundan şüphe duymuyorum kendi adıma.

Atatürk'ün kapattığı mason localarının İsmet İnönü tarafından tekrar açtırılması, İsmet'in paralardan Atatürk resimlerini kaldırtıp kendi resimlerini basması gibi sayısız olay, İsmet'in Atatürk'e karşı ciddi bir kıskançlığı olduğuna işaret ediyor bence. Ayrıca global emperyal güçler karşısındaki şok edici başarısıyla tanınmış olan Atatürk'ün ölümünden bir süre sonra CHP'nin ve TSK'nın giderek NATO'nun, ABD'nin ve İsrail'in müttefikliği görüntüsü altında adeta "emir eri" haline gelmiş olması, global şeytanların Atatürk'ten, partisinden, ordusundan aldığı apaçık bir intikamdan başka birşey değil bence. Ne yazık ki Atatürkçü taban da adeta ayakta uyutuldu, hipnotize edildi, zehirlendi ve bu süreçleri sorgulayamadı. Atatürk'ü deviren güçler, Atatürkçüleri de çok büyük oranlarda sindirdiler ve "hedef saptırdılar", Atatürkçülerle Dincileri birbirine düşürmenin yollarını aradılar, buldular ve başarıyla uyguladılar. Gerçekten de bu ülkede Atatürkçülük adıyla dincilere veya dindarlara çok ciddi faşizan baskılar yapıldığından şüphe duymuyorum. Ama bunu söylerken Atatürkçülerle Atatürk'e veya Atatürkçülüğe muhalif dindarlar arasındaki mevcut ve potansiyel nefret birikimini destekleme amaçlı söylemiyorum kesinlikle. Taraflardan hiçbirinin yeterince masum olduğunu sanmıyorum. Asıl mesele suçlu aramak, birbirini yemek olmamalı. Asıl mesele yangını körükleyen perde arkasındaki "profesyonelleri" fark edip pis ellerini hayatlarımızdan çekmelerini sağlamak olmalı.

fidelista

Paylaşım için teşekkürler önemli bir konu.

Atatürk emperyalist güçlerle baş edebiliyorlardu bu gücü ve iradesi vardı, küresel konsorsiyumun uşakları tarafından öldürüldüğü bence doğru ,bunu kime yapmadılarki Chavezemi Arafatamı ?..Castroya yüzlerce kez suikast düzenlediler ,kendi başkanlarını bile öldürdüler bu cani psikopatlar , Atatürkü yok etmek istemeleri ve bunu yapmaları zaten beklenmesi gereken bir hareket,sonra ülkeyi avuçlarına aldılar bugüne dek gelindi.Atatürk düşmanlığınıda bunların ektiği tohumlarla cahil yobaz islamcıların ağzında o gün bugündür ,bir kaç kuşak yetiştirdiler ve darbe bile yapmaya kalkıştılar ,ülkemizin konsorsiyumun kıskancında olduğu ne kadarda net görülüyor.