Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

Turkeys-fingerprints-in-the-Western-war

Başlatan ghalghaikent, 03 Şubat 2015, 03:11:28

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.


bozadi

#1
Haber bağlantısı için teşekkürler ghalghaikent. Mevcut Türkiye devlet yönetiminin Batı destekli "Yeni Osmanlıcılık" ideolojisine dayalı olarak İstanbul'dan Batı Çin'e uzanan bölgelerdeki Türki Cumhuriyetleri birleştirmek gibi bir hedef güdüyor olabileceğine değinilmiş. Bu amaçla Doğu Türkistan'daki (Sincan) ayrıclıkçı ve İslamcı Uygur gruplarının desteklendiği, hatta bu grupların Suriye, Afganistan gibi ülkelerdeki cihatçı mücadelelere yönlendirildiği bilgilerine yer veriliyor. Çin'e karşı gösterilen gizli düşmanlığın nedenlerinden biri de, Çin'in Rusya ve İran gibi ülkelerle birlikte Batılı faşizan siyasi/askeri birliklere karşı sergilediği direnç olarak belirtiliyor. Yani Batılı faşistler, Çin'e Türkiye üzerinden de saldırmış oluyor böylece. Yeni Osmanlıcılık teşviki yapıyorlar bu amaçla. Bugün müsait bir vaktimde daha ayrıntılı bir özet ve konuyla ilgili fikirlerimi paylaşmak isterim. Tekrar teşekkürler; bilgimin çok eksik olduğu bazı alanlarda önemli ipuçları içeriyor bu haber.

bozadi

#2
Haberin geniş bir özetini sunmaya çalışacağım. Çin devleti bir grup Uygur'u Çin sınırından kaçak yollarla (belge sahteciliği de dahil) çıkarmaya çalışan en az on Türk'ü (TC vatandaşı Türkler olduğu ima ediliyor anladığım kadarıyla) tutuklamış. Söz konusu Uygurların Suriye, Afganistan ve Pakistan'daki Cihatçılarla birlikte eğitim ve savaş faaliyetlerine katılmak üzere ülke dışına çıkmaya çalıştıkları iddia ediliyor.

Habere göre mesele sadece birkaç Türk'ün belgede sahtecilik ve yasadışı göç suçlarına bulaşması değilmiş. Esas hikaye, Türkiye devletinin ve istihbarat kuruluşunun yüksek fonlu ve çok iyi organize edilmiş uluslararası bir terör ağını yönetiyor veya destekliyor olmasıymış. Suriye sınırındaki terörist savaşçılara yardım ve yataklık eden ve Çin'deki teröristlere maddi destek sağlayan Türkiye kendini uluslararası terör savaşının ortasına yerleştirdi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başbakan Davutoğlu'nun izlediği bu politikanın amacı NATO'ya ve "Yeni Osmanlı" vizyonuna karşı çıkan ülkeleri destabilize etmek (sarsmak, etkisizleştirmek).

Çin hükümeti Eylül 2014'te de bir grup Uygur Türkünü eğitim almak için İslam Devleti (IŞİD) kontrolü altındaki bölgeye seyahatte bulunmakla suçlamış. Endonezya'daki Jakarta Post gazetesi de dört Çinli Uygur Cihatçısının Malezya üzerinden ülkeler arası geçiş yaparken tutuklandığını haber yapmış. Aşırı bazı ideolojilere mensup bazı Uygur Türklerinin IŞİD dahil çeşitli uluslararası terör gruplarıyla iletişim ve işbirliği amaçlarıyla Asya ülkelerinde yaptıkları seyahatlere dair başka kanıtlar da mevcutmuş son aylara ilişkin olarak.

Haberde daha sonra şu soru soruluyor: Türkiye gibi hem Batı hem Doğu bloku ülkeleriyle işbirlikleri geliştirmeye çalışan bir ülke neden Çin'i destabilize etmeye çalışıyor? Sincan'daki (Doğu Türkistan) bir grup Radikal İslamcıya yardım edeceğim diye Beijing'le (Pekin) potansiyel olarak çok faydalı bir ilişki neden riske atılıyor? Bunun sebebinin Yeni Osmanlı ideolojisi olduğu cevabı veriliyor. Erdoğan hükümetinin amacının İstanbul'dan Batı Çin'e kadar uzanan bölgedeki Türki halkları birleştirmek olduğu söyleniyor. Ve Erdoğan ve Davutoğlu Doğu Türkistan İslam Hareketi'ni (Çin'in Talibanı) ve benzer bazı hareketleri terörist olarak değil de Türkiye'nin ana vatanıyla birleşme özlemindeki kayıp çocukları olarak gördüğü belirtiliyor. Yeni-kolonicilik anlayışına dayalı olmasına rağmen bu görüş Türkiye'de özellikle Erdoğan'ı destekleyen muhafazakar kesimde belirli bir popülerliğe sahip.

Bu Yeni Osmanlıcığın bir tür "Osmanlı intikamcılığı" (Osmanlı'nın Batıdan intikamını alması) olduğu söyleniyor ve bu yüzden de Erdoğan'ın "saygı" ve "onur" gibi nedenlere dayalı olarak militarist ve saldırgan dış politika benimsediği ifade ediliyor.

Davutoğlu'nun bir konuşmasında "kaybettiğimiz eski değerleri tamamen benimsemeye" dair bir göndermesi paylaşılıyor. Buna göre Türkiye'nin ilerlemesinin anahtarı geçmişindeymiş.

Garip bir şekilde, Türkiye'nin Osmanlı intikamcılığına yönelik bu hareketinin ardında yine Batı'nın, özellikle de ABD'nin etkisinin bulunduğuna değiniliyor. "Politikayı Batı Yazıyor, Kirli İşi Türkiye Yapıyor" şeklinde bir ara başlık var. "Türki halkların" haritasına bakıldığında, Yeni Osmanlıcılığın, bölgedeki ana hedefleri Rusya ve Çin olan ABD'nin amaçlarına tamamen uygun olduğuna dikkat çekiliyor. Resmi olarak Afganistan'dan çekilmekte olan ABD'nin Orta Asya'daki olayları doğrudan etkileme ve veya kontrol etme yeteneğinin azalmakta olduğu söyleniyor.

ABD Rusya'yı destabilize etmek veya bir şekilde kontrol etmek, siyasi ve ekonomi gelişimini boğmak için tüm Kafkas bölgesinde terör gruplarını uzun zamandır destekliyor. Aynı şey Sincan için de geçerli. ABD Sincan'da bir takım "demokrasi destekçisi STK'lar" yoluyla Uygur ayrılıkçılarını yıllardır finansal ve siyasi olarak destekledi. Ama şimdi Türkiye hegemonyasını ileri sürebilecek bir bölgesel oyuncu haline geldiği için, Washington Rusya'yı ve Çin'i zor duruma düşürmek için Türkiye'nin bu stratejisinden tamamen hoşnut.

Sincan'da ve Batı Çin'de meydana gelen geniş çaplı terör saldırılarına Batı medyasında neredeyse hiç yer verilmemesi de bunun işaretlerinden biri gibi görünüyor. Örneğin Mayıs 2014'de Sincan'da bir pazarda meydana gelen terör saldırısında 31 Çinli hayatını kaybetti. Charlie Hebdo saldırısında hayatını kaybedenlerin neredeyse üç katı ama Batı'da bundan neredeyse hiç bahsedilmedi. Şüphesiz bunun nedeni Batı'nın Çin'i her zaman terör suçlusu olarak görmesi, asla terör mağduru olarak görmek istememesidir. Çifte standartçılığın ötesindeki bu iki yüzlülük, Çin'in herhangi bir destabilizasyonunu kendi egemenlikleri için kesin bir kazanç olarak gören Batılı "planlamacıların" sinsi bir şekilde aşağılayıcı zihin yapısını gösteriyor.

Çin ve Rusya Kaybettiğinde ABD Kazanıyor

Batı'nın (ve onun uzantısı olarak Türkiye'nin) Orta Asya'daki ve Çin'deki dış politika gündemini nihai olarak belirleyen şey jeopolitika ve ekonomidir ve amaç Rusya ve Çin'in ekonomik gelişimini zora sokmak ve bu güçlerin ikili işbirliği ve bölgesel entegrasyon yolunda ilerlemesini önlemektir. Türkiye bu bağlamda Rusya ile Çin arasına ve Çin ile Avrupa arasında sokulan devasa bir engel görevi görüyor.

Çin bağlamında Washington'un başlıca amacı Çin'in hem Asya'daki ekonomik gelişimini önlemek, hem de bu gelişimin Avrupa'ya doğru ilerlemesine engel olmak. Çin'in en büyük projelerinden biri Yeni İpek Yolu. Yüksek hızlı trenler, yeni havaalanları ve devasa bir dağıtım ağı yoluyla Çin'i Avrupa'ya bağlayacak büyük bir proje. Bu proje gerçekleşirse global ticareti dönüştürebilir çünkü o zaman Çin artık sadece ticari deniz taşımacılığına mecbur kalmayacak. Ticari deniz taşımacılığında ABD'nin gücü ve etkisi egemen.

ABD müttefiki Türkiye'yi de kullanarak Doğu Türkistan İslam Hareketi'ni ve bölgedeki diğer uç grupları finanse ederek, eğitim vererek ve maddi destek sağlayarak Sincan'ın ekonomik olarak gelişmesini engellemeye ve Çin'in planlarını boşa çıkarmaya çalışıyor.

Benzer şekilde Rusya Orta Asya'da büyük bazı projeler uygulamaya başladı. Rusya, Kazakistan, Belarus ve Ermenistan'ı kapsayan ve bu yıl Kırgızistan'ın da dahil olması beklenen ve Tacikistan'ın da giderek daha fazla ilgi duymaya başladığı Avrasya Ekonomi Birliği'nin kurulması ve genişletilmesi de o projelerden biri. Bu proje Çin'in "Yeni İpek Yolu" projesinin başarısı için çok önemli.

Son zamanlarda Rusya ve Çin arasında çok büyük enerji anlaşmaları yapıldı ve bu durum Washington'u çok rahatsız ediyor. Çünkü bu durum Avrupa'yı bile zaman içinde ABD'nin bir müttefiki olarak güvensiz hale getirebilir. Washington Rusya-Çin işbirliğinin tam olarak gerçekleşmesini engellemek için elinden geleni yapacak.

Batılı güçler Türkiye'yi ABD'yle aynı yöntemleri (terör sponsorluğu, iç savaşları destekleme, 'kriz yönetimi' amaçlarıyla kaosu artırma) izleyerek Yeni Osmanlı stratejisini izleme konusunda serbest bırakıyor. Bu durum Suriye'de sayısız ölüme neden oldu ve muhtemelen gelecekte de olmaya devam edecek. Ortadoğu'da bölünme ve çatışmalara neden oldu, ki bu da ABD'nin ve onun yakın bölgesel müttefikleri olan İsrail ve Türkiye'nin işine geldi. Ve şimdi Rusya ve Çin batının hedefinde.

Arulnool

#3
Bozadi bu bilgi dolu yazıyı çevirdiğin için ghaghaikent arkadaşımızada paylaştığı için teşekkürlerimi sunarım.
Anlamak isterken, hoş gördüm yargıları...

bozadi

#4
Ben de sana ve sizlere teşekkür ediyorum.

Haberin orijinalindeki resim gezi olaylarından sanırım. Gezi olaylarına pozitif bir gönderme olduğunu düşünüyorum.

İlginç ve önemli bir haber. Çin'in Uygurlara ve başka bazı halklara işkenceler ettiğinden bir şüphe duymuyorum ama yine de resmin bizim bilmediğimiz önemli başka parçaları da olduğunu anlıyorum bu haberden. Yani Uygurların bir kısmının aşırı radikal bazı yollara başvurdukları, bu konuda ABD dahil batılı güçlerden ve giderek artan seviyede Türkiye'den destek ve teşvik gördükleri anlatılıyor. Zaman içinde bu iddiaların dayanaklarını da araştırıp doğruluk seviyesini anlamaya çalışırız.

Makalenin temel iddialarını doğru kabul ettiğimizde, bir kez daha Tayyip'in ve saz arkadaşlarının Şeytan'a hizmette nasıl sınır tanımadıklarını ve aynı zamanda ne kadar geri zekalı ahmaklar olduklarını tekrar tekrar gözlemliyorum. Bunların Şeytan'ın rüşvetleriyle kurdukları düşler ve o düşlere dayalı kalkıştıkları şeyler o kadar geri zekalıca ki, nihayette halkın giderek daha büyük bir kısmını "uyandıracaklarından" bir şüphe duymuyorum. Evet, hepimizi çok zorlu olaylar, büyük faşist girişimler bekliyor pek muhtemel olarak ama aynı zamanda o aptalları hiç var olmamış olmayı dileyecekleri bir duruma sokabilecek bir kitlenin veya kitlelerin de oluşmakta olduğunu tahmin ediyorum. Herkesi kendileri kadar aptal zannediyorlar. Evet, aptallık bizim ülkemizde nadir rastlanan birşey değil ama Tayyip ve tayfası aşırı şiddetli KH güdülerinde öyle sıçramalar yapıyorlar ki, milletin genel aptallığını "mutlak" birşey olarak algılamaya başladılar ve kalkıştıkları şeylerin abartı düzeyiyle, gerçekten ahmak bir durum içinde olanları bile azımsanamayacak bir oranda uyandırmakta olduklarını göremiyorlar bile. Kendilerini o derecede "Allah" yerine koydular eşşek sıpaları.

ghalghaikent

#5
Zahmetlerinize ve değerli düşünce ve katkılarınıza teşekkür ederim.