Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü

İran'daki gösterilerde ölenlerin sayısı 20'ye ulaştı (02.01.2018)

Başlatan bozadi, 02 Ocak 2018, 15:41:48

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bozadi

02 Ocak 2018

İran'daki gösterilerde ölenlerin sayısı 20'ye ulaştı


İran genelindeki eylemlerde dün akşam 9 kişinin daha öldüğü açıklandı. Ülkede 6 gündür süren eylemlerde ölü sayısı böylece en az 20'ye ulaştı. İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Ali Şamhani yaşananlardan yabancı ülkeleri sorumlu tutarak "İran'daki durumla ilgili etiketler ve mesajlar ABD, İngiltere ve Suudi Arabistan'dan geliyor" dedi.




İran devlet televizyonu dün gece başkent Tahran'a 350 km uzaklıktaki İsfahan'a bağlı Kehderican'da 6 eylemcinin bir polis karakoluna saldırdığı sırada öldüğünü açıkladı.

Devlet televizyonu eylemcilerin karakoldan silah çalmaya çalışması üzerine çatışmaların yaşandığını iddia etti.

İran devlet televizyonu ayrıca İsfahan'a bağlı Humeynişehr'de 11 yaşındaki bir çocuk ile 20 yaşındaki bir erkeğin öldüğünü, İsfahan'a bağlı bir diğer bölge olan Necefabad'da da 1 İran Devrim Muhafızı'nın hayatını kaybettiğini açıkladı.

Ölenlerin tümünün tüfekle vurularak yaşamını yitirdiği belirtildi. İsfahan'da ayrıca dün 100 kişinin gözaltına alındığı açıklandı.

İLK KEZ BİR GÜVENLİK MENSUBU ÖLDÜRÜLDÜ

İran'ın yarı resmi haber ajansı Mehr, Necefabad'da bir saldırganın tüfekle bir polisi öldürdüğünü, 3'ünü de yaraladığını duyurmuştu.
İran Devrim Muhafızı'nın öldüğü olayla bu saldırının aynı olay olup olmadığı ile ilgili soru işaretleri bulunuyor. Associated Press (AP) ülkedeki protesto gösterilerinde ilk kez dün bir güvenlik mensubunun öldürüldüğünü de kaydetti.

TAHRAN'DA 3 GÜNDE 450 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI

Yarı resmi ILNA haber ajansına konuşan Tahran Vali Yardımcısı Ali Aşgar Nasserbaht ise başkentte 3 günde 450  eylemcinin gözaltına alındığını kaydetti.

Nasserbaht cumartesi günü 200, pazar 150, dün ise 150 eylemcinin Tahran'da gözalatına alındığını belirtti.

ŞAMHANİ: İRAN İLE İLGİLİ ETİKET VE MESAJLAR ABD, İNGİLTERE VE SUUDİ ARABİSTAN'DAN GELİYOR'

Diğer taraftan İranlı yetkililerden yaşananlardan 'yabancı güçleri' sorumlu tutan açıklamalar gelmeye devam ediyor.

BBC Türkçe'nin katardığına göre Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Ali Şamhani, yaşananlardan yabancı ülkeleri sorumlu tuttu.

Lübnan medyasına konuşan Şamhani, "İran'daki durumla ilgili etiketler ve mesajlar ABD, İngiltere ve Suudi Arabistan'dan geliyor. Durumla ilgili sosyal medya ağlarında yaşanan şey, İran halkına karşı bir vekalet savaşıdır" dedi.

LARİCANİ: SAVCILARIN SERT TUTUM TAKINMALARINI İSTİYORUM

İran Yargı Erki Başkanı Ayetullah Sadık Amuli Laricani de yetkililere eylemcilere karşı koymaları çağrısı yaptı. Laricani "Ülkedeki tüm savcıalrdan müdahale etmelerini ve sert tutum takınmalarını istiyorum" dedi.

RUHANİ: PROTESTOLAR BİR FIRSAT

Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ise dünkü açıklamasında İran'da her eylemcinin yurt dışından emir almadığını belirterek "Bir grup insan da fikirlerini ve sorunlarını aktarmak için sokağa çıktı" diye konuştu.

Ruhani, bir araya geldiği milletvekillerine hitaben yaptığı konuşmada protestoların bir tehdit olarak değil, insanların sorunlarını görmek için bir fırsat olarak ele alınması gerektiğini söyledi.

Ruhani, protestocuları sokağa çeken tek şeyin ekonomik sorunlar olmadığını, insanların daha fazla özgürlük istediğini de belirtti.

HAMANEY'İN AÇIKLAMA YAPMASI BEKLENİYOR

Ruhani daha önceki açıklamasında 'Kanuna ve halkın isteğine karşı slogan atan ve kutsallar ile devrimin değerlerine hakaret eden  bu azınlık ile ulusumuz ilgilenecektir" demişti.

Zira gösterilerde 'Diktatör'e ölüm' ve 'Ruhani'ye ölüm' sloganları atılmıştı.

Öte yandan protestoların başlangıcından beri  sessizliğini koruyan dini lider Ayetullah Ali Hamaney'in de bir açıklama yapması bekleniyor.

AB: BARIŞÇIL GÖSTERİ VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜN GARANTİ EDİLMESİNİ UMUYORUZ

Avrupa Birliği (AB) Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini'nin sözcüsü Catherine Ray tarafından sosyal medya üzerinden yapılan açıklamada ise  AB'nin İran'daki gelişmeleri izlediği ve İran makamlarıyla temas halinde olduğu belirtildi.

Gelişmeleri gözlemlemeyi sürdüreceklerini ifade eden Ray, "İran Cumhurbaşkanı Ruhani'nin açıklamalarının ardından barışçıl gösteri ve ifade özgürlüğünün garanti edilmesini umuyoruz" ifadelerini kullandı.

Kaynak: Sputnik


bozadi

İran bölgede uzun zamandır Amerikan-İsrail faşist faaliyetlerine karşı en istikrarlı ve onurlu şekilde karşı duruş sergilemiş özel bir ülke. Ama şüphesiz önemli sorunları da var. Humeyni Devriminin çok onurlu tarafları olmakla birlikte halk üzerinde otoriter ve şekilci İslamcı devlet baskısının orantısız şekilde tırmandırıldığı anlaşılıyor. Ülke uzun zamandır ABD-İsrail baskısı nedeniyle dünyanın önemli bir bölümü tarafından ekonomik ambargo altında tutulduğundan, ciddi ekonomik sorunlar eksik olmadı. Bunun yanında ülkede özellikle Türkmenlerin ve Kürtlerin çeşitli hak talepleriyle ilgili de sorunlar yaşanageldi.

Ve tüm bu sıkıntılar yetmezmiş gibi, İran'ın özellikle son birkaç yılda Suriye Savaşında oynadığı hayati rol nedeniyle ABD ve İsrail İran'ı zayıflatmak, parçalamak ve kontrol altına almak için tıpkı geçen yıllarda "Arap Baharı" sürecinde pek çok Arap ülkesinde çevirmeye çalıştıkları kanlı provokasyonları İran'da da sahneye koymaya çalışıyorlar. Bu durum elbette protestoların hiçbir demokratik ve meşru tarafı olmadığı anlamına gelmiyor kesinlikle ama karanlık güçlerin bu süreci İran'ı parçalayıp kontrol altına almaya çalışmak için kullanma amacı güttüklerinden de şüphe duyulmamalı.

Cumhurbaşkanı Ruhani kesinlikle gerici veya İslamcı baskıları tırmandırma amacı güden bir yönetici değil bildiğim kadarıyla. Oldukça reformcu eğilimlere sahip ve hatta İran'ın muhafazakar İslami kesimleri tarafından bu konuda ciddi eleştirilere maruz bırakılıyor. Başı açık kadınlarla birlikte poz verdiği veya el sıkıştığı için, en basit örnekle. Hatta bu son protestolar sürecinde gösterilerin şiddetle bastırılması yerine demokratik protestolar için daha fazla alan ve imkan tanınması gerektiğini açıkladı. Ben Ruhani'nin İran için gayet olumlu bir yönetici olduğuna inanıyorum, bakalım bu süreçte neler yapabilecek, acaba ayağı kaydırılacak mı?

İran'da çeşitli ciddi reformlara ihtiyaç duyulduğuna şüphe yok ama ABD ve İsrail başta olmak üzere birileri İran'ı "karıştırmak ve ateşe atmak" için ellerinden geleni yapıyorlar ve ciddi ekonomik sıkıntıların olduğu bir yerde vahşi provokasyonlar için satın alınabilecek, manipüle edilebilecek insanların sayısı da az değil. Göstericiler arasında doğrudan polise ateş edip öldürenler oldu. Suriye'de çevrilen kanlı provokasyonlar şimdi İran'da çevriliyor ama sonuç ne olacak görmemiz gerekiyor. İran devletini şeytani bir şekilde yıkmaya çalışmanın bedeli çok ağır olabilir gibi geliyor bana.

bozadi

01 Ocak 2018

Rusya: İran'a dış müdahale kabul edilemez


İran'daki protestoların şiddet ve kan dökme yoluyla tırmanmamasını umduklarını belirten Rusya Dışişleri Bakanlığı, dış müdahalenin kabul edilemeyeceğini vurguladı.




Bakanlıktan yapılan açıklamada, İran'da 5. gününe giren protestoların ülkenin iç meselesi olduğu belirtildi.
Olayların şiddet ve kan dökme yoluyla tırmanmamasını umduklarını kaydeden bakanlık, "Ülkedeki durumu istikrarsızlaştırılabilecek dış müdahaleler (İran'ın içişlerine) kabul edilemez" ifadelerini kullandı.

İran'da geçen perşembe birçok kentte hayat pahalılığı ile başlayan ancak giderek rejim karşıtı bir nitelik kazanan eylemlerde 12 kişinin öldüğü açıklanmıştı.

Dün çoğunluğu başkent Tahran'da olmak üzere yüzlerce kişi de gözaltına alınmıştı.

Ülkede Telgram ve Instagram gibi sosyal medya uygulamaları da geçici olarak erişime engellenmişti.

Kaynak: Sputnik


bozadi

01 Ocak 2018

The Guardian: İran'da rejim değişikliği çok tehlikeli


İngiliz gazetesi The Guardian'ın dış politika yazarlarından Simon Tisdall, İran'daki protesto gösterileri üzerine rejim değişikliğinden söz edenleri uyardı: İran hükümetinin kontrolünün herhangi bir şekilde zayıflaması bölgesel gerilimlerin tehlikeli biçimde tırmanmasına yol açacaktır. Zayıflamış ve yaralı bir İran ani ve sert tepki verebilir.




İran'da geçen perşembeden bu yana devam eden hayat pahalılığı protestoları Batı basınının da gündeminde. The Guardian gazetesinin dış politika yazarlarından Simon Tisdall, "İran'ın düşmanları rejim değişikliği istemese daha iyi olur" başlıklı makalesinde dünyanın protestolara tepkisini değerlendirdi.

Tisdall, "İran hükümetinin kontrolünün herhangi bir şekilde zayıflaması bölgesel gerilimlerin tehlikeli biçimde tırmanmasına yol açacaktır" yorumunu yaptı. İngiliz yazar, "Sürpriz olan şey ise belirgin bir iç tetikleyicisi olmayan protestoların aniden patlak vermesi. Trump ile yardımcısı Mike Pence, Hasan Ruhani'nin bir yıldan kısa süre önce demokratik yollardan yeniden cumhurbaşkanı seçildiği gerçeğini gözardı ederek, İran'ın 'baskıcı' rejiminin devrileceği umudunu dile getirdi" ifadelerini kullandı.

Tisdall'ın makalesi şöyle:

REJİM DEĞİŞİKLİĞİ BEKLENTİSİ İÇİN ERKEN

Çölde daireler çizerek uçan yırtıcı kuşlar misali, İran'ın çok sayıdaki düşmanı ve rakibi Tahran ile diğer kentlerdeki sokak protestolarını büyük bir beklentiyle izliyor. Huzursuzluğun rejimin çöküşüne yol açabileceği yönündeki umutlar, ki ABD ve İsrail bunu açıkça dile getirdi, erken görünüyor. Fakat İran hükümetinin kontrolünün herhangi bir şekilde zayıflaması bölgesel gerilimlerin tehlikeli biçimde tırmanmasına yol açacaktır.

Nüfusunun büyük çoğunluğu Şii olan İran'ın gücünü Ortadoğu boyunca yansıtma girişimleri çok sayıda düşmanı da beraberinde getirdi. İran'ın yayılmacı politikası, stratejik kelepçelerin Soğuk Savaş'ın sonunda çıkmasıyla hız kazandı ve Irak'taki İngiliz-Amerikan çuvallamasının ardından, 2003'ten sonra, iyice hızlandı.

İran şu an Saddam Hüseyin sonrası Irak'ta, Suriye'de ve Lübnan'da önde gelen bir aktör. İran'ın başka yerlere karışması gibi algılanan bu durum Irak Sünni kalbi olan bölgelerinin (Bağdat'ın kuzeyi ve batısı) yanı sıra özellikle de Sünni İslam'ın merkezi olan Suudi Arabistan'da öfke sebebi.

GÖZLER SUUDİ ARABİSTAN'DA

İranlı yetkililer şimdi Suudileri protestoları kışkırtmakla suçladı. Lorestan bölgesinin vali yardımcısı 'tekfiri grupları (Sünni aşırılıkçılar)' ile 'yabancı istihbarat servisleri'ni suçlarken, esasında Riyad'ı kast ediyordu. Suudi Arabistan'ın İran'da gizlice rejim değişikliği planladığı fikri yakın zamana dek tuhaf görünürdü. Fakat iki ülke arasındaki gerilim hiç olmadığı kadar yüksek.

Suudiler, kısa süre önce kralın Riyad'daki sarayına düzenlenen bir füze saldırısından İran'ı sorumlu tuttular. Füze, Suudi liderliğindeki koalisyonun Tahran destekli Husi isyancılarıyla savaştığı Yemen'den fırlatılmıştı.

Düşmanlık Lübnan'a da uzanıyor. Suudi veliaht prens Muhammed bin Salman kasım atında Lübnan'da, Tahran destekli Şii siyasi parti ve milisler olan Hizbullah'ın etkisini birçok yorumcu tarafından başarısız bir darbe olarak görülen bir hamleyle azaltmaya kalkışmıştı.

TEDBİRSİZ VELİAHT PRENS NEREYE KADAR GİDER?

Genç Salman, İran'ı püskürtme, Katar ile diğer Körfez Arap ülkelerini hizaya getirme ve ülke içinde kontrol tesis etme girişimleri sonrası tedbirsizliğiyle tanınır hale geldi. Geçmişte 'Savaşı İran'a taşımaya' yemin etmiş ve İran'ın ruhani lideri Ayetullah Ali Hamaney'i 'Ortadoğu'nun yeni Hitler'i' olarak tanımlamış olmasına rağmen, kimse Salman'ın gerçekten nereye kadar gidebileceğini bilmiyor.

Salman'ın heyecanlı bir destekçi kitlesi var ve Suudilerin İran'ı askeri olarak işgal ettiğine dair sahte bir video da kısa süre önce viral oldu. Salman aynı zamanda ABD Başkanı Donald Trump'ın oğlu ve Ortadoğu temsilcisi olan dostu Jared Kushner'in güçlü desteğine sahip. Trump'ın, kendi ifadesiyle İran'ın 'haydut' rejimine yönelik düşmanlığı ve bu rejimin devrildiğini görmek istediği de sır değil.

RUHANİ DEMOKRATİK YOLLA SEÇİLDİ

Sürpriz olan şey ise belirgin bir iç tetikleyicisi olmayan protestoların aniden patlak vermesi. Trump ile yardımcısı Mike Pence, Hasan Ruhani'nin bir yıldan kısa süre önce demokratik yollardan yeniden cumhurbaşkanı seçildiği gerçeğini gözardı ederek, İran'ın 'baskıcı' rejiminin devrileceği umudunu dile getirdi.

İsrailli politikacılar da İran'da rejim değişikliği konusunda heyecanlı. Bölgesel işbirliği bakanı Tzachi Hanegbi, İranlı protestocuların 'özgürlük arayışında kendi hayatlarını cesurca tehlikeye attığını' söyledi ve 'medeni dünya'ya onları destekleme çağrısı yaptı.

Fakat kariyerini İran'ı varoluşsal bir tehdit olarak şeytanlaştırmak üzerine inşa eden İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, muhtemelen İran liderlerinin gazabını İsrail'e yöneltebileceği endişesiyle, İsrailli politikacıları seslerini kesmeye çağırdı. Eğer Netanyahu ters etkiden korkuyorsa, bu akıllıca. Zira Trump ve Pence'in aksine, eğer işler kontrolden çıkarsa, İsrail ateş hattında kalacaktır.

YARALI BİR İRAN SERT TEPKİ VEREBİLİR

İsrail, İran'ın Lübnan'da Hizbullah'a, Gazze'de de Filistinli militanlara silah tedarikini artırdığını söylüyor. Suriye'yle fiili sınırı olan Golan Tepeleri'nde güvenlikten giderek daha fazla endişe duyuyor. Zayıflamış ve yaralı bir İran ani ve sert tepki verebilir. Aynı zamanda hem Irak hem Suriye, hem de şu an elverişli olduğu için müttefik olduğu Türkiye ve Rusya açısından öngörülemez bir ortak haline gelebilir.

Gökyüzünde daireler çizen Amerikan, Suudi ve İsrailli şahinlere gelince; ne istedikleri konusunda dikkatli olmalılar." (Çeviri: Gazete Duvar)

Kaynak: Gazete Duvar


bozadi

Özellikle ABD-İsrail finosu Suudi Arabistan'ın İran'a karşı çok büyük bir hıncı olduğu ve İran'a karşı "birşeyler yapılması" için uzun zamandır İsrail ve ABD'den yoğun beklenti içinde olduğu biliniyor.

Ve tıpkı bir süre önce Suriye için olduğu gibi, şimdi İran için düğmeye basılmış gibi görünüyor. Ama Suriye'nin kurtların ağzından geri alınmasında hayati bir rol oynayan İran'ın doğrudan kendisine yöneltilecek tehditler sürecinde çok ciddi tepkiler vereceğinden şüphe edilmemeli bence de. Armagedon Savaşını başlatan Suriye'den sonra şimdi ikinci bir aşamaya geçmiş görünüyoruz. Tüm dünyanın kaderinin şekillenişini canlı canlı izliyoruz. Doğrudan veya dolaylı olarak tüm dünya insanlığı için büyük test süreçleri bunlar. Özellikle İslam aleminde Sünni-Şii nifakı meselesinde ciddi muhasebelerin yapılmasını gerektirecek bir süreç.

fidelista

Bu olayların çıkmasında kitle düşünce kontrol silahlar filan kullanılıyor galiba bu şekilde ortaya çıkması çok enteresan.

bona fide

"Bu olayların çıkmasında kitle düşünce kontrol silahlar filan kullanılıyor galiba bu şekilde ortaya çıkması çok enteresan."

şöyle bir yazı okumuştum google çevirisiyle ruanda ve ırakta uygulandığı söylenen http://codshit.blogspot.com.tr/2003/05/

 

bozadi

Alıntı YapOrjinal Mesajı Ekleyen bona fide

"Bu olayların çıkmasında kitle düşünce kontrol silahlar filan kullanılıyor galiba bu şekilde ortaya çıkması çok enteresan."

şöyle bir yazı okumuştum google çevirisiyle ruanda ve ırakta uygulandığı söylenen http://codshit.blogspot.com.tr/2003/05/

Google çevirisini okumak isteyenler için: https://goo.gl/efD3cx

Ruanda'da yüzbinlerce insanın vahşice katledilmesine neden olan ve batılı güçlerin parmağının olduğundan şüphelenilen kabile savaşları sürecinde bu zihin kontrol tekniklerinin kullanılmış olması gayet mümkün görünüyor. Kan dondurucu gerçekten.

bozadi

03 Ocak 2018

İran'da bugün hükümet destekçileri de sokakta: Kahrolsun ABD, kahrolsun Suudi Arabistan


İran'da 2009'dan bu yana yaşanan en büyük kitlesel eylemler olarak nitelendirilen protesto gösterileri devam ederken bugün binlerce hükümet destekçisi de birçok kentte sokaklara döküldü.




Ülkede son günlerde meydana gelen hükümet karşıtı gösterileri ve sokak olaylarını protesto etmek için İran yönetiminin halkı daveti üzerine Ahvaz, Abadan, Gorgan, İylam, Erak, Hurrem Abad, Kirmanşah, Buşehr kentlerinde destek mitingi düzenlendi.


 

Göstericiler, 'Kahrolsun ABD', 'Kahrolsun Suudi Arabistan', 'Damarlarımızdaki kan, liderlerimize armağan' ve 'Kahrolsun fitneci ve münafık' şeklinde sloganlar attı.

İran'daki olaylar, 28 Aralık'ta Meşhed'de bir grup göstericinin, ülkedeki hayat pahalılığı, işsizlik, yolsuzluk gibi sorunları protesto etmesiyle başlamıştı. Kısa sürede hükümet karşıtı gösterilere dönüşen protestolar, Tahran, Kirmanşah, Senendeç, Zencan, Şiraz, Kum, Şiraz, Ahvaz, Zahidan, Erak, Hurrem Abad gibi pek çok kente yayılmıştı.

2009'daki protestoların nedeni de cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki usulsüzlük iddialarıydı. Seçimi Mahmud Ahmedinejad kazanmıştı ama reformcu adaylar Mir Hüseyin Musavi ve Mehdi Karrubi, oyların sayımında usulsüzlük yapıldığını öne sürdü ve destekçilerini sokağa dökülmeye çağırmıştı. Bunun üzerine başta başkent Tahran olmak üzere yüzbinlerce kişinin katıldığı eylemler düzenlenmişti.

Kaynak: Sputnik


bozadi

01 Ocak 2018

Ruhani: Başarılarımız, ABD ve Siyonistleri öfkelendirdi


İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, çeşitli kentlerde düzenlenen hükmet karşıtı gösterilerle ilgili açıklamalarda bulundu.




İran'da yayımlanan Şark gazetesinin haberine göre Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, geçtiğimiz Perşembe günü başlayıp cumartesi gecesi şiddet eylemlerine dönüşen ve Pazar sabahı da sona eren hükümet karşıtı gösterilerle ilgili şunları söyledi:

"Halkımızın bütünlüğü düşmanlarımızı öfkelendirdi. Bizim birlik ve beraberliğimiz onların gözüne sıkılmış kurşundu.

Bizim ilerlememiz onlar açısından tahammül edilmezdi. Amerika ve Siyonist rejime karşı siyasi alanda kazandığımız başarılar, onlar açısından tahammül edilemezdi.

Bizim bölgedeki başarılarımız, onlar için katlanılamazdı.

Peki siz onların intikam almamasını mı bekliyorsunuz? Siz onların bir grup insanı tahrik etmemesini mi bekliyorsunuz?

Bizim bu tür olaylara kendimizi hazır hale getirmemiz gerekiyordu. Onlar çok açık bir şekilde kendi ağızlarıyla söylediler. Dediler ki biz sorunları Tahran'ın içine çekeceğiz. Bunu kendileri söylediler, bu bizim yorumumuz falan değil.

Elbette milletimiz bu tür sorunlardan güçlü bir şekilde çıkacak. Birilerinin gelip yasalara ve halkın isteklerine aykırı sloganlar atması, kutsallara ve devrimin değerlerine hakaret etmesi, kamu mallarını tahrip etmesi küçük bir grubun yaptığı şeylerdir.

Milletimiz bunları çok kolayca halleder, bunlar hiçbir şey değildir. Milletimiz bu tür olayları hem çok gördü hem de bunları çok kolayca aştı. Bunlar çok basit şeyler."


 

Kaynak: YDH


bozadi

03 Ocak 2018

İsrail: İran'ı durdurmak için Arap ittifakına katılacağız


İsrail Genelkurmay Başkanı Gadi Eizenkot,
 İran'ın Suriye'deki hegemonyasını önlemek için geniş Arap koalisyonuna katılacaklarını açıkladı.




Filistin SAMA haber ajansının bildirdiğine göre İsrail Genelkurmay Başkanı Gadi Eizenkot, Hertzilya Üniversitesinde yaptığı konuşmasında İran'ı Şii hilali kurmaya çalışmakla suçladı.

Eizenkot, "İran, Şii Hilali kurarak Irak, Suriye, Lübnan, Yemen, Bahreyn ve Gazze Şeridi yoluyla nüfuzunu arttırmaya çalışıyor. Tahran'ın yalnızca Hamas ve Hizbullah'a yaptığı yıllık yardıma bir bakın" dedi.

Daha sonra Suriye konusuna değinen İsrail Genelkurmay Başkanı Gadi Eizenkot, İran'ın Suriye'de İsrail sınırlarına odaklanmasını engellemeye çalıştıklarını vurguladı ve "İstihbarat servisimizden aldığımız bilgiye göre şu an yaklaşık 2 bin İranlı askeri danışman, 8 bin Hizbullah militanı, 10 bin tane de Irak, Afganistan, Pakistan gibi ülkelere mensup İran'a bağlı kişi Suriye'de bulunuyor.

Şu gerçeği göz ardı edemeyiz: Hizbullah, Şii savaşçılar ve İran, Beşşar Esed'in yanında duran bu cephenin Suriye'de zafer kazandığını düşünüyor.

Biz hem askeri hem de diğer uluslararası alanlarda İran'ın Suriye'deki varlığını engellemek ve mahkum etmek için çaba gösteriyoruz. Çünkü bu durum İsrail, Suriye'nin kendisi ve Avrupa açısından olumsuz olacaktır.

İsrail, Suriye'deki Şii hegemonyasını önlemek amacıyla geniş çaplı Arap koalisyonuna üye olacak."

Kaynak: YDH


bozadi

03 Ocak 2018

İsrail: İran'ı durdurmak için Arap ittifakına katılacağız



İsrail Genelkurmay Başkanı Gadi Eizenkot,
 İran'ın Suriye'deki hegemonyasını önlemek için geniş Arap koalisyonuna katılacaklarını açıkladı.






Filistin SAMA haber ajansının bildirdiğine göre İsrail Genelkurmay Başkanı Gadi Eizenkot, Hertzilya Üniversitesinde yaptığı konuşmasında İran'ı Şii hilali kurmaya çalışmakla suçladı.

Eizenkot, "İran, Şii Hilali kurarak Irak, Suriye, Lübnan, Yemen, Bahreyn ve Gazze Şeridi yoluyla nüfuzunu arttırmaya çalışıyor. Tahran'ın yalnızca Hamas ve Hizbullah'a yaptığı yıllık yardıma bir bakın" dedi.

Daha sonra Suriye konusuna değinen İsrail Genelkurmay Başkanı Gadi Eizenkot, İran'ın Suriye'de İsrail sınırlarına odaklanmasını engellemeye çalıştıklarını vurguladı ve "İstihbarat servisimizden aldığımız bilgiye göre şu an yaklaşık 2 bin İranlı askeri danışman, 8 bin Hizbullah militanı, 10 bin tane de Irak, Afganistan, Pakistan gibi ülkelere mensup İran'a bağlı kişi Suriye'de bulunuyor.

Şu gerçeği göz ardı edemeyiz: Hizbullah, Şii savaşçılar ve İran, Beşşar Esed'in yanında duran bu cephenin Suriye'de zafer kazandığını düşünüyor.

Biz hem askeri hem de diğer uluslararası alanlarda İran'ın Suriye'deki varlığını engellemek ve mahkum etmek için çaba gösteriyoruz. Çünkü bu durum İsrail, Suriye'nin kendisi ve Avrupa açısından olumsuz olacaktır.

İsrail, Suriye'deki Şii hegemonyasını önlemek amacıyla geniş çaplı Arap koalisyonuna üye olacak."

Kaynak: YDH


bozadi

Barlas'ı bu cesur itiraf ve özeleştirisi için tebrik ediyorum.

Dionysos

Yorumsuz (Yani Ukrayna da olan şey İranda da mı oluyor bilmiyoruz)

Alıntı YapÇevik kuvvet kılığında bir isyancının resmi.

Bu insanlar kızları dövüyor ve sıradan insanlara ateş ediyor, böylece medya İran'ı ve İran polisini şeytanlaştırıyor.

Sağ kolunda bir dövme var. İran ordusu ve polisi dövmeli insanları işe almıyor.



https://twitter.com/thatdayin1992/status/1580136377210916864/photo/1
Sağlıcakla kalın, keyifli forumlar

https://masmaviningolgesi.blogspot.com