Haberler:

Kasyopya Celseleri'nin orijinal çevirilerini yapan ve yayınlayan
tek resmi ve gerçek Türkçe kaynak BaskalarinaHizmet.com 'dur.

Ana Menü
  • Kasyopya Celseleri (1994-2002) 5 0 5 1

Kasyopya Celseleri (1994-2002)

Başlatan 4BH, 01 Nisan 2009, 03:23:48

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 0 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

4BH

#90
24 Nisan 1996 , Frank , Laura

S: (L) Merhaba. Bu akşam bu odada çalışmamızın bir sakıncası var mı ? Çünkü büyük kızımın bizim çalışma odasını kullanması gerekiyordu.
C: Zorunluluklar değişimleri doğurur.

S: (L) Bu akşam kiminle birlikteyiz ?
C: Siril.

S: (L) Nereden aktarım yapıyorsunuz ?
C: Kasyopya.

S: (L) Bazı konular üzerinde durmak istiyorum, sizin deyiminizle bu "misyon" ya da "projenin" gelişimi ile ilgili. Sizlerin de bildiğiniz gibi son aylarda ciddi aksaklık ve "saldırılar" yaşadık. Vardığım sonuca göre kocam bir robot-insan. Fakat size bunu doğrulamanız ya da yadsımanıza yönelik bir soru sormayacağım. Bu sonuca celse notlarından edindiğim bilgiler sonucunda vardım. Bilmek istediğim konu; bu enerji artık çevremde varolmadığına göre saldırılar buna orantılı olarak biraz azalacak mı?
C: Belki, ama senin düşündüğün şekillerde olması zorunlu değil!

S: (L) Peki, geçtiğimiz yıl oldukça zorlu bir dönem geçirmemin beni teşvik edecek sonuçları olacak mı ?
C: Belirsiz.

S: (L) OK, kocam bir robot-insan mı ?
C: Dinle. Açık.

S: (L) Neyi dinlemem gerekiyor ?
C: Gör.

S: (L) Bir şey mi göreceğim ?
C: Robot ya da değil, herkes progamlanıyor.

S: (L) Programlanan herkes, beni ve Frank' i de kapsıyor mu ?
C: Evet.

S: (L) Yaşadığım bunca içsel deneyimden yola çıkarak ben de bu sonuca varmıştım. Bu programlamanın amacı nedir ?
C: Şu an açıklayabilmek için fazla karmaşık.

S: Birkaç haftadır sesimin tamamen kısılmasının sebebi ya da kaynağı neydi ?
C: Q Plazma mikrobik enfeksiyon. Wu' ya sor.

S: (L) Doktor Vu' yu mu kastediyorsunuz ?
C: Evet. Güney Doğu aksanıyla Wu şeklinde söylenir. [ Evet , Wu diye OKUNUYORDU ve evet SORDUM. Bu, henüz "bilinmeyen" ve "açıklanamayan" bir bakterinin tanımı imiş ve medikal uzmanlar tarafından, bilinmeyen orijini sebebiyle "kaynak" diye sınıflandırılıyormuş.]

S: (L) Son celselerdeki SV ve annesi ile ilgili bazı bölümleri inceledim. Şu ana kadar, sizden tavsiye istemesi üzerine sizin önerdiğiniz şeylerden hiçbirisini yapmadı. Kendisine, bu kadar çok zamanımı ve enerjimi almasına rağmen önerilerden hiç birisini yerine getirmediği ve bunun sonuçlarının herkesi mutsuz ettiği için çok kızgın olduğumu söyledim. Sonra, biri beni aradı ve SV nin bir tür cadılar meclisi ya da benzer karanlık bir örgüt içerisinde olduğunu söyledi. Buna inanma konusunda çok zor zamanlar yaşıyorum. Bir yandan böyle oluşumları bu kadar kötülerken nasıl olur da böyle bir şeyin parçası olabilir ? Bu bilgiyi veren kişi öyle şeyler biliyordu ki, ancak gerçek ise böyle şeyler bilinebilir ve söylenebilir. SV' nin çoklu kişiliklerinin olması ve diğer "kendi"lerinden birinin buna karışmış olması mümkün mü ? Greenbaum' dakine benzer şekilde ?
C: Kesinlikle!

S: (L) Frank ve benim de buna benzer bir şeye dahil olup, bunun farkında olmamamız mümkün mü ?
C: Evet, ama bu tarz değil.

S: (L) Bu, farkında olmadan, benliklerimizin farklı bir yanıyla, içerisine dahil olduğumuz bir şeyin OLDUĞU anlamına mı geliyor ?
C: Yakın.

S: (L) Bu durum kişilik başkalaşım durumlarında ya da uyku safhalarında mı gerçekleşiyor ?
C: Gerçekleşmiyor, gerçekleşiyordu.

S: (L) Geçmişte olan bir şey mi ?
C: Laura, bu sorularının yanıt bulması için, güçlü, etkin ve deneyimli bir hipnoz-terapistine danışmalısın.

S: (L) Bu benim Frank için yapabilceğim bir şey mi ? Açıkçası, bilmecenin büyük bir parçası Frank' in içerisinde bir yerlerde saklı olabilir.
C: İkinizin de içerisinde ve başkalarının da. Öyle bir şekilde saklanmışlardır ki tam tamına kilidi açmanız münkün değil. Çünkü bu kilitler mevcut koşulların tam bir bilgisiyle yerleştirilmişlerdir.

S: (L) Bu kilitleri kim yerleştirdi ?
C: Yüksek mertebe, güçlü KH konsorsiyumu!!!

S: (L) Hangi koşullardan haberdardılar, bahsettiğiniz gibi; bu kilitleri yerleştirirken.
C: Hepsinden.

S: (L) Sizler Kasyopyalısınız değil mi ?
C: Evet.

S: (L) Ve BH sınız ?
C: Evet.

S: (L) Ve bize Yüksek mertebe, güçlü KH konsorsiyumu tarafından bilişimize kilitler yerleştirildiğini söylüyorsunuz. Bilinçlilik halimizde bu programlamayı reddedip, sizlerden bu bilgilerin ne olduğunu bize anlatmanızı isteyemez miyiz ?
C: Mümkün değil!

S: (L) Mümkün olmayan nedir ?
C: Sorduğun şey.

S: (L) Yani, zihinlerimizi değiştiremeyeceğimizi ve sizlerin de bizi bilgilendiremeyeceğinizi söylüyorsunuz.
C: Yanlış analiz.

S: (L) Doğru analizi söyler misiniz?
C: Kilidi açamazsınız. Ve biz de, ne ve niçin gibi detayları size söyleyemeyiz.

S: (L) Neden bize söyleyemessiniz ?
C: Özgür iradenin sekteye uğratılması ve böyle olursa senin tehlikeye düşecek olman.

S: (L) Bizi tehlikeye düşürmeden bunu yapmanın bir yolu yok mu ?
C: Sana söyledik.

S: (L) Bu kilitlerin açılmaması bizim için bir tehlike teşkil ediyor mu ?
C: Bir şekilde.

S: (L) 3 ya da 4 yaşlarımda, Jaksonville' de kaçırıldığımda, kaç gün kayıp olarak kaldım. Annemin hafızasında bu konuda açıkça bir boşluk var ve bu onu çok şaşırtıyor.
C: 12 gün.

S: (L) Kim kaçırmıştı beni ?
C: JR.

S: (L) JR kim ?
C: Teşkilat üyesi.

S: (L) Ne teşkilatı bu ?
C: G5 in kontrolü altındaki ekonomi birliğinin seçme altbölümü.

S: (L) Ekonomi birliği ? G5 nedir ?
C: İstihbarat.

S: (L) Bu kaçırmanın amacı neydi ?
C: Kendi kendini imha programının yüklenmesi.

S: (L) Peki bu JR' ı bizler "Cecil Brien" olarak mı tanıyorduk ?
C: Evet.

S: (L) Ve beni ele geçirmek için mi anneme bir şekilde baskın gelerek ve onu ikna ederek, onunla evlendi ? Bunu inanılmaz buluyorum!
C: O zaman için bu kolaydı. Annen savunmasız ve zayıftı.

S: (L) Demek bana "kendi kendini-imha" programı yüklü. Frank'te de var mı ?
C: Benzer ama tıpatıp aynı değil.

S: (L) Frank te aynı tarzda mı kaçırıldı ?
C: Yakın ama tamamen aynı değil.

S: (L) Frank'in çocukken geçirdiği ve az daha onu öldürecek olan zatürree bu kendi kendini imha programının bir parçası mıydı ?
C: Evet.

S: (L) Frank'in babası da programlanmış mıydı ?
C: Kısmi.

S: (L) Sanırım ailelerimizdeki her bireyin bir şekilde programlandığını rahatça söyleyebiliriz, belki de bizim programlanmamızı kolaylaştırmak için. Tüm bu durum gittikçe tarif edilemez bir gaddarlığa bürünüyor.
C: Gaddarlık?!? Bu olanlardan sonra yıllarca yaşadın! Kaç kardeşinin başına geldi? Milyonlarca!

S: (L) Bu yüzden bunun çok gaddarca olduğunu söylüyorum.
C: Ve doğal sürecin bir parçası, bunu unutma.

S: (L) İyi adamlardan gelecek biraz yardıma ihtiyacamız var. Ya da belki de gerçekten çıkmazdayız.
C: Hayır.

S: (L) Bu çok korkunç görünüyor. Yardıma ihtiyacımız var. Gittikçe daha YORGUN düşüyorum.
C: Sadece bilgiye ihtiyacın var.

S: (L) Çocuklarımdan herhangi biri programlandı mı ?
C: Açık.

S: (L) A___ çok zor zamanlar geçiriyor. Bir çok kez onu doktora götürdüm. Probleminin ne olduğunu bana söyleyebilir misiniz ?
C: Kabul görme arzusu.

S: (L) Nasıl yardımcı olunabilir ?
C: Sabırla. O dik başlı.
S: (L) Bunu TEKRARLAYABİLİRSİNİZ! Yakın zamanda bir adamla konuştum bana Harz Dağlarında bir tren dolusu Nazi hazinesiyle ilgili keşfinden bahsetti.Yatırımcı aramaktaydı. Eğer ödemelerimi zamanında alırsam buna yatırım yapmalı mıyım ?
C: Bir sürüngenbilimci bir konuyu yılan deliğine çıplak elini sokarak mı araştırır ?

S: (L) Tamam, bu mantıklı. Ödemem ne oldu ?
C: Ödemen senin yanında gibi görünenler tarafından geciktirildi.

S: (L) LM bana başka sıkıntılar yaratacak mı ?
C: Eğer ondan tamamen "koparsan" , hayır.

S: (L) Bu ne anlama geliyor ?
C: Onu tamamıyla serbest bırak.

S: (L) Bu konuda biraz yönlendirme istiyorum.
C: Ödemeye konsantre ol. Eğer akıllıca ele alınırsa bu problemi çözer, aksi takdirde belaya dönüşebilir. Birikimlerin bir kısmını bir "süper-hipnoz terapisti" bulmak için harca.

S: (L) Bu kişi kim olabilir ? Bir ipucu var mı ?
C: Hayır.

S: (L) Kendi başımıza gerçekleştirebileceğimiz her hangi bir ilerleme olabilir mi ?
C: Evet.

S: (L) Bana bir ipucu verin. Öyle bir şey istiyorum ki beni sandalyemden zıplatsın ve bu acımasız yaşantımı zenginleştirsin... Beni koruyacak bilgiyi ortaya çıkarsın...
C: Kilitler uygun şekilde oldukları yerden zıplayana dek bir başarı sağlamaz.

S: (L) Peki, umarım o ana dek hayatta kalırım.
C: Bir önceki cevaba bak.

S: (L) Eğer burada olsaydınız size bir şey fırlatırdım!
C: Yana kaçılıp kurtulurduk!

S: (L) Sorunumun ne olduğunu görüyor musunuz... Oralarda bir yerde kollayan birinin olduğunu bilmek istiyorum, sanırım.
C: Şimdiye dek biliyor olmalıydın.

S: (L) Öyleyse sizlerin, avukatımın arkasına geçip onu havaya kaldırmanız gerekir.
C: Senin aracılığınla yapıyoruz.

S: (L) İntel şebekesinin bir parçası olduğu düşünülen DF ten bahsedin.
C: Öyle değil.

S: (L) Ne öyle değil ?
C: İstihbarat.

S: (L) İddia edilen istihbarat ilişkisini mi kastediyorsunuz ?
C: "Brockinton u hatırla!"

S: (L) DF tam olarak AB gibi ortalıkta gezinip ilişkili olduğunu iddia etmiyor...
C: İstihbarat internette boy göstermiyor.

S: (L) Demek ki, içimizde kilitli olan ÇOK şey var ve yapmamız gereken şey anahtarı bulmak...
C: Evet, aynen.

S: (L) Başka bir şey...
C: Kardiyak (ç.n. : kalple ilgili) sorunlardan sakın. Olan değil, olması muhtemel olan.

S: (L) Tam olarak nedir ?
C: Gelecekti olası trombosis (ç.n.: damar ya da kalpte kanın pıhtılaşması ve buna bağlı tıkanıklık kaynaklı problemleri kastediyor sanırım)

S: (L) Bunun gibi bir şeyin önüne geçmek için ne yapabilirim ?
C: Bir çok şey, ama en önemli olan şey davranışların. Öfkeni azaltmalısın.

S: (L) Lewis' ten boşanmak istemekle temel olarak bunu yaptığımı düşünmüştüm. Beni en çok öfkelendiren şey.
C: Oldukça. Ama özellikle karanlık geçmişe ait olaylar. Bazıları kilitli , bazıları değil.

S: (L) Hangi geçmiş olaylar ?
C: Sana yapılan şey.

S: (L) Kaçırılmamı ve muhtemel uzaylı müdahelelerini mi kastediyorsunuz ?
C: Ve diğerlerini.

S: (L) LM yi mi kastediyorsunuz ?
C: Esasen değil.

S: (L) Peki, şunu sorabilir miyim : LM, evliliğimizin her hangi bir noktasında hiç benimle ilgilenip, kolladı mı ?
C: Kendi tarzıyla yaptığı şekilde.

S: (L) Bu herşeyi açıklıyor. Ama ne hakkında konuşuyorlardı ? Bana ne yapıldı ?
C: Tecavüz.


S: (L) Kendimi yok etme üzerine programlanma sürecinde fiziksel ve cinsel şiddete mi maruz kaldım ? BUNLARIN herhangi biri hakkında HİÇBİR anım yok. Çocukluk dönemimden mi bahsediyorsunuz ?
C: Evet. Ve diğerleri.

S: (L) Hangi yaşlar olduğunu bana söyleyebilir misiniz ?
C: 2, 4, 7, 10, 17, 22, 44.

S: (L) 2 yaşımdayken kaçırıldım mı ?
C: Evet.

S: (L) Ve 4 yaşımdayken kaçırıldım ve programlandım mı ?
C: Evet

S: (L) Ve 7 yaşımdayken kaçırıldım mı ?
C: Evet, ve...

S: (L) O zaman da mı programlandım ?
C: Evet.

S: (L) 10 yaşındayken kaçırıldım mı ?
C: Evet...

S: (L) Peki, tüm bunlar üzerinde düşünmem gerekecek. İyi bir loto numara serisi gibi gözüküyor!
C: Açık.

S: (L) EĞLENCEYE inanmaz mısınız ?
C: Evet. İyi geceler.
 

4BH

#91
28 Nisan 1996 F___, PZ, Laura

S: (L) Merhaba.
C: Merhaba.

S: (L) Bu akşam karşımızda kim var?
C: Vordkon.

S: (L) Nereden bağlantı kuruyorsunuz?
C: Kasyopya.

S: (L) Sandra'yla küçük bir sohbet yaptık ve bunun için size teşekkür ediyoruz. Şimdi, burada pek çok farklı şeyi tartışıyorduk ve temel konu da duyguların meydana getirdiği tuzak hakkındaydı. Bu tuzağın bize dış güçler tarafından mı kurulduğunu öğrenmek istiyorum.
C: Kurulan şey bir formül.

S: (L) Peki formül nedir?
C: Kurulu bir set; bir labirent gibi.

S: (L) Tamam. Bu duygusal kontrol labirentinden çıkmanın en etkili yolu nedir?
C: Düşün.

S: (L) Bir kişi kendini duygusal bir tuzaktan çıkarma ve acısını hafifletme sürecindeyken yapılabilecek herhangi birşey var mı?
C: Hafifletmeye gerek yok.

S: (L) Sanırım bunu bir kez yaptığında, bir kez aştığında, daha doğrusu bir kez bunun tuzak olduğunu anladığında artık acıtmıyor veya hafifliyor. Diğer birşey de, hepimiz duygusal tuzaklar nedeniyle enerjimizin tükenmesi deneyimini yaşamışızdır sanırım. Bu tüm insanlar için yaygın bir durum mu?
C: Tüm insanlar? Hayır. Çoğu? Evet.

S: (L) Kendini toparlama ve içinde bulunduğumuz gerçeği anlama bakımından çok pozitif şeyler yapma potansiyeline sahip insanların, bu duygusal karmaşa için başlıca hedefler olabileceğini söylemek makul müdür?
C: Evet.

S: (L) Duygusal tuzağa yakalanmayan bir kişinin karakteristiğinin ne olabileceğini söyleyebilir misiniz?
C: Kucaklayıcı? Hayır. Birleştirici? Evet.

S: (L) Duygusal tuzakları temizleyen kişilerin daha üst seviye bir duyguda birleşebileceklerini mi söylüyorsunuz?
C: Duygular yalnızca kimyasallardır.

S: (L) Duygular yalnızca kimyasallar... Peki bir kişi belirli insanlara fiziksel olarak yakın olduğunda, onların titreşim frekanslarının bizde bu kimyasalların stimüle edilmesine veya üretilmesine neden olduğu doğru mu?
C: Evet.

S: (L) Ve bu fiziksel etkiye karşı koymak büyük bir irade ve zihin gücü gerektiriyor, doğru mu?
C: Hayır, yalnızca pratik.

S: (L) Bunu birkaç kez küçük ölçekte yaptığında, daha büyük etkilere karşı da aynı şeyi yapabilirsin, değil mi?
C: Tam olarak doğru kavram değil.

S: (L) İnternetten gönderilen bu Cosmic Awareness (Kozmik Farkındalık) mesajını okuyordum. Bu kaynağa göre pozitif varlıklar dışarıdan özgür iradeye müdahale edemedikleri için pek çoğu enkarne oluyor, fiziksel deneyim içine giriyor ve sonra uyanıp gezegende gerekli olan şeyleri yapıyorlar. Burada önemli olan husus da bu varlıkların amaçlarına uyanmalarını sağlamak. Negatif varlıkların ise onların uyanmasını önlemek için duyguları ve duygu tuzaklarını sürekli olarak kullandığını söylüyor. Varmak istediğim nokta şurası: Uyanmak için yapabileceğimiz şeyler nelerdir? Bize pek çok kez uyanmamız gerektiğini söylediniz. Açıkça görülüyor ki tam olarak uyanmış değiliz. Bunun farkındayız. Yapabileceğimiz başka birşey var mı?
C: Doğal bir şekilde olmasına izin verin. Eğer yoldaysan, havaya sıçrayıp yolun sonuna uçmayı mı istersin? Bunu yapsaydın "yolun kalanını" kaçırmış olmaktan dolayı pişmanlık duyardın.

S: (L) Son zamanlarda pek çok garip şey oluyor... S___'nin kalp krizi, A___'nın ayak bileği, geçen birkaç ay boyunca yaşadığım feci hastalık... A___ yaşadığı ilginç bazı deneyimleri anlatıyor... Bana öyle görünüyor ki saldırılar giderek ısınıyor. Bunun hakkında yorum yapabilir misiniz?
C: Hayır.

S: (L) Peki çok teşekkür ederiz! Bunun hakkında soru sorabilir miyiz?
C: Evet.

S: (L) Göz enfeksiyonlarım, kulak sorunlarım, ses kaybım... Bunlar saldırı sürecinin parçası mıydı?
C: Evet.

S: (L) Annem düşüp gözünü morarttı. Tüm bu saldırıların geldiği portal nedir?
C: Keşfet.

S: (L) Bunu kısmen bulduk mu? Yani SV ve annesinin durumu?
C: Hayır.

S: (L) Yani SV'nin bir portal olmadığını mı söylüyorsunuz?
C: İnsanlar portal değildir!!! Onlar yalnızca portallardan gelen etkilerin kurbanlarıdır. Yoksa pek çok kişi seni bir "portal" olarak tanımlayabilir.

S: (L) Olmadığımı söylemedim zaten. Bundan bahsetmişken...
C: Portallar diye insanlar üzerinde yoğunlaştığın zaman, yanlış bir şekilde ruhların kendilerine negatif enerji yönlendiriyorsun. Sivilceyi tabancayla iyileştirmeye çalışmak gibi!

S: (L) Bir insanın portaldan gelen güçler yoluyla kurban olarak kullanıldığının farkında olduğun bir durumda ve o güçlerin bu insanı kullanarak senin için büyük sorunlara neden olduğunu gördüğün bir durumda buna nasıl tepki göstermek gerekir? Bunun için uygun tepki nedir?
C: Hasta olanlara yaklaşımın nedir? Onlara taş mı atarsın?!?

S: (L) Hayır taş atmam...
C: Peki ne yaparsın?

S: (L) Hasta bir kişi... Onu bir doktora gönderirsin veya götürürsün. Bir doktora görünmelerini önerirsin.
C: Ne amaçla?

S: (L) Hastalığın teşhisini bulmak, ilaç almak ve semptomları gidermek, hastalığı iyileştirmek için.
C: Bingo!

S: (L) Hastalığı olduğunu kabul bile etmeyen insanlardan bahsediyoruz! Hasta olduğunu düşünmeyen bir insana nasıl doktora gitmesini söylersin? Çoğu insan diğer yoğunluklardan kontrol veya manipülasyona maruz kaldıklarına inanmıyor! Pek çok kişiye saldırı ve manipülasyona maruz kalacaklarını söylediniz ve o insanlar da tasasız bir şekilde "Oo, bizim hayatımızda buna izin verecek hiçbir şey yok" dediler...
C: İyileştirmekten vazgeçene kadar inkar iyileştirilemez değildir. Sabırla kişiyi öğrenme sürecine katılmaya nazikçe davet etmek, kurbanın uyanmasını ve böylece tedaviye açık olmasını sağlar. Bu, aradığın "orduyu" kurmaya yardımcı olur. İzolasyon hiçbir şeyi iyileştirmez. Herkes sonunda "portal" olarak görüleceği için ilerlemeyi engeller. Boşa kürek sallamak gibi olur, değil mi?

S: (L) Kocamla evliliğimi sürdürmem gerektiğini, SV ve diğer yıkıcı kişilerin gelip öğrenme sürecine katılmaları için onları sürekli buraya çağırmam gerektiğini mi söylüyorsunuz?
C: Önerdiğimiz şey belirli yaşam biçimlerine sıkı bir şekilde yapışmak veya aynı davranış kalıplarını sürdürmek değil, yalnızca kapıları tamamen ve sürekli olarak kapatmamak.

S: (L) Eğer bir insan robot bir insansa, yani bir insan bedeni robot bir beden olarak kullanılınca, o bedenin sahibi olan ruha ne olur?
C: Aynı süreç.

S: (L) Nasıl yani?
C: Ölüm.

S: (L) Yani bir insan ölüp bedeninden ayrılınca bedeni alınıp yeniden canlandırılabiliyor ve uzun bir süre boyunca çeşitli şeyler yapmak üzere kullanılabiliyor. Bu arada asıl ruh tamamen 5'inci yoğunluğa gidiyor öyle mi?
C: Evet, ama beden yeniden canlandırılmıyor, değiştiriliyor.

S: (L) 1981'de o ameliyatı olduğu zaman Lewis'e olan şey de bu mu?
C: Tüm hayatın boyunca 7 "robota" rastlamış olmakla birlikte, baktığın her yerde onları görmemen konusunda uyarmak durumundayız. Hayatında çok sayıda kişiyle tanıştın. Biz sana sadece bir örnek verdik, yalnızca bir!!

S: (L) Bana bunun son derece açık bir şekilde söylendiği rüyanın kaynağı nedir peki?
C: Rüyalar dezenformasyon için mevcut en iyi ortamdır.

S: (L) Pekala. Bunu anlayabiliyorum. Ama aynı zamanda bilinçaltından ve üst bilinçten bilgi almanın da en iyi yollarından biri, doğru değil mi?
C: Düalitelerden çok bahsettik!!

S: (L) Şu Mavi Sakal hikayesinin analizine dönecek olursak... Lewis robot olsun veya olmasın, ben bu konuda doğru şeyi yaptığıma inanıyorum. Bu durumda bile duygusal bir tuzağa yakalanmış olmam mümkün mü?
C: Elbette. Bu öğrenme işi pek kolay değil!

S: (L) İyi de burada hayatımın parçalanmasından bahsediyoruz...
C: Belki, belki de değil.

S: (L) Eğer arada bir karar vermene yardımcı olmuyorsa, kanallama yapmanın faydası nedir peki? Her zaman demiyorum, arada sırada. Veya bazı konuları açıklığa çıkarmak için! Suyu bulandırmak yerine biraz ışık tutmak için!
C: Biz "suyu bulandırmıyoruz", bunu ancak siz yapabilirsiniz!

S: (L) Peki, bu konuda bu kadarı yeter...
C: Hayır yetmez. Çok ihtiyaç duyduğun bir yönlendirici: Küresel veya evrensel öneme sahip soruların yanıtları, doğrudan kişisel sorulardan çok daha büyük çaplı kişisel öğrenme sağlar. Eğer aynı fikirde değilsen, doğrulama için transkriptleri kontrol et, özellikle de henüz yazıya dökmediğin celseleri! Göreceksin canım!!

S: (L) O yüzden bu konuda bu kadarı yeterli dedim. Kişisel meselelerden bahsetmek istemiyorum artık. Robot insanlarla ilgili konunun çok önemli olduğunu düşünmüştüm. Ama görünüşe göre o kadar önemli değilmiş. Tüm gezegende bunlardan iki milyon tane var ve bana bunlardan yalnızca yedi tanesiyle karşılaştığım söylendi. Bunun tek bir insanın karşılaşması bakımından oldukça yüksek bir oran olduğunu düşünmüştüm...
C: Evet, ama senin hayat yörüngen hep sıradışı oldu. Ve şahsen 4588 kişiyle tanıştın!

S: (L) Frank kaç kişiyle tanıştı?
C: 2754.

S: (L) Kaçı robottu?
C: 3.

S: (L) PZ kaç kişiyle tanıştı?
C: 3856.

S: (L) Kaçı robottu?
C: 1.

S: (L) Peki ben niye yedi robotla karşılaştım? Tamam, hayatımın sıradışı olduğunu...
C: Evet.

S: (L) Hayatımın ne bakımdan sıradışı olduğunu söyleyebilir misiniz?
C: Sen söyleyemez misin?

S: (L) Sizi kandırıp söyletebileceğimi düşündüm.
C: Kandırmaca yok.

S: (L) Pekala... (P) Karşılaştığımız robotların kimler olduğunu söylerler mi? (L) Sanırım söylemezler...
C: S___ S___.

S: (L) Bu daha önce söyledikleri isim.
C: Daha iyi hangi kılıkta olabilir? Bir nudist!

S: (L) Komikti! Kral çıplak! (P) Benim karşılaştığım robotun kim olduğunu söylemezler mi?
C: Hayır.

S: (L) Şu anda o kadar yorgunum ki, küresel veya evrensel öneme sahip, mantıklı, tutarlı ve akıllıca bir soru oluşturamayacak durumdayım. O yüzden iyi geceler diyeceğiz.
C: İyi geceler.
 

4BH

#92
4 Mayıs 1996 Frank, TH, TK, Laura

S: (L) Merhaba.
C: Merhaba.

S: (L) Bu akşam kiminle birlikteyiz?
C: Lorra.

S: (L) Nereden bağlantı kuruyorsunuz?
C: Kasyopya.

S: (L) T___ son kez buradayken bahsettiğimiz şeylerden biri yeraltı üsleri, sivil konulardaki askeri müdahaleler ve askeri konulardaki sivil müdahalelerdi. Bize bunun hakkında başka ne söyleyebilirsiniz?
C: Spesifik sorular sor lütfen.

S: (L) Üzerinde durduğumuz konulardan biri, bedenlerin alınıp çeşitli amaçlar için kullanılabileceği durumlar yaratmak üzere savaş koşullarının kullanılmasıyla ilgiliydi.
C: Savaşların pek çok "kullanımları" var.

S: (L) Savaşların en yaygın kullanımlarından bazılarını söyleyebilir misiniz?
C: Fark edilmeden gen havuzu değişikliği yapmak için gerekli ortamın oluşturulması. Gebelik teşviki yoluyla paradigma değişimi etkileri, kilit personelin titreşim frekansı önokumalarına göre değiştirilmesi...

S: (TH) Gen havuzunda kim veya ne değiştiriliyor? (TK) Kimi değiştirmek isterlerse. (L) Bilirsin, filmlerde gösterdiği gibi... Erkekler savaşa gitmeden önce herkesin birbiriyle sevişmesi... (F) Evet, "gebeliğin teşviki yoluyla paradigma değişimi" dediler... (L) "Kilit personelin titreşim frekansı önokumalarına göre değiştirilmesi..." Yani savaşın...
C: Hem fiziksel hem de eterik faktörlerdeki büyük ölçüde artan alışveriş nedeniyle fark edilmeyen genetik modifikasyonlar için "ortam" sağlıyor.

S: (L) "Kilit personelin değiştirilmesi" derken neyi kastediyorsunuz? Kimin tanımına göre kilit personel?
C: 4'üncü yoğunluk KH.

S: (L) Bu kilit personel insanlar mı?
C: Evet.

S: (L) Değiştirme derken, örneğin bir devlet başkanının öldükten sonra değiştirilip yerine başka birinin getirilmesi gibi birşeyi mi kastediyorsunuz? Sanırım bu, yaptığınız tanımınıza uyan en basit senaryo olur.
C: Belirttiğin senaryo basit değil.

S: (L) Sadece işin mekanik yönüyle ilgili basitliğini kastediyorum...
C: Her iki türlü.

S: (L) Kilit personel kopyalama yoluyla da değiştirilebilir mi?
C: Evet. Ve asıl personelin gizli faaliyet yerine götürülmesi. Tamamen yeni ve etkili bir "yeraltı insan ırkı" yaratmaya yetecek kadar savaş yapıldı; hem belirli kişilerin doğrudan ele geçirilip "tekrar eğitilmesi" ve bu kişilerin üremede kullanılması yoluyla, hem de diğer yollarla.

S: (L) Üremede kullanma derken?
C: Ele geçirilenlerin çocukları oldu. Henüz sizin dünyanızı hiç görmediler.

S: (L) Yani bu... (TK) Gizli yerlere alındıktan sonra çocukları oldu ve bu çocuklar bizim dünyamızı hiç görmedi... (L) Yüzeyde yaşayan 6 milyar insan hiçbirşey anlamadan nasıl oluyor da bu gezegenin yüzeyi altında bütün bir ırk veya insan grubu oluşturuluyor? Bu çok çılgınca bir fikir...
C: Hayır. Yüzeydeki alan miktarı ile yeraltındaki alan miktarını karşılaştır.

S: (L) Epey çok sanırım. Dünyanın içinin boş olduğunu söylemiyorsunuz değil mi?
C: Hayır.

S: (L) Bu yeraltı şehirlerinin en derinde olanı ne kadar derinde?
C: 5000 km.

S: (L) Epey derinmiş! Ama o kadar derinde ortam aşırı sıcak olmaz mı?
C: Hayır. Sıcaklık ortalama 20 derece.

S: (TK) Oldukça konforlu! (L) Aydınlatmayı nasıl sağlıyorlar?
C: Manyetik rezonans.

S: (L) Bu şehirler depremlerde ezilip parçalanmıyor mu?
C: Hayır, yeraltının derinliklerinde depremler hissedilmiyor!!

S: (L) Bu yeraltı medeniyeti faaliyetinin Rusların inşa etmekte olduğu büyük yeraltı üssüyle herhangi bir ilgisi var mı?
C: Hayır.

S: (TK) Okyanus altında bu yeraltı şehirlerinden var mı hiç?
C: Evet.

S: (TK) Okyanusun altındaki şeylerin çoğunu keşfedemeyeceğiz. (L) Bunun hakkında düşünmek beyni afallatıyor. Bu insanları ne için kullanmak istiyorlar?
C: Sizin yerinizi almaları için.

S: (TK) Peki neden? Onları daha rahat kontrol edebildikleri için mi?
C: Aynen öyle.

S: (L) Bu yeraltı şehirlerinde doğan ve büyütülen insanların ruhu var mı?
C: Evet, çoğunun.

S: (TK) Sadece biraz farklı bir şekilde büyütülen bizim gibi insanlar mı?
C: Bundan daha karmaşık.

S: (L) Bunu ne zamandan beri yapıyorlar?
C: Yaklaşık 14.000 yıldır.

S: (L) Bunu bu kadar uzun bir zamandır yapıyorlarsa, başlangıçta aldıkları kişilerin artık dünyadaki diğer insanlarla değiştirilmede bir faydası kalmamıştır herhalde. Eğer bu insanları zaman zaman değiştirmiyorlarsa...
C: Hayır, onların teknolojisi yanında sizinki Neandertal gibi kalır! Hibernasyon tüpleri... Örneğin bir saatte bir kalp atışı.

S: (TH) Yani bizim yaşadığımız her yıl başına 4200 yıl yaşıyorlar... (L) Bunun Oak Island'daki o çukurla herhangi bir ilgisi var mı?
C: Doğrudan bir ilgisi yok.

S: (L) Peki bizim bu resimdeki yerimiz nedir? (TK) Yok!
C: Siz de "hazırlık komitesi" olmuş oluyorsunuz.

S: (L) Yaptığımız şey nedir? Bize düşen de gezegeni mahvetmek, ozon tabakasını delmek, denizleri kirletmek ve dünyayı onlar için daha uygun bir yer haline getirmek miydi?
C: Bunlar önemsiz ve kolayca onarılabilir şeyler.

S: (TK) Ellerindeki teknolojiyle bütün bu sorunları kolayca çözebilirler. (L) Bu gerçekten korkunç, değil mi! Bütün bunları düşünmek... (TK) Anladığım kadarıyla doğrudan gelip bizi ortadan kaldırıp diğerleriyle değiştiremiyorlar çünkü "kurallar" buna izin vermiyor.
C: Ama olayların doğal düzeni çerçevesi içindeki doğal döngüler, tüm bunların gerçekleşmesini sağlıyor.

S: (L) Bu 4'üncü yoğunluk KH varlıkların boyutunda, örneğin yerçekimi yasası gibi, gelip dünyanın yöntemini ele geçirmelerini engelleyen bir yasa var mı?
C: Hayır.

S: (TK) Yerçekimi yasası gibi olduğunu sanmıyorum...
C: Sizin 2'nci yoğunluk varlıklarını istediğiniz gibi kullanmanızı hangi "yasa" engelliyor?

S: (L) Ben çıkıp hiç kimseyi veya hiçbir şeyi bilinçli olarak böyle bir amaç için kullanmıyorum. (TK) Sürekli yiyecek stoğu sağlamak için bu "yaratıkları" kontrol altında tutuyoruz... (TK) Bence bu oyunun kuralları var. Satranç gibi. Hemen gelip herşeyi istedikleri gibi değiştiremiyorlar, bir şekilde sürecin geliştirilmesi gerekiyor. Ama sızıp bazı şeyleri manipüle etmelerini ve fark edilmeden geri dönmelerini sağlayan delikler var... (TH) O halde kesin kurallar yok, genel bazı koşullar var.
C: İki önemli husus: 1) "Siz" dediğimiz zaman kolektif olarak 3'üncü yoğunluğu kastettik. 2) Doğal döngü ve şeylerin düzeni ile ilgili cümlemizi neredeyse tamamen kaçırdınız. Tekrar okumanızı ve üzerinde düşünmenizi öneriyoruz... Ayrıca, ya ırkınız kendini tamamen yok etmeye manipüle edilirse ya da bir sonraki doğal afette tamamen silinirse?

S: (TK) Sanırım onların kontrolü ele geçirmelerini önlemeye çalışan başka bir taraf var. (L) Benim anladığım kadarıyla özgür irade nedeniyle iyi adamların yapabildiği tek şey yardım istenmesini beklemek ve ondan sonra da gerçekten yapabildikleri tek şey bilgi vermek. (F) Eğer doğru zamanda doğru kişiler tarafından kullanılırsa bu bilgiler değerli. Gerekli bilgilerin verildiğinden eminim. Yeraltında tuttukları insanları yüzeye çıkarıp bizimle değiştirmek ve dünyayı yönetmek isteyen bir grup var. Bu grup 4'üncü yoğunlukta olmayı seviyor. İlerlemek istemiyorlar. İlerleyişi engellemek istiyorlar. Ve bir de ilerlemek isteyen grup var. Doğal düzeni takip etmek istiyorlar. Negatif grup ise orada kalmak ve tutabildikleri herkesi orada kontrolleri altında tutmak istiyor. (L) Ve kendi kendilerini tüketiyorlar ve sayı olarak da azalıyorlar. Varlıklarını sürdürmek ve ihtiyaçlarını karşılamak için sürekli büyük çabalar harcamak zorundalar. (TK) Eğer bir ihtimalle dünya insanların ilerlemek için gelebildikleri tek yerse, bu er geç sona erecek, eğer bu adamlar gelip burayı ele geçirirlerse... (TH) Dünya 4'üncü yoğunluk temalı bir park! (L) Evet, bu aklımıza gelmişti, disneyland gibi! (TK) Görünüşe göre epeyce bilgimiz var ama henüz yeterince derine inemedik ve sormamız gereken soruların ne olduğu bilmiyoruz. Bu doğru mu?
C: Hayır.

S: (TK) Gerçeğe yakın mı?
C: Evet. Mutlak gerçeğin kavranması zor.

S: (TK) Yani dediğim gibi, dünyayı muhafaza edebilmemiz için yapılması gerekeni anlayıp yapmamız gerekiyor...
C: Ne yapacaksanız onu yapacaksınız.

S: (TK) Elbette.
C: Genel olarak, dünyadaki 2'nci yoğunluk varlıklarını kontrol altında tutuyor musunuz?

S: (L) Evet.
C: Bu "adil" mi?

S: (L) Hayır.
C: Peki fark nedir?!?!???

S: (TK) Yani temel olarak biz 2'nci yoğunluğu kontrol altında tutuyoruz, 4'üncü yoğunluk da bizi. İyi adamlar var ve kötü adamlar var. (L) Ve ne yapacaksak onu yapacağız. Ya iyi adamların tarafında olacağız, ya da kötü adamların.
C: Karar size ait.

S: (TK) Ama eğer çok fazla insan kötü adamların tarafında olursa o zaman denge onların lehine dönüyor ve o zaman da ilerleme duracak. Yani insanların bunu anlaması için eğitim...
C: T___, yakın, ama asıl noktayı kaçırıyorsun.

S: (L) Asıl nokta nedir?
C: Asıl nokta hiçbir şeyin olmak "zorunda" olmaması. Ne yapacaksanız onu yapacaksınız. Siz seçiyorsunuz. Bunu size defalarca söyledik, ama hala kendi-merkezli perspektifin sıkıntısını çekiyorsunuz.

S: (TK) Herkes kendisi için endişeleniyor. Herkes kurtarılmak istiyor ve diğerlerini umursamıyor.
C: Daha doğrusu KH alemindeki herkes kendini bir şekilde "özel, seçilmiş veya korunan" olarak görüyor. Bu doğru değil!!

S: (TK) Ne olacaksa o olacak. İnsanlar...
C: Beden önemli değil. İlerleyen veya ilerlemeden uzaklaşan ruhtur. S___'ye sorun!

S: (L) S___ ilerledi mi, yoksa ilerlemeden uzaklaştı mı?
C: Açık.

S: (L) Yani oturup hayatımızı yaşayabiliriz ve iyi vakit geçirip hiçbir şey için endişe etmeyebiliriz. Anlatmak istediğiniz bu mu?
C: Hayır.

S: (L) Önemli olan seçimlerimiz mi?
C: Evet.

S: (TK) Bunun...
C: Ama pek çoklarının inanmak istediği gibi sizin adınıza müdahale edecek kimse yok.

S: (L) Yani bu gezegendeyiz ve bunu yapacağız, ya da yapmayacağız. Tıpkı Oz'daki Dorothy ve Toto gibi. Durumu kavrayıp cadının, maymunların ve askerlerin kontrolünden çıkma yeteneğimize bağlı... (TK) Belki de yapmaya çalıştıkları şey, insanların seçimlerini yapabilmeleri için insanlara bilgi vermek, yani burada...
C: Hiçbirşey yapmaya "çalışmıyoruz." Burada bulunmamızın sebebi eğer sorularsa soruları yanıtlamak. Müdahale edemeyiz.

S: (TK) Evet, müdahale etmeme fikri gayet açık ve anlaşılabilir. yani koşullara müdahale edemezler...
C: Ve cevap verdiğimiz zaman da inanıp inanmamak size bağlı!

S: (L) Yani aslında kendi başımızayız!
C: Her zaman kendi başınızaydınız ve biz de öyle ve diğer herkes de!!

S: (TK) O halde, sanırım, önemli olan nasıl bir hareket yörüngesi seçeceğimizi bilmek için doğru soruları sormak. Yani ilerlemek mi istiyorsun? 4'üncü yoğunluğa geçmek mi istiyorsun? Yoksa burada kalmak mı istiyorsun? Eğer gerçek koşulları ve seçeneklerini bilmiyorsan nasıl bilinçli bir seçim yapabilirsin ki? (L) Dinler insanların kendilerinin dışındaki birşeye güvenip başka hiçbirşeyi umursamamaları için, böylece bilgi aramalarını, gözlerini açmalarını, varlıklarının gerçekleriyle yüzleşmelerini önleyip esaret içinde kalmaları için mi tasarlanıp insanlara yutturuldu?
C: Her zaman olduğu gibi, sadece engeller var. Bunları 2'nci yoğunluk arkadaşlarınız için de kullanıyorsunuz!!

S: (TK) İlerlemek için nasıl bir zihin durumunda olman gerekir? (F) Yazılı kelimelerin hayatın gerçekleriyle uyuşmadığını görebildiğinde doğru yolda olduğunu bilirsin. Felsefi bir sohbet yaptığın tüm insanları düşün. Kaç tanesi "Tek ihtiyaç duyduğum şey İncil. Tek önem verdiğim şey bu" der? (TK) İnsanlarla pek felsefi sohbet etmiyorum çünkü genelde söylenen şeylere nadiren katılıyorum. (F) Bu konuda bir karar verdin demek ki, yani denedin ve işe yaramadığını gördün. (TK) Gerçekten bir sorunum var... Evet, İncil uzun zamandır mevcut ve din uzun zamandır mevcut... ama bariz bir şekilde kendi gündemleri olan insanlar tarafından üretilmiş birşeye inanmakta gerçekten sorun yaşıyorum! (F) Ama çoğu insan sana "Oo hayır! İncil'i insanlar yazmadı, Tanrı yazdı!" der. Ya da tamamen ateist olabilirler ve yalnızca bilim dinine inanıyor olabilirler. (TK) Bence bir insanın bazı kurallara göre yaşamsı ve hayata saygı duyması, onu onurlandırması gerekir... ve dinin bazı fikirleri iyi... ama bazı fikirleri sınırı aşıyor. (F) İnsanları bu şekilde sömürüyorlar zaten. Yalanları gerçeklerle karıştırarak. (L) Evet, iki doğru arasına sıkıştırılmış bir yalanı yutmak daha kolay. (F) Eğer TAMAMI sahte olsaydı, insanların çoğu bunu hemen anlardı... (TK) Çoğunluğun umrunda değil. Sadece koyun gibi güdülmek istiyorlar. Hiçbir sorumluluk istemiyorlar. (F) Ve sığırların çoğunluğuna ne oluyor? Bir kamyon gelip onları kasaba götürene kadar otlaklarında katır kutur otluyorlar. (TK) Orduda geçirdiğim onca yıldan sonra, hiçbir otoriteye güvenmeme noktasına geldim. (F) Ve o dinci tiplerle konuştuğunda "Benim verebileceğim bir cevabım yok... Ben sadece İncil'i izlerim." diyorlar. (L) Sadece cevapları değil, hiç soruları da yok zaten. Ve sanırım ipucu da bu. Tüm dinlerin ve mistik fetişlerin bataklıklarında yürüdükten sonra mutlak yanıtı bulduğunu sananlar öğle yemeği oluyor! (TK) Bana göre hayatın tek amacı bilgi elde etmek ve ilerlemek. Bunu anlayana kadar bu seviyede takılı kalıyorsun. Peki bunu nasıl anlayacaksın? (L) Bence bilmek yapmak demek. (TK) "Gerçeği bileceksiniz ve gerçek sizi özgür kılacak." Bu İncil'de yazıyor!!! (L) Anahtar bilmek mi?
C: Evet.

S: (L) Sanırım bilmek insanın frekansını değiştiriyor. Doğru mu?
C: Evet.

S: (L) Onaylıyorsun, görüyorsun ve frekansın değişiyor, öyle mi?
C: Evet.

S: (L) Bir keresinde bize ne demişlerdi... Önemli olan nerede olduğun değil, kim olduğun ve ne gördüğün. (TK) Yani olanı değiştirmeyeceğiz. Yeraltındaki ordulara karşı herhangi işe yarar bir etki yapamayız... önemli olan kendimizi değiştirmek ve bunu paylaşabildiklerimizle paylaşmak.
C: Doğru, ineğin hayvancılık endüstrisinin sağlığı üzerinde bir etkisi yok.

S: (TK) İneğin sürü üzerinde etkisi yok. Bir ineğin yok... hatta çok sayıda ineğin de yok. (F) Ama sürüden kaçan bir ineği izleyebilecek birkaç inek olabilir. (TK) Evet, başka birinin hayatını etkileyebilirsin ama tüm grubunkini değil. O yüzden yeraltında olanlar için endişelenmek önemsiz. (L) Ama bunu bilmek önemli. (TK) Tüm o survivalist'ler (ç.n.: daha önce açıklanmıştı), milisler vesaire. Tamamen bir vakit kaybı. (F) Olanları bilmek iyi. (TK) Ama bir implantın olup olmadığını bilebilir misin? (L) Evet... (TK) Nasıl, sorarak mı? (L) O, ve ayrıca hayatını ve diğerleriyle olan ilişkilerini inceleyerek. Materyali okuduğun zaman çok ipucu buluyorsun. Gerçekten gözlerini açıyor. (TK) İmplant ve beyin kontrolü, 4'üncü yoğunluk KH'ye verilen müdahale izni miktarını biraz aşmıyor mu? İmplantın olup olmadığını nasıl anlayacağını ve implantın ne yapabileceğini öğrendik. Bunu öğrendikten sonra onu seçimlerin yoluyla etkisiz kılabiliyorsun. İmplantlarının kendi iyilikleri için olduğuna inananlar elbette implantlarını aktif kılıyorlar. (T) Ben hiç kaçırıldım mı?
C: Tom'a senin fiziksel kaçırılışınla ilgili sorular sor... Öğrenmesi gerekiyor.

S: (L) Ne yapılabilir...
C: Tom neden Donanma'ya girmeyi "seçti" sence?

S: (L) Bunu seçmeye manipüle mi edildi?
C: Yönlendirildi.

S: (L) Donanma'da neler oldu?
C: Tom'a sor.

S: (L) Oldukça yüzeyde yaşıyor gibi görünüyor... Donanmadaki günlerin bu konuda derinlemesine düşünmeden geçti sanırım, değil mi? (TK) Hı hı.
C: Hayır. Bu "hafızanın" söylediği şey.

S: (TK) Başım ağrımaya başlıyor. (L) İlginç. Başı neden ağrıyor?
C: Öğrenmek için sorunu araştır. Eğer bu noktada sana tüm bunların yanıtını verseydik, omuz silkip bunu unuturdun.

S: (L) Bu arada omuz silkme Tom'da programlanmış bir tepki mi?
C: Bir derecede.

S: (L) Tamam. Belirli bir kamp yolculuğuna gittikten sonra başlayan başağrılarından bahsetmişti. Şimdi bunu hatırlamaya çalışıyor ve bu da onda ağrıya neden oluyor.
C: Hipnoz.

S: (TK) Yaşadığım en kötü başağrısı Japonya'ya giderken Hawaii'de durduğumuz zaman olmuşu. Biraz hidrolik sıvı almak için başka bir gemiye geçtim... Geri dönerken, gemiyle geri dönerken öyle kötü bir başağrısı yaşadım ki, ışığa ve sese bile dayanamıyordum. (L) Nefes almanın bile acı verdiği durumu mu diyorsun? (TK) Hı hı. (L) Bir gece yatağımda ters dönmüştüm ve geceliğin alt kısmı ıslaktı. O geceden sonra bahsettiğin şeyleri yaşamaya başladım. Bunun nasıl olduğunu biliyorum. İnanılmaz bir acı.
C: Evet.

S: (TK) Evet, hiçbirşeyin faydası olmuyor. (L) Tom'a bu konuda biraz yardımcı olabilir misiniz?
C: Üzgünüz. Tom, "biraz yardımcı olmamızın" onun işine yaramayacağı noktada.

S: (F) Bize de bu tür konularda çok net bir cevap vermiyorlar zaten. (L) Celselere gelen tüm insanlar arasında neler olduğunu ve bunun ne anlama geldiğini hemen anlayan ilk kişi o. (F) Diğerlerinin çoğu cevapları zaten bildiklerini sanıyorlar... (L) Yeraltı üslerine dönecek olursak, HAARP projesi bu yeraltı üsleriyle ilişkili mi?
C: Doğrudan değil.

S: (L) Bir keresinde HAARP'ın "elektromanyetik dalga transferinde" kullanılan birşey olduğunu söylemiştiniz. Bunun mekan, zaman ve yoğunluğu manipüle etme anlamına geldiğini düşünüyorum.
C: Evet.

S: (L) Bunun Atlantis kristallerini ortaya çıkarıp yararlanma planlarıyla ilgili olması mümkün mü?
C: "Ortaya çıkarmaktan" ziyade yararlanma.

S: (L) BRH'nin "harmoniklerle" ilgili fikri doğru mu? Yani belirli bir gün ve zamanda işlev göstermek üzere yetiştirilmesi gerektiği?
C: Hayır.

S: (L) Anladığımız kadarıyla, ki bunu bu şekilde cevaplamayacağınızı biliyorum, eğer Tom anılarını ortaya çıkarıp kavrarsa başağrılarının geçmesi gerekiyor... (TK) Donanma'dan ayrıldığımdan beri aynı şeyi hiç tekrar yaşamadım.
C: O'Brien "yalan söylüyor."

S: (L) O'Brien'de ne oldu?
C: Keşfet. Tom neden onca yer arasında orada?!?

S: (L) O bölgede birşey mi var, dünyadan belirli bir frekans, bazı elektromanyetik etkiler veya birşey...
C: Belki, belki, belki, belki...

S: (L) İnsanı pasif ve karanlıkta mı tutuyor?
C: Ağırlaştırıcı frekans. Bu arada, Camp Blanding'in varlık sebebini bilen? Var mı??...

S: (TK) Dave W___'yi sor... Yakınlarında oturuyor...
C: Öncelikle, Şövalye nişanı verilenler için birkaç blok yıkıcı... Ayrıntılı bir haritaya bakın ve düşünün. Çok uzun zaman önce yalnız yapılmış yolculukları hatırlayın ve sizi şimdiye kadarki en büyük öğreniş patlamasının kapılarını açan ifşalara götürecek sarsıcı gizemlerin kilidini açmaya başlayın!!

S: (F) Aman tanrım. Sorulacak ÇOK soru var... (L) Camp Blanding'e birden fazla yolculuk mu yaptım?
C: Hayır.

S: (L) Sadece bir tane mi?
C: Senin için.

S: (L) Tom için birden fazla mı?
C: ?

S: (L) "Şövalye nişanı verilenler" dediniz. Bu ismin bir önemi olduğunu ima ettiniz sanırım. (ç.n.: Laura'nın soyadı olan Knight şövalye anlamına geliyor.)
C: Keşfet...

S: (L) Burada genetik bir mühendislik konusu mu var?
C: Hayır, düşündüğün anlamda değil. Ama bir anlamda herşey öyle.

S: (L) Annem neden hayatımızı hep berbat şekilde etkileyen adamlarla evlendi?
C: Ona sor.

S: (L) Buna bir cevabı yok. Kendisi de şaşırıyor.
C: O halde keşfetmesini sağla. İpuçları orada.

S: (L) Yani ipuçları bu insanlardan bazılarında bulunuyor... Okula götürülürken onlardan biriyle Kuzey Karolina'ya yaptığımız yolculuğu hatırlıyoruz...
C: Neden yatılı okula gitmende ısrar etti? Ve annen neden kabullendi?

S: (L) Tüm bunlar deminki asıl soruya geliyor; Tom neden Camp Blanding yakınındaki O'Brien'de...
C: Elektromanyetik dalgalar zihni pıhtılaştırarak yaratılan olumsuzluğa rağmen hoşnutluk meydana getiriyor. Yalıtıcı etkiler yoluyla zihni uyuşturuyor. Neden oradasın Tom? Orada kalman için kim yalvardı? EM dalgaları nereden geliyor?? Laura, kütüphaneye gidip Camp Blanding'i araştırmanı öneriyoruz. Bir "kara delik" bulabilirsin, mecazen!!

S: (L) Kara delik. Tamam. Hayatımızda hiçbir rasyonel açıklaması olmayan pek çok şey olduğu kesin. (TK) Bu akşam fazla soru sormadan çok şey verdiler...
C: Ağaçlıktan, ormanlık alandan geçilerek tam kare bir açık alana yapılan ziyaretler...

S: (L) Hmmmm. H___ hala EM dalgaları üretenlerden biri mi?
C: Hayır, o yalnızca bilinçsiz bir aracı.

S: (L) L___'nin tüm hayattan yalıtık eğilimleri vardı. Bunun nedeni de o bölge de yaşıyor olması mı?
C: Aynı.

S: (L) Şu anda GERÇEKTEN bilmek istediğim şey, hayatımızda tüm bu MANYAKÇA şeyleri neden yaşadık ve neden tüm insanlar özel olarak yerleştirilmiş gibi etrafımıza dizildi veya bizi negatif bir şekilde etkilemek için bilinçli bir şekilde manipüle edildi? Yani yanılıyor muyum, yoksa bu gerçekten ÇOK anormal ve akılalmaz bir durum mu?
C: Sence neden?

S: (L) Fikrim yok!
C: Çünkü bulmacanın parçalarını bir araya getirme yeteneğine sahip son derece nadir olanlardansınız.

S: (L) Peki ne yapmamız gerekiyor? (TK) Keşfet.
C: Evet. Ve bu gecelik, iyi geceler.
 

4BH

#93
25 Mayıs 1996, F___, Laura, SV

S: (L) Merhaba [Ve tam olarak planşet hareket etmeye başladığı saniyede, havuz pompasının su tahliye hortumu tazyikli bir patlama ile havaya su fışkırtmaya ve şiddetli sağanak varmış gibi evin çatısında ses çıkarmaya başladı. Hepimiz dışarı koşturduk, geçici şekilde tamir ettik ve geri dönüp, tekrar başlamak için yeniden yerleştik]

S: (L) Merhaba
C: Merhaba ve merhaba.

S: (L) Bu akşam kiminle birlikteyiz ?
C: Yxorra.

S: (L) Nereden aktarım yapıyorsunuz ?
C: Kasyopya.

S: (L) Bu tuhaftı. Bir kaç dakika önce başladığımız sırada havuz hortumunun bu şekilde tazyikli patlamasının ne anlama geldiğini söyleyebilir misiniz ?
C: Zayıflamış plastik dokusu.

S: (L) Ben de öyle sanıyorum. Ama tam da o anda gerçekleşmiş olması!
C: Rastlantı.

S: (L) Rastlantı olduğunu sanmıyorum. Kiminle dalga geçiyorsunuz ?
C: Dalga geçmiyoruz.

S: (L) OK. Şimdi belirli konularımız var.
C: Flüt.

S: (L) Bu ne anlama geliyor ?
C: Sende bir tane var.

S: (L) Benim flütüm yok. Bana flütten bahsedin.
C: İyice düşün.

S: (L) Melodi çalınan flüt mü ? Başka ipucu yok mu?
C: Hayır.

S: (L) Ve şimdi durup bunun üzerinde iyice düşünmemi mi istiyorsunuz ? Peki, flütle müzik yapılır. Genellikle neşeli müzik.
C: Konu bu değil. İle veya değil.

S: (L) Bu gece çok anlaşılmazsınız. Flüt bir şekilde manalı mı ?
C: Olabilir.

S: (L) Bana ipucu olarak söyleyebileceğiniz başka bir ya da iki kelime yok mu ?
C: D.

S: (L) Oluklu ? [ç.n.: Laura bu noktada kasyopyalıların flüt kelimesi (ingilizcesi : flute) ile yine ingilizcede bir kolon üzerine yiv, oluk, kanal vb. açmak ya da oluklu, yivli anlamına gelen "fluted" kelimesini kastetmiş olabileceklerini anlıyor.]
C: Evet.

S: (L) Bir kanal gibi oluk açma mı kastediliyor ?
C: Sütunlar.

S: (L) Hangi sütunlardan bahsediyoruz ?
C: İyonik.

S: (L) Neden oluklu İyonik sütunlarından bahsediyoruz? [ç.n. : İyonya , M.Ö 1000 civarlarında,bugünkü Aydın, İzmir ve çevresinde kurulmuş olan kentler ve medeniyetler bütünü]
C: Çünkü bu sütunlar , insanlarla 4.Yoğunluk BH arasındaki, geçmişteki doğrudan iletişim ile bağlantılılar.

S: (L) Pekala, yivli İyonik sütunlar.
C: Yivli plastik hortumlar.

S: (L) Gittikçe daha anlaşılmaz oluyorsunuz. Kendimizle 4. yoğunluk BH arasında bu doğrudan bağlantıyı oluk, kanal ve sütun konsepti yardımıyla nasıl kuracağız ?
C: Manyetik telemetri profili [ç.n. . telemetri =uzaktan ölçüm (genelde hava uydu/araçları ile yerdeki istasyonlar arasındaki radyo dalgaları aracılığıyla)]

S: (L) İçerisinden su fışkırtan o hortumun 4. yoğunluk BH' dan bizlere birşey mi iletebileceğini iddia ediyorsunuz ?
C: Hem alıcı hem verici.

S: (L) Orijinal İyonya sütunu yapısal olarak içi boş bir tüp müydü ?
C: Önemli husus bu değil.

S: (L) Oluk, kanal ve spiraller mi önemli olan ?
C: Evet.

S: (L) Bir keresinde bana havuzu kaldırmam ve yerine bir labirent ya da spiral yaptırmam gerektiğinden bahsetmiştiniz. Yakında sigorta şirketinden biraz para almayı umut ediyorum ve sağlık gelişimimin bir parçası olarak bir gömme havuz yaptırmayı düşünüyordum. Havuzun tabanına spiral şeklinde fayans döşemesi yaptırsam olmaz mı ?
C: Güzel. Romalı ve Yunanlılarda olduğu gibi, tepe ve tabanında kirişli olan 3 lü bir iyon sütunu eklemeni öneriyoruz. [Konuşmanın geri kalan kısmında bahsettikleri sütun yapısının ve spiralin taslak çizimleri yapıldı]

C: Üstten bakıldığında 2 taraflı üçgen, düz yerleştirilmiş üst kiriş, sütunla birleşme noktasında ara duvar olmayacak. Üç sütun arasındaki mesafe 1.3 er metre. Sütunlar 1.6 metre boyunda. Birbirleriyle 30'ar derecelik açı oluşturacaklar. Merkez sütun havuzun doğu tarafına yerleştirilecek. Saat yönüne doğru açılan doğal bir sprial olsun, gezegenin kuzey yarım küresiyle uyumlu olacak şekilde.

S: (L) OK. Bunları yaptırdığımızda bizim için nasıl bir sonucu olacak ?
C: 4. den 6. ya kadar olan yoğunluklardan BH kanallama alıcı ve vericilerinin güçlendirilmesi.

S: (L) Sanırım bunları yaptırabilmek için sağlam para kazanmam gerekecek.
C: Evet.

S: (L) Bunu yakınlarda gerçekleştirebilecek miyim ?
C: Sana bağlı. Rehberliğimizi izlersen evet.

S: (L) D4 kendisi için şu soruyu sormamı istedi. Yakın zamanda, Aliester Crowley tarzında bir büyücü olduğunu iddia eden bir adamla tanışmış...
C: D4 tavsiyelerimize uymadı. D4 yanıtları arıyorsa, "gösterilen yönleri" göz ardı edip bunun yerine uygunsuz patikalara sapması akıllıca değil.

S: (L) Peki.. bu konuda yapabileceğim bir şey yok. Bana "Cosmic Awareness" den (Kozmik Farkındalık) bir şeyler gönderip duruyor ve şöyle diyor : " Ya, keşke Kasyopyalılar'dan böyle bir sürü şey çıksa..." Bu "Kozmik Farkındalık" 1996 yılı hakkında bir çok şey söylemişti, büyük bir toplu iniş olacağı (ç.n : dünya dışıların dünyaya gelmesi) ve bunun gibi daha bir çok şey ve göründüğü kadarıyla bunların hiçbirisi GERÇEKLEŞMEDİ... Peki ne istiyorsun be adam? Bir sürü gereksiz, uzun , süslü şeyler, işe yarayacak ip uçları mı ? Bu inanılmaz sinir bozucu! Ne diye bu tarz saçmalıklar üretmek isteyelim ?
C: Adamın düğmesine bas.

S: (L) Neyi kastediyorsunuz ?
C: Palomar Dağı.

S: (L) Ohh, gerçekten onun Palomar Dağı' na mı gitmesini istiyorsunuz ?
C: Evet. Ve hayır ; tanıştığı o adam bir büyücü değil...Ve aklını bulandıran maddeler kullanmaktan vazgeç D4, yoksa onu kaybedeceksin!!!

S: (L) Ama D4 artık uyuşturucu kullanmadığını söylüyor, öyleyse kastettiğiniz nedir ?
C: D4' e sor. Uyuşturucuları sevmeni isteyenlerin bu uyarını benimsemelerini bekler misin?

S: (L) Tabii ki hayır. Bu konuda çok katı olduğumu düşünüyorum. Bildiğiniz gibi bir süre önce L buradaydı ve bir tartışmamız oldu. Bir şekilde zihninin açılması ve yardım alması için herhangi bir şansının olup olmadığını sormak istiyorum.
C: Açık.

S: (L) Gerçekten yardıma ihtiyacı var. İçimi rahatlatmak için söyleyebileceğiniz herhangi bir şey yok mu ?
C: Endişelenme.

S: (L) Böyle söylediğinizi biliyorum ama bu bazen çok ZOR! OK, havuzumu, küçük sütunlarımızı ve diğer oyuncakları yaptırdıktan sonra, havuza girdiğimizde ne yapmamız gerekiyor ?
C: Sana bağlı.

S: (L) Herhangi belirli bir uygulama?
C: Hayır.

S: (L) Sadece havuza GİRMEK mi ?
C: Evet.

S: (L) Sonra ne olacak ?
C: Bekle ve gör!

S: (L) Gecemi muhteşem kıldınız! (S) Paranoyak gibi görünmek istemem ama zihin programlama hakkındaki tüm şu haberler... o denli yaygın ki bir şekilde inanmaya yönlendiriliyoruz. Yan komşu, herhangi bir renk, kelime ya da ses olabilirmiş tetikleyici, doğru mu ?
C: Muğlak.

S: (L) Tam olarak muğlak sayılmaz. Programlanan insanların yüzdesi nedir ?
C: Her 100 kişiden 2 si.

S: (L) Ne kadarı insanlar tarafından programlanıyor ?
C: %2 nin %12 si.

S: (L) Demek ki; her 1000 kişiden 20 si programlanmış ve bunların 12 si 4. Yoğunluk KH tarafından programlanmış. (ç.n. = sanırım burada bir hesap hatası yapılıyor)
C: 4. Yoğunluğun da fiziksel olduğunu anla. Bu yoğunlukla ilgili olarak gittikçe, eterik ve teorik bir anlayış yapısına doğru sürükleniyorsun.

S: (L) İnsanların bu tarz şeyler üzerinde çalışmalar yaptığını söylüyorsunuz...ve...
C: Hayır Laura, diyoruz ki; bu fenomenle ilgili çok güçlü, somut ve pratik detaylar içeren bir gerçeklik var ve bunu görmezden gelme!

S: (L) Anladım! Geçenlerde TV izliyorduk ve bir adamla kızı tarafından kaydedilen bir video gösteriliyordu. Gökyüzünde çok büyük bir nesne vardı ve uzun süre orada kaldı. Anladığım kadarıyla bir başkası da farklı bir noktadan aynı şeyi çekmiş. Uzun, beyaz, tüp şeklinde bir nesne. İki ayrı kayıt noktasının perspektif hesaplamalarından yola çıkarak yaklaşık 1,6 km uzunluğunda olduğu tahmin ediliyordu ve üzerinde hareket eden ışıklar vardı. Uzun süre yer değiştirmeden, salınarak orada durdu. Neydi bu şey ?
C: Gerçekliğin uzay-zaman sürekliliği dokusunun vektörlerini tarayan bir Oryon KH "ana" gemisi.

S: (L) Bundan 78 yıl önce aynı noktada gerçekleşen benzer bir olaya ilişkin bir rapor olduğu söyleniyordu. Bir bağlantı var mı ?
C: Evet. Uzay/zaman koordinatları bağlantısı.

S: (L) Bu gemi belirttiğiniz dışında başka bir şey yapıyor muydu ?
C: Hayır.

S: (L) Bir ana gemi bir çok küçük gemi mi taşıyor ?
C: Evet.

S: (L) Bir ana gemide kaç tane küçük gemi taşınabilir ?
C: 150.000.

S: (L) Vay anasını! Boyutları nedir ? Ve unutmayalım; o yoğunluktaki tuhaf esaslar uyarınca, bu gemiler içten daha büyükler.
C: Aynen. Hatırla 4. yoğunlukta fiziksellik yok değildir ancak fizikselliğin değişkenliği söz konusudur.

S: (L) Anlaşıldığı kadarıyla Gulf Breeze de dün ya da ondan önceki gece birşey gözlendi. Turuncu ışıkları olan üçgen şeklinde gemiler. Bunlar insan mıydı , uzaylı mıydı ?
C: Uzaylı.

S: (L) Kimlere aitti bu gemiler?
C: Aynı.

S: (L) Neden bu kadar çok çeşitli uzaylı gemisi var ?
C: Önceki yanıta bak. FD.

S: Fizikselliğin Değişkenliği. OK. Ayrıca büyük baş hayvanların bazı, belirli parçalarının alınması ile ilgili bir şeyler okuyordum...
C: İşkembe.

S: (L) Nedir o ?
C: Sığır parçası.

S: (L) Neden gözküresini alıyorlar ? Sadece bir gözküresiyle ne yapmak istiyorlar ?
C: Ruh örgüsünü incelemek.

S: (L) Ruh örgüsü bir gözküre aracılığıyla incelenebilir mi ?
C: Kaydedici teyp gibi.

S: (L) Neden dudağın bir parçasını alıyorlar?
C: DNA kütüphanesi.

S: (L) Peki kaç tane göze ve DNA numunesine ihtiyaçları var ? Bu olaylar çok oluyor.
C: Bazıları "gizli hükümetin" benzer çalışmaları.

S: (L) Yakınlarda bir söylenti duydum, deniliyordu ki; Chupacabra lar [ç.n. : ne oldukları henüz tanımlanamamış olan, bir çok görgü tanığı tarafından rastlanmış ve fotoğrafı çekilmiş olduğu iddia edilen (internette bulabilirsiniz), dünya dışı oldukları ve hayvanların kamını emdikleri iddia edilen tuhaf, hayvan biçimli yaratıklar] 3 noktasal iz bırakıyor ve bunlardan biri beyine kadar gidiyor. Bu doğru mu ?
C: Hayır.

S: (L) Güney Batı' dan ve Meksika' dan hatta Güney Florida' dan bile yayılan tüm o söylentiler, bunların hepsi Chupacabra lar mı ?
C: Bazıları.

S: (L) A.B.D. de kaç kişide implant var ?
C: Yüzde 2.

S: (L) Yakın zamanda neden sesimi kaybettim ?
C: İltihaplanmış ses telleri. Daha geniş kapsamlı bir öğrenme için gidip Oescheler in kitabını almanı öneriyoruz. Şimdilik tamamdır, iyi geceler.
 

4BH

#94
27 Mayıs 1996 F___, Laura, SV

S: (L) Merhaba.
C: Merhaba.

S: (L) Bu gece kiminle birlikteyiz?
C: Soroka.

S: (L) Neredensin?
C: Kasyopya.

S: (L) Geçen gece bahsettiğiniz mimari proje hakkında birkaç soru daha sormak istiyoruz. Üç sütunlu yapının yüksekliğini ve mesafesini belirttiniz. Bunu mevcut havuzun etrafında inşa etmek uygun mudur?
C: Hayır. Bir gömme havuz inşa etmeye yetecek finans kaynaklarına sahip olana kadar beklemen gerekiyor. Spiral yer seviyesinin en az 1 metre altında olmalı, mükemmel ve dengeli kesilmiş mavi ve altın sarısı seramik karodan yapılmalı. Sütunlar hazır olarak satın alınmamalı. Kurulacağı alanda inşa edilmeli. Sütunlar 2 metre uzunluğunda, başlık 18 santimetre yüksekliğinde olmalı. Başlık ve taban ölçüleri aynı.

S: (L) Bunu kendi ellerimizle yapabilir miyiz veya yapmamızı tavsiye ediyor musunuz?
C: Bir ustasını bul... Bunu kendiniz yapacak yeteneğe sahip değilsiniz.

S: (L) Her bir sütunda kaç tane yiv olmalı?
C: Sütunların çapı 10-14 santimetre olmalı. Yiv genişliği 2 santimetre. Orijinal iyonik sütunların resimlerini kılavuz olarak kullanın.

S: (L) Karolar saat yönünün tersine spiral şeklinde kaç kez dönecek?
C: Dönüş sayısı önemli değil. Genişlik 1.6 metre olmalı.

S: (L) Altın sarısı kenarlı mavi karolar mı?
C: Karışık mavi ve altın sarısı.

S: (L) Altın sarısı lekeli mavi mi?
C: Yakın. Yarı şeffaf.

S: (L) Gök mavisi uygun bir mavi mi?
C: Yakın.

S: (L) Sütunlar için beton karışımına eklenmesi gereken herhangi birşey var mı?
C: Hayır.

S: (L) Sütunların içi boş olacak ve su fışkırtacak şekilde mi yapılması gerekiyor?
C: Hayır. Sütunların önüne çeşme veya havuzcuk yerleştirin.

S: (L) Havuzun şekli bir uçta kare, diğer uç ise yuvarlak. Bir ucu yuvarlatılmış dikdörtgen. [planşet havuzun şeklini çiziyor.]
C: Çeşme arada ve spiral de havuzun ortasında olmalı.

S: (L) 3'üncü yoğunluk bir havuz tasarımı yaparken eğleniyor musunuz?
C: 6'ncı yoğunluk her zaman "eğlenceli!"

S: (L) Sütunların tepesindeki spiraller?
C: Size bağlı.

S: (L) Bu havuzun burada, bu arazide mi kurulması gerekiyor?
C: Size bağlı.

S: (L) Hmm. (S) Taşınmayı mı planlıyordunuz? (L) Öyle bir planım yoktu ama bu garip bir yanıt. Sanırım olanı en iyisi olarak kabul edip yapacağım. (S) Önce para bulman gerekiyor...
C: SV, şimdi yatırım yap.

S: (S) Neye yatırım yapmamı tavsiye ediyorsunuz?
C: Borsa.

S: (S) Küçük meblağlı senetler mi? Altınımı mı satayım?
C: Hayır.

S: (S) Kredi kartlarımdan avans çekebilirim... Ne tür senetler?
C: İhtiyaç duyduğun tüm referans materyaller emrinde. Dergiler, bültenler, "gazeteler" vs.

S: (S) Bir yatırım dergisi alıyorum ama aslında pek okumuyorum çünkü diğer herşey...
C: "Diğer herşey" sana para kazandırıyor mu?

S: (L) Pekala, daha önce SV'nin izlemediği bir tavsiyede bulunmuştunuz. Şimdi durum değiştiğine göre daha spesifik olabilir misiniz?
C: Bunu yapsaydık aynı inadı sürdürürdü.

S: (S) Hayır sürdürmezdim!
C: Evet sürdürürdün!

S: (S) Yarın Argus'a gitmek için...
C: Argus'a yarın gitmenden bahsetmedik. "Şimdi", anlamsız bir gecikme olmaksızın anlamına geliyor. Ağ çalışması ve referans materyaller ihtiyaç duyduğun tüm yanıtları sunuyor. Doğal kaynak ve çevre koruma, tıp, telekomünikasyon ve bilgisayar teknolojisi alanlarındaki düşük fiyatlı hisseleri bulmak için aklını kullan... Ayrıca yazılım geliştirme gibi bilgi işleme şirketleri. Değerli metaller ve ilgili alanlar da iyi.

S: (S) Borç para almayacak ve önceliği faturaları ödemeye verecek şekilde yetiştirildim. Ve eğer herhangi birşey artmışsa...
C: SV, lütfen, neden kendini sınırlandırıyorsun? Kredi limitini ve borç aldığın sermayeyi kullandığında, düzenli bir gelirin olduğu sürece en kötü ihtimalle yalnızca paranı muhafaza etmiş olursun. Olabilecek en iyi şey ise zengin olmak... Kendini neden hafife alıyorsun?!?

S: (L) Kredi limitini arttırmasını, aldığı sermayeyi yatırımda kullanmasını ve böylece para kazanacağını mı söylüyorsunuz?
C: Evet. Şimdi: Her üçünüz de kolayca yüksek gelir elde etmek için özel yeteneklere sahipsiniz.

S: (L) Bu üçümüz arasında bir etkileşim mi gerektiriyor, yoksa bireysel mi?
C: Üç altın mı daha değerlidir, yoksa bir altın mı? Laura! Çevrilmedik taş bırakma, elma sat, ne yaparsan yap ama bilgisayarında İnternet bağlantını sürdür, online piyasa sistemi dahil. Bunu mümkün olduğu kadar çabuk yap!!!!!!

S: (L) Şu anda buna o parayı harcayacak durumda değilim! "Çevrilmedik taş bırakma, elma sat" derken neyi kastediyorsunuz?
C: Mecaz! Ne yapabileceksen onu yap... Olayların işleyişine dikkat et, canım, gerisi yerini bulur...

S: (L) Para kazanma konusunda ne yapabileceğimizi bilmiyorum... Tüm bu para kazanma meselesinden ne anlamamız gerekiyor? (S) Havuzu yap.
C: Ve diğer...

S: (L) Diğer sorularıma dönecek olursam: Frank'in çocukken neden çubukla sürekli yere vurduğunu öğrenmek istiyorum. Ebeveynleri onu bir psikiyatriste göstermeyi düşünmüş...
C: Kanal.

S: (L) Ama çok garip bir yol bu. Özellikle bu hareket bir kanal yaratma veya değiştirmede... (S) Belki sadece kendini giderek uyumlandırıyordu...
C: Yukarıdakilerin hepsi... Hipnotik durumları incelemedin mi?

S: (L) Ama bunu tamamen rastgele bir şey olarak tanımladı... değişen birşey... etrafta koşup oraya buraya sopayla vurduğunu...
C: Rastgele değildi.

S: (L) Diğer bir yoğunlukta bu hareketin temsil ettiği birşey mi oluyordu?
C: Hayır, bu yalnızca kanalı açtı.

S: (L) Tamam. PZ'ye neler oluyor... Bu davranış kafamı tamamen karıştırdı...
C: Senin bir "çatlak" olduğunu düşünüyor.

S: (L) Peki neden?
C: Koşullanması nedeniyle.

S: (L) İradesi çok çabuk kırılıyor gibi görünüyor...
C: Evet.

S: (L) Ve bu konuda yapabileceğim hiçbirşey yok... Onun için üzülüyorum.
C: Ona para kazandıracak biri olmanı ümit ediyordu ve o yüzden "eksantrikliklerine" katlandı.

S: (L) Bunu son zamanlarda ben de anlamaya başladım.
C: Dikkat et! TF de benzer bir düşünce kalıbına sahip!

S: (L) Sanırım TF'ye yazıp haber projesinden beni tamamen çıkarmasını isteyeceğim...
C: Bu önerinle ilgili olarak "zaman" harcamamanı öneriyoruz ve diğerlerini de dahil ettiğinden emin ol.

S: (L) Ne önerisi? TF'ye mektup göndermek için vakit harcamayayım mı diyorsunuz?
C: Evet.

S: (L) O halde yalnızca e-mail gönderirim.
C: Ve.

S: (L) "Diğerlerini dahil et" derken neyi kastediyorsunuz?
C: TF senin aracılığınla başka kimlerle tanıştıysa.

S: (L) Hmm, tamam. (F) Neden böyle bir karar verdin? (L) Bilmiyorum... Bu arada yakın bir zamanda bir psikiyatriste gittim ve tekrar gitmenin şu anda olan şeylerle ilgili olarak bana yeterince fayda sağlayıp sağlamayacağını merak ediyorum...
C: Evet.

S: (L) Peki, SV'nin kızkardeşi ve yeğeni geliyor ve bunun kanal üzerinde önemli bir bozucu etki yapabileceğini hissediyorum.
C: Evet.

S: (S) Bunu en aza indirmek için yapabileceğim herhangi birşey var mı?
C: Kontrolü ele al, sonuçta kendi evin!

S: (S) Evet biliyorum...
C: Ama yapmıyorsun!!! Pekala millet, iyi geceler!
 

4BH

#95
1 Haziran 1996 F___, Laura, SV

S: (L) Merhaba.
C: Merhaba.

S: (L) Bu akşam kimle birlikteyiz?
C: Viror.

S: (L) Nereden aktarım yapıyorsunuz?
C: Kasyopya.

S: (L) F___ ve ben aramızdaki tartışma konusu ile ilgili bir yorum istiyoruz.
C: Sorun.

S: (F) Ne soracağımı bilmiyorum. (L) F___ şiddetin sözlere karşı ASLA uygun bir yanıt olamayacağını söylüyor.
C: Evet.

S: (L) Ben ise bazı koşullar altında bunun tek yanıt olabileceğini söylüyorum.
C: Neden böyle söylüyorsun?

S: (L) Çünkü birbirini incitmek için sürekli olarak sözcüklerin kullanıldığı durumlar oluyor. Bunun bir örneği Nazi propaganda makinesi. Eğer biri Goebbels'i vurmuş olsaydı, bu belki de pek çok kişinin hayatını kurtaracaktı.
C: Hayır.

S: (L) Evet, elbette. O zaman onun yerine başkası geçerdi. Ama burada anlatmaya çalıştığım şey şu: Kelimeler yok etmek için kullanılabiliyor. Kelimelerin gücü öldürmek için kullanılabiliyor. Bazen kelimeler ruh için fiziksel eylemlerden daha yaralayıcı olabiliyor.
C: Doğrudan değil.

S: (L) Doğrudan veya dolaylı ama neticede aynı şeye geliyor.
C: Hayır.

S: (L) Benimle hiçbir şekilde uzlaşmayacağınızı biliyorum.
C: Bu, kesin bir yanıta ulaşmak için daha fazla inceleme gerektiren bir konu.

S: (L) Devam edin. Açıklayın.
C: Kelimeler ancak alıcı şahıs inanırsa güce sahip olur.

S: (L) Ama pek çok durumda o inanç mevcut.
C: İnançlarını kontrol etme gücü alıcı kişidedir.

S: (L) Şu şekilde ifade edeyim: F___ en hafif deyimle ruhu pek sakinleştirmeyen şeyler söylüyor. Çoğu zaman bunları duymazdan geliyorum. Ama bazen duymazdan gelici olamadığım durumlar oluyor ve benim tepkim onun bana olan tepkisinden daha vahşi değil. Tamamen metaforik olarak konuşuyorum. Örneğin mecazi bir şekilde "Bunu yapmayı kes!" diyorum. Ama ona göre bu, onun bende neden olduğu rahatsızlık kadar onu rahatsız eden birşey...
C: Ve...

S: (L) Olay bu. Son zamanlarda çok sayıda şahıs tarafından sözlü saldırıya uğradım... Bu yüzden de etrafımdakilerin bu tür şeyleri yapmaya devam etmesine hoşgörü gösterecek durumda değilim.
C: Eğer bu seni rahatsız ediyorsa, buna izin verdiğin içindir.

S: (L) Ne kadar güzel. Ve bu doğru, bunu biliyorum. İşte bu yüzden de artık hiçbir şey yapmamam gerektiğini düşünmeye başlıyorum çünkü hislerim fazla hassas.
C: Peki bunun değiştirilemeyecek bir durum olduğunu mu düşünüyorsun gerçekten?

S: (L) Neden ben daha az hassas olmak zorunda kalan kişi oluyorum ve neden diğerleri söyledikleri konusunda daha dikkatli olmak zorunda olmuyorlar?
C: Diğerlerini kontrol edemezsin.

S: (L) Ben kimseyi kontrol etmiyorum. Sadece o küçük okuma, düşünme ve yazma dünyama çekilmek istiyorum. Eğer bundan hiçbir netice çıkmazsa bile hiç umrumda olmaz.
C: Bu senin seçimin ama akıllıca bir seçim değil!!!

S: (L) Böyle söylüyorsunuz ama çeşitli kişilerin de bana dediği gibi, bu kanallama projesine başladığımızdan beri hayatımda tüm bu berbat şeyler oluyor. Hayatım bir savaş alanına döndü!
C: "Berbat subjektif."

S: (L) Subjektif veya değil, başıma gelen fiziksel şeyler, evliliğimin bozulması, çocuklarıma olan şeyler son derece berbat!
C: Tüm bu değişimler meydana gelmeye başlamadan önce, şu anla karşılaştırıldığında "ölümcül ilüzyonun" daha derinlerinde bulunuyordun. İlüzyondan çıkış bizzat doğası gereği rahatsızlık vericidir. Ama bu seni güçlendirdi ve güçlendirmeye devam edecek, söz veriyoruz!!!!!!!!

S: (L) Şu anda gerçekten çok zorlu bir zaman. Bununla baş etmekte zorlanıyorum.
C: Böyle başka zamanlar da oldu ve olmaya devam edecek ama bu ödüllerin küçük olacağı anlamına gelmiyor.

S: (L) Yani...
C: Bir kader patikasındasın ve artık dönüş yok.

S: (S) Ne oldu tam olarak? (L) Elimizdeki materyalin bir kısmını çeşitli insanlara açıklama çalışıyordum ve bu insanlar benim karanlık güçlerin kontrolüne girdiğimi ve bir sonraki seviyeye mezun olmak için ne yapmamız gerektiğini kendimiz bulmamamız gerektiğini söyledikleri için Kasyopyalıların kötü olduklarını iddia ediyorlar. Kocam dahil.
C: Bu seni neden rahatsız ediyor? Bizi rahatsız etmiyor. İsterse hepsi bizim "Şeytanın Kraliçeleri" olduğumuza karar verebilir. Özgür irade.

S: (L) İma ettiğiniz katılığı sevmiyorum... Ben katı bir insan değilim.
C: Bu katılık değil. Tanımladığın "hisler" egoyla ve dolaylı olarak da gururla ilgili; sizin zaman ölçümünüzle 309.000 yıl önce 4'üncü yoğunluk KH tarafından 3'üncü yoğunluk insan psişesine bilinçli olarak yerleştirilen iki şey. DNA değişimi ve oksipital çıkıntı ile ilgili transkriptleri incele. İster inan ister inanma Laura, sonunda bunlardan kurtulacaksın. Önemli olan bazı bireylerin sana nasıl tepki gösterdiği değil. Önemli olan bilgi paylaşımı. Ayrıca, hatırla, bu insanlar senin hislerini ve hassasiyetlerini senin kadar keskin bir şekilde algılamıyorlar, ne de sen onlarınkini.

S: (L) Soru sormak isteyen biri var...
C: Konuyu bitirmedik. Ayrıca internetteki kişilerden "saldırı"ya maruz kaldığın durumların çoğunda size verdiğimiz bilgiyi doğrudan aktarmıyordun. Düşünceleri kendi düşüncelerin olarak sunuyordun ve bilgiyi tamamen kendi çabalarınla edindiğin bilgiymiş gibi sunuyordun. Tepkilerde bunun da etkisi var. Eğer tüm bu bilgileri kendi bilgilerin gibi sunarsan, kendini doğrudan eleştiriye açık hale getirirsin. Eğer negatif tepkilere hazırlıklı değilsen bu akıllıca değildir. Üçüncü yoğunluk varlıkları eğer bilgiyi bir "vaaz" gibi dinlemeye hazır değillerse, bizzat daha önce tartıştığımız egoyla ilgili konular nedeniyle buna içerlenirler. Netice itibariyle önerimiz: Yaptığın bilgi aktarımını "Bu bana verilen şey, bunu kabul edip etmemek tamamen kendi tercihinize ve kararınıza kalmış birşey" gibi bir önsöz içinde çerçevelendirmek daha iyidir.

S: (L) Benimle ilgili bu söyledikleriniz HİÇBİR ŞEKİLDE doğru değil. Bu konuda artık sizinle konuşmak istemiyorum. Tamamen yanlış şeyler söylüyorsunuz! Dilediğiniz gibi varsayımlardan bahsedebilirsiniz!
 

4BH

#96
9 Haziran 1996 F___, Laura

S: (L) Merhaba.
C: Merhaba.

S: (L) Bu akşam kimle birlikteyiz?
C: Ehu.

S: (L) Nereden aktarım yapıyorsunuz?
C: Kasyopya.

S: (L) Bu akşam başka insanlar tarafından sorulmuş çeşitli sorularımız var...
C: Sor.

S: (L) İlki Philip P.'den geliyor. Daha önce de onun birkaç sorusunu sormuştuk. Bana yolladığı mesajda kızkardeşinin elindeki izler, yaralardan bahsediyor ve sanırım bunlar benim S___'nin bacaklarında gördüklerime benzer şeyler. Ayrıca kızkardeşinin ayak bileğinde üçgen biçiminde 3 küçük delinme izi varmış. Kızkardeşine ne olduğunu öğrenmek istiyor.
C: Philip bu konuda ne düşünüyor?

S: (L) Sadece bu konuda kısa bir bilgi istiyor. Kızkardeşinin kaçırılmış olduğunu düşünüyor ve ben de aynı fikirdeyim.
C: Öğrenmenin amaçlarından biri, yeterli bir bilgi seviyesine ulaşıp artık üçüncü bir tarafın onayına ihtiyaç duyulmayacak bir noktaya ulaşmaktır.

S: (L) Bunu biliyorum. Ama Philip'in istediği şey bir soru sorabileceğini ve kendisine özel bir yanıt alabileceğini görmekti. Sanırım istediği şey sadece evrende birinin onun ve kızkardeşinin durumuyla ilgilendiğini düşünmekti.
C: Kimse ilgilenmiyor.

S: (L) Philip ve kızkardeşini kimse umursamıyor mu?
C: Kimse evrensel bilincin bireysel birimlerini "umursamıyor."

S: (L) Bunu anlıyoruz, ama bedendeki birimler olarak...
C: Eğer kişi ilerlemek istiyorsa, bireysel bilinç birimlerine atanan "amigo takımı" gibi şeyler olduğu fikrini aşması gerekir... Bu şekilde işlemiyor!

S: (L) Geri kalan soruları unutalım mı yani?
C: Hayır. Eğer cevaplar kavranıyorsa, tüm sorular büyük değere sahiptir.

S: (L) Philip'e ve kızkardeşine söyleyebileceğiniz herhangi birşey var mı? Ayak bileğindeki üç iz nedir?
C: Bunu biliyorsun.

S: (L) Bu bir numuneleme, veya bir implantlama cihazı, bir enerji çekimi veya gözlem cihazının izi mi?
C: Belki.

S: (L) Bu S___'de de olmuştu. Uylukların arkalarındaki üç tırnak izi. Ne tür varlıklar bırakıyor bu izleri?
C: Gerilemek istemiyoruz.

S: (L) Sadece bu adam için bir soru sorup bir cevap alıp daha ilginç sorulara geçmek istiyordum! Aldığı zamana ve enerjiye değmiyor sanırım. Ve söylediklerinizin adama bir faydası olacağını da sanmıyorum. Sadece bir cevap istiyorum!
C: Ve bir cevap aldın!

S: (L) Philip'in bir sorusu da David diye biri hakkında. David Ocak 1991'de, Ohio'da Athens'in dışında onlara ne olduğunu ve "Tim"in kim olduğunu öğrenmek istiyor. Bir UFO'nun hızla geçtiğini ve bir tepenin arkasında durduğunu görmüşler. O zamandan beri Tim'i bir daha görmemişler.
C: Sunulduğu şekliyle çok belirsiz ve yönsüz.

S: (L) Bu konuda elimizdeki tek veri bu. Geçelim. Tim kimdi?
C: Gezinen.

S: (L) Bir UFO'nun onlara doğru hızla geldiğini ve bir tepenin arkasında durduğunu görmüşler. Gezinen derken neyi kastediyorsunuz?
C: Gezinen biri.

S: (L) UFO'daki varlıklar tarafından kaçırıldı mı?
C: Hayır.

S: (L) Gezinen biri derken neyi kastediyorsunuz? Otostop gibi birşey miydi bu?
C: Yakın.

S: (L) Tim'in UFO'larla herhangi bir bağlantısı var mıydı?
C: Evet ve hayır.

S: (L) Evet kısmı nedir?
C: Herkesin UFO'larla bir bağlantısı var.

S: (L) Hayır kısmı ne? Özel olarak bu UFO'yla bir bağlantısı olmadığı anlamında mı?
C: Sorunun kastettiği anlamda hayır.

S: (L) Bu UFO'yu gördükleri zaman herhangi bir kaçırılma oldu mu?
C: Hayır.

S: (L) Bu UFO'yla ilgili herhangi sıradışı bir olay oldu mu?
C: Hayır.

S: (L) Gördükleri şey bir UFO muydu?
C: Hayır.

S: (L) Pekala. William Baldwin'in kitabının yayıncısı Bob Tietz şunu soruyor: Kasyopyalılar Dr. Mahlon Loomis hakkında bana ne söyleyebilir? Onunla bir temasları var mı?
C: Hayır.

S: (L) Pekala. Onu tanıyor musunuz?
C: Bu sorulara yanıt vermek zor çünkü sorucu varsayımlarda bulunuyor.

S: (L) Buradaki varsayım üst seviyelerdeki herhangi birşeyin veya herhangi birinin bu Dr. Mahlon Loomis ile temas halinde oluşu mu?
C: Evet. Böyle birşey yok.

S: (L) Dr. Loomis onu kandırıyor mu?
C: Hayır, "kaçık."

S: (L) Tamam! Sonraki soru: Kasyopyalılar Jessica Goode adlı kişinin nerede olduğunu biliyor mu?
C: Evet, öldü.

S: (L) Dr. Loomis'in çatlak olduğunu söylediniz, onun bilgi alış şeklini açıklayabilir misiniz?
C: Bu, düşük seviyeli varlıklara av olan ama onları başka birşey sanan kişilere olur.

S: (L) Bob'un sorusu: Kasyopyalılar Anitra adlı bir Siryuslu olduğunu iddia eden varlıkla ilgili birşey biliyor mu?
C: Evet.

S: (L) Anitra'nın veya herhangi bir Siryuslunun verdiği bilgiler hakkında ne söyleyebilirsiniz?
C: Hokus pokus.

S: (L) Bize Siryuslulardan bahsedebilir misiniz?
C: Siryuslular yok.

S: (L) Neden bunca insan çıkıp Siryuslu olduğunu iddia ediyor?
C: Neden bunca insan çıkıp Mesih olduğunu iddia ediyor?

S: (L) Lucatron isimli bir Endülüslü tanıyor musunuz?
C: Evet.

S: (L) Bu Endülüslü kim ve bu kaynaktan gelen bilgiler hakkında ne söyleyebilirsiniz?
C: Bu "Endülüslü" bir hayal.

S: (L) İsveçlilerin genleri hakkında, bu genlerin herhangi belirli özellikleri hakkında söyleyebileceğiniz birşey var mı?
C: Evet. Bu genler genelde çok yetenekli sarışınlar üretiyor.

S: (L) Bu genlerin dünyadışı varlıkların ilgisini çeken herhangi belirli bir özelliği var mı?
C: Sadece zaten söylediğimiz özellik, yani bunun 3'üncü yoğunluk dünyaya yerleştirilen son "ırk" olduğu.

S: (L) Tamam. Görünüşe göre D4 hala çamurda oynuyor. Soruları şöyle: Tanrıyla çok ciddi bir sohbetim oldu ve bu sohbette ona şu soruları sordum. Öncelikle bu Melchizedek denen adam kim ve neden İsa'nın Melchizedek öğretisine bağlı bir rahip olduğu söyleniyor. Ve İbrahim'den vergi aldığı söylenen bu Melchizedek kim?
C: Sahte peygamber.

S: (L) İsa neden Melchizedek öğretisine bağlı bir rahip olarak tanımlanıyor?
C: "Kutsal kitabın" yüzde 70'inin yanlış olduğunu söylemiştik.

S: (L) Yüzde 70 tüm eski ahiti kapsayabilecek bir miktar.
C: Evet.

S: (L) İbrahim Melchizedek'e vergi verdi mi?
C: Hayır.

S: (L) İbrahim zamanında Melchizedek diye biri yaşadı mı?
C: Evet.

S: (L) Sonradan Jerusalem (Kudüs) adını alan Salem'in rahip kralı olduğu, ne babası ne de annesinin olduğu, dünyada kendi iradesiyle varolduğu söyleniyor. Hikayenin bu parçalarından herhangi biri doğru mu?
C: Hayır.

S: (L) D4'ün sonraki sorusu: Paul beden dışı deneyimi sırasında ne söyledi ve neden bu sözlerin "insan tarafından söylenmesi meşru" değildi?
C: İsa "Sezar'ın hakkını Sezar'a verin" dedi.

S: (L) Bunun soruyla ilgisi nedir?
C: Öğrenmek için düşün.

S: (L) D4 soruyor: Yedi gök gürlemesi ne dedi ve neden John'a 7 gök gürlemesinin söylediklerini mühürlemesi emredildi? Eğer "Nuh"u okumuş olsaydı bu şeylerin çoğunu bilirdi.
C: Bu boş bir çaba!

S: (L) Bu soruları sormak mı yoksa bu insanlarla ilgilenmek mi?
C: D4 için çok ümit var ama bunu kendi keşfetmesi gerekiyor.

S: (L) Tamam. Bunu geçelim. Benim sorum: Bizim almakta olduğumuz bilgiler El-Arabi'nin "açılma" dediği şeye benzer mi?
C: Evet.

S: (L) Bilgi alemindeki birleşik düşünce formları olduğunuzu söylüyorsunuz.
C: Evet.

S: (L) El-Arabi birleşik düşünce formlarını "Tanrı'nın adları" olarak tanımlıyor. Onun açıklaması sizin bize söylediklerinizle benzer görünüyor ve...
C: Hepimiz Tanrı'nın adlarıyız. Hatırla, bu bir kanal. Yani sonlanma ve başlangıç noktaları eş değer ve önemde.

S: (L) Bu Tanrı'nın farklı parçalarının birleşimi anlamına mı geliyor?
C: Hayır.

S: (L) Neyi kastediyorsunuz? Bizim de bunun bir parçası olduğumuzu mu söylüyorsunuz?
C: Evet.

S: (L) Yani bunun...
C: Bizi tanrılaştırma. Ve iletişim kurduğunuz tüm diğerlerinin de bunu anladığından emin ol!

S: (L) Bizdeki hangi özellik, hangi şey bu teması kurmamızı sağladı? Çünkü açıkça görülüyor ki bunu deneyen pek çok insanın ürettiği şey saçmalıklar.
C: İstediniz.

S: (L) Pek çok insan istiyor!
C: Hayır istemiyorlar, emrediyorlar.

S: (L) Pek çok insan gerçekten istiyor veya yalvarıyor, ama hepsi aldıkları yanıtlarla alt üst oluyor.
C: Hayır, emrediyorlar. Bunu düşün. Siz yalvarmadınız... bu emretmektir. J.W. ayrıldıktan sonra arınma başladı.

S: (L) Bu son dönemde herşeyi olduğu gibi, berrak bir şekilde görme süreci çok uyandırıcı oldu ve insanlarla etkileşimlerle ilgili büyük resim ve bunun ne kadar çirkinleşebileceği... Korkunç bir depresyonun içine girdim. Bir kerede bu kadar çok şey görmekten dolayı dengemi tekrar kurmam gerekti. Bu süreçte bana ne olduğunu açıklayabilir misiniz?
C: Gelişim.

S: (L) Bu algıyı diğer insanlarla paylaşmaya çalıştım ve insanlara sonunda herşeyi gerçek hallerinde gördüğümü ve bunun HİÇ güzel bir resim olmadığını söylediğimde neredeyse istisnasız olarak hepsi "sen ciddi bir negatif varlığın kontrolüne girmişsin ve tüm bunları onun gözüyle görüyorsun" dedi! Neden böyle söylüyorlar?
C: Öncelikle "herşeyi böyle karanlık ve felaket havasında" algılamak doğru değil. Bu yalnızca çıkmakta olduğun sahtelikler kozasından kaynaklanan birşey. Dengeyi kutla. Dengesizlik ilüzyonunun ölümü için yas tutma.

S: (L) Buradan nereye gidiyorum? Hepimiz nereye gidiyoruz?
C: Heryere.

S: (L) Bugün daha önce uyku ve rüyadan bahsediyorduk. Bana öyle görünüyor ki uyku evrimsel bir avantaj olamaz çünkü uyurken oradan geçen herhangi bir yırtıcı hayvan seni katır kutur yiyebilir. Dolayısıyla uyku evrim sağlayıcı birşey değil. Ve sanırım uyku dediğimiz şeyin başka bir nedeni daha var. Uyku sırasında beyin uyanık olduğumuz zamanki kadar aktif değil. Ve vücut fonksiyonları...
C: Hatırla, bedenler katır kutur yenebilir ama ruhlar değil.

S: (L) Tamam, evet ama bana göre yine de bu uykuyla ilgili anlamadığımız birşey var. Kimse neden uyuduğumuzu bilmiyor gibi görünüyor. Bir keresinde rüyaların negatif bilgi ve telkin aktarımı için başlıca imkanlardan biri olduğunu söylemiştiniz. Sanırım uyku sırasında sanılandan daha da hassas durumdayız. Uyuma eğilimimiz diğer yoğunluk varlıklarının kontrol amaçlı genetik bir müdahalesinin sonucu mu? Bu konuda yorumda bulunur musunuz?
C: Spesifik sorular sor.

S: (L) Evrimsel anlamda uyumak insan bedeni için gerekli mi?
C: Evet.

S: (L) Etobur canlılar neden otobur canlılardan daha fazla uykuya ihtiyaç duyuyor?
C: Fiziksellik canım, fiziksellik.

S: (L) Fiziksellikte uykuyu gerektiren şey nedir? Uyurken ne yapıyoruz?
C: Bedensel enerji yenilenmesi.

S: (L) Beden nereden enerji alıyor veya enerjimizi yenileyen şey nedir?
C: Dinlenme.

S: (L) Beden uyurken ruh ne yapıyor?
C: Aynı, bedenli deneyim ruhu ciddi ölçüde sınırlandırıyor.

S: (L) Uykusuz kalan kişilerin psikotik hale gelmesinin nedeni bu mu?
C: Evet.

S: (L) Uykusuzluk, psikoz, delirium tremens, halüsinasyon gördürücü ilaçlar ve bazı mistik durumların neden olduğu sonuçlar ve durumlar arasındaki benzerliğin sebebi nedir?
C: Açıklıklar.

S: (L) Neye açıklıklar?
C: 4'üncü yoğunluk ve üstü.

S: (L) Peki bu neden iyi değil?
C: Olmadığını kim söyledi?

S: (L) Psikotik durumlar yaşayan kişilerin pek çoğu görünüşe göre resmen akıllarını kaybediyor. Artık bu dünyada işlev gösteremiyorlar. Beyinleri kilitleniyor!
C: Evet...

S: (L) Melatonin bu açıklıklara nasıl neden oluyor?
C: Hafif halüsinojen.

S: (L) SV'nin annesi aldı ve bu onu altüst etti!
C: Kilit husus algı. Eğer 3'üncü yoğunluğu gerçekten "kazarsan" daha yüksek yoğunlukları görmek rahatsız edici olabilir.

S: (L) İnsan böyle birşeyi kullanıp üst yoğunluklara kendini alıştırabilir mi?
C: Timothy Leary'ye sor.

S: (S) Çok geç! 5'inci boyutta! (L) Bizim için ona sorun.
C: Sorduk, çok sevmiş!

S: (L) Kullandığı halüsinojenik maddeler onun geçişini kolaylaştırdı mı?
C: Evet.

S: (L) Şu anda nerede?
C: 5'inci yoğunluk.

S: (L) Bunu geçelim... Yakın zamanda New Orleans savcısı Jim Garrison'un "On the Trail of the Assasins" (Haşhaşin'lerin İzinde) adlı kitabını okudum. Bu kitap onun Kennedy suikasti ile ilgili araştırması hakkında. Daha önce bunun hakkında bir-iki soru sorduğumuzu biliyorum ama şimdi genişleyen perspektifimizle birlikte birkaç soru daha sorabileceğimizi düşünüyorum. JFK suikastinin ardında gerçekten onun Küba gündemi mi vardı?
C: Bütünüyle değil.

S: (L) Bu cinayet ile JFK'nin dünyadışı varlıklarla etkileşim konusunda devletin sahip olduğu bilgiyi ifşa etme planı arasında gerçekten bir ilişki var mıydı?
C: Belki, ya da sofistike psikolojik profil oluşturma sistemine dayalı olarak bundan korkuluyordu.

S: (L) Fark ettiğimiz şeylerden biri Kennedy'nin seçilmesinden çok önce Lee Oswald'ın ülkenin pek çok yerinde sürekli farklı görevlere yerleştirilmesiydi. Neden böyle birşey yapıldı?
C: Konsorsiyum.

S: (L) Oswald'ı bu şekilde kullanmada amaçları neydi? Sadece etrafta faydalı bir adam bulundurmak mı, yoksa Kennedy'nin seçileceğini ve ona suikastte bulunacaklarını önceden biliyorlar mıydı?
C: Zamanda değişiklik.

S: (L) Bu olayların belirtilen zamanlarda meydana gelmediği anlamında mı, yoksa resmi bulandırmak için zamanda geri dönebiliyorlar mıydı?
C: İkincisi. Montauk'u incele.

S: (L) Görünüşe göre konsorsiyum FBI, CIA, Mafya ve daha kimbilir kimler üzerinden faaliyet gösteriyordu ama JFK'yi öldüren kurşunu kimin sıktığını söyleyebilir misiniz?
C: Hayır, çünkü bu sizi büyük tehlike altına sokar.

S: (L) Montauk'tan bahsetmişken, R___ Montauk'un gezegendeki iklimi değiştirmek, ayrıca kızgınlık ve diğer negatif duyguları üretme amaçlı enerji dalgaları göndermek için kullanılmasıyla ilgili olarak bir kızılderiliden uzun uzun bilgi almış. HAARP'ın kullanım amaçlarından biri de bu mu?
C: Hayır.

S: (L) Daha önce HAARP'ın Montauk projesinin devamı olduğunu ve elektromanyetik dalga transferi için kullanıldığını söylemiştiniz. Sanırım bu mekan/zaman yolculuğu anlamına geliyor, doğru mu?
C: Evet. Ve Atlantis kristal prensibini yeniden hayata geçirmek.

S: (L) Atlantis kristallerini gerçekten tekrar yüzeye çıkarmayı mı planlıyorlar?
C: Hayır.

S: (L) Bunu zihin kontrolü için kullanmayı mı planlıyorlar?
C: Ve diğer kullanımlar.

S: (L) Bu diğer kullanımlara birkaç örnek verebilir misiniz?
C: Teknik.

S: (L) HAARP şu anda kullanılıyor mu?
C: Hayır.

S: (L) Etkinleştirilmesiyle ilgili tahmin edilen bir tarih var mı?
C: Hayır.

S: (L) Eğer faaliyete geçecekse ne zaman geçeceği konusunda bize söyleyebileceğiniz herhangi birşey var mı?
C: Hayır.

S: (L) Bu HAARP projesi hakkında bize söyleyebileceğiniz herhangi başka birşey var mı?
C: Bielek okuma zamanı.

S: (L) Ama Bielek'in bir dezenformasyon sanatçısı olduğunu söylememiş miydiniz?
C: Evet, dezenformasyonu ayıklayabilir misin?

S: (L) Amiral Boorda yakın bir zamanda intihar etti...
C: Oeschler okuma zamanı.

S: (L) Amiral Boorda gerçekten intihar mı etti?
C: Evet. Genelde olduğu gibi son noktaya ulaşma neticesi.

S: (L) Diğer şeylerin son noktaya ulaşması mı?
C: Evet.

S: (L) Bunun insan-dünyadışı etkileşimleriyle herhangi bir ilgisi var mıydı?
C: Hayır. Bununla ilgili herhangi bir farkındalığı yoktu.

S: (L) Peki ya Vince Foster? İntihar mı etti?
C: Evet.

S: (L) İddia edilen nedenlerle mi?
C: Kısmen.

S: (L) Temel neden neydi?
C: Depresyon.

S: (L) Kennedy'ye dönecek olursak... İnsanlar Marilyn Monroe'nun intihar ettiğini söylüyor, bazıları ise öldürüldüğünü söylüyor. Öldürüldü mü?
C: Evet.

S: (L) Kennedy'ler tarafından mı yoksa başkası tarafından mı?
C: Her ikisi.

S: (L) Olayları ifşa edeceği için mi?
C: Evet.

S: (L) Bize söyleyebilir misiniz?
C: Herhangi ve herşey, ama önemli değil, sonuç itibariyle çok fazla şey biliyordu.

S: (L) Dünyadaki en şeytani adam olduğunu iddia eden Aliester Crowley, sihir faaliyetleriyle ilgili olarak iddia ettiği şeyleri gerçekten yapabiliyor muydu?
C: Hayır.

S: (L) Diğerleri tarafından kullanıldı mı?
C: Evet, ve şimdilik, iyi geceler!
 

4BH

#97
15 Haziran 1996 F___, Laura, SV

S: (L) Merhaba.
C: Merhaba.

S: (L) Bu akşam kimle birlikteyiz?
C: Ukuoppi.

S: (L) Nereden bağlantı kuruyorsunuz?
C: Kasyopya.

S: (L) Bildiğiniz gibi bir süredir Sufi öğretilerini araştırıyordum ve Sufilerin "perdenin açılması"na dair ilgili açıklamaları ile bizim bu kaynaktan aldığımız bilgiler arasında pek çok benzerlikler keşfediyorum. Ve en hafif deyimle oldukça şaşırdım. Sorum şu: Bizim burada yaptığımız şey onların deyişiyle "perdenin giderek açılması" olarak görülebilir mi?
C: Evet.

S: (L) Okuduklarımdan anladığım kadarıyla perdenin kalkması sürecinde belirli noktalarda bilgi tabanı yeterince genişletildikten sonra içsel perde açılmaları meydana gelmeye başlıyor. Bizim içinde bulunduğumuz sürecin de bir parçası mı bu?
C: Belki.

S: (L) Geçen birkaç yıl müddetince ne zaman bilgimde önemli bir artış meydana gelse bu hep aynı nitelikte döngüsel bir şekilde gerçekleşti. Bilgiyi özümsemeden önce bir depresyon sürecine giriyorum ve sonra da içsel bir dönüşüm ile bir seviyeden diğer bir seviyeye geçiyorum. Bu süreci arttırmak veya yararlanmak için yapabileceğimiz birşey var mı ve bu istenebilir birşey mi?
C: Bu doğal bir süreç, bırak olsun.

S: (L) El-Arabi'nin yazdığı konulardan biri de varlığın ontolojik seviyesi hakkında. Varlığın eşmerkezli oluş durumları. Ve her bir durum ilişkileri tanımlıyor. Herbir üst seviyede varoluşun merkeziyle daha yakın bir ilişki içindesin ve varoluşun daha dış kenarlarında ise madde ile daha yakın ilişki içindesin. Bu sizin bize tanımladığınız 7 yoğunluğu doğru bir şekilde ifade ediyor. Arabi ayrıca "dışa yayılmak" ve bilgiye doğru "içe yönelmek"ten bahsediyor. Sanırım belirli varlıklar, örneğin 4'üncü yoğunluk KH ve 3'üncü yoğunluk diğer KH varlıkları güçlerini arttıracakları bir durum yarattıklarını düşünüyorlar ama aslında "dışa yayılma" veya maddeye dağılma sürecinin bir parçası olabilirler. Bu doğru bir algı mı?
C: Yakın.

S: (L) El-Arabi bulunduğun yerde ilüzyonda kalabileceğini, aşağı doğru hareket edebileceğini veya yukarı doğru hareket edebileceğini söylüyor. Bu da sizin söylediklerinizle benzeşen birşey. Seçtiğin yön kısmen döngüde bulunduğun konumun bir neticesi mi?
C: Bundan daha karmaşık.

S: (L) Bundan eminim. El-Arabi çok karmaşık bir analiz sunuyor ve muhtemelen o da bununla ilgili herşeyi bilmiyordu... Yine de söyledikleri sizin bu kanaldan bize verdiklerinizle neredeyse kelimesi kelimesine örtüşüyor.
C: Şimdi, değişken çekim dalgaları hakkında öğrenebileceğin herşeyi öğren, oku, araştır.

S: (L) Tamam. Değişken çekim dalgaları. Neler bulabileceğime bakacağım. Bununla ilgili önemli şeyler mi var?
C: Meditasyon da yap!

S: (L) Evet. Bize sürekli meditasyon yapmamızı söylüyorlar. Sen yapıyor musun F___? (F) Son zamanlarda değil.
C: Seni kastediyoruz Laura, araştırmanın bir parçası olarak değişken çekim dalgaları hakkında düşüncelerini derinleştir.

S: (L) Tamam. Sufiler hakkında birkaç soru daha sormamda bir sakınca var mı?
C: Kendi patikandan uzaklaşmak istemediğin sürece yok.

S: (L) Bu şu anda ilerlediğimiz yoldan uzaklaşmaya mı neden olur?
C: Sufi öğretilerini İncil ve benzer kaynaklarla karşılaştırma yapabilecek kadar ezberlemediğin sürece olmaz.

S: (L) Tamam. Sufi öğretilerinde önemli şeyler var. Ama ilerlediğimiz patikada bir değişiklik yapmamıza gerek yok. Sanırım onların Kuran'la olan ilişkileri, bazı mistiklerin İncil'le olan ilişkileri gibi. Önemli şeyler içeriyor ama aynı zamanda çarpıtılmış yanları var. Sufi öğretilerinden perdenin aşılabildiğini anladım ve bu bana ilerlemek için güç verdi.
C: Değişken çekim dalgaları kuantum fiziğinin henüz bilinmeyen sırlarının kilidini açarak kristal berraklığında bir resim ortaya koyuyor.

S: (L) Bu çekim dalgalarıyla ilgili serbest çağrışımda bulunabilir miyiz çünkü bu saatte açık kitapçı yoktur. Çekim maddenin bir özelliği gibi görünüyor. Doğru mu?
C: Ve...

S: (L) Ve hmmmm...
C: Ve antimadde!

S: (L) Antimaddenin bir özelliği olan çekim "antiçekim" mi? Yoksa sadece diğer taraftaki çekim mi, lafın gelişi?
C: Bağlayıcı.

S: (L) Tamam. Çekim bağlayıcı. Çekim maddenin bağlayıcısı mı?
C: Ve...

S: (L) Çekim ışığın bir özelliği mi?
C: Bahsettiğimiz şey bu değil.

S: (L) Nedir? F___ bana biraz yardım etsene.
C: Çekim, fiziksel olan herşey ile eterik olan herşeyi birbirine bağlıyor, değişken çekim dalgaları aracılığıyla!!!

S: (L) Antimadde eterik varoluş mu?
C: Eterik varoluşa giden yol.

S: (L) Tamam.
C: Geçit.

S: (L) Peki değişken çekim dalgaları... Yo, yo, bir saniye... şöyle sorayım; değişken çekim dalgaları 7'nci yoğunluktan mı yayılıyor?
C: Her yerden.

S: (L) Belirli bir yoğunluktan mı yayılıyorlar?
C: Anlatmaya çalıştığımız şey de bu; böyle birşey yok.

S: (L) Değişken çekim dalgaları mı yok?
C: Yanlış...

S: (L) Bu dalgaların belirli bir yayılış yeri mi yok?
C: Evet.

S: (L) Yani bu dalgalar maddenin varlığının bir özelliği ve madde ile eterin bağlayıcısı, öyle mi?
C: Öyle denebilir ama sadece maddenin değil antimaddenin de özelliği!

S: (L) Yani değişken çekim dalgaları aracılığıyla diğer yoğunluklara erişebilirsin, öyle mi?
C: Herşeye.

S: (L) Bu dalgalar mekanik olarak üretilebilir mi?
C: Üretmek aslında toplamak ve yaymaktır.

S: (L) Tamam, ne tür bir cihaz çekim dalgalarını toplayıp yayabilir? Spirallerin yaptığı şey bu mu?
C: Buna yönelik.

S: (L) Yani eğer değişken çekim dalgaları üzerinde odaklanırsak...
C: "Nuh"u yazarken çekimi nereye yerleştirdin?

S: (L) Çekimin elektrik tüketiminin bir göstergesi olduğunu düşünmüştüm; çekim elektrik enerjisinin sürekli akışının bir yan ürünüydü...
C: Çekim yan ürün değildir! Tüm varoluşun merkezi bileşenidir!

S: (L) Elektrik akışı ve tüketimine göre düşünmüştüm.. ve elektriğin bir tür bilincin varlığını işaret eden birşey olduğunu ve çekimin bize gösterdiği şeyin de bir gezegenin buna sahip olduğunu, yani canlı olduğunu düşünmüştüm.
C: Daha önce gezegenlerin ve yıldızların birer pencere olduğunu söylemiştik. Peki nereye gidiyor?

S: (L) Pencereler mi?
C: Çekim.

S: (L) Ou. Çekim eterik boyutlara veya yoğunluklara gidiyor olmalı. Beynimi o kadar farklı yönlerde harekete yönlendirdiniz ki kafamın içi patlamış mısır dolu gibi hissediyorum.
C: Bu iyi!

S: (L) Çekim nereye gidiyor. Güneş bir pencere. Bizim gezegenimiz bile bir pencere olmalı!
C: Sizde de var!!

S: (L) Demek çekim birleştirici ilke... Herşeyi bir arada tutan şey, yani çeşitli malzemeler içeren çorbayı bir arada tutan bir kase gibi.
C: Çekim varolan herşeydir.

S: (L) Işık çekimden yayılan birşey mi?
C: Hayır.

S: (L) Işık nedir?
C: Çekim.

S: (L) Çekim güçlü ve zayıf nükleer kuvvetle aynı şey mi?
C: Çekim "Tanrı"!

S: (L) Ama Tanrı'nın ışık olduğunu sanıyordum?
C: Eğer çekim herşeyse, ne değil ki? Işık çekimin ürettiği enerjinin ifadesi.

S: (L) Çekim "görülemeyen ışık" mı? Yani Sufilerin deyişiyle: Kaynak.
C: Lütfen çekim olmayan herhangi birşey söyle.

S: (L) Eğer çekim herşeyse, çekim olmayan hiçbir şey yok demektir. Güzel. Mutlak yokluk nedir?
C: Sadece bir düşünce.

S: (L) Yani yokluk diye birşey yok?
C: Evet, var.

S: (L) Düşünceler çekim üretir mi?
C: Evet.

S: (L) Ses çekim üretir mi?
C: Evet.

S: (L) Ses çekimi manipüle edebilir mi?
C: Evet.

S: (L) Bu insan sesiyle yapılabilir mi?
C: Evet.

S: (L) Tonal olarak veya düşünce gücüyle yapılabilir mi?
C: Her ikisiyle de.

S: (L) Peki buna yönelik belirli ses özellikleri var mı?
C: Çekim tarafından manipüle edilen düşünce çekimi manipüle etmeyi seçen sesler üretmeyi seçtiğinde çekim manipüle edilir.

S: (L) Coral Castle'ı inşa eden adam uçak koltuğuna oturup düşünceleriyle mi yarattı o yeri?
C: Hayır. Çekim, çekimi manipüle etmek için onu dönmeye manipüle etmeyi seçtiğinde adam döndü.

S: (L) Çekimin bilinci var mı?
C: Evet.

S: (L) Seçimi bireyin yapması mümkün mü hiç, yoksa birey çekimin KENDİSİ olarak mı seçiyor?
C: Bireyin içindeki çekim, varoluştaki tüm çekim.

S: (L) Ben de Sufilere zor diyordum! (F) Bu kapıyı açan şey muhtemelen kendi çalışmaların. (L) Tanrım! Ne yaptım ben! Pekala. Kafam allak bullak oldu.
C: Hayır olmadı.

S: (L) Kafam karıştı ve aşırı yüklendi.
C: Bunun eğlenceli yanının farkına var!

S: (L) Eğer bu söylediklerinizin herhangi bir bölümü bizim için önemli olacaksa, bu süreçte bunların ayrıntılarını öğrenmek durumunda olacağız demektir.
C: Daha kaç kere söylemek zorundayız?!?!

S: (L) Öğrenmek eğlencelidir! Evet!
C: Tüm varoluşun tüm toplamı her birinizde mevcut, ve tersi.

S: (L) Peki algıladığımız "çok-luk"un açıklaması nedir?
C: 3'üncü yoğunluğun algısı.

S: (L) Yani tüm evren içimde... tamam, bu... Anlıyorum. Garip ama anlıyorum. Sorun buna erişmekte, örtüleri kaldırmakta.
C: İşin eğlenceli kısmı da bu.

S: (L) Demek Coral Castle'ı yapan adam buna erişebiliyordu. Sürekli olarak mı yoksa aralıklı olarak mı?
C: Kısmen.

S: (L) Anladığım kadarıyla ışık hızındayken kütle yok, zaman yok ve çekim yok. Bu nasıl olabilir?
C: Kütle yok, zaman yok, ama evet, çekim var.

S: (L) Fotonun çekimi var mı?
C: Çekim ışık hızını aşıyor.

S: (L) Çekim dalgaları ışıktan daha mı hızlı?
C: Evet.

S: (L) Bir çekim dalgasını değişken yapan şey ne?
C: Kullanım.

S: (L) Burada gerçekten önemli birşeyi kaçırıyormuş gibi hissediyorum...
C: Evet öyle, ama bunu ancak kendi ilerleyiş hızınla bulabilirsin.

S: (L) Sanırım bu konuya dönebilmek için bunun hakkında okuyup araştırma yapmam gerekiyor.
C: İyi geceler.
 

4BH

#98
22 Haziran 1996 Frank, Laura, SV, V

S: (L) Merhaba.
C: Merhaba.

S: (L) Bu akşam kimle birlikteyiz?
C: Firson.

S: (L) Nereden aktarım yapıyorsunuz?
C: Kasyopya.

S: (L) Bu gece 5'inci yoğunluk hakkında birşeyler sormak istiyorum. 4 fiziksel yoğunluk ile 5'inci yoğunluk arasındaki "ayrım çizgisi" nasıl işlev gösteriyor?
C: Çevrim döngüsü bölgesi. 1'den 4'e kadar olan yoğunluklardaki enkarnasyonlar arasında düşünme/öğrenme ihtiyacını karşılamak için kişinin 6'ncı yoğunluktaki varlıklarla mükemmel dengede doğrudan bir iletişim kurması gerekir.

S: (L) Bir kişi 1'inci yoğunluktan 4'üncüye kadarki tüm deneyimlerini tamamladıktan sonra 6'ncı yoğunluğa geçmeden önce bir süre 5'nci yoğunlukta mı kalıyor?
C: Evet.

S: (L) 3'üncü yoğunlukta ölüp 5'inci yoğunluğa giderken 4'üncü yoğunluktan mı geçiyorsun veya onu görüyor musun?
C: Hayır.

S: (L) 5'inci yoğunluk seviyesinde bulunan varlıkların hizmetinin bir bölümü bir rehber görevi görmeyi mi gerektiriyor? Yani 5'inci yoğunlukta iki tür varlık mı var; çevrim için orada bulunanlar ve kendi bilinç seviyesi 5'inci yoğunluk olanlar?
C: Hayır. 5'inci yoğunlukta herkes varolan herşeyin zamansız kavrayışına sahip.

S: (L) Eğer 5'inci yoğunlukta herhangi bir varlığın zaman ötesi bir kavrayışı varsa, o varlığın 5'inci yoğunluktan 6'ncı yoğunluğa geçmek yerine "çevrim döngüsüyle" önceki bir yoğunluğa dönmesini belirleyen şey nedir?
C: Düşünüş ihtiyaç duyulan kaderi ortaya koyuyor.

S: (L) Yani 5'inci yoğunluktaki diğer varlıklarla birleştiğinde, kendi derslerin hakkında bir tür kavrayışa sahip oluyorsun...
C: Dengeli. Ve bu, canım, tüm yaratımın bağlayıcısı olarak çekimin diğer bir örneği... "Büyük Dengeleyici!"

S: (L) Zihnimdeki resme göre döngü dışarı yayılıyor, sonra giderek birleşip kaynağa dönüyor. Bu doğru mu?
C: Yakın.

S: (L) Varolan herşeyin tam olarak yarısı dengesizliğe doğru hareket ediyor ve diğer yarısı da dengeye doğru hareket ediyor. Bu doğru mu?
C: Yakın.

S: (L) Tüm kozmos mu? Varolan herşey mi?
C: Evet.

S: (L) Kozmosun bir bölgesindeki enerji daha çok denge arayan bir enerjiyken, diğer bölümünün daha çok dengesizlik arayan enerjiyle dolu olması mümkün mü?
C: Ou evet!

S: (L) Dünya şu anda dengeden ziyade dengesizliğin hakim olduğu bölgelerden biri mi?
C: Evet, ama hızla dengeye geri dönüyor.

S: (L) Yoğunluk Sınır dalgasının geçişi bu dengelenmenin bir parçası mı?
C: Evet.

S: (V) Birkaç hafta önce birkaçımız içsel ısınma, uykusuzluk ve diğer sorunlar yaşadık. Bu neydi?
C: Zihinde canlandır. DNA yapısındaki derin lif bağlantıları birleşimi.

S: (V) Sıcak basması deneyimini zihnimde mi yaşıyorum yoksa gerçekten beden ısım mı yükseliyor?
C: Yalnızca 4'üncü yoğunlukta.

S: (V) Anlamadım.
C: Sızıntılar, bunlara alışın!

S: (L) Yani gerçekten bir 4'üncü yoğunluk sızıntısı mı deneyimliyoruz?
C: Zihninde canlandır.

S: (V) Gördüğüm küçük ışık parıltıları bunun etkileri mi?
C: Olabilir ama bunun fizikselden ziyade eterik önemi üzerinde yoğunlaşmaya çalış.

S: (L) "Lif bağlantılarının derin birleşimi" derken, bu birer 4'üncü yoğunluk bedeni geliştirmekte olduğumuz anlamına mı geliyor?
C: Yavaşça ama kesin bir şekilde. Şimdi mesaja hazır olun: Yaklaşmakta olan "değişimlerin" çok popülerleştirilen fiziksel faktörlerden ziyade ruhsal ve farkındalıksal faktörlerle ilgili olduğunu söylemiştik. Sembolizm öğretmede her zaman gerekli bir araçtır. Ama önemli husus, semboller ile sunulan gizli dersi okuyabilmektir, sembollerin birebir anlamlarına takılıp kalmak değil!

S: (L) Sembolojinin gizli anlamlarla ilgili olduğunu söylüyorsunuz. DNA'daki derin lif bağlantılarını zihnimizde canlandırmamızı söylerken bu da fizikselden ziyade sembolik mi?
C: Evet.

S: (L) Sizin "zihinde canlandırma" tanımınız nedir? Bizim pek çok tanımımız var.
C: Tekrar tekrar gördüğün gibi Laura, öğrenmek eğlencelidir!

S: (L) ...Neden herşeyi bulma görevi sürekli bana veriliyor?
C: Çünkü gerçekliğin tümündeki en önemli konuları anlama "gücünü" istedin. Ve biz de güçlenmene yardımcı oluyoruz.

S: (L) DNA bağlantısı... (V) "Güç" kelimesini tırnak içine aldılar.
C: Bunu şimdilik bir kenara koyun, yeteri kadar yakında bileceksiniz.

S: (V) Bu 4'üncü yoğunluk bedeni zaten mevcut olan ve bizim iletişim kurduğumuz birşey mi?
C: Habeas Corpus? (ç.n.: "İhzar emri" anlamına gelen hukuki bir terim.)

S: (V) Bu ne anlama geliyor? (L) Sanırım sen zaten osun. Yavaş yavaş dönüşüyorsun ve yaşadığımız tüm küçük nahoş yan etkiler de bunun bir parçası.
C: Evet.

S: (V) Evet! (L) TR bana bilinci değiştiriyor gibi görünen birkaç akupunktur noktası göstermişti. Söylediği gibi bu gerçekten bilinçaltına giden bir kapı mı açıyor?
C: Endorfinleri stimüle ediyor.

S: (L) Vücutta bilinçaltına giden kapının açılmasına yardımcı olmakta kullanılabilecek herhangi bir nokta var mı?
C: Böyle bir yardıma ihtiyaç yok. Öncelikle arayış maceran için bir "dönüş" doktoru aramanı önermek istiyoruz!!

S: (L) "Dönüş" doktoru bir Sufi ustası olabilir mi?
C: Bir örnek.

S: (L) Evet. Dönmeyle ilgili çeşitli şeyler yapmamız gerekiyor.
C: Hilliard. Leed Skallen. Coral Castle.

S: (L) Bu çekim konusunu gerçekten çok ciddi bir şekilde vurguluyorlar. Başka bir konu hakkında bir soru sorabilir miyim?
C: İstiyorsan Paskalya Tavşanı'nı sor.

S: (L) 3'üncü yoğunluk farkındalığı, zaman algısına sahip tek yoğunluk mu?
C: Hayır.

S: (L) Zaman algısı başka hangi yoğunluklarda var?
C: 4, 5, 6, 7.

S: (L) Ama zaman algısının bir ilüzyon olduğunu sanıyordum?
C: SİZİN zaman algınız bir ilüzyon. Arabada giden köpekler ve kediler örneğini hatırlıyor musun?

S: (L) Evet. Ouspensky ve at. Yani temel bir kavram olarak zaman MEVCUT mu?
C: Ama sizin bildiğiniz şekilde değil. Biz zamansızlığa atıfta bulunduğumuzda, yalnızca sizin aşinalık açınızdan konuşuyoruz.

S: (L) O halde zaman mevcut mu ve uzayın bir sınırı var mı?
C: Kafan karışıyor çünkü kalıtsal lineer algın, yoğun bir çabayla oluşturmaya çalıştığın resim üzerinde gölge yapıyor.

S: (L) Tamam, Dünya'nın "dengelenmesi"ne dönelim. Bu nasıl yapılabilir?
C: Belirsiz soru.

S: (L) Önce şunu deneyeyim: "Kovalar dolusu sevgi ve ışık" grubu diyor ki dünya dengelenecek çünkü herkes güzel düşünceler düşünecek ve kovalar dolusu sevgilerinin ve ışıklarının tümü sonunda kritik bir kütleye ulaşıp tüm insanlığın üzerine dökülecek ve kötü adamlar da iyi adamlara dönüşecek. Bu standart versiyon. Kastettiğiniz şey bu mu?
C: Hayır.

S: (L) Gezegende ortaya çıkan pozitif enerji, gezegendeki varlıkların negatiflik seviyesini azaltacak mı?
C: Önemli husus bu değil. "Dünya" 4'üncü yoğunluk ortamı olduğunda, tüm güçler, hem KH hem de BH güçleri birbiriyle doğrudan temas halinde olacak... "Eşitlenen bir oyun sahası" olacak, yani dengeli.

S: (V) Tırnak içine aldığınız kelimelerin önemini merak ediyorum. Bu bir tür kod mu?
C: Belki de başa dönüp tırnak içinde aktardığımız tüm ifadeleri sırayla yanyana koyman faydalı olur.

S: (L) Tüm transkriptleri mi kastediyorsunuz?
C: Evet!

S: (F) Tırnak içinde belirttikleri şeylere dikkat etmemizi iki kez söylediler. (L) Yaptığınız ekin halkası yorumlarından biri "Astronomik ikiz fenomeni"ydi. Astronomik ikiz fenomeni nedir?
C: Pek çok mükemmel eşzamanlı anlamlara sahip.

S: (L) İşin içinde eşzamanlılık var. Bu, zihinde canlandırma ile ilgili görüntü tanımınızla ilişkili mi?
C: "Alice'sin sihirli aynasından" bakıp eşleşmeleri görmek gibi.

S: (L) Çoklu görüntüler. Bu madde ve antimaddeyle de ilgili mi?
C: Evet, ve...

S: (L) Çekim... Aynanın bir yanında ortaya çıkan görüntü diğer tarafa da bir görüntü yansıtıyor...
C: Evet, ve...

S: (L) 4'üncü yoğunluk bedenlerdeki DNA liflerinin bağlanması da 4'üncü yoğunluktaki imajinal bedenlerde gerçekleşen bir yansıma mı?
C: Astronomik.

S: (L) Tamam, bu yıldızlar ve gezegenlerle ilgili... Başka bir evren anlamında mı astronomik? Yani antimaddeden oluşan alternatif evren?
C: Evet, ve...

S: (L) Ve bu alternatif evren bizim evrenimizle birleşecek...
C: Hayır.

S: (L) Bu alternatif antimadde evreni, bizim evrenimizde meydana gelen veya ortaya çıkan fenomenlerin kaynaklandığı nokta mı?
C: Daha çok geçit gibi veya "kanal."

S: (L) Bu alternatif evren bizim 4'üncü yoğunluğa geçmek için kullanmamız gereken bir araç mı? Bir örtü veya bir boşluk gibi birşey mi?
C: Bir otoyol olarak düşün.

S: (L) Yani 4'üncü yoğunluğa ulaşmak için bu antimadde evreninden mi geçmemiz gerekiyor?
C: Hayır.

S: (L) Geçişi gerçekleştirmek için bu antimadde ile etkileşme anlamında birşeyler mi olacak?
C: Hayır. Yoğunluk Sınırı sürekli seyahat halindeki dalga.

S: (L) Tamam, "seyahat eden dalga" diyorsunuz ve antimaddenin otoyol olduğunu söylüyorsunuz. Yani o dalga veya boyut sınırının etkisi yoluyla antimaddeden geçmek veya bir şekilde antimaddeyle etkileşmek anlamına mı geliyor bu?
C: Antimadde mekan/zamanı büküyor; değişken çekim dalgalarını kullanabileceğiniz nokta bu.

S: (L) Bir elektromanyetik alan yaratarak antimaddeden yararlanmak çekim dalgasını değişken hale getiriyor, antimaddenin maddeyle birleşmesini sağlıyor ve mekan/zamanın eğilip değiştirilebildiği bir portal yaratıyor. Diğer bir deyişle bir EM alanı yaratmak, antimadde girişi sağlamak, mekan/zamanın eğilip bükülmesini, kontrol edilmesini mi sağlıyor?
C: Evet.

S: (V) Herkese yönelik bir portal var mı, büyük tek bir portal?
C: Hayır.

S: (V) Kitleler halinde bir portaldan geçiş?
C: Hayır.

S: (L) Çekim dalgasını destabilize etmek için EM alanları yaratmak... HAARP'ın tasarlanma amacı da bu mu?
C: Hayır.

S: (V) Eğer tek bir kişi için veya insan grupları için kişisel portallar yoksa...
C: Portal nerede istiyorsan oradadır.

S: (V) Yani portal sadece zihinsel bir durum olabilir mi?
C: Hayır. Uygun teknolojiyle istediğiniz yerde bir portal yaratabilirsiniz. Seçenekler sınırsız.

S: (L) Uygun teknoloji. Değişken çekim dalgaları. Bir keresinde Tesla bobinlerini araştırmamızı söylemiştiniz... Antimadde... EM üretme yoluyla çekim dalgalarının destabilizasyonu antimaddenin maddeyle etkileşmesini sağlıyor ve bu da bir portal açıyor... İnsanları kaçıran dünyadışıların zamanda ileri geri gitmesi antimadde evreninde mi oluyor?
C: Yakın. Antimadde evreninde yolculuk yapıyorlar ama çoğu kaçırma 3'üncü veya 4'üncü yoğunlukta gerçekleşiyor.

S: (L) Antimadde evrenindeki bu hareket, insanların kaçırılma deneyimlerinde "ateş duvarı" olarak algıladıkları şey mi? Demolekülerasyon?
C: Hayır. Boyutlararası Atomik Remolekülerizasyon.

S: (L) Tamam, bir kişi antimadde evreninden geçerken bunu nasıl algılar?
C: Algılamaz.

S: (L) Neden?
C: Mekan yok, zaman yok.

S: (L) Antimadde evreninde mekan ve zaman yok... Yani antimadde evreni muhtemelen Flight 19'daki zavallı insanların olduğu yer?
C: Evet.

S: (L) Yani bu yerde takılıp kalınabiliyor mu?
C: Evet. Ve eğer bir zaman sıçraması kozasının içindeysen, hiperbilinç durumunda olursun, yani "sıfır zaman" algısı. Yani döngü bağlandığında veya kapandığında milyonlarca yıl geçmiş gibi hissedebilirsin. Tıpkı "Philadelphia Deneyi"nde olduğu gibi. Ve şimdilik, iyi geceler.
 

4BH

#99
29 Haziran 1996 F___, Laura, SV

S: (L) Merhaba.
C: Merhaba. Bizler Kasyopyalılarız, 6. Yoğunluktan iletişim kuran ışık varlıklarıyız. Ve sahip ola geldiğiniz kimliklendirme alışkanlığınız sebebiyle bu bilinçlilik birimini "Jarrah" diye isimlendireceğiz.

S: (L) İlginç bir başlangıç. Sanırım hafta boyunca kanalı ayarladınız ve kafamın içerisinde olup bitenlerden haberdardınız. Özellikle son bir kaç gün içerisinde şekillenen bir kaç sorum var, doğrudan bunlarla başlamak istiyorum. İlk sorum Santilli celsesiyle ilgili : farkındalık çekime eşit midir ?
C: Bu bağlamda bir parçası.

S: (L) Bilgi ve farkındalıktaki birikim çekimdeki bir artışa mı karşılık geliyor ?
C: Hayır.

S: (L) Enerjinin, yoğunluğun değerini değiştirebileceğini söylediniz. Anladığım kadarıyla yoğunluk değeri artı ya da eksidir. Uzay/zamanın başka bir bölgesinden 3. Yoğunluğa enerji pompalamanın, çekimi öyle bir şekilde yoğunlaştırıp, birimini değiştirmesi ve anti-madde haline dönüştürmesi anlamına mı geliyor bu ?
C: Hayır.

S: (L) Elektromanyetizmanın çekimle aynı şey olduğunu söylediniz. EM daki bir artış, EM nın toplanması ya da bir elektromanyetik dalga oluşturulması, buna maruz kalan kişi ya da nesnelere yönelik çekimin artmasına sebep olur mu ?
C: Çekim hiç bir şekilde artmaz ya da azalmaz. Sadece toplanır ya da dağılır.

S: (L) Eğer çekim yalnızca toplanır ve dağılırsa ve gezegenler ve yıldızlar pencere iseler ve ayrıca dediğiniz gibi insanların çekimi "varsa", bu şu anlama mı geliyor : insanlar, veya herhangi bir güneş sisteminin herhangi bir gezegenindeki yaşam biçimleri bu çekimin toplayıcılarıdırlar ?
C: Hayır. Çekim insanların veya başka herşeyin toplayıcısıdır! "Toplayıcıyı" tekil olarak kullan.

S: (L) BH, çekimin dağılmasına mı eşittir?
C: Hayır. BH çekimin dağılmasının varolmasının bir YANSIMASIDIR.

S: (L) Aynı zaman da KH da mı çekimin dağılmasıdır ?
C: Hayır. Toplanmasının yansıması. KH çekimin toplanmasının bir yansımasıdır ya da çekimin toplanması yoluyla yansır.

S: (L) Birimin değişmesinin başka bir yoğunluğa geçişi de kapsadığını söylemiştiniz. Ayrıca; anti-madde aleminin eterik varoluşa doğru bir kapı ya da bir yol olduğunu söylediniz. Buradan yola çıkarak, 4. Yoğunluk bir anti-madde evreni mi ?
C: Hayır.

S: (L) 4. Yoğunluktaki varlıklar bir tür anti-madde durumunda mı tezahür ediyorlar ?
C: Her ikisi de.

S: (L) 4. Yoğunluk hem madde hem de anti-maddenin denge içerisinde olduğu bir yoğunluk mu ?
C: Denge içerisinde olduğu değil, görülebildiği.

S: (L) Yani madde ve anti-maddenin her ikisi de istek ve farkındalıklarına bağlı olarak varlıkların kullanımına açık ?
C: Yakın. Anti-madde ve madde her yerde dengededir.

S: (L) Çekimin toplamasının sonucu nedir – dediniz ki çekim insan varlıklarını topluyor, bunun etkisi..?
C: Hayır bunu demedik. Söylenenlerin bazılarını "atlarsan" öğrenemezsin.

S: (L) Neyi atladım ? "Çekim insanların toplayıcısıdır" diye siz söylediniz ?
C: Evet ama diğer herşey ipucu. Biri bunu söylediğinde bir fark oluşmuyor.

S: (L) Evet, tamam, soruları KENDİ seviyemize göre soruyorum. Çekimin beden üzerindeki etkisi nedir ?
C: Fazla karmaşık. Sorunu parçalara ayırmaya çalış.

S: (L) Farkındalık artışının çekimin "bir bağlamda parçası" olduğunu söylemiştiniz. Yani birinin farkındalığı artıyorsa, çekimi de artıyor mu ?
C: Hayır.

S: (L) Farkındalığın artışı ile çekim arasındaki ilişki nedir ?
C: Doğrudan bir ilişki değil.

S: (L) Farkındalığın artması ile, değişken çekim dalgasına bağlı olarak insanlar üzerinde nasıl etkiler oluşuyor bunu öğrenmeye çalışıyorum, aynen gelmekte olan "dalga" gibi.
C: İki paraleli "kesiştirmeye" çalışıyorsun.

S: (L) İki paralelimiz var..tamam...Eğer birinin farkındalığı üssel olarak artış gösterirse, bedensel enerjinin biriminin artı ya da eksiliği değişmiyor ?
C: Hala üretmeye çalışıyorsun.

S: (L) Bazı fikirleri kavramaya çalışıyorum sadece...
C: Öyleyse mevcut düşünce kalıbını değiştir. Çekim tüm varoluşun "bileşeni" , bu sebeple değişken olmayan miktar özelliğine sahip.

S: (L) Öyleyse, çekim aslında "kullanılmıyor" mu ?
C: Yakın.

S: (L) Işığın, çekimin enerjisinin bir dışavurumu olduğunu söylemiştiniz. Bir de dediniz ki...
C: Çekimden yararlanabilirsin ama onu "kullanamazsın". Kusursuz şekilde statik dengede bulunan bir şeyi artıramazsın ya da azaltamazsın.

S: (L) Demek ki; çekim kusursuz bir "statik" durumda. Ve ondan "yararlanılabilir". Statik durumdan dönüşümün nasıl olduğunu açıklar mısınız ? Ne gerçekleşir ?
C: Dönüşüm yok yalnızca uygulama var.

S: (L) Kusursuz statik durumdan uygulama moduna geçişte ne gerçekleşir ? Beni anlayan kimse var mı ?
C: Biz de dahil, hiçkimse!

S: (L) Harika! Tam olarak kafamda oturtmaya çalıştığım 1) çekim statik bir durumda varolur; 2) ışık, çekimin enerjisel dışa vurumudur, bu bağlamda yararlanılır ? Doğru mu ?
C: Hayır. Işık çekim enerjisinin dışa vurumudur.

S: (L) Bir şeyin dışa vurumu varsa; bir şeye, bir yere veya üzerine veya içine doğru kendini dışa vurur...
C: Öyle mi yapar ?

S: (L) Yani...
C: Eğer ormanda bir ağaç düşse ve orada bunu duyacak kimse yoksa, ses çıkarır mı ?

S: (L) Diyorsunuz ki; çekim heryerdedir ve statik bir dengededir, ondan yararlanma durağan olmayan çekim dalgalarına sebep olur. Ve yine diyorsunuz ki; çekim Tanrı' dır ve Tanrı tüm yaratımdır ve bizler tüm yaratımın birer parçasıyız, böylece bizler Tanrı'yız ve aynı zaman da çekimiz. Şimdi anlamaya çalıştığım şey şu : çekimi bu kusursuz statik durumdan değişken duruma dönüştüren şey, olay, gösterge veya ondan yararlanma biçimi nedir ? Eğer çekimin her zaman kusursuz bir denge durumunda olduğunu söylüyorsanız bu bana anlamsız geliyor.
C: Dengesizlik hali statik olmamak anlamına gelmiyor. Değişken dalgalar kendi değişkenlikleri içerisinde statik olabilirler.

S: (L) Bunların hiç birisi mantıklı gelmiyor. Anlamaya başladığımı düşünmüştüm ve belli ki hiç bir şey kapmamışım. Farklı bir yönden yaklaşmaya çalışalım. Evrenin eşit miktarda madde ve anti-maddeden oluştuğunu söylediniz. İlk 3 yoğunluk, maddesel yoğunluklar mı ?
C: Ve antimaddesel.

S: (L) Tüm yoğunluklarda eşit miktarlarda madde ve anti-madde mi var ?
C: Evet. Hatırla, yoğunluk yalnızca birinin bilinçsel farkındalığına tekabül ediyor. Biri farkındalığa ulaştığında herşey [planşet üzerinde çok sayıda spiral çiziliyor] bu farkındalığa uyumlanıyor.

S: (L) Herkesi farkındalığa ulaştıracak gelmekte olan dalga hakkında ne söyleyebiliriz ?
C: Henüz değil... Birincisi : peygamberleriniz 4. Yoğunluk gerçekliklerini iletmek için her zaman 3. Yoğunluk sembollerini kullandılar. Sen 4 – 7 arası yoğunlukların prensiplerini açıklayabilmek için 3. Yoğunluk yanıtları almaya çalışıyorsun. Hüsrana uğraman bu yüzden, çünkü "bağdaşmıyor."

S: (L) 3. Yoğunluktaki etkiler çekimin toplandığı noktalar mı ?
C: Kısmen. Ama tüm yoğunlukların etkileri böyledir.

S: (L) OK, eğer öyle ise...
C: Çekimin tersinin ne olduğunu düşünüyorsun ?

S: (L) Anti-çekim ?
C: Evet.

S: (L) Şimdi; tüm varolan şeyler şişirilmiş bir balon olsun ve balonun yüzeyi çekimin statik halini temsil etsin, belki 7. Yoğunluğu... Ve yüzeyin farklı noktalarında dışa doğru yumrulaşmaya başlasın.. Ve tüm bu küçük yumrular farklı yoğunlukların belirtilerinin toplandığı noktalar olsun... Kafamda bir şekil oluşturarak, basitçe anlatmaya çalışıyorum. Çok basitçe de olsa bu üzerinde kafa yorabileceğim bir imge mi bu ?
C: Bir "anti-balonun" da olduğu sürece evet.

S: (L) Balonun dış yüzeyini balon, iç yüzeyini ya da içindeki havayı "anti-balon" olarak düşünebilir miyiz ?
C: Hayır.

S: (L) Yanyana duran 2 balon mu ?
C: Hayır. Bir gayrı-balon.

S: (L) Bir gayrı-balon mu ? Beni ÇILDIRTACAKSINIZ! HİÇBİRŞEYİN varolduğundan bahsediyorsunuz! Biz BURADA bile değiliz!
C: Hayır.

S: (L) Tanrı aşkına! Bu konuyu şekilsel olarak anlamama yardım edin. Tamam, aynanın önünde duran bir balon, aynadaki yansıması "gayrı-balon."
C: Hayır.

S: (L) Gayrı-balon, balonun düğmesi kapatıldığı zaman. Ama o denli hızlı gerçekleşiyor ki farkında olamıyorsun, küçük bir tireşim, nabız atışı gibi...Anlatamıyorum, çaresizim!
C: Görüyor musun canım, 4. Yoğunluğa ulaştığında göreceksin.

S: (L) Peki hangi kahrolası şekilde oraya gidebilceğim, daha orayı "kavrayamazken?"
C: Oraya ulaşmadan orayı "kavraman" gerektiğini kim söylüyor ?

S: (L) Bu beni tekrar şu soruya yöneltiyor : dalga farkındalığı genişletmek için ne yapacak ? Çünkü eğer birini "oraya ulaştıracak" şey dalga ise, dalga bunu ne şekilde yapıyor ?
C: Hayır. Şu şekilde : "üçüncü sınıfta" tüm derslerini tamamladığında nereye gidiyorsun ?

S: (L) Yani bu şuna ilişkin bir soru...
C: Yanıt lütfen.

S: Dördüncü sınıfa gidersin.
C: Peki; 4. sınıfa gidebilmek için halihazırda 4. sınıfta mı olman gerekir ? Yanıtla.

S: (L) Hayır. Ama 3. Yoğunluğa ilişkin herşeyi bilmen gerekir...
C: Evet. Daha uygun ifadeyle : bütün derslerini öğrenmiş olman gerekir.

S: (L) Ne tür derslerden bahsediyoruz ?
C: Karmik ve basit kavrayışlar.

S: (L) Bu kavrayışların ana unsurları neler, bunlar evrensel mi ?
C: Evrenseller.

S: (L) Nedir bunlar ?
C: Sana bunu söyleyemeyiz.

S: (L) Bu, 3. Yoğunluk varoluşunun içerisindeki sembolizmin ANLAMLARINI keşfetmekle, perdenin arkasını görebilmekle ilintili mi ? Ve herşeye karşı seçime bağlı olarak tepkiler oluşturmakla ? Her kişiye, her şeye ya da her olaya hak ettiği karşılığı vermekle ?
C: OK. Ama bunu zorla yapamazsın. Öğrenmişsen, öğrenmişsindir!

S: (L) Yalnızca yapabileceğimin en fazlasını yaptığımdan emin olmak istiyorum. 3. Yoğunluğa geri dönmek zorunda kalmak istemiyorum. Eğer bazı şeyleri biraz hızlandırabilseydim...
C: Hızlandıramazsın, öyleyse yolculuğun keyfini çıkar. Öğrenmek eğlencelidir!

S: (L) Bana değişken olmayan çekim dalgalarına yönelik araştırma ve meditasyon yapmamı söylüyorsunuz. Ve bunu kavradığımda, kuantum fiziğini de kusursuz şekilde kavramış olacağım ve temel olarak herşey anlaşılır olacak. Bununla boğuşuyordum...
C: Mesele de bu Laura! Boğuşma varsa bir şey öğrenmiyorsundur. Öyleyse boğuşmayı bırak ve meditasyon yap. Yani yolculuğun keyfini çıkar.

S: (L) Yani diyorsunuz ki eğer bir şeyle boğuşuyorsam doğru bir şey yapmıyorum. Evliliğimden kurtulmak için kendi kendimle boğuşuyordum, bu bir boğuşmaydı ve halen de öyle. Bu hatalı bir yaklaşım mıydı ?
C: Evet, çünkü tüm olanlar her halikarda olacaktı.

S: (L) Yani, yanlış bir yaklaşımdı ?
C: Evet.

S: (L) Doğru tutum neydi ? Onun [ç.n. : kocasını kastediyor] terketmeye karar vermesini beklemek mi ?
C: ?

S: (L) Peki, eğer böyle olsaydı, ölümün kıyısına sürüklenirdim.
C: Konu bu değil. Ama evet; eğer ilişkin İÇERİSİNDE iken, olduğun kişiden farklı biri olmak için bunca boğuşmasaydın ve ilişki her sonlanma noktasına geldiğinde yürümesi için boğuşmasaydın, daha erken sona ererdi.

S: (L) Tırnak içerisinde belirtilen bazı sözcükleri bulmak için celse notları üzerinden geçerken bir söz dizisi oluşuverdi : "Zaman, alfa seviyesi ızdıraba sebep oldu." Böyle bir şey var mı ?
C: Belki. Karıştır ve eşleştir.

S: (L) Kelime ve cümleleri bir araya getirmeyi mi kastediyorsunuz ?
C: Evet, ama bununla boğuşma! Başkalarına ilişkin üzüntüler yaşadığında çok fazla zorluyorsun. Bu nedenle gör :ISCNI, Lewis, Devin ve diğerleri...

S: (L) Yani diyorsunuz ki; içimde bir şeyleri inkar etmiş ve kendimi sıkıştırmış duygusunu oluşturacak herhangi bir şey yapmamalıyım.
C: Beklentilerin olmadan yap. Başkalarında değişim yaratma beklentisiyle kendi davranışlarını buna uyumladığında ya da değiştirdiğinde, birşeyin beklentisi içerisinde oluyorsun. Öyleyse, yap. Ne olacağını gör. Ama sabırlı ol ve ne olacağını gör!

S: (L) Tamam. Bir rüya ile ilgili bir soru soracağım. A__ ve ben dünden önceki gece rüya gördük. Her iki rüyanın da doğaları çok benzerdi sadece içlerinde yer alan kişiler farklıydı. Bu bir tür kehanetsel enerji miydi ?
C: Doğal döngüler psişik "bağlantı" ya sebep oldu.

S: (L) Hormonal döngüler gibi mi demek istiyorsunuz ?
C: Evet. Ve iyi geceler.
 

4BH

#100
14 Temmuz 1996 F___, Laura, V, MM

S: (L) Pek çok şey ille de tam manasıyla çok-yoğunluklu veya "diğer yoğunluk" kökenli değil de diğer yoğunluklardaki bu varlıkların "insan aracıları"nın eylemleri şeklinde mi olacak acaba? Yani "uzaydan saldırı" şeklinde değil de daha çok 4'üncü yoğunluk KH'nin kontrolü altındaki Naziler gibi mi olacak? Merhaba.
C: Merhaba.

S: (L) Bu akşam kimle birlikteyiz?
C: Derom.

S: (L) Nereden iletişim kuruyorsunuz?
C: Kasyopya.

S: (L) Yaptığımız tartışmaya belirli bir ölçüde katıldınız mı?
C: Katılım değil, izleme.

S: (L) Bir yorumunuz var mı, yoksa hemen sorularımıza mı geçelim?
C: Spesifik sorular sorun, her zaman söylediğimiz gibi.

S: (L) O zaman bazı basit şeylerle başlayalım. Öncelikle, materyalimize ilgi gösteren bir fizikçiyle iletişimim oldu. Ve bundan dolayı çok uzun zaman önce okuduğum, Almanya'nın Polonya işgaliyle ilgili bir kitabı tekrar elime aldım. Bu kitapta çok tuhaf şeyler söyleniyor ve pek çok eşzamanlı rakamlarla karşılaştım. Mevcut küresel gerçekliğin bir prototipi gibi göründü. Sorum şu; bu fizikçiyle kurduğum iletişim, 11 yaşındayken bu kitabı okuyuşum ile sizinle olan bağlantımız arasında eşzamanlı bazı bağlantılar var mı?
C: Açık.

S: (L) Holokost'un temel olarak dünyadışı varlıkların nihai dünya işgali için bir "pratik" olduğunu söylemiştiniz. Bu işgal gerçekten dünyayı işgal eden dünyadışı varlıklar şeklinde mi olacak, ya da...
C: Bir kerede çok fazla düşünce kalıbı. Adım adım lütfen.

S: (L) Özetleyelim. Hitler üzerinden uygulanan şey gelecekteki bir senaryoya dair bir prova mıydı?
C: Yakın. İradenin "test edilişi"ydi.

S: (L) Kimin iradesi test ediliyordu?
C: Sizin.

S: (L) Şahsen biz mi, yoksa dünyanınki mi?
C: İkincisi.

S: (L) Bu senaryoyla ilgili olarak, belirttiğim kitap yoluyla olabilecek şeyler hakkında öğrenebileceğimiz bir ders var mı?
C: Belki, ama mozaik bilinci öğrenmeni öneriyoruz.

S: (L) Mozaik bilinç nedir?
C: Lineer yaklaşımdan ziyade içsel olarak küresel biçimde düşünüş. Tüm sahneyi görme yoluyla tüm resim görülebilir.

S: (L) Sanırım çok sayıda düşünce kalıbım olmasının nedeni de bu...
C: Kendini bir mozaiğin ortasında düşün.

S: (MM) [Bir yerlerdeki mozaiklerin onarımıyla ilgili tam olarak duyulmayan bir yorum.] (L) Tamam, söylediğiniz şeyi biliyorum ama sanırım bunu yapabilmemin hiçbir yolu yok!
C: Evet, yapabilirsin!

S: (L) Tamam, tamam. Tüm bu durum, bu Polonya bağlantısı, bu Alman bağlantısı, Amerika ve dünyadışı varlıklar, askerler/Nefilim, tüm bunlar Yoğunluk Sınırı Geçişi'nin yansımaları, doğru mu?
C: Yakın.

S: (L) Ve Yoğunluk Sınır Geçişi'nin tezahürlerine dayalı olarak bazı insanlar 4'üncü yoğunluğa mezun oluyor veya geçiş yapıyor, farkındalıkları değişiyor, herşey değişiyor, oyun sahası dengeleniyor. Demek Almanya'da olan şey bir provaydı ama asıl olacak olan şey oyun sahasının eşdüzeyli hale gelmesi... yani aslında tam olarak aynı senaryo olmayacak. Bu doğru bir değerlendirme mi?
C: Belki. Tamam canım, gerçekleri istiyorsun ve biz de vereceğiz ve kavramanızı ümit ediyoruz. Şimdi değilse bile belki gerekli olduğu zaman... Gerçek bir: Varolan herşey / tek şey derslerdir. Gerçek iki: Varoluş büyük bir okul. Gerçek üç: Sizin algıladığınız şekliyle zamanlama ASLA kesin değildir. Gerçek dört: Olacak olan şey, senin deyişinle, öğrenme döngünde o noktaya ulaşana kadar gerçekleşmeyecek ve şu anda henüz yakın bile değilsiniz. Daha fazla gerçek verilmeden önce bunlar üzerinde düşünün!!

S: (L) Tamam sonsuz bir okulun içindeyiz ve hepimiz karanlıkta dolanıyor gibi görünüyoruz...
C: Gerçek beş: Öğrenme döngüsü değişkendir ve öğrenme döngüsündeki ilerleyiş meydana gelen olaylar ve koşullar ile belirlenir.

S: (L) Yani bireysel ve kolektif olarak yaşamlarımızdaki olaylar ve koşullar bu öğrenme döngüsünde nerede olduğumuzu gösterebilir, öyle mi? Ve bunların deneyimlenmesi gerektiği için de bunlardan sadece bahsetmenin hiçbir anlamı yok?
C: Kısmen doğru. İpuçları istiyorsan vereceğiz. Ama eğer bir "yol haritası" istiyorsan, bunu unut!!

S: (L) Pekala birkaç ipucu istiyoruz. Ve Ark da ipuçları istiyor! Ark özgür iradeyi geliştirecek bir alet icat edip edemeyeceğimizi öğrenmek istiyor.
C: Gerçek 3, 4 ve 5'ten dolayı alete gerek yok.

S: (L) Hmmm... Yani insanlar hipnotize edildiği ve dışarıdan kontrol edildiği zaman, ki celseden önce tartıştığımız konu da buydu, bunu durdurmayı öğrenene kadar hipnoz altında olurlar ve kontrol edilirler, öyle mi?
C: Evet.

S: (L) Yani domuz ağılı benzetmesini kullanacak olursak, bunu yeterince deneyimleyene kadar o ağılda debelenmeleri ve acı çekmeleri mi gerekir?
C: Bisiklet benzetmenizi kullanacak olursak: Çocuğun bisiklet sürmeyi bilmesi için nasıl bisiklet sürüleceğini öğrenmesini gereksiz kılan bir alet var mı?!?!

S: (MM) Sanırım ne kadar bilgi özümsemişsen o kadar çok özgür iraden oluyor.
C: Evet!! Evet!!

S: (L) Diğer bir deyişle, bilgi ve farkındalık özgür iradenin farkına varmanı sağlıyor ve böylece hangi eylemlerin GERÇEKTEN özgür irade eylemi olduğunun farkına varıyorsun ve böylece yalanlar, aldatmalar ve gerçek arasındaki farkı bildiğinde veya şüphelendiğinde, hayatını kontrol edebilecek bir konumda oluyorsun. Doğru mu?
C: Evet.

S: (L) Ark bir şey daha soruyor... sorunu inançmış, bana söylediği şekliyle.
C: İnanç da bilgiden gelir, ve daha önce söylediğimiz gibi... Yanlış bilgi, bilgisizlikten daha kötüdür!!!!!

S: (L) Yani öğrendiğimiz veya incelediğimiz herhangi birşeyde doğruluğu TAM olarak belirlemek için onu alıp her parçasını incelememiz, her yönüyle, hatta diğer şeylerle ilişkisini kavramamız gerekiyor, öyle mi? C. S. Lewis'in dediği gibi bilgi bir ip gibidir... eğer onu bir kutuyu bağlamak için kullanıyorsan kusursuz olup olmadığı o kadar önemli değildir, ama eğer bir halat olarak onunla bir uçurumdan iniyorsan, ağırlığını kaldıracak kadar sağlam olduğundan mutlaka emin olman gerekir.
C: Evet.

S: (L) Pekala, Ark şunu soruyor: "1979'daki Phoenix Projesi'nde, Grilerin de yardımıyla, bir zihin okuma cihazı başarıyla üretildi " Bu doğru mu?
C: Hayır!

S: (L) Tamam! Bu gayet kısa ve netti! Sonraki soru: "Uyuşturucu etkisi altındayken, medyumların veya normalin üzerinde zihinsel kapasiteleri olanların bir makineye bağlanarak bir tür fiziksel form yaratmaları mümkün olabilir mi?"
C: Mümkün. Şimdi incele: "Griler" "Kertenkele" varlıklarının sibergenetik araçları, o halde yardımı aslında kim yapıyor? Ve Kertenkelelerin arkasında kim var?? Atalarınız olabilir mi acaba!?!

S: (L) Burada şöyle söylüyor: "İnsanın içinde olan ve tutku olarak ortaya çıkan ateş, yararlanabileceğimiz sırdır. Herşeyin sırrı tutkudur. Tutkuyla herşey mümkündür. Phoenix Projesi'ndeki zihin izleme deneyleri güçlendirilen beyin dalgalarıyla açıklandı. Aslında deneyde yapılan şey subjenin tutkusunu güçlendirmekti. Güçlendirilen şey subjenin "içsel iradesiydi" ve hepimizin içindeki o içsel ruh, o hareket gücü, elektrik enerjisi olarak ortaya çıktı. O gücü kullanmada ustalaştığında kontrol edilemezsin, artık evren senindir. İçsel ruhun ustası olduğunda fiziğin de ustası olursun." Yorumlarınızı rica ediyoruz.
C: Önce önceliği olanlar: Yardımı aslında kim yapıyor? Ve yardım nasıl yapılıyor?!!!!!!???

S: (L) Hopi materyaline göre Konsorsiyum'a Griler yardım ediyor... Yardımı kim mi yapıyor? Hmmm... Bir ipucu verin... Sanırım Kertenkeleleri kontrol edenler Nordik dünyadışılar. Griler Kertenkeleler tarafından yaratıldı ve Konsorsiyum'a onların yardım ettiği söyleniyor...
C: Yardım etmek mi? Yoksa etkileme mi?!? Eğer öyleyse nasıl?!? Ve herşeyin düğümlendiği yer de burası değil mi? Her zaman mutlak bir şekilde etki altında değil misiniz?!? Yaptığınız HERŞEY'de? Bunu defalarca söyledik... O yüzden lütfen yoldan sapmayalım, tamam mı?

S: (L) Yani domuz ağılında olduğumuz sürece domuz ağılındayız ve oradan çıkmadığımız sürece de onun İÇİNDEYİZ, öyle mi?
C: Öğrenme döngüsünde o noktaya ulaşana kadar.

S: (MM) Medyumlarda kullandıkları kimyasal neyin nesi? "Akaşik kimyasal" mı?
C: Ve alıntıladığın bilgi bütünüyle yanlış!

S: (L) Yani alıntıda anlatılan herşey yanlış mı?
C: "Tutku" bireyi "özgür" kılmaz. Tam tersi!

S: (L) Peki ya tutku bilgi içinse?
C: Bu tutku değil, ruhun arayışı.

S: (L) Peki bazı insanlara bu arayış güdüsünü veren şey nedir? Her yalanı ayıklayıp yalnızca çıplak gerçek kalana kadar herşeyin mutlak dibine ulaşma iradesi veren o buharlı silindir etkisini yaratan şey nedir?
C: Yanlış kavram. Bu yalnızca kişinin öğrenme döngüsünde o noktada olduğu anlamına gelir. O noktada hiçbir güdü gerekmez.

S: (L) Yani oradasın çünkü gerçeği aramanın herşey haline geldiği noktaya ulaşmanı sağlayan kritik bir eşiği aşmış oluyorsun, öyle mi? Ve bu, varlığının parametrelerini belirliyor. (MM) Bu öğrenme döngüleri dünyayı saran tabakalar gibi mi? ...
C: Hayır.

S: (L) Daha çok 360 derecelik bir daire gibi ve herkes bu dairede farklı bir noktada ve tüm daire dönüş halinde. Önündeki ve arkandakilere göre nispi konumun hiç değişmiyor ve herhangi birine yardım için yapabileceğin tek şey kendini hareket ettirerek daireyi hareket ettirmek, önündekini daha ileri itmek ve arkandakini de senin bir önceki yerine çekmek, doğru mu? Ve döngüde nerede olduğun ne yaptığını belirliyor...
C: Tek bir döngü, evet. Tek bir öğrenme döngüsü var ve o döngü üzerindeki yerin DENEYİMLERİNİ belirliyor ve tersi.

S: (L) Döngüdeki bir noktadan başka bir noktaya "sıçranabiliyor" mu? Uzaydaki bir solucan deliği falan gibi?
C: Gerçek 1, 2 ve 3'e bak.

S: (L) Kestirme yok anlamında mı?
C: Şimdi 3, 4 ve 5'e.

S: (L) Yani belirli olaylar ve koşullar kişinin bazı "sıçramalar" yapmasına yardımcı olabilir mi?
C: "Sıçrama" değil, hızlanma.

S: (L) Daha önce değişken çekim dalgalarından bahsederken bu dalgaların değişken hale gelmesine neden olan şeyin ne olduğunu sormuştum ve siz de "kullanım" olduğunu söylemiştiniz. Ayrıca BH'nin çekimi dağıtmak, KH'nin de çekimi "toplamak" olduğunu söylediniz. Bunun üzerinde biraz düşündüm ve şunu sormak istiyorum; diğerlerine verirken, ki örneğin bir yardımın yalnızca dersin uzamasına neden olacağını bildiğin için verdiğin şey bir yardımın kesilmesi şeklinde bile olsa, başkalarına vermek çekimin dağıtılması demek oluyor. Ve bunun tersi olarak da, örneğin kişi başkalarının enerjisini boşalttığının bilinçli bir şekilde farkında olmasa bile bir şekilde başkaları üzerinde zihinsel veya başka türlü kontrol uygulamak da çekimin toplanması oluyor. Doğru mu?
C: Yakın.

S: (L) Ve çekimi topladığın zaman karadelik gibi birşey mi oluyorsun, kendi içinde bir çukur mu oymuş oluyorsun?
C: Nihai olarak.

S: (L) Ve bana öyle görünüyor ki, bizim yaptığımız şeyin amaçlarından biri de kendimizde topladığımız çekimi bırakmak, doğru mu?
C: Eğer seçiminiz buysa, veya eğer yolunuz buysa.

S: (L) Seçim, yolla ayrılmaz bir şekilde ilişkili mi, anladığım gibi? Ruh özünde nasıl yapılanmışsan onun bir parçası.
C: Yakın.

S: (L) Ve seçimi KH olan insanlar var. Bu onların yolu.
C: Yakın.

S: (L) Yani üzerinde bulundukları yolun sonunu görsen bile birini kendi yoluna döndürmeye çalışmak bir yargılama ve kötü bir davranış oluyor. Çünkü neticede bu onların yolu...
C: Evet.

S: (L) Ve eğer böyle birine "kovalar dolusu sevgi ve ışık" gönderirsen, onların özgür iradesini ihlal mi etmiş oluyorsun?
C: "Kovalar" dolusu kusmuk da gönderebilirsiniz, çünkü onların tepkisi bu olacaktır.

S: (MM) Neden herhangi bir şey gönderiyoruz ki... Yalnızca tarafsız mı olmak gerekir?
C: Yargılama KH'dir.

S: (L) Daha önce bize yıldızların ve gezegenlerin diğer yoğunluklara açılan portallar veya geçitler olduğunu söylemiştiniz. Bu gelen dalganın, gelen Yoğunluk Değişim Sınırı'nın bu tür portallar yoluyla erişilebilir olması mümkün mü? Yani bizim mekanımızda gerçekten ortaya çıkacak olan birşey değil de, yıldızlardan ve gezegenlerden yayılacak birşey gibi?
C: Bu konudaki sorun ile çok uzun bir konuyu başlatıyor olabilirsin.

S: (L) Yani karmaşık. Nuh'u tekrar okurken...
C: Hatırla: 4'üncü yoğunluk KH güçleri tarafından enerjinin tüketilmesini istemiyorsan, takvim tarihleri iliştirilmiş tüm kehanetlerin faydasız olduğunu bil!

S: (L) MM'nin yaşadığı bölgedeki yerel Hindu toplantısında MM'nin onların enerjilerini emip tükettiği söylendi. Ne tür bir etkileşimdi bu? Neden bu kadar rahatsız oldular?
C: Çünkü tapılmak istiyorlardı.

S: (L) Yani asıl kendileri onun enerjisini emmek istiyorlardı çünkü tapılmak enerji emilimiyle eşanlamlı, öyle mi?
C: Yakın.

S: (L) MM'nin çektiği aura fotoğrafındaki köpeğe benzer görüntüyü merak ediyorum.
C: Bu zamanlarda 2'nci yoğunluk varlıkları giderek daha fazla yapışık ruh çekecek.

S: (L) Bu yapışık ruhlar başka varlıklar anlamında mı?
C: Evet, ve diğerleri.

S: (L) 2. yoğunluk varlıkları bu yapışık ruhları çekerken, bunları bizden mi çekiyorlar, örneğin koruma amacıyla?
C: Hayır.

S: (L) Bize zarar vermesi için bu tür yapışık ruhları çekmede kullanılıyorlar mı?
C: Evet.

S: (L) Yani köpeklerimiz üzerinde de mi yapışık ruh temizliği yapmamız gerekecek? (V) Yüce Toledo!
C: İşe yaramaz.

S: (L) Hayvanlarımız neden yapışık ruh topluyor?
C: Frekans titreşimlerindeki yoğunlaşmalardan dolayı.

S: (L) Yapabileceğimiz birşey var mı? Yani evcil hayvanlarımızdan kurtulmamız mı gerekiyor?
C: Bu kadar katı birşey önermeyiz. Fakat dikkatli olun: 3'üncü yoğunluk KH yönelimi 2'nci yoğunluk üzerinde "hakimiyet" düşüncesini de içerir ve bu yalnızca dalganın yaklaşmasıyla artan enerjinin doğal bir neticesi... Derslerin bazıları oldukça ilginç gerçekten. Sizden daha düşük kapasiteli olanları zorla tutup esaret altına almanın "iyilik" amacıyla olduğunu varsaydığınızda, sizden daha yüksek kapasiteye sahip olanların da aynı şeyi sizin için düşünmekte olmasını neden beklemeyesiniz?!?

S: (MM) Evimdeki portalın durumu hakkında bilgi istiyorum.
C: Bunu tartışmadan önce, daha önce verdiğimiz yanıtlarla ilgili birşey üzerinde daha fazla düşünmenizi istiyoruz. Bu konuyla ilgili fayda göreceğiniz çok şey olduğunu tahmin ediyoruz. Şimdi: Portallar... iyonik sütun... hmmm...

S: (V) Portallar arketipik mi?
C: Öyleler mi? Hmmm...

S: (MM) Benim evimdeki sütun iyonik bir sütun mu? (L) Bunu kastettiklerini sanmıyorum. İyonik bir sütunun sonraki yoğunluğa bir portalı temsil ettiğini kastediyorlar sanırım. Bir arketip.
C: Üçüncü yoğunluk eşdeğeri.

S: (V) Yani portalı gözlerimizle görmemizin yolu bu mu? (L) Sanırım iyonik sütunun formu 4'üncü yoğunluk formuyla uyumlanan bir temsil.
C: Ve 5'inci yoğunluk, vs....

S: (L) Tamam, MM'nin evindeki portal. Bu portalla, bu yoğunluklar arası alıcı-vericiyle deneyler yapıyordu.
C: Hayır, evindeki şey yoğunluklar arası bir alıcı verici değil, bir portal mevcudiyeti.

S: (L) Bu portal mevcudiyetinin işlevi nedir?
C: İşlev doğru kavram değil.

S: (L) Peki nedir?
C: Bir portalın mevcudiyeti.

S: (L) Bu portal evdeki herhangi bir kişiyle mi ilişkili? Veya bölgeyle?
C: Mevcut.

S: (L) Hangisi?
C: Sadece mevcut.

S: (L) MM oraya taşınmadan önce de orada mıydı?
C: Bu önemli değil.

S: (L) Önemli olan ne?
C: Kendine sor. Farkındalık.

S: (L) Bir taraftan bunun iyi birşey olduğunu düşünüp yanılıyor olmak var, diğer tarafta ise kötü birşey olduğunu düşünüp iyi birşeyi kaçırmak var...
C: Öğrenmek eğlencelidir.

S: (MM) Meditasyonda bunun üzerinde çalışmaya hazırlanıyorum. Bununla ilgileniyorum ve giderek daha fazla şey öğreniyorum. Sadece merak ediyordum...
C: Hey bayan, hala anlamadın mı?

S: (V) "Hey bayan" kim? Ben olmalıyım...
C: Hayır.

S: (V) Bu çok garip. (MM) Diğer yoğunluklara mı uzanıyor?
C: Evet, ama ne olmuş? Bu bağlantı da diğer yoğunluklara uzanıyor.

S: (L) Bu portalın neden bu kadar farklı bir figür ile temsil edildiğiyle mi ilgili?
C: Hayır.

S: (L) Bu portaldan kanallama yapması mı gerekiyor?
C: Önemli olan portal değil.

S: (L) Sanırım niyeti kastediyorlar... Portal önemli değil, önemli olan senin içinde ne olduğu. Ve bunu yalnızca sen bilebilirsin.
C: Ve şimdilik İyi Geceler.
 

4BH

#101
21 Temmuz 1996 F___, Laura, TR, JR

S: (L) Merhaba.
C: Merhaba.

S: (L) Bu gece karşımızda kim var?
C: Vimon.

S: (L) Nereden bağlantı kuruyorsunuz?
C: Kasyopya.

S: (L) AJ'nin bana karşı herhangi kötü bir niyeti var mı? Bana karşı olan düşünceleri?
C: Çok sayıda parçalı düşünce.

S: (L) Onun düşünceleri mi?
C: Hayır. Senin soruların.

S: (L) Tamam, daha spesifik: İnternet üzerinden benimle temas kuran bir adamla bir diyaloğum var.
C: Evet.

S: (L) Ve öyle görünüyor ki bu diyalog bağlamında meydana gelen pek çok eşzamanlı olay var.
C: Belki.

S: (L) Eşzamanlı görünen bu olayların bazılarının beni kandırmaya yönelik olarak yaratılmış olması mümkün mü?
C: Elbette mümkün!

S: (L) AJ bana karşı ne hissediyor?
C: Konu "his" değil!

S: (L) Konu nedir? Bana karşı niyetleri nedir?
C: Çoklu.

S: (L) Bunlardan başlıca en az iki tanesini söyleyebilir misiniz?
C: Hayır, söylemeyeceğiz.

S: (L) Bunlardan herhangi birini söyleyebilir misiniz?
C: Nasıl öğrenirsin?

S: (L) Biliyorum. Ama aynı zamanda hassasım ve kendimi berbat bir hale sokmak istemiyorum!
C: Daha önce de söylediğimiz gibi, zihninde mevcut olan ve sınırsız olan güçleri kullanarak.

S: (L) Yol haritası vermeyeceğinizi biliyorum ama bir ipucu verebilirsiniz! Bu konuda bana verebileceğiniz ipucu miktarı nedir?
C: Tek bir ipucu: Eğer düzgün bir şekilde öğrenmek ve olası vahim hatalardan sakınmak için celse materyalini her zaman yazıya geçir ve incele!!!

S: (L) Demek tek ipucu bu. Celse kayıtlarını yazıya geçirmeye devam edeceğim.
C: Az az yapmak, göz korkutucu görünen bir işi çabasız hale getirebilir. Zamana dayalı olmayan geniş kapsamlı düşünce öğrenmeyi geliştirir.

S: (L) Geniş kapsamlı nasıl düşünülür?
C: Sabırla... Anlıyorsun ya Laura, kaplumbağa olmak, tavşan olmaktan daha iyi!

S: (L) Bugün AJ'ye sıcaklıktan bahsederken neden klimam bozuldu?
C: Belki düşünceni geliştirmenin zamanıdır. Bu kadar vurgu yapmamız, kişinin inatçılığı onu uçurumun kenarına getirdiğinde gerekli oluyor!

S: (L) Eğer bunu siz yaptıysanız, o klima tamir edilmeden başka celse yapamayacağımız gerçeğini de düşünmüşsünüzdür umarım!
C: Celselere ihtiyacımız var mı?!?

S: (L) Sizin yok, ama ya bizim?
C: Mesajlar yitirildikten sonra celselerin ne faydası var ki?

S: (J) Bu gece TR ve benim burada olmamızın önemi nedir? Bu önemli mi?
C: Evet! Ve yol haritaları benzin istasyonunda mevcut.

S: (L) Ne kadar yardımcı oluyorsunuz, çok teşekkür ederiz!
C: Ne demek. Biz teşekkür ederiz.

S: (L) Peki bir ipucuna ne dersiniz?
C: Cevaplar biliniyor. Bazen şüphenin ilacı biraz durmaktır.

S: (J) Bence celselere bir ara verip tüm celseleri yazıya geçirmeliyiz.
C: Bunu adım adım yapın. Maratona girişmeyin. "Zamana" dair endişe etmeyin!

S: (L) Yani celselere devam ederken bir yandan da o işi yapabilirim, bunu mu kastediyorsunuz?
C: Kısmen. İnceleme, araştırma ve düşünmeye ihtiyacın var.

S: (L) İhtiyacım olan şey bir tatil ve daha az stres!
C: Biz de aynı şeyi söylerdik! O transkriptlerde keşfedilmemiş defineler var. Unuttuğun şeyler seni "hayretler içinde bırakacak"!!

S: (L) O halde bir planımız var! Devam etmek!
C: Pekala millet, iyi geceler!



27 Temmuz 1996 F___, Laura

S: (L) Merhaba.
C: Merhaba.

S: (L) Bu akşam kimle birlikteyiz?
C: Wonika.

S: (L) Nereden iletişim kuruyorsunuz?
C: Kasyopya.

S: (L) A___ hakkında endişeleniyorum. İyi mi?
C: Evet.

S: (L) Birazdan evde olur mu?
C: Açık.

S: (L) Son zamanlarda onun hakkında sürekli endişeleniyorum.
C: Deneyimlemesi gerekeni deneyimlemeli.

S: (L) Yani bu herkes için geçerli, çocuklar için bile.
C: Gibi.

S: (L) AJ ile ilgili düşüncelerim beni çıldırtıyor. Bunun hakkında birkaç soru sorabilir miyim?
C: İstediğini sorabilirsin.

S: (L) Bir gün herşey belirli bir şekilde ilerliyor ve olmakta olanı biliyorum ama ertesi gün ona birşey oluyor ve tüm ruh hali değişiyor. Neler olduğunu söyleyebilir misiniz?
C: Neden?

S: (L) Bana karşı bu kadar soğuk olmasına neden olacak ne söyledim ona?
C: Öğreniyor musun?

S: (L) Muhtemelen. Birşeyler öğreniyorum bence. Peki onun aklında ne var? Söylediğim veya yaptığım birşey mi?
C: Önemli değil.

S: (L) Peki önemli olan ne? Onunla iletişimimin herhangi bir önemi var mı?
C: Bekle ve gör.

S: (L) Sorabileceğim herhangi birşey var mı? Bana neler oluyor? Duygusal bir enkaza döndüm... Algıladığım geçmiş hayat bağlantısı bunun bir parçası mı?
C: Seni elinden tutup götürdüğümüzde öğrenmiş mi olursun? Bunu keşfetmek için gerekli tüm araçlara sahipsin.

S: (L) O araçlardan birinin SİZ olduğunuzu düşünüyordum. Bize bu konuda yardımcı olacağınızı...
C: Ama "Birinci Seviye" sorulara yanıtlar vererek değil.

S: (L) Öğrenmek istediğim tek birşey var: Beni resmen parçalara ayıran bu duygusal enerjinin kaynağı nedir? Dışımdan mı geliyor yoksa içimden mi?
C: Bizim de bilmek istediğimiz tek şey şu; son zamanlarda ne kadar celseyi yazıya geçirdin?

S: (L) Defterleri inceliyorum ve okuyorum, pek çok şey yapıyorum. Bilgisayara geçirmek için hazırlanıyorum...
C: "Cevaplar" orada.

S: (L) Karşılaştığım şeylerden biri, neredeyse iki yıl önce söylediğiniz birşeydi. Birşey olacağını ve bunu hemen tanıyacağımı ama diğerlerinin şüphe edebileceğini söylemiştiniz. Bence AJ ile ilgili durum bir hemen tanıma durumuydu. Tanıma terimi aslında birini tanımakla ilgilidir. Sanırım ille bir olay değil de bir kişiyi tanımak anlamında kullandınız bu terimi.
C: Ve öğrenmek sınırsız şekilde sana yardımcı olur.

S: (L) Son bir soru. Eğer bir ipucu almamı sağlayacak bir soru varsa o soruyu sorulmuş kabul edin... Kafam tamamen karıştı!
C: Dış bir etki değil.

S: (L) Yani zihnime yönelik dış bir etkiden ziyade içsel bir karışıklıkla mı ilgili bu?
C: Evet.

S: (L) AJ benden bir şekilde enerji alıyor mu?
C: Açık.

S: (L) Tüm söyleyebileceğiniz bu mu?
C: Belki.

S: (L) Bana karşı düşünceleri ve niyetleri nedir?
C: Hayır.

S: (L) Daha önce bu tür soruları yanıtlıyordunuz! Bana pek çok insandan bahsettiniz! Onun hakkında neden hiçbir cevap vermiyorsunuz?
C: Bu uygun değil.

S: (L) Neden uygun değil? Anlamaya çalışıyorum! Büyük bir zihinsel kasırganın ortasındayım... lütfeeen....
C: Bekle ve gör.

S: (L) Bu iyi anlamda mı yoksa kötü anlamda mı?
C: "A___ o anahtarlarla ne yapıyor?" anlamında.

S: (L) Neden bahsediyorsunuz? A___'da hiçbir anahtar yok mu demek istiyorsunuz!? Yorgunum ve siz de iyice anlaşılmaz oldunuz. Nasıl davranmam gerektiği ile ilgili bir ipucu var mı? A___ buraya gelmekten bahsettiği için bir tehlike altına mı giriyor?
C: Her zamankinden fazla değil.

S: (L) Birlikte birşeyler yapabileceğimizi düşünüyor, bunun olumlu bir etki yaratacağını.
C: O zaman bunun üzerinde odaklan!

S: (L) O diğer şey hakkında nasıl saptırıldık? Bu bir tür saldırı mı?
C: Belki.

S: (L) Onu herhangi bir tehlike altına sokmak istemiyorum.
C: Bunun uygun yolları var.

S: (L) Bu çekim dalgası konusunda yapabileceğimiz herhangi birşey var mı? Bununla çok ilgileniyor.
C: O zaman onunla bunun üzerinde çalış!! Transkriptleri ve henüz yazıya dökmediklerini incele.

S: (L) Tamam. Başlayacağım.
C: Ama yavaş bir şekilde.

S: (L) Tamam, yavaş ama emin bir şekilde. Ve yorgunum. O yüzden iyi geceler demem gerekiyor ama bu celseyi kısa kesmek zorunda kaldığım için üzgünüm.
C: Kısa ama tatlı. İyi geceler.
 

4BH

#102
3 Ağustos 1996 F___, Laura, TR ve JR

S: (T) Bir yolculuk yapmamız iyi olur. (L) Nereye? (T) Coral Castle'a. (L) Evet, gerçekten iyi olurdu. Pekala, merhaba!
C: Merhaba.

S: (L) Bu gece hangi ismi kullanacağız?
C: Jopoye.

S: (L) Neredensiniz?
C: Kasyopya.

S: (L) Sahneyi diğerlerine bırakmadan önce AJ ile ilgili herhangi bir yorumunuz olup olmadığını öğrenmek istiyorum. Bu konudaki deneyimlerim tuhaf ve bir tuzağa yakalanmak istemiyorum...
C: Yeni.

S: (L) Yeni ne? Bu ne anlama geliyor?
C: Olduğu şey.

S: (L) "Yenilenmiş" anlamında mı?
C: Evet.

S: (L) Bu bir başlangıç mı?
C: Tek bir kelimenin zihninizi kullanmanızı nasıl sağladığını görüyor musunuz?

S: (T) Evet.
C: Ve eğer istediğiniz gibi size uzun ve ayrıntılı bir açıklama yapmış olsaydık zihninizi kullanmazdınız!

S: (L) Bu konuda herhangi başka birşey?
C: Hayır, teşekkürler!

S: (L) Sadece şu küçük şeyi sorayım... Kendimi frenlemek, kaplumbağa gibi olmak için gerçekten çok çaba harcıyorum ama bazen gerçekten bunalıyorum. Nasıl bir yol izlemem gerektiği konusunda tavsiyede bulunabilir misiniz? Bu öyle bir mücadeleye döndü ki...
C: Keşfet.

S: (L) AJ ona yolladığım materyalin bir kısmını bugün Almanya'daki bir konferansta kullanmış. Bunun farkında mıydınız?
C: Evet.

S: (L) Onun gezegendeki bahsettiğiniz 100'den az sayıdaki "farkında olan" kişiden biri olup olmadığını merak ediyorum.
C: Cevap vermemizi imkansızlaştıracak kadar çok şey söyledin.

S: (L) Bu özgür iradeyi ihlal edeceği için mi cevap vermiyorsunuz?
C: Ya da sorgun karmakarışık olduğu için.

S: (L) Tamam, benim başka sorum yok! Baksanıza hiçbir soruma cevap vermiyorlar!
C: Gerçekten mi?

S: (L) Peki bana ne söyleyeceksiniz?
C: Keşfet!

S: (T) Pekala, kelime çağrışımlarıyla gidelim. Aradığımız cevaba bizi ne tür ifadeler götürebilir?
C: Düşünülmüş sorular.

S: (L) Soruları sen sor T___. (T) Ne soracağımı hiç bilmiyorum. Sorduğum soruların aptalca mı yoksa akıllıca mı olduğundan hiç emin olamıyorum.
C: Bunu söyleriz.

S: (T) Başlangıç olarak kişisel bir soru sormak istiyorum. Bildiğiniz gibi karşımızdaki sokakta bir baz istasyonu kulesi kurulmasına karşı bir kampanya yürütüyoruz. Bu konuda kendimizi iyi hissediyoruz. Yaptığımız şeye yapmakta olduğumuz gibi devam etmemizi tavsiye ediyor musunuz? "Keşfet, açık, size bağlı" gibi cevaplar vermemeniz için bunu tam olarak nasıl soracağımı bilmiyorum. (L) Yukarıdakilerin hepsi T___! Kendi sorunu yanıtladın!
C: Yapmakta olduğunuz şey yapmanız gereken şeydir, yoksa yapıyor olmazdınız!

S: (T) Biz yaptığımızdan memnunuz ve komşularımıza da yardımcı olmuş oluyoruz.
C: İçgüdüler kişiye derslerinde rehberlik ediyor.

S: (L) Aklıma alakasız bir konuda bir soru geldi. Hale-Bopp hakkında herhangi birşey sormuş muyduk?
C: Evet.

S: (L) Hale-Bopp Dünya'yı bir süper-iletkene mi çevirecek?
C: Hayır.

S: (L) Hale-Bopp 4'üncü yoğunluğa geçişin habercisi mi?
C: Hayır.

S: (L) Hale-Bopp'un gökyüzünden geçip bir gece şovu yaratmaktan başka yaptığı herhangi birşey var mı?
C: Hayır.

S: (L) Hale-Bopp'la ilgili yaygara birşeyi gizlemeye yönelik bir örtü olarak mı kullanılıyor?
C: Hayır.

S: (L) Peki nedir?
C: Hale-Bopp hop!

S: (T) Doksanların Kohoutek kuyruklu yıldızı gibi! (J) Kozmik OJ Simpson davası! Bizi meşgul etmek için birşey...
C: Konu açılmışken, "ikiz güneş" teorisinden haberiniz var mı?

S: (L) Hayır, o nedir? (T) Jüpiter'in bir yıldıza dönüşmekte oluşuyla mı ilgili bu?
C: Hayır.

S: (T) Peki, ikiz güneş teorisi nedir?
C: Güneş'in aslında bir çift yıldız olduğu teorisi.

S: (L) Peki eğer bir çift yıldızsa neden diğerini görmüyoruz? Diğeri nerede ve onu neden görmüyoruz? (T) Bunu duyduğumu hiç hatırlamıyorum, sen? (F) Bana yabancı gelmiyor nedense. (L) Bu doğru mu, yani gerçek mi?
C: Biraz bekleyin...

S: (L) İkiz güneş uzmanlarını çağırıyorlar herhalde... (L) Eminim öyledir! [planşet çok sayıda dönüş yapıyor.]
C: Nerede kalmıştık?

S: (L) İkiz güneş fenomeninden bahsediyorduk...
C: Teorisi.

S: (T) Güneş'in ikili bir yıldızdan bir tanesi olduğu teorisi mi bu?
C: Evet.

S: (L) Bu teori doğru mu?
C: Henüz değil, çok aceleci davranıyorsun.

S: (T) Tamam, konuyu siz açtınız. Bu teoriye göre güneşimizin ikili bir yıldız sisteminin bir parçası olduğunu söylediniz...
C: Evet...

S: (T) ...ve orada başka bir yıldız daha, başka bir güneş daha olduğunu...
C: Evet...

S: (L) Onu görebilir miyiz? (T) Şu anda onu görebiliyor muyuz?
C: Görebiliyor musunuz?

S: (L) Hayır. Sanırım göremiyoruz. Onu göremememizin sebebi bizim güneşimizin öbür tarafında olması mı? Yani onu hiç göremememize neden olan bir yörüngesi mi var?
C: Yörüngeler... evet, eğer o yıldızın orada olduğunu kabul edersek. Bunu doğrulamadık, öyle değil mi?

S: (L) Hayır, doğrulamadınız ama konuyu SİZ açtınız! (T) Başa dönelim. İkiz güneş teorisini söylediniz ve güneşimizin bizim güneş sistemimizdeki iki güneşten biri olduğunu söylediniz...
C: Belki.

S: (T) Bizim güneşimiz çift yıldız sisteminin parçalarından biri...
C: Belki.

S: (T) Güneş iki yıldızın birleşmiş hali mi?
C: Hayır. "Karanlık" madde nedir, ve karanlık yıldızlar nedir?

S: (L) Karanlık yıldızlar kara delikler gibi mi?
C: Hayır.

S: (T) Okuduğum kadarıyla astronomi uzmanlarının denklemlerine göre evrende tespit edilen şeyler var ama bunları göremiyoruz...
C: Evet.

S: (L) Karanlık yıldızlar da bu tür birşey mi?
C: Evet.

S: (T) Demek karanlık madde ve karanlık yıldızlar var?
C: Evet.

S: (T) Karanlık maddeyi göremiyorlar çünkü karanlık.
C: Evet. Ya "Kahverengi yıldızlar"?

S: (T) Evet Kahverengi yıldızları duymuştum. Sarı, kırmızı, mavi, yeşil yıldızlar var... Bizim yıldızımız sarı renkli olarak yanıyor çünkü hidrojen ve bunun gibi maddeler içeriyor.
C: Yakın.

S: (T) Diğer yıldızlar kendi içerdikleri maddeler nedeniyle bizim görebildiğimiz spektrumda farklı renklerle yanıyorlar...
C: Evet, ama "kahverengi" olanlar değil.

S: (T) Kahverengi yıldızların kahverengi olmasının nedeni içerdikleri madde değil yani...
C: Beyaz, kırmızı, sarı ve mavi...

S: (L) Bu renkler sıcaklığı mı temsil ediyor?
C: Kısmen, ama konu bu değil!

S: (L) Hale-Bopp bir kahverengi yıldız mı?
C: Hayır.

S: (T) Hayır. Hale-Bopp'un bu tartışmayla bir ilgisi yok. Hale-Bopp bizi lüzumsuz meşgul eden başka birşey sadece. Tamam, kahverengi yıldızlar. Bizim gördüğümüz renkler kısmen sıcaklıkla, kısmen de madde içeriğiyle ilgili... (L) Peki ya yönü belirleyen spektral kayma?
C: Evet, ama konu bu değil!

S: (L) Kahverengi yıldızla ilgili önemli olan şey ne? Siyah bir kütle...
C: Hayır! En bariz olanı deneyin.

S: (L) Henüz yanmaya başlamamış bir yıldız mı?
C: Tersi.

S: (L) Tamam, o kadar uzun zamandır yanıyor ki gazı bitmek üzere, öyle mi?
C: Evet.

S: (T) Madde içeriği bittiği için mi o renkte?
C: "Kahvrengi"yi neden tırnak içine aldık?

S: (L) Çünkü kahverengi bir yıldız tükeniyor gibi görünmesine rağmen gerçek bunun tersi mi?
C: Hayır.

S: (L) Çünkü... Bilmiyorum.
C: Siyah zeminde kahverengiyi görmek ne kadar kolay?

S: (T) Hiç kolay değil! Karanlık maddenin görülmemesinin nedeni bu...
C: Bilim adamları bu yüzden onlara "kahverengi" adını taktı.

S: (L) Kahverengi yıldızın ikiz güneş teorisiyle ilgisi nedir?
C: Tahmin et!

S: (T) Tamam. Bunun hakkında konuşalım. Bir nedenden dolayı özgür iradeyi korumak için bunu kendimiz bulmamız gerekiyor. (L) Bu yıldız gezegenler arasında dolaşacak kadar küçük bir yıldız mı?
C: Hayır, sizi birşeye yöneltiyoruz, eğer sabırlı olursanız.

S: (L) Tamam, yönlendirin... Bunu öğrenmek istiyoruz. (T) Kahverengi yıldızın ne olduğunu anlayıp anlamadığımızı sordular.
C: Anlıyor musunuz?

S: (L) Kahverengi yıldızın önemi nedir?
C: Karanlık yıldız.

S: (L) Karanlık bir yıldız... tamam...
C: Eğer oradaysa.

S: (L) Lütfen şunu söyleyip beni bu ızdıraptan çıkarır mısınız? (T) Bekle, karanlık bir yıldız karanlık çünkü ışık yaymıyor. Ama yine de bir yıldız ve yıldız gibi davranıyor...
C: Evet. Ve eğer eliptik bir yörüngesi varsa... acaba "gidip geliyor" mu?

S: (T) Bilimin, astronominin çift yıldız olarak tanımladığı şeyler, birbirine çok yakın olan ve etkileşimli bir yörüngeleri olan çift yıldızlar. Ama çift yıldızların tek mevcudiyet şekli ille de böyle olmak zorunda değil.
C: Yakın. Kendi gözlem noktanızdan algıladığınız şekliyle. Peki bu yıldızlar arasında bir bisiklet yolculuğu yapmaya ne dersiniz?

S: (L) Yani bizim bildiğimiz ve gördüğümüz çift yıldızlar aslında birbirinden çok uzak mesafelerde olabilirler... (T) Yani astronomlarımız bu olasılığı kabul etmediler.
C: Evet, ettiler.

S: (T) Biliyorlar ama bundan bahsetmiyorlar. Yani bu teoriye göre, yörüngesinde ilerleyen kahverengi bir yıldızımız olabilir...
C: Eğer olduğunu öğrenseydiniz ne yapardınız?

S: (L) Hmm...
C: Ve belki de gelip gidiyor?

S: (T) Mesela her 3600 yılda bir mi?
C: Belki.

S: (T) Belki bu karanlık yıldızın etrafında dolaşan gezegenler de vardır?
C: Pekala yön değişikliği: Oort bulutu ve komet kümesi... ve zaman zaman lobutların içinden geçen bir bowling topu gibi Oort bulutunun içinden geçen ikinci güneş.

S: (L) Oort bulutunun içinden geçen karanlık yıldızın komet kümesiyle ilgisi nedir?
C: Neden sonuç.

S: (L) Yani karanlık yıldızın Oort bulutuna çarpması komet kümesini mi yaratıyor? (T) Mutlaka çarpması gerekmez, yeterince yakın bile geçse çekimi pek çok şeyi etkiler... (L) Ama "lobutların arasından geçen bowling topu gibi" dediler. (T) O yıldızın çekim gücü kometlerin her yöne savrulmasına neden olur. (J) Dünya bir lobut gibi mi yani? Bir bowling lobutu? (L) Hayır lobut gibi olan Oort Bulutu.
C: Oort Bulutu'nun ne olduğunu açıkla Laura.

S: (L) Oort Bulutu'nun ne olduğunu herkes biliyor mu? (J) Ben bilmiyorum. [Oort bulutunun açıklanması.] Pekala, demek baktığımız şey...
C: Şimdi, çok korkutucu bir dönemden, sonra görünüşte tekrar bir normalliğin gelmesinden ve bunun ardından da "Son"dan bahseden İncil kehanetlerinizi düşünün. (ç.n.: orijinal metindeki "bible" veya "biblical" terimleri duruma göre ya sadece "incil", ya da hem incil'i hem de tevrat'ı [eski ve yeni ahit] birlikte ifade eden bir anlamda kullanılabiliyor.)

S: (T) Komet kümesini daha ilk celselerden itibaren öğrenmiştik. Şimdi bunun ötesine geçiyorsunuz ve bu komet kümesinin...
C: Laura lütfen o kehanetleri hatırlat.

S: (L) Aslında "Nuh Sendromu" temel olarak bu kehanetlere dair bir yorumlamadan oluşuyor ve bu tür olayların "doğal" bir döngüsü olması gerektiğini açıklamak üzere biraz da bilim içeriyor. ... Kehanetlerde şöyle deniyor: "Eğer o günler kısaltılmamış olsaydı hiçbir vücut kurtulmazdı. Ama seçilmişlerin hatrına o günler kısaltılacak." Şimdi bana bunun ne anlama geldiğini söyler misiniz?
C: Henüz değil.

S: (T) Neredeyiz? Bowling lobutları gibi kometleri etrafa dağıtan bir kahverengi yıldızımız vardı...
C: İncil'deki kehanetler bir korku ve kaos döneminden bahsediyor, ardından sükunet ve ardından büyük bir huzur, yenilenme ve bereketin içinde beklenmedik bir şekilde gelen son.

S: (L) Tamam, şimdi bunu açıklayın lütfen.
C: Hayır, siz açıklayın lütfen!

S: (L) Tamam, bence bu "son" denen şey "yoğunluk sınır geçişi", yani "dalga"dan geçişimizi ifade ediyor.
C: Evet, ama bahsettiğimiz kehanetler hakkında bilgin yok mu?

S: (L) Göklerin yıldırıma benzer bir patlamayla yıkılacağının, dünyanın ateşle kavrulacağının söylendiği Peter'in mektubundan mı bahsediyorsunuz?
C: Hayır.

S: (L) Şükürler olsun! Danyal'ın kitabında bir olay ile diğer bir olay arasındaki süreçten bahsedildiği yeri mi kastediyorsunuz?
C: Yakın.

S: (L) Tamam. O bölümü bulup inceleyebilirim. 6.3 yıldan mı bahsediyoruz?
C: Evet, ama bu doğru değil.

S: (T) Yılların sayısı doğru değil. (L) Tamam, bu konuya daha önce de değindiğiniz için şunu sormak istiyorum; teknoloji yoluyla, yaklaşan yeni yoğunluğa ulaşan bir geçiş yaratıp ya da paralel bir evren yaratıp bu olaydan kurtulmak mümkün mü?
C: Hayır.

S: (L) Kesin olan şeylerden...
C: Peki güneşin ikizi olan kahverengi yıldız, güneşin ışığıyla aydınlanacak kadar yaklaşırsa?

S: (T) Eğer aydınlanacak kadar yaklaşsaydı, bunun bariz sonucu o yıldızın GÖRÜLMESİ olurdu. Ve insanlar büyük bir panik yaşardı...
C: Evet.

S: (T) Hükümetler devrilirdi...
C: Korku ve kaos. Peki ya tekrar kaybolduğunda?

S: (L) Her şey iyi görünürdü! Ama Oort bulutuna çarpılmış olduğunun farkında olmazlar! Aman tanrım!
C: Peki sonra?

S: (L) Tüm bu dehşete ve kaosa neden olacak olan şey Oort bulutu veya kometler değil, aydınlanan kahverengi yıldız olacak yani... Sonra tekrar uzaklaşacak, sonra kimse neyin gelmekte olduğunu bilmiyor olacak! Ve hem İncil hem de Nostradamus bundan bahsediyor. Ama bu daha önce kavranamamıştı! Pekala, kometlerin Oort bulutundan buraya ulaşması ne kadar sürer?
C: Komet kümesinin normal kometlerden çok daha hızlı seyahat ettiğini söyleyelim sadece.

S: (T) Ve bunun nedeni kometlerin büyük bir yıldızın çekimiyle savrulması...
C: Komet kümesinden daha önce bahsetmiştik ve bu sefer Dalga'yla birlikte geldiğini söylemiştik.

S: (L) Dalganın enerjisi bu kahverengi yıldızdan mı geliyor?
C: Hayır.

S: (L) Dalga bir dalga. (T) Yani karanlık yıldız Oort bulutundan geçecek ve bize çok yaklaşması da gerekmiyor. O kadar yaklaşan herhangi bir yıldız aşırı yaklaşmış olur zaten. Yıldızın çekimi bu kometleri üzerimize savuracak. Ve daha da önemlisi hemen arkalarında da dalga var... yani hem çekiliyor hem de itiliyorlar.
C: Hayır.

S: (L) Kahverengi yıldız kometleri savuracak ve ardından kometler zaten gelmekte olan dalganın önüne mi düşecekler?
C: Evet. Bu defa. İnsanlık geçen çağlarda komet kümesini deneyimlemişti ama dalganın bir önceki geçişi çok daha uzun bir zaman önceydi.

S: (L) Bu dalga bir çekim dalgası mı?
C: İlişkili.

S: (L) Tamam, şimdi... (T) Dalga bir enerji formu. (L) Evet, daha önce dalganın "hiperkinetik duyumsayış" olduğunu söylemişlerdi.
C: Yoğunluk sınırı... Aradığın kuantum faktörü bu Laura, bunu "Nuh" çalışmana ekle ve sonuçlara bak.

S: (L) Bu kahverengi veya karanlık yıldızın kendi yörüngesinde gezegenler var mı?
C: Hayır.

S: (T) Tamam. Bunun Sitchin ve onun "Nibiru gezegeni" ile bir ilgisi yok. (L) Eğer dalga Güneş Sistemi'nin yeni yoğunluğa geçişindeki kuantum faktörüyse, bir atomun geçişiyle ilgili faktör nedir?
C: Elektronlar ne yayıyor?

S: (L) Fotonlar... (T) Bir tür elektrik akımı. (L) Elektronun herhangi bir parçası olmadığını düşünüyordum... Temel parçacık olduğunu...
C: Doğru...

S: (L) Peki ne yayıyor elektron? (T) Bir EM alanı mı?
C: Çekim hakkında ne dedik? Ne dedik!?

S: (T) Ne dediler? (L) Çekimin... (T) Daha önce ne okuyordun...
C: Oku.

S: [Önceki bir celseden çekimle ilgili şeyler okuyor.] (L) Elektron çekim mi yayıyor?
C: Evet.

S: (L) Eğer...
C: Elektromanyetik olarak.

S: (L) Kuantum geçişine neden olan şey nedir? Çekimin toplanması ve dağıtılması. Atomun çekim toplamasına veya yaymasına neden olan şey nedir?
C: Elektronun "atom" denklemindeki yeri nedir?

S: (L) Elektron çekirdek etrafında dolanıyor... (T) Gezegenler Güneş etrafında dolanıyor. (L) Elektronun topladığı enerji, veya atomun herhangi başka bir parçasının topladığı ve bir kuantum geçişine neden olan enerji ona dışarıdan mı geliyor? Bir dalgadan mı?
C: Çekirdeğin etrafında kaç elektron dolanıyor?

S: (L) Atomuna bağlı. Elektronların sayısı atomun ne atomu olduğunu belirliyor... Yörüngesindeki parçacıkların sayısı...
C: Evet.

S: (T) Ve kendine özgü bir yörüngeleri oluyor...
C: Evet... Peki makro-dinamik olarak güneşin bununla ilişkisi nedir?

S: (L) Tamam, atomun çekirdeğindeki birşey elektronların bir geçiş yapmasına mı neden oluyor?
C: Çekirdeğin etrafında kaç elektron dolanıyor?

S: (L) Güneş'in mi? Güneş'in çekirdeği etrafında kaç elektron dolandığını mı soruyorsunuz? Farklı atomların farklı sayıda elektronu var...
C: Herhangi bir atomun.

S: (L) Değişken.
C: Hangi aralıkta değişken?

S: (L) Bir taneden doksan veya yüzlerceye kadar...
C: Peki sayıyı belirleyen şey nedir?

S: (L) İyi bir soru! (T) Bir atomu helyum, başka bir atomu oksijen yapan şeyin ne olduğu mu? Oldukları şey olmayı nasıl bildikleri...
C: Hayır.

S: (T) Peki nedir sayıyı belirleyen şey?
C: Çekirdeklerin yapısı mı acaba?

S: (L) Evet. Doğru. Unuttuk. Protonları veya çekirdekte her ne varsa onları etkileyen ve sayılarını belirleyen şey nedir?
C: Hangi yapı yörüngede tek bir elektronun dolanmasına neden olur?

S: (L) Tek bir proton mu?
C: Şimdi makro-dinamik olarak düşünün.

S: (L) Daha önce güneşin bir pencere olduğunu söylemiştiniz, veya bir noktadan başka bir yoğunluğa geçiş. Atomun çekirdeğinin de bir pencere olduğunu mu söylüyorsunuz?
C: Söylediğimiz şey güneşin bir proton, ikizinin ise bir elektron olduğu!

S: (L) Hala anlamaya çalıştığım şey şu... dalga makro-kozmik atomda geçişlere neden oluyor... mikro-kozmik atomdaki geçişlere neden olan şey nedir? Kuantum sıçramasına neden olan şey nedir? Atomda ne birikiyor da onun bir geçiş yapmasını sağlıyor? (T) Bu bir birikme durumu mu yoksa dağıtma durumu mu?
C: Büyük Döngü'nün tamamlanması.

S: (J) Döngü. (L) Hayır, hayır...
C: Güneş'in ikizinin her 3600 yılda bir göründüğünü kim söylüyor?

S: (L) Pekala, 3600 yıllık bir komet kümesi döngüsü var. İkiz güneş ise tamamen başka bir döngü ve bir de dalga var ki o da Büyük Döngü oluyor. Demek doğada bir geçişe neden olan üçlü birşey var?
C: "Biyoritimler" gibi.

S: (T) Üç yönlü kötü bir zaman geliyor demek! Ya da nasıl baktığına bağlı olarak iyi bir zaman.
C: Eğer John D. Rockefeller isen kötü zaman, Mahatma Gandi isen iyi zaman.

S: (L) Yani atomaltı geçişlerde de mi üçlü bir olay gibi birşey olacak? Biyoritim gibi?
C: Evet.

S: (L) Demek göz önünde bulundurulması gereken üç faktör var... yoksa üçten fazla mı?
C: İkisinden biri.

S: (L) Rastgele sayıda olaylar da olabilir mi?
C: İstersen.

S: (L) Faktörleri azaltıp arttıran şey kısmen gözlemciye mi dayalı? Bilinç?
C: Evet.

S: (T) Demek burada birleşecek olan üç ayrı döngü göreceğiz...
C: Her şeyin makro dinamik ve mikro dinamik yansımaları var. Şimdilik bunları hazmetmenizi öneriyoruz; ve, korkmayın! Bu hemen olmak üzere değil!
 

4BH

#103
6 Ağustos 1996 Frank, Laura

S: (L) Merhaba.
C: Merhaba.

S: (L) Bu akşam hangi ismi kullanalım?
C: Yont.

S: (L) Nereden aktarım yapıyorsunuz?
C: Kasyopya.

S: (L) Şu anda öğrenmem gereken birkaç kişisel konu var. Uygun mu? Çizgiyi fazla zorlamak istemiyorum.
C: 2'inci cümleye evet.

S: (L) SV ve kızkardeşiyle ilgili durum neyin nesi?
C: Kızkardeş baskın!

S: (L) Kızkardeşinin bana ve anneme karşı olan bu yıkıcı davranışlarındaki amaç nedir?
C: Savunmaya yönelik.

S: (L) Neyi savunuyormuş? Kimse ona saldırmıyor ve ondan beklenen şey gayet makul, hatta makulün de altındaydı! Neye karşı savunma içinde?
C: Sen.

S: (L) Bunu kesinlikle anlayamıyorum! Ne yaptım ki?
C: Ne yaptığın değil, ne yapıyor gibi göründüğün.

S: (L) Peki ne yapıyor gibi görünüyorum?
C: Umduğu bazı avantajların riske sokulması.

S: (L) Bu süreci en az hasarla atlatmada fayda sağlaması için yapabileceğim herhangi birşey var mı?
C: Öğrenme bazen zordur ama her zaman gereklidir.

S: (L) Bunların rastaladığım en korkunç insanlarla dolu bir aile olması dışında özel olarak bu durumdan öğreneceğim ne var?
C: Hayır.

S: (L) S___'nin kızkardeşi dışının olduğu kadar içinin de çirkin olduğunu kanıtladı. Ne öğreniyorum peki? Bir ipucu verin!
C: Bu öğrenme olmaz, ama 3'üncü yoğunluktaki hiçbir iki bireyin aynı bakış açısına sahip olmadığını hatırla.

S: (L) İyi ama gerçekten anlamıyorum. Eğer şehirdeki tüm ajansları arayıp çocukluk suistimalinden gelir vergisi kaçırmaya kadar beni her konuda araştırtacağını ve bir sürü denetimcinin peşpeşe arayıp evime geleceğini, herşeyin bu kadar berbat bir hale geleceğini tahmin etmiş olsaydım ne yapacağımı bilirdim. Herkes onun ne yaptığını ve neden yaptığını biliyor ve kendimi savunmak için tüm insanlardan yazılı mektuplar almak zorunda kaldım. Ama çocuklarımın ağzındaki lokmaya bile yan gözle bakacak kadar alçalan bu iki insanın yapacaklarının bununla sınırlı kalmayacağını tahmin ediyorum. Chuck ve Mike'ı getirip onları izletmem mi gerekir? Ne yapayım bilmiyorum! Bu kadın bir üşütük! Eğer en kötüsü buysa iyi ama ya tam bir başbelası manyaksa...
C: Evet?

S: (L) Anlamıyorum! Üçüncü bir seçenek var mı?
C: Seçenekler sınırsız.

S: (L) Elbette...
C: Herşey özgür irade.

S: (L) Bunu biliyorum! Ve Sue'yu eyalet denetleme kuruluna rapor edip lisansını kaybetmesine neden olacak olan sahte beyanını şikayet etmekten vazgeçiyorum.
C: Özgür iradeyle yaratılan kişisel meselelerde tavsiyede bulunmaktan başka yapabileceğimiz birşey yok.

S: (L) Tamam, tavsiyelerinize açığım.
C: İncil'iniz para sevgisinin tüm kötülüklerin anası olduğunu söylüyor, iş para kazanmayla ilgili kavgalara geldiğinde, kişi asla kolay ve güzel koşullar beklememelidir.

S: (L) Tamam. Savaşa meraklı değilim. Bunu yapmasının nedeni yapması gereken ödemeye kzımış olması mı? Yoksa ödeme yapması istendi diye şahsen bana mı kızgın?
C: Biri diğerini kapsıyor.

S: (L) Savaşa girmeyeceğim. Kimsenin hiçbir şey kaybetmeyeceği koşulları hazırladım.
C: Ne kadar nahoş olursa, o kadar az hoşuna gider.

S: (L) Mevcut rakam her neyse sigorta şirketiyle uzlaşmam gerektiğini düşündüğüm bir durumdayım. Bana bir tarih...
C: Hayır. Ama şunu bil: avukatlarınız parayı seviyor!! Ve sizin yıkımınıza bile neden olacak olsa sürekli daha fazlasını istiyorlar.

S: (L) Bir uzlaşma rakamı önerisinde bulunabilir misiniz?
C: Sana bağlı!!

S: (L) Tamam bu konuda kararımı verdim. Hiçbirşey yapmayacağım. Acı çekmemi istiyorlar ve ben de hiçbirşey yapmayıp cevabı evrenin vermesine izin vereceğim.
C: S___ değil, Sandy.

S: (L) SV bu konuyu halletmek için çeşitli noktalarda pek çok şey yapabilirdi ama dünyanın en berbat bu iki cadısının ona yaptığı tüm o programlama ve koşullandırmalara karşı birşey yapmayı reddetme inatçılığı yüzünden durumun düzelmesine yardımcı olmada parmağını bile oynatmadı...
C: Hiç oynatmıyor.

S: (L) Güzel. Derin inatçılığını yenmemesi durumunda "tamamen mahvolacağını" söylediğiniz zaman kastettiğiniz şeyi şimdi daha iyi anlıyorum sanırım. Sue'yla ilgili sormak istediğim başka birşey yok. Şimdi Arkadiusz hakkında birşey sorabilir miyim?
C: İstiyorsan.

S: (L) Transkriptleri gözden geçiriyorum ve belirli etkileşimlerin olduğu zamanlarda onun aklında veya hayatında olmakta olan şeyleri yansıtır nitelikte çok ilginç şeyler söylendiğini fark ettim. Tüm o garip şeyler... Bahsettiğiniz tüm o projeleri merak ediyorum. Tüm bunlar yakında meyvelerini verecek mi?
C: Belki. Ama beklenti içinde olma!

S: (L) Bu incineceğim veya hayal kırıklığına uğrayacağım anlamına mı geliyor?
C: "Beklenti içinde olma!" anlamına geliyor.

S: (L) Onunla olan geçmiş hayat bağlantılarımdan bahsedebilir misiniz?
C: Bizi kandırmaya çalışıyorsun!

S: (L) Offf! Bu konuda söyleyebileceğiniz hiçbir şey yok mu?
C: Öğrenme ve karma hakkında ne söylemiştik?!?

S: (L) Peki, bunun kandırma olduğunu sanmıyorum: Ark'ın Jim isimli bir arkadaşı var. Bu adam ona bir sürü garip şey anlatıyor...
C: Umursama.

S: (L) Umursamıyorum ama bu adamın iyi bilgiler mi sunduğunu yoksa nevrotik, psikotik biri mi olduğunu anlayamıyorum.
C: Clara Teyze'yi hatırlıyor musun?

S: (L) Evet. "Tatlı Cadı"daki.
C: Ceil Hoffman kadar doğru.

S: (L) Bu çok şeyi açıklıyor. Sanırım bana hiçbir ipucu vermeyeceksiniz...
C: Bir-iki tanrı kıvılcımına ne dersin?

S: (L) Ah Vanessa! [Gülüşme.] (F) Açıkça görülüyor ki bunu kendin öğrenmek zorundasın! (F) Ama şimdi bilmek istiyorum!!! (F) Ama bilemezsin! Gelecek akışkan! (L) Söyleyeceğiniz başka herhangi birşey?
C: Hayır.

S: (L) Tamam. Teşekkürler ve iyi geceler.
C: İyi geceler.
 

4BH

#104
11 Ağustos 1996 Laura, F___, TR & JR

S: (L) Merhaba.
C: Hoparb.

S: (L) Nereden iletişim kuruyorsunuz?
C: Kasyopya.

S: (L) Önce hızlı bir soru sormak istiyorum ve kalan tüm zamanı da akışa açık bırakıyorum. Arkadiusz Polonya'dayken, Almanya'dayken ve Floransa'dayken onunla yaptığım çeşitli sohbetlerde ciddi bazı bilgisayar sorunları meydana geldi. Bu elektronik arızalar ile benim aramda herhangi bir bağlantı olup olmadığını öğrenmek istiyorum.
C: Eğer bunu yanıtlarsak bunu tek bir soruyla sınırlandırmazsın.

S: (L) Tek soruyla sınırlamak zorunda mıyım? (J) Sınırlandıracağını söyledin.
C: Kendi kendine sınırlama koydun: Doğa Ana'yı, veya Kasyopyalıları kandırmak hiç hoş değil!!

S: (L) Pekala, gittiği yere kadar sormak istiyorum. Bu elektronik arızalara neden olan bir enerji etkileşimi mi var? Bu bir...
C: Evet, ve "gittiği yer buraya kadar."

S: (L) Neyi kastediyorsunuz? (T) Bu konuda verebilecekleri yanıt bu kadar.
C: Evet.

S: (T) Gittiği yere kadar dedin ve gittiği yer buraya kadarmış! (J) Bu gece çok şakacılar! (L) Demek gerçekten bir bağlantı var ve alabileceğim tüm yanıt bu! (J) Dedikleri gibi, kendi kazdığın kuyuya düştün! (T) Neşe! Neşe!
C: Bingo!

S: (L) İğrençsiniz! Pekala... (T) Geçen hafta olduğu gibi onlara mı bırakalım...
C: Sen ve "Ark" hakkında 29 soru sormuş olacaktın ve yanıt alamayacaktın.

S: (T) Ama o arada bir yerde 64.000 dolarlık soruyu da sormuş olur muydu?
C: Evet!

S: (J) Peki yanıtınız ne olurdu!?!? [Gülüşme]
C: Açık.

S: (L) Tamam, bu akşam daha önce niyet hakkında konuşuyorduk ve tabii bizim niyetle ilgili deneyimlerimiz başlı başına fenomendi. Tekrarlı olarak onaylandığı zaman niyetin güç üreten birşey olduğu sonucuna vardık. Bu doğru bir kavram mı ve ekleyebileceğiniz herhangi birşey var mı?
C: Yalnızca beklenti resmi bulandırana kadar... Zorlu bir cevap, ha?

S: (L) Beklenti birşeyin nasıl gerçekleşeceğini bildiğini varsayma eylemi mi?
C: Ne yazık ki 3'üncü yoğunlukta bir şeyin gerçekleşmesinden sonra beklenti ortaya çıkıyor.

S: (L) Değerlendirmemiz doğru muydu?
C: Verilen her iki örnek de doğru. Beklenti bir kez resme girdiğinde niyet artık BH olamaz.

S: (L) Beklenti şahsi bir arzu mu? (ç.n.: "beklenti" olarak çevirdiğim "anticipation" terimi, umma, olayların sonucunun arzulanan belirli bir şekilde olması, varsayım, istenen belirli bir sonuç için eylemde bulunma gibi anlamlarda olabilir.)
C: Evet.

S: (L) Tamam, yani birşeye niyet etmek, niyet enerjisiyle düşünmek ve niyet yoluyla birşeyi ümit etmek başkalarına hizmet ama beklenti bunu kişisel birşey haline getiriyor.
C: Ve bunu gerçekleşme izliyor.

S: (L) Başkalarına hizmet etme, başkalarına faydası olacağı için birşey yapma arzusu bunun gerçekleşmesini sağlıyor...
C: Ama gerçekleşme beklenti yaratıyor.

S: (L) Ama böyle bir bıçak sırtında ilerleme nasıl mümkün olabilir? Yani zihnini sürekli kontrol altında tutup beklenti içinde olmayacaksın ama çabalarının gerçekleşmesini deneyimleyeceksin ve ümit etmeyi sürdüreceksin... (J) Zorlu olduğunu söylemişlerdi...
C: Önyargılı olmayan saf bir inançla dengelenmiş zihinsel ret egzersizleri.

S: (L) Yani andakini kabul etmek, olduğu gibi kabul etmek, evrene inanmak ve herşeyin olması gerektiği gibi olacağına güvenmek ve nasıl olacakları konusunda herhangi bir beklenti içinde olmamak mı?
C: Evet.

S: (L) Ark hakkında sormak için değil ama geleceği şekillendirme konusunda konuşurken bundan bahsetmişti. Geleceği şekillendirmeyi sadece iyi birşey yaratma niyeti olarak düşünüyor ama bunun için bir ölçüm zamanı tanımlamadan. Yani niyet yoluyla bir enerji üretiyorsun ama neticenin nerede, ne zaman veya nasıl ölçüleceğine karar vermiyorsun. Kuantum sıçraması olduğu zaman kendi kendine ve kendi yoluyla oluyor. Söylediği şey sizin bahsettiğiniz şey mi?
C: Beklenti.

S: (L) Beklenti hakkında söyledikleri mi?
C: Hayır.

S: (L) Neyi kastediyorsunuz? Söylediğim şeylerden hangisine cevap olarak beklenti diyorsunuz?
C: Geleceği şekillendirmenin anahtarı bu... Bundan sakınmak.

S: (T) Yani geleceği şekillendirmeye çalışmadığımızda beklenti içinde olmayız...
C: Evet.

S: (T) Bizim yaptığımız şey beklentisel değil, sadece oluyor. Buraya gelirken bundan bahsediyorduk. Diğerleriyle olan etkileşimlerimizde gerçekliği yarattığımız... Gerçeklikle ilgili herkesin söylediği şey bu.
C: Size çarptığı zaman duruyor.

S: (L) Ne bize çarptığı zaman? (J) Gerçekleşme. (T) Birşeyin olmakta olması gerçeği.
C: Beklentiyi tamamen sıfırlayana kadar.

S: (L) Bu gerçekten çok zorluymuş. (J) Bir saniye, bununla ilgili bir sorum var. Mikrodalga kuleleriyle ilgili kampanyamızdaki deneyimimizi algılama şeklim, Times'da yayınlanan yazı, editör yorumu ve insanlarla konuşmak... Benim bakışım şu şekilde; bu tür şeyler olduğunda bunlara bakıyorum ve eşzamanlılıklar bana doğru yolda olup olmadığımı söylüyor. Bu tür eşzamanlılıkların doğru yönde gitmekte olduğumun göstergesi oluşuyla ilgili söylediğim şey doğru mu?
C: Yarı.

S: (T) Bir yol tabelası, bir gösterge. (J) Tamam, teşekkür ederim! Bu iyi, yani bir gösterge. (L) Pekala, geleceği şekillendirmek... (J) Doğru olmayan kısmı nedir? Cevap "yarı"ydı.
C: Söyledik.

S: (L) Bana öyle görünüyor ki Ark bu konuyu benden daha iyi anlıyor.
C: Evet.

S: (L) Tüm bilmek istediğim buydu. (J) O zaman izin ver sana öğretsin! (T) O sana ondan öğrenmeye ihtiyaç duyduğunu öğretecek, sen de ona senden öğrenmeye ihtiyaç duyduğu şeyi öğreteceksin. Sonuç olarak ikiniz de kazanacaksınız!
C: İlkine göre dengesiz.

S: (L) İlki nedir? (T) Belki o sana senin ona öğretebileceğinden daha fazlasını öğretebilecek durumdadır, bunu mu kastediyorsunuz? Daha ileride olduğu için? Bu doğru mu?
C: Yakın.

S: (L) Demek karşımda böyle bir adam var! (T) Bu iyi! (L) Aklıma küçük tuhaf birşey geldi, sormak istiyorum. MM aradı ve gördüğü bir vizyonda Ark buraya geldiğinde Kasyopya aktarımlarının sona ereceğini, onun bir şekilde herşeyi mahvedecek derin, karanlık biri olduğunu gördüğünü söyledi...
C: Zırva!

S: (L) Bunun için çok teşekkür ederim! Gayet kısa ve özdü! Ben de böyle düşünmüştüm ama sormak istedim! (J) Bu onun kendi beklentisi! (L) İstediği şey! (T) MM'nin makinesi gerçek Kirlian alanlarını, bu tür şeyleri gösteriyor mu? Gerçeği gösteriyor mu?
C: Keşfet.

S: (L) Bu tablanın bir fotoğrafını çektiğinde çok ilginç birşey ortaya çıktı! (T) Ama gerçek mi? (L) Gerçek olduğunu söylediler! (T) Öyle mi? (L) "Gördüğünüz şey bir kanalın gerçek bir ışıktan resmi." dediler.
C: TR, herşeyin "siyah" ya da "beyaz" olduğunu mu düşünüyorsun?

S: (T) O fotoğrafların rengi konusunda değil tabii! Sormamın nedeni, resimlerin yalnızca makinenin önündeki kişiden değil, aynı zamanda makinenin arkasındaki kişiden de etkilenmesi. [Bu makinelerin çalışma biçimi ile ilgili bir tartışma yaptık.] (L) Pekala, normal bir fotoğraf makinesiyle fotoğraf çekecek olsaydık, bu etkileşimle ilgili çok ilginç resimler çekebilir miydik? (T) Sanırım bunun cevabı "açık" ya da "belki" olur.
C: Hayır, "keşfedin" olur.

S: (L) Bu da üçüncü seçeneğindi zaten! (T) Teşekkür ederim.
C: Önemsiz konulara çok vakit ayırdınız.

S: (L) Tamam o halde önemsiz konuları bırakalım! [Planşet bir dizi büyük spiral çiziyor.]
C: Güzel!

S: (T) Tamam, geçen hafta sormak istediğim bir şey vardı ama nasıl ifade edeceğimi bilemedim. Şu anda da emin değilim ama deneyeceğim. Atlanta'dayken Greg Baron'un "Awakening to the Zero Point" (Sıfır Noktasına Uyanmak) kitabını alıp okudum. Kutsal geometri, özellikle daire ve küre şekilleriyle ilgili pek çok şey anlatıyor. Bir süre önce sizinle bunu konuşurken belirli bir noktaya ulaşmıştık ama sonra tamamen belirsizliğe saplandık. Hepimiz o zaman için bunu sonraya bırakmıştık. Bu adamın kitabında kutsal geometriyle ve küreyle ilgili söyledikleri, burada konuştuklarımızı açıklıyor mu? Alakalı mı?
C: Belki.

S: (L) Birşey sormak istiyorum. Havuz pompamın neden ölmeye karar verdiğiyle ilgili bize bir kelimeyle bile olsa bir ipucu verebilir misiniz? Havuz yeşile döndü ve bu beni hasta ediyor!
C: Metal yorgunluğuna ne dersin?

S: (L) Yani pompanın işi bitmiş ve bunun başka birşeyle... (T) Bunu sen yapmamışsın! (L) Umarım yapmamışımdır! (T) Klorine ne dersin? (J) Bazen birşey sadece göründüğü gibidir...
C: Bazen koşullar tamamen sıradandır, 3'üncü yoğunluğun sıkıcı, günlük durumları.

S: (L) Bunun SV ve kardeşinin bana gerçekten büyük ve iğrenç bir şekilde saldırma hazırlığı yapmış olmaları gerçeğini sembolize eden birşey olup olmadığını öğrenmek istedim yalnızca.
C: Eskimeyen olasılığa ne dersin: UFO'lar ve dünyadışı varlıklar? Bu her zaman eğlencelidir!

S: (L) Tamam, bununla ilgili bir sorum var. Bugün C___ aradı ve sohbetimizin bir yerinde Ra bilgilerinden bahsetti ve Ra bilgilerinde Kasyopya'nın gerçekten negatif, iğrenç, Oryon tipi KH varlıklarının yeri olarak belirtildiğinden haberim olup olmadığını sordu. Bununla ilgili bir yorumda bulunur musunuz?
C: ?

S: (L) Shawn'a ödünç verdiğim o dokümandaki peygamber devesi tipi varlıkların resminde de o varlıklar Kasyopyalı olarak tanımlanıyordu. Kim bu Kasyopyalılar? (T) Onlar cevap vermeden önce ben bir yorumda bulunabilir miyim? Yıldız haritalarımızda Kasyopya diye bir yıldız yok. (L) Biliyorum. (T) Bir takım yıldız. Yani Ra materyalinde bunu okuyup da Kasyopya denen bir gezegende yaşayan korkunç yaratıklardan bahsetmesi anlamsız. Öyle bir yer yok. Yani aslında kimse Kasyopyalı olarak tanımlanamaz çünkü Kasyopya diye bir yer yok. (L) Pekala, bununla ilgili bir yorum alabilir miyiz?
C: Makul bir yorumdu!

S: (L) O peygamber devesi türü varlıklar nereden geliyor? O resimdekiler?
C: Resimde gördüklerin tamamen aktif insan hayal gücünden geliyor!

S: (L) Bunun dışında bizim bilmediğimiz, peygamber devesi türünde dünyadışı varlıklar var mı?
C: Evet, bilmediğiniz ne kadar çok şeyin olduğuna inanamazsınız!

S: (T) Sen bilmediğimiz peygamber devesi türü dünyadışı varlıklar olup olmadığını sordun, onlar da bildiklerimizin ne kadar sınırlı olduğunu söylediler... Evren çok büyük! ...
C: Evet.

S: (L) Yani bizim evrenle ilgili farkındalığımız son derece sınırlı. (T) Dünyadaki en bilgili insanlarınkiyle karşılaştırıldığında %2 seviyesinde olan bilgi miktarımızın birkaç yıl içinde onlarınkinin %30-40'ına ulaşacağını söylemişlerdi. Sadece dünyadakilerden bahsediyorlar, evrendekilerden değil!
C: Evet.

S: (L) Yani bu seviyedeki elde edebileceğimiz bilgi miktarı okyanusa batırılmış bir iğnedeki ıslaklık kadar. Okyanusla karşılaştırıldığında... (T) Da ra ra raaam! (L) Bu iyi değil! (T) Kocaman bir tütün tarlasında bir izmarit kadar bilgimiz var!
C: Bu iyiydi!

S: (T) Peygamber devesi varlıklarıyla ilgili ne demişlerdi? (J) "Belirttiklerin aktif insan hayal gücünden geliyor."
C: Kasyopya bölgesinde mevcut türler.

S: (L) Bir Kasyopya türüyle ilgili aktif bir hayal gücü ürünü mü?. Tamam, Ra materyali Kasyopya materyalinin bir tür öncüsü olarak düşünülebileceğine göre şunu sormak istiyorum. Bize Ra materyalinin bir doğruluk yüzdesini verebilir misiniz?
C: 63.

S: (L) %63, oldukça iyi. (J) Hiç fena değil... (T) Çok miktarda kaliteli bilgi içeriyor... (L) Bize biraz Gezginler kavramından bahsedebilir misiniz? Ra'nın Gezginler kavramı doğru bir kavram mı?
C: Evet.

S: (L) Tamam, Gezginler hakkında söyleyebileceğiniz herhangi birşey var mı? Onları tanımamıza yardımcı olabilecek bilgiler?
C: Spesifik sorular lütfen.

S: (L) Tamam, Gezginlerin dünyadaki bu sistem içinde kendilerini yabancı gibi hisseden bireyler olduğunu söylemek doğru bir tanım olur mu?
C: Evet ama bir ölçüde adapte olabilirler.

S: (L) Onların da bazen fiziksel bir...
C: Fizikselliğe tepkisellik.

S: (T) Fizikselliğe tepkisellik mi? Fizikselliği sevmiyorlar mı? Ama buradalar! (J) Burada olmaları fizikselliği sevmelerini gerektirmez! (L) Tamam, bu her zaman bir ipucu mu?
C: Evet.

S: (L) Onlar hakkında söyleyebileceğiniz... (J) Bir saniye başka bir sorum var. Fizikselliğe tepkisellik... Bu, fizikselliğin değişken olduğu üst yoğunluklardan farklı olarak 3'üncü yoğunluğun tamamen fiziksel ve sabit olmasından hoşlanmama anlamında mı?
C: 3'üncü yoğunluk "tamamen" fiziksel değil.

S: (L) Ruhsal şeyler de... (J) Anlıyorum, ama fiziksel beden sabit bir fiziksellik. (L) Sanırım anlatmak istedikleri şey farklı... (J) Onu anlamaya çalışıyorum. (L) Sanırım söyledikleri şey şu; referans noktası olarak fiziksel duyumlar değil de ruhsal veya zihinsel veya hissel duyumlar üzerinde odaklanma bakımından bir ayrım var...
C: Evet.

S: (L) Şu anda okuduğum kitaptaki adam da bundan bahsediyor. Beden hayvani. Hayvani insanların sadece hayvani deneyimlerin arayışı içinde olduğunu, bunları yücelttiklerini, fiziksel duygularını geliştirdiklerini söylüyor.
C: 3'üncü yoğunluğun yerlileri fiziksel olan şeylere odaklanma ve bir ölçüde fiziksellikten zevk alma eğiliminde.

S: (T) Şu anda yaptıkları şey de bu! (L) Evet. (T) Şu anda bunu büyük ölçekte gerçekleştiriyorlar. Ve bunu sürekli yoğunlaştırıyorlar. (J) Varmaya çalıştığım nokta şu; bir süre 3'üncü yoğunlukta kalmak durumunda olan Gezginler fizikselliğin değişkenliğini özlüyor mu? (L) Hatırla, Gezginler 6'ncı yoğunluk varlıkları.
C: Yokluğu.

S: (T) Fizikselliğin yokluğu mu?
C: Evet. Özledikleri şey.

S: (L) Fiziksizliği özlüyorlar. (J) Evet. (L) Fizikselliğin değişkenliğini özlüyorlar. ...
C: Fiziksizliği özlemekten de ziyade fizikselliğe adapte olma zorluğu deneyimliyorlar.

S: (J) Bu tıpkı kör olup görmeyi özlemek gibi... (T) Fiziksizliğin, sınırsızlığın özgürlüğünü yaşadıktan sonra bunu özlememek imkansızdır herhalde. (L) Tamam, bu resimde görülen Mars kayasındaki oyuk nedir? (T) UFO'msu birşey!
C: Çok belirsiz!

S: (L) Mars kayası mı, yoksa sorum mu?
C: İkincisi.

S: (L) Tamam. Bu kaya Mars'tan mı geldi?
C: Evet.

S: (L) Dünya'da Mars gezegeninden gelen taşlar olduğu ne zamandır biliniyor?
C: 12 yıldır.

S: (T) Mariner sondalarından aldıkları toprak numunelerini analiz etmeleri de yaklaşık olarak bu kadar sürmüştü. (L) Neden şimdi birden bu Mars kayası ile ilgili bilgiyi açıklıyorlar? Böyle büyük ve manipülatif bir şekilde? (T) Cevabı vermiş oldun!
C: Cevabı kendin buldun.

S: (L) Tamam, Sheldon Nidle, "Galaktik İnsan" kitabının...
C: Hayır.

S: (T) Sheldon ve Galatik İnsanlar'a hayır! (L) Hayır dediklerini biliyorum ama Sheldon internette yayınlanan bir bildiride bulundu ve...
C: Hayır.

S: (L) Yani bu yıl 29 Ağustos'ta ve 31 Aralık'ta kitlesel UFO inişi olmayacak, öyle mi? (T) Ancak gidip Kurtuluş Günü'nü izlersen!
C: Yorum yok.

S: (L) Ben yalnızca... (T) Basın sekreterinin Clinton için söylediği şey: yorum yok! "Bu kadından bahsedebilir misiniz?" "Yorum yok!" (L) Yorumu hak etmeyecek kadar alakasız mı? Peki o zaman Sheldon Nidle'ın uzaylılarının gelip yönetimi devralmasını umursamamıza gerek yok... (T) Gelip Sheldon'ı alıp gidebilirler! (L) Bu Mars Kayası ve insanları birşeylere hazırlama çabası, dünyadışı varlıklarla bir temasa doğru bir etkileşim mi? (T) Söylediler zaten, evet!
C: Aşamalı olarak.

S: (T) Herşey bundan ibaret. Konuyu giderek açıyorlar ve ülkenin tüm parasını buna yatıracaklar... Eğer medeniyet aramak için Mars'ı ve Ay'ı incelemek istiyorlarsa Hoagland buna çok sevinecektir, çünkü haklı! Tüm bunları zaten yaptılar!
C: Kaya açıklamasına kadar Mars Sondaları hakkında hiçbirşey duymamış olduğunuza dikkat edin.

S: (T) Yeni olay bu mu? (L) Bu doğru mu?
C: Kazı yapabilen bir robot. Bir sonda zaten yolda, bir tane daha hazırlanıyor. Mars Kaşifi'nin "kaybıyla" ilgili yeni açıklama yok.

S: (L) Mars Kaşifi'ne ne oldu?
C: Karartıldı. Anlıyorsunuz ya, "fazla riskli." Hoagland ve diğerlerinden gelen baskı nedeniyle çok kısa sürede çok fazla şeyin ortaya çıkacağını anladılar.

S: (T) Bana göre orada zaten bulundular ve orada ne olduğunu biliyorlar.
C: Hayır. Mikropların kabullenilmesi, togalı insanların kabullenilmesinden daha kolay.

S: ... (L) Uçak kazasıyla ilgili hızlı bir soru sormak istiyorum. Birkaç kişi bana yazıp sordu. Kendi aramızda da tartıştık. Pek çok uçak kazası oluyor ve burada bir savaş durumu olabileceği ihtimali de var. Bu uçakların Kertişler tarafından veya benzer güçler tarafından düşürülmüş olabileceği de aklımıza geldi. Bu doğru mu?
C: Hayır.

S: (L) Tamam o zaman bunu geçelim... (T) Mars'a dönelim. (L) Evet.
C: Evet.

S: (T) Bu gezegenden birilerinin zaten bir Mars sondası göndermiş olduğunu söylediniz. Ve yeni bir sonda daha gönderileceğini. Kimse bunlar hakkında bilgi sahibi değil. Çünkü bundan hiç söz edilmedi. Yani gizli bir sonda. Kime ait?
C: ABD derin devleti.

S: (T) Uzay mekiklerinden biriyle mi gönderildi?
C: Hayır.

S: (J) Ne zaman gönderildi?
C: 1995 Eylül'ü.

S: (L) Geçen Eylül, bir yıl önce. Yani bir yıl önce gönderildi. Buradan oraya ulaşması ne kadar sürüyor? Bir iki yıl mı? Belki de o kadar değil. Şu anda yolu yarılamış durumda falan mı?
C: Evet.

S: (T) Ne yapacak?
C: Gelecek yıl.

S: (T) Bir sonraki sonda mı?
C: Evet.

S: (T) İkinci sondayı herkesin bilgisi dahilinde mi gönderecekler?
C: İkisi de açıklandı.

S: (T) Bu sondaların amacı nedir?
C: Yaşayan organizmaları göstermek için kazı.

S: (T) Göstermek için mi? (L) Evet, halka göstermek için. Yani kaya olayından sonra şimdi de bunu yapacaklar... (T) Hmm.. Yani kazıp organizmaları bulacaklar ve bu görüntüler halka gösterilecek! (L) Evet! (T) Connie Kourek o organizmalarla bir röportaj yapar! (L) Doğru! (F) Önce hiçbir kanıt bulamadıklarını söylediler, sonra da bunun kesin olmadığını... Kimbilir neler bulmuşlardır! Önce fosilleri gösterirler, sonra da giderek daha canlı kanıtlar... (L) Demek insanları hazırlamak için bir sonra yapacakları şey Mars'taki canlı organizmaları göstermek...
C: Evet.

S: (L) Yani bu devam eden bir süreç olacak ve giderek ısınacak. Etrafta koşturup bununla ilgili haberler yayan insanlar... Uzaylıların inmesi...
C: Ama yeni yüzler gösterilmeyecek.

S: (L) Başka "Mars'taki Yüz" olayı olmayacak yani, öyle mi? Göstermeyecekler...
C: Gösterilmeyecek. Mars Kaşifi'ne ne olduğu sanıyorsunuz?

S: (L) Ne oldu? ...
C: Hoagland NASA'nın elini zorladı.

S: (T) Mars Kaşifi'ne ne olduğu konusunda ne mi düşünüyoruz? Bence kanallarını değiştirdiler. Bir iletişim noktasından diğerine taşıdılar ve yapması gerekenleri yapmaya devam ediyor. Bunu öyle bir şekilde yaptılar ki NASA'dakiler ne olduğunu bilmiyor. Sorulduğu zaman da "Ona ne olduğunu bilmiyoruz!" diyecekler tabii. Çünkü gerçekten ne olduğunu bilmiyorlar. (L) Uzaydan saldırı, uçak kazaları, Olimpiyatlardaki olaylar, Mars Kaşifleri... aslında tüm bu olaylar dünyadışı varlıkların doğrudan girip bizzat yaptıkları şeyler değil...
C: Evet.

S: (L) ... daha ziyade insanların zihinlerinin 4'üncü yoğunluktan manipüle edilmesiyle ilişkili birşey... doğru mu?
C: Evet.

S: (L) Yani bu Mars sondasını gönderenler, tüm bu şeyleri yapmaya manipüle ediliyorlar ve bunun aslında belirli bir amacı var. Bu amaç nedir?
C: Fazla karmaşık.

S: (L) Fazla karmaşık. Yani sadece kontrol değil.
C: Size açıklanamayacak kadar karmaşık.

S: (T) Çünkü 4'üncü, 5'inci ve 6'ncı yoğunluk sebepler var.
C: Sadece 4'üncü.

S: (T) Bir sorum var. Canlı organizmalar gösterecekler dediniz. Bu organizmalar ne kadar büyük olacak? Ne kadar gelişmiş?
C: Çok küçük.

S: (T) Yani mikroskopik organizmalardan mı bahsediyoruz?
C: Evet.

S: (J) Yani bize el sallamayacaklar!
C: Ama canlı olacaklar. Buradaki ilerlemeyi göremiyor musunuz? Tutucuları ve piyasayı ürkütmek istemiyorlar!

S: (L) Bu gece bize söylemek istediğiniz başka birşey var mı?
C: Hayır. Hoşçakalın.